İçeriğe geç

Ders HSK2.2 · HSK 2 · Temel

着 (1): durumun sürmesi

Modül: Görünüş ve Zaman

2.119 kelime · 19 örnek cümle · yaklaşık 10 dakika okuma · seslendirme 14 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Fiilin arkasındaki 着 (zhe): bir eylemin bıraktığı hâl o anda yerinde duruyor: 门开着, 他穿着红裤子. İzlencedeki adı süreklilik görünüşü (持续态).
  2. 在 hareketi gösterir (他在穿裤子), 着 hareketsiz görüntüyü (他穿着裤子).
  3. Hareket fiillerinde 着 eylemin sürmesini de anlatır, ama cümleyi çoğu zaman 呢 tamamlar: 我们等着你呢, 外面下着雨呢.
  4. «Ne yapıyorsun?» sorusuna 在 ile cevap verilir; 着 bir etkinliğin adını vermez.
  5. Olumsuz: 没(有) + fiil + 着; 着 düşmez: 门没开着.
  6. Emirde: 拿着! 等着!
  7. Yerle başlayan 着 cümleleri bir sonraki derste; 笑着说 gibi iki fiilli kalıp üçüncü düzeyde.
  8. Yeni karakterler: 着, 裤 (裤子 pantolon), 颜 (颜色 renk), 坏 (坏了 bozuldu).

Kanca

«Xiao Ming kırmızı pantolon giyiyor.» Bu Türkçe cümleyi iki ayrı sahnede kurabilirsin. Birinde Xiao Ming aynanın önünde tek ayağı pantolonun içinde, dengesini korumaya çalışıyor. Ötekinde aynı pantolonla çoktan sokağa çıkmış, kalabalığın içinde onu rengiyle tanıyorsun. Türkçe iki sahneyi tek fiil biçimiyle anlatır; dinleyen hangisini kastettiğini bağlamdan çıkarır.

Çince bu seçimi konuşana bırakmaz. Aynadaki sahne 他在穿红裤子 olur, sokaktaki 他穿着红裤子. İlkinde bir eylemin ortasındayız; ikincisinde eylem çoktan bitmiş, geride bıraktığı durum sürüyor. Bu derste fiilin arkasına gelen 着'yi ve onun anlattığı sürüp giden hâli öğreneceksin.

Anlatım

Fiil + 着: bir hâl yerinde duruyor

着 fiile yapışır ve vurgusuz söylenir; pinyinde ton işareti almaz: zhe. Anlattığı şey bir değişim ya da bir olay değil, bir hâlin o anda yerinde durmasıdır. 门开着 «Kapı açık». 灯开着 «Işık yanıyor». 他穿着红裤子 «Kırmızı pantolon giymiş, üstünde kırmızı pantolon var».

Bu cümlelerde kimse o anda bir şey yapmıyor. Kapıyı biri bir ara açmış; şimdi kapı açık duruyor. Pantolon sabah giyilmiş; şimdi Xiao Ming'in üstünde. 着 eylemin başını ya da sonunu değil, bıraktığı hâlin sürdüğünü gösterir. Cümledeki yeri 了'nin ve 过'nun yeridir: önce fiil, ardından 着, nesne en sonda.

İzlence 着'yi ikinci düzeyin görünüş edatları arasında sayar ve onun iki işini ayrı ayrı yazar: durumun sürmesi ve eylemin sürmesi.

在 ile 着: eylem mi sürüyor, hâl mi?

Sürmekte olan eylemi 在 ile anlatmayı biliyorsun. 着 ondan şu noktada ayrılır: 在 bir hareketi gösterir, 着 hareketsiz bir görüntüyü. 他在穿衣服 «Giyiniyor, şu an üstünü giyiyor» dediğinde dinleyen kolların ceketin içine girdiğini görür. 他穿着衣服 dediğinde ise giyinme çoktan bitmiştir; dinleyen yalnız giyinik birini görür.

CümleNe görüyorsunTürkçesi
他在穿裤子。pantolonu ayağına geçiriyorPantolonunu giyiyor.
他穿着红裤子。üstünde kırmızı pantolon varKırmızı pantolon giymiş.
他在开门。kapıyı açmakla uğraşıyorKapıyı açıyor.
门开着。kapı açık duruyorKapı açık.

Bu ayrım en açık 穿 «giymek», 开 «açmak», 坐 «oturmak», 站 «ayakta durmak», 拿 «tutmak, almak» gibi fiillerde görünür: bunların her biri bir hareketle başlar ve sonunda bir hâl bırakır. 他在那儿坐着 «Orada oturuyor» oturan birinin görüntüsüdür, oturmaya çalışan birinin değil.

Tokyo Yabancı Diller Üniversitesi'nin dil modülü bu farkı Japon öğrenciler için aynı çizgiden anlatır: 着 kıpırtısız, durağan bir hâlin sürmesini betimler; sürmekte olan hareket ise 在 ile söylenir.

Eylemin sürmesi: 着 ve 呢

İzlencenin ikinci maddesi 着'nin bir eylemin sürmesini de anlatabildiğini söyler: 外面下着雨呢 «Dışarıda yağmur yağıyor», 我们等着你呢 «Seni bekliyoruz». Bu kullanımın bir koşulu var. Hareket bildiren bir fiilde 着 tek başına bir cümleyi bitirmeye çoğu zaman yetmez; 呢 ya da bir sonraki cümle onu tamamlar.

Wang Zhenyu ve Li Xiaojie, önceki çalışmaları özetlerken bunu örneklerle gösterir. 他们跳着舞 yalnız başına yarım kalmış gibi duyulur, 他们跳着舞呢 ise doğal bir cümledir. Aynı yazıda, «Xiao Ming ne yapıyor?» sorusuna 小明打着篮球 cevabının uymadığı da not edilir; soru bir etkinliğin adını istiyor ve onu 在 verir: 小明在打篮球. Yazarlara göre İngilizcedeki -ing'in Çincedeki karşılığı 着 değil 在'dır.

Bu yüzden «Ne yapıyorsun?» sorusunun cevabı 在 ile kurulur. 着 ise bir şeyin nasıl durduğunu, kimin neyle beklediğini, bir yerin o anki görüntüsünü anlatırken işe yarar.

Olumsuz ve soru: 没……着

Olumsuzda 没(有) kullanılır ve 着 yerinden kalkmaz: 门没开着 «Kapı açık değil». Bu, 了'den bildiğin davranışın tersidir; 了 olumsuzda düşüyordu, 着 düşmez. 不 burada kullanılmaz: 不 bir niyeti ya da alışkanlığı olumsuzlar, ortada ise yalnız bir görüntü var.

Gündelik konuşmada bu olumsuz biçim seyrek duyulur; 着 çoğu zaman konuşanın gözünün önündeki bir hâli betimler, olmayan bir hâli değil. Soru ise sık kurulur: 灯开着吗? «Işık açık mı?» Kısa cevapta fiil 着'siyle birlikte döner: 开着呢 ya da 没开着.

Emirde 着: «tut», «bekle»

Bir fiil + 着 tek başına bir emir de olabilir: 拿着! «Tut şunu!» 等着! «Bekle!» Konuşan, dinleyenin bir hâle girip o hâlde kalmasını istiyor: eline alıp bırakmamasını, yerinden ayrılmamasını. Kibar bir rica için başına 请 ya da sonuna 吧 eklenir.

Sınır: bu derste ne yok

着 bir yerin adıyla başlayan cümlelerde de çalışır ve orada bir şeyin bir yerde nasıl durduğunu anlatır; o kalıp bir sonraki dersin konusu. İki fiil arasına girip birinin bir işi hangi hâlde yaptığını söyleyen 着 ise üçüncü düzeyin listesinde. Bu derste 着 hep bir öznenin, bir kişinin ya da bir eşyanın, o anki hâlini anlatıyor.

Karakter köşesi

KarakterPinyinAnlamKökÇizgi
着zhe(fiilden sonra) süren hâl目11
裤kùpantolon衤12
颜yányüz; renk页15
坏huàibozuk, kötü; bozulmak土7

着 üstte 羊'nin daralmış biçimiyle, altta 目 ile yazılır (Make Me a Hanzi); ilk altı çizgi üst parçaya, son beşi göze aittir. Kangxi sözlüğü onu 目 köküyle sınıflar, Unihan 羊 altında da kaydeder. Sözlükte birkaç okunuşu var: üçüncü düzeyin kelimesi 着急 «telaşlanmak» zháojí okunur. Bu dersteki görünüş edatı ise hafif tonla zhe.

裤 solunda giysi kökü 衤 taşır, okunuşu ise sağdaki 库 kù'dan gelir. 衤, 衣'nin sola sıkışmış biçimidir ve 衬衫 gibi giysi adlarında sık görülür. 裤子 kùzi «pantolon» ikinci düzeyin kelimesidir.

颜 sağında «baş, yüz» anlamındaki 页 kökünü, solunda sesi veren 彦 yàn'ı taşır. Tek başına seyrek kullanılır; 色 ile birleşince 颜色 yánsè «renk» kelimesini kurar ve 什么颜色? «hangi renk?» sorusu giysi anlatırken çok işe yarar.

坏 solunda 土, sağında 不 ile yazılır; geleneksel biçimi 壞'dir. 坏了 «bozuldu» cümlesinde sondaki 了 yeni durumu haber verir: 电视坏了 «Televizyon bozuldu».

Türkçe ile karşılaştırma

Türkçenin -(I)yor eki, Çincenin 在 ile 着 arasında böldüğü alanın ikisine de uzanır. Göksel ve Kerslake, bazı Türkçe fiillerin, özellikle bedenin duruşunu bildirenlerin, tamamlanmış biçimde bir olayı, -(I)yor ile ise bir hâli anlattığını yazar. Otur- fiili «Tülay yanıma oturdu» cümlesinde bir harekettir, «Yemekte Tülay yanımda oturuyordu» cümlesinde bir hâl. Aynı listede dur-, yat- ve uyu- da var. Türkçe bu fiillerde hâli -(I)yor ile verir; Çince aynı hâli 坐着, 站着 ile verir ve 在'yı hareketin kendisine ayırır.

Kapının açıklığını Türkçe bambaşka bir yoldan söyler: «Kapı açık.» Burada fiil hiç yok; aç- fiilinden türemiş bir sıfat, bir isim cümlesinin yüklemi olmuş. Aynı dilbilgisi kır- ile «kırık», sol- ile «soluk» gibi fiilden türeyen sıfatları listeler. Çince fiili bırakmaz: 门开着'da 开 hâlâ «açmak» fiilidir, 着 onu bir hâle çevirir.

Bir üçüncü yol daha var: «Kapı açılmış.» Göksel ve Kerslake'e göre -mIş konuşanın tanık olmadığı, ama sonucunu gördüğü bir olayı anlatır. «Açılmış» diyen kişi açık kapıya bakıp birinin onu açtığı sonucuna varıyor. 门开着 ise böyle bir çıkarım taşımaz; yalnız kapının o anki görüntüsünü verir. Kimin, ne zaman açtığı cümlenin dışında kalır.

Örnekler

Üçüncü ve dördüncü örnek aynı fiili iki ayrı ana yerleştiriyor: biri giyinmiş birinin görüntüsü, öbürü giyinmenin ortası. Beşincide 在 bir yer alıyor ve edat olarak çalışıyor; hâli 坐着 anlatıyor. Altıncıdaki 着 bir eylemin sürmesini söylüyor ve cümleyi 呢 taşıyor; arkasından gelen 不去了 yağmurun değiştirdiği planı haber veriyor. Dokuzuncu örnek, birini kalabalıkta bulmak için sorulan türden bir soru.

Örnek diyalog

Cumartesi sabahı, yurt. Deniz ile 小明 dokuzda 张老师 ile basketbol oynayacak. Deniz 小明'in odasının önüne geliyor.

Biraz sonra, basketbol sahası. Kenardaki bankta biri oturuyor.

小明'in ikinci repliğinde iki görünüş yan yana çalışıyor: 等着 bir bekleyişin sürdüğünü, 在穿 ise giyinmenin ortasında olduğunu söylüyor. Birkaç saniye sonra giyinme bitiyor ve aynı fiil 穿着 olarak geri geliyor. Televizyon sahnesinde 没开着 bir görüntüyü düzeltirken 坏了 bir değişimi haber veriyor. Sahada 拿着 önce bir soruda bir hâli anlatıyor, son replikte bir emir oluyor: 小明 topu Deniz'e uzatıyor. 是啊'daki 啊 cevaba sıcak bir ton katan bir kip edatı.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlış"他在穿红裤子。" («üstünde kırmızı pantolon var» anlamında)
Doğrusu

— Türkçedeki «giyiyor»u 在 ile karşılamak. 在穿 giyinme hareketinin ortasını anlatır; giyinik birinin görüntüsü 着 ister. Doğrusu: 他穿着红裤子。 (Tā chuānzhe hóng kùzi.)

Yaygın yanlış"我看着书。" («Ne yapıyorsun?» sorusuna cevap olarak)
Doğrusu

— Süren bir etkinliği 着 ile söylemek. Soru etkinliğin adını istiyor; onu 在 ya da 呢 verir. Doğrusu: 我在看书。 (Wǒ zài kàn shū.)

Yaygın yanlış"门不开着。"
Doğrusu

— Türkçe «açık değil»i 不 ile karşılamak. Süren bir hâlin olumsuzu 没 ile kurulur ve 着 yerinde kalır. Doğrusu: 门没开着。 (Mén méi kāizhe.)

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. (a) 小林在穿裤子(呢)。 — hareketin ortası. (b) 小林穿着白裤子。 — giyinme bitmiş, görüntü sürüyor. (c) 我在写信(呢)。 ya da 我写信呢。 — soru etkinliğin adını istiyor, 着 burada uymaz.
  2. 没有,教室的灯没开着。 — 没 öne gelir, 着 cümlede kalır. 了'li bir cümle olumsuza dönerken ise 了 düşerdi: 我买了 → 我没买.
  3. 门开着,灯也开着,可是房间里没有人。 — iki hâl 着 ile, kimsenin olmayışı 没有 ile.
  4. Örnek: 我穿着白衣服。 我拿着一本书。 — ikisi de görüntüyü anlatıyor; kafede ne yaptığını söyleseydin 在 kullanırdın: 我在喝咖啡.

Özet kartı

  1. Fiilin arkasındaki 着 (zhe): bir eylemin bıraktığı hâl o anda yerinde duruyor: 门开着, 他穿着红裤子. İzlencedeki adı süreklilik görünüşü (持续态).
  2. 在 hareketi gösterir (他在穿裤子), 着 hareketsiz görüntüyü (他穿着裤子).
  3. Hareket fiillerinde 着 eylemin sürmesini de anlatır, ama cümleyi çoğu zaman 呢 tamamlar: 我们等着你呢, 外面下着雨呢.
  4. «Ne yapıyorsun?» sorusuna 在 ile cevap verilir; 着 bir etkinliğin adını vermez.
  5. Olumsuz: 没(有) + fiil + 着; 着 düşmez: 门没开着.
  6. Emirde: 拿着! 等着!
  7. Yerle başlayan 着 cümleleri bir sonraki derste; 笑着说 gibi iki fiilli kalıp üçüncü düzeyde.
  8. Yeni karakterler: 着, 裤 (裤子 pantolon), 颜 (颜色 renk), 坏 (坏了 bozuldu).

Sonraki derse köprü

Bu derste her 着 cümlesi bir özneyle başladı: kapı, ışık, Xiao Ming, Zhang Hoca. Çince aynı 着'yi bir yerin adıyla da başlatabilir: önce yer, sonra fiil ve 着, en sonda orada duran şey. Sıradaki ders «着 (2): bir yerde bir şey duruyor» bu kalıbı ele alıyor. 门开着 kapının hâlini anlatıyordu; cümle bir yerle başladığında anlattığı şey kimin hâli olur?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: ekran ikiye bölünür. Solda ayna, Xiao Ming tek ayağıyla sekerek pantolonuna giriyor; sağda kalabalık bir sokak, aynı kırmızı pantolon kalabalığın içinde parlıyor. Altta tek bir Türkçe cümle iki sahneye birden bağlanır, sonra Çince iki cümle ayrılıp birer sahnenin altına yerleşir.
  • 在 / 着 tablosu: 在 satırlarında küçük hareket okları döner (bacak pantolona girer, el kapı koluna uzanır); 着 satırlarında oklar durur, görüntü donar ve hafifçe parlar.
  • 着 ve 呢: 他们跳着舞 yazısının sonunda bir boşluk titreşir ve yarım kalmış bir müzik notası gibi asılı durur; 呢 gelince nota kapanır.
  • Olumsuz: 门开着'nın önüne 没 kayar, 着 yerinden kıpırdamaz; yanındaki eski 我买了 satırında ise 没 gelince 了 düşer.
  • Diyalog, yurt: kapı aralık, içeriden bilgisayarın hafif vızıltısı. 小明 aceleyle konuşur, cümlelerinin arasında kemer tokasının şıkırtısı duyulur; yeni pantolonunu gösterirken gururlu. Deniz'in 很红! cevabı kuru bir şaka tonunda.
  • Diyalog, saha: uzaktan top sektirme sesi. 张老师 bankta, sesi rahat ve takılan bir tonda; pantolona yaptığı yorum yarı şaka. 小明'in son 拿着'ı topu atarken söylenir, kısa ve canlı.