Bölüm 16
Türkiye’de mevzuat ve etik çerçeve
196 kelime · ≈ 1 dakika · 2 kaynak
16.1 Güncel durum
28 Nisan 2026 tarihli ve 33237 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği, 2014 tarihli önceki yönetmeliği yürürlükten kaldırmıştır.
Yönetmelik uyarınca:
- Uygulamalar yalnızca Bakanlıkça yetkilendirilmiş merkez veya ünitelerde yapılabilir.
- Uygulayıcı ilgili alanda Bakanlıkça tescilli sertifikaya ve uygulama yetkisine sahip olmalıdır.
- Hastalık tanısı ve tedavi planı yalnızca tabip veya diş tabibi tarafından oluşturulur; diş hekimleri yalnızca meslek alanları kapsamında çalışır.
- GETAT uygulaması diğer tıbbi tedavileri aksatamaz veya geciktiremez.
- Uygulamanın devam eden tedavinin alternatifi değil tamamlayıcısı olduğu hastaya açıklanmalı ve kayda geçirilmelidir.
- Riskleri ve alternatifleri içeren aydınlatılmış onam alınmalıdır.
- İstenmeyen etkiler 24 saat içinde Bakanlığa bildirilmelidir.
- Kullanılan geleneksel bitkisel tıbbi ürünler ve tıbbi bitki çayları Türkiye İlaç ve Tıbbî Cihaz Kurumu tarafından ruhsatlandırılmış olmalıdır.
Yönetmelik 15 uygulama alanını kapsar. Bunların hepsi Çin tıbbına ait değildir; Çin tıbbıyla doğrudan ilişkili başlıca alanlar akupunktur, fitoterapi ve kupa uygulamasıdır.
16.2 Etik ilkeler
- Zarar vermeme: Düşük olasılıklı fakat ağır zararlar da anlatılmalı.
- Yarar sağlama: Geleneksel statü değil, hastaya ilişkin ölçülebilir yarar hedeflenmeli.
- Özerklik: Hasta gerçek seçenekleri, belirsizliği ve maliyeti bilmelidir.
- Adalet: Kanıtsız, pahalı ve uzun paketlerle savunmasız kişiler sömürülmemeli.
- Dürüstlük: Geleneksel teori, mekanizma hipotezi ve klinik kanıt birbirine karıştırılmamalı.
- Koordinasyon: Tüm ilaç, takviye ve uygulamalar sağlık ekibine bildirilmelidir.