İçeriğe geç

M02-D03

İşlevsel analiz

Bir sorun davranışı öncül, davranış ve sonuç zinciriyle çözümler ve davranışı sürdüren sonucu belirler.

Bilişsel Davranışçı Terapi Akademisi — M02, Değerlendirme ve ölçüm · 2.966 kelime · 16 örnek durum · 3 kanıt kartı · ≈ 13 dk okuma · 20 dk dinleme

Terapi Akademisi’nde: S06-P01-D07

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

İşlevsel analiz bir davranışın neden sürdüğünü, onu başlatan koşullar ve sürdüren sonuçlar üzerinden açıklar. BDT bu zincirin ortasına kişinin o anki düşüncesini, beden durumunu ve öğrenme geçmişini ekler.

Sorun davranışların çoğunda hemen ardından gelen bir kazanç, saatler ya da günler sonra gelen bir bedel vardır. Yakın kazanç, uzak bedelden daha güçlü işler; "irade" bu farkı hesaba katmaz.

Aynı davranış farklı kişilerde farklı işler görebilir; farklı davranışlar aynı işi görebilir. Müdahale davranışı değil işlevi hedefler; işlevi karşılanmayan bir davranış yasaklanırsa yerine bir başkası gelir.

İşlev hipotezi danışanın açıklamasıyla başlar, kayıtla ve küçük denemelerle sınanır.

İşlevsel değerlendirmeye dayanan müdahalelerin üstünlüğü en çok gelişimsel güçlüklerde gösterildi; yetişkin BDT'sine aktarımı hâlâ kısmen bir klinik çıkarım.

Açılış sahnesi

Eskişehir'de bir ilkokulun ikinci sınıfı, öğleden sonra matematik dersi. Öğretmen Hatice Hanım bir haftadır aynı şeyi görüyor: Efe adlı öğrenci her matematik dersinde yerinden kalkıyor, sıra arkadaşını dürtüyor, sınıfı güldürüyor. Her seferinde Hatice Hanım onu koridora çıkarıyor.

Bir hafta sonra okulun rehber öğretmeni sınıfa giriyor ve yalnız izliyor. Ders sonunda Hatice Hanım'a bir soru soruyor: "Efe bu hareketleri yalnız matematikte mi yapıyor, yoksa müzikte de?"

Hatice Hanım düşünüyor. Yalnız matematikte. Ve yalnız tahtaya problem yazıldıktan sonra.

"Peki koridora çıktığında ne oluyor?" diye soruyor rehber öğretmen.

"Problemi çözmüyor," diyor Hatice Hanım, ve cümlenin sonunda duruyor.

Öğretmen ile öğrenci bu derse ait bir kurgu. Ama ceza sanılan bir sonucun aslında bir kurtuluş olması, davranışın ne işe yaradığına bakılmadan değiştirilmeye çalışıldığı her yerde karşılaşılan bir durum.

Bu derste ne olacak

Bu ders işlevsel analizi BDT'nin elinde nasıl genişlediğini gösterecek. Temel zinciri, yani öncülü, davranışı ve sonucu, bir kez daha kurmayacağız; onun yerine zincire BDT'nin eklediği üç şeye bakacağız: davranışın içinden geçen düşünce ve beden durumu, kısa vadeli ve uzun vadeli sonuçların çatışması, ve aynı işi gören başka bir davranışı bulmak. Kesitte, "irade sorunum var" diyen bir danışanın akşamları saatlerce telefonla geçirdiği zamanı terapistle birlikte çözümleyeceğiz. Kanıt bölümünde işlevsel değerlendirmeye dayanan müdahalelerin, dayanmayanlardan daha iyi çalışıp çalışmadığını soracağız.

Sıfır noktası

Öncül-davranış-sonuç kaydını ve işlevsel analizin tanımını S06-P01-D07 (Terapi) getirdi; edimsel öğrenme, pekiştirme ve olumsuz pekiştirme kavramları S01-P02-D04'te. Önceki iki derste değerlendirmenin bugünü sürdüren döngüyü aradığını ve listedeki sorunların bir öncelik sırasına konduğunu gördük. İşlevsel analiz, o önceliğin bir sorununu alıp onun neden sürdüğünü ayrıntıyla gösteren araç.

Bu aracın kökü, tanıya alternatif olarak önerilmiş bir düşüncede.

Yaygın yanlış"İşlevsel analiz yalnızca gelişimsel güçlükleri olan çocuklar içindir."
Doğrusu

Yöntemin araştırma geleneği büyük ölçüde gelişimsel güçlükler ve sorun davranışlar üzerinde gelişti, ama mantığı herhangi bir davranışa uygulanabilir: kaçınma, güvence arama, tıkınırcasına yeme, aşırı çalışma, kendini eleştirme. Bir yetişkin danışanın davranışı da bir koşulda başlar ve bir sonuçla sürer.

Mekanizma

Zincire BDT'nin eklediği: düşünce ve beden

Klasik işlevsel analiz dışarıdan gözlenebilir olana bakar: öncül, davranış, sonuç. BDT bu zincirin ortasına kişinin kendisini koyar. Aynı öncül iki kişide iki farklı davranışa yol açıyorsa, aradaki fark kişinin o anki düşüncesinde, beden durumunda ya da öğrenme geçmişindedir. Bu ara halka, davranışın neden o kişide ve o anda ortaya çıktığını açıklar.

İki saatin sonucu

Bir davranışın sonucu tek değildir. Çoğu sorun davranışın hemen ardından gelen bir rahatlama ya da bir ödül vardır; bedeli ise saatler, günler ya da aylar sonra gelir. Bu fark, kişinin bedeli bildiği hâlde davranışı neden sürdürdüğünü açıklar: yakın sonuç, davranışı uzak sonuçtan çok daha güçlü biçimde biçimlendirir. Terapi Akademisi bu ilkeyi sonuçların zaman farkı olarak tanımladı; BDT'de işlevsel analiz bu farkı danışanla birlikte görünür kılar.

Yaygın yanlış"Kişi bir davranışın kendisine zarar verdiğini biliyorsa, onu bırakması yalnızca bir irade meselesidir."
Doğrusu

İşlevsel analiz, davranışın hemen ardından gelen bir kazanç olduğunu gösterir: rahatlama, kaçış, ilgi, bir duygunun dinmesi. Bu yakın kazanç, uzaktaki bedelden daha güçlü işler. Davranışı bırakmak, o kazancı başka bir yoldan sağlamadan genellikle sürmez; "irade" bu kazancın görünmeyen ağırlığını hesaba katmaz.

Aynı davranış, farklı işlevler; farklı davranışlar, aynı işlev

İşlevsel analizin en öğretici bulgularından biri, görünüşü aynı olan bir davranışın farklı kişilerde ya da farklı zamanlarda farklı işler görebilmesi. Bir danışanda kendini eleştirmek başkalarının eleştirisini önceden yaparak acısını azaltıyor olabilir; bir başkasında bir hata yapmamak için kendini uyanık tutmaya yarıyor olabilir. Tersine, birbirine hiç benzemeyen davranışlar aynı işi görebilir: içki içmek, saatlerce dizi izlemek ve tıkınırcasına yemek bir danışanda aynı duygudan kaçmanın üç yoludur.

Analizden müdahaleye

İşlevsel analizin değeri, bir müdahaleyi seçtirmesinde. Davranışın işlevi bulunduğunda üç yol açılır. Birincisi öncülü değiştirmek: davranışın başladığı koşulu düzenlemek. İkincisi aynı işlevi gören, ama bedeli olmayan başka bir davranış bulmak. Üçüncüsü, işlevin kendisiyle çalışmak: kaçılan duyguya katlanmayı ya da onu başka biçimde karşılamayı öğrenmek. Hangi yolun seçileceği formülasyona bağlıdır.

Oturumdan bir kesit

Bu kesit kurgudur, gerçek bir danışana ait değildir. Danışan Kübra yirmi yedi yaşında, bir sigorta şirketinde hasar uzmanı. Uyku ve dikkat sorunuyla gelmiş; dördüncü oturum. Sorun listesinin ilk maddesi, akşamları saatlerce telefonla vakit geçirmesi.

Danışan: «Bunu çözemiyorum. Her akşam kendime söz veriyorum, bu akşam erken yatacağım diye. Sonra bir bakıyorum, gece ikiye gelmiş, ben hâlâ videolara bakıyorum. Benim irade sorunum var galiba.»

Terapist için bu cümle bir yol ayrımı. Bir yol, bir çözüm önermek: telefonu yatak odasının dışına koymak, bir uygulama sınırı kurmak. Bu öneriler bazen işe yarar, ama davranışın neden sürdüğü bilinmeden verilirse çoğu zaman bir hafta tutar. Öteki yol, önce davranışın ne iş gördüğünü bulmak.

Terapist: «İrade dediğiniz şeye birlikte bakalım mı? Dün akşamı düşünelim. Telefonu elinize aldığınızda saat kaçtı, nerdeydiniz?»

Danışan: «Dokuz buçuk gibi. Yemekten sonra kanepeye oturdum.»

Terapist: «Elinize almadan hemen önce aklınızdan ne geçiyordu, ne hissediyordunuz?»

Danışan: «Yarın bitmesi gereken bir dosya vardı. Müdürüm sabah sormuştu. Düşündükçe midem kasılıyordu.»

Terapist: «Telefonu elinize aldıktan sonra o kasılmaya ne oldu?»

Danışan: «Geçti tabii. Videolara dalınca hiçbir şey düşünmüyorum.»

Terapist: «Ve sabah?»

Danışan: «Sabah daha kötü. Uykusuzum, dosya hâlâ bitmemiş, midem yine kasılıyor.»

Terapist: «Şimdi elimizde bir zincir var. Öncül: yarına kalan bir iş ve onun uyandırdığı kaygı. Davranış: telefon. Hemen ardından gelen sonuç: kaygının dinmesi. Uzun vadeli sonuç: uykusuzluk ve sabah daha büyük bir kaygı. Telefon size bir şey veriyor, Kübra Hanım; o anda sizi kaygıdan çıkarıyor. Belki sorun irade değil, akşamları kaygıyla karşılaşmanın başka bir yolunun olmaması?»

Danışan: «Hiç böyle düşünmemiştim. Yani telefonu bıraksam, kaygıyla baş başa kalırım.»

Terapist: «Evet. O yüzden önce kaygıyla akşamları ne yapabileceğinize bakalım; telefon belki ondan sonra kendiliğinden azalır.»

Kesitin değerlendirme ölçütü, terapistin elinde bir müdahale gerekçesi olup olmadığı. Bir çözüm önerisiyle başlasaydı, telefonun kaygıyı dindirme işlevi karşılıksız kalırdı ve Kübra büyük olasılıkla başka bir kaçış yolu bulurdu. İşlevsel analizden sonra müdahale hedefi değişti: telefonu değil, telefonun karşıladığı ihtiyacı hedefliyor. "İrade sorunu" diye adlandırılan şey, bir işleve dönüştü.

Usta katmanı

İşlevsel analiz, danışanın kendi anlatımıyla kurulduğunda bir hipotezdir. Danışanlar davranışlarının işlevini her zaman bilmezler; kendi açıklamaları ile gözlenen örüntü uyuşmayabilir. Bu yüzden usta bir terapist işlev hipotezini bir kez kurup bırakmaz, kayıtlarla ve küçük denemelerle sınar: öncül değiştiğinde davranış değişiyor mu, işlev başka yoldan karşılandığında davranış azalıyor mu? Hipotez, değiştirildiğinde öngördüğü sonucu veriyorsa güçlenir.

Uygulamalı davranış analizi geleneğinde bu sınama sistematik biçimde yapıldı ve klasik bir çalışmada koşulların kendisi değiştirilerek davranışın işlevi ayrıştırıldı.

Bu bulgunun yetişkin BDT'si için anlamı dolaylı ama önemli: aynı davranış farklı kişilerde farklı koşullara bağlıdır ve bu bağ gözlemle ya da sınamayla bulunabilir. Bir sonraki soru, bu çabanın tedaviye bir şey katıp katmadığı.

Yaygın yanlış"Bir davranışın işlevini danışana sormak yeterlidir."
Doğrusu

Danışanın açıklaması değerli bir başlangıç noktasıdır, ama davranışlar çoğu zaman farkında olunmayan sonuçlarla sürer. Terapi Akademisi'nin işlevsel analiz dersinde anılan bulgular da kişinin kendi bildirimine dayanan açıklamaların sistematik gözlemle her zaman örtüşmediğini gösteriyor. İşlev hipotezi kayıtla ve küçük denemelerle sınanır.

Kanıtın sınırı

İşlevsel analizin en güçlü kanıtı, gelişimsel güçlükleri olan çocuk ve yetişkinlerde, gözlenebilir sorun davranışlar üzerinde, tek vaka tasarımlarıyla yapılmış çalışmalardan geliyor. Bu kanıtın, sözel olarak akıl yürüten yetişkin danışanlarda, iç yaşantıların öncül ve sonuç olarak işlediği BDT bağlamına ne ölçüde aktarılabileceği açık bir soru. BDT'de işlevsel analiz çoğunlukla danışanın anlatımına ve kendini izleme kayıtlarına dayanıyor; bu kayıtlar danışanın neyi fark ettiğiyle sınırlı. Yetişkin terapisinde işlevsel analize dayanan bir müdahalenin, standart bir protokolden daha iyi sonuç verip vermediğini doğrudan karşılaştıran kontrollü çalışma az. Kendine zarar gibi riskli davranışlarda deneysel işlevsel analiz özel koşullar ve etik güvenceler gerektirir ve ayakta tedavide uygulanan bir yöntem değildir; BDT'de bu davranışların değerlendirmesi risk değerlendirmesiyle birlikte yapılır (M02-D06). Son olarak, işlev hipotezinin farklı terapistlerce aynı biçimde kurulup kurulmadığı, yani güvenirliği, yetişkin klinik örneklemlerde az incelenmiş.

Kendin dene

Aklında kalsın

İşlevsel analiz bir davranışın neden sürdüğünü, onu başlatan koşullar ve sürdüren sonuçlar üzerinden açıklar. BDT bu zincirin ortasına kişinin o anki düşüncesini, beden durumunu ve öğrenme geçmişini ekler.

Sorun davranışların çoğunda hemen ardından gelen bir kazanç, saatler ya da günler sonra gelen bir bedel vardır. Yakın kazanç, uzak bedelden daha güçlü işler; "irade" bu farkı hesaba katmaz.

Aynı davranış farklı kişilerde farklı işler görebilir; farklı davranışlar aynı işi görebilir. Müdahale davranışı değil işlevi hedefler; işlevi karşılanmayan bir davranış yasaklanırsa yerine bir başkası gelir.

İşlev hipotezi danışanın açıklamasıyla başlar, kayıtla ve küçük denemelerle sınanır.

İşlevsel değerlendirmeye dayanan müdahalelerin üstünlüğü en çok gelişimsel güçlüklerde gösterildi; yetişkin BDT'sine aktarımı hâlâ kısmen bir klinik çıkarım.

Sonraki derse köprü

Halil'in açlık hipotezi ancak iki haftalık bir kayıtla ortaya çıktı; kendi açıklaması başka bir yönü gösteriyordu. İşlevsel analiz, danışanın gündelik hayatında tuttuğu kayıtlara dayanır. M02-D04, kendini izleme formları, bu kayıtların nasıl tasarlandığını gösterecek: sorunun türüne göre neyin kaydedileceğini, kaydın danışan için ne kadar yük olacağını ve kayıtsız kalan bir formun ne anlattığını.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.