İçeriğe geç

Bölüm 3

Travmayı doğru anlamak

5 alt başlık

3.1Olay, deneyim ve bozukluk birbirinden farklıdır

Potansiyel olarak travmatik olay, ölüm, ciddi yaralanma, cinsel şiddet veya bunların tehdidi gibi yoğun tehlike içeren yaşantıları anlatır. Travmatik stres tepkisi, olay sonrasında ortaya çıkabilen bedensel, duygusal, bilişsel ve davranışsal tepkilerdir. PTSD/TSSB ise belirli belirtilerin süre, yoğunluk ve işlev kaybı ölçütlerini karşıladığı klinik tablodur.

Travmaya maruz kalan herkes PTSD geliştirmez. İlk gün ve haftalarda irkilme, uyku bozulması, görüntülerin zihne gelmesi, ağlama, uyuşma veya tetikte olma görülebilir ve bunların bir bölümü doğal iyileşmeyle azalır. WHO, insanların büyük bölümünün yaşamında en az bir potansiyel travmatik olayla karşılaşmasına rağmen yalnızca bir bölümünün PTSD geliştirdiğini vurgular. WHO PTSD bilgi notu.

3.2DSM-5-TR çerçevesi

DSM yaklaşımında PTSD belirtileri dört ana kümede ele alınır:

  1. İstemsiz yeniden yaşantılama: Rahatsız edici anılar, kâbuslar, flashback benzeri yaşantılar ve hatırlatıcılara yoğun tepki.
  2. Kaçınma: Olayı hatırlatan düşünce, duygu, konuşma, kişi, yer veya etkinliklerden uzak durma.
  3. Biliş ve duygudurum değişiklikleri: Aşırı suçluluk, kalıcı olumsuz inançlar, ilgi kaybı, yabancılaşma, olumlu duyguya erişimde zorlanma veya olayın bazı yönlerini hatırlayamama.
  4. Uyarılma ve tepki değişiklikleri: Tetikte olma, kolay irkilme, uyku ve dikkat sorunları, öfke, düşünmeden risk alma.

Belirtilerin bir aydan uzun sürmesi, belirgin sıkıntı veya işlev kaybı oluşturması ve madde ya da tıbbi durumla daha iyi açıklanmaması gerekir. Dissosiyatif alt tipte depersonalizasyon ve/veya derealizasyon ön plana çıkar. VA dissosiyatif alt tip özeti.

3.3ICD-11 PTSD ve kompleks PTSD

ICD-11 PTSD üç çekirdek alanı vurgular: olayı “şimdi oluyormuş gibi” yeniden yaşama, travma hatırlatıcılarından kaçınma ve süregiden tehdit duygusu. Kompleks PTSD, bunlara ek olarak “benlik örgütlenmesinde bozulma” adı verilen üç alanı içerir:

  • Duygu düzenlemede kalıcı güçlük,
  • Derin ve yaygın olumsuz benlik algısı,
  • Yakınlık ve ilişkileri sürdürmede kalıcı güçlük.

Kompleks PTSD, “çok travma yaşamış herkes” anlamına gelmez. Travmanın türü tek başına tanı koydurmaz; belirti örüntüsü ve işlev kaybı değerlendirilir. ICD-11 klinik tanımları için WHO tanı gereklilikleri incelenebilir.

3.4Dissosiyasyon

Dissosiyasyon; algı, beden sahipliği, duygu, bellek, kimlik veya çevreyle bağlantının bütünlüğünde kesinti yaşanmasıdır. Başlıca örnekler:

  • Depersonalizasyon: Kişinin kendisini veya bedenini yabancı, uzakta ya da dışarıdan izliyormuş gibi hissetmesi.
  • Derealizasyon: Çevrenin gerçekdışı, sisli, rüya gibi veya uzakta görünmesi.
  • Farkındalık boşlukları: Zamanın nasıl geçtiğini anlayamama veya yapılan bir şeyi hatırlamama.
  • Duyusal kopukluk: Beden bölgelerini hissedememe ya da ağrı ve sıcaklığı geç fark etme.

Dissosiyasyon yalnızca “çok sakin olmak” değildir. Dışarıdan hareketsiz görünen kişi içeride yoğun tehdit yaşayabilir. Uzun içe odaklanma, gözleri kapatma, yoğun nefes uygulaması veya hızlı travma anlatısı bazı kişilerde kopukluğu artırabilir. Bu nedenle önce dış çevreye yönelim, seçim hakkı ve kısa dozlar kullanılır.

3.5Eş tanılar ve ayırıcı değerlendirme

PTSD belirtileri depresyon, panik bozukluğu, obsesif kompulsif bozukluk, madde kullanımı, kronik ağrı, uyku bozuklukları, travmatik beyin hasarı, epilepsi, tiroit sorunları, anemi, kardiyak ritim bozuklukları, menopoz belirtileri, otizm, dikkat eksikliği ve yeme bozukluklarıyla örtüşebilir. Bedensel belirtiyi otomatik biçimde “travma tepkisi” saymak tıbbi hastalığın gözden kaçmasına yol açabilir.