İçeriğe geç

Ders H.2 · Hazırlık: Yazı ve Ses

Türkçenin içindeki Arapça

Modül: Başlarken

1.545 kelime · 18 örnek cümle · yaklaşık 7 dakika okuma · seslendirme 10 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Türkçedeki Arapça kelimelerin çoğu yazı dilinden, yani fuṣḥâdan geldi; konuşma Arapçasının kelimeleri Türkçede azdır.
  2. Ses kaymasının dört düzenli yolu var: sonda sertleşme (kitâb → kitap), ünlü uyumu (madrasa → medrese), araya giren ünlü (ʿilm → ilim), kaybolan sesler (ʿayn, ḥ, ṣ).
  3. Dişil -a sonu Türkçede ya -e/-a (medrese) ya da -et/-at (hareket, sıhhat) olarak yaşar.
  4. Sahte arkadaşlara dikkat: mektep / maktab (büro), hala / ḫâla (teyze), hayır / ḫayr (iyilik).
  5. Talebe, evlat, eşya, akraba, esnaf, evrak, ulema Arapçada çoğuldur.
  6. Türkçede ayrı duran kitap, kâtip, mektep, mektup Arapçada tek bir kökün (k-t-b) kalıplarıdır.

Kanca

Selim Kahire'de bir dil kursuna yazılmış. İlk hafta sınıf arkadaşı Mona onu evine yemeğe çağırıyor ve kapıda yaşlı bir kadını gösteriyor: «Hâẕihî ḫâlatî», yani «Bu benim ḫâlam.» Selim gülümseyip kadının elini öpüyor ve aklından, Mona'nın babasının kız kardeşiyle tanıştığını geçiriyor. Yemekte konu açılınca yanıldığını anlıyor: kadın Mona'nın annesinin kız kardeşi. Türkçede «hala» dediğimiz kişi Arapçada ʿamma, «ḫâla» ise teyzedir.

Selim'in bildiği kelime ona yardım etti, çünkü bir akraba olduğunu hemen anladı. Aynı kelime onu yanılttı, çünkü ailenin öbür tarafını gösterdi. Türkçe konuşanın Arapçadaki durumu tam olarak budur: binlerce kelime tanıdıktır ve bu tanıdıklık hem en büyük kolaylık hem de en sinsi tuzaktır.

Anlatım

Kelimeler nereden ve nasıl geldi

Arapça kelimeler Türkçeye büyük ölçüde iki yoldan girdi: dinî ve ilmî metinlerin dilinden, bir de Farsça aracılığıyla. Medresede okutulan kitaplar, hukuk ve devlet yazışmaları, divan şiiri bu kelimeleri yüzyıllar boyunca Türkçenin içine taşıdı. Bu yüzden Türkçedeki Arapça kelimeler çoğunlukla yazı dilinden, yani fuṣḥâdan gelir; gündelik konuşma Arapçasının kelimeleri ise Türkçede pek yoktur.

Bir kelime bir dilden ötekine geçerken yeni dilin ses düzenine uyar. Türkçe Arapça kelimeleri kendi kulağına göre yeniden biçimlendirdi ve bu biçimlendirmenin birkaç düzenli yolu var. Onları tanırsan, Türkçeden bildiğin bir kelimenin Arapçadaki aslını çoğu zaman kendin tahmin edebilirsin.

Ses kaymasının yolları

İlk ve en sık değişiklik kelime sonundaki sertleşmedir. Türkçe kelime sonunda b, d, c gibi yumuşak ünsüzleri sevmez ve onları sertleştirir: Arapça كِتَاب [kitâb] Türkçede «kitap», قَلْب [ḳalb] «kalp», مَكْتَب [maktab] «mektep» olur. Arapçada bu harfler yumuşak kalır; «kitap» değil «kitâb» denir.

İkinci yol ünlü uyumudur. Arapçanın kısa ünlüleri üç tanedir: a, i, u. Türkçe bunları kendi ünlü uyumuna göre inceltti ya da yuvarladı: مَدْرَسَة [madrasa] Türkçede «medrese», مَكْتَب [maktab] «mektep» oldu. Arapça konuşan biri «madrasa» der; Türk okurun «medrese» alışkanlığı, Arapçadaki a sesini e'ye kaydırma eğilimi olarak karşına çıkacak.

Üçüncü yol araya giren ünlüdür. Arapçada kelime iki ünsüzle bitebilir: عِلْم [ʿilm], عَقْل [ʿaḳl], فِكْر [fikr], عُمْر [ʿumr]. Türkçe kelime sonunda bu iki ünsüzü yan yana söylemekte zorlandığı için araya bir ünlü koydu: ilim, akıl, fikir, ömür. Türkçe ek aldığında ise o ünlü yine düşer: «ilmi», «aklı», «fikri», «ömrü». Bu düşme aslında Türkçenin, kelimenin Arapça iskeletini hâlâ hatırladığının işaretidir.

Dördüncü yol kaybolan seslerdir. Arapçada Türkçede olmayan boğaz sesleri ve kalın ünsüzler vardır. Türkçe bunları bildiği seslere çevirdi: ʿayn çoğu zaman düştü (ʿilm → ilim, ʿaḳl → akıl), boğazdan üflenen ḥ sıradan h oldu (ḥayawân → hayvan), kalın ṣ sıradan s oldu (ṣabâḥ → sabah). Hazırlık seviyesinin harf derslerinde bu seslerin her birini geri kazanacaksın.

Kelime sonundaki -a ve -at

Arapçada pek çok dişil isim -a ile biter ve bu sesin yazıda özel bir harfi vardır; ileride tâ merbûta adıyla göreceğiz. Türkçe bu sonu iki ayrı biçimde aldı. Bazı kelimelerde -e ya da -a olarak kaldı: madrasa → medrese, kalima → kelime. Bazılarında ise kelimenin içindeki gizli t ortaya çıktı: ḥaraka → hareket, ʿâda → âdet, ṣiḥḥa → sıhhat. İki biçim de aynı Arapça sondan gelir; Türkçenin hangi kelimede hangisini seçtiği tarihî bir tesadüftür.

Anlam kayması ve sahte arkadaşlar

Ses değişince anlam çoğu zaman yerinde kalır: kitap, kalem, sabah, haber iki dilde de aynı şeyi söyler. Ama bazı kelimelerde anlam da yolculuk sırasında kaydı. Dilciler bu tür kelimelere «sahte arkadaş» der: tanıdık görünür, başka bir şey söyler.

Bunun en dikkat çekici örneği «hayır»dır. Arapça خَيْر [ḫayr] «iyilik, hayır» demektir; «hayırlı olsun» ifadesindeki anlam budur. Türkçede aynı kelime bir de «olumsuz cevap» anlamı kazandı. Arapçada «hayır» demek için başka bir kelime kullanılır: لَا [lâ]. Kahire'de bir soruya «ḫayr» diye cevap verirsen karşındaki «iyilik mi?» diye şaşırır.

TürkçeArapça asılArapçadaki anlam
mektep (okul)مَكْتَب maktabbüro, çalışma masası
mektup (yazılı haber)مَكْتُوب maktûbyazılmış (mektup: رِسَالَة risâla)
hala (babanın kız kardeşi)خَالَة ḫâlateyze
asker (tek kişi)عَسْكَر ʿaskarordu, asker topluluğu
hayır (olumsuz cevap)خَيْر ḫayriyilik

Tekil sandığın çoğullar

Türkçeye geçen Arapça kelimelerin bir kısmı aslında çoğuldur. Arapçada çoğul çoğu zaman kelimeye ek getirerek değil, kelimenin içini değiştirerek yapılır. Türkçe bu çoğul biçimleri tekil kelime gibi aldı: «talebe» Arapçada طَلَبَة [ṭalaba], yani «öğrenciler» demektir ve tekili طَالِب [ṭâlib]'dir. «Evlat» أَوْلَاد [awlâd] «çocuklar»dır, tekili وَلَد [walad]. «Eşya», «akraba», «esnaf», «evrak», «ulema» da aynı türden çoğullardır.

Türkçe bu kelimelere bir de kendi çoğul ekini taktı: «evlatlar», «eşyalar». Arapçanın gözünden bu, «çocuklar-lar» demek gibidir. Kelimenin içini değiştiren bu çoğula kırık çoğul denir ve A1 seviyesinde kendi dersinde ele alınır.

Türkçe ile karşılaştırma

Türkçe bir kelimeye ek ekleyerek anlam türetir: yaz-, yazı, yazar, yazıcı, yazılı. Kök başta durur, ekler arkasından dizilir. Arapça ise kelimeyi üç ünsüzlük bir kökün etrafına kurar ve anlamı kalıpla değiştirir. «Yazmak» kavramı k-t-b köküdür: كِتَاب [kitâb] kitap, كَاتِب [kâtib] yazan, مَكْتُوب [maktûb] yazılmış, مَكْتَب [maktab] yazı yeri, büro. Kök harfleri her kelimede aynı sırayla durur; değişen, aralarına giren ünlüler ve başa gelen ma- gibi parçalardır.

Türk okur bu sistemi aslında tanır, çünkü Türkçe aynı kökten pek çok kelimeyi ayrı ayrı almıştır: kitap, kâtip, mektep, mektup. Türkçede bu dört kelime birbirinden bağımsız durur; Türkçe konuşan çoğu kişi aralarında bir bağ olduğunu fark etmez. Arapçada ise bağ apaçıktır ve sistemin kendisidir. Aynı şey ilim, âlim, malum, muallim için de geçerlidir: dördü de «bilmek» anlamındaki ʿ-l-m kökündendir.

Bu karşılaştırmanın pratik bir sonucu var. Arapça öğrenirken Türkçeden bildiğin her kelime bir kök ipucu verir. Yeni bir Arapça kelimeyle karşılaştığında kök harflerini ayıklayıp Türkçede aynı harfleri taşıyan bir kelime arayabilirsin. Çoğu zaman bulursun; bulduğunda da anlamın kayıp kaymadığını ayrıca kontrol etmen gerekir.

Örnekler

Okunuşta kelimeleri tek başına söylenecekleri biçimde yazıyoruz; kelime sonundaki kısa ünlü ve -n sesi durakta okunmaz. ḳ kalın, gırtlağa yakın bir k; ḫ ise hırıltılı bir h sesidir.

Örnek diyalog

Selim, Kahire'deki dil kursunun danışmasında. Görevli Nûr ona bir zarf uzatıyor.

Diyalogda üç tanıdık kelime üç farklı davranıyor. «Ṭâlib» Türkçedeki «talebe» ile aynı kökten ama tekil. «Risâla» Türkçede «risale» olarak yaşıyor, ama Arapçada gündelik bir mektuptur. «Maktab» ise Türkçedeki «mektep»e benziyor, ama Nûr okulu değil, kursun bürosunu kastediyor. «Ṣabâḥu n-nûr» cevabı da öğrenmeye değer: «sabah hayırlı olsun» diyene «sabah aydınlık olsun» diye karşılık verilir ve iki kelime de Türkçeye tanıdıktır, «sabah» ile «nur».

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlış«Kitap, kalp, mektep diye söylerim, nasılsa aynı kelime.»
Doğrusu

— Türkçe kelime sonunu sertleştirdiği için Türk konuşucu Arapçada da sert ünsüzle bitirir. Arapçada bu, kelimenin sesini değiştirir ve bazen anlaşılmayı zorlaştırır. Doğrusu: kitâb, ḳalb, maktab; sondaki b yumuşak kalır ve uzun ünlü (â) gerçekten uzatılır.

Yaygın yanlış«Talebe, evlat, eşya tekil kelimelerdir.»
Doğrusu

— Türkçede tekil gibi kullanıldıkları için Arapçada da öyle sanılır. Oysa üçü de Arapça çoğuldur. Doğrusu: bir öğrenci ṭâlib, öğrenciler ṭalaba; bir çocuk walad, çocuklar awlâd.

Yaygın yanlış«Bir soruya hayır demek için ḫayr derim.»
Doğrusu

— Türkçedeki «hayır» bu anlamı sonradan kazandı. Arapçada ḫayr «iyilik» demektir; olumsuz cevap لَا [lâ] ile verilir. Doğrusu: «Lâ, şukran», yani «Hayır, teşekkürler».

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. عِلْم [ʿilm], عَقْل [ʿaḳl], فِكْر [fikr]. Arapça kelime iki ünsüzle bitebilir; Türkçe sonda iki ünsüzü yan yana söylemediği için araya ünlü koyar. Ek gelince ünlü düşer: ilmi, aklı, fikri.
  2. k-t-b. Kök «yazmak» anlamını taşır: kitâb yazılan şey, kâtib yazan, maktab yazı yeri, maktûb yazılmış.
  3. Annesinin kız kardeşi. Arapçada ḫâla teyzedir; babanın kız kardeşi ʿamma'dır.
  4. Çünkü awlâd zaten çoğuldur («çocuklar»); Türkçe -lar eki çoğulu ikinci kez çoğul yapar.

Özet kartı

  1. Türkçedeki Arapça kelimelerin çoğu yazı dilinden, yani fuṣḥâdan geldi; konuşma Arapçasının kelimeleri Türkçede azdır.
  2. Ses kaymasının dört düzenli yolu var: sonda sertleşme (kitâb → kitap), ünlü uyumu (madrasa → medrese), araya giren ünlü (ʿilm → ilim), kaybolan sesler (ʿayn, ḥ, ṣ).
  3. Dişil -a sonu Türkçede ya -e/-a (medrese) ya da -et/-at (hareket, sıhhat) olarak yaşar.
  4. Sahte arkadaşlara dikkat: mektep / maktab (büro), hala / ḫâla (teyze), hayır / ḫayr (iyilik).
  5. Talebe, evlat, eşya, akraba, esnaf, evrak, ulema Arapçada çoğuldur.
  6. Türkçede ayrı duran kitap, kâtip, mektep, mektup Arapçada tek bir kökün (k-t-b) kalıplarıdır.

Sonraki derse köprü

Bu derste kelimeleri hep okunuşlarıyla, Latin harfiyle okuduk; Arap harfleriyle yazılmış hâllerine ise yalnız baktık. Sonraki derste o yazıya giriyoruz: satırın neden sağdan başladığını, harflerin neden kelimedeki yerine göre biçim değiştirdiğini ve bazı harflerin neden sol yanındaki komşusuna hiç bağlanmadığını göreceğiz. «Kitâb» kelimesinin dört harfi yan yana gelince neden tek bir çizgi değil, iki parça oluşturduğunu da orada izleyeceğiz: üçüncü harf, elif, sol yanındaki komşusuna el uzatmaz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: aile ağacı çizimi; Türkçe ağaçta «hala» babanın tarafında, Arapça ağaçta «ḫâla» annenin tarafında belirir, ok iki tarafı çaprazlama bağlar.
  • Ses kayması bölümünde her kelime için bir «yolculuk» şeridi: Arapça biçim solda, Türkçe biçim sağda, değişen ses renkle işaretli (b → p, a → e, araya giren ünlü).
  • k-t-b kök animasyonu: üç kök harfi ekranın ortasında sabit durur, çevresinde kitâb, kâtib, maktab, maktûb kalıpları sırayla belirip kaybolur.
  • Kırık çoğul kartı: ṭâlib → ṭalaba geçişinde harflerin yer değiştirmesi gösterilir; Türkçe «talebe» etiketi tekil kutusuna yanlışlıkla konmuş olarak çizilir ve oradan çoğul kutusuna taşınır.
  • Seslendirme: Arapça kelimeler anadili Arapça olan bir sesle; Türkçe karşılıkları Türkçe anlatıcı söyler. kitâb / kitap, ḳalb / kalp çiftleri art arda okunarak kulakta karşılaştırma kurulmalı.