Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Üç uzatma harfi vardır: üstünden sonra ا (â), ötreden sonra و (û), esreden sonra ي (î).
- Uzatma harfi hareke almaz; önündeki harfin ünlüsünü yaklaşık iki katına uzatır.
- Uzunluk anlamı değiştirir: جَمَلٌ deve, جَمَالٌ güzellik; كَتَبَ yazdı, كَاتَبَ yazıştı.
- و ve ي'den önce ötre ya da esre varsa uzatma, üstün ve sükûn varsa çift ünlü, kendi harekeleri varsa ünsüzdür.
- Hançerî elif, birkaç sık kelimede alif yazılmadan uzun â'yı gösterir: هٰذَا ، لٰكِنْ.
- Türkçe uzunluğun izini şapkayla taşır: hâkim / hakîm, âlem / alem.
Kanca
Türk Dil Kurumu sözlüğünde iki ayrı madde var: «hâkim» ve «hakîm». Birincisi yargıç ya da yöneten kişidir, ikincisi bilge. Türkçe bu iki kelimeyi ayırmak için şapkaya, düzeltme işaretine başvurur ve şapkanın hangi hecede durduğu anlamı değiştirir. Arapçada aynı ayrımı bir harf yapar: حَاكِمٌ [ḥâkim] kelimesinde ilk hecenin ardında bir alif, حَكِيمٌ [ḥakîm] kelimesinde ikinci hecenin ardında bir yâ vardır.
Türkçenin şapkası, Arapçadaki uzun ünlünün Türkçede kalmış izidir. Bu derste uzunluğu yazıda gösteren üç harfi, alif'i, و'yi ve ي'yi, uzatma harfleri olarak tanıyacaksın. Bir önceki derste harekelerin kısa ünlüleri gösterdiğini görmüştün; bu derste o ünlülerin nasıl uzadığını ve bu uzunluğun neden süs değil, anlam olduğunu göreceksin.
Anlatım
Üç hareke, üç uzatma harfi
Her kısa ünlünün kendine ait bir uzatma harfi vardır. Hareke ile ardından gelen harf aynı sesi taşır ve birlikte uzun bir ünlü kurar.
| Hareke | Uzatma harfi | Uzun ünlü | Örnek |
|---|---|---|---|
| üstün ـَ | ا | â | بَاب [bâb] «kapı» |
| ötre ـُ | و | û | نُور [nûr] «ışık» |
| esre ـِ | ي | î | كَبِير [kabîr] «büyük» |
Uzatma harfi kendisi hareke almaz; önündeki harfin harekesini sürdürür. بَا hecesinde ب üstünü taşır, alif o üstünü uzatır: «ba» değil «bâ». Okunuşta uzunluğu ünlünün üstüne konan düzeltme işaretiyle gösteriyoruz: â, û, î.
Uzun ünlü kısa ünlünün yaklaşık iki katı sürer. Bunu ölçmenin kolay bir yolu: kısa ünlüyü söylerken bir kez, uzun ünlüyü söylerken iki kez parmağını tıklat. كَتَبَ «ka-ta-ba», üç eşit kısa hece; كَاتَبَ «kâ-ta-ba», ilk hecede iki tık.
Uzunluk anlamı değiştirir
Türkçede ünlü uzunluğu çoğu zaman anlamı değiştirmez; «hala» ile «hâlâ» gibi birkaç örnek dışında kimse uzunluğa dikkat etmez. Arapçada ise uzunluk bir harftir ve kelimeyi değiştirir.
| Kısa | Anlam | Uzun | Anlam |
|---|---|---|---|
| جَمَلٌ camal | deve | جَمَالٌ camâl | güzellik |
| كَتَبَ kataba | yazdı | كَاتَبَ kâtaba | yazıştı, mektuplaştı |
| عَلَمٌ ʿalam | bayrak | عَالَمٌ ʿâlam | dünya, âlem |
Son çift H.9'dan tanıdık: orada عَلَم'ı hemzeli أَلَم'dan ayırmıştık. Burada aynı kelime, ilk hecesi uzatılınca «âlem» olur. Türkçe bu iki kelimeyi de şapkayla ayırır: «alem» ve «âlem».
Uzatma mı, ünsüz mü?
H.12'de و ve ي'nin iki işi olduğunu görmüştün: ünsüz (w, y) ve uzun ünlü (û, î). Hangisi olduğunu önlerindeki hareke söyler. و'den önce ötre varsa و uzatmadır: نُور [nûr]. ي'den önce esre varsa ي uzatmadır: كَبِير [kabîr]. Önlerinde üstün ve kendilerinde sükûn varsa çift ünlü kurarlar: يَوْم [yawm], بَيْت [bayt]. Kendileri bir hareke taşıyorsa ünsüzdür: وَلَد [walad], يَد [yad].
Hançerî elif: yazılmayan uzunluk
Birkaç sık kelimede uzun â yazılır ama alif harfi yazılmaz. Onun yerine harfin üstüne küçük, dik bir alif konur. Bu işarete hançerî elif denir, çünkü küçük bir hançere benzer: هٰذَا [hâẕâ] «bu», لٰكِنْ [lâkin] «ama», اللّٰهُ [allâh]. Bugüne kadar okuduğun diyaloglarda هٰذَا ve هٰذِهِ kelimelerinde bu işaret vardı. Harekesiz yazıda hançerî elif de düşer ve kelime هذا diye görünür; uzun â'yı okurun bilmesi beklenir.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçe Arapçadan aldığı kelimelerin uzun ünlülerini çoğu zaman kısalttı, ama tamamen silmedi. Bazı kelimelerde uzunluk söyleyişte hâlâ yaşar: «kâtip», «hâkim», «âlim», «memur» kelimelerinin ilk hecesi pek çok konuşucunun ağzında biraz uzar. Yazıda ise Türkçe bu uzunluğu yalnız anlam karışıklığı doğacağı yerlerde şapkayla gösterir: hâkim / hakîm, âlem / alem, âdem / adem. Şapka, Türkçe yazıda Arapça uzunluğun en görünür izidir.
Bu iz, Türk öğrenci için iyi bir ipucudur. Türkçede şapkalı bir hece görüyorsan, Arapça aslında o hecede büyük ihtimalle bir uzatma harfi vardır. «Kâtip» كَاتِب'te ilk hecede alif, «hakîm» حَكِيم'de ikinci hecede yâ, «âlem» عَالَم'de yine ilk hecede alif. Şapkasız yazılan kelimelerde ise ipucu yoktur; «kabir» ile «kebir» gibi kelimelerin hangi hecesinin uzun olduğunu Arapçasından öğrenmek gerekir.
Asıl zorluk ters yöndedir: Türkçe söyleyişi taşıyan öğrenci Arapçada uzun ünlüleri kısa okur. «Kabir» diye okunan كَبِير, Arap kulağına «büyük» gibi değil, eksik bir kelime gibi gelir. Türkçede uzunluğa dikkat etmemek bir alışkanlıktır; Arapçada bu alışkanlığı bırakmak, doğru telaffuzun en önemli adımlarından biridir.
Örnekler
Okunuşu kapat; her uzatma harfinde ünlüyü iki tık süresince tut.
İlk dört örnek iki çift kuruyor ve her çiftte tek fark bir uzatma harfidir. Onları sesli okurken kendini kaydet ve dinle: uzun ünlüyü gerçekten iki kat uzatıyor musun, yoksa Türkçedeki gibi kısa mı geçiyorsun?
Örnek diyalog
Zeynep Beyrut'ta, H.1'de tanıştığı taksici Sâmir'le yeniden karşılaşıyor. Sâmir müşteri beklerken kahve içiyor; Zeynep aklındaki bir soruyu soruyor.
Sâmir'in cevabı dilbilgisi kitabından değil hayattan geliyor, ama doğru: iki kelime aynı ḥ-k-m kökünden gelir ve «hüküm» anlamını paylaşır. Uzatma harfinin yeri, hükmü veren ile hükmü anlayanı ayırıyor. Zeynep'in son repliği bu farkı bir şakaya çeviriyor ve Sâmir'e «ḥakîm» diye sesleniyor; burada uzun î'yi kısa söyleseydi şaka kaybolurdu.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışUzun ünlüyü kısa okumak.
— Türkçede uzunluk anlamı nadiren değiştirdiği için öğrenci جَمَالٌ'i «camal» diye okur ve «güzellik» kelimesi «deve»ye döner. Doğrusu: uzatma harfini gördüğünde ünlüyü iki kat uzat: [camâl].
Yaygın yanlışUzatma harfini ayrı bir ses olarak okumak.
— Yeni okuyucu نُور'daki و'yi ünsüz sanır ve «nuwr» gibi okur. Doğrusu: önünde ötre olan و ünsüz değil, uzatmadır; [nûr].
Yaygın yanlışHançerî elifi görmemek.
— هٰذَا kelimesinde alif harfi yazılmadığı için öğrenci «haẕâ» diye kısa okur. Doğrusu: harfin üstündeki küçük dik çizgi uzun â'dır; [hâẕâ].
Mini alıştırma
Cevaplar
- جَمَالٌ [camâl] «güzellik»tir; uzun â'yı ikinci hecedeki alif gösterir. جَمَلٌ [camal] ise «deve».
- نُورٌ'de و (û), كَبِيرٌ'de ي (î), بَابٌ'da ا (â).
- حَاكِمٌ'de ilk hecenin ardındaki alif, حَكِيمٌ'de ikinci hecenin ardındaki yâ. Türkçenin şapkası bu uzatma harflerinin yerini gösterir.
- يَوْمٌ'de و'den önce üstün var ve و sükûnlu: çift ünlü «aw». نُورٌ'de و'den önce ötre var: uzun û.
Özet kartı
- Üç uzatma harfi vardır: üstünden sonra ا (â), ötreden sonra و (û), esreden sonra ي (î).
- Uzatma harfi hareke almaz; önündeki harfin ünlüsünü yaklaşık iki katına uzatır.
- Uzunluk anlamı değiştirir: جَمَلٌ deve, جَمَالٌ güzellik; كَتَبَ yazdı, كَاتَبَ yazıştı.
- و ve ي'den önce ötre ya da esre varsa uzatma, üstün ve sükûn varsa çift ünlü, kendi harekeleri varsa ünsüzdür.
- Hançerî elif, birkaç sık kelimede alif yazılmadan uzun â'yı gösterir: هٰذَا ، لٰكِنْ.
- Türkçe uzunluğun izini şapkayla taşır: hâkim / hakîm, âlem / alem.
Sonraki derse köprü
Bu derste uzatma harflerinin hareke almadığını söyledik; harekesiz harfin yazıda bir işareti daha vardır. Sonraki derste iki yeni işaret göreceksin: harfin üzerindeki küçük halka, sükûn, o harfin ünlüsüz olduğunu ve heceyi kapattığını söyler; şedde ise küçük bir «w» biçimiyle harfin iki kez söylenmesi gerektiğini. «Muallim» kelimesindeki çift l'nin Arapçadaki kaynağı bu ikinci işarettir.