Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Arapçanın üç kısa ünlüsü vardır: üstün (fatḥa) a, esre (kasra) i, ötre (ḍamma) u.
- Üstün harfin üstünde, esre altında eğik bir çizgidir; ötre üstte küçük bir و'ye benzer.
- Hareke, taşıdığı harften sonra okunur: بَ ba, بِ bi, بُ bu.
- Harfler aynı kalsa da harekeler kelimeyi değiştirir: كَتَبَ yazdı, كُتِبَ yazıldı, كُتُبٌ kitaplar.
- Üstün kalın harflerin yanında koyu, yumuşak harflerin yanında açık söylenir; okunuşta hep a yazılır.
- Arapçada ö, ü, ı yoktur: «hüküm» [ḥukm], «ömür» [ʿumr].
Kanca
Üç harf yaz: ك ، ت ، ب. Üstlerine ve altlarına üç küçük işaretten hangilerini koyduğuna göre bu üç harf bambaşka kelimelere dönüşür. كَتَبَ [kataba] «yazdı» demektir. كُتِبَ [kutiba] «yazıldı». كُتُبٌ [kutub] «kitaplar». Harfler yerinden kıpırdamadı; değişen yalnız aralarına giren üç kısa ünlü, yani harekeler.
Bugüne kadar okuduğun her Arapça örnekte bu işaretler vardı ve sen onları okunuşa bakarak geçtin. Bu derste onları tek tek tanıyacaksın. Üstün, esre ve ötre, Arapçanın üç kısa ünlüsüdür; onları bildiğinde harekeli bir metni okunuşa bakmadan, kendi başına seslendirebileceksin.
Anlatım
Üç işaret, üç ses
Arapçada üç kısa ünlü vardır ve yazıda harf olarak değil, harfin üstüne ya da altına konan küçük işaretlerle gösterilir. Bu işaretlere hareke denir.
| İşaret | Türk geleneğindeki adı | Arapça adı | Ses | Örnek |
|---|---|---|---|---|
| ـَ | üstün | fatḥa (فَتْحَة) | a | بَ [ba] |
| ـِ | esre | kasra (كَسْرَة) | i | بِ [bi] |
| ـُ | ötre | ḍamma (ضَمَّة) | u | بُ [bu] |
Üstün, harfin üstüne konan küçük, eğik bir çizgidir. Esre aynı çizginin harfin altına konmuş hâlidir. Ötre ise harfin üstünde duran küçük bir و'ye benzer; şekli de sesi de و'nin kısa hâlidir.
Türk geleneğinde bu işaretler üstün, esre ve ötre diye anılır ve Kur'an okumayı öğrenen her çocuk onları bilir: «elif üstün a, be esre bi, te ötre tu». Arapça dilbilgisinde ise fatḥa, kasra, ḍamma adları kullanılır; ileride dilbilgisi terimlerinde bu adlarla karşılaşacaksın.
Hareke harfin sesini değil, ardındaki ünlüyü verir
Hareke, üstüne ya da altına konduğu harften SONRA okunur. بَ «ab» değil «ba»dır: önce ب, sonra a. Bir kelimeyi okurken her harfi kendi harekesiyle birlikte bir hece gibi söylersin: كَتَبَ = ka-ta-ba.
Kelimenin her harfi hareke taşımaz. Bazı harfler hiç ünlü almaz ve kendinden önceki heceyi kapatır; bunları bir sonraki derslerde sükûn işaretiyle göreceksin. Uzun ünlüleri taşıyan ا ، و ، ي de kendi başlarına hareke almaz; onlar önlerindeki harekeyi uzatır ve konusu bir sonraki derstir.
Üç ünlü, birçok renk
Arapçanın yalnız üç kısa ünlüsü vardır, ama bu üç ünlü yanlarındaki harflere göre renk değiştirir. Üstün, H.8'deki kalın harflerin ve ḳ, ḫ, ġ, r'nin yanında koyu bir a'dır, Türkçedeki «kal» kelimesinin a'sı gibi: قَالَ [ḳâla], صَبَاحٌ [ṣabâḥ]. Yumuşak harflerin yanında ise açılır ve Türkçenin «e»sine doğru kayar: كَتَبَ çoğu Arapın ağzında «katab» ile «keteb» arasında bir yerde duyulur.
Bu kayma, Türk geleneğinin üstünü neden «e» diye okuduğunu da açıklar: Osmanlı okuyuşu «ketebe» der, çünkü ince harflerin yanındaki açık a, Türk kulağına e gibi gelir. Bu programın okunuşları ise her zaman a yazar. Sebebi basit: Arap kulağı için bu tek bir ünlüdür ve kelimeyi «e» ile ezberlemek, kalın harflerin yanında yanlış söyleyişe götürür. Okunuştaki a'yı yanındaki harfin rengine göre biraz açıp biraz koyulaştırmak, Arapçayı duyarak kendiliğinden öğreneceğin bir ayardır.
Esre ve ötre de benzer biçimde esner: esre kalın harflerin yanında Türkçenin ı'sına, ötre o'ya yaklaşabilir. Okunuşta yine i ve u yazılır.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçenin sekiz ünlüsü vardır: a, e, ı, i, o, ö, u, ü. Arapçanın ise üç. Bu fark, Türkçeye geçen Arapça kelimelerde açıkça görülür: Türkçe üç Arapça ünlüyü kendi sekiz ünlüsüne dağıttı ve kelimeye ünlü uyumuyla yeni bir renk verdi. ʿilm «ilim», ʿumr «ömür», ḥukm «hüküm», ṣabr «sabır», ḳalb «kalp». Aynı ötre ʿumr'da ö, ḥukm'da ü oldu; aynı esre ṣiḥḥa'da ı, ʿilm'de i oldu.
Bu dağılım Türk öğrencinin Arapçada yaptığı tipik bir hataya yol açar: Türkçedeki biçimi Arapçaya geri taşımak. «Hüküm» diyen bir Türk, حُكْم kelimesini «hükm» diye söyler; Arapçada ü yoktur ve doğrusu [ḥukm]'dur. «Ömür» diyen biri عُمْر'ü «ömr» diye söyler; doğrusu [ʿumr]. Kural basit: Arapçada ö, ü ve ı yoktur. Türkçedeki ö ve ü'ler Arapçada u, ı'lar ise çoğu zaman i ya da kalın harfin yanındaki a'dır.
Yazı konusunda ise Türkçe ile Arapça ters iki dünyadır. Türkçe her ünlüyü harf olarak yazar ve okur bir kelimenin ünlüsünü hiç tahmin etmez. Arapça kısa ünlüleri işaretlere bırakır ve gündelik yazıda bu işaretleri hiç kullanmaz. Harekeli metin, okumayı öğrenen için kurulmuş bir iskeledir: çocuk kitapları, ders kitapları, Kur'an ve şiir harekelidir. Bu programda A2'nin sonuna kadar her örnek harekeli kalacak; harekesiz okumaya H.21'de ilk adımı atacaksın.
Örnekler
Okunuşu kapat, kelimeyi hece hece kendin oku, sonra okunuşla karşılaştır.
İlk beş örnek bu dersin özünü taşıyor. كَتَبَ ile كُتِبَ'de aynı harfler var, değişen yalnız ilk iki hareke: üstün-üstün «yaptı», ötre-esre «yapıldı». Bu küçük değişim Arapçada çok düzenli bir kalıptır; عَلِمَ ile عُلِمَ de aynı kalıbı izliyor. Edilgen fiili B1'de ayrıntısıyla göreceksin; şimdilik harekenin bir kelimenin anlamını nasıl tersine çevirebildiğini görmen yeter.
Örnek diyalog
Elif bir akşam Rîm'in evine davetli. Rîm'in yedi yaşındaki kızı Laylâ okuma ödevini yapıyor ve Elif'e göstermek istiyor.
Laylâ, «ba, bi, bu» diye hece çalışıyor: Arap çocuklarının okumayı öğrenirken harfleri üç harekeyle tek tek seslendirmesinin yaygın bir yolu. «Kutub» kelimesini «kitap, kitap, kitap» diye açıklaması da çocukça ama doğru: kelime «kitaplar» demek. Elif'in Laylâ'dan geri kalmadığını, son replikteki küçük şakadan anlayabilirsin. Laylâ'nın adı da H.14'ten tanıdık bir harfle bitiyor: noktasız ى, uzun â.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışHarekeyi harften önce okumak.
— Türkçede ünlü kendi harfidir ve yerini değiştirmez; yeni okuyucu بَ'yi «ab» diye okumaya meyleder. Doğrusu: hareke, taşıdığı harften sonra gelir; بَ = ba, بِ = bi, بُ = bu.
Yaygın yanlışTürkçedeki ö, ü, ı'yı Arapçaya taşımak.
— حُكْم «hükm», عُمْر «ömr» diye okunur. Arapçada bu ünlüler yoktur. Doğrusu: ötre her zaman u, esre her zaman i'dir: [ḥukm], [ʿumr].
Yaygın yanlışÜstünü her yerde e okumak.
— Osmanlı okuyuşu alışkanlığıyla öğrenci قَلَم'ı «kelem», صَبَاح'ı «sebâh» diye okur. Kalın harflerin yanında bu, Arap kulağına yanlış gelir. Doğrusu: okunuşu a ile kur; yumuşak harflerin yanında a'yı biraz aç, kalın harflerin yanında koyulaştır.
Mini alıştırma
Cevaplar
- ta, ti, tu, sa, si, su, ḳa, ḳi, ḳu. ق kalın bir harf olduğu için onun yanındaki a, i, u daha koyu çıkar.
- [kataba] «yazdı», [kutiba] «yazıldı», [kutub] «kitaplar». Harfler aynıdır; kelimeleri harekeler ayırır.
- [ḥukm] ve [ʿumr]. Arapçada ö, ü ve ı yoktur; Türkçenin ö ve ü'leri Arapçada u'dur.
- ḥa-san ve ra-cul. Son harfteki tenvin durakta okunmaz; onu H.18'de göreceksin.
Özet kartı
- Arapçanın üç kısa ünlüsü vardır: üstün (fatḥa) a, esre (kasra) i, ötre (ḍamma) u.
- Üstün harfin üstünde, esre altında eğik bir çizgidir; ötre üstte küçük bir و'ye benzer.
- Hareke, taşıdığı harften sonra okunur: بَ ba, بِ bi, بُ bu.
- Harfler aynı kalsa da harekeler kelimeyi değiştirir: كَتَبَ yazdı, كُتِبَ yazıldı, كُتُبٌ kitaplar.
- Üstün kalın harflerin yanında koyu, yumuşak harflerin yanında açık söylenir; okunuşta hep a yazılır.
- Arapçada ö, ü, ı yoktur: «hüküm» [ḥukm], «ömür» [ʿumr].
Sonraki derse köprü
Bu derste harekeleri kısa ünlüler olarak gördük ve uzunlukları hep bir sonraki derse bıraktık. Sonraki derste uzatma harflerini tanıyacaksın: üstünün ardından gelen alif, ötrenin ardından gelen و ve esrenin ardından gelen ي kısa ünlüyü uzatır ve kelimeyi değiştirir. كَتَبَ [kataba] ile كَاتَبَ [kâtaba] arasındaki tek fark, birinci hecedeki bir alif'tir.