Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- ة yalnız kelime sonunda bulunur; ه'nin son biçimine iki nokta eklenmiş gibidir.
- ة durakta a [madrasa], ek ya da tamlamada at okunur; ek gelince yazıda ت'ye döner [sâʿatî].
- ى kelime sonunda noktasız bir yâdır ve uzun â okunur: مُوسَى ، عَلَى ، إِلَى.
- Sondaki noktalı ي î, noktasız ى â okunur; Mısır'da gündelik yazıda bu noktalar çoğu zaman düşer.
- Türkçe ة'yı -e/-a (medrese) ya da -et/-at (hareket) olarak, ى'yı ise -a olarak (Musa, fetva) aldı.
- Kelime sonunda dört benzer biçim var: ه h, ة a/at, ي î, ى â.
Kanca
«Musa», «İsa», «fetva», «dava», «takva»: bu kelimelerin hepsi Türkçede a ile biter ve hepsi Arapçadan gelir. Arapçada ise sondaki a sesi alif ile değil, noktasız bir yâ ile yazılır: مُوسَى ، عِيسَى ، فَتْوَى ، دَعْوَى ، تَقْوَى. Göze ي gibi görünen ama a okunan bu harfin adı elif maksûradır, «kısaltılmış alif».
Kelime sonlarının bir başka sürprizi de ة'dır: ه'nin iki noktayla taçlanmış hâline benzer, ama ne h ne t gibi davranır; kimi zaman a, kimi zaman at okunur. H.2'de Türkçenin «medrese» ile «hareket» kelimelerinde aynı Arapça sonu iki ayrı biçimde aldığını görmüştün. Bu derste o ikiliğin yazıdaki kaynağına bakacağız ve böylece alfabenin bütün harflerini tamamlamış olacağız.
Anlatım
ة: bağlı tâ
ة [tâ merbûta] yalnız kelime sonunda bulunur. Biçimi H.12'deki ه'nin son biçimidir, üstüne ت'deki gibi iki nokta eklenmiştir. Tek başına ة, sağdan bağlanınca ـة yazılır. Adı «bağlı tâ» demektir: ت'nin ه biçimine bağlanmış, kapalı bir hâli.
Okunuşu kelimenin cümledeki yerine göre değişir. Kelimenin sonunda durursan yalnız a sesi duyulur ve t okunmaz: مَدْرَسَةٌ tek başına [madrasa]. Kelime bir başka kelimeye bağlanırsa ya da sonuna bir ek gelirse t ortaya çıkar. سَاعَةٌ [sâʿa] «saat», ama سَاعَتِي [sâʿatî] «saatim». Ek gelince ة yazıda da düz bir ت'ye döner. İki isim art arda gelip bir tamlama kurduğunda da t duyulur: سَاعَةُ الْيَدِ [sâʿatu l-yad] «kol saati».
Arapçadaki dişil isimlerin çoğu bu harfle biter: مَدْرَسَةٌ «okul», سَيَّارَةٌ «araba», طَالِبَةٌ [ṭâliba] «kız öğrenci». İsimlerde cinsiyeti A1'de ayrıntısıyla göreceksin; şimdilik kelime sonunda ة gördüğünde ismin büyük ihtimalle dişil olduğunu bilmek yeter.
ى: kısaltılmış alif
ى [alif maksûra] da yalnız kelime sonunda bulunur. Biçimi ي'nin son biçimidir, ama altında nokta yoktur. Sesi ise y ya da î değil, uzun â'dır: مُوسَى [mûsâ], عَلَى [ʿalâ] «üzerinde», إِلَى [ilâ] «-e, -a doğru».
Bu harfi tanımanın yolu noktalara bakmaktır. Kelime sonunda altında iki nokta olan ي görüyorsan î ya da y okursun: عَلِيٌّ [ʿaliyy] «Ali». Noktasız ى görüyorsan â okursun: عَلَى [ʿalâ] «üzerinde». İki kelimeyi ayıran, sondaki iki noktadır.
Bir uyarı: Mısır'da gündelik yazıda, tabelalarda ve gazetelerde kelime sonundaki ي'nin noktaları çoğu zaman yazılmaz; «Ali» adı da على diye yazılabilir. Bu bir yazım geleneğidir ve Mısır'da okurken bağlamdan ayırmak gerekir. Bu programın metinlerinde sondaki ي her zaman noktalı yazılır.
Kelime sonlarının tablosu
Kelime sonunda göze benzer görünen dört biçim var ve hepsi farklı okunur.
| Biçim | Adı | Okunuş | Örnek |
|---|---|---|---|
| ـه | hâ | h | وَجْهٌ [wach] «yüz» |
| ـة | tâ merbûta | a / at | مَدْرَسَةٌ [madrasa] |
| ـي | yâ | î / y | كُرْسِيٌّ [kursî] «sandalye» |
| ـى | elif maksûra | â | مُسْتَشْفًى [mustaşfâ] «hastane» |
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçe ة'yı iki yoldan aldı ve bu iki yol Arapçadaki iki okunuşa karşılık gelir. Durak okunuşu, yani a, Türkçede -e ya da -a oldu: madrasa «medrese», kalima «kelime», ḳâʿida «kaide». Bağlam okunuşu, yani at, Türkçede -et ya da -at oldu: ḥaraka «hareket», ṣiḥḥa «sıhhat», ʿibâda «ibadet». Osmanlı yazısı bu kelimelerin bazısını ة ile, bazısını düz ت ile yazıyordu ve okunuş bu yazımı izliyordu. Türkçenin hangi kelimede hangi okunuşu seçtiği bir kurala bağlı değildir; kelimeyi tek tek öğrenmek gerekir.
ى ise Türkçede çok düzenli bir iz bıraktı: neredeyse her zaman -a olarak yaşıyor. Mûsâ «Musa», ʿÎsâ «İsa», Yaḥyâ «Yahya», fatwâ «fetva», daʿwâ «dava», taḳwâ «takva». Türkçedeki bir Arapça kelime a ile bitiyor ve sonunda bir ünsüz yoksa, Arapça aslında büyük ihtimalle ى ya da alif vardır. Tersinden bakarsak: Türkçede -e ile biten bir Arapça kelime (medrese, kelime, kaide) çoğu zaman ة ile biter.
Türk öğrencinin bu iki harfte yaşayacağı asıl zorluk, onları yazıda tanımaktır. ة'yı ه sanmak ve sonuna h eklemek, ى'yı ي sanmak ve î okumak sık görülen hatalardır. Bunların ikisinde de çözüm aynı: noktalara bak. İki nokta üstteyse ة, iki nokta alttaysa ي, nokta yoksa ه ya da ى.
Örnekler
Okunuşta durak biçimi verildi; ة'nın t'si yalnız ek ya da tamlama geldiğinde duyulur.
«ʿAlâ» ve «ilâ» gibi edatların uzun â'sı, ardından harf-i tarif gelince kısalır: [ʿala ṭ-ṭâwila], [ila l-madrasa]. Bu kısalmanın sebebini Hazırlık'ın sonunda, kelimeleri birbirine bağlarken göreceksin.
Örnek diyalog
Selim, Kahire'deki dil kursunda kütüphaneyi arıyor. Danışmada yine Nûr var.
Diyalogda ة yedi kez, ى dört kez geçiyor. Nûr'un son cümlesindeki الْمَكْتَبَةُ kelimesi cümlenin ortasında olduğu için [al-maktabatu] okunuyor; cümle sonundaki الْخَامِسَةَ ise durakta [al-ḫâmisa]. Selim'in «bir saatim var» cümlesindeki küçük şaka da bu dersin konusunu taşıyor: سَاعَة hem duvardaki saat, hem de bir saatlik zaman. «Maktaba» kelimesi ise H.2'deki k-t-b ailesinin bir üyesi daha: kitapların durduğu yer.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışة'yı h ya da t diye her zaman aynı okumak.
— Öğrenci مَدْرَسَة kelimesini «madrasat» ya da «madrasah» diye okur. Doğrusu: kelime sonunda durduğunda yalnız a duyulur [madrasa]; t, ancak ek ya da tamlama geldiğinde ortaya çıkar [madrasatî].
Yaygın yanlışى'yı î diye okumak.
— Noktasız ى, ي'ye benzediği için öğrenci عَلَى kelimesini «ʿalî» diye okur ve kelimeyi «Ali» adına çevirir. Doğrusu: kelime sonundaki noktasız ى uzun â okunur; noktalı ي ise î.
Yaygın yanlışTürkçedeki a sonuna bakarak alif yazmak.
— Türk öğrenci «Musa» adını موسا diye yazar. Bu biçim Arapçada kullanılmaz. Doğrusu: Musa, İsa, Yahya, fetva, dava gibi kelimelerin sonundaki a, ى ile yazılır.
Mini alıştırma
Cevaplar
- Tek başına [sâʿa], «saatim» [sâʿatî]. Ek gelince ة düz bir ت'ye döner: سَاعَتِي.
- عَلَى'nın sonundaki ى noktasızdır ve â okunur [ʿalâ] «üzerinde»; عَلِيٌّ'nin sonundaki ي noktalıdır ve î okunur [ʿaliyy] «Ali».
- «Fetva» ى ile biter (فَتْوَى), «medrese» ة ile (مَدْرَسَة).
- Üstte iki nokta: ة (tâ merbûta). Altta iki nokta: ي (yâ). Nokta yoksa ه (hâ) ya da ى (elif maksûra); ikisini gövdeleri ayırır.
Özet kartı
- ة yalnız kelime sonunda bulunur; ه'nin son biçimine iki nokta eklenmiş gibidir.
- ة durakta a [madrasa], ek ya da tamlamada at okunur; ek gelince yazıda ت'ye döner [sâʿatî].
- ى kelime sonunda noktasız bir yâdır ve uzun â okunur: مُوسَى ، عَلَى ، إِلَى.
- Sondaki noktalı ي î, noktasız ى â okunur; Mısır'da gündelik yazıda bu noktalar çoğu zaman düşer.
- Türkçe ة'yı -e/-a (medrese) ya da -et/-at (hareket) olarak, ى'yı ise -a olarak (Musa, fetva) aldı.
- Kelime sonunda dört benzer biçim var: ه h, ة a/at, ي î, ى â.
Sonraki derse köprü
Alfabenin bütün harflerini gördün. Ama bugüne kadar okuduğun her kelimede harflerin üstünde ve altında küçük işaretler vardı ve onları hep okunuşa bakarak geçtik. Sonraki derste Hazırlık'ın üçüncü modülüne geçiyoruz ve o işaretlerin ilk üçünü tek tek tanıyacaksın: üstün, esre ve ötre. Arapçanın üç kısa ünlüsü olan a, i ve u'nun yazıdaki yeri bu üç küçük çizgidir.