İçeriğe geç

K3Ders 01-45

Lateral Fleksiyon ve Rotasyonun Birleşik Hareketleri

01.5 — Temel Hareketler · K3 Tıp: Tıp fakültesi düzeyinde terminoloji, komşuluk, damar, sinir, lenf, histoloji ve embriyoloji.

1.299 kelime · yaklaşık 9 dakika · 1 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Lateral fleksiyon gövdenin ya da başın yana eğilmesidir; "abdüksiyon" denmez çünkü gövde kendi orta hattından uzaklaşamaz.
  • Referans olan yapı, o referansa göre tanımlanan hareketi yapamaz — orta parmakla aynı örüntü.
  • Omurgada lateral fleksiyon ile rotasyon EŞLEŞMİŞTİR: biri olduğunda diğeri de olur.
  • Sebep kas seçimi değil, omurlar arası eklem yüzeylerinin EĞİK olmasıdır — kayma düz olamaz, döndürür.
  • Genel ilke: bir eklemde hangi hareketlerin birlikte gerçekleşeceğini yüzey geometrisi belirler.
  • Eşleşmenin yönü bölgeye göre değişir ve kaynaklar arasında tam uyuşma yoktur; varlığı kesin, yön ayrıntıları bölgesel kurslarda belirsizlikleriyle verilir.
  • İkinci kaynak kaslardır: omurga kasları eğik yapışır, tek taraflı kasılma hem eğer hem döndürür.
  • Çift taraflı kasılmada yana çekme etkileri iptal olur ve saf öne–arkaya hareket kalır.
  • Muayenede: saf hareket ölçülemez, kısıtlılık beklenmedik yönde görünebilir, iki yön ayrı değerlendirilir.
  • Bulgunun göründüğü yön, sorunun bulunduğu yön olmayabilir.
  • Gerçek hareketler nadiren tek düzlemdedir; düzlem–eksen çerçevesi hareketi okumak için vardır, hareketi sınırlamak için değil.

Bir sonraki derste eşleşmenin başka bir örneğine geçiyoruz — bu kez omurgada değil, omuzda: skapular yukarı ve aşağı rotasyon.

Açılış

Bu bölümde on bir ders boyunca hareketleri tek tek tanımladık. Şimdi K3 katmanına geçiyoruz ve soru değişiyor.

Artık "bu hareket nedir" değil, "bu hareketler neden birbirini zorunlu kılar" diye soruyoruz.

Çünkü omurgada bir gerçek var ve bu, klinik değerlendirmenin temelini oluşturuyor:

Omurgada yana eğilme ile dönme birbirinden ayrılamaz. Birini yaptığında diğeri de olur — istemesen de. Bu bir kusur değil, eklem yüzeylerinin geometrisinden çıkan bir zorunluluk.

Bu derste ne olacak

Önce lateral fleksiyonu tanımlayıp neden ayrı bir ad taşıdığını göreceğiz. Sonra eşleşme olgusunu kuracağız: yana eğilme neden dönmeyi getirir. Ardından bu eşleşmenin bölgeye göre nasıl değiştiğini ele alacağız — çünkü boyun ile bel aynı biçimde davranmaz. Sonra tek taraflı kas kasılmasının neden iki hareket birden ürettiğini göreceğiz. Son olarak bunun muayenede ve günlük hareketlerde ne anlama geldiğini konuşacağız.

Sıfır noktası

Üçlü:

  • Düzlem: frontal.
  • Eksen: sagittal.
  • Eklem: omurlar arası eklemler — çok sayıda, her biri az miktarda.

Neden "abdüksiyon" denmiyor? Çünkü abdüksiyon orta hattan uzaklaşmadır ve gövdenin kendisi orta hattı taşır. Gövde kendinden uzaklaşamaz.

Bu, Ders 01-17 ve 01-36'da kurduğumuz örüntünün bir örneği daha: referans olan yapı, o referansa göre tanımlanan hareketi yapamaz. Orta parmağın abdüksiyonunun tuhaf olması da aynı sebeptendi.

Gövde ve baş için bu yüzden ayrı bir terim kullanılır: lateral fleksiyon. "Fleksiyon" kelimesi burada "eğilme" anlamındadır ve "lateral" hangi yöne olduğunu söyler — Ders 01-41'deki dorsifleksiyon çözümüyle aynı mantık: belirsizliği kapatmak için yön adı eklenmiş.

Bu terim dersin merkezi.

Mekanizma

Eşleşme neden var

Şimdi dersin ana sorusuna geliyoruz ve cevabı ezberlenecek bir kural değil, geometriden çıkan bir sonuç.

Omurlar birbirinin üzerine üç noktadan oturur: önde gövdeleri arasındaki disk, arkada iki küçük eklem yüzeyi. Bu iki arka yüzey eğik durur — ne tam yatay ne tam dikey.

Sonuç şu: omur yana eğilmeye başladığında, arka yüzeyler birbirinin üzerinden kayar. Ama yüzeyler eğik olduğu için bu kayma düz olamaz — omuru aynı zamanda döndürür.

Yani dönme, yana eğilmenin bir yan etkisi değil; aynı kaymanın ikinci bileşeni. Tek bir hareket, iki bileşen.

Bunu bir benzetmeyle netleştirebiliriz: eğik bir rampada yana doğru itilen bir kutu, yalnız yana gitmez; rampanın eğimi yüzünden aynı zamanda döner. Yüzeyin eğikliği, hareketin yönünü belirler.

Buradan çıkan genel ilke: bir eklemde hangi hareketlerin birlikte gerçekleşeceğini, eklem yüzeylerinin biçimi belirler. Hareketleri kas listesinden değil, yüzey geometrisinden çıkarabilirsin.

Bu, Ders 01-31'de kurduğumuz "eklemin biçimi hareketini belirler" kuralının en incelikli hâli. Orada kaç eksen olduğunu geometriden çıkarmıştık; burada eksenlerin nasıl birleştiğini çıkarıyoruz.

Bölgeye göre değişir

Şimdi kritik bir noktaya geliyoruz ve burada dikkatli olmak gerekiyor.

Eşleşmenin yönü — yani yana eğilirken dönmenin hangi tarafa olacağı — omurganın bölgesine göre değişir. Boyun, sırt ve bel bölgelerinde eklem yüzeylerinin açısı farklıdır; bu yüzden eşleşme örüntüsü de farklıdır.

Ama burada bir bilgi sınırı var ve açıkça söylenmesi gerekiyor: bu eşleşme örüntüleri, kaynaklar arasında tam olarak uyuşmaz. Ölçüm yöntemine, kişinin duruşuna ve hareketin nereden başladığına göre farklı sonuçlar bildirilmiştir.

Bu akademide izlenen yol şu: eşleşmenin varlığı kesindir ve öğretilir; yön ayrıntıları bölgesel kurslarda, belirsizlikleriyle birlikte ele alınır.

Sebep ilkesel — Ders 00-22'deki kanıt düzeyi dili: kaynağı tartışmalı bir ayrıntıyı kesinmiş gibi öğretmek, öğreneni yanlış bir güvenle donatır. Kesin olanı kesin, tartışmalı olanı tartışmalı olarak vermek gerekir.

Kesin olan üç şey var ve bunlar bu ders için yeterli:

1. Eşleşme vardır. Omurgada saf lateral fleksiyon ya da saf rotasyon neredeyse yoktur.

2. Eşleşmenin sebebi eklem yüzeylerinin eğikliğidir. Kas seçiminden ya da alışkanlıktan değil, yapıdan gelir.

3. Örüntü bölgeye göre değişir. Boyun ile bel aynı biçimde davranmaz, çünkü yüzey açıları farklıdır.

Yaygın yanlışOmurga hareketlerini birbirinden bağımsız düşünmek.
Doğrusu

"Yana eğil" talimatı verildiğinde saf bir yana eğilme beklemek yanıltıcıdır; gerçekleşen her zaman bileşik bir harekettir. Bu, muayenede ölçülen değerin ne olduğunu doğrudan etkiler.

Tek taraflı kasılma

Eşleşmenin ikinci bir kaynağı daha var ve bu, kas tarafından geliyor.

Omurgayı hareket ettiren kasların çoğu çift hâlinde yerleşiktir — omurganın iki yanında birer tane. Ve bu kasların büyük kısmı omurgaya eğik açıyla yapışır.

Buradan iki kurallı bir örüntü çıkıyor:

İki taraf birlikte kasılırsa: yana çekme etkileri birbirini iptal eder ve geriye saf öne–arkaya hareket kalır. Yani çift taraflı kasılma, öne eğilme ya da doğrulma üretir.

Tek taraf kasılırsa: iptal olmaz. Kas hem yana eğer hem — eğik yapıştığı için — döndürür.

Bu, Ders 01-32'deki kas–eksen kısayolunun genişlemiş hâli. Orada kural şuydu: kasın eksenin hangi tarafından geçtiği hareketin yönünü belirler. Burada eklenen şey: bir kas birden fazla eksene göre konumlanmışsa, birden fazla hareketi aynı anda üretir.

Ve bu, omurga kaslarının neden bu kadar çok sayıda ve karmaşık yerleşimli olduğunu açıklıyor. Omurga tek bir eklem değil, onlarca eklemin dizisidir; her seviyede farklı bileşimler gerekir.

Muayenede ne anlama geliyor

Şimdi bunun pratik karşılığına geliyoruz — ve K3 dersinin asıl kazandırdığı şey bu.

1. Saf hareket ölçülemez. Bir kişiden yana eğilmesi istendiğinde ölçülen açı, saf lateral fleksiyonun değil, bileşik hareketin sonucudur. Bunu bilmek, ölçümü doğru yorumlamayı sağlar.

2. Kısıtlılık beklenmedik yönde görünebilir. Bir kişi yana eğilmekte zorlanıyorsa, sınırlayan yapı yana eğilmeyi değil dönmeyi engelliyor olabilir. Çünkü ikisi birlikte gerçekleşir; biri engellenirse diğeri de durur.

Bu ikinci madde, muayenede sık karşılaşılan bir kafa karışıklığını çözer: bulgunun göründüğü yön, sorunun bulunduğu yön olmayabilir.

3. Karşılaştırma tek yönde yapılmaz. Sağa ve sola eğilme ayrı ayrı değerlendirilir, çünkü eşleşme her iki yönde simetrik olmayabilir.

4. Bileşik hareketler daha bilgilendiricidir. Kişiden aynı anda hem eğilip hem dönmesi istendiğinde, tek yönlü hareketten daha fazla bilgi çıkar — çünkü gerçek hareket zaten bileşiktir.

Ve bir kez daha Ders 00-16'daki sınır: bunlar lokalizasyon gözlemleridir, tanı değil. Hangi hareketin kısıtlandığını söyler; kısıtlılığın sebebini söylemez.

Günlük hayatta

Bu eşleşme, farkında olunmadan sürekli kullanılır.

Yerden bir şey almak için yana uzandığında gövden hem eğilir hem döner. Arkana bakmak için döndüğünde başın hem döner hem hafifçe eğilir. Yürürken gövde her adımda az miktarda hem eğilir hem döner.

Yani eşleşme, bedenin normal çalışma biçimi. Saf tek düzlemli hareket ise laboratuvar durumudur — gerçek hayatta neredeyse hiç gerçekleşmez.

Bu, Ders 01-32 ve 01-38'de kurduğumuz cümlenin en güçlü hâli: gerçek hareketler nadiren tek düzlemde kalır. Düzlemler ve eksenler, hareketi anlamak için kullandığımız bir çerçevedir; hareketin kendisi o çerçeveye tam oturmaz.

Ve bu, çerçevenin işe yaramaz olduğu anlamına gelmez. Tam tersine: bileşik hareketi bileşenlerine ayırabilmek, ancak bileşenleri tanıyorsan mümkündür. Çerçeve, karmaşık olanı okumak için var.

Kendin dene

Toparlayalım

  • Lateral fleksiyon gövdenin ya da başın yana eğilmesidir; "abdüksiyon" denmez çünkü gövde kendi orta hattından uzaklaşamaz.
  • Referans olan yapı, o referansa göre tanımlanan hareketi yapamaz — orta parmakla aynı örüntü.
  • Omurgada lateral fleksiyon ile rotasyon EŞLEŞMİŞTİR: biri olduğunda diğeri de olur.
  • Sebep kas seçimi değil, omurlar arası eklem yüzeylerinin EĞİK olmasıdır — kayma düz olamaz, döndürür.
  • Genel ilke: bir eklemde hangi hareketlerin birlikte gerçekleşeceğini yüzey geometrisi belirler.
  • Eşleşmenin yönü bölgeye göre değişir ve kaynaklar arasında tam uyuşma yoktur; varlığı kesin, yön ayrıntıları bölgesel kurslarda belirsizlikleriyle verilir.
  • İkinci kaynak kaslardır: omurga kasları eğik yapışır, tek taraflı kasılma hem eğer hem döndürür.
  • Çift taraflı kasılmada yana çekme etkileri iptal olur ve saf öne–arkaya hareket kalır.
  • Muayenede: saf hareket ölçülemez, kısıtlılık beklenmedik yönde görünebilir, iki yön ayrı değerlendirilir.
  • Bulgunun göründüğü yön, sorunun bulunduğu yön olmayabilir.
  • Gerçek hareketler nadiren tek düzlemdedir; düzlem–eksen çerçevesi hareketi okumak için vardır, hareketi sınırlamak için değil.

Bir sonraki derste eşleşmenin başka bir örneğine geçiyoruz — bu kez omurgada değil, omuzda: skapular yukarı ve aşağı rotasyon.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.