İçeriğe geç

K2Ders 06-24

Frontal Kemik

06.4 — Kafatasına Genel Bakış · K2 Temel: Üniversiteye hazırlık ve sağlık bilimleri düzeyinde yapısal anatomi.

1.396 kelime · yaklaşık 9 dakika · 2 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Frontal kemik hem beyni saran kutunun ön duvarı (squama frontalis) hem göz çukurlarının tavanıdır (pars orbitalis).
  • Kafatasının iki bölgesi önde yan yana değil, üst üste durur; aralarında tek bir ince kemik levha kalır.
  • Kafatasının iki bölgeye ayrılması kemikleri değil içerikleri böler; bir kemik ikisine birden hizmet edebilir.
  • Kemik dikey alından yatay tavana bükülür; bükülme yerindeki kalın margo supraorbitalis darbelere karşı direnir.
  • Sinus frontalis bükülme yerindedir, burun boşluğuna açılır, boyutu kişiden kişiye değişir ve işlevi kesin değildir.
  • Frontal sinüsün tabanı göz çukurunun tavanı, arka duvarı beyni saran zarlara bakan levhadır; iltihap ender olarak bu iki yöne yayılabilir.
  • Okuma yordamı bu kemikte eklemden cevap almaz; linea temporalis ve nervus supraorbitalis'in geçidi cevap verir.
  • Aynı geçit kimi insanda incisura supraorbitalis, kimi insanda bir deliktir; ikisi de olağandır.

Bu derste alnı kuran tek bir kemiği okuduk. Bir sonraki derste başın tepesindeki geniş levhalara geçiyoruz ve onların tek değil çift olduğunu göreceğiz. Bu fark bir yazım ayrıntısı değildir: alın kemiği de doğumda ortasından bir çizgiyle ikiye ayrılmış hâlde başlar ve çoğu insanda sonradan kaynar. Tek olmak bir başlangıç değil bir sonuç olduğuna göre, bazı kemik çiftlerinin neden kaynaştığını, bazılarının neden ömür boyu ayrı kaldığını soracağız. Parietal Kemikler.

Açılış

Otuz sekiz yaşındaki bir kadın, on gündür süren bir nezlenin ardından alnında, kaşlarının hemen üstünde zonklayan bir ağrı hissetmeye başlar. Ağrı öne eğildiğinde belirgin biçimde artar. Hekim kaşın iç ucunun hemen altında, göz çukurunun tavanına parmağıyla yukarı doğru bastırdığında kadın irkilir; aynı noktaya alnın ön yüzünden vurduğunda da ağrı keskinleşir. Hekim alın kemiğinin içindeki hava boşluğunun iltihaplandığını, yani alın sinüziti olduğunu söyler. Sonra kadına bir şey daha anlatır: bu boşluğun bir duvarı göz çukurunun tavanı, öbür duvarı beyni saran zarlara bakar ve iki duvar da incedir; bu yüzden göz kapağı şişerse, görmesi bulanıklaşırsa ya da çok şiddetli bir baş ağrısı ve ateş başlarsa hemen geri gelmesi gerekir. Kadının aklına bir soru takılır: alnındaki bir kemik boşluğu nasıl hem gözüne hem beynine komşu olabilir?

Alın kemiği kafatasının hangi bölgesine aittir: beyni saran bölüme mi, yüzü kuran bölüme mi? Bu kemik neden alında dik, göz çukurunun üstünde yatay durur? Ve içindeki hava boşluğu hakkında neler kesin olarak bilinir?

Bu derste ne olacak

Önce kafatasının iki bölgesinin önde yan yana değil üst üste durduğunu ve alın kemiğinin aralarında tek bir levha olduğunu göreceğiz. Sonra levhanın neden büküldüğünü ve içindeki boşluğu ele alacağız. Ardından açılıştaki kadına döneceğiz. Sonra okuma yordamını bu kemikte çalıştıracak ve aynı geçidin iki kişide iki ayrı biçim alabildiğini göreceğiz.

Sıfır noktası

Mekanizma

İki içerik üst üste durur

Ders 06-23'te kafatasını iki bölgeye ayırmıştık: beyni saran bölüm ve yüzü kuran bölüm. Bu ayrımı düşünürken kolayca yapılan bir hata, iki bölgenin bir sınırla ayrılmış iki komşu ülke gibi yan yana durduğunu sanmaktır. Kafatasının ön tarafında böyle değildir. Gözler öne bakan iki çukurda durur; beynin ön bölümü ise bu çukurların tavanının hemen üstündedir. İki içerik aynı dikey hat üzerinde, üst üste durur.

Üst üste duran iki içeriğin arasında bir ayırıcı bulunmalıdır ve bu ayırıcı ne kadar kalın olursa ikisinden de o kadar yer çalar. Frontal kemiğin göz çukuru bölümü tam olarak bu ayırıcıdır: ince bir kemik levha. Üst yüzü beynin oturduğu tabanın bir parçası, alt yüzü gözün tavanıdır. Tek bir kemik parçası, iki bölgeye birden aittir, çünkü iki bölgenin arasındaki sınırın kendisidir. Kafatasının iki bölgeye ayrılması kemikleri değil içerikleri böler; bir kemik iki içeriğe birden komşu olabilir.

Bükülen levha ve içindeki boşluk

Kemiğin bütününe bakıldığında alın bölümü dikey, göz çukuru bölümü yatay durur. Frontal kemik, dik bir levhanın öne doğru kıvrılıp yatay bir levhaya dönüşmesidir. Bükülme yeri kaşların hizasına denk gelir; göz çukuru üst kenarı burada kalın ve sağlamdır. Bükülmüş bir levha, aynı kalınlıktaki düz bir levhadan eğilmeye çok daha fazla direnir; alına ve kaşa gelen darbeler bu kalın kemer tarafından karşılanır.

Bu bükülme yerinin içinde, iki kemik tabakası arasında, frontal sinüs bulunur. Ders 06-04'te gördüğümüz pnömatik boşluklardan biridir: içi havayla doludur, iç yüzü burun boşluğunun mukozasının devamıyla kaplıdır ve dar bir yolla burun boşluğuna açılır. Frontal sinüs doğumda yok denecek kadar küçüktür, çocuklukta gelişir ve boyutu kişiden kişiye çok değişir; bazı insanlarda bir yanda ya da iki yanda hiç gelişmez. Sağ ve sol boşluklar arasındaki ince bölme de çoğu zaman ortada değil, bir yana kaymış durur.

Bu boşluğun varlığı ve yeri bir gözlemdir. İşlevi ise o kadar kesin değildir: kemiği hafifletmesi en sık söylenen açıklamadır, ama tek açıklama değildir ve hiçbiri tam olarak kanıtlanmış değildir.

Klinik bağ: iki komşulu boşluk

Açılıştaki kadına dönelim. Frontal sinüs burun boşluğunun mukozasıyla döşeli olduğu için, bir nezlede şişen mukoza sinüsün dar ağzını tıkayabilir. Boşlukta salgı birikir, iltihap gelişir ve basınç artar. Öne eğilmek boşluktaki salgıyı ağza doğru yer değiştirdiği ve basıncı artırdığı için ağrıyı şiddetlendirir. Hekimin bastırdığı yerler, boşluğun en ince duvarlarıdır: göz çukurunun tavanının iç ucu boşluğun tabanıdır, alnın ön yüzü ise boşluğun ön duvarıdır.

Bu dersin ana fikri burada klinik bir anlam kazanır. Frontal sinüsün tabanı göz çukurunun tavanı, arka duvarı ise beyni saran zarlara bakan kemik levhadır. İki duvar da incedir. İltihap ender durumlarda bu duvarlardan birini aşabilir: aşağı doğru göz çukuruna geçerse göz kapağı şişer, göz kırmızılaşır ve öne doğru itilir; geriye doğru kafatası boşluğuna geçerse beyin zarlarının iltihabına ya da zarların arasında bir apseye yol açabilir. Hekimin kadına hangi belirtilerde hemen geri gelmesi gerektiğini söylemesi, bu iki komşuluk yüzündendir. Çoğu alın sinüziti ise burun yolunu açan tedavilerle ve gerekirse ilaçlarla, komşulara yayılmadan geçer.

Yordam bu kemikte ne verir

Önceki bölümün sonunda kurduğumuz okuma yordamını bu kemikte çalıştıralım. Frontal kemiğin hareketli bir eklem yüzü yoktur; komşularıyla süturlarla kenetlenir. Bu yüzden eklem yüzünden hareket okumak bu kemikte cevap vermez; kemiği yerine oturtan şey eklem yüzleri değil, hangi kemiğe hangi kenar boyunca komşu olduğudur.

Pürüzlü izler azdır ama vardır. Kemiğin yan yüzünde, göz çukurunun dış köşesinden yukarı ve geriye doğru uzanan hafif bir kavisli çizgi, linea temporalis, görülür. Uzayıp giden bir iz, bir noktadan değil bir çizgi boyunca tutunan bir yapıyı gösterir: burada şakağı kaplayan geniş çiğneme kasının ve onu örten kalın zarın sınırı durur.

Açıklık sorusu ise bir cevap verir. Göz çukuru üst kenarının iç yarısına yakın bir yerde küçük bir geçit vardır. Göz çukurundan çıkan bir sinir, nervus supraorbitalis, ve ona eşlik eden damarlar bu geçitten geçip alnın derisine yayılır.

Aynı geçit, iki biçim

Bu küçük geçit, Ders 06-19'da kurduğumuz dönüşümü canlı olarak gösterir. Kenardaki bir çentiğin üstü kapandığında bir delik oluşur. Göz çukuru üst kenarındaki geçit bazı insanlarda üstü açık bir çentiktir, incisura supraorbitalis; bazılarında ise üstü kemikle kapanmış, çepeçevre kapalı bir deliktir. Bazı kişilerde bir yanda çentik, öbür yanda delik bulunur. Aynı yer, içinden geçen aynı sinir, iki farklı biçim.

Bu fark bir kusur değildir; ikisi de olağandır. Bir kaynak "burada bir delik vardır" dediğinde, bu cümlenin her kemikte aynı biçimde karşılanmayabileceğini bilmek, bir kemiği okumanın parçasıdır.

Yaygın yanlışKafatasının beyni saran ve yüzü kuran bölümlerini, kemiklerin kesin olarak bölündüğü iki ayrı takım sanmak ve her kemiği bunlardan yalnızca birine yazmaya çalışmak.
Doğrusu

Bu ayrım kemikleri değil içerikleri böler. Frontal kemik gibi iki içeriğin arasında duran kemikler ikisine birden hizmet eder: aynı levhanın üst yüzü beynin tabanı, alt yüzü gözün tavanıdır. Frontal sinüsün hem göze hem beyne komşu olması da bundandır.

Kendin dene

Toparlayalım

  • Frontal kemik hem beyni saran kutunun ön duvarı (squama frontalis) hem göz çukurlarının tavanıdır (pars orbitalis).
  • Kafatasının iki bölgesi önde yan yana değil, üst üste durur; aralarında tek bir ince kemik levha kalır.
  • Kafatasının iki bölgeye ayrılması kemikleri değil içerikleri böler; bir kemik ikisine birden hizmet edebilir.
  • Kemik dikey alından yatay tavana bükülür; bükülme yerindeki kalın margo supraorbitalis darbelere karşı direnir.
  • Sinus frontalis bükülme yerindedir, burun boşluğuna açılır, boyutu kişiden kişiye değişir ve işlevi kesin değildir.
  • Frontal sinüsün tabanı göz çukurunun tavanı, arka duvarı beyni saran zarlara bakan levhadır; iltihap ender olarak bu iki yöne yayılabilir.
  • Okuma yordamı bu kemikte eklemden cevap almaz; linea temporalis ve nervus supraorbitalis'in geçidi cevap verir.
  • Aynı geçit kimi insanda incisura supraorbitalis, kimi insanda bir deliktir; ikisi de olağandır.

Bu derste alnı kuran tek bir kemiği okuduk. Bir sonraki derste başın tepesindeki geniş levhalara geçiyoruz ve onların tek değil çift olduğunu göreceğiz. Bu fark bir yazım ayrıntısı değildir: alın kemiği de doğumda ortasından bir çizgiyle ikiye ayrılmış hâlde başlar ve çoğu insanda sonradan kaynar. Tek olmak bir başlangıç değil bir sonuç olduğuna göre, bazı kemik çiftlerinin neden kaynaştığını, bazılarının neden ömür boyu ayrı kaldığını soracağız. Parietal Kemikler.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.