İçeriğe geç

K2Ders 06-19

Fossa, Sulkus, Çentik ve İnsisura

06.3 — Kemik Yüzey İşaretleri · K2 Temel: Üniversiteye hazırlık ve sağlık bilimleri düzeyinde yapısal anatomi.

1.387 kelime · yaklaşık 9 dakika · 2 kaynak

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Bir yapının oturduğu yer geniş bir çanak (fossa), geçtiği yer uzun ve dar bir oluk (sulcus) olarak iz bırakır.
  • Eklem yuvasının derinliği kararlılık ile hareket arasındaki seçimi gösterir: derin acetabulum tutar, sığ cavitas glenoidalis geniş hareket verir ama kolay çıkar.
  • Oluğun derinliği, içinden geçenin yerinde kalmasının önemini söyler; derin oluktaki yapı kemiğe yaslandığı için baskıya açıktır.
  • Çentik bir kenar işaretidir; çentik ile incisura aynı yapının iki adıdır.
  • Çukurlar eksiklik değil, komşuya açılmış yerdir.
  • Üstü bir bağla ya da komşu bir kemikle kapanan çentik delik olur: incisura scapulae ve incisura ischiadica major bunun örnekleridir.
  • Üstü bir bağ şeridiyle örtülen oluk bir tünele dönüşür.
  • Nervus ulnaris, sulcus nervi ulnaris ile üstündeki şeridin kurduğu tünelde dirsek büküldükçe sıkışabilir.

Bu derste bir çentiğin bir bağla nasıl deliğe dönüştüğünü gördük. Bir sonraki derste bu kapanmış açıklıkların kendi adlarına bakacağız ve onların bir sıra oluşturmadığını göreceğiz: kimi ad geçilen kemik duvarın ne kadar kalın olduğunu, kimi açıklığın nereye vardığını, kimi de açıklığı hangi kemiklerin birlikte kurduğunu söyler. Ayrı sorulara cevap verdikleri için aynı açıklık aynı anda birden çok ada uyabilir. Foramen, Kanal, Meatus ve Fissür.

Açılış

Kırk iki yaşındaki bir kamyon şoförü, birkaç aydır sol elinin küçük parmağında ve yüzük parmağının yarısında uyuşma ve karıncalanma hissettiğini anlatır. Şikâyet, uzun yolculuklarda sol dirseğini açık camın kenarına dayadığında ve gece kolunu bükerek uyuduğunda artar; sabahları parmakları bazen tamamen uyuşmuş uyanır. Son haftalarda kavanoz kapağı açarken elinin güçsüzleştiğini de fark etmiştir. Hekim, dirseğin iç yanındaki kemik topuzunun hemen arkasındaki oyuğa hafifçe vurduğunda adamın küçük parmağına doğru elektrik çarpması gibi bir his yayılır. Herkesin bir masaya dirseğini çarptığında tanıdığı bu his, o oyukta deriye çok yakın uzanan bir sinirden gelir. Hekimin söylediği şudur: sinir, kemiğin üstündeki bir oluğun içinden geçer ve oluğun üstünü bir bağ örttüğü için orada dar bir tünelin içinde kalır. Kemik yüzeyindeki bir oluk ile üstündeki bir bağ, bir siniri nasıl sıkıştırabilir?

Kemik yüzeyine giren çukurlar neden kimi yerde geniş bir çanak, kimi yerde uzun ve dar bir oluk, kimi yerde de kenarda bir girinti biçimindedir? Bir çukurun derinliği neyi söyler? Ve bir çukur nasıl bir deliğe dönüşebilir?

Bu derste ne olacak

Önce bir şeyin oturduğu çukur ile bir şeyin geçtiği oluğu ayıracağız. Sonra yuvaların ve olukların derinliğinin neyi ölçtüğünü göreceğiz. Ardından kemiğin kenarında duran çentiği ve onun iki adını ele alacağız. Sonra bir çukurun üstü kapandığında nasıl bir deliğe ya da tünele dönüştüğünü kuracak, açılıştaki dirseğe döneceğiz.

Sıfır noktası

Mekanizma

Oturan mı, geçen mi

Ders 06-16'da çukurların komşuluğun izi olduğunu, orada bir şeyin oturduğunu ya da oradan bir şeyin geçtiğini söylemiştik. Bir önceki derste de çıkıntılar için bir kural kurmuştuk: izin biçimi, çekenin biçimidir. Aynı kural içe giren işaretlerde de çalışır, yalnızca yön değişir.

Bir yapı bir yerde oturuyorsa bastırdığı alan geniş ve yuvarlakçadır; ortaya geniş, yayvan bir çanak çıkar. Bu bir fossadır. İçinde bir kasın kalın gövdesi, bir organ ya da bir eklemde komşu kemiğin ucu durabilir. Kürek kemiğinin arka yüzünü kaplayan iki geniş çukur, bu yüzeyi dolduran kasların yatağıdır.

Bir yapı bir yerden geçiyorsa dokunduğu alan bir çizgidir; ortaya uzun ve dar bir oyuk çıkar. Bu bir oluktur. İçinden bir damar, bir sinir ya da bir tendon geçer. Bir kemikte uzun ve dar bir oyuk görüldüğünde, adını bilmeden bile oradan bir şeyin geçtiği okunabilir.

Derinlik neyi ölçer

Bir eklem yuvasında derinlik, kararlılık ile hareket arasındaki bir seçimi gösterir. Ders 06-17'de bir başın yuvanın içine oturduğunu ve boynun hareket için mesafe açtığını görmüştük. Yuva derinleştikçe baş daha çok sarılır ve yerinden çıkması zorlaşır, ama yuvanın kenarları hareketi daha erken keser. Yuva sığlaştıkça hareket açılır, tutuş gevşer.

Bunun en açık örneği omuz ile kalçanın karşılaştırılmasıdır. Kalça kemiğindeki yuva, acetabulum, derindir ve uyluk kemiğinin başını yarısından fazla sarar. Kalça büyük yükleri taşır ve çok nadiren yerinden çıkar. Kürek kemiğindeki omuz yuvası, cavitas glenoidalis, ise sığdır ve kol kemiğinin büyük başının ancak küçük bir bölümüne değer. Omuz bedenin en geniş hareket alanına sahip eklemidir ve aynı zamanda en sık yerinden çıkan büyük eklemdir. Derin yuva tutar, sığ yuva salıverir.

Bir oluğun derinliği ise başka bir şeyi söyler: içinden geçen yapının yerinde kalmasının ne kadar önemli olduğunu. Sığ bir oluk yalnızca bir yol gösterir; derin bir oluk, geçen yapının yanlara kaymasını önler. Ama derin oluğun bir bedeli de vardır: içindeki yapı doğrudan kemiğe yaslanır ve dışarıdan gelen bir baskı onu kemiğe karşı sıkıştırabilir.

Kenardaki çukur

Fossa ve oluk bir yüzeyin ortasında durur; çevreleri her yandan kemikle sarılıdır. Çentik ise kemiğin kenarındadır ve bir yanı açıktır, çünkü kemik orada biter. Kemiğin kenarından geçmesi gereken bir yapı, örneğin bir sinir ya da bir damar demeti, kemiği orada geri çekilmeye zorlar. Ders 06-13'te gördüğümüz gibi, kemik kaldırmak biçim verir: çentik, komşuya yer açmak için kemiğin kenarından kaldırılmış bir paydır.

Çentik ve insisura aynı yapının iki adıdır: biri Türkçe, öbürü Latincedir. Anatomi metinlerinde ikisi de kullanılır; ikisini iki ayrı yapı sanmak gereksiz bir ayrım üretir.

Kapanan çukur

Kenardaki bir çentiğin üstü kapatıldığında, bir yanı açık girinti çepeçevre kapalı bir açıklığa, yani bir deliğe dönüşür. Kapatan şey bir bağ olabilir. Kürek kemiğinin üst kenarındaki çentiğin, incisura scapulae, üstüne enine bir bağ gerilir ve çentik, omzun arka kaslarına giden bir sinirin geçtiği bir deliğe dönüşür. Kalça kemiğinin arka kenarındaki büyük çentik, incisura ischiadica major, kalça kemiğinden omurganın alt ucundaki sakruma uzanan iki güçlü bağla kapatılır ve bacağa giden en kalın sinirin geçtiği büyük bir açıklığa, foramen ischiadicum majus, dönüşür. Çentiği kapatan bazen de komşu bir kemiğin kenarıdır; iki kemiğin karşılıklı iki çentiği birleşerek tek bir açıklık kurar.

Oluklar için de aynı şey geçerlidir. Bir oluğun üstüne bir bağ ya da bir kayış gibi geçen bir bağ dokusu şeridi gerildiğinde, oluk ile üstündeki bağ birlikte kapalı bir tünel kurar. Kuru bir kemikte açık görülen bir çentik ya da oluk, canlı bedende üstünden geçen bir bağla çoktan bir deliğe ya da tünele çevrilmiş olabilir.

Klinik bağ: dirsekteki tünel

Açılıştaki şoföre dönelim. Kol kemiğinin dirsekteki ucunda, iç epikondilin, epicondylus medialis, hemen arkasında bir oluk vardır, sulcus nervi ulnaris. Önkolun iç yanındaki bazı kasları, elin küçük kaslarının çoğunu, küçük parmağın ve yüzük parmağının yarısının duyusunu taşıyan sinir, nervus ulnaris, bu oluğun içinden geçer. Oluğun üstünü bir bağ dokusu şeridi örter ve oluk ile bu şerit birlikte dar bir tünel kurar.

Bu tünelin iki özelliği siniri hassas kılar. Sinir burada kemiğe doğrudan yaslanır ve üstünde koruyucu bir kas tabakası yoktur; masaya çarpılan dirsekte hissedilen elektriklenme bundandır. Üstelik dirsek büküldükçe tünelin üstündeki şerit gerilir ve tünelin içi daralır, sinir de gerilir. Dirseği uzun süre bir sert yüzeye dayamak siniri dışarıdan bastırır; geceleri kolu bükerek uyumak tüneli saatlerce daraltır. Sonuç, sinirin taşıdığı duyunun bozulmasıdır: küçük parmakta ve yüzük parmağının yarısında uyuşma. Baskı sürerse sinirin çalıştırdığı el kasları zayıflar ve el güçsüzleşir.

Tedavi bu yüzden önce tüneli rahatlatmaktır: dirseği dayamamak, geceleri dirseği fazla bükmeyecek bir destek kullanmak. Bu yeterli olmazsa tünelin üstündeki şerit cerrahi olarak gevşetilebilir ya da sinir oluğun önüne taşınabilir. Kemik üzerindeki bir oluk ve üstündeki bir bağ, burada sinirin yolunu ve tehlikesini birlikte belirler.

Yaygın yanlışKemik üzerindeki çukurları, olukları ve çentikleri bir eksiklik, zayıf nokta ya da kemiğin aşınmış yeri sanmak.
Doğrusu

Bir çukur, kemiğin oraya malzeme koyamamasının değil, oradaki komşuya yer açmasının sonucudur. Eklem yuvası olmasaydı komşu kemiğin ucu oturacak yer bulamaz, oluk olmasaydı sinir yanlara kayar, çentik olmasaydı kemiğin kenarından geçen yapı kemiğe sürtünürdü.

Kendin dene

Toparlayalım

  • Bir yapının oturduğu yer geniş bir çanak (fossa), geçtiği yer uzun ve dar bir oluk (sulcus) olarak iz bırakır.
  • Eklem yuvasının derinliği kararlılık ile hareket arasındaki seçimi gösterir: derin acetabulum tutar, sığ cavitas glenoidalis geniş hareket verir ama kolay çıkar.
  • Oluğun derinliği, içinden geçenin yerinde kalmasının önemini söyler; derin oluktaki yapı kemiğe yaslandığı için baskıya açıktır.
  • Çentik bir kenar işaretidir; çentik ile incisura aynı yapının iki adıdır.
  • Çukurlar eksiklik değil, komşuya açılmış yerdir.
  • Üstü bir bağla ya da komşu bir kemikle kapanan çentik delik olur: incisura scapulae ve incisura ischiadica major bunun örnekleridir.
  • Üstü bir bağ şeridiyle örtülen oluk bir tünele dönüşür.
  • Nervus ulnaris, sulcus nervi ulnaris ile üstündeki şeridin kurduğu tünelde dirsek büküldükçe sıkışabilir.

Bu derste bir çentiğin bir bağla nasıl deliğe dönüştüğünü gördük. Bir sonraki derste bu kapanmış açıklıkların kendi adlarına bakacağız ve onların bir sıra oluşturmadığını göreceğiz: kimi ad geçilen kemik duvarın ne kadar kalın olduğunu, kimi açıklığın nereye vardığını, kimi de açıklığı hangi kemiklerin birlikte kurduğunu söyler. Ayrı sorulara cevap verdikleri için aynı açıklık aynı anda birden çok ada uyabilir. Foramen, Kanal, Meatus ve Fissür.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.