K2Ders 05-15
Ekrin Ter Bezleri
05.3 — Deri Ekleri · K2 Temel: Üniversiteye hazırlık ve sağlık bilimleri düzeyinde yapısal anatomi.
1.062 kelime · yaklaşık 7 dakika · 2 kaynak
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Ekrin ter bezleri, glandulae sudoriferae, derinin hemen her yerindedir; avuç içi, ayak tabanı, alın ve koltuk altında en yoğundur.
- Bezin salgı bölümü dermisin derininde sarmal bir yumaktır; kanal dermisi düz geçer, epidermiste sarmallaşır ve bir gözenekle açılır.
- Ekrin bezler merokrin salgı yapar; hücreler salgılarken yerinde kalır.
- İlk salgı plazmaya yakın tuz içerir; kanal sodyum ve kloru geri alır ve yüzeydeki ter daha az tuzludur.
- Ter buharlaşarak vücudu serinletir; bezleri asetilkolin salgılayan sempatik lifler uyarır.
- Isıya bağlı terleme vücudun geneline, duyguya bağlı terleme avuç içi, taban ve fossa axillaris'e yayılır.
- Kistik fibrozda ter tuzludur ve ter testiyle tanı konur; aşırı terlemede botulinum toksini kullanılabilir; tıkanan kanallar isiliğe yol açar.
Bu derste derinin her yerine dağılmış ekrin ter bezlerini gördük. Bir sonraki derste adı ter bezi olsa da bu bezlerden çok farklı çalışan apokrin bezleri göreceğiz: kıl folikülüne açıldıklarını, yalnızca koltuk altı ve kasık gibi belirli bölgelerde bulunduklarını ve ancak ergenlikte çalışmaya başladıklarını. Apokrin Ter Bezleri.
Açılış
Bir çocuk sık sık akciğer enfeksiyonu geçirir ve kilo almakta zorlanır. Annesi, çocuğunu öptüğünde derisinin tuzlu tadını fark etmiştir. Hekim çocuğa ter testi ister. Ön kolun küçük bir bölgesi, terlemeyi uyaran bir ilaçla ve zayıf bir elektrik akımıyla uyarılır, terleyen deriden birkaç damla ter toplanır ve içindeki klor ölçülür. Klor düzeyi olağanın çok üstündedir; çocukta kistik fibroz vardır. Bu hastalıkta ter bezlerinin kanalında tuzu geri alan bir kanal proteini bozuktur. Test, ter bezinin yalnızca su pompalayan bir delik olmadığını, terin yüzeye çıkmadan önce kanalda işlendiğini gösterir.
Ekrin ter bezleri nerede bulunur ve nasıl bir yapıya sahiptir? Ter bezde üretilirken ve kanalda ilerlerken nasıl değişir? Ve terleme hangi sinirlerle düzenlenir?
Bu derste ne olacak
Önce ekrin ter bezlerinin dağılımını ve dermisin derinindeki sarmal salgı bölümünden yüzeye uzanan kanalını göreceğiz. Sonra terin bezde nasıl üretildiğini ve kanalda tuzunun bir bölümünün nasıl geri alındığını ele alacağız. Ardından terlemenin ısı düzenlemesindeki yerini ve onu yöneten sinirleri açıklayacağız. Son olarak kistik fibrozu, aşırı terlemeyi ve ter kanalının tıkanmasını inceleyeceğiz.
Sıfır noktası
Mekanizma
Dağılım ve yapı
Ekrin ter bezleri, glandulae sudoriferae, derinin hemen her yerinde bulunur; birkaç milyon bezin bütün vücuda dağıldığı hesaplanır. En yoğun oldukları yerler avuç içi, ayak tabanı, alın ve koltuk altıdır. Ders 05-03'te gördüğümüz kalın derinin kılsız ve yağ bezsiz olduğu hâlde ter bezinden zengin olması buna dayanır. Dudak kenarı, meme başı ve dış genital organların bazı bölümleri ise bu bezleri taşımaz.
Her bez tek bir tüpten oluşur. Tüpün alt ucu dermisin derininde ya da deri altı dokusunun hemen üstünde bir yumak gibi sarılmıştır; bu salgı bölümüdür. Salgı hücrelerinin çevresini kasılabilen ince hücreler sarar ve salgının kanala itilmesine yardım eder. Salgı bölümünden çıkan kanal dermisi düz bir yolla geçer, epidermise girince bir tirbuşon gibi sarmallaşır ve yüzeyde bir gözenekle açılır. Ders 05-04'te gördüğümüz kalın deride bu gözenekler sürtünme sırtlarının tepesinde dizilir.
Terin üretimi ve işlenmesi
Ekrin bez hücreleri salgılarını hücre bütünlüğünü bozmadan verir; buna merokrin salgı denir. Ders 05-14'te yağ bezi hücrelerinin salgıya dönüşürken parçalandığını gördük; ekrin bez hücreleri ise yerinde kalır ve salgılamayı sürdürür. Salgı bölümünde üretilen ilk sıvı, kan plazmasına yakın oranda tuz içerir.
Bu sıvı kanalda ilerlerken kanalın duvarındaki hücreler sodyum ve klor iyonlarının bir bölümünü geri alır. Yüzeye ulaşan ter bu yüzden kandan çok daha az tuzludur. Tuzun geri alınması, bol terleme sırasında vücudun gereğinden fazla tuz kaybetmesini önler. Kanalın bu işi çok hızlı terlemede tam yapılamaz; yoğun terlemede ter daha tuzlu olur.
Isı düzenlemesi ve sinirler
Terin asıl işi vücudu serinletmektir. Ter deri yüzeyinde buharlaşırken ısıyı beraberinde götürür. Sıcak bir ortamda ya da egzersiz sırasında vücut ısısı yükseldiğinde, beyindeki ısı merkezi ter bezlerini uyarır ve terleme artar. Nemli havada buharlaşma yavaşladığı için aynı terleme daha az serinletir.
Ter bezlerini sempatik sinir sisteminin lifleri uyarır. Bu lifler omuriliğin yanındaki sinir zincirinden, truncus sympathicus'tan gelir. Sempatik sinirler vücudun çoğu yerinde noradrenalin salgılarken ekrin ter bezlerine giden lifler asetilkolin salgılar; bu, sempatik sistemin bilinen bir istisnasıdır. Isı ile başlayan terleme vücudun büyük bölümünde görülür. Heyecan, korku ya da gerginlikle başlayan terleme ise en çok avuç içinde, ayak tabanında ve koltuk altında, fossa axillaris'te, belirginleşir.
Klinik bağ: kistik fibroz, aşırı terleme ve isilik
Kistik fibrozda ter kanalı hücrelerinin klor kanalı çalışmaz. Klor ve onunla birlikte sodyum kanaldan geri alınamaz ve ter olağandışı ölçüde tuzlu olur. Gibson ve Cooke 1959'da terlemeyi bir ilaçla ve zayıf akımla uyarıp terdeki klorun ölçüldüğü yöntemi tanımladı; bu ter testi bugün de tanının temel araçlarından biridir. Aynı kanal proteininin bozukluğu solunum yollarında ve pankreasta koyu, yapışkan salgılara yol açar.
Aşırı terlemede, özellikle avuç içi, koltuk altı ve ayak tabanında, ter bezleri olağan yapıdadır ama onları uyaran sinirler fazla etkindir. Botulinum toksini ter bezlerine giden sinir uçlarından asetilkolin salınmasını engeller ve enjeksiyon yapılan bölgede terlemeyi aylarca azaltabilir. Ağır olgularda göğüs boşluğundaki sempatik sinir zinciri ameliyatla kesilebilir.
Sıcak ve nemli havada, sık giydirilen bebeklerde ya da uzun süre yatan hastalarda ter kanallarının ağzı boynuz katmanıyla, stratum corneum'la, tıkanabilir. Ter deri içine sızar ve küçük, kaşıntılı, bazen iğne ucu kadar kabarcıklar oluşur; buna isilik denir. Deriyi serin ve kuru tutmak kanalların açılmasına ve isiliğin geçmesine yardım eder.
Yaygın yanlışTerin kan plazmasının deriden doğrudan süzülmüş hâli olduğunu, ter bezinin yalnızca bir delik gibi çalıştığını düşünmek.
Ter bezin derindeki sarmal bölümünde üretilir ve kanalda ilerlerken tuzunun bir bölümü geri alınır; bu yüzden yüzeydeki ter kandan çok daha az tuzludur. Kistik fibrozda bu geri alma bozulduğu için ter tuzlu olur.
Kendin dene
Toparlayalım
- Ekrin ter bezleri, glandulae sudoriferae, derinin hemen her yerindedir; avuç içi, ayak tabanı, alın ve koltuk altında en yoğundur.
- Bezin salgı bölümü dermisin derininde sarmal bir yumaktır; kanal dermisi düz geçer, epidermiste sarmallaşır ve bir gözenekle açılır.
- Ekrin bezler merokrin salgı yapar; hücreler salgılarken yerinde kalır.
- İlk salgı plazmaya yakın tuz içerir; kanal sodyum ve kloru geri alır ve yüzeydeki ter daha az tuzludur.
- Ter buharlaşarak vücudu serinletir; bezleri asetilkolin salgılayan sempatik lifler uyarır.
- Isıya bağlı terleme vücudun geneline, duyguya bağlı terleme avuç içi, taban ve fossa axillaris'e yayılır.
- Kistik fibrozda ter tuzludur ve ter testiyle tanı konur; aşırı terlemede botulinum toksini kullanılabilir; tıkanan kanallar isiliğe yol açar.
Bu derste derinin her yerine dağılmış ekrin ter bezlerini gördük. Bir sonraki derste adı ter bezi olsa da bu bezlerden çok farklı çalışan apokrin bezleri göreceğiz: kıl folikülüne açıldıklarını, yalnızca koltuk altı ve kasık gibi belirli bölgelerde bulunduklarını ve ancak ergenlikte çalışmaya başladıklarını. Apokrin Ter Bezleri.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.
Eğitim içeriğidir. Anatomik bilgi tıbbi tanı, tedavi ya da sağlık tavsiyesi değildir ve hiçbir tıp fakültesi dersinin veya klinik eğitimin yerine geçmez. Kişisel bir sağlık sorusu için hekime başvurun.