İçeriğe geç

Ders C2.4 · C2 · Uzman

Klasikler: Goethe, Schiller

Modül: Edebiyat

1.541 kelime · 8 örnek cümle · yaklaşık 7 dakika okuma · seslendirme 10 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Goethe (1749–1832) ve Schiller (1759–1805); gençlikte Sturm und Drang, olgunlukta Weimarer Klassik.
  2. Goethe: Werther, Faust, Erlkönig; Schiller: Die Räuber, Wilhelm Tell, An die Freude, Das Lied von der Glocke.
  3. Klasik dil: anlam değişimi (der Tor = ahmak), eski yapılar (als wie), ölçü için kısaltmalar, ters tamlamalar.
  4. Okurken sor: kelime bugün aynı mı, ölçü mü değiştirdi, bugün nasıl söylenirdi?
  5. Kanatlı sözler: des Pudels Kern, zwei Seelen, die Axt im Haus, durch diese hohle Gasse.
  6. Alıntıdan önce kaynağı doğrula; tek bir yerinde alıntı, birçok süsten iyidir.

Kanca

Bir iş arkadaşın, uzun bir toplantının sonunda kimsenin bir sonuca varamadığını görünce iç çekiyor: "Da steh ich nun, ich armer Tor, und bin so klug als wie zuvor." Masadakiler gülümsüyor. Birkaç gün sonra bir başka meslektaş, sorunun asıl nedenini bulduğunda "Das also war des Pudels Kern!" diye bağırıyor. Bir tamirci, kendi aletleriyle bir işi hallettiğinde memnuniyetle "Die Axt im Haus erspart den Zimmermann" diyor. Üç cümle de gündelik konuşmanın içinde, ama üçü de iki yüzyıldan eski birer edebî eserden geliyor. Bunları tanımayan biri için cümleler tuhaf bir süs gibi durur; tanıyan için ise konuşmaya bir kültür katmanı ekler.

Tören konuşmalarının sık sık bir dizeye yaslandığını bir önceki dersin sonunda anmıştık. Bu derste o dizelerin en sık alındığı iki yazara, Johann Wolfgang von Goethe ve Friedrich Schiller'e bakıyoruz. Amaç bir edebiyat tarihi dersi vermek değil: bu iki yazarın dönemlerini ve birkaç ana eserini tanımak, dillerinin bugünkü okura neden hem tanıdık hem yabancı geldiğini anlamak ve gündelik Almancaya bıraktıkları kanatlı sözleri (geflügelte Worte) tanıyabilmek.

Anlatım

İki yazar, bir dönem

Goethe 1749'da Frankfurt'ta doğdu ve 1832'de Weimar'da öldü; uzun hayatı boyunca şiir, oyun, roman, bilimsel yazı ve anı yazdı. Schiller 1759'da doğdu ve 1805'te, henüz kırk beş yaşındayken Weimar'da öldü; oyunları, şiirleri ve tarih ile estetik üzerine yazılarıyla tanınır. İkisi de gençliklerinde "Sturm und Drang" (Fırtına ve Coşku) adı verilen, duyguyu ve bireysel özgürlüğü öne çıkaran bir akımla ün kazandı: Goethe'nin mektup romanı "Die Leiden des jungen Werthers" (Genç Werther'in Acıları, 1774) ve Schiller'in ilk oyunu "Die Räuber" (Haydutlar, 1781) bu dönemin eserleridir.

Olgunluk dönemlerinde ikisi Weimar'da buluştu ve yaklaşık on yıl boyunca, Schiller'in ölümüne kadar yakın bir çalışma ilişkisi sürdürdüler. Birbirlerinin eserlerini okudular, eleştirdiler, birlikte yayın yaptılar. Bu döneme Weimar Klasiği (Weimarer Klassik) denir; ölçü, denge ve insanın ahlaki olgunlaşması bu dönemin temel düşünceleridir. Weimar'daki tiyatronun önünde bugün yan yana duran ikili heykel, bu dostluğun Almanca kültürdeki simgesidir.

Birkaç temel eser

Goethe'nin en bilinen eseri iki bölümlük dramı "Faust"tur. Birinci bölüm 1808'de yayımlandı. Her şeyi bilmek isteyen ama bilginin ona doyum vermediği bir bilgin, şeytanla (Mephistopheles) bir anlaşma yapar. Faust'un ünlü ilk monoloğu, bütün bilgisine rağmen hiçbir şey bilmediğini fark eden bir insanın sözleridir: "Da steh ich nun, ich armer Tor! / Und bin so klug als wie zuvor." Goethe'nin kısa şiirleri de bugün okullarda okunur; "Erlkönig" (Kral Erl) baladı, gece atla eve dönen bir babayla hasta oğlunu anlatır: "Wer reitet so spät durch Nacht und Wind? / Es ist der Vater mit seinem Kind."

Schiller'in son tamamlanan oyunu "Wilhelm Tell" (1804), İsviçreli bir halk kahramanının zorbalığa karşı başkaldırısını anlatır ve gündelik Almancaya en çok söz bırakan eserlerden biridir. Şiirlerinden "An die Freude" (Neşeye), Beethoven'ın dokuzuncu senfonisinin son bölümünde bestelenmiştir: "Freude, schöner Götterfunken, / Tochter aus Elysium." Uzun şiiri "Das Lied von der Glocke" (Çan'ın Şarkısı) ise bir çanın dökülüşünü insan hayatının evreleriyle iç içe anlatır ve bugün de düğünlerde alıntılanan dizeler içerir: "Drum prüfe, wer sich ewig bindet, / Ob sich das Herz zum Herzen findet!" Bu dizelerin bir düğünde okunması, iki yüzyıllık bir şiirin bugün hâlâ bir tören diline nasıl karıştığını gösterir.

Klasik dilin bugünkü okura görünüşü

İki yüzyıllık bir metin, bir C2 okuru için hem tanıdık hem yabancıdır. Kelimelerin çoğu bugün de kullanılır, ama bazıları anlam değiştirmiştir ya da kullanımdan düşmüştür. Faust'taki "Tor" kelimesi burada "kapı" değil, "ahmak, budala" demektir ve bugün yalnız edebî dilde yaşar. "so klug als wie zuvor" ifadesindeki "als wie" karşılaştırması bugün hatalı sayılır; standart dilde "so klug wie zuvor" denir. Şiirde ölçü ve uyak (kafiye) için kelimelerden hece düşürülür: "steh" (stehe), "ich armer Tor" gibi.

Söz dizimi de zaman zaman bugünkünden ayrılır. Şiir dilinde sıfat ismin arkasına geçebilir, fiil beklenmedik bir yere kayabilir, bir tamlama ters çevrilebilir: "des Pudels Kern" (kanişin özü), bugün "der Kern des Pudels" diye söylenirdi. Bu yüzden klasik bir metni okurken üç soruyu sormak yararlıdır: Bu kelime bugün aynı anlamda mı? Bu cümle ölçü için mi değiştirildi? Bugün aynı düşünce nasıl söylenirdi?

Kanatlı sözler: klasiklerin gündelik hayatı

"Geflügelte Worte" (kanatlı sözler), bir eserden çıkıp kaynağı bilinmese de gündelik dilde dolaşan sözlerdir. Goethe ve Schiller bu türün en zengin kaynaklarıdır. "Das also war des Pudels Kern!", Faust'ta bir kanişin Mephistopheles'e dönüştüğü anda söylenir ve bugün "Demek işin aslı buymuş!" anlamında kullanılır. "Zwei Seelen wohnen, ach! in meiner Brust" (Göğsümde, ah, iki ruh yaşıyor) bir iç çatışmayı anlatmak için alıntılanır. Wilhelm Tell'den gelen "Die Axt im Haus erspart den Zimmermann" (Evdeki balta marangozu gereksiz kılar) kendi işini kendin görme övgüsüdür; "Durch diese hohle Gasse muss er kommen" (Bu dar geçitten geçmek zorunda) bir kaçınılmazlığı esprili biçimde anlatır.

Bu sözleri kendin kullanmak zorunda değilsin; ama duyduğunda tanıman, konuşmanın alt katmanını yakalamanı sağlar. Kullanmak istersen ölçülü ol: doğru yerde tek bir alıntı konuşmayı zenginleştirir, arka arkaya birkaç alıntı ise gösteriş gibi duyulur.

Örnekler

Her örnekte sözün hangi eserden geldiğini ve bugün hangi anlamda kullanıldığını söyle.

Sık yapılan hatalar

Yaygın yanlış„Da steh ich nun, ich armer Tor" – er steht vor einem Tor?
Doğrusu

→ „Tor" bedeutet hier „Narr": Faust nennt sich selbst einen armen Narren. — Türkçede de eski metinlerde tanıdık bir kelime bugünkünden başka bir anlamla karşımıza çıkabilir; Almancada ise "das Tor" (kapı, gol) ile eski "der Tor" (ahmak) aynı yazılır ve artikelleri farklıdır. Klasik bir metinde tanıdık bir kelime tuhaf bir yere düşüyorsa, önce eski bir anlamı olup olmadığını sor.

Yaygın yanlışIch bin heute so müde als wie gestern.
Doğrusu

→ Ich bin heute so müde wie gestern. — Klasik bir dizeden kalan "als wie" karşılaştırması, gündelik ya da yazılı standart Almancada bir hata sayılır. Edebî bir alıntıyı olduğu gibi aktarmak başka, onun eski yapısını kendi cümlene taşımak başka bir şeydir.

Yaygın yanlış(Bir sosyal medya görselinde) „Goethe hat gesagt: …" – ohne Quelle geteilt.
Doğrusu

→ Vor dem Zitieren prüfen: In welchem Werk steht der Satz? — İnternette Goethe'ye ya da Schiller'e atfedilen sözlerin bir kısmı onların eserlerinde bulunmaz. Türkçe paylaşımlarda da ünlü isimlere yakıştırılan sözler sık dolaşır. C1.12'deki kaynak gösterme ilkesi burada da geçerlidir: alıntı yapmadan önce sözün hangi eserde geçtiğini bul.

Mini alıştırma

Cevaplar

  1. Faust – Goethe; Wilhelm Tell – Schiller; Die Räuber – Schiller; Werther – Goethe; Das Lied von der Glocke – Schiller.
  2. Örnek: "Jetzt stehe ich hier, ich armer Narr, und bin genauso klug wie vorher."
  3. "der Kern des Pudels"; deyimsel anlamı: "işin aslı, meselenin özü".
  4. "Die Axt im Haus erspart den Zimmermann."
  5. Örnek: "Sturm und Drang betont Gefühl, Genie und individuelle Freiheit. Die Weimarer Klassik sucht dagegen Maß, Harmonie und die sittliche Bildung des Menschen."

Özet kartı

  1. Goethe (1749–1832) ve Schiller (1759–1805); gençlikte Sturm und Drang, olgunlukta Weimarer Klassik.
  2. Goethe: Werther, Faust, Erlkönig; Schiller: Die Räuber, Wilhelm Tell, An die Freude, Das Lied von der Glocke.
  3. Klasik dil: anlam değişimi (der Tor = ahmak), eski yapılar (als wie), ölçü için kısaltmalar, ters tamlamalar.
  4. Okurken sor: kelime bugün aynı mı, ölçü mü değiştirdi, bugün nasıl söylenirdi?
  5. Kanatlı sözler: des Pudels Kern, zwei Seelen, die Axt im Haus, durch diese hohle Gasse.
  6. Alıntıdan önce kaynağı doğrula; tek bir yerinde alıntı, birçok süsten iyidir.

Sonraki derse köprü

Goethe ile Schiller'in dili, ölçüsü ve kafiyesiyle bugünkü okura bir anıt gibi görünür. Yirminci yüzyılın başında ise Almanca edebiyat bambaşka bir yöne döner: sıradan cümlelerle anlatılan tedirgin edici dünyalar, sahnede seyirciyi uyandırmak isteyen bir tiyatro ve birkaç sayfaya yayılan tek bir cümle. Sıradaki derste bu dönemin üç adına geçiyoruz: Kafka, Brecht ve Thomas Mann.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

  • Kanca: bir ofis toplantısı; bir konuşma balonundan eski bir kitap sayfası uçar ve üzerinde "Faust" yazar; ardından bir tamirci atölyesi ve Tell'in baltası.
  • Zaman çizelgesi: Goethe'nin ve Schiller'in hayatları iki paralel çizgi; Weimar'da birbirine yaklaşır ve 1805'te biri kesilir.
  • Weimar'daki ikili heykel sade bir çizimle; iki figür arasında bir mektup gidip gelir.
  • "Tor" kelimesi ikiye ayrılır: bir yanda bir kapı (das Tor), öbür yanda şaşkın bir figür (der Tor).
  • Kanatlı sözler kitap sayfalarından çıkıp gündelik sahnelere (ofis, atölye, düğün) uçan kanatlı kartlar olarak gösterilir.
  • Dizeleri anadili Almanca bir ses, ölçüye uygun ritimle okur; ardından aynı düşünce bugünkü Almancayla sade bir tonda tekrar edilir.