Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- "keşke" = Konjunktiv II + doch/nur/bloß; tek kelimelik karşılığı yok.
- Wenn ich doch mehr Zeit hätte! — fiil sonda, sonuç yok, ünlemle biter.
- Hätte ich nur mehr Zeit! — fiil başta; doch/nur onu sorudan ayırır.
- Ich wünschte, ich hätte … — dass'sız biçimde fiil ikinci kutuda; dass ile fiil sonda.
- Geçmiş: hätte/wäre + Partizip II (Wäre ich nur früher losgefahren!).
- Olası dilek Konjunktiv almaz: hoffentlich …, Ich hoffe, dass …, Ich wünsche mir, dass …
Kanca
Yağmurlu bir pazar akşamı, Hamburg'a taşınan arkadaşın Jana'yla görüntülü konuşuyorsun. Sohbetin sonunda içinden gelen cümle Türkçe: "Keşke burada olsan." Almancaya çevirmeye çalışıyorsun ve şu çıkıyor: "Ich wünsche, du bist hier." Jana gülümsüyor: "Ach, ich wünschte, ich wäre bei dir!" Senin cümlen bir dilek gibi değil, bir bilgi gibi duyuldu; onunkinde ise özlem vardı. Fark tek bir harfte ve bir fiil biçiminde saklı.
Türkçede "keşke" tek bir kelimeyle her türlü özlemi taşır: "keşke vaktim olsa", "keşke gelseydin". Almancada "keşke" diye tek bir kelime yoktur; aynı duygu Konjunktiv II ve birkaç küçük kelimeyle kurulur. B2.1'de koşul ve sonuç anlatan cümleleri gördün. Bu derste sonucu hiç söylemeden yalnızca özlemi dile getiren cümleleri göreceğiz: "wenn" ile, fiille başlayan biçimle ve "Ich wünschte" kalıbıyla.
Anlatım
"wenn" ile dilek: Wenn ich doch mehr Zeit hätte!
Dilek cümlesi, B2.1'deki koşul cümlesinin yalnızca ilk yarısıdır. "Wenn ich mehr Zeit hätte, würde ich reisen" cümlesinden sonuç kısmını atarsan ve özlemi vurgulayan küçük bir kelime eklersen dilek cümlesi ortaya çıkar: "Wenn ich doch mehr Zeit hätte!" (Keşke daha çok vaktim olsa!). Çekimli fiil yine sonda durur, cümle bir ünlemle biter.
Buradaki "doch" kelimesi dilek cümlesinin işaretidir. Aynı işi "nur" ve "bloß" da görür: "Wenn ich nur mehr Zeit hätte!" "Wenn ich bloß mehr Zeit hätte!" Bu kelimeler olmadan cümle yarım kalmış bir koşul gibi duyulur ve dinleyen, arkasından bir sonuç bekler. Konuşmada üçü de yaygındır; "bloß" biraz daha günlük bir tondadır.
Fiille başlayan dilek: Hätte ich doch mehr Zeit!
B2.1'de koşul cümlesinin "wenn" olmadan, fiil başa alınarak da kurulabildiğini gördün. Aynısı dilek cümlesinde de geçerlidir: "Hätte ich doch mehr Zeit!" "Wäre ich nur schon zu Hause!" (Keşke şimdiden evde olsam!). Anlam "wenn" ile kurulan cümleyle aynıdır; bu biçim biraz daha kısa ve daha vurguludur. "doch" ya da "nur" burada da düşmez, çünkü soru cümlesinden ayıran onlardır: "Hätte ich mehr Zeit?" bir soru, "Hätte ich doch mehr Zeit!" bir dilektir.
Geçmişe dönük dilek: Hätte ich das doch nicht gesagt!
Olmuş bir şeyin keşke olmasaydı diye dilenmesi, ya da olmamış bir şeyin keşke olsaydı diye özlenmesi, B2.1'deki geçmiş biçimle kurulur: "hätte/wäre" + Partizip II. "Wenn ich das doch nicht gesagt hätte!" (Keşke bunu söylemeseydim!). "Wäre ich nur früher losgefahren!" (Keşke daha erken yola çıksaydım!). Türkçedeki "-seydim" eki burada da geçmiş Konjunktiv'e karşılık gelir.
Geçmişe dönük dilek çoğu zaman bir pişmanlık taşır. B2.1'deki "Ich hätte früher losfahren sollen" cümlesi aynı durumu bir değerlendirme olarak söyler; "Wäre ich nur früher losgefahren!" ise aynı durumu bir duygu olarak dile getirir. İkisi de doğrudur ve konuşmada sık sık yan yana kullanılır.
"Ich wünschte, …": ana cümleli dilek
Dilek cümlesinin bir ana cümleyle kurulan biçimi "Ich wünschte, …" kalıbıdır: "Ich wünschte, ich hätte mehr Zeit" (Keşke daha çok vaktim olsa; kelimesi kelimesine "daha çok vaktim olsun isterdim"). "wünschte" burada "wünschen" fiilinin Konjunktiv II biçimidir ve dileğin gerçekleşmediğini baştan işaretler. Arkasından gelen cümle de Konjunktiv II'dedir: "Ich wünschte, du wärst hier." "Ich wünschte, ich hätte das nicht gesagt."
"Ich wünschte" kalıbından sonra gelen cümle çoğu zaman "dass" olmadan, ana cümle sırasıyla kurulur: fiil ikinci kutudadır. "dass" ile kurmak da mümkündür, ama o zaman fiil sona gider: "Ich wünschte, dass du hier wärst." İki biçim de doğrudur; "dass"sız biçim konuşmada çok daha sık duyulur.
Gerçek bir dilek mi, gerçek dışı bir özlem mi?
Almancada gerçekleşebilecek bir dileği gerçek dışı bir özlemden ayırmak önemlidir. Olası bir şeyi dilerken Konjunktiv kullanılmaz; "hoffentlich" (umarım), "Ich hoffe, dass …" ya da "Ich wünsche mir, dass …" ile Präsens yeterlidir: "Hoffentlich regnet es morgen nicht" (Umarım yarın yağmur yağmaz). "Ich wünsche mir, dass du mich besuchst" (Beni ziyaret etmeni istiyorum). Gerçekleşmesi imkânsız ya da çok uzak bir şey için ise Konjunktiv II gerekir: "Ich wünschte, es wäre schon Sommer" (Keşke şimdiden yaz olsa).
Türkçedeki "keşke" çoğunlukla ikinci türe denk düşer; "umarım" ise birinci türe. Bu ayrım bir hatayı da önler: "hoffentlich" ile Konjunktiv II bir arada kullanılmaz.
Başkasının davranışına sabırsızlık: würde
Dilek başka birinin yapmadığı bir şeyle ilgiliyse, çoğu fiilde "würde" + mastar kullanılır ve cümle hafif bir sabırsızlık taşır: "Wenn er doch endlich anrufen würde!" (Keşke artık arasa!). "endlich" (nihayet, artık) kelimesi bu cümlelerde sık görülür.
| Biçim | Şimdi | Geçmiş |
|---|---|---|
| wenn + doch/nur | Wenn ich doch Zeit hätte! | Wenn ich doch Zeit gehabt hätte! |
| fiil başta | Hätte ich nur Zeit! | Hätte ich nur Zeit gehabt! |
| Ich wünschte | Ich wünschte, ich hätte Zeit. | Ich wünschte, ich hätte Zeit gehabt. |
| başkasına sabırsızlık | Wenn er doch endlich anrufen würde! | Wenn er doch angerufen hätte! |
| olası dilek (Konjunktiv yok) | Hoffentlich habe ich morgen Zeit. | Hoffentlich hat er angerufen. |
Örnekler
Her örnekte dileğin şimdiye mi geçmişe mi, gerçek dışı mı olası mı olduğunu söyle.
Son örnek bir dilek taşır ama Konjunktiv kullanmaz, çünkü yarın yağmur yağmaması mümkündür. Üçüncü örnekte "wünschte" dileğin gerçekleşmediğini baştan gösterir; "wärst" de aynı Konjunktiv II'yi taşır.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"keşke" cümlesini Präsens ile çevirmek: "Ich wünsche, du bist hier", "Ich wünsche, ich habe mehr Zeit".
— Türkçedeki "keşke" tek bir kelime olduğu için öğrenci onu "ich wünsche" ile karşılar ve arkasına olağan bir cümle ekler. Präsens'teki "Ich wünsche" gerçek dışı bir özlemi değil, bir isteği bildirir ve arkasından Präsens gelince cümle anlamsızlaşır. Doğrusu: "Ich wünschte, du wärst hier." "Ich wünschte, ich hätte mehr Zeit."
Yaygın yanlış"hoffentlich" ile Konjunktiv II'yi birleştirmek: "Hoffentlich hätte ich morgen Zeit", "Ich hoffe, dass er kommen würde".
— "umarım" ile "keşke"yi aynı türden dilekler sanan öğrenci iki yapıyı karıştırır. "hoffentlich" ve "Ich hoffe" olası bir şeyi dilediği için Präsens ya da Perfekt ister; Konjunktiv II gerçek dışı özleme aittir. Doğrusu: "Hoffentlich habe ich morgen Zeit." "Ich hoffe, dass er kommt."
Yaygın yanlış"Ich wünschte" kalıbında "dass" kullanıp fiili ikinci kutuda bırakmak: "Ich wünschte, dass ich hätte mehr Zeit".
— "dass"sız biçimi duyan öğrenci sonradan "dass" ekler, ama sırayı değiştirmeyi unutur. "dass" geldiği anda çekimli fiil sona kayar; "dass" yoksa cümle ana cümle sırasıyla kurulur. Doğrusu: "Ich wünschte, ich hätte mehr Zeit." ya da "Ich wünschte, dass ich mehr Zeit hätte."
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Wenn ich doch gesund wäre!"
- "Hätte ich nur den Zug nicht verpasst!"
- "Ich wünschte, du würdest in meiner Nähe wohnen." ("wohnen" için "würde" + mastar en doğal biçimdir)
- Birinci cümle yanlış: "Hoffentlich ist das Wetter am Samstag schön." İkinci cümle doğru: bugün hava güzel değil, bu bir özlemdir.
- "Wäre ich doch nicht zu der Besprechung gegangen! Hoffentlich wird es nächste Woche besser."
Özet kartı
- "keşke" = Konjunktiv II + doch/nur/bloß; tek kelimelik karşılığı yok.
- Wenn ich doch mehr Zeit hätte! — fiil sonda, sonuç yok, ünlemle biter.
- Hätte ich nur mehr Zeit! — fiil başta; doch/nur onu sorudan ayırır.
- Ich wünschte, ich hätte … — dass'sız biçimde fiil ikinci kutuda; dass ile fiil sonda.
- Geçmiş: hätte/wäre + Partizip II (Wäre ich nur früher losgefahren!).
- Olası dilek Konjunktiv almaz: hoffentlich …, Ich hoffe, dass …, Ich wünsche mir, dass …
Sonraki derse köprü
Konjunktiv II'nin bir işi daha var: gerçek olmayan bir görüntüyü, bir benzetmeyi anlatmak. Türkçede bunu "sanki" ile söyleriz: "Sanki her şeyi biliyormuş gibi konuşuyor." Sıradaki derste Almancada bu yapıyı göreceğiz: "als ob" ile kurulan yan cümleyi ve fiilin sona gittiği bu biçimin yanında, "als" kelimesinden hemen sonra fiilin geldiği daha kısa biçimi. Bir izlenimin gerçek mi, yalnızca görünüş mü olduğunu Konjunktiv ile nasıl işaretleyeceğini de ele alacağız.