Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- İsim-fiil kalıbı: anlamı isim taşır, fiil hafif bir çerçevedir (eine Entscheidung treffen).
- Fiil Türkçeden tahmin edilemez: karar vermek → treffen, soru sormak → stellen.
- Sık kalıplar: einen Antrag stellen, Rücksicht nehmen auf + A, zur Verfügung stehen, in Frage kommen, eine Rolle spielen, Bescheid geben.
- Edilgen anlamlı kalıplar: in Kraft treten, zur Diskussion stehen, zur Sprache kommen, zum Einsatz kommen.
- Olumsuzluk: artikelsiz isimde kein (keine Rücksicht), edatlı kalıpta nicht (nicht in Frage).
- Konuşmada tek fiil doğal, resmî yazıda kalıp yaygın; ikisini dengele.
Kanca
İş yerinde bir toplantı sonunda şefin sana dönüyor: "Wann können Sie mir Bescheid geben?" Sen de bir karar vermen gerektiğini söylemek istiyorsun ve Türkçedeki "karar vermek" kalıbını çeviriyorsun: "Ich muss noch eine Entscheidung geben." Şefin kaşları hafifçe kalkıyor ve cümleni düzeltiyor: "Sie meinen, Sie müssen noch eine Entscheidung treffen." Almanca bir kararı "vermez"; bir kararı "vurur", yani "trifft".
Almancada anlamın asıl yükünü bir ismin taşıdığı, fiilin ise o isme eşlik eden hafif bir yardımcı gibi davrandığı kalıplar vardır: "eine Entscheidung treffen" (karar vermek), "eine Frage stellen" (soru sormak), "Rücksicht nehmen auf" (dikkate almak, özen göstermek). Bu kalıplara isim-fiil kalıpları (Funktionsverbgefüge) denir. Hangi ismin hangi fiille gittiği çoğu zaman Türkçeden tahmin edilemez; bu yüzden B2.8'deki edatlı fiiller gibi bir bütün olarak öğrenilmeleri gerekir.
Anlatım
Anlamı isim taşır
"eine Entscheidung treffen" kalıbında "treffen" fiilinin asıl anlamı "vurmak, isabet ettirmek, rastlamak"tır; ama bu kalıpta o anlamdan neredeyse hiçbir şey kalmaz. Kararı anlatan "Entscheidung" ismidir; fiil yalnızca cümleye bir fiil kazandırır. Aynı durum "eine Frage stellen" kalıbında da görülür: "stellen" normalde "koymak, dikmek" demektir, ama burada yalnızca "sormak" eylemini taşıyan bir çerçevedir.
Bu kalıpların çoğunun tek kelimelik bir fiil karşılığı vardır: "eine Entscheidung treffen" = "entscheiden", "eine Frage stellen" = "fragen", "einen Antrag stellen" = "beantragen" (başvurmak), "Kritik üben an" = "kritisieren" (eleştirmek), "zum Ausdruck bringen" = "ausdrücken" (ifade etmek). İki biçim aynı temel anlamı taşır, ama isim-fiil kalıbı daha resmî, daha ağırbaşlı ve çoğu zaman daha vurguludur.
Türkçeyle örtüşen ve örtüşmeyen kalıplar
Bazı kalıplar Türkçeyle birebir örtüşür ve öğrenmesi kolaydır: "eine Rolle spielen" (rol oynamak), "ein Versprechen geben" (söz vermek), "einen Vorschlag machen" (öneride bulunmak). Asıl zorluk, fiilin Türkçeden farklı olduğu kalıplardadır: "karar vermek" → "eine Entscheidung treffen", "soru sormak" → "eine Frage stellen", "dikkate almak" → "Rücksicht nehmen auf", "buyurup oturmak" → "Platz nehmen". Bu kalıplarda Türkçedeki fiili çevirmek neredeyse her zaman yanlış sonuç verir.
| Kalıp | Tek kelime karşılığı | Türkçe |
|---|---|---|
| eine Entscheidung treffen | entscheiden | karar vermek |
| eine Frage stellen | fragen | soru sormak |
| einen Antrag stellen | beantragen | başvuruda bulunmak |
| Rücksicht nehmen auf + A | berücksichtigen | dikkate almak, özen göstermek |
| in Anspruch nehmen | nutzen | yararlanmak, kullanmak |
| zur Verfügung stehen | verfügbar sein | hazır olmak, kullanıma açık olmak |
| zum Ausdruck bringen | ausdrücken | ifade etmek |
| in Frage kommen | möglich sein | söz konusu olmak |
| eine Rolle spielen | — | rol oynamak, önemli olmak |
| Bescheid geben / sagen | informieren | haber vermek |
Edilgen anlam taşıyan kalıplar
Bazı isim-fiil kalıpları etken bir biçimle edilgen bir anlam taşır; B2.5'teki Passiv alternatiflerine bir yenisi eklenir: "zur Diskussion stehen" (tartışılıyor olmak), "in Kraft treten" (yürürlüğe girmek), "zum Einsatz kommen" (kullanılmak), "zur Sprache kommen" (dile getirilmek, konuşulmak). "Das neue Gesetz tritt im Januar in Kraft" (Yeni yasa ocakta yürürlüğe giriyor). "Das Thema kam in der Sitzung zur Sprache" (Konu toplantıda konuşuldu). Bu kalıplar haberlerde ve resmî yazışmalarda çok sık görülür.
Olumsuzluk: kein mi, nicht mi?
İsim-fiil kalıplarında olumsuzluk, A1.37'deki "nicht" ve "kein" kuralına bağlıdır ama birkaç özel durum vardır. Kalıptaki isim belirsiz artikelli ya da artikelsizse genellikle "kein" kullanılır: "Ich habe noch keine Entscheidung getroffen" (Henüz bir karar vermedim). "Er nimmt keine Rücksicht auf andere" (Başkalarını hiç düşünmüyor). Kalıp bir edat öbeği içeriyorsa "nicht" gelir ve çoğu zaman edatın önünde durur: "Das kommt nicht in Frage" (Bu söz konusu bile olamaz). "Der Raum steht heute nicht zur Verfügung" (Oda bugün kullanılamıyor).
Ne zaman kalıp, ne zaman tek fiil?
Günlük konuşmada tek kelimelik fiil çoğu zaman daha doğaldır: "Ich habe mich entschieden" (Karar verdim), "Darf ich etwas fragen?" (Bir şey sorabilir miyim?). Resmî yazıda, sunumlarda ve haber dilinde isim-fiil kalıbı daha sık görülür ve metne ağırlık katar: "Die Geschäftsleitung hat eine Entscheidung getroffen." Ancak metni yalnızca bu kalıplarla doldurmak onu ağır ve dolambaçlı hâle getirir. İyi bir yazı ikisini dengeler.
Bazı kalıpların tek kelimelik tam bir karşılığı yoktur ya da farklı bir anlam taşır: "eine Rolle spielen" (önemli olmak) için "spielen" tek başına yetmez; "in Frage kommen" (söz konusu olmak, mümkün olmak) ile "fragen" arasında hiçbir anlam bağı kalmamıştır. Bu kalıplar sabit ifadeler olarak öğrenilmelidir.
Örnekler
Her örnekte kalıbın ismini, fiilini ve varsa tek kelimelik karşılığını bul.
Altıncı örnekte kalıp bir edat öbeği içerdiği için olumsuzluk "nicht" ile kuruluyor. Yedinci örnek etken bir biçimle edilgen bir anlam taşıyor: yasa yürürlüğe "giriyor", ama onu yürürlüğe koyan başkasıdır.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışTürkçedeki fiili çevirmek: "eine Entscheidung geben", "eine Entscheidung machen", "eine Frage fragen", "eine Frage machen".
— Türkçedeki "karar vermek" ve "soru sormak" kalıplarını kelime kelime çeviren öğrenci, ismin yanına Türkçedeki fiilin karşılığını koyar. İsim-fiil kalıplarında fiil isimle birlikte sabittir ve Türkçeden tahmin edilemez. Doğrusu: "eine Entscheidung treffen", "eine Frage stellen".
Yaygın yanlışKalıbın edatını tahminle seçmek: "Rücksicht nehmen an die Kinder", "Rücksicht nehmen für die Kinder".
— Türkçedeki "-e özen göstermek" ya da "için" ifadelerini düşünen öğrenci edatı çeviriyle bulur. B2.8'deki edatlı fiiller gibi, isim-fiil kalıplarının edatı da sabittir: "Rücksicht nehmen auf" + Akkusativ. Doğrusu: "Rücksicht nehmen auf die Kinder."
Yaygın yanlışOlumsuzlukta "kein" ile "nicht" arasında karışmak: "Das kommt kein in Frage", "Er nimmt nicht Rücksicht".
— A1.37'deki kuralı kalıbın bütününe uygulamayan öğrenci yanlış olumsuzluk kelimesini seçer. Kalıptaki isim artikelsizse "kein", kalıp bir edat öbeğiyse "nicht" kullanılır. Doğrusu: "Das kommt nicht in Frage." "Er nimmt keine Rücksicht."
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Wir müssen bald eine Entscheidung treffen."
- "eine Frage stellen, einen Antrag stellen, Rücksicht nehmen, eine Rolle spielen"
- "Das kommt nicht in Frage." "Ich habe keine Entscheidung getroffen." (edatlı kalıpta nicht; artikelsiz isimde kein)
- "Ich möchte eine Frage stellen. Der Chef hat noch keine Entscheidung getroffen."
- "Der Saal steht ab morgen zur Verfügung. Bitte nehmen Sie Rücksicht auf die anderen Gäste."
Özet kartı
- İsim-fiil kalıbı: anlamı isim taşır, fiil hafif bir çerçevedir (eine Entscheidung treffen).
- Fiil Türkçeden tahmin edilemez: karar vermek → treffen, soru sormak → stellen.
- Sık kalıplar: einen Antrag stellen, Rücksicht nehmen auf + A, zur Verfügung stehen, in Frage kommen, eine Rolle spielen, Bescheid geben.
- Edilgen anlamlı kalıplar: in Kraft treten, zur Diskussion stehen, zur Sprache kommen, zum Einsatz kommen.
- Olumsuzluk: artikelsiz isimde kein (keine Rücksicht), edatlı kalıpta nicht (nicht in Frage).
- Konuşmada tek fiil doğal, resmî yazıda kalıp yaygın; ikisini dengele.
Sonraki derse köprü
İsim-fiil kalıpları en çok haber dilinde karşına çıkar ve haber dilinin bir başka özelliği de başkasının sözünü aktarmasıdır. B1.31'de "Ein Sprecher sagte, das Problem sei bekannt" cümlesindeki "sei" biçimini yalnızca tanımıştın. Sıradaki derste bu biçimi, yani Konjunktiv I'i ayrıntılı göreceğiz: nasıl kurulduğunu, haberlerde neden kullanıldığını, konuşanın sözü aktarırken onu onaylamadığını nasıl gösterdiğini ve Konjunktiv I biçimi Präsens'le aynı olduğunda hangi biçimin yerine geçtiğini.