Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Ayrılabilen fiil: önek + ge- + kök + -t/-en, tek parça: angerufen, eingekauft, aufgestanden.
- Kurma yolu: önce öneksiz fiilin Partizip II'si (gerufen), sonra öneki başa ekle (angerufen).
- Perfekt'te önek Partizip II'nin içindedir ve onunla birlikte en sona gider: Ich habe heute eingekauft.
- Ayrılamayan önekler (be-, ver-, er-, ent-, ge-, zer-) ge- almaz: besucht, verstanden, bekommen.
- Ayırt etmek için vurguya bak: ANrufen (ayrılır), beSUchen (ayrılmaz).
- Yardımcı fiil anlama göre: angekommen ve aufgestanden sein ile; eingekauft ve angerufen haben ile.
Kanca
Bir iş arkadaşın dün seni aradığını söylüyor ve soruyor: "Hast du meine Nachricht gesehen?" Sen de onu aradığını anlatmak istiyorsun. Şimdiki zamanda bu fiili nasıl ayıracağını biliyorsun: "Ich rufe dich an." Geçmişe taşırken aynı mantığı izliyorsun ve söylüyorsun: "Ich habe dich gerufen an." Arkadaşın bir an düşünüyor, sonra cümleni toparlıyor: "Ah, du hast mich angerufen!" Önek yine sona gitmişti, ama bu kez tek başına değil, Partizip II'nin içinde.
Önekli fiiller Almancada iki ayrı aileye ayrılır ve Perfekt'te bu iki aile birbirinden en açık biçimde burada ayrışır: biri "ge-" hecesini içine alır, öbürü hiç almaz. Ayrılabilen fiillerde "ge-" hecesinin nereye girdiğini, ayrılamayanlarda neden hiç görünmediğini ve iki grubu vurgudan nasıl ayırt edeceğini öğreneceksin.
Anlatım
Ayrılabilen fiiller: ge- ortaya girer
Ayrılabilen bir fiilin Partizip II'sini kurmak için önce fiilin öneksiz hâlinin Partizip II'sini düşünürsün, sonra öneki başına eklersin. "rufen → gerufen", bu yüzden "anrufen → angerufen". "kaufen → gekauft", bu yüzden "einkaufen → eingekauft". "stehen → gestanden", bu yüzden "aufstehen → aufgestanden". "ge-" hecesi böylece önek ile kökün arasına girer ve bütün kelime tek parça yazılır.
Bu yöntem, kökün düzenli mi düzensiz mi olduğunu da sana hatırlatır. "kaufen" düzenli olduğu için "eingekauft" "-t" ile biter; "kommen" düzensiz olduğu için "mitgekommen" ve "zurückgekommen" "-en" ile biter. A2.2 ve A2.3'te öğrendiğin her Partizip II, önüne bir önek alarak yeni bir ayrılabilen fiilin Partizip II'sine dönüşebilir.
| Mastar | Kök fiil | Partizip II | Perfekt |
|---|---|---|---|
| anrufen | rufen → gerufen | angerufen | Ich habe dich angerufen. |
| einkaufen | kaufen → gekauft | eingekauft | Wir haben eingekauft. |
| aufstehen | stehen → gestanden | aufgestanden | Ich bin früh aufgestanden. |
| mitkommen | kommen → gekommen | mitgekommen | Er ist mitgekommen. |
| fernsehen | sehen → gesehen | ferngesehen | Sie haben ferngesehen. |
| abfahren | fahren → gefahren | abgefahren | Der Zug ist abgefahren. |
Yardımcı fiil de kök fiilin mantığını izler, ama anlam değişmişse yeni anlama bakılır. "kommen" yer değiştirme anlattığı için "sein" alır; "mitkommen" ve "ankommen" (varmak) da "sein" alır: "Wir sind um acht angekommen". "stehen" standart dilde "haben" alır, ama "aufstehen" bir durum değişikliği olduğu için A2.1'deki kurala göre "sein" alır: "Ich bin aufgestanden".
Cümlede: tek parça, en sonda
Şimdiki zamanda önek çekimli fiilden ayrılıp cümlenin sonuna gidiyordu. Perfekt'te çekimli parça "haben" ya da "sein" olduğu için önek artık kendi fiilinden ayrılmaz; Partizip II'nin bir parçası olarak onunla birlikte en sona gider. "Ich kaufe heute ein" → "Ich habe heute eingekauft". "Er ruft mich morgen an" → "Er hat mich gestern angerufen".
A1.16'dan beri gördüğün çerçeve burada da aynıdır: ikinci kutuda "habe" ya da "bin", en sonda tek parça hâlinde Partizip II. Değişen tek şey, sondaki parçanın içine önekin de girmiş olmasıdır.
Bir uç durum var: ayrılabilen bir önek "-ieren" ile biten bir fiile gelirse, A2.2'deki kural geçerliliğini korur ve "ge-" yine gelmez. "ausprobieren" (denemek) fiilinin Partizip II'si "ausprobiert" olur, "ausgeprobiert" değil: "Ich habe das neue Rezept ausprobiert" (Yeni tarifi denedim). Önek yine başta durur, ama kök "-ieren" ile bittiği için arada "ge-" yoktur.
Ayrılamayan fiiller: ge- hiç yok
A2.2'de gördüğün gibi "be-", "ver-", "er-", "ent-", "ge-", "zer-" önekleriyle başlayan fiiller Partizip II'de "ge-" almaz: "besuchen → besucht", "verstehen → verstanden", "erzählen → erzählt", "bekommen → bekommen". Bu fiiller şimdiki zamanda da ayrılmadığı için Perfekt'te de tek parça, "ge-" olmadan kalır.
"bekommen" fiilinin Partizip II'si mastarıyla tamamen aynıdır: "Ich habe ein Paket bekommen" (Bir paket aldım). Bunun nedeni, "kommen → gekommen" biçiminden "ge-" hecesinin düşmesidir; "be-" + "kommen" geriye aynı kelimeyi bırakır. Aynı durum "verlassen → verlassen" gibi birkaç fiilde daha görülür.
Ayırt etmenin yolu: vurgu
Bir önekin ayrılabilir mi ayrılamaz mı olduğunu en güvenilir biçimde vurgu söyler. Ayrılabilen fiillerde vurgu önektedir: "ANrufen", "EINkaufen", "AUFstehen". Ayrılamayan fiillerde vurgu kökte durur, önek vurgusuzdur: "beSUchen", "verSTEhen", "erZÄHlen". Bu, A2.2'deki "ge- yalnız vurgulu ilk heceden önce gelir" ilkesinin bir sonucudur: ayrılabilen fiilde vurgulu hece önektir ve "ge-" onun hemen arkasına, kökün önüne oturur.
Bazı önekler iki grupta da görülebilir; bunları ileride ayrıca göreceğiz. A2 düzeyinde karşına en sık çıkanı "wieder-" önekidir: "wiederholen" (tekrar etmek) ayrılamaz ve "ge-" almaz: "Ich habe das Wort wiederholt". "wiederkommen" (geri gelmek) ise ayrılabilir: "Er ist nicht wiedergekommen". Yine vurguya bak: "wieder-HO-len", ama "WIE-der-kom-men".
Örnekler
Her örnekte önekin vurgulu olup olmadığına ve "ge-" hecesinin nerede durduğuna bak.
İlk beş örnekte vurgu önektedir ve "ge-" önek ile kökün arasına girer. Altıncı ve yedinci örneklerde önek vurgusuzdur ve "ge-" hiç görünmez. Sekizinci örnek "wieder-" önekinin ayrılabilen kullanımıdır.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışŞimdiki zamandaki gibi öneki ayrı bırakmak: "Ich habe gerufen an", "Wir haben gekauft ein."
— A1.22'de öneki cümlenin sonuna göndermeyi öğrenen öğrenci, Perfekt'te de öneki Partizip II'den ayırır. Perfekt'te önek ve Partizip II tek kelime olur ve birlikte en sona gider. Doğrusu: "Ich habe angerufen." "Wir haben eingekauft."
Yaygın yanlışÖnek ile Partizip II'yi ayrı yazmak ya da "ge-" hecesini başa koymak: "an gerufen", "geangerufen".
— Kelimenin iki parçadan oluştuğunu bilen öğrenci onları yazıda ayırır ya da "ge-" hecesini alışkanlıkla en başa koyar. Ayrılabilen fiilin Partizip II'si tek parça yazılır ve "ge-" ortadadır. Doğrusu: "angerufen", "eingekauft", "aufgestanden".
Yaygın yanlışÖnekli fiilde yardımcı fiili yanlış seçmek: "Ich habe angekommen", "Er hat aufgestanden."
— Öğrenci yardımcı fiile karar verirken yalnız öneke ya da yalnız köke bakar ve anlamı gözden kaçırır. "ankommen" (varmak) yer değiştirme, "aufstehen" (kalkmak) durum değişikliği anlatır; A2.1'deki kurala göre ikisi de "sein" alır. Doğrusu: "Ich bin angekommen." "Er ist aufgestanden."
Mini alıştırma
Cevaplar
- angerufen, eingekauft, mitgekommen, ferngesehen.
- bekommen → bekommen (hayır); abfahren → abgefahren (evet, ortada); erzählen → erzählt (hayır); aufstehen → aufgestanden (evet, ortada).
- "Ich habe meine Mutter angerufen."
- "Wir sind um zehn Uhr angekommen." "Sie hat viel eingekauft." (ya da "Sie haben …")
- "Ich habe das Wort wiederholt." (wiederholen ayrılamaz, ge- almaz)
Özet kartı
- Ayrılabilen fiil: önek + ge- + kök + -t/-en, tek parça: angerufen, eingekauft, aufgestanden.
- Kurma yolu: önce öneksiz fiilin Partizip II'si (gerufen), sonra öneki başa ekle (angerufen).
- Perfekt'te önek Partizip II'nin içindedir ve onunla birlikte en sona gider: Ich habe heute eingekauft.
- Ayrılamayan önekler (be-, ver-, er-, ent-, ge-, zer-) ge- almaz: besucht, verstanden, bekommen.
- Ayırt etmek için vurguya bak: ANrufen (ayrılır), beSUchen (ayrılmaz).
- Yardımcı fiil anlama göre: angekommen ve aufgestanden sein ile; eingekauft ve angerufen haben ile.
Sonraki derse köprü
Perfekt'in bütün parçaları artık elinde: yardımcı fiil seçimi, düzenli ve düzensiz Partizip II, önekli fiiller. Bu modülün son dersinde bunları gerçek bir anlatımda birleştireceğiz: geçen hafta sonunu anlatmak. "Am Samstag bin ich früh aufgestanden, dann …" gibi bir anlatıyı zaman ifadeleri ve bağlayıcılarla nasıl sıralayacağını, "war" ve "hatte" ile Perfekt'i aynı hikâyede nasıl karıştıracağını ve bir arkadaşının hafta sonunu nasıl soracağını orada göreceksin.