Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Konaklama: das Hotel, die Pension, die Ferienwohnung, die Jugendherberge; das Einzelzimmer, das Doppelzimmer.
- Rezervasyon: Ich möchte ein Zimmer für zwei Nächte reservieren; vom 3. bis zum 5. Mai; Ist das Frühstück inklusive?
- Giriş: Ich habe eine Reservierung auf den Namen …; einchecken / auschecken ayrılabilen fiil.
- Sorun: … funktioniert nicht / … geht nicht; Es gibt kein warmes Wasser; nazik: leider + Kann ich bitte …?
- zu = fazla, sorun var (zu laut); sehr = çok, yalnız betimleme (sehr schön).
- Yolda: der Bahnsteig, das Gleis, die Verspätung haben, der Anschluss; der Flug, das Gepäck, die Bordkarte.
Kanca
Dresden'e bir hafta sonu gezisi planlıyorsun. Tren yarım saat geç kalıyor, otele akşam dokuzda varıyorsun ve resepsiyondaki görevli ekranına bakıp soruyor: "Auf welchen Namen haben Sie reserviert?" İsmini söylüyorsun, anahtar kartını alıyorsun, odaya çıkıyorsun. Oda soğuk; kalorifer yanmıyor. Aşağı inip derdini anlatmak istiyorsun: "Die Heizung arbeitet nicht." Görevli bir saniye düşünüyor, sonra anlıyor: "Ah, die Heizung funktioniert nicht. Ich schicke sofort jemanden."
Seyahat, dil öğrenmenin en çok karşılığını gördüğün alanlardan biridir: bir rezervasyon, bir giriş, bir şikâyet, bir soru. Her aşamanın kalıp cümleleri vardır ve çoğu önceki derslerden tanıdığın yapılarla kurulur. A1.39'daki ulaşım kelimeleri, A2.14'teki tarih söyleme biçimi, A2.20'deki "weil" ve A2.27'deki resmî yazışma kalıpları burada bir araya geliyor.
Anlatım
Nerede kalınır?
Almanca konuşulan ülkelerde konaklamanın birkaç türü vardır. "das Hotel" bildiğin oteldir. "die Pension" daha küçük, çoğu zaman aile işletmesi bir pansiyondur. "die Ferienwohnung" tatil için kiralanan dairedir; mutfağı vardır ve kısaca "FeWo" diye yazılır. "die Jugendherberge" ise gençlik yurdudur. İlanlarda sık görülen iki kelime daha var: "das Frühstück" (kahvaltı) ve "die Halbpension" (yarım pansiyon: kahvaltı ve akşam yemeği).
Odanın türünü söylemek için birleşik isimler kullanılır ve A1.8'deki kural gereği hepsi "das Zimmer" gibi nötrdür: "das Einzelzimmer" (tek kişilik oda), "das Doppelzimmer" (çift kişilik oda). Oda ile ilgili en sık sorular şunlardır: "Haben Sie noch ein Zimmer frei?" (Boş odanız var mı?), "Was kostet eine Nacht?" (Bir gece ne kadar?), "Ist das Frühstück inklusive?" (Kahvaltı dahil mi?).
Rezervasyon: telefon ve e-posta
Telefonda rezervasyon yaparken A1.35'teki "möchten" kalıbı yeterlidir: "Ich möchte ein Doppelzimmer für zwei Nächte reservieren." "für" edatı A2.10'da gördüğün gibi Akkusativ alır ve süreyi anlatır. Tarih vermek için A2.14'teki kalıp kullanılır, ama bu kez iki uçlu: "vom 3. bis zum 5. Mai" diye yazılır, "vom dritten bis zum fünften Mai" diye okunur. "vom" ve "zum", A2.11'deki "von dem" ve "zu dem" kaynaşmalarıdır.
E-postayla rezervasyon yaparken A2.27'deki resmî çerçeve işe yarar. Kısa bir örnek:
"Sehr geehrte Damen und Herren, ich möchte vom 3. bis zum 5. Mai ein Einzelzimmer mit Frühstück reservieren. Ich komme am Abend mit dem Zug an. Können Sie mir bitte den Preis mitteilen? Mit freundlichen Grüßen, Elif Yılmaz"
E-postada üç bilgi mutlaka bulunmalıdır: tarih, oda türü ve bir soru ya da istek. Otel cevap verdiğinde "die Bestätigung" (onay) kelimesini görürsün; bu, rezervasyonunun kesinleştiği anlamına gelir.
Giriş ve çıkış
Otele vardığında resepsiyona (die Rezeption) gidersin. Rezervasyonun varsa: "Ich habe eine Reservierung auf den Namen Yılmaz" (Yılmaz adına bir rezervasyonum var). Görevli bir form doldurmanı ya da kimliğini göstermeni isteyebilir: "Ihren Ausweis, bitte" ya da "Ihren Reisepass, bitte." Sonra anahtarı ya da anahtar kartını verir: "Hier ist Ihr Schlüssel. Sie haben Zimmer 204 im zweiten Stock."
Giriş ve çıkış için İngilizceden gelen iki ayrılabilen fiil kullanılır: "einchecken" ve "auschecken". A1.22'deki kural onlar için de geçerlidir: "Ich checke morgen um zehn aus." En sık sorulan sorular da bunlardır: "Bis wann muss ich auschecken?" (Saat kaça kadar çıkış yapmam gerekiyor?), "Ab wann gibt es Frühstück?" (Kahvaltı saat kaçta başlıyor?).
Sorun bildirmek
Odada bir şey yolunda gitmiyorsa en kullanışlı fiil "funktionieren"dir (çalışmak, işlemek): "Die Heizung funktioniert nicht" (Kalorifer çalışmıyor), "Das WLAN funktioniert nicht" (İnternet çalışmıyor). Konuşmada "gehen" de aynı anlamda kullanılır: "Die Dusche geht nicht" (Duş çalışmıyor). Eksik bir şey için A1.24'teki "es gibt" kalıbı ve A1.12'deki "kein" birleşir: "Es gibt kein warmes Wasser" (Sıcak su yok), "Es gibt keine Handtücher" (Havlu yok).
Bir sorunu nazikçe dile getirmek için şikâyeti bir ricayla bağlarsın: "Das Zimmer ist leider zu laut. Kann ich bitte ein anderes Zimmer bekommen?" (Oda maalesef çok gürültülü. Başka bir oda alabilir miyim?). "leider" (maalesef) kelimesi şikâyeti yumuşatır; "bitte" ile kurulan soru da onu bir ricaya çevirir.
Yolda: tren ve uçak
A1.39'da bilet almayı ve aktarma yapmayı öğrendin. Yolculuğun kendisinde ise birkaç kelime daha gerekir. Tren için: "der Bahnsteig" (peron), "das Gleis" (hat, peron numarası), "die Verspätung" (gecikme), "der Anschluss" (aktarma bağlantısı). Anons çoğu zaman şöyle duyulur: "Der Zug hat zwanzig Minuten Verspätung." Uçak için: "der Flughafen" (havalimanı), "der Flug" (uçuş), "das Gepäck" (bagaj), "der Koffer" (bavul), "die Bordkarte" (biniş kartı).
| Durum | Almanca | Türkçe |
|---|---|---|
| Aktarmayı kaçırmak | Ich habe meinen Anschluss verpasst. | Aktarmayı kaçırdım. |
| Bagajı teslim etmek | Ich möchte meinen Koffer aufgeben. | Bavulumu teslim etmek istiyorum. |
| Kapıyı sormak | Wo ist das Gate für den Flug nach Izmir? | İzmir uçuşunun kapısı nerede? |
| Gecikmeyi sormak | Hat der Zug Verspätung? | Tren gecikmeli mi? |
Örnekler
Her örnekte hangi aşamada olduğunu söyle: rezervasyon, giriş, sorun ya da yolculuk.
İkinci örnekte "Nacht" kelimesinin çoğulu "Nächte" Umlaut alır; A2.23'teki kalıbı hatırla. Beşinci örnekteki "checken" kelimesi İngilizceden geldiği için [çe-ken] diye okunur.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışBir cihaz için "arbeiten" kullanmak: "Die Heizung arbeitet nicht", "Der Fernseher arbeitet nicht."
— Türkçedeki "çalışmıyor" ve İngilizcedeki "doesn't work" ifadeleri öğrenciyi "arbeiten" fiiline götürür. Almancada "arbeiten" insanın işini anlatır; bir cihazın çalışması "funktionieren" ya da konuşmada "gehen" ile söylenir. Doğrusu: "Die Heizung funktioniert nicht." "Der Fernseher geht nicht."
Yaygın yanlışŞikâyet ederken "sehr" kullanmak: "Das Zimmer ist sehr klein" (kabul edilemez kastıyla).
— Türkçedeki "çok küçük" hem "oldukça küçük" hem de "fazla küçük, işime yaramıyor" anlamına gelir. Almanca bu ikisini ayırır: "sehr klein" yalnızca bir betimlemedir ve şikâyet gibi duyulmaz. Bir şeyin ölçüyü aştığını, bu yüzden sorun olduğunu söylemek için "zu" kullanılır. Doğrusu: "Das Zimmer ist zu klein." "Das Bett ist zu hart."
Yaygın yanlışGecikmeyi sıfatla söylemek: "Der Zug ist zwanzig Minuten spät."
— Türkçedeki "tren yirmi dakika geç" cümlesi kelime kelime çevrilince "spät" sıfatı seçilir. Almancada gecikme bir isimle ve "haben" ile anlatılır; anonslarda ve tabelalarda hep bu kalıp kullanılır. Doğrusu: "Der Zug hat zwanzig Minuten Verspätung." Sonucu anlatmak istersen: "Der Zug kommt zwanzig Minuten später."
Mini alıştırma
Cevaplar
- "Ich möchte ein Einzelzimmer für drei Nächte reservieren."
- "Die Dusche funktioniert nicht." (ya da "Die Dusche geht nicht.") "Es gibt kein warmes Wasser."
- "Das Hotel ist sehr schön, wir sind glücklich." "Das Zimmer ist zu teuer, wir nehmen es nicht."
- "Das WLAN funktioniert nicht und der Bus hat zehn Minuten Verspätung."
- "Ich checke morgen um zehn aus. Kann mein Koffer hier bleiben?"
Özet kartı
- Konaklama: das Hotel, die Pension, die Ferienwohnung, die Jugendherberge; das Einzelzimmer, das Doppelzimmer.
- Rezervasyon: Ich möchte ein Zimmer für zwei Nächte reservieren; vom 3. bis zum 5. Mai; Ist das Frühstück inklusive?
- Giriş: Ich habe eine Reservierung auf den Namen …; einchecken / auschecken ayrılabilen fiil.
- Sorun: … funktioniert nicht / … geht nicht; Es gibt kein warmes Wasser; nazik: leider + Kann ich bitte …?
- zu = fazla, sorun var (zu laut); sehr = çok, yalnız betimleme (sehr schön).
- Yolda: der Bahnsteig, das Gleis, die Verspätung haben, der Anschluss; der Flug, das Gepäck, die Bordkarte.
Sonraki derse köprü
Bir yolculuğu planlarken bakılan ilk şeylerden biri de havadır. Sıradaki derste hava durumunu anlatmayı göreceğiz: "Es regnet" gibi öznesi "es" olan hava fiillerini, "sonnig", "bewölkt", "windig" gibi sıfatları, sıcaklığı söylemeyi ve bir hava tahmininde duyacağın kalıpları. Otelin resepsiyonunda "Wie wird das Wetter morgen?" diye sorabilmek de bu dersin hedeflerinden biri olacak.