Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- wollen: will, willst, will, wollen, wollt, wollen. möchten: möchte, möchtest, möchte, möchten, möchtet, möchten.
- wollen: kararlı istek, niyet, plan (Ich will Deutsch lernen); isimle doğrudan kullanılınca sert (Ich will ein Eis!).
- möchten: kibar istek ve teklif; alışveriş, hizmet, resmî konuşmada varsayılan (Ich möchte einen Kaffee. Möchten Sie …?).
- mögen genel beğeni (Ich mag Kaffee), möchten şimdiki istek (Ich möchte einen Kaffee).
- Almanca "will" gelecek değil, istek anlatır.
- İki fiilde de ich = er, "-t" yok: er will, sie möchte.
Kanca
Bir iş arkadaşın cuma akşamı için plan soruyor: "Was machst du am Wochenende?" Sen İngilizceden bildiğin "will" kelimesiyle bir gelecek cümlesi kurduğunu düşünüyorsun: "Ich will meine Eltern besuchen." Arkadaşın gülümsüyor: "Schön! Du willst sie besuchen, oder musst du?" Senin niyetin "Annemle babamı ziyaret edeceğim" demekti; Almanca cümle ise "Annemle babamı ziyaret etmek istiyorum" oldu. Bu durumda iki anlam birbirine yakın olduğu için sorun çıkmadı, ama "will" kelimesi Almancada geleceği değil, isteği anlatır.
Türkçenin tek bir "istemek" fiiliyle söylediği şeyi Almanca iki modal fiile paylaştırır: "wollen" (istemek, niyetinde olmak) ve "möchten" (istemek, arzu etmek). İkisi de Türkçeye çoğu zaman "istemek" diye çevrilir, ama tonları farklıdır. Kafede garsona hangisini söylediğin, kibar mı yoksa talepkâr mı duyulacağını belirler; bu dersin sonunda hangi fiilin ne zaman doğal olduğunu ayırt edebileceksin.
Anlatım
Çekimler
"wollen" öteki modal fiiller gibi tekilde kök ünlüsünü değiştirir: "o" yerine "i" gelir. "ich" ve "er" biçimleri yine aynıdır ve "-t" almaz. "möchten" ise tekilde ünlü değiştirmez, ama onda da "ich" ile "er" biçimleri aynıdır: "ich möchte", "er möchte".
| Kişi | wollen | möchten |
|---|---|---|
| ich | will | möchte |
| du | willst | möchtest |
| er / sie / es | will | möchte |
| wir | wollen | möchten |
| ihr | wollt | möchtet |
| sie / Sie | wollen | möchten |
"möchten" aslında A1.26'da gördüğün "mögen" (sevmek, hoşlanmak) fiilinin kibar bir istek biçimidir. Bu biçimin dil bilgisindeki adını ve nasıl oluştuğunu ileride göreceğiz. Şimdilik "möchten" kelimesini kendi tablosuyla, ayrı bir fiil gibi öğrenmen yeterli; günlük konuşmada da öyle kullanılır.
wollen: güçlü istek ve niyet
"wollen" konuşanın kararlı bir isteğini ya da planını anlatır: "Ich will Deutsch lernen" (Almanca öğrenmek istiyorum, niyetim bu), "Wir wollen im Sommer nach Izmir fahren" (Yazın İzmir'e gitmek istiyoruz, planımız bu). Türkçede bu tür cümleler çoğu zaman "-mek istiyorum" ya da "-meyi düşünüyorum" diye çevrilir. Arkadaşlar arasında ve aile içinde "wollen" tamamen doğaldır: "Willst du mitkommen?" (Sen de gelmek ister misin?).
Aynı fiil bir isimle, doğrudan kullanıldığında daha sert duyulur: "Ich will ein Eis!" (Dondurma istiyorum!) cümlesi bir çocuğun ısrarını çağrıştırır. A1.28'de garsona "Ich will einen Kaffee" demenin neden kaba kaçtığı buradan anlaşılır: "will" bir talep gibi duyulur, bir rica gibi değil. Olumsuzda da aynı ton vardır: "Ich will nicht!" (İstemiyorum!) kesin bir reddir.
möchten: kibar istek
"möchten" isteği yumuşak ve kibar biçimde söyler. Alışverişte, restoranda, resmî konuşmalarda ve tanımadığın insanlarla konuşurken güvenli seçim budur: "Ich möchte einen Termin" (Bir randevu istiyorum), "Ich möchte bitte zahlen" (Ödemek istiyorum lütfen). Birine bir şey teklif ederken de "möchten" kullanılır: "Möchtest du einen Tee?" (Çay ister misin?), "Möchten Sie etwas trinken?" (Bir şey içmek ister misiniz?).
İki fiil de modal fiillerin çerçevesini kullanır: çekimli fiil ikinci kutuda, asıl fiil mastar hâlinde sonda. "Ich möchte heute Abend zu Hause bleiben" (Bu akşam evde kalmak istiyorum). Asıl fiil yoksa, arkadan gelen isim Akkusativ olur: "Ich möchte einen Salat", "Er will einen Hund". A1.24'teki eril n kuralı burada da çalışır.
"gern" kelimesi "möchten" cümlesini daha da yumuşatır: "Ich möchte gern einen Kaffee." A1.28'deki "Ich hätte gern …" kalıbı da aynı nezaket düzeyindedir; ikisi birbirinin yerine kullanılabilir.
mögen ile möchten: sevmek ve istemek
İki kelime birbirine benzediği için karışır, ama farklı şeyler söyler. "mögen" genel bir beğeniyi anlatır: "Ich mag Kaffee" (Kahveyi severim). "möchten" ise şu anki bir isteği: "Ich möchte einen Kaffee" (Bir kahve istiyorum, şimdi). Birincisi bir özelliğini, ikincisi bir siparişini anlatır.
Türkçedeki ayrım da buna benzer: "Kahve severim" ile "Kahve isterim" iki farklı cümledir. Almancada bu fark iki benzer kelimede saklandığı için, özellikle hızlı konuşmada dikkat gerekir. Sorulan soruya da bak: "Magst du Kaffee?" (Kahve sever misin?) bir alışkanlığı, "Möchtest du einen Kaffee?" (Kahve ister misin?) bir teklifi sorar.
| Cümle | Anlam | Türkçe |
|---|---|---|
| Ich mag Kaffee. | genel beğeni | Kahve severim. |
| Ich möchte einen Kaffee. | kibar, şimdiki istek | Bir kahve istiyorum. |
| Ich will einen Kaffee! | ısrarlı talep | Kahve istiyorum! |
| Ich will Kaffee kaufen. | niyet, plan | Kahve almak istiyorum. |
Örnekler
Her örnekte fiilin tonuna bak: niyet mi, kibar istek mi, beğeni mi?
Yedinci örnek "mögen" ile "möchten" farkını tek bir diyalogda gösterir. Sekizinci örnekteki "will nicht" bir inadı anlatır; "möchte nicht" deseydik daha yumuşak bir isteksizlik anlaşılırdı.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"will" kelimesini İngilizcedeki gibi gelecek sanmak: "Morgen will es regnen."
— İngilizce bilen öğrenci "will" kelimesini gelecek zaman işareti olarak tanır ve Almancaya taşır. Almancada "will" yalnız istek anlatır; cümle "Yarın yağmur yağmak istiyor" gibi tuhaf bir anlam taşır. Doğrusu: "Morgen regnet es" (şimdiki zamanla gelecek) ya da "Morgen regnet es vielleicht." Gelecek zamanın kendi yapısını ileride göreceğiz.
Yaygın yanlış"mögen" ile "möchten" arasında yanlış seçim: "Ich mag einen Kaffee, bitte."
— İki kelimenin kökü ve sesi benzediği için öğrenci siparişte "mag" kullanır. "mögen" genel bir beğeniyi söyler; siparişte tuhaf durur. Doğrusu: "Ich möchte einen Kaffee, bitte." Genel beğeni için: "Ich mag Kaffee."
Yaygın yanlış"ich = er" kuralını "du" biçimine de taşımak: "Du will mitkommen?", "Du möchte einen Tee?"
— Modal fiillerde "ich" ile "er" biçimlerinin aynı olduğunu öğrenen öğrenci, tekil kişilerin hepsinin aynı olduğunu sanır ve "du" biçimindeki "-st" ekini düşürür. Kural yalnız "ich" ve "er" içindir; "du" her zaman "-st" alır. Doğrusu: "Willst du mitkommen?" "Möchtest du einen Tee?"
Mini alıştırma
Cevaplar
- du willst, sie möchte, ihr wollt.
- "Ich möchte die Rechnung, bitte." ya da "Ich möchte bitte zahlen."
- "Ich mag Schokolade." "Ich möchte jetzt ein Stück Kuchen."
- "Möchtest du etwas essen?"
- "Nächstes Jahr wollen wir nach Deutschland fahren." (ya da "Wir wollen nächstes Jahr nach Deutschland fahren.")
Özet kartı
- wollen: will, willst, will, wollen, wollt, wollen. möchten: möchte, möchtest, möchte, möchten, möchtet, möchten.
- wollen: kararlı istek, niyet, plan (Ich will Deutsch lernen); isimle doğrudan kullanılınca sert (Ich will ein Eis!).
- möchten: kibar istek ve teklif; alışveriş, hizmet, resmî konuşmada varsayılan (Ich möchte einen Kaffee. Möchten Sie …?).
- mögen genel beğeni (Ich mag Kaffee), möchten şimdiki istek (Ich möchte einen Kaffee).
- Almanca "will" gelecek değil, istek anlatır.
- İki fiilde de ich = er, "-t" yok: er will, sie möchte.
Sonraki derse köprü
"wollen" ve "möchten" isteğin konuşanın içinden geldiğini söyler. Sıradaki derste isteğin ya da görevin başka birinden geldiğini anlatan "sollen" fiilini öğreneceğiz: bir doktorun, bir öğretmenin ya da bir arkadaşın söylediği şey. A1.34'te sözünü ettiğimiz ölçülü tavsiye de bu fiille kurulur; "müssen" ile "sollen" arasındaki farkı orada ayrıntılı göreceksin.