Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Yiyecek ve içecekleri artikelleriyle öğren: das Brot, der Käse, die Milch, der Kaffee, das Bier.
- Genel olarak söz ederken artikel yok (Ich trinke Wasser); belli bir şey için belirli artikel (Ich trinke das Wasser).
- Bu ayrım Türkçedeki "su içiyorum / suyu içiyorum" ayrımına karşılık gelir.
- Kafede bir porsiyon için "ein/einen": Einen Kaffee, bitte.
- Sevmek: gern + fiil (Ich trinke gern Tee), lieber (tercih), mögen + nesne (Ich mag Käse; ich mag, du magst, er mag).
- Tat için "schmecken": Die Suppe schmeckt gut. Tercih: Ich esse kein Schweinefleisch. Ich bin Vegetarier(in).
Kanca
Alman bir ailenin evinde ilk kahvaltın. Masada ekmek, tereyağı, peynir, reçel ve haşlanmış yumurta var. Ev sahibi soruyor: "Was möchtest du trinken, Kaffee oder Tee?" Sen "Tee, bitte" diyorsun. Sonra seni denemek için bir soru daha geliyor: "Magst du Käse?" Sen Türkçe düşünerek cevaplıyorsun: "Ja, ich mag den Käse." Ev sahibi gülümsüyor; cümlen yanlış değil, ama "bu peyniri seviyorum" demiş oldun, "genel olarak peynir severim" değil.
Türkçede de bu ayrım vardır: "Peynir severim" ile "Peyniri severim" aynı şey değildir. İlki genel bir tercihi, ikincisi belli bir peyniri anlatır. Almanca bu ayrımı artikelle yapar: artikelsiz "Käse" genel, "den Käse" belli bir peynir. Sofradaki kelimeleri artikelleriyle toplayacak, sevdiğini ve sevmediğini söylemeyi çalışacak ve Akkusativi günlük hayatın en sık alanında kullanacağız.
Anlatım
Kahvaltı sofrası
Kahvaltıda sık karşılaşacağın kelimeleri artikelleriyle birlikte öğren: "das Brot" (ekmek), "das Brötchen" (küçük ekmek), "die Butter" (tereyağı), "der Käse" (peynir), "die Wurst" (salam, sucuk türü et ürünü), "das Ei" (yumurta, çoğulu "die Eier"), "die Marmelade" (reçel), "der Honig" (bal). A1.9'daki ipuçlarını burada da tanıyacaksın: "Brötchen" küçültme ekiyle nötr, "Butter" ve "Marmelade" dişil.
Kahvaltının Almancası "das Frühstück"tür; "Zum Frühstück esse ich Brot mit Käse" (Kahvaltıda peynirli ekmek yerim) cümlesinde "zum Frühstück" kalıbı "kahvaltıda" anlamına gelir. Aynı yapı öğle ve akşam yemeği için de kullanılır: "zum Mittagessen", "zum Abendessen".
Öğle ve akşam yemeği
Ana yemeklerde sık geçen kelimeler: "das Fleisch" (et), "das Hähnchen" (tavuk), "der Fisch" (balık), "der Reis" (pilav, pirinç), "die Nudeln" (makarna, çoğul kullanılır), "die Kartoffel" (patates), "das Gemüse" (sebze), "der Salat" (salata), "die Suppe" (çorba). Meyve ve sebzeden de birkaç temel kelime: "der Apfel" (elma), "die Banane" (muz), "die Tomate" (domates), "die Gurke" (salatalık), "die Zwiebel" (soğan).
Beslenme tercihlerini söylemek için de birkaç kalıp işine yarar. Bazı insanlar dinî ya da kişisel sebeplerle belirli yiyecekleri yemez ve bunu söylemenin en kısa yolu "kein" ile kurulan bir cümledir: "Ich esse kein Schweinefleisch" (Domuz eti yemem), "Ich esse kein Fleisch" (Et yemem). "Ich bin Vegetarier" (Vejetaryenim, erkek) ya da "Ich bin Vegetarierin" (kadın) da sık kullanılır; A1.2'deki meslek kuralı gibi burada da artikel yoktur.
İçecekler
İçeceklerde A1.9'daki anlam gruplarına bir tane daha ekleyebilirsin: alkollü içeceklerin çoğu erildir ("der Wein", şarap), ama en sık kullanılanlardan biri olan "das Bier" (bira) bu grubun istisnasıdır ve nötrdür. Öteki temel içecekler: "das Wasser" (su), "der Kaffee" (kahve), "der Tee" (çay), "die Milch" (süt), "der Saft" (meyve suyu). Kafede sipariş verirken bunları nasıl kullanacağını bu modülün son dersinde ayrıca çalışacağız.
| Kelime | Artikel | Türkçe |
|---|---|---|
| Brot | das | ekmek |
| Käse | der | peynir |
| Butter | die | tereyağı |
| Fleisch | das | et |
| Fisch | der | balık |
| Suppe | die | çorba |
| Wasser | das | su |
| Kaffee | der | kahve |
| Milch | die | süt |
| Bier | das | bira |
Artikelsiz mi, artikelli mi?
Kancadaki karışıklığın kaynağına dönelim. Yiyecek ve içeceklerin çoğu sayılamayan isimlerdir: su, süt, peynir, et. Bunlardan genel olarak söz ederken Almancada artikel kullanılmaz: "Ich trinke Wasser" (Su içiyorum / Su içerim), "Ich esse gern Käse" (Peynir severim). Belli bir porsiyondan ya da masadaki belli bir yiyecekten söz ederken ise belirli artikel gelir ve A1.24'teki kurallar işler: "Ich esse den Käse" (Peyniri yiyorum), "Ich trinke das Wasser" (Suyu içiyorum).
Bu ayrım Türkçedeki "-i" hâline şaşırtıcı biçimde benzer. A1.23'te Türkçenin "-i" ekini yalnız belirli nesneye koyduğunu görmüştük: "Su içiyorum" genel, "Suyu içiyorum" belli bir su. Almanca aynı ayrımı artikelle yapar: artikelsiz isim Türkçedeki eksiz nesneye, belirli artikelli isim Türkçedeki "-i" ekli nesneye karşılık gelir.
Kafede bir istisna vardır: "Ein Wasser, bitte" ya da "Einen Kaffee, bitte" dediğinde bir bardak ya da bir fincan istersin. Burada "ein" bir porsiyonu sayar. Genel bir alışkanlığı anlatırken ise artikel kullanma: "Ich trinke jeden Tag Kaffee."
Sevmek: gern, lieber, mögen
Bir yiyeceği sevdiğini söylemenin iki yaygın yolu vardır. Birincisi A1.15'te gördüğün "gern" kelimesidir ve bir eylemi severek yaptığını anlatır: "Ich trinke gern Tee" (Çay içmeyi severim). Bir şeyi başka bir şeye tercih ettiğini söylemek için "lieber" (daha çok, tercihen) kullanılır: "Ich trinke lieber Kaffee" (Kahveyi tercih ederim).
İkinci yol "mögen" (sevmek, hoşlanmak) fiilidir ve doğrudan bir nesne alır: "Ich mag Käse" (Peynir severim). Bu fiilin tekil biçimleri düzensizdir: "ich mag", "du magst", "er/sie/es mag"; çoğul kişiler düzenlidir: "wir mögen", "ihr mögt", "sie mögen". Soru biçimi sofrada çok sık duyulur: "Magst du Fisch?" (Balık sever misin?). Olumsuzda artikelsiz isim "kein" alır: "Ich mag keinen Fisch" (Balık sevmem); "Fisch" eril olduğu için A1.24'teki kural gereği "keinen" olur.
Bir yemeğin tadını beğendiğini söylemek için ise "schmecken" (tadı olmak) fiili kullanılır: "Die Suppe schmeckt gut" (Çorba lezzetli). Ev sahibine teşekkür ederken "Es schmeckt sehr gut!" (Çok lezzetli!) demek her zaman iyi karşılanır.
Örnekler
Her örnekte ismin artikelli mi artikelsiz mi olduğuna ve bunun anlamı nasıl değiştirdiğine dikkat et.
Üçüncü örnekteki "magst" kelimesinde g harfi, arkasından s ve t geldiği için sertleşir ve k gibi duyulur: [maakst]. Yedinci örnekte isimler çoğul ve artikelsiz; genel olarak elma ve domates alındığını söylüyor.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlışGenel bir tercihten söz ederken belirli artikel kullanmak: "Ich mag den Käse" (genel olarak peynir severim anlamında).
— Türkçede "peyniri severim" de bazen genel anlamda duyulduğu için öğrenci belirli artikeli rahatça kullanır. Almancada "den Käse" masadaki ya da konuşulan belli bir peyniri gösterir. Genel tercih için doğrusu: "Ich mag Käse" ya da "Ich esse gern Käse."
Yaygın yanlış"Bier" kelimesine eril artikel vermek: "der Bier".
— Alkollü içeceklerin çoğunun eril olduğunu öğrenen öğrenci kuralı istisnasız uygular. "Bier" bu kuralın bilinen istisnasıdır. Doğrusu: "das Bier". Sık kullanılan kelimelerin artikelini tahmin etmek yerine defterden kontrol et.
Yaygın yanlış"gern" ile "mögen" fiilini birlikte kullanmak: "Ich mag gern Käse."
— İki kelime de "sevmek" anlamı taşıdığı için öğrenci ikisini üst üste koyar. Almancada ya "mögen" fiilini tek başına ya da başka bir fiille "gern" kelimesini kullanırsın. Doğrusu: "Ich mag Käse" ya da "Ich esse gern Käse."
Mini alıştırma
Cevaplar
- das Brot, der Käse, die Milch, der Kaffee, das Bier, die Suppe.
- "Ich trinke Wasser." (genel, artikelsiz) "Ich trinke das Wasser." (belli bir su, belirli artikel)
- Örnek: "Ich trinke gern Tee, aber lieber Kaffee." ya da "Ich trinke lieber Tee."
- ich mag, du magst, er mag, wir mögen.
- "Ich mag keinen Fisch." (eril → keinen) "Ich esse kein Fleisch." (nötr → kein)
Özet kartı
- Yiyecek ve içecekleri artikelleriyle öğren: das Brot, der Käse, die Milch, der Kaffee, das Bier.
- Genel olarak söz ederken artikel yok (Ich trinke Wasser); belli bir şey için belirli artikel (Ich trinke das Wasser).
- Bu ayrım Türkçedeki "su içiyorum / suyu içiyorum" ayrımına karşılık gelir.
- Kafede bir porsiyon için "ein/einen": Einen Kaffee, bitte.
- Sevmek: gern + fiil (Ich trinke gern Tee), lieber (tercih), mögen + nesne (Ich mag Käse; ich mag, du magst, er mag).
- Tat için "schmecken": Die Suppe schmeckt gut. Tercih: Ich esse kein Schweinefleisch. Ich bin Vegetarier(in).
Sonraki derse köprü
Artık neyi sevdiğini ve neyi yemediğini söyleyebiliyorsun; sırada bunları satın almak var. A1.5'te "Das macht hundert Euro" kalıbını, A1.11'de "zwei Kilo" gibi ölçü birimlerinin sayıdan sonra tekil kaldığını görmüştük. Bir sonraki derste pazarda ve markette alışveriş yapacağız: bir şeyin fiyatını sormayı, miktar söylemeyi ve satıcıyla kısa bir konuşmayı baştan sona kurmayı öğreneceğiz.