Akupunkturun temel aleti ince, katı, ucu yuvarlatılmış bir iğnedir; enjektör iğnesi gibi delikli değildir ve içinden hiçbir şey verilmez. Bu modül iğnenin tarihini, bugünkü tek kullanımlık steril iğneyi, kılavuz tüpü ve elle uyarımı tanıtır; nokta seçiminin bireysel mi protokolle mi yapıldığını ve seans sayısının nasıl belirlendiğini tartışır; «de qi» duyusu M24’te işlenir. Teknik öğretmez, okurun seansta ne gördüğünü anlamasını sağlar.
Yöntemler. İğne, elektroakupunktur, kulak, moksa, kupa, akupresür ve modern okullar. Her ders yöntemin kanıtını verir ve bir «Risk ve güvenlik» bölümünde ne zaman zarar verebileceğini söyler.
Bu modülün sonunda
- Akupunktur iğnesini enjektör iğnesinden ayırır ve klasik dokuz iğneden bugünkü iğneye geçişi anlatır.
- Tek kullanımlık steril iğnenin neden zorunlu olduğunu enfeksiyon riskiyle ilişkilendirir.
- Bireysel nokta reçetesi ile sabit protokolün farkını ve denemelerde nasıl sınandığını açıklar.
- Seans sayısı ve sıklığının nasıl kararlaştırıldığını ve bunun kanıt düzeyini sorgular.
Dersler
- M29-D01Dokuz iğneden filiform iğneyeProgramda
Klasik metinlerdeki dokuz iğne türünü ve bugün kullanılan ince katı iğnenin bunlardan hangisine dayandığını tarihsel kayıtla anlatır.
- M29-D02Tek kullanımlık steril iğneProgramda
Tek kullanımlık steril iğnenin yeniden kullanılan iğnenin yerini neden aldığını kan yoluyla bulaşan enfeksiyon örnekleriyle açıklar.
- M29-D03Kılavuz tüp: Japonya’dan gelen bir aletProgramda
Kılavuz tüpün iğnenin deriden geçişini nasıl kolaylaştırdığını ve sham çalışmalarında nasıl kullanıldığını tanıtır.
- M29-D04Elle uyarım: döndürmek, kaldırıp indirmekProgramda
Uygulayıcının iğneyi yerleştirdikten sonra elle uyarmasının gelenekteki adlarını ve araştırmada ölçülebilen karşılığını ayırır.
- M29-D05Nokta seçimi: bireysel reçete mi, sabit protokol müProgramda
Uygulayıcının her hastaya ayrı nokta seçmesi ile herkese aynı noktaların uygulandığı protokolü karşılaştırır ve iki yolun denemelerde nasıl sınandığını açıklar.
- M29-D06Kaç seans, ne sıklıklaProgramda
Seans sayısı ve sıklığı kararlarının çoğunlukla gelenek ve uygulayıcı deneyimine dayandığını, doz-yanıt araştırmalarının ne bulduğunu gösterir.