İçeriğe geç

YKS Felsefe · Ahlak Felsefesi (Etik) · FEL-FL04-L07

Evrensel ahlak yasası tartışması

TYTAYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm

1Kanca

Salı akşamı sınıfın mesaj grubunda tartışma büyüyor. Kaan, coğrafya dersinde öğrendiklerini yazıyor: «Bizde yemekte ses çıkarmak ayıp, başka bir ülkede aşçıya iltifat sayılıyor. Kimine göre doğru, kimine göre yanlış. Demek ki ahlak da yerine göre değişir.» Selin hemen cevap veriyor: «Yemek görgüsü başka. Bir çocuğa sırf eğlence için eziyet etmenin iyi sayıldığı bir yer gösterebilir misin?» Grup bir süre susuyor. İkisi de haklı bir şey yakaladığını düşünüyor ve kimse geri adım atmıyor. Bu atışmanın yaklaşık iki buçuk bin yıllık bir geçmişi var: Atina sokaklarında sofistlerle Sokrates aynı soruyu tartışıyordu. Felsefe paragraflarında yazarın hangi tarafta durduğunu birkaç sözcükten anlayabilmek, bu dersin sana kazandıracağı asıl beceri.

2Hedefler

  • Ahlaki evrenselcilik ile ahlaki göreceliğin temel tezlerini ve gerekçelerini açıklarsın.
  • Sokrates, Platon, Kant ve Farabi'yi evrensel yasayı savunanlar; sofistleri onu reddedenler arasında konumlandırırsın.
  • Özgün bir paragraftaki evrensellik ya da görecelik ipuçlarından metni ilgili düşünüre bağlarsın.
  • Ahlak felsefesi modülünün kavramlarını ve teorilerini bir bütün içinde özetlersin.

3Konu anlatımı

Soru neden önemli?

Bir davranışı yanlış bulduğumuzda iki şeyden birini kastediyor olabiliriz. Belki yalnızca «bizim toplumumuzda bu yapılmaz» demek istiyoruz; belki de «bunu kim yaparsa yapsın, nerede yaparsa yapsın yanlıştır» demek istiyoruz. İkinci ifade, herkesi bağlayan bir ölçünün varlığını varsayar. Ahlak felsefesinde bu ölçüye evrensel ahlak yasası denir: çağ, ülke ya da kişi değiştiğinde de geçerliliğini yitirmeyen, akıl sahibi her insan için bağlayıcı ahlak ilkesi. Böyle bir yasanın bulunduğunu savunan tutuma ahlaki evrenselcilik, ahlaki yargıların kişiye ya da topluma bağlı olduğunu savunan tutuma ahlaki görecelik (rölativizm) adı verilir. Kaan'ın sözü göreceliğe, Selin'inki evrenselciliğe yaslanıyor.

Tartışma felsefe tarihinde iki kez önemli bir dönemeç yaşadı. İlki Antik Yunan'daydı: sofistler yasaların insan yapımı olduğunu söyledi, Sokrates ve Platon herkes için geçerli bir iyi aradı. İkincisi modern çağda Kant'ın ödev ahlakıyla geldi. Arada İslam felsefesinde Farabi, iyinin akılla bilinebileceğini savundu.

Sofistler: yasa doğadan değil, uzlaşmadan gelir

Sofistler MÖ 5. yüzyılda kentten kente dolaşarak, ücret karşılığında özellikle konuşma ve ikna sanatı (retorik) öğreten kişilerdir. Farklı toplulukları yakından tanımaları, onlara bir gözlem kazandırdı: bir kentte yasak olan, ötekinde serbestti. Ders kitaplarında sofistlerin buradan vardığı sonuç şöyle aktarılır: ahlak kuralları ve yasalar doğada hazır bulunmaz; insanlar kendi aralarında anlaşarak onları koyar, bu yüzden de topluluktan topluluğa değişir.

Bu çizginin en çok anılan adı Protagoras'tır. Bilgi felsefesinde onun adıyla andığın «İnsan her şeyin ölçüsüdür» cümlesi, orada algının kişiden kişiye değişmesini anlatıyordu. Ahlak alanına taşındığında aynı cümle, iyi ile kötünün de onu değerlendirene göre belirlendiği anlamını kazanır. Bir davranış Ali'ye iyi görünüyorsa Ali için iyidir; topluma iyi görünüyorsa o toplum için iyidir. Her duruma uyan tek bir ölçü aranmaz.

Gorgias da ders kitaplarında evrensel ahlakı reddeden sofistler arasında sayılır; varlık tartışmasındaki şüpheci tezleriyle birlikte anılan bu düşünür, herkesi bağlayan kesin bir bilginin ve dolayısıyla kesin bir ahlaki ölçünün olamayacağı görüşüyle ilişkilendirilir. Bazı kaynaklarda göreceliğin daha sert bir yorumu da yer alır. Platon'un diyaloglarında Kallikles, yasaların güçsüz çoğunluk tarafından güçlüleri dizginlemek için konduğunu, Thrasymakhos ise adaletin güçlünün işine gelen şey olduğunu savunan kişiler olarak konuşturulur. Bunlar diyalog karakterlerinin ağzından aktarılan görüşlerdir; sınavda geçerlerse «güç», «çıkar», «güçlüyü bağlayan yapay yasa» sözcükleriyle tanınırlar.

Sokrates: iyinin herkes için bir tanımı vardır

Sokrates sofistlerle aynı kentte, aynı soruları konuşarak yaşadı ama onlardan ayrı bir sonuca vardı. Ona göre cesaret, adalet ya da dindarlık gibi kavramların, tek tek örneklerin ötesinde herkes için geçerli bir tanımı bulunmalıydı. Sokrates sokakta karşılaştığı insanlara «Adalet nedir?» diye sorar, verilen cevabın çelişkilerini soru sorarak ortaya çıkarır, böylece karşısındakinin bu tanıma kendi aklıyla ulaşmasına yardım ederdi. Bu yöntem doğurtma diye anılır.

Modülün ilk dersinde gördüğün «erdem bilgidir» düşüncesi burada tartışmanın merkezine oturur. İyiyi gerçekten kavrayan kişi ona göre davranır; kimse bilerek kötülük yapmaz, kötü davranış cehaletten doğar. Bu iddia evrenselciliği gerektirir: iyi, kişiden kişiye değişen bir görüş olsaydı onu «bilmekten» de söz edilemezdi. Bilinebilir bir iyi, herkes için aynı olan bir iyidir.

Platon: değişmeyen İyi

Sokrates'in öğrencisi Platon bu arayışa bir varlık temeli verir. İdealar öğretisinde en üst sıraya İyi ideasını yerleştirdiğini varlık felsefesinde görmüştün. Ahlak açısından sonuç şudur: duyular dünyasındaki davranışlar değişir, insanların fikirleri çatışır, ama bunların hepsinin ölçüldüğü değişmez bir İyi vardır. Bir eylem ondan ne kadar pay alırsa o kadar iyidir. Toplumların farklı kuralları, bu tek ölçüye ne kadar yaklaştıklarına göre değerlendirilebilir.

Kant: aklın koyduğu koşulsuz yasa

Kant'ın kategorik buyruğunu ödev etiği dersinde ayrıntısıyla işledin. Bu tartışmadaki yeri için tek bir noktayı hatırlaman yeter: Kant'a göre ahlak yasası gelenekten, çıkardan ya da duygudan değil, saf akıldan gelir. Akıl her insanda aynı olduğu için bu yasa herkesi koşulsuz bağlar. Bir davranışın ahlaki olup olmadığını sınamanın yolu, ona yön veren ilkenin istisnasız herkes için geçerli olmasını tutarlı biçimde isteyip isteyemeyeceğine bakmaktır. Evrensellik Kant'ta ahlakın sonucu değil, doğrudan ölçütüdür.

Farabi: akılla bilinen evrensel iyi

Mutluluk ahlakı dersinde Farabi'nin mutluluğu en yüksek iyi saydığını görmüştün. Evrensellik tartışmasında onu bu gruba yerleştiren, iyinin akıl yoluyla bilinebileceği düşüncesidir. Akıl her insanda bulunduğuna göre en yüksek iyi ve ona götüren erdemler de bir kişinin ya da bir kentin keyfine bırakılmış değildir. Ders kitapları Farabi'yi bu yüzden Sokrates ve Kant'ın yanında anar.

Kaynaklara göre listeye başka adlar da eklenebilir. Stoacılar evrene düzen veren akla uygun yaşamayı öğütler ve bütün insanları tek bir evrenin yurttaşı sayar; bu yüzden zaman zaman evrenselciler arasında anılırlar. Bazı ders kitaplarında İbn Sina da iyinin akılla kavranabileceği görüşüyle aynı grupta yer alır. Sınavda bu adlar geçerse belirleyici işaret yine aynıdır: herkeste ortak olan akıl.

Evrensel yasayı reddeden öbür sesler

Önceki derste incelediğin görüşlerin bir kısmı da evrensel yasayı kabul etmez, ama her biri kendi gerekçesiyle. Hobbes'un bencillik görüşünde insanı harekete geçiren kendini koruma isteğidir ve kurallar bu çıkarın bir düzenlemesidir. Nietzsche geleneksel ahlakın herkese aynı değerleri dayatmasını eleştirir ve güçlü bireyin kendi değerlerini koymasını savunur. Varoluşçulukta insan önceden verilmiş bir öze sahip olmadığı için değerlerini seçimleriyle kendisi yaratır. Anarşizm de dışarıdan dayatılan her bağlayıcı otoriteye karşı çıkar. Paragrafta «herkes için hazır bir ölçü yok» düşüncesi geçiyorsa bu adları da akılda tutmalısın; ayrımı, reddin dayandığı gerekçe yapar.

İki tarafın gerekçeleri

Bu tartışma bugün de sürüyor ve her iki tarafta ciddi düşünürler var. Burada yapılacak iş, gerekçeleri yan yana tartmaktır.

Göreceliği savunan biri önce bir gözleme dayanır: toplumlar gerçekten farklı şeyleri iyi sayıyor. Ardından bir değer ekler: kendi ölçümüzü başkalarına dayatmamak hoşgörünün gereğidir. Bu tutuma yöneltilen itirazlar da bellidir. Uygulamalardaki farklılık, altlarında hiç ortak ilke bulunmadığını tek başına kanıtlamaz; iki toplum yaşlılara farklı biçimlerde saygı gösterebilir ama ikisi de saygıyı önemsiyor olabilir. Ayrıca her ölçü yerel sayılırsa bir toplumun kendi geçmişindeki uygulamaları «yanlıştı» diye eleştirmesi de zorlaşır.

Evrenselciliği savunan biri insanların ortak aklına ve ortak doğasına başvurur; bir ilkenin herkes için geçerli olmasını, onun tutarlılığının işareti sayar. Bu tutuma yöneltilen itirazlar da göz ardı edilemez: «evrensel» diye sunulan ilkelerin aslında belirli bir kültürün değerleri olabileceği, somut durumlarda iki evrensel ilkenin çatışabileceği ve bunun nasıl çözüleceğinin her zaman açık olmadığı ileri sürülür. Sınavda senden beklenen bir tarafı seçmen değil, paragrafın hangi gerekçeyi kullandığını tanımandır.

Kim hangi tarafta?

DüşünürTutumuDayandığı temelMetinde ele veren ifade
SokratesEvrensel yasa vardırErdem bilgidir, iyinin tanımı«kimse bilerek kötülük yapmaz», tanım arayışı
PlatonEvrensel yasa vardırDeğişmeyen İyi ideası«asıl iyi», pay alma, değişmeyen ölçü
KantEvrensel yasa vardırSaf akıl, kategorik buyruk«koşulsuz», «istisnasız herkes için»
FarabiEvrensel yasa vardırAkılla bilinen en yüksek iyiakıl, mutluluk, erdem
Protagoras (atfedilir)Evrensel yasa yokturÖlçü insandır«bana göre», «her topluma göre»
Sofistler genelEvrensel yasa yokturYasa insanlar arası uzlaşmadır«yasayı insanlar koydu», kentten kente değişme
Kallikles, Thrasymakhos (diyaloglarda)Evrensel yasa yokturGüç ve çıkar«güçlünün işine gelen», «zayıfların koyduğu yasa»

Metin çözümü: görecelik mi, evrensellik mi?

Göreceliğe yakın duran bir düşünür şöyle yazabilir: «Denizci kentinde fırtınada limana sığınmayan kaptan korkak sayılır, dağ köyünde ise yola çıkmayan çoban. İkisine de aynı sözcüğü söyleriz ama sözcüğü dolduran kurallar başkadır. Bu kuralları gökten inmiş sanmak, kendi kentinin alışkanlığını dünyanın ölçüsü yapmaktır.»

İlk olarak metnin örnek verme biçimine bak: iki ayrı toplulukta aynı kavramın farklı içerik kazandığı gösteriliyor. İkinci olarak kuralların kaynağının nereye konduğunu bul: «gökten inmiş sanmak» bir yanılgı olarak sunuluyor, yani kurallar insan yapımı sayılıyor. Üçüncü olarak sonuç cümlesine bak: tek bir ölçüyü herkese uygulamak eleştiriliyor. Akıl, iyi ideası ya da koşulsuz ödev gibi evrenselci işaretler hiç yok. Bu üç ipucu metni sofistlerin göreceliğine, özellikle Protagoras'a atfedilen insan ölçüsü düşüncesine bağlar.

Modülün kısa haritası

Ahlak felsefesinde önce temel kavramları ayırdın: iyi ve kötü, erdem, sorumluluk, vicdan, ahlak yasası. Ardından özgürlük sorununda determinizm, indeterminizm ve otodeterminizmi karşılaştırdın. Teoriler bölümünde bir davranışa değerini neyin kazandırdığı sorusuna verilen cevapları izledin: hazcılıkta haz, mutluluk ahlakında erdemli bir hayat, faydacılıkta mümkün olan en geniş kesimin yararı, ödev etiğinde iyi niyet ve ödev, bencillik ile güç ahlakında bireyin çıkarı ya da gücü. Bu ders, hepsinin arkasında duran soruyu sordu: bu ölçütlerden herhangi biri herkesi bağlar mı?

Aynı soru başka bir alanda da sorulabilir: bir tabloyu «güzel» bulduğumuzda yalnızca kendi beğenimizi mi bildiriyoruz, yoksa başkalarının da katılması gereken bir yargı mı veriyoruz? Sanat felsefesi bu soruyu kurabilmek için önce kendi kavramlarını tanımlar: estetik, güzel, sanat eseri ve onu yaratan sanatçı. Bir sonraki ders bu kavramların haritasını çıkaracak.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Grup ayırmak

Soru: Evrensel ahlak yasası tartışmasında aşağıdaki düşünürlerden hangisi ötekilerden farklı bir tarafta yer alır?

  • A) Sokrates
  • B) Kant
  • C) Farabi
  • D) Protagoras
  • E) Platon

Çözüm: Sokrates iyinin bilinebilir bir tanımını, Platon değişmeyen İyi ideasını, Kant aklın koşulsuz yasasını, Farabi akılla bilinen en yüksek iyiyi savunur; dördü de evrenselcidir. Protagoras'a atfedilen insan ölçüsü düşüncesi ahlakı kişiye bağlar. Cevap: D.

Örnek 2 — Sokrates'i paragraftan tanımak

Soru: Bir filozofun ağzından şu sözler aktarılsın: «Haksızlık eden adama kızma, ona öğret. Adaletin ne olduğunu gerçekten görmüş biri, kendi eliyle kendine zarar vermeyi neden seçsin?» Bu sözler hangi görüşü yansıtır?

  • A) Kötülüğün bilgisizlikten doğduğunu ve iyinin herkesçe bilinebileceğini
  • B) Adaletin güçlünün çıkarı olduğunu
  • C) Ahlakın topluluktan topluluğa değiştiğini
  • D) Değerleri her bireyin kendisinin yarattığını
  • E) İyinin haz miktarıyla ölçüldüğünü

Çözüm: Metin haksızlığa öğretmeyi çare sayıyor; demek ki haksızlığın kaynağı bilgi eksikliğidir. Adaleti gerçekten gören kişinin ona aykırı davranmayacağı düşüncesi, Sokrates'in adıyla anılan «erdem bilgidir» ilkesidir. Cevap: A.

Örnek 3 — Gerekçenin yapısı

Soru: «Farklı toplumlar farklı davranışları iyi sayar; öyleyse herkes için geçerli bir ahlak yoktur» akıl yürütmesine evrenselci bir düşünürün getireceği itiraz hangisidir?

  • A) Farklı toplumların hiç bulunmadığı
  • B) Ahlakın yalnız bireysel bir duygu olduğu
  • C) Davranışlardaki çeşitliliğin, onların ardında ortak bir ilke olmadığını tek başına kanıtlamadığı
  • D) Güçlü toplumların ölçüsünün geçerli olduğu
  • E) Hoşgörünün gereksiz olduğu

Çözüm: Akıl yürütme bir gözlemden (çeşitlilik) bir sonuca (ortak ilke yok) atlıyor. Evrenselci, gözlemi reddetmez; bu atlamanın zorunlu olmadığını gösterir. Cevap: C.

Örnek 4 — Reddin gerekçesi

Soru: Nietzsche ile sofistlerin ortak noktası ve ayrıldıkları yer en iyi hangisinde verilmiştir?

  • A) İkisi de evrensel yasayı savunur; Nietzsche akla, sofistler geleneğe dayanır.
  • B) İkisi de iyi ideasını kabul eder.
  • C) İkisi de kategorik buyruğu benimser; yalnızca formülleri farklıdır.
  • D) İkisi de hazzı tek ölçüt sayar.
  • E) İkisi de herkesi bağlayan hazır bir yasayı reddeder; sofistler kuralları toplumsal uzlaşmaya, Nietzsche değer koyan güçlü bireye bağlar.

Çözüm: Evrensel yasayı reddetmek ortak tutumdur, gerekçe farklıdır: sofistlerde yasa insanlar arası anlaşmanın ürünüdür, Nietzsche'de değerleri güçlü birey yaratır. Cevap: E.

5Tuzaklar

  • Her çeşitlilik paragrafını göreceliğe bağlamak. Evrenselci bir yazar da farklı gelenekleri anlatabilir; belirleyici olan, metnin bu farklılıktan ortak ölçünün yokluğu sonucunu çıkarıp çıkarmadığıdır.
  • Sokrates'i sofistlerle aynı gruba koymak. Aynı dönemde, aynı kentte, aynı sorular üzerine konuştular; ama Sokrates herkes için geçerli bir iyi tanımı arar.
  • Protagoras'ın sözünü yalnız bilgi bağlamında düşünmek. «İnsan her şeyin ölçüsüdür» ahlak sorularında da göreceliğin işareti olarak kullanılır.
  • Kallikles ve Thrasymakhos'u bağımsız kitap yazmış düşünürler gibi anlatmak. Görüşleri Platon'un diyaloglarında karakter olarak konuşturulmalarından bilinir.
  • Evrensel yasayı reddeden herkesi sofist saymak. Hobbes, Nietzsche ve varoluşçular da evrensel yasayı kabul etmez, ama gerekçeleri sırasıyla çıkar, güç ve özgür seçimdir.

6Tekrar kartı

  • Ahlaki evrenselcilik: zaman, yer ve kişi değişse de geçerliliğini koruyan, herkesi bağlayan ahlak ilkeleri vardır.
  • Ahlaki görecelik: iyi ile kötü, değerlendiren kişiye ya da topluma göre belirlenir.
  • Vardır diyenler: Sokrates (erdem bilgidir), Platon (İyi ideası), Kant (aklın koşulsuz buyruğu), Farabi (akılla bilinen en yüksek iyi); temkinle Stoacılar ve İbn Sina.
  • Yoktur diyenler: sofistler; Protagoras'a atfedilen insan ölçüsü; diyaloglarda Kallikles ve Thrasymakhos'un güç görüşü.
  • Evrensel yasayı başka gerekçeyle reddedenler: Hobbes (çıkar), Nietzsche (güç), varoluşçuluk (özgür seçim).
  • Görecelik çeşitlilik gözlemine ve hoşgörüye dayanır; evrenselcilik ortak akla ve tutarlılığa dayanır; ikisine de ciddi itirazlar yöneltilir.
  • Modül: kavramlar → özgürlük → hazcılık, mutluluk, faydacılık, ödev → bencillik ve güç → evrensellik.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Ahlaki yargıların her yerde, her zaman ve herkes için geçerli olabileceğini savunan tutum hangisidir?

    1. A)Ahlaki görecelik
    2. B)Septisizm
    3. C)Ahlaki evrenselcilik
    4. D)Determinizm
    5. E)Hedonizm
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Herkesi bağlayan değişmez ilkelerin varlığını kabul eden görüşe ahlaki evrenselcilik denir.

  2. Soru 2 · Kolay

    Ahlakta göreceliğin simgesi sayılan ve «İnsan her şeyin ölçüsüdür» biçiminde aktarılan cümle hangi sofistle anılır?

    1. A)Protagoras
    2. B)Sokrates
    3. C)Kant
    4. D)Farabi
    5. E)Platon
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Bu cümle sofistlerin en tanınmışı sayılan Protagoras'la birlikte aktarılır ve ölçüyü kişiye bağlar.

  3. Soru 3 · Kolay

    Kant'ın herkesi koşulsuz bağlayan ahlak yasasını dile getirdiği kavram hangisidir?

    1. A)Ataraksia
    2. B)Eudaimonia
    3. C)Fayda ilkesi
    4. D)Arkhe
    5. E)Kategorik buyruk
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Kant ahlak yasasını aklın koyduğu koşulsuz buyruk olarak tanımlar.

  4. Soru 4 · Kolay

    Sofistlerin ahlak kuralları hakkındaki görüşü hangisidir?

    1. A)Kurallar akılla herkes için aynı biçimde bilinir.
    2. B)Kurallar insanlar arasındaki uzlaşmayla konur ve topluluktan topluluğa değişir.
    3. C)Kurallar İyi ideasından pay alır.
    4. D)Kurallar ancak koşulsuz ödevle anlam kazanır.
    5. E)Kurallar mutluluğa götüren erdemlerin akılla bilinmesidir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Sofistler yasaları doğada hazır bulunan değil, insan yapımı ve değişken düzenlemeler sayar.

  5. Soru 5 · Orta

    Sokrates'in «kimse bilerek kötülük yapmaz» düşüncesinin evrensel ahlak tartışmasındaki sonucu hangisidir?

    1. A)Ahlakın kişiden kişiye değiştiği
    2. B)Güçlü olanın haklı sayılması
    3. C)İyinin yalnız toplumca belirlenmesi
    4. D)İyinin herkes için aynı olan bilinebilir bir özü bulunduğu
    5. E)Ahlaki yargıların yalnız duygudan çıktığı
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Kötülüğü cehalete bağlamak, herkesin ulaşabileceği tek bir iyi bilgisinin varlığını gerektirir.

  6. Soru 6 · Orta

    Platon ahlakın evrenselliğini hangi kavrama dayandırır?

    1. A)Değişmeyen İyi ideası
    2. B)Toplumsal sözleşme
    3. C)Haz hesabı
    4. D)Güç istenci
    5. E)Bireysel algı
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Platon'da bütün iyi eylemlerin ölçüsü, idealar arasında en üstte duran İyi ideasıdır.

  7. Soru 7 · Orta

    Farabi'yi evrensel ahlakı savunanlar arasında saydıran görüş hangisidir?

    1. A)İyinin her kentin geleneğine göre değişmesi
    2. B)En yüksek iyinin bedensel haz olması
    3. C)İyinin akılla bilinmesi ve en yüksek iyi olan mutluluğun herkes için hedef olması
    4. D)Ahlakın güçlülerin çıkarına hizmet etmesi
    5. E)Değerleri her bireyin kendi seçimiyle yaratması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Akıl her insanda bulunduğundan akılla bilinen iyi de herkes için geçerli sayılır.

  8. Soru 8 · Orta

    Platon'un Devlet adlı eserinde adaletin güçlünün işine gelen şey olduğunu savunan karakter kimdir?

    1. A)Epikuros
    2. B)Kant
    3. C)Sokrates
    4. D)Protagoras
    5. E)Thrasymakhos
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Thrasymakhos diyalogda adaleti güçlünün çıkarına indirgeyen görüşün sözcüsü olarak konuşturulur.

  9. Soru 9 · Orta

    Ahlaki görecelik savunucularının ilk başvurduğu gözlem hangisidir?

    1. A)Aklın her insanda aynı olması
    2. B)Farklı toplumlarda neyin iyi, neyin ayıp sayıldığının değişmesi
    3. C)İyi ideasının değişmezliği
    4. D)Kategorik buyruğun koşulsuzluğu
    5. E)Mutluluğun kendi için istenmesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Görecelik kültürel çeşitlilik gözleminden yola çıkarak ortak ölçünün bulunmadığı sonucuna varır.

  10. Soru 10 · Orta

    Evrenselciliğe yöneltilen itirazlardan biri hangisidir?

    1. A)Aklın çelişkisizlik istemesi
    2. B)Sokrates'in sofistlerle tartışmış olması
    3. C)İnsanların hiçbir konuda anlaşamayacağını varsayması
    4. D)Belirli bir kültürün değerlerini bütün insanlığın ölçüsüymüş gibi sunma tehlikesi taşıması
    5. E)Ahlak yasasını tek bir kişiye özgü sayması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Eleştirmenler evrensel diye sunulan ilkelerin yerel değerler olabileceğini ileri sürer.

  11. Soru 11 · Orta

    Nietzsche'nin güç ahlakı ile varoluşçu ahlakın evrensel yasa karşısındaki ortak tutumu hangisidir?

    1. A)Herkes için önceden verilmiş hazır bir değerler yasası bulunmadığını savunmaları
    2. B)Kategorik buyruğu benimsemeleri
    3. C)İyi ideasını kabul etmeleri
    4. D)Mutluluğun erdemli toplumda kazanıldığını söylemeleri
    5. E)Ahlakı haz hesabına dayandırmaları
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Biri değer koyan güçlü bireyi, öteki kendini seçimleriyle yaratan insanı öne çıkarır; ikisi de hazır evrensel yasayı reddeder.

  12. Soru 12 · Zor

    Bir düşünür şöyle diyebilir: «Kıyı köyünde misafire sofra kurulmazsa ayıp sayılır, uzak bir ülkede misafirin azığını kendisinin getirmesi beklenir. Hangisinin haklı olduğuna karar verecek bir yargıç yoktur; her ölçü kendi insanları arasında geçer.» Bu görüş hangi düşünürün çizgisine düşer?

    1. A)Kant
    2. B)Farabi
    3. C)Sokrates
    4. D)Platon
    5. E)Protagoras
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Ölçünün topluluğa göre belirlenmesi ve üstte bir yargıcın reddedilmesi Protagoras'a atfedilen göreceliği gösterir.

  13. Soru 13 · Zor

    Bir öğrenci «Toplumlar farklı şeyleri iyi sayıyor, öyleyse herkes için geçerli hiçbir ahlak ilkesi yoktur» diyor. Bu çıkarımın zayıf noktası hangisidir?

    1. A)Toplumların hiçbir zaman farklı şeyleri iyi saymaması
    2. B)Ahlakın yalnız güçlüye hizmet etmesi
    3. C)Uygulamalardaki farklılıktan ortak ilkenin yokluğuna geçişin zorunlu olmaması
    4. D)İyinin kişiden kişiye değişmesi
    5. E)Haz hesabının unutulması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Farklı uygulamalar aynı ilkenin farklı biçimleri olabilir; gözlem sonucu tek başına kanıtlamaz.

  14. Soru 14 · Zor

    Sokrates ile Kant'ın evrenselliği temellendirme biçimleri arasındaki fark hangisidir?

    1. A)Sokrates'in göreceliği savunması
    2. B)Sokrates'in evrenselliği iyinin bilgisinde, Kant'ın ise aklın koyduğu koşulsuz ödev yasasında araması
    3. C)Kant'ın sofistlerin yanında durması
    4. D)İkisinin de hazzı ölçüt alması
    5. E)Sokrates'in kategorik buyruğu formüle etmesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. İkisi de evrenselcidir; Sokrates iyiyi bilmeye, Kant akıldan doğan ödeve dayanır.

  15. Soru 15 · Zor

    Aşağıdaki eşleştirmelerin hangisinde düşünür, evrensel ahlak yasası tartışmasında yanlış tarafa yerleştirilmiştir?

    1. A)Kant, yasa vardır
    2. B)Farabi, yasa vardır
    3. C)Protagoras, yasa yoktur
    4. D)Sokrates, yasa yoktur
    5. E)Platon, yasa vardır
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Sokrates sofistlerin aksine herkes için geçerli bir iyi tanımı aradığı için evrenselciler arasındadır.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Ahlak felsefesi soru kampı» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Ahlaki göreceliği benimseyen birinin aşağıdaki yargılardan hangisini onaylaması beklenir?

    1. A)İyi ideası her şeyin üzerindedir.
    2. B)Bir davranışın iyi ya da kötü oluşu onu değerlendiren kişiye ya da topluma göre değişir.
    3. C)Eyleme yön veren ilke herkes için yasa olabilmelidir.
    4. D)Kötülük bilgisizlikten doğar.
    5. E)Akıl herkese aynı en yüksek iyiyi gösterir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Görecelik iyi ile kötüyü değerlendirenin bakışına bağlar; öteki seçenekler evrenselci görüşlerdir.

  2. Soru 2 · Orta

    Ahlak teorileriyle, her birinin davranışa değer kazandıran ölçütü arasındaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

    1. A)Hazcılık, haz
    2. B)Faydacılık, en geniş kitleye en büyük yarar
    3. C)Ödev etiği, iyi niyet ve ödev
    4. D)Mutluluk ahlakı, erdemli bir hayatın getirdiği mutluluk
    5. E)Güç ahlakı, herkesin eşit biçimde uyması gereken koşulsuz yasa
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Güç ahlakı herkese eşit uygulanan yasayı değil, güçlü bireyin kendi değerlerini koymasını öne çıkarır.

  3. Soru 3 · Zor

    Bir düşünür şöyle diyebilir: «Bir kural yalnız benim işime yaradığı için geçerli olamaz. Ancak aynı durumda düşünen her varlığın aynı biçimde benimseyebileceği bir ilke ahlaki adı hak eder; bunu bize ne alışkanlık ne de kazanç öğretir, yalnız akıl öğretir.» Bu paragraf kime aittir?

    1. A)Kant
    2. B)Hobbes
    3. C)Epikuros
    4. D)Sartre
    5. E)Protagoras
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Çıkarı ve alışkanlığı dışlayıp ilkenin her akıl sahibi için geçerliliğini ölçüt yapmak Kant'ın ödev ahlakıdır.

  4. Soru 4 · Zor

    Sokrates de Protagoras da ilgilerini doğadan insana çeviren düşünürler arasında sayılır. Onları evrensel ahlak tartışmasında karşı taraflara yerleştiren fark hangisidir?

    1. A)Sokrates'in doğa felsefesine geri dönmesi
    2. B)Protagoras'ın İyi ideasını savunması
    3. C)İkisinin farklı kentlerde ders vermesi
    4. D)Sokrates'in kavramların herkes için geçerli tanımını araması, Protagoras'a atfedilen görüşte ise ölçünün her bir insan olması
    5. E)Protagoras'ın kategorik buyruğu benimsemesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Sokrates tümel bir iyi tanımına yönelir; insan ölçüsü düşüncesi ise iyiyi kişiye göre belirler.

  5. Soru 5 · Zor

    Bir paragrafta şu görüş savunuluyor: «Yasaları kimin yazdığına bak: zayıf çoğunluk, güçlülerin önünü kesmek için eşitliği erdem diye yüceltir. Doğaya bakan ise güçlünün fazlasını almasında haksızlık görmez.» Bu paragrafa ilişkin değerlendirmelerden hangisi isabetlidir?

    1. A)Herkesi bağlayan bir ahlak yasası savunuluyor.
    2. B)Kötülük bilgisizliğe bağlanıyor.
    3. C)Yasalar güçlüyü sınırlayan yapay düzenlemeler sayılarak evrensel bağlayıcılık reddediliyor; görüş Platon'un diyaloglarında Kallikles'e verilen tutuma yakın.
    4. D)Farabi'nin mutluluk anlayışı dile getiriliyor.
    5. E)Kategorik buyruk savunuluyor.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Yasayı zayıfların uydurması, güçlünün üstünlüğünü doğal sayan görüş Kallikles'in ağzından aktarılan güç tezidir.

FL04 — Ahlak Felsefesi (Etik)

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.