YKS Felsefe · Bilgi Felsefesi (Epistemoloji) · FEL-FL02-L08
Doğruluk anlayışları
TYTAYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm
1Kanca
Akşam yemeğinde dokuz yaşındaki Kerem kesin konuşuyor: «Ejderhalar ateş püskürür, bu doğru.» Ablası Selin gülüyor: «Ejderha diye bir hayvan yok ki, nasıl doğru olsun?» Kerem kitabını getiriyor: «Bak, kitapta her şey birbirini tutuyor. Ejderhanın midesinde kükürt var, kükürt yanar, o yüzden ateş çıkar.» Babaları araya giriyor: «Siz ikiniz başka şeylere bakıyorsunuz. Selin söylenenin dünyada karşılığı var mı diye soruyor, Kerem anlatının kendi içinde çelişip çelişmediğine bakıyor.» Selin ertesi gün deneme sınavında tam bu ayrımı soran bir paragrafla karşılaşıyor ve cevabı bir dakikada buluyor. Doğruluğun tek bir ölçüsü yok; ders kitapları bu ölçülerden beşini öne çıkarır.
2Hedefler
- Uygunluk, tutarlılık, pragmatik, uzlaşım ve semantik doğruluk anlayışlarını ölçütleriyle tanımlarsın.
- Her anlayışı ders kitaplarında birlikte anıldığı düşünürle eşleştirirsin.
- Özgün bir paragrafta yazarın doğruyu neye bağladığını ipuçlarından çıkarırsın.
- Sık karışan çiftleri (uygunluk–semantik, tutarlılık–uygunluk, pragmatik–uzlaşım) gerekçesiyle ayırırsın.
3Konu anlatımı
Ölçü sorusu
Modülün ilk dersinde doğruluğun bir önermeye, gerçekliğin ise var olana ait olduğunu görmüştük. Yağmur gerçektir; «yağmur yağıyor» cümlesi doğrudur ya da yanlıştır. Ama bu ayrım bir soruyu açık bırakır: bir cümleye doğru dememizi sağlayan ölçü nedir? Neye bakarak karar veririz? Felsefe tarihi bu soruya tek bir cevap vermedi. Ders kitapları beş anlayışı öne çıkarır ve sınav paragrafları da çoğunlukla bu beşinden birini tanımanı ister. Her birini ayrı bir bakış yönü gibi düşünebilirsin: kimi dışarıdaki nesneye, kimi öteki cümlelere, kimi sonuca, kimi tartışmaya, kimi de dilin kendisine bakar.
Uygunluk: yargı nesnesiyle örtüşmeli
En eski ve en yaygın anlayış uygunluk (karşılık) anlayışıdır. Ona göre bir bilgi, yöneldiği nesneye ya da olguya uyuyorsa doğrudur. «Masada üç kitap var» diyorsam ve masada gerçekten üç kitap duruyorsa yargım doğrudur; iki kitap varsa yanlıştır. Doğruluğun kararı zihnin içinde değil, yargı ile dünya arasındaki ilişkide verilir.
Ders kitapları bu anlayışın kökünü Aristoteles'e bağlar. Ona atfedilen tanıma göre var olana var, olmayana yok demek doğru; tersini söylemek yanlıştır. Gündelik düşüncemize en yakın anlayış budur; kancadaki Selin de bu yoldan gidiyor. Paragrafta «olgu», «gerçekte olduğu gibi», «nesneye uyması», «gidip bakmak» gibi ifadeler bu anlayışı haber verir.
Tutarlılık: önermeler birbirini tutmalı
Tutarlılık anlayışı bakışı dışarıdan içeriye çevirir. Bir önerme, doğruluğu önceden kabul edilmiş öteki önermelerle çelişmiyorsa doğru sayılır. Ölçü bir sistemin içindeki uyumdur. Matematik ve mantık bu anlayışın en rahat işlediği alanlardır: bir geometri teoremini doğrulamak için cetvelle ölçüm yapılmaz; teoremin aksiyomlardan ve daha önce kanıtlanmış teoremlerden çelişkisiz biçimde çıktığı gösterilir. Bazı ders kitapları bu anlayışı Leibniz ya da Hegel gibi adlarla birlikte anar; sınavda ad yerine ölçütün kendisi sorulur, bu yüzden adlara değil «çelişmemek» fikrine tutun.
Kerem'in kitabı tam burada işe yarıyor. Bir masal kendi içinde son derece tutarlı olabilir; kükürt, mide ve ateş birbirini tutar. Ama tutarlılık, anlatılanın dünyada bir karşılığı olduğunu göstermez. Tutarlılık ile uygunluğun ayrıldığı nokta budur: biri cümleleri birbiriyle, öbürü cümleyi olguyla karşılaştırır.
Pragmatik: sonuç belirler
Pragmatik ya da faydacı anlayış, doğruluğu bir düşüncenin pratikte doğurduğu sonuca bağlar. İşe yarayan, uygulandığında başarılı sonuç veren, yaşamda bir sorunu çözen düşünce doğrudur. Bu anlayışla en çok anılan düşünür William James'tir. Charles Sanders Peirce ve John Dewey de pragmatizmin kurucu adları arasında sayılır; sınav düzeyinde bu iki adı tanıman yeterli.
Pragmatist için doğruluk bir düşüncenin baştan taşıdığı sabit bir etiket değildir; düşünce denendikçe, sonuçları görüldükçe doğrulanır. Paragrafta «işe yaramak», «fayda», «sonuç vermek», «uygulamada başarı», «yaşamı kolaylaştırmak» gibi sözler öne çıkıyorsa yön pragmatizmdir. Bu anlayışa yöneltilen itirazlardan biri de ders kitaplarında aktarılır: bir inanç işe yaradığı hâlde olgulara uymayabilir, yani yararlı bir yanlış da mümkündür.
Uzlaşım: özgür tartışmanın vardığı yer
Uzlaşım anlayışı doğruluğu tek bir kişinin gözlemine ya da tek bir sonucun başarısına değil, insanlar arasındaki akla dayalı tartışmaya bağlar. Ders kitaplarında bu görüş Jürgen Habermas'la birlikte anlatılır: özgür ve eşit katılımcıların, hiçbir baskı altında kalmadan, gerekçelerini ortaya koyarak sürdürdüğü bir tartışmada vardıkları uzlaşma doğruyu belirler. Kaynaklarda bu koşullar «ideal konuşma durumu» adıyla da geçer.
Burada iki ayrıntı önemlidir. Birincisi, uzlaşma bir oylama değildir; çoğunluğun sesi ya da bir otoritenin kararı bu anlayışta ölçü olamaz. Belirleyici olan, kimsenin susturulmadığı ve yalnız gerekçelerin tartıldığı bir süreçtir. İkincisi, paragrafta «tartışma», «katılımcılar», «gerekçe», «ortak kabul», «baskısız iletişim» gibi sözler yön gösterir.
Semantik: önermenin anlamı ve koşulu
Semantik anlayış doğruluğu dilin içinde tanımlamaya çalışır. Doğruluk, dildeki bir önermenin anlamıyla, yani o önermenin ne söylediğiyle ilgilidir. Ders kitaplarında Alfred Tarski'nin örneği olarak aktarılan biçim şöyledir: «Kar beyazdır» önermesi ancak ve ancak kar beyazsa doğrudur. Tırnak içindeki parça bir cümledir; sağ taraftaki ise o cümlenin anlattığı durumdur. Doğruluk, bir cümlenin anlamı ile onun doğru olmasının koşulu arasındaki bu bağ üzerinden tanımlanır.
Bu tanım ilk bakışta uygunluk anlayışına benzer ve sınavda en çok bu ikisi karışır. Kaynaklar semantik anlayışı, uygunluk düşüncesinin dil düzlemine taşınmış bir biçimi olarak da sunar. Ayırt edici nokta vurgunun yeridir. Uygunluk anlayışı bilgi ile nesnesi arasındaki örtüşmeyi öne alır. Semantik anlayış ise önermeyi, anlamını ve dili öne alır; doğruluğun tanımını dil üzerinden kurar. Paragrafta «önerme», «anlam», «dil», «ancak ve ancak», tırnak içine alınmış bir cümle görüyorsan semantik yönü düşün.
Doğruluk kartı
| Düşünür | Doğruyu bağladığı yer | Ölçütün adı | Paragrafta seni uyaran söz |
|---|---|---|---|
| Aristoteles | yargı ile nesne ya da olgu arasındaki örtüşme | uygunluk (karşılık) | «olguya uyuyor», «gerçekte olduğu gibi» |
| Leibniz, Hegel (temkinli) | önermelerin birbiriyle çelişmemesi | tutarlılık | «çelişmiyor», «sistemle uyumlu», matematik, mantık |
| William James (Peirce, Dewey adla) | uygulamada görülen başarılı sonuç | pragmatik (faydacı) | «işe yarıyor», «fayda», «sonuç veriyor» |
| Habermas | özgür ve eşit kişilerin akla dayalı uzlaşması | uzlaşım | «tartışma», «gerekçe», «ortak kabul» |
| Tarski | önermenin anlamı ve doğruluk koşulu | semantik | «Kar beyazdır», «ancak ve ancak», «dil» |
Metin çözümü: dedektifin defteri
Aşağıdaki paragrafı, doğruluk anlayışlarından birini benimseyen bir düşünür şöyle yazmış olabilir:
«Olay yerine dönüp bakma şansım yok; elimde yalnız tanık ifadeleri ve güvendiğim kayıtlar var. Yeni gelen bir ifadeyi ancak bu kayıtlarla çatışmıyorsa dosyaya alıyorum. Bir ifade, daha önce sağlam bulduğum bir kaydı yalanlıyorsa ya o ifadeyi ya da o kaydı yeniden tartmam gerekir.»
Adım adım ilerle. Önce yazarın neyi yapamadığına bak: olay yerine gidip bakamıyor, yani ifadeleri olguyla karşılaştırma yolu kapalı. Bu, uygunluk anlayışını eler. Sonra yazarın neyi ölçü yaptığına bak: yeni ifadenin önceki kayıtlarla çatışmaması. «Çatışmamak», «yalanlamak», «dosyaya almak» sözleri önermelerin bir sistem içindeki uyumunu anlatıyor. Paragrafta işe yarama ya da sonuç sözü yok, pragmatizm düşer; kimseyle tartışılmıyor, uzlaşım düşer; dilin ya da önermenin anlamı üzerinde durulmuyor, semantik de düşer. Geriye tutarlılık anlayışı kalır.
Bilgi felsefesi modülünün haritası
Bu dersle bilgi felsefesi modülü tamamlanıyor. Sınava girmeden önce dört durağı birlikte görmek işini kolaylaştırır:
- Temel kavramlar: özne bilen, nesne bilinendir; doğruluk önermenin, gerçeklik var olanın niteliğidir; temellendirme bilgiyi isabetli tahminden ayırır; a priori bilgi deneyden bağımsız, a posteriori bilgi deneye dayalıdır.
- Bilginin imkânı: dogmatizme göre insan zihni kesin bilgiye ulaşabilir; septisizm kuşkuyu öne alır (Pyrrhon'da mutlak, Descartes'ta yöntemsel); agnostisizm bazı konuların bilinemeyeceğini söyler.
- Bilginin kaynağı: rasyonalizm akla, empirizm deneye dayanır; Kant'ın kritisizmi ikisini birleştirir; sezgicilik doğrudan kavrayışı, pozitivizm olguları öne çıkarır; analitik felsefe dile, fenomenoloji bilince görünene yönelir.
- Doğruluk: uygunluk, tutarlılık, pragmatik, uzlaşım ve semantik anlayış doğruluğun ölçüsünü farklı yerlerde arar.
Bir paragraf önüne geldiğinde hangi durakta olduğunu belirlemek, şıkların yarısını baştan eler: soru bilenin kim olduğunu mu, bilginin mümkün olup olmadığını mı, nereden geldiğini mi, yoksa ne zaman doğru sayıldığını mı soruyor?
Köprü: bilinen şey var mı?
Uygunluk anlayışı, cümlelerimizin karşılaştırılacağı bir dış dünya olduğunu sessizce kabul ediyordu. Varlık felsefesi bu kabulün kendisini sorguya açar. Sıradaki derste dışımızdaki varlığın gerçekten var olduğunu söyleyen realizmi, Gorgias'a bağlanan ve varlığı kökten reddeden nihilizmi ve varlığı düşünceye, bilince dayandıran idealizmi tanıyacaksın.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Ölçütü adlandırmak
Soru: Bir önermenin, doğruluğu önceden kabul edilmiş öteki önermelerle çelişmediği sürece doğru sayılması hangi anlayışa aittir?
- A) Uygunluk
- B) Pragmatik
- C) Tutarlılık
- D) Uzlaşım
- E) Semantik
Çözüm: Ölçü önermenin dünyayla değil, öteki önermelerle ilişkisidir; bu, tutarlılık anlayışıdır ve en çok matematikte, mantıkta uygulanır. Uygunluk olguya, pragmatik sonuca, uzlaşım tartışmaya, semantik önermenin anlamına bakar. Cevap: C.
Örnek 2 — Masal ile harita
Soru: «Bir masalın bütün olayları birbirini tutabilir, yine de anlattıkları dünyada hiç yaşanmamış olabilir.» Bu yargı hangi iki doğruluk anlayışı arasındaki farkı gösterir?
- A) Pragmatik ile uzlaşım
- B) Semantik ile pragmatik
- C) Uzlaşım ile semantik
- D) Tutarlılık ile uygunluk
- E) Uygunluk ile pragmatik
Çözüm: «Olayların birbirini tutması» bir sistemin iç uyumudur, yani tutarlılıktır. «Dünyada yaşanmamış olmak» ise olguyla örtüşmemektir, yani uygunluğun ölçütü sağlanmamıştır. Yargı, iç uyumun olguya uymayı garanti etmediğini söylüyor. Cevap: D.
Örnek 3 — Toplantı mı, sonuç mu?
Soru: Bu çizgide düşünen bir okul müdürü şöyle diyebilir: «Yeni ders programının doğru olup olmadığını öğretmenler odasında kimin daha çok ikna ettiğine bakarak anlamayacağız. Programı bir dönem uygulayacağız; öğrencilerin öğrenmesini gerçekten kolaylaştırıyorsa doğrudur.» Müdürün tutumu için hangisi söylenebilir?
- A) Pragmatik anlayışı benimser, uzlaşım ölçütünü yetersiz bulur.
- B) Uzlaşım anlayışını benimser, pragmatik ölçütü reddeder.
- C) Tutarlılık anlayışını benimser, uygunluğu reddeder.
- D) Semantik anlayışı benimser, programın anlamını çözümler.
- E) Uygunluk anlayışını benimser, programı olgularla karşılaştırır.
Çözüm: Müdür ölçü olarak uygulamadaki sonucu, «gerçekten kolaylaştırıyorsa» koşulunu koyuyor; bu pragmatik anlayıştır. Öğretmenler odasındaki ikna yarışını ölçü saymaması tartışmaya dayalı ortak kabulü yeterli görmediğini gösterir. B ilişkiyi tersine çevirir. Cevap: A.
Örnek 4 — Tırnak içindeki cümle
Soru: «"Deniz tuzludur" önermesi ancak ve ancak deniz tuzluysa doğrudur.» Bu tanım hangi anlayışı yansıtır ve uygunluk anlayışından hangi vurgusuyla ayrılır?
- A) Tutarlılık; önermeyi öteki önermelerle karşılaştırması
- B) Pragmatik; önermenin yararını ölçmesi
- C) Uzlaşım; önermenin tartışmayla kabul edilmesi
- D) Uygunluk; zihin ile nesnenin örtüşmesini tek ölçü sayması
- E) Semantik; doğruluğu dildeki önermenin anlamı ve koşulu üzerinden tanımlaması
Çözüm: Tarski'nin örneğiyle aynı biçimdeki bu tanım semantik anlayışa aittir. Uygunluk bilgi ile nesnesinin örtüşmesine bakarken semantik anlayış doğruluğun tanımını dil düzeyinde, önermenin anlamı üzerinden kurar. Cevap: E.
5Tuzaklar
- Semantiği uygunlukla aynı saymak. İkisinde de «kar gerçekten beyaz mı?» sorusu geçer. Fark vurgudadır: semantik anlayış doğruluğu dildeki önermenin anlamı ve doğruluk koşulu üzerinden tanımlar; paragrafta tırnaklı cümle, «ancak ve ancak», «dil» sözleri bunu haber verir.
- Tutarlı olanı gerçek sanmak. Çelişkisiz bir anlatı, bir masal ya da bir komplo kurgusu bile olabilir. Tutarlılık iç uyumu ölçer; olguyla örtüşmeyi ölçen uygunluktur.
- Uzlaşımı oy çokluğu diye okumak. Habermas'la anılan anlayışta belirleyici olan sayı değil, özgür ve eşit katılımcıların baskısız, gerekçeli tartışmasıdır. «Çoğunluk böyle düşünüyor» ifadesi bu anlayışın ölçüsünü karşılamaz.
- Her «yarar» geçen paragrafı pragmatizme vermek. Yarar paragrafın yalnızca konusu olabilir; ölçüt ise doğruluğun sonuca bağlanmasıdır. Paragrafta «işe yarıyorsa doğrudur» türünden bir bağ kurulmuyorsa pragmatik anlayış değildir.
- Tutarlılıkta düşünür adına yaslanmak. Bu anlayışla anılan adlar kaynaktan kaynağa değişir; sınav çoğunlukla ölçütü sorar. Matematik, mantık ve «çelişmemek» işaretini tanı.
6Tekrar kartı
- Uygunluk (karşılık): bilgi nesnesine, yargı olguya uyuyorsa doğrudur; kökü Aristoteles'e bağlanır.
- Tutarlılık: önerme, doğruluğu kabul edilmiş öteki önermelerle çelişmiyorsa doğrudur; matematik ve mantıkta işler.
- Pragmatik (faydacı): işe yarayan, uygulamada başarılı sonuç veren düşünce doğrudur; William James, ayrıca Peirce ve Dewey.
- Uzlaşım: özgür ve eşit katılımcıların akla dayalı, baskısız tartışmasıyla varılan uzlaşma doğruyu belirler; Habermas.
- Semantik: doğruluk dildeki önermenin anlamıyla ilgilidir; «Kar beyazdır» ancak ve ancak kar beyazsa doğrudur (Tarski'nin örneği).
- Karışan çiftler: uygunluk nesneye, semantik dile; tutarlılık iç uyuma, uygunluk olguya; pragmatik sonuca, uzlaşım tartışmaya bakar.
- Modülün dört durağı: özne-nesne ve doğruluk-gerçeklik gibi kavramlar, imkân tartışması, kaynak akımları, doğruluk ölçütleri; paragrafın hangisini sorduğunu önce belirle.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Doğruluğu bir düşüncenin pratikte işe yaramasına bağlayan anlayışla en çok anılan düşünür kimdir?
- A)Aristoteles
- B)Tarski
- C)William James
- D)Habermas
- E)Husserl
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Pragmatik doğruluk anlayışı ders kitaplarında en çok William James'in adıyla birlikte anlatılır.
Soru 2 · Kolay
«Kar beyazdır» önermesi ancak ve ancak kar beyazsa doğrudur. Ders kitaplarında aktarılan bu örnek hangi doğruluk anlayışına aittir?
- A)Semantik
- B)Pragmatik
- C)Uzlaşım
- D)Tutarlılık
- E)Sezgicilik
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Tarski'ye bağlanan bu örnek doğruluğu dildeki önermenin anlamıyla tanımlayan semantik anlayışı gösterir.
Soru 3 · Kolay
Bir bilginin, yöneldiği nesneyle ya da olguyla örtüşmesini doğruluğun ölçüsü sayan anlayış hangisidir?
- A)Uzlaşım
- B)Tutarlılık
- C)Pragmatik
- D)Semantik
- E)Uygunluk
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Yargı ile olgu arasındaki örtüşmeyi esas alan anlayış uygunluk ya da karşılık adını taşır.
Soru 4 · Kolay
Bir önermenin doğruluğunu, sistemdeki öteki önermelerle çelişmemesine bağlayan ve özellikle matematikte işleyen anlayış hangisidir?
- A)Pragmatik
- B)Tutarlılık
- C)Uygunluk
- D)Semantik
- E)Uzlaşım
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Aksiyomlardan çelişkisiz biçimde çıkan bir teoremin doğru sayılması tutarlılık anlayışının uygulamasıdır.
Soru 5 · Orta
Habermas'la anılan uzlaşım anlayışına göre doğruya hangi yolla ulaşılır?
- A)Çoğunluğun oyuyla alınan kararla
- B)Alanında en yetkin kişinin hükmüyle
- C)Tek bir gözlemcinin deneyiyle
- D)Özgür ve eşit katılımcıların gerekçeli, baskısız tartışmasında varılan uzlaşmayla
- E)Bireyin günlük hayatta işine yarayıp yaramamasıyla
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Uzlaşım anlayışında ölçü sayı ya da otorite değil, akla dayalı özgür tartışmanın vardığı ortak kabuldür.
Soru 6 · Orta
«Bir romanın bütün olayları birbirini tutabilir ama kahramanı hiç yaşamamış olabilir.» Bu söz hangi iki ölçütün birbirinden bağımsız olduğunu gösterir?
- A)Pragmatik ile uzlaşım
- B)Tutarlılık ile uygunluk
- C)Semantik ile pragmatik
- D)Uzlaşım ile semantik
- E)Uygunluk ile semantik
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Olayların birbirini tutması iç uyumdur; kahramanın gerçekte yaşamamış olması olguyla örtüşmemeyi gösterir.
Soru 7 · Orta
Pragmatik doğruluk anlayışının ölçütünü sorgulayan itiraz hangisidir?
- A)Doğruluk yalnız matematikte aranmalıdır.
- B)Doğruluğu dil düzeyinde tanımlamak gerekir.
- C)Tartışmaya katılanlar eşit olmayabilir.
- D)Önermeler birbiriyle çelişebilir.
- E)Bir inanç olgulara uymadığı hâlde işe yarayabilir; yararlı bir yanlış da mümkündür.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Pragmatizm doğruluğu başarılı sonuca bağladığı için yararlı ama olguya uymayan inanç onun ölçütünü zorlar.
Soru 8 · Orta
Bir muhasebeci şöyle diyor: «Yeni girdiğim bir kaydı, önceki sayfalarda doğrulanmış toplamlarla çatışmıyorsa deftere geçiririm; çatışıyorsa bir yerde hata vardır.» Muhasebecinin yaklaşımı hangi doğruluk anlayışına uyar?
- A)Tutarlılık
- B)Uzlaşım
- C)Pragmatik
- D)Semantik
- E)Uygunluk
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Yeni kaydın kabul edilmiş kayıtlarla çelişmemesi, önermeler arası uyumu ölçü alan tutarlılık anlayışıdır.
Soru 9 · Orta
Semantik doğruluk anlayışı doğruluğu neyle ilişkilendirir?
- A)Bir düşüncenin uygulamadaki başarısıyla
- B)Toplumdaki çoğunluğun görüşüyle
- C)Dildeki önermenin anlamı ve doğru olma koşuluyla
- D)Bilincin bir nesneye yönelmesiyle
- E)Aklın doğuştan taşıdığı ilkelerle
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Semantik anlayış doğruluğun tanımını dil düzeyinde, önermenin ne söylediği üzerinden kurar.
Soru 10 · Orta
Pragmatik anlayışı uzlaşım anlayışından ayıran temel fark hangisidir?
- A)Pragmatik anlayış matematikle, uzlaşım fizikle sınırlıdır.
- B)İkisi de doğruluğu dildeki anlamla tanımlar.
- C)Uzlaşım sonuca, pragmatik anlayış tartışmaya bakar.
- D)Pragmatik anlayış uygulamadaki sonuca, uzlaşım ise gerekçeli tartışmayla varılan ortak kabule bakar.
- E)İkisi de doğruluğu olguyla örtüşmeye bağlar.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Biri işe yarayan sonucu, öbürü özgür tartışmanın ürünü olan uzlaşmayı ölçü yapar; C bu ilişkiyi tersine çevirir.
Soru 11 · Orta
Uygunluk anlayışında doğruluk hangi iki uç arasındaki ilişkide aranır?
- A)Bilgi ya da yargı ile onun yöneldiği nesne arasında
- B)Bir önerme ile öteki önermeler arasında
- C)Bir düşünce ile onun pratik sonucu arasında
- D)Tartışmaya katılan kişiler arasında
- E)Bir cümle ile onu söyleyenin niyeti arasında
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Uygunluk anlayışı yargının dışarıdaki nesneyle ya da olguyla örtüşüp örtüşmediğine bakar.
Soru 12 · Zor
Uzmanlar kurulunda söz alan bir hekim şöyle konuşuyor: «Bir tedavi yönteminin doğru olup olmadığı, hiçbir hekimin susturulmadığı, her birinin gerekçesini eşit hakla sunduğu bir kurulda belirlenir; kimin kıdemli olduğu ya da kaç kişinin el kaldırdığı hesaba katılmaz.» Bu görüş hangi doğruluk anlayışına uygundur?
- A)Pragmatik
- B)Uygunluk
- C)Tutarlılık
- D)Semantik
- E)Uzlaşım
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Eşit katılım, gerekçe sunma ve baskısızlık koşulları akla dayalı uzlaşmayı ölçü yapan anlayışı gösterir.
Soru 13 · Zor
Bir dağcı şöyle diyor: «Elimdeki krokinin araziyle çizgi çizgi örtüşüp örtüşmediğini kimse ölçmedi. Benim için ölçü, onu izleyen herkesin karanlık basmadan sığınağa varıp varmadığıdır.» Dağcının doğruluk ölçütü hangisidir?
- A)Krokinin araziye birebir uyması
- B)Krokinin izleyenleri hedefe ulaştırması
- C)Krokinin öteki haritalarla çelişmemesi
- D)Dağcıların tartışarak vardığı ortak kabul
- E)Krokideki işaretlerin dildeki anlamı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Dağcı örtüşme ölçümünü bir kenara bırakıp sonuca, hedefe varmaya bakıyor; bu pragmatik anlayıştır.
Soru 14 · Zor
Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisinde düşünüre ders kitaplarında ona bağlanmayan bir anlayış yüklenmiştir?
- A)William James ile pragmatik anlayış
- B)Habermas ile uzlaşım
- C)Tarski ile tutarlılık
- D)Aristoteles ile uygunluk
- E)Peirce ve Dewey ile pragmatizm
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Tarski'nin adı semantik anlayışla, «Kar beyazdır» örneğiyle anılır; tutarlılıkla eşleştirilmez.
Soru 15 · Zor
Bir öğrenci şöyle diyor: «Semantik anlayış da kar gerçekten beyazsa önerme doğrudur diyor; demek ki uygunluk anlayışıyla tamamen aynıdır.» Bu yargıda gözden kaçan nokta hangisidir?
- A)Semantik anlayışın doğruluğu yararlılığa bağladığı
- B)Uygunluk anlayışının matematikle sınırlı olduğu
- C)Semantik anlayışın tartışmayı ölçü saydığı
- D)Semantik anlayışın doğruluğu dil düzeyinde, önermenin anlamı ve doğruluk koşulu üzerinden tanımladığı
- E)Uygunluk anlayışının olguları hiç hesaba katmadığı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. İki anlayış yakındır ama semantik olan doğruluğun tanımını dilde kurar; vurgu nesneden önermeye kayar.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Bilgi felsefesi soru kampı» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Tutarlılık anlayışının en rahat uygulandığı alanlar hangileridir?
- A)Tarih ve coğrafya
- B)Gündelik alışveriş kararları
- C)Sanat eleştirisi
- D)Deneysel biyoloji
- E)Matematik ve mantık
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Matematik ve mantıkta önermeler aksiyomlarla ve kanıtlanmış önermelerle çelişmediği ölçüde doğru kabul edilir.
Soru 2 · Orta
Uzlaşım anlayışında bir uzlaşmanın doğruluğu belirleyebilmesi için hangi koşul gerekir?
- A)Katılımcıların çoğunluğunun aynı fikirde olması
- B)Kararın bir otorite tarafından onaylanması
- C)Katılımcıların özgür ve eşit biçimde, baskı altında kalmadan gerekçelerini tartışması
- D)Kararın hemen uygulanıp yarar sağlaması
- E)Kararın matematiksel olarak kanıtlanması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Habermas'la anılan anlayışta uzlaşmanın değeri, baskısız ve gerekçeli bir tartışmadan doğmasına bağlıdır.
Soru 3 · Zor
Bir ressam şöyle der: «"Bu duvar hardal sarısı" cümlemin doğru olup olmadığını, defterimdeki öbür renk notlarıyla uyuşmasına bakarak anlayamam; notlarım kendi aralarında kusursuz uyuşsa da yanılıyor olabilirim. Duvarın önüne gidip rengine bakmam gerekir.» Ressamın tutumu için hangisi söylenebilir?
- A)Uygunluk ölçütünü benimser, tutarlılığı tek başına yeterli bulmaz.
- B)Tutarlılığı benimser, uygunluğu reddeder.
- C)Semantik anlayışı benimser, cümlenin anlamını çözümler.
- D)Pragmatik anlayışı benimser, rengin işe yarayıp yaramadığına bakar.
- E)Uzlaşımı benimser, rengi başkalarıyla tartışır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Ressam notların iç uyumunu yetersiz sayıp cümleyi doğrudan nesneyle karşılaştırıyor; bu uygunluk ölçütüdür.
Soru 4 · Zor
Aşağıdakilerden hangisi bilginin imkânı sorusuna verilmiş bir cevap değil, bir doğruluk ölçütüdür?
- A)Dogmatizm
- B)Mutlak şüphecilik
- C)Agnostisizm
- D)Uzlaşım
- E)Yöntemsel şüphe
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Dogmatizm, şüphecilik türleri ve agnostisizm bilginin mümkün olup olmadığını tartışır; uzlaşım ise doğruluğun ölçüsünü verir.
Soru 5 · Zor
Bir yazılımcı şöyle diyor: «Toplantıda herkes bu çözümün en iyisi olduğunda anlaştı, ama bu bana bir şey söylemiyor. Çözüm kullanıcıya ulaştığında hataları gerçekten gideriyorsa doğrudur.» Yazılımcı hangi anlayışı benimser, hangisini yetersiz bulur?
- A)Uzlaşımı benimser, pragmatik ölçütü yetersiz bulur.
- B)Pragmatik anlayışı benimser, uzlaşımı yetersiz bulur.
- C)Tutarlılığı benimser, uygunluğu yetersiz bulur.
- D)Semantik anlayışı benimser, tutarlılığı yetersiz bulur.
- E)Uygunluğu benimser, semantik anlayışı yetersiz bulur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Ölçü olarak uygulamadaki başarıyı koyuyor, toplantıdaki ortak kararı ise doğruluğun güvencesi saymıyor.
FL02 — Bilgi Felsefesi (Epistemoloji)
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.