YKS Felsefe · Bilgi Felsefesi (Epistemoloji) · FEL-FL02-L01
Bilgi felsefesinin temel kavramları
TYTAYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm
1Kanca
Deneme sınavında Zeynep'in önüne kısa bir paragraf geliyor: bir arıcı, kovanın önündeki uğultunun tonundan ana arının yerinde olup olmadığını anlıyor. Soru «Bu paragrafta bilgi ilişkisinin öznesi kimdir?» diye soruyor. Zeynep Türkçe dersinden kalma bir alışkanlıkla cümlenin dil bilgisi öznesini arıyor, «uğultu» kelimesini işaretliyor ve yanılıyor. Felsefede özne, bilmeye çalışan varlığın adıdır: burada arıcı. Uğultu ise onun bilmek istediği şeye, kovanın durumuna giden bir işarettir. Aynı kelimenin iki derste iki ayrı iş görmesi, bilgi felsefesine girişin ilk engeli. Bu engeli aşan öğrenci, modül boyunca karşısına çıkacak her paragrafı aynı dört soruyla açabilir: kim biliyor, neyi biliyor, bildiği doğru mu, neye dayanarak biliyor?
2Hedefler
- Bir paragraftaki bilme ilişkisinde özneyi ve nesneyi doğru biçimde ayırırsın.
- Doğruluğun önermeye, gerçekliğin varlığa ait bir nitelik olduğunu örnek üzerinde gösterirsin.
- Verilen bir önermeyi a priori ya da a posteriori, analitik ya da sentetik olarak sınıflandırırsın.
- Gündelik, bilimsel, felsefi, dinî ve sanat bilgisini ayırt edici özellikleriyle tanırsın.
3Konu anlatımı
Bilmek bir ilişkidir
Epistemoloji, Yunanca episteme (bilgi) ve logos (söz, akıl, öğreti) köklerinden gelir; Türkçede bilgi felsefesi diye anılır. Bu alan tek tek bilgilerle değil, bilmenin kendisiyle uğraşır: bilgi nedir, nasıl elde edilir, ne zaman güvenilir sayılır?
Ders kitaplarının verdiği tanım kısa ama yüklüdür: bilgi, özne ile nesne arasındaki ilişkinin ürünüdür. Bilmek için iki uç gerekir. Bir yanda bilmeye yönelen, gözlemleyen, düşünen, yargıda bulunan taraf; öbür yanda yönelinen, incelenen, hakkında yargı verilen taraf. İki uçtan biri eksikse bilgi doğmaz. Kimsenin düşünmediği bir yıldız hakkında bilgi oluşmaz; hiçbir şeye yönelmeyen bir zihin de bilgi üretmez.
Özne ve nesne: roller, sabit etiketler değil
Özne (süje), bilen varlıktır. Bilme etkinliğini yürüten, algılayan ve akıl yürüten odur. Nesne (obje) ise bilinen ya da bilinmek istenendir: bir taş, bir sayı, bir duygu, bir tarihsel olay, hatta bir kavram olabilir.
Sınavın en sevdiği nokta, bu iki terimin bir şeyin doğası değil, ilişkideki görevi olmasıdır. Bir doktor hastasını muayene ederken özne doktordur, nesne hastanın bedenidir. Aynı doktor akşam kendi öfkesinin nereden geldiğini düşündüğünde hem bilen hem bilinen olur: özne yine kendisidir, nesne ise kendi duygusudur. İnsan kendini de nesne yapabilir. Bir psikoloğun incelediği deneyde katılımcılar nesne konumundayken, aynı katılımcılar deneyden sonra kendi tepkilerini yorumladıklarında özne konumuna geçer. Soru «özne kimdir?» diye sorduğunda paragrafta kimin bilmeye çalıştığını, «nesne nedir?» diye sorduğunda da o çabanın neye yöneldiğini ara.
Doğruluk ile gerçeklik
Bu iki kelime gündelik dilde birbirinin yerine kullanılır; felsefede kesin bir sınırla ayrılırlar.
Gerçeklik, var olanın niteliğidir. Ankara'daki bir binanın ya da dün yağan yağmurun gerçekliği, onların var olmuş ya da var olmasıyla ilgilidir; kimse onlar hakkında bir şey söylemese de gerçeklikleri değişmez.
Doğruluk ise bir yargının, yani önermenin niteliğidir. Ders kitaplarında doğruluk, bilginin nesnesine uygunluğu olarak tanıtılır: «Dün Ankara'ya yağmur yağdı.» önermesi, söz konusu olay gerçekten olmuşsa doğrudur. Yağmur gerçek ya da gerçek dışı olabilir ama ona doğru denmez, yanlış da denmez; bu nitelemeleri taşıyan, yağmur hakkında kurduğumuz cümledir. Kısa formül: doğruluk önermeye, gerçeklik varlığa aittir. Doğruluğun farklı ölçütleri (uygunluk, tutarlılık, işe yarama gibi) modülün son derslerinde ayrı ayrı işlenecek; şimdilik terimin kime ait olduğunu bilmek yeter.
Önerme ve temellendirme
Önerme, bir yargı bildiren ve doğruluk değeri taşıyan cümledir: ya doğrudur ya yanlıştır. «Su yüz derecede kaynar.» bir önermedir. «Kapıyı kapat!» ya da «Saat kaç?» önerme sayılmaz; bir emre ya da soruya doğruluk değeri biçilemez.
Temellendirme, bir bilginin hangi dayanağa yaslandığını göstermektir. Bir kişi doğru bir şey söyleyebilir ama yalnız tahmin etmiş olabilir. Yazı tura atmadan önce «tura gelecek» diyen ve haklı çıkan biri bilmiş sayılmaz, çünkü elinde gerekçe yoktur. Bilgi ile isabetli tahmin arasındaki sınırı, gerekçenin ortaya konabilmesi çizer: bir gözlem, bir deney, bir ispat ya da güvenilir bir tanıklık.
Platon'dan kalan soru
Bilginin ne olduğu sorusu Antik Yunan'dan beri tartışılır. Platon'un Theaitetos diyaloğunda bilgi için birkaç tanım önerilir ve sırayla sınanır; bunlardan biri, bilginin gerekçesi verilmiş doğru inanç olduğudur. Diyalog bu tanımı da yetersiz bulur ve kesin bir sonuca bağlanmadan kapanır. Yine de buradan çıkan üç bileşen bugün de konuşulmaya devam eder: kişinin bir şeye inanması, inandığı şeyin doğru olması ve bu inancın temellendirilmiş olması. Yukarıdaki yazı tura örneği tam olarak üçüncü bileşenin eksik kaldığı durumdur.
Deneyden önce, deneyden sonra
Bilgiyi bir de nereden geldiğine göre ayırırız.
A priori bilgi deneyden önce gelen, daha doğrusu doğruluğu deneyden bağımsız olarak bilinebilen bilgidir. «İki kere iki dört eder.» ya da «Bir üçgenin iç açılarının toplamı 180 derecedir.» önermelerini doğrulamak için dünyaya çıkıp ölçüm yapmak gerekmez; akıl yürütme yeter. Matematik ve mantık önermeleri ders kitaplarında a priori bilgiye örnek gösterilir.
A posteriori bilgi ise deneyden sonra gelir, deneye dayanır. «Bu odadaki termometre 22 dereceyi gösteriyor.» önermesinin doğru olup olmadığını ancak bakarak anlarız. Gözlem ve deneyle ulaşılan bilgilerin çoğu bu türdendir.
İki terim sınavda bir kelimenin içinde gizlenir: soruda «gözlem», «deney», «ölçüm», «bakıldığında» gibi ifadeler varsa a posteriori; «tanımı gereği», «akıl yürüterek», «deneye başvurmadan» gibi ifadeler varsa a priori bilgiye işaret edilmektedir.
Analitik ve sentetik önerme
Bu ayrım Kant'ın kullandığı biçimiyle yaygınlaşmıştır ve önermenin içine bakar. Analitik önermede yüklem, öznenin kavramında zaten vardır; önerme yeni bir şey eklemez, var olanı açar. «Bütün bekârlar evlenmemiştir.» cümlesi böyledir: «bekâr» kelimesi evlenmemiş olmayı zaten taşır. Bu önermeler doğruluklarını tanımdan alır.
Sentetik önermede yüklem öznenin kavramında bulunmaz, ona yeni bir bilgi ekler. «Bu bekâr komşum aşçıdır.» cümlesinde aşçılık, bekâr olmanın içinden çıkarılamaz; doğruluğu ancak bakıp öğrenerek bilinir.
Ders kitabı düzeyinde akılda tutulacak eşleşme şudur: analitik önermeler genellikle a priori, deneyden gelen sentetik önermeler a posteriori bilinir. Kant'ın bu tabloya eklediği üçüncü olasılık, yani sentetik a priori önerme, kritisizm dersinde kendi yerinde ele alınacak.
Beş bilgi türü
Ders kitapları bilgiyi kaynağına ve yöntemine göre de sınıflandırır:
- Gündelik bilgi: yaşantıdan ve deneme yanılmadan doğar; pratik amaçlıdır, kişiden kişiye değişir, sistemli değildir. Annesinden öğrendiği bir yöntemle hamurun kıvamını eliyle anlayan kişinin bilgisi bu türdendir.
- Bilimsel bilgi: olgulara dayanır, gözlem ve deneyle sınanır, nesnel ve genellenebilir olmayı hedefler, yeni bulgularla düzeltilebilir.
- Felsefi bilgi: akla ve eleştiriye dayanır, sistemlidir, deneyle sınanamayan sorularla da uğraşır ve tek bir kesin cevaba kapanmaz.
- Dinî bilgi: kutsal metinlere ve inanca dayanır; ders kitaplarında dogmatik, yani tartışmaya kapalı ilkelere yaslanan bilgi olarak tanıtılır.
- Sanat bilgisi: duygu, sezgi ve hayal gücüyle oluşur, öznel ve estetik bir yöndedir; her yapıt kendine özgüdür.
Bilgi türlerini ayırırken içeriğe değil, yönteme bak. Arının uğultusu bir arıcı için gündelik, bir böcek bilimcisi için bilimsel bilginin konusu olabilir; nesne aynıdır, yaklaşım farklıdır.
Kavramlar kimin elinde öne çıktı?
| Kim | Hangi fikri tartıştı | Taşıdığı terim | Paragrafı ele veren iz |
|---|---|---|---|
| Platon | Bilgiyi kanıdan ayırma; Theaitetos'ta bilginin tanımı sınanır | gerekçelendirilmiş doğru inanç | «inanç», «gerekçe», «yalnız doğru olması yetmez» |
| Aristoteles | Doğru söz, var olanı var olduğu gibi söylemektir | doğruluk, uygunluk | sözün olguyla örtüşmesi |
| Kant | Deneyden bağımsız bilgi ile deneye dayalı bilgiyi ayırır | a priori, analitik–sentetik | «deneyden önce», «yüklem öznede içerilir» |
| Leibniz | Akıl hakikatleri ile olgu hakikatlerini ayırır | zorunlu ve olumsal doğru | «tersi düşünülemez», «başka türlü olabilirdi» |
Doğruluk anlayışlarının ayrıntısı modülün sonunda işlenecek; bu tablodaki Aristoteles satırı yalnız «doğruluk» teriminin nereden geldiğini gösteriyor.
Metin çözümü: özneyi, nesneyi ve türü bulmak
Bu kez kendi yazdığımız bir paragrafı inceleyelim: «Karadeniz'de yaşlı bir balıkçı, sabah denizin renginin koyulaştığını ve rüzgârın poyrazdan döndüğünü görünce hamsinin kıyıya yaklaşacağını söyler. Hiçbir ölçüm aleti kullanmaz; yıllardır aynı işaretleri izleyerek bu kanıya varmıştır, ama işaretlerin neden işe yaradığını açıklayamaz.»
Önce bilen tarafı bul: işaretleri izleyen, yargıya varan kişi balıkçıdır, öyleyse özne odur. Sonra yönelinen tarafa geç: balıkçının bilmek istediği hamsinin hareketidir; denizin rengi ve rüzgâr o nesneye ulaşmak için kullandığı işaretlerdir. Son olarak yönteme bak: ölçüm yok, sistemli deney yok, açıklama yok; bilgi uzun yaşantıdan ve pratik bir amaçtan doğmuş. Bu üç iz gündelik bilgiyi gösterir. Aynı paragrafta balıkçının yerine su sıcaklığını ölçüp sonuçları kayda geçiren bir deniz bilimci olsaydı, nesne değişmeden bilginin türü bilimsel olurdu. Bilginin deneye dayandığını da ayrıca not et: bu bilgi a posteriori bir bilgidir.
Buraya kadar özne nesneye yöneldiğinde bilginin nasıl kurulduğunu gördük; ama hiç sormadığımız bir varsayımla ilerledik: öznenin nesneyi gerçekten bilebildiği varsayımıyla. Kesin bilgiye ulaşmak mümkün müdür, yoksa her yargımız şüpheye açık mıdır, belki de bazı şeyler insanın bilme gücünün tamamen dışında mı kalır? Bu üç cevabı savunan dogmatizm, septisizm ve agnostisizm sıradaki dersin konusu.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Rolü ilişkiden okumak
Soru: «Bir yazar, eski günlüklerini okuyarak gençliğinde neden o kadar sabırsız olduğunu anlamaya çalışıyor.» Bu durumda bilme ilişkisinin nesnesi hangisidir?
- A) Yazarın kendisi
- B) Günlüklerin kâğıdı
- C) Yazarın gençlikteki sabırsızlığı
- D) Okuma eylemi
- E) Günlükleri okuyacak başka okurlar
Çözüm: Bilmeye çalışan yazardır, yani özne odur. Anlamaya çalıştığı şey gençliğindeki sabırsızlığıdır; günlükler ona ulaşmak için kullandığı araçtır. Kişi kendi geçmişini incelediği için burada insan kendini nesne yapmıştır. Cevap: C.
Örnek 2 — Doğruluk mu, gerçeklik mi?
Soru: Aşağıdakilerden hangisinde «doğru» ya da «yanlış» nitelemesi felsefi anlamda yerinde kullanılmıştır?
- A) Bahçedeki ceviz ağacı doğrudur.
- B) Dünkü deprem yanlıştır.
- C) Masadaki elma doğrudur.
- D) «Bu gölde balık yaşar.» yargısı, gölde balık varsa doğrudur.
- E) Ankara yanlış bir şehirdir.
Çözüm: Ağaç, deprem, elma ve şehir varlık ya da olaydır; onlar için gerçek ya da gerçek dışı denir. Doğruluk yalnız bir yargıya, yani önermeye yüklenebilir. D'de bir önermenin nesnesine uygunluğu sınanıyor. Cevap: D.
Örnek 3 — A priori önermeyi seçmek
Soru: Aşağıdaki önermelerden hangisinin doğruluğu deneye başvurmadan bilinebilir?
- A) Bütün kareler dört kenarlıdır.
- B) Bu sabah otobüs geç geldi.
- C) Sınıftaki öğrencilerin çoğu gözlük takıyor.
- D) Kahve fincanı soğumuş.
- E) Ağaçlar ilkbaharda çiçek açar.
Çözüm: «Kare» kavramı dört kenarlı olmayı zaten içerir; bu önerme tanımından doğrudur, hem a priori hem analitiktir. Öteki seçeneklerin her biri ancak bakarak, gözlemleyerek öğrenilebilir. Cevap: A.
Örnek 4 — Bilgi türünü yöntemden tanımak
Soru: «Bir ressam akşam ışığında denizin rengini tuvaline aktarırken bu rengi hiçbir ölçüme dayanmadan, nasıl hissettiyse öyle yorumlar; aynı manzarayı başka bir ressam bambaşka bir renkle görebilir.» Paragrafta sözü edilen bilgi türü hangisidir?
- A) Bilimsel bilgi
- B) Sanat bilgisi
- C) Dinî bilgi
- D) Gündelik bilgi
- E) Felsefi bilgi
Çözüm: Duygu ve yoruma dayanma, ölçümün yokluğu, kişiden kişiye değişen sonuç sanat bilgisinin özelliğidir. Gündelik bilgi de ölçüm kullanmaz, ama pratik bir amaca yöneliktir; burada amaç estetik bir anlatımdır. Cevap: B.
5Tuzaklar
- Dil bilgisi öznesini felsefi özneyle karıştırmak. «Uğultu arıcıya bilgi verir.» cümlesinin dil bilgisi öznesi uğultudur, ama bilen arıcıdır; felsefi özne her zaman bilmeye yönelen taraftır.
- Bir varlığa «doğru» demek. Doğruluk önermenin niteliğidir; ağaç, olay ya da şehir için gerçeklikten söz edilir. Seçeneklerde bu ikisini yer değiştiren cümle çeldiricidir.
- İnsanın nesne olamayacağını sanmak. Kişi kendi duygusunu, geçmişini ya da bedenini incelediğinde kendini nesne yapar; rol ilişkiden okunur.
- Doğru bir tahmini bilgi saymak. Temellendirmesi olmayan doğru yargı şanslı bir tahmindir; bilgi için gerekçe gösterilebilmesi gerekir.
- «Deneyden önce» ifadesini zaman sırası sanmak. A priori, deneyden önce öğrenilmiş anlamına değil, doğruluğu deneyden bağımsız bilinebilen anlamına gelir.
6Tekrar kartı
- Bilgi = özne ile nesne arasındaki ilişkinin ürünü; özne bilen, nesne bilinen.
- Özne ve nesne birer roldür: insan kendi duygusunu ya da geçmişini incelerken kendini nesne yapar.
- Doğruluk önermenin (bilginin nesnesine uygunluğu), gerçeklik var olanın niteliğidir.
- Önerme = doğruluk değeri taşıyan yargı; soru ve emir önerme değildir.
- Temellendirme = bilginin dayanağını göstermek; Theaitetos'ta gerekçesi verilmiş doğru inanç tanımı tartışılır.
- A priori: deneyden bağımsız (matematik, mantık) · a posteriori: deneye dayalı (gözlem, ölçüm).
- Analitik: yüklem öznede içerilir, bilgi genişlemez · sentetik: yüklem yeni bilgi ekler; sentetik a priori Kant'ta, kritisizm dersinde.
- Türler: gündelik (yaşantı, pratik) · bilimsel (deney, nesnel) · felsefi (akıl, eleştiri) · dinî (inanç, dogmatik) · sanat (duygu, öznel).
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Bilgi felsefesinde «özne» terimi neyi karşılar?
- A)Hakkında yargı verilen varlığı
- B)Bilmeye yönelen, bilen varlığı
- C)Cümlenin ilk kelimesini
- D)Bilginin doğru olup olmadığını
- E)Deneyle ölçülen olguyu
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Felsefede özne bilme etkinliğini yürüten ve nesneye yönelen taraftır.
Soru 2 · Kolay
Aşağıdakilerden hangisi bir önerme değildir?
- A)Deniz suyu tuzludur.
- B)Kuşların hepsi uçar.
- C)İstanbul bir başkenttir.
- D)Pencereyi lütfen aç!
- E)Yedi bir asal sayıdır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Rica ya da emir bildiren cümle doğru veya yanlış diye değerlendirilemediği için önerme sayılmaz.
Soru 3 · Kolay
Doğruluğu deneye başvurmadan, yalnız akıl yürütmeyle bilinebilen bilgiye ne ad verilir?
- A)A priori bilgi
- B)A posteriori bilgi
- C)Gündelik bilgi
- D)Sanat bilgisi
- E)Olgusal bilgi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Deneyden bağımsız bilinebilen bilgi a priori diye adlandırılır, matematik önermeleri bunun örneğidir.
Soru 4 · Kolay
Bir bilginin hangi gerekçeye ve dayanağa yaslandığını ortaya koymaya ne denir?
- A)Gerçeklik
- B)Nesne
- C)Sezgi
- D)Önerme
- E)Temellendirme
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Bilginin dayanağını gösterme işlemi temellendirme terimiyle karşılanır.
Soru 5 · Orta
«Bir eczacı, raftaki ilacın son kullanma tarihini okuyup kutuyu ayırıyor.» Bu durumda bilme ilişkisinin nesnesi nedir?
- A)Eczacı
- B)Raf
- C)İlacın son kullanma tarihi
- D)Okuma eylemi
- E)Eczanenin müşterisi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Eczacının bilmeye yöneldiği şey ilacın kullanım süresidir; eczacı ise bilen taraf olarak öznedir.
Soru 6 · Orta
Aşağıdakilerin hangisinde «doğru» sözcüğü bir varlığa yüklendiği için felsefi anlamda yanlış kullanılmıştır?
- A)Bu dağ doğrudur.
- B)«Bu dağ karla kaplı.» yargısı doğrudur.
- C)Kurduğun önerme doğrudur.
- D)Hesabın sonucu doğrudur.
- E)Tanığın ifadesi olaya uygun olduğu için doğrudur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Dağ bir varlıktır ve ona ancak gerçeklik yüklenir; doğruluk yargıların niteliğidir.
Soru 7 · Orta
«Her dörtgenin dört kenarı vardır.» önermesi için hangisi söylenebilir?
- A)Sentetik ve a posteriori bir önermedir.
- B)Gözlemle doğrulanması gereken bir önermedir.
- C)Sanat bilgisine örnektir.
- D)Önerme değil, bir sorudur.
- E)Yüklemi öznenin kavramında bulunduğu için analitik bir önermedir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Dörtgen kavramı dört kenarlı olmayı zaten içerdiği için yüklem yeni bilgi eklemez.
Soru 8 · Orta
Aşağıdaki önermelerden hangisi a posteriori bilgiye örnektir?
- A)Üç artı beş sekiz eder.
- B)Bu sabah buzdolabındaki süt bozulmuştu.
- C)Her üçgenin üç açısı vardır.
- D)Bir bütün, parçasından büyüktür.
- E)Annelerin hepsinin çocuğu vardır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Sütün bozulduğunu ancak bakarak ya da koklayarak öğrenebiliriz; bilgi deneye dayanır.
Soru 9 · Orta
«Yaşlı bir aşçı, et suyunun kıvamını kepçeyi kaldırıp akışına bakarak anlar; bunu kitaptan değil, yıllarca mutfakta çalışarak öğrenmiştir.» Paragrafta sözü edilen bilgi türü hangisidir?
- A)Bilimsel bilgi
- B)Felsefi bilgi
- C)Dinî bilgi
- D)Gündelik bilgi
- E)Sanat bilgisi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Yaşantıdan doğan, pratik amaçlı ve sistemli yöntem kullanmayan bilgi gündelik bilgidir.
Soru 10 · Orta
Doğruluk ile gerçeklik arasındaki ayrımı en iyi ifade eden seçenek hangisidir?
- A)İkisi aynı kavramın farklı adlarıdır.
- B)Gerçeklik yalnız düşüncelerin, doğruluk yalnız taşların niteliğidir.
- C)Doğruluk yargının, gerçeklik ise var olanın niteliğidir.
- D)Doğruluk deneye, gerçeklik inanca dayanır.
- E)Gerçeklik yalnız geçmiş olayları kapsar.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Bir yargı nesnesine uyduğunda doğru olur; var olanın kendisi ise gerçek ya da gerçek dışıdır.
Soru 11 · Orta
Bilimsel bilgiyi öteki bilgi türlerinden ayıran temel özellik hangisidir?
- A)Kişiden kişiye değişmesi
- B)Kutsal metinlere dayanması
- C)Duygu ve hayal gücüyle oluşması
- D)Yalnız yaşantıdan doğması
- E)Olgulara dayanıp gözlem ve deneyle sınanabilmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Bilimsel bilgi olgusaldır ve deneyle sınanarak düzeltilebilir.
Soru 12 · Zor
Bir öğrenci, zar atılmadan önce «altı gelecek» dedi ve zar gerçekten altı geldi. Derste anlatılan bilgi tartışmasına göre bu öğrencinin durumu için en uygun değerlendirme hangisidir?
- A)Yargısı doğru çıktı, ama bir gerekçeye dayanmadığı için bilgi sayılmaz.
- B)Yargısı doğru çıktığı için kesin bilgiye ulaşmıştır.
- C)Bu a priori bir bilgidir.
- D)Zar özne, öğrenci nesnedir.
- E)Doğru inanç her durumda bilgidir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Doğru inancın bilgi sayılması için temellendirilmesi gerekir; şanslı tahmin bu koşulu sağlamaz.
Soru 13 · Zor
«Bir psikoloji öğrencisi, sınav öncesi kendi kalp atışını ölçüp kaygısının bedenine nasıl yansıdığını not ediyor.» Bu paragrafla ilgili hangisi söylenebilir?
- A)Kalp atışı öznedir.
- B)Öğrenci nesne olamayacağı için yalnız özne konumundadır.
- C)Öğrenci hem bilen hem de kendi bedeni ve kaygısı üzerinden bilinen konumundadır.
- D)Elde edilen bilgi a priori bir bilgidir.
- E)Paragrafta bilgi ilişkisi yoktur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Kişi kendi bedenini ve kaygısını incelerken kendini nesne yapar; ölçüme dayandığı için bilgi de deneye dayalıdır.
Soru 14 · Zor
«Bu çocuk yetimdir.» ile «Bu çocuk yüzme biliyor.» önermeleri karşılaştırıldığında hangisi doğrudur?
- A)İkisi de analitiktir.
- B)İlki analitik bir önermedir; ikincisinde yüzme bilmek çocuk kavramından çıkmaz, yani o sentetiktir.
- C)İkisi de matematik önermesidir.
- D)İkincisi deneye başvurmadan bilinebilir.
- E)İkisi de önerme değildir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Yetim kavramı annesini ya da babasını yitirmiş olmayı zaten taşır; yüzme bilgisi ise çocuğa bakılarak öğrenilen yeni bir bilgidir.
Soru 15 · Zor
«Ay'da su buzu bulunduğu, uzay aracının ölçümleriyle gösterildi; aynı keşif bir şair için gökyüzüne bakışını değiştiren bir imgeye dönüştü.» Bu paragraf için hangisi söylenebilir?
- A)Nesneler farklı olduğu için iki bilgi karşılaştırılamaz.
- B)İki durumda da bilgi a priori bilgidir.
- C)Şairin bilgisi bilimsel bilgidir.
- D)Nesne aynı kalsa da yaklaşım değiştiği için biri bilimsel, öteki sanat bilgisine örnektir.
- E)Ölçüm sonucu felsefi bilgidir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Bilgi türünü içerik değil yöntem belirler; ölçüm bilimsel, imgeye dönüşen yorum sanat bilgisidir.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Bilginin imkânı: dogmatizm, septisizm, agnostisizm» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
«Bir mimar, eski bir konağın duvarlarındaki çatlakları inceleyip yapının hangi depremde zarar gördüğünü belirlemeye çalışıyor.» Bu durumda özne ile nesne hangi seçenekte doğru eşleşmiştir?
- A)Özne çatlaklar, nesne mimar
- B)Özne deprem, nesne konak
- C)Özne konak, nesne mimar
- D)Özne duvarlar, nesne deprem
- E)Özne mimar, nesne konağın hasar geçmişi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Bilmeye çalışan mimardır; çatlaklar onun yöneldiği hasar geçmişine ulaşmak için kullandığı işaretlerdir.
Soru 2 · Orta
Kant'ın kullandığı biçimiyle yaygınlaşan ayrıma göre analitik önermenin ayırt edici özelliği nedir?
- A)Yükleminin öznenin kavramında zaten bulunması ve bilgiyi genişletmemesi
- B)Yalnız gözlemle doğrulanabilmesi
- C)Duygulara dayanması
- D)Her zaman yanlış olması
- E)Yalnız dinî konularda kurulması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Analitik önermede yüklem öznenin içinden çıkarılır, bu yüzden yeni bir bilgi eklemez.
Soru 3 · Zor
Bilgiyi tartışan biri şöyle yazıyor: «Bir insan yalnızca doğruya inanıyor diye bilen sayılmaz. Mahkemede tanıklık etmeyen biri, kulaktan duyduğu şeyde haklı çıkabilir; ama inancını dayandırabileceği bir şey yoksa elindeki şey bilgi değil, isabetli bir kanıdır.» Bu paragrafta öne çıkan düşünce hangisidir?
- A)Gerçeklik yalnız algıdan ibarettir.
- B)Bütün bilgiler a priori bilgidir.
- C)Bilgi için doğru inanç yetmez, temellendirme de gerekir.
- D)Doğruluk varlığın niteliğidir.
- E)Sanat bilgisi bilimsel bilgiden üstündür.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Paragraf doğru inancı gerekçeden yoksun kaldığında bilgi saymıyor; bu Theaitetos'ta tartışılan bileşene işaret eder.
Soru 4 · Zor
Bir öğrenci şöyle yazmış: «A priori bilgi, insanın bebekken deneyden önce öğrendiği bilgilerdir.» Bu ifadenin hatası nedir?
- A)A priori bilgiyi sanat bilgisiyle karıştırması
- B)Deneyden bağımsızlığı zaman sırası gibi okuması; terim, doğruluğun deneye başvurmadan bilinebilmesini anlatır
- C)Matematik önermelerini a priori sayması
- D)A posteriori bilgiyi deneye dayandırması
- E)Önermeyi doğruluk değeri taşıyan yargı sayması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. A priori olmak öğrenilme zamanını değil, doğruluğun deneyden bağımsız gerekçelendirilmesini belirtir.
Soru 5 · Zor
«Kalenin surları yıkıldı.» ve «Surların yıkıldığı yargısı doğrudur.» cümleleri karşılaştırıldığında hangisi söylenebilir?
- A)İki cümle de yalnız doğruluktan söz eder.
- B)İki cümle de a priori bilgi bildirir.
- C)İlk cümle bir soru, ikincisi bir emirdir.
- D)İlki bir olayın gerçekliğini bildirir; ikincisi o olay hakkındaki yargının nesnesine uygun olduğunu söyler.
- E)Surların kendisine doğruluk değeri yüklenebilir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Olay gerçeklik alanına, olay hakkında verilen yargı ise doğruluk alanına aittir.
FL02 — Bilgi Felsefesi (Epistemoloji)
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.