YKS Felsefe · Felsefeyi Tanıma · FEL-FL01-L04
Felsefe, bilim, din ve sanat
TYTAYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm
1Kanca
Defne'nin deneme kitapçığındaki paragraf şöyle başlıyor: «Evrenin bir başlangıcı olduğunu kabul edersek, o başlangıçtan önce ne vardı?» Metin devamında hiçbir ölçümden, gözlemden ya da teleskoptan söz etmiyor; yalnızca bu sorunun kendi içinde tutarlı bir cevabı olup olamayacağını tartışıyor. Soru, paragrafta anlatılan etkinliğin hangisi olduğunu istiyor. Defne «evren» sözcüğünü görünce bilimi işaretliyor. Cevap anahtarı felsefe diyor. Defne itiraz etmek istiyor: evren fizikçilerin konusu değil mi? Konusu aynı olabilir; onu ayıran, soruya hangi yoldan yaklaşıldığıdır. Bu derste o yolu tanımayı öğreniyoruz.
2Hedefler
- Bilim, din, sanat ve felsefenin temel özelliklerini birbirinden ayırırsın.
- Felsefenin bu üç etkinlikle ortak noktalarını ve ayrıldığı yerleri bir tabloda karşılaştırırsın.
- Bir paragrafta tarif edilen etkinliği yöntem ve dayanak ipuçlarından yararlanarak belirlersin.
- Comte, Russell ve Hegel'in bu ilişkilere dair görüşlerini paragraftaki işaretlerden tanırsın.
3Konu anlatımı
Yıldızlı bir geceye dört bakış
Açık bir yaz gecesinde gökyüzüne dört kişinin baktığını düşün. Bir astronom yıldızın uzaklığını ölçer, ışığını aletlerle çözümler ve vardığı sonucu meslektaşlarının da tekrar edebileceği biçimde yazar. Bir ressam aynı gökyüzünü tuvale taşır; ama kopyalamaz, o gecenin içinde uyandırdığı duyguyu renge ve biçime dönüştürür. İnançlı bir kişi gökyüzüne bakıp kutsal metninde okuduğu yaratılış anlatısını hatırlar ve gördüğünü o inancın içinde anlamlandırır. Bir filozof ise gözünü yıldızdan çevirip sorar: Evrenin bir düzeni olması zorunlu mu? Bu düzeni bildiğimizi nereden biliyoruz?
Dördü de aynı gökyüzüyle uğraşıyor. Onları birbirinden ayıran nesne değil; kullandıkları araç, dayandıkları kaynak ve vardıkları sonucun türüdür. Sınav sorusu da çoğu zaman tam bunu yoklar: neyle uğraşıldığı aynı kalır, nasıl uğraşıldığı değişir.
Bilim: olgulara dönük ve sınanabilir
Bilim olgusaldır: gözlenebilen, ölçülebilen olaylarla uğraşır. Bir bilim insanının iddiası deney ve gözlemle sınanabilir; başka biri aynı koşulları kurduğunda aynı sonucu bulmalıdır. Bu yüzden bilimsel bilgi nesneldir, yani onu üreten kişinin duygusuna ya da kişiliğine bağlı değildir. Bilim ayrıca belirli bir alanı seçer: biyoloji canlıyla, kimya maddenin yapısıyla ilgilenir; evrenin bütününü tek bir cevapla kucaklamaya çalışmaz.
Bilim birikimseldir: yeni bulgular eskisini düzeltir ya da geçersiz kılar. Bu birikimin felsefedekinden nasıl ayrıldığını felsefi düşüncenin özelliklerini işlerken gördük; karşılaştırma tablosuna taşıyacağımız sonuç kısadır. Bilimde terk edilen açıklama emekliye ayrılır, felsefede önceki görüş tartışmanın içinde yaşamayı sürdürür.
Din: inanca ve kutsal metne dayanan bir bütün
Din inanca dayanır. Ders kitaplarında dinin temel kaynağı olarak vahiy ve kutsal metin gösterilir; inanan kişi için bu kaynaklar bilginin ve yönelişin dayanağıdır. Din, evreni ve insanı bütün olarak ele alır: varlığın nereden geldiğini, insanın nasıl yaşaması gerektiğini, hayatın anlamını birlikte cevaplar. İbadet, ahlak ilkeleri ve topluluk yaşamı da bu bütünün parçasıdır.
Ders kitapları dini dogmatik diye niteler. Bu sözcük gündelik dilde «inatçı» gibi olumsuz bir tona bürünebilir, ama burada teknik bir anlamda kullanılır. Yunanca kökenli dogma kelimesi temel kabul edilen ilke demektir. Dogmatik nitelemesi, bir dinin temel ilkelerinin o dinin içinde sorgulamaya açık tutulmadığını, inananlar tarafından kesin kabul edildiğini betimler. Bu bir değer yargısı değil, bir konum tespitidir: dinin temel ilkeleri inanılır, deneyle ya da tartışmayla doğrulanması beklenmez. Dinî düşüncede akıl yürütme hiç yoktur sonucu buradan çıkmaz; inananlar bu ilkeleri yorumlar, açıklar ve yaşamlarına uygular. Ayrımı belirleyen, temel ilkelerin yorumlanıp yorumlanmaması değil, sorgulamaya açılıp açılmamasıdır.
Sanat: duygu, hayal gücü ve estetik değer
Sanat estetik değer taşır; amacı bir şeyi kanıtlamak değil, güzel, etkileyici ya da anlamlı bir eser ortaya koymaktır. Sanatçı duygu ve hayal gücüyle çalışır. Bu nedenle sanat özneldir: eser, sanatçının kişiliğini, bakışını, iç dünyasını taşır. Aynı kır manzarasını iki ressam bambaşka biçimde yapar ve ikisinden biri hatalı sayılmaz. Her eser biriciktir; bir romanın yerini daha yeni bir roman almaz, tıpkı bir türkünün kendinden sonra bestelenen bir şarkıyla geçersizleşmemesi gibi. Sanat okurdan ya da izleyiciden onay ister ama kanıt sunmaz.
Felsefe: akılla sorgulayan, kendi ilkesini de yoklayan
Felsefi düşünceyi niteleyen özellikleri önceki derste tek tek tanıdık. Şimdi o niteliklerin, özellikle eleştirelliğin ve rasyonelliğin, komşu etkinliklerle kıyaslandığında nasıl ayırt edici bir işaret hâline geldiğine bakıyoruz. Felsefe akla dayanır, ama bilim gibi deneye bağlı değildir; vardığı sonuçları laboratuvarda sınayamaz, gerekçelerle savunur. Dinle aynı büyük sorulara (varlık, anlam, iyi yaşam) yönelir, ama hiçbir ilkeyi sorgulamanın dışında tutmaz; kendi temel varsayımlarını da masaya koyar. Sanat gibi filozofun kişiliğinden izler taşır, ama duyguyla değil kavramla konuşur ve okurundan gerekçeyi tartmasını bekler.
Benzerlik ve ayrılık tablosu
Dört etkinliğin hepsi, insanın içinde yaşadığı dünyayı anlamlandırma çabasının ürünüdür. Ortak zemin bu; ikili benzerlikler ve farklar ise aşağıdaki gibi sıralanır.
| Karşılaştırılan | Paylaştıkları | Felsefeyi ayıran |
|---|---|---|
| Felsefe – bilim | akıl, tutarlılık, sistemli düşünme, eleştirel tutum | felsefe olgulara bağlı değildir, deneyle sınanmaz; varlığın bütününe yönelir, bilim belirli bir alanı seçer |
| Felsefe – din | evrene ve insana bütüncül bakış; varlık, anlam ve ahlak soruları | din inanca, vahye ve kutsal metne dayanır, temel ilkeleri sorgulanmaz; felsefe her ilkeyi akılla sorgular |
| Felsefe – sanat | öznellik, kişisellik, yaratıcılık; bir dünya görüşü ortaya koyma | sanat duygu ve hayal gücüyle, imgeyle konuşur; felsefe kavramla ve gerekçeyle konuşur |
Tabloyu ezberlemenin kısa yolu, her satırda tek bir ayırt edici sözcüğü yakalamaktır: bilimde deney, dinde inanç, sanatta duygu, felsefede sorgulayan akıl.
Düşünürlerin gözünden bu ilişkiler
Bu dört etkinliğin birbirine göre yerini felsefe tarihinde birçok düşünür tartışmıştır. Ders kitaplarında en sık anılanlar şunlardır:
| Düşünür | İlişkiyi nasıl kurar | Öne çıkardığı kavram | Paragrafı ele veren işaret |
|---|---|---|---|
| Auguste Comte | İnsan düşüncesi teolojik, metafizik ve pozitif hâllerden geçer; olaylar önce doğaüstü güçlerle, sonra soyut özlerle, en sonunda gözlenen olgular arasındaki yasalarla açıklanır | üç hâl yasası, pozitif bilgi | aşama, evre, «olgular arası yasa» |
| Bertrand Russell | Felsefe teoloji ile bilim arasında bir yerde durur: kesin bilginin henüz ulaşamadığı konuları düşünür, ama otoriteye değil akla başvurur | ara bölge | «ikisinin arasında», «sahipsiz topraklar» benzetmesi |
| Hegel | Mutlak tin kendini sanatta duyusal biçimde, dinde tasarımlar yoluyla, felsefede kavram olarak kavrar | mutlak tin, kavram | sanat-din-felsefe sıralaması, en üstte kavram |
Comte'un şemasında pozitif hâl en ileri aşama sayılır; bu, Comte'un kendi görüşüdür ve ondan sonra gelen düşünürlerce tartışılmıştır. Sınavda senden beklenen bu görüşü doğrulamak değil, paragrafta tanımaktır. Russell'a atfedilen «sahipsiz topraklar» benzetmesi, felsefenin hem teolojinin hem bilimin saldırısına açık olduğunu anlatır. Hegel'de ise üç etkinlik aynı içeriği farklı biçimlerde taşır; felsefe bu içeriği kavramla düşündüğü için sıralamanın sonuna yerleşir.
Metin çözümü: paragraftaki etkinliği bulmak
Şu özgün paragrafı ele al: «Yazar, köyünden ayrılan bir gencin son gecesini anlatırken hiçbir şeyi kanıtlamaya çalışmıyor. Avludaki dut ağacını, annenin sessizce dizdiği çorapları ayrıntısıyla betimliyor; okur kendi ayrılıklarını hatırlayıp gözleri dolarak sayfayı çeviriyor.»
İlk adımda dayanağı ara: deney yok, kutsal metin yok, gerekçe zinciri yok. İkinci adımda araca bak: betimleme, imge, okurda uyanan duygu. Üçüncü adımda sonucun türünü sor: bir yargıyı savunmuyor, bir yaşantıyı duyurmak istiyor. Üç işaret de sanatı gösterir. Paragrafa «Ayrılık, insanın kendi kimliğini başkalarından bağımsız tanımlayabilir mi sorusunu doğurur» gibi bir cümle eklenseydi ve metin bunu gerekçelerle tartışsaydı, etkinlik felsefeye kayardı. Defne'nin paragrafı da aynı yoldan çözülür: gözlem yoksa, soru kendi tutarlılığıyla tartışılıyorsa, «evren» sözcüğü bilimi göstermeye yetmez.
FL01'in toparlanışı
Bu ders, felsefeyi tanıma modülünü kapatıyor. Önce kelimenin kökünü ve filozofların tanımlarını gördük: felsefe bilgelik sevgisidir ve her filozof tanımına kendi ağırlık merkezini koyar. Ardından felsefi düşünceyi bir sohbetten ayıran nitelikleri inceledik, sonra felsefenin bilgiden siyasete uzanan alanlarını tanıdık. Son olarak felsefeyi komşu etkinliklerle karşılaştırdık. Sınavın bu modülden sorduğu her şey tek bir beceride buluşur: paragraftaki düşünmenin türünü ve sahibini ipuçlarından tanımak.
Bu derste bilim, din, sanat ve felsefeyi birer etkinlik olarak karşılaştırdık. Bilgi felsefesi modülü aynı dörtlüye başka bir kapıdan girecek: her biri nasıl bir bilgi üretir ve «bilmek» dediğimiz şey, hangi iki ucun arasında kurulan bir ilişkidir? Bilen ile bilinen arasındaki bağ özne ve nesne terimleriyle adlandırılacak; bir yargının doğru olmasının, sözünü ettiği şeyin gerçek olmasından neden ayrı tutulduğu tartışılacak. Bir yargıyı temellendirmenin ne gerektirdiği ve bazı bilgilerin deneyden önce, bazılarının ancak deneyden sonra edinildiği ayrımı (a priori, a posteriori) da o modülün ilk durağında kuruluyor.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Bilimin ayırt edici özelliği
Soru: Bir araştırmacı, yeni geliştirdiği aşının etkisini farklı ülkelerdeki ekiplerin aynı yöntemle tekrar edebileceği biçimde raporluyor. Bu davranış bilimin hangi özelliğini en açık biçimde yansıtır?
- A) Öznellik
- B) Bütüncül bakış
- C) Sınanabilirlik
- D) Estetik değer
- E) Dogmatiklik
Çözüm: Başkalarının aynı koşulları kurup sonucu yeniden bulabilmesi, bilginin deney ve gözlemle sınanabilir olmasından gelir. Öznellik ve estetik değer sanata, bütüncül bakış din ile felsefeye, dogmatiklik dine ait niteliklerdir. Cevap: C.
Örnek 2 — «Dogmatik» nitelemesinin anlamı
Soru: Ders kitaplarında dinin «dogmatik» olarak nitelenmesiyle anlatılmak istenen hangisidir?
- A) İnananların hiçbir konuda akıl yürütmemesi
- B) Temel ilkelerin, o dinin içinde sorgulamaya açılmadan kesin kabul edilmesi
- C) Dinî metinlerin deneyle doğrulanması
- D) Dinin yalnız sanatla ilgilenmesi
- E) Dinî ilkelerin her çağda yeniden belirlenmesi
Çözüm: Dogma temel kabul edilen ilke demektir; nitelemenin teknik anlamı, temel ilkelerin sorgulama dışında tutulmasıdır. Bu, inananların yorum ve açıklama yapmadığı anlamına gelmez; A seçeneği nitelemeyi aşırı genişletiyor. Cevap: B.
Örnek 3 — Comte'u tanımak
Soru: Bir düşünürün çizgisini izleyen biri şu paragrafı kaleme almış olsun: «Gök gürültüsünü insanlık önce öfkeli bir varlığa bağladı, sonra soyut bir doğa gücüne; bugün ise yalnızca hangi koşullarda ortaya çıktığını gözlemleyip aradaki düzenliliği arıyor.» Bu paragraf hangi düşünürün görüşüyle örtüşür?
- A) Hegel
- B) Russell
- C) Platon
- D) Comte
- E) Pythagoras
Çözüm: Paragraf aynı olayın sırayla doğaüstü bir güçle, soyut bir özle ve gözlenen düzenlilikle açıklandığını anlatıyor. Bu sıra teolojik, metafizik ve pozitif hâlleri sayan üç hâl yasasıdır. Hegel'de de bir sıralama vardır, ama onun üç basamağı sanat, din ve felsefedir. Cevap: D.
Örnek 4 — Felsefe ile sanatın ortak noktası
Soru: Felsefe ile sanatın ortak yönü olarak gösterilebilecek özellik hangisidir?
- A) Her ikisinde de eserin ya da görüşün ortaya koyanın kişiliğinden iz taşıması
- B) İkisinin de deney ve gözlemle sınanması
- C) İkisinin de vahye dayanması
- D) İkisinde de eski ürünün yenisi gelince geçersizleşmesi
- E) İkisinin de yalnız duyguyla konuşması
Çözüm: Felsefe ile sanat öznellik ve kişisellikte buluşur: bir filozofun sistemi de, bir ressamın tablosu da onu ortaya koyanın bakışını taşır. Felsefe duyguyla değil kavramla konuştuğu için E yanlıştır; D bilime özgüdür. Cevap: A.
5Tuzaklar
- Konudan etkinliğe atlamak. «Evren», «doğa», «insan» sözcükleri hiçbir etkinliğe özgü değildir; paragraf gözlem ve deneyle mi, inançla mı, duyguyla mı, gerekçeyle mi ilerliyor, ona bak.
- «Dogmatik» sözcüğünü hakaret sanmak. Ders kitabındaki anlamı teknik bir betimlemedir: temel ilkeler sorgulanmaz. Bu nitelemeden «din akıl yürütmez» sonucu çıkmaz.
- İki birikimi aynı saymak. Bilimde yeni bilgi eskisini geçersiz kılabilir; felsefede eski görüş yeni sorulara kaynak olarak yaşamayı sürdürür.
- Felsefe ile bilimi akıl ortaklığı yüzünden eş tutmak. İkisi de akla ve tutarlılığa dayanır, ama yalnız bilim deneyle sınanır.
- Hegel ile Comte'un sıralamalarını karıştırmak. Comte'un hâlleri teolojik, metafizik, pozitif; Hegel'in basamakları sanat, din, felsefedir.
6Tekrar kartı
- Bilim: olgusal, deney ve gözlemle sınanabilir, nesnel, belirli alana yönelik; yeni bilgi eskisini geçersiz kılabilir.
- Din: inanç, vahiy ve kutsal metin; bütüncül bakış; dogmatik = temel ilkeler sorgulanmadan kesin kabul edilir (teknik anlam).
- Sanat: estetik değer, öznel, duygu ve hayal gücü; eser biriciktir, kanıt sunmaz.
- Felsefe: akıl temelli, eleştirel, kendi ilkesini de sorgular; deneyle değil gerekçeyle savunur.
- Ortak zemin: dördü de dünyayı anlamlandırma çabası. Felsefe–bilim akıl ve tutarlılık; felsefe–din bütüncül bakış; felsefe–sanat öznellik.
- Comte: teolojik → metafizik → pozitif (üç hâl yasası). Russell: felsefe teoloji ile bilim arası. Hegel: sanat → din → felsefe (mutlak tin).
- Paragraf çözümü: dayanağı ara, aracı bul, sonucun türünü sor.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Deney ve gözlemle sınanabilen, olgulara dayanan etkinlik hangisidir?
- A)Sanat
- B)Bilim
- C)Din
- D)Felsefe
- E)Mitoloji
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Olgusallık ve deneyle sınanabilirlik bilimin temel özellikleridir.
Soru 2 · Kolay
Duygu ve hayal gücüne dayanan, estetik değer taşıyan etkinlik hangisidir?
- A)Bilim
- B)Felsefe
- C)Din
- D)Sanat
- E)Mantık
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Sanat, sanatçının duygu ve hayal gücünü estetik bir esere dönüştürür.
Soru 3 · Kolay
Ders kitaplarında temel kaynağı vahiy ve kutsal metin olarak gösterilen etkinlik hangisidir?
- A)Din
- B)Sanat
- C)Bilim
- D)Felsefe
- E)Tarih
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Din inanca dayanır ve kaynağını vahiy ile kutsal metinde bulur.
Soru 4 · Kolay
Comte'un üç hâl yasasında sayılan aşamalar sırasıyla hangisidir?
- A)Pozitif, teolojik, metafizik
- B)Metafizik, pozitif, teolojik
- C)Sanat, din, felsefe
- D)Teolojik, pozitif, metafizik
- E)Teolojik, metafizik, pozitif
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Comte'a göre düşünce teolojik hâlden metafizik hâle, oradan pozitif hâle geçer.
Soru 5 · Orta
Felsefe ile bilimin ortak özelliği olarak gösterilebilecek nitelik hangisidir?
- A)Deneyle sınanmak
- B)Vahye dayanmak
- C)Akla ve tutarlılığa dayanmak
- D)Duyguyla konuşmak
- E)Belirli bir alanla sınırlı kalmak
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. İki etkinlik de akıl yürütür ve çelişkisiz olmaya özen gösterir; deneyle sınanma yalnız bilime aittir.
Soru 6 · Orta
Felsefe ile dinin buluştuğu yön hangisidir?
- A)Evrene, insana ve hayatın anlamına bütüncül bakmaları
- B)Laboratuvarda doğrulanmaları
- C)Temel ilkeleri sorgulamaları
- D)Estetik değer taşımaları
- E)Eski görüşü geçersiz kılmaları
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. İkisi de varlığın bütünü, anlamı ve iyi yaşam üzerine düşünür; dayanakları ise farklıdır.
Soru 7 · Orta
Bir dinin «dogmatik» olarak nitelenmesi, ders kitabındaki teknik anlamıyla neyi betimler?
- A)İnananların her konuda tartışmadan kaçındığını
- B)Dinin bilimle aynı yöntemi kullandığını
- C)Dinî ilkelerin deneyle sınandığını
- D)Dinin estetik değer taşıdığını
- E)Temel ilkelerin o dinin içinde kesin kabul edilip sorgulanmadığını
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Dogma temel ilke demektir; niteleme bu ilkelerin sorgulama dışında tutulduğunu anlatır, bir değer yargısı bildirmez.
Soru 8 · Orta
Bilimin birikimselliğini felsefeninkinden ayıran durum hangisidir?
- A)Bilimde hiçbir bilginin değişmemesi
- B)Bilimde yeni bulgunun eski açıklamayı geçersiz kılabilmesi
- C)Felsefede eski görüşlerin tümüyle unutulması
- D)Felsefenin deneyle ilerlemesi
- E)Bilimin kişisel bakışa bağlı olması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Bilimde geçersizleşen açıklama yerini yenisine bırakır; felsefede eski görüş tartışmada kalmayı sürdürür.
Soru 9 · Orta
Paragraf: «Usta, yıllarca aynı motifi işlediği halıya bu kez kimsenin görmediği bir renk ekledi. Neden öyle yaptığını sorduklarında yalnızca gülümsedi; renk ona o sabahki sisi hatırlatıyordu.» Paragrafta anlatılan etkinlik hangisidir?
- A)Felsefe
- B)Bilim
- C)Din
- D)Sanat
- E)Mantık
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Gerekçe ya da ölçüm yerine kişisel bir yaşantıdan doğan yaratıcı seçim sanatı gösterir.
Soru 10 · Orta
Paragraf: «Bir hekim, hastalarının yarısına ilacı, yarısına etkisiz bir hap verip sonuçları karşılaştırdı; bulguları başka hastanelerde de tekrarlanana kadar kesin bir yargıya varmadı.» Bu paragraf hangi etkinliğe örnektir?
- A)Sanat
- B)Felsefe
- C)Bilim
- D)Din
- E)Edebiyat
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Karşılaştırmalı deney ve sonuçların başkalarınca tekrarlanması bilimin sınanabilirliğine işaret eder.
Soru 11 · Orta
Felsefeyi sanattan ayıran özellik hangisidir?
- A)Kişisel bakış taşıması
- B)Kavramla ve gerekçeyle konuşması
- C)Yaratıcılık içermesi
- D)İnsanın dünyayı anlamlandırma çabası olması
- E)Bir dünya görüşü ortaya koyması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Sanat imge ve duyguyla etkiler; felsefe kavramlarla düşünür ve okurdan gerekçeyi tartmasını bekler.
Soru 12 · Zor
Bu görüşü benimseyen biri şöyle diyebilir: «Bir konuda kesin bilgiye ulaşıldığında o konu bilime geçer; henüz kesin cevabı olmayan sorular ise ya otoriteye dayanarak cevaplanır ya da akılla tartışılır. Akılla tartışılan bu ara alana felsefe denir.» Paragraf hangi düşünürün görüşüne en yakındır?
- A)Thales
- B)Comte
- C)Pythagoras
- D)Hegel
- E)Russell
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Felsefeyi teoloji ile bilim arasında, akla başvuran bir ara bölge olarak gören Russell'dır.
Soru 13 · Zor
Bir düşünüre göre aynı yüce içerik önce duyusal biçimde eserlerde, sonra tasarımlar aracılığıyla inançta görünür; en sonunda ancak kavram olarak düşüncede tam kavranır. Bu paragraf hangi görüşü anlatır?
- A)Hegel'in sanat, din ve felsefeyi mutlak tinin basamakları sayması
- B)Comte'un üç hâl yasası
- C)Russell'ın ara bölge benzetmesi
- D)Bilimin olgusal olduğu düşüncesi
- E)Pythagoras'ın bilgelik anlayışı
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Sanat-din-felsefe sıralaması ve kavramın en üstte durması Hegel'in mutlak tin anlayışını gösterir.
Soru 14 · Zor
Paragraf: «Düşünür, herkesin apaçık saydığı 'her olayın bir nedeni vardır' ilkesinin kendisini sorguladı; bu ilkeye nereden vardığımızı, onu hangi gerekçeyle savunabileceğimizi tartıştı ve hiçbir deneye başvurmadı.» Paragrafta anlatılan etkinliğin hangisi olduğu ve bunu gösteren ipucu birlikte hangi seçenekte doğru verilmiştir?
- A)Bilim; nedensellikten söz edilmesi
- B)Din; bir ilkenin kesin kabul edilmesi
- C)Felsefe; temel bir ilkenin bile gerekçeleriyle sorgulanması
- D)Sanat; düşünürün kişisel bakışı
- E)Bilim; tartışmanın sistemli yürütülmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Deney olmadan, apaçık sayılan bir ilkeyi bile akılla sorgulamak felsefenin eleştirel tutumudur.
Soru 15 · Zor
Bir öğrenci «Felsefe de bilim de akla dayandığına göre felsefi bir görüş, bilimsel bir kuram gibi yeni bir kuram çıkınca geçersiz olur.» diyor. Bu çıkarımın zayıf yanı hangisidir?
- A)Bilimin akla dayanmadığını varsayması
- B)Felsefenin duyguyla konuştuğunu gözden kaçırması
- C)Felsefenin vahye dayandığını unutması
- D)Ortak bir özellikten bütün özelliklerin ortak olduğu sonucunu çıkarıp iki etkinliğin birikim biçimlerinin farkını görmemesi
- E)Bilimin öznel olduğunu varsayması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Akıl ortaklığı yöntem ve birikim farkını ortadan kaldırmaz; felsefede eski görüş geçersizleşmeden tartışmada kalır.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Felsefeyi tanıma soru kampı» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Dört etkinliğin tümünde ortak olan nitelik hangisidir?
- A)Deneyle sınanma
- B)Kutsal metne dayanma
- C)Estetik değer taşıma
- D)Temel ilkeleri sorgulama
- E)İnsanın dünyayı anlamlandırma çabası olma
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Bilim, din, sanat ve felsefe farklı yollardan da olsa dünyayı anlamlandırma çabasından doğar.
Soru 2 · Orta
Paragraf: «Bir topluluk, kutsal kabul ettiği metindeki buyrukları hayatının ölçüsü olarak benimsedi; bu buyrukların geçerliliğini tartışmaya açmadı, onları gündelik yaşama nasıl taşıyacağını konuştu.» Paragrafta öne çıkan etkinlik hangisidir?
- A)Din
- B)Bilim
- C)Sanat
- D)Felsefe
- E)Mantık
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Kutsal sayılan metne bağlılık ve temel ilkelerin sorgulanmadan yorumlanması dinin özelliklerini yansıtır.
Soru 3 · Zor
Comte'un üç hâl yasasına göre «Mıknatısın demiri çekmesi, maddenin içindeki gizli bir çekme gücünden kaynaklanır.» açıklaması hangi hâle örnektir?
- A)Teolojik hâl
- B)Pozitif hâl
- C)Estetik hâl
- D)Metafizik hâl
- E)Dinî hâl
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Olayı doğaüstü bir varlığa değil, gözlenemeyen soyut bir öze bağlamak metafizik hâlin açıklama biçimidir.
Soru 4 · Zor
Felsefe ile din arasındaki ilişkiyi en doğru özetleyen yargı hangisidir?
- A)İkisi aynı soruları sormaz ve hiçbir noktada buluşmaz.
- B)İkisi varlık ve anlam sorularına bütüncül bakar; din bu sorulara inanç ve kutsal metinle, felsefe sorgulayan akılla yaklaşır.
- C)Felsefe dinin bir dalıdır ve kutsal metne dayanır.
- D)Din deneyle, felsefe inançla ilerler.
- E)İkisi de sonuçlarını laboratuvarda sınar.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Ortak nokta bütüncül bakış, ayrılık ise dayanakta ve temel ilkelerin sorgulanıp sorgulanmamasındadır.
Soru 5 · Zor
Paragraf: «Şair, zamanın akışını bir nehre benzetti. Filozof bu benzetmeyi okuyunca zamanın gerçekten akıp akmadığını, yoksa akışın yalnız bizim algımızda mı olduğunu tartışmaya başladı.» Paragraftaki iki etkinliği ayıran en belirleyici fark hangisidir?
- A)Şairin zamandan söz etmesi, filozofun etmemesi
- B)Filozofun deney yapması
- C)Şairin imge ve duyguyla anlatması, filozofun aynı konuyu kavram ve gerekçeyle sorgulaması
- D)Şairin kutsal metne dayanması
- E)İkisinin aynı yöntemi kullanması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Konu ortak kalırken sanat benzetmeyle etkiler, felsefe ise benzetmenin dayandığı iddiayı akılla sorgular.
FL01 — Felsefeyi Tanıma
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.