İçeriğe geç

YKS Felsefe · Derece Kampı · FEL-D-L01

Filozof-görüş eşleştirme

TYTAYT· 8 bölüm

1Kanca

Pazar akşamı Defne deneme kitapçığını cevap anahtarıyla karşılaştırıyor. Felsefe testinde üç yanlışı var ve üçü de tanıdık adlardan geliyor. «Sözleşme» kelimesini görünce Locke'u işaretlemiş; paragraf korkudan kaçan insanların bütün yetkiyi tek bir güce devrettiğini anlatıyormuş, yani Hobbes'u. «Haz» kelimesine Bentham demiş; metin düşünmenin zevkini bedensel doyumdan üstün tutuyormuş, yani Mill'i. «Şüphe» görünce Descartes'ı seçmiş; kesinlik kalbe doğan bir aydınlıkla geliyormuş, yani Gazali'yi. Kitapçığın kenarına «biliyordum» diye yazıyor. Haklı: bilgisi eksik değil. Eksik olan, aynı kelimeyi paylaşan iki düşünürü ayıran ikinci ipucuna bakma alışkanlığı.

2Hedefler

  • Bir paragrafın konuştuğu felsefe alanını belirleyip aday düşünürleri iki üç isme indirirsin.
  • Sık karıştırılan düşünür çiftlerini ayırt edici tek bir terimle birbirinden ayırırsın.
  • Birden çok alanda görüşü işlenen bir filozofun o paragrafta hangi yüzüyle konuştuğunu seçersin.
  • Bir haftalık kart çalışmasıyla eşleştirme süreni kısaltırsın.

3Konu anlatımı

Kampta öğrenilen şey hız

Akademinin modülleri felsefeyi alan alan kurdu: bilgi, varlık, ahlak, sanat, din, siyaset ve bilim. Her modülde birkaç düşünür kendi kavramıyla tanıtıldı. Sınav bu düzeni dağıtır. Önüne adı yazılmamış bir paragraf gelir, seçeneklerde de farklı modüllerden beş isim durur. Bu kampta yeni bir düşünür ya da yeni bir görüş yok. Yapılacak iş, modüllerde gördüğün her adı bir anahtar terime ve bir alana bağlamak, sonra o bağı birkaç saniyede kurabilecek kadar sık tekrar etmek. Müfredat bu kamp için seksen kartlık bir deste öngörüyor; aşağıdaki listeler o destenin omurgasıdır, kalan kartları kendi ders notlarından çıkarırsın.

Üç adımlı eşleştirme rutini

Önce alanı bul. Paragrafın hangi soruyu tartıştığına bak: bilginin kaynağı mı, varlığın neden yapıldığı mı, iyinin ölçüsü mü, güzelin yeri mi, devletin dayanağı mı, bilimin sınırı mı? Alan belli olduğunda seçeneklerin çoğu kendiliğinden düşer. Ahlakı tartışan bir metinde Popper'ın, bilimin sınırını konuşan bir metinde Epikuros'un adı ancak süs olarak durur.

Sonra ayırt edici terimi yakala. Her düşünür paragrafa bir iz bırakır: «boş levha», «genel irade», «kalbe doğan aydınlık», «tek aykırı gözlem». Terim çoğu zaman adıyla geçmez; onun yerine bir benzetme ya da gündelik bir örnek gelir. Bu yüzden kartında terimin yanına, onu metne taşıyan sözcükleri de yazarsın.

Son olarak komşu adı ele. Yanlış seçenekler rastgele dizilmez. Aynı alandan, aynı akımdan ya da aynı kavramı kullanan bir komşu düşünür konur. Şüpheden söz eden bir metnin altında Pyrrhon, Descartes ve Gazali birlikte görünebilir. Komşuyu elemenin yolu, onun nerede ayrıldığını bilmektir. Aşağıdaki çift listesi bu iş için hazırlandı.

İmza kavram kartı

Tablodaki her satır akademinin bir modülünde işlendi. «Atfedilir» ya da «aktarılır» kaydı taşıyan satırlar orada da aynı temkinle anlatıldı.

Adİmza terimiAlanMetinde onu çağıran söz
Platonidea, asıl ve kopyavarlık, bilgi, sanat, siyaset«gölge», «değişmeyen asıl», «filozoflar yönetmeli»
Aristotelesorta, eudaimonia, polisahlak, siyaset«ne fazla ne eksik», «doğası gereği toplum içinde»
Descartesyöntemsel şüphe, açık ve seçik fikirbilgi«sarsılmaz ilk temel», «yalnız akılla»
Gazalikeşfbilgi«kalbe doğan nur», «aklın da yanılabildiği»
Pyrrhonyargıyı askıya almabilgi«hüküm vermemek», «ruhun dinginliği»
Locketabula rasa, doğal haklarbilgi, siyaset«boş levha», «yaşam, özgürlük, mülkiyet»
Humeizlenim ve alışkanlıkbilgi, bilim«zorunlu bağ gözlenmez», «hep böyle oldu diye»
Berkeleyalgılanmakbilgi, varlık«algılanmadıkça», «bir zihin olmadan»
Kantkritisizm, kategorik buyruk, çıkarsız hoşlanmabilgi, ahlak, sanat«malzeme ve biçim», «herkes yapsaydı», «yarar beklemeden»
Bergsonsüre, sezgibilgi, varlık, sanat«akış», «zekâ parçalar»
Comteüç hâl, olgular arası yasabilgi, bilim«neden yerine nasıl», «düşüncenin evreleri»
Herakleitosoluş, logosvarlık«akar», «karşıtlar dönüşür»
Parmenidesdeğişmeyen tek varlıkvarlık«yokluk düşünülemez», «duyular aldatır»
Demokritosatom ve boşlukvarlık«bölünemeyen parçacık»
Spinozazorunluluk; Tanrı ya da doğaahlak, din«nedenlerini bilmeden», «her şey Tanrı'dadır»
Sartrevaroluş özden önce gelirahlak, varlık«seçmemek de seçimdir», «kendini yapar»
Benthamhaz hesabıahlak«yoğunluk», «süre», «toplam»
Millhazların nitelik farkıahlak«yüksek haz», «düşünmenin zevki»
Epikurosataraksiaahlak«sade sofra», «kaygısız ruh»
Nietzschegüç istenci, efendi ve köle ahlakıahlak«sürü», «hınç»
Crocesezgi ifadedirsanat«zihinde tamamlanan eser»
Schilleroyun dürtüsüsanat«zorlamasız etkinlik»
Anselmusdüşünülebilecek en büyük varlıkdin«tanımı gereği»
Paleytasarımdin«saat», «bir amaca göre uyum»
Hobbesdoğa durumu, mutlak egemensiyaset, ahlak«korku içinde yaşayanlar», «yetkinin tümüyle devri»
Rousseaugenel iradesiyaset«toplum bozar», «ortak iyi»
Montesquieukuvvetler ayrılığısiyaset«güç gücü durdurmalı»
Rawlscehalet peçesisiyaset«nerede doğacağını bilmeden»
Bacontümevarım, idollerbilim«önyargıdan arınmak», «örnekleri tablolamak»
Viyana Çevresidoğrulanabilirlikbilim«hangi gözlem doğrular?», «anlamsız önerme»
Popperyanlışlanabilirlikbilim«yanılacağı yeri önceden söyler», «karşı örnek»
Kuhnparadigma, anomali, bilimsel devrimbilim«ortak kabul», «biriken uyumsuz sonuçlar», «yeni çerçeve»

Sık karıştırılan çiftler

Platon ile Aristoteles. Platon gözünü görünenin ötesine diker: asıl olan değişmeyen idealardır, duyulur dünya onların kopyasıdır. Aristoteles düzeni görünenin içinde arar. Sanatta bu ayrım keskinleşir. Platon resmi ve şiiri asıldan iki kat uzak düşmüş bir görünüş sayar ve güvenmez. Aristoteles ise taklidi öğretici bulur; tragedyanın acıma ve korku uyandırarak seyirciyi arındırdığını söyler (katharsis). Güzel konusunda da aynı yön görülür: Platon güzellik ideasına bakar, Aristoteles'e ise ders kitaplarında parçaların oranı ve düzeni aktarılır. Tek ipucu: «asıl başka yerde» diyen metin Platon'a, «ölçülü düzen bu nesnenin içinde» diyen metin Aristoteles'e gider.

Descartes ile Gazali. Şüpheyi bir geçiş evresi olarak kullandıkları için ders kitapları bu düşünürleri yöntemsel şüpheye örnek gösterir. Ayrıldıkları yer varış noktasıdır. Descartes kesinliği düşünen benin akılla açık ve seçik kavranmasında bulur. Gazali'de ise kesinlik, arınmış bir kalbe Tanrı'nın attığı nurla gelir. Pyrrhon bu ikisinin yanına çeldirici olarak konur; onda şüphe bir yol değil, varılan yerdir ve hüküm vermemek ruh dinginliği getirir.

Locke ile Hume. Bu iki deneyci aynı cephededir: bilgi deneyden gelir, doğuştan fikir yoktur. Locke zihni boş bir levhaya benzetir ve deneyin iki kaynağını (duyum ve düşünme) sayar; birincil ve ikincil nitelik ayrımı da onun adıyla anılır. Hume zihindeki içerikleri canlı izlenimler ve onların sönük kopyası olan fikirler diye ayırır; neden ile sonuç arasındaki zorunlu bağın gözlenemediğini, beklentimizin alışkanlıktan doğduğunu söyler. Paragrafta «levha» varsa Locke, «alışkanlık» ve «art arda gelme» varsa Hume. Berkeley üçüncü komşudur ve imzası farklıdır: algılanmayan bir şeyin varlığından söz edilemez.

Herakleitos ile Parmenides. Konu aynıdır: varlık değişir mi? Herakleitos değişimi varlığın kendisi sayar; «aynı nehirde iki kez yıkanılmaz» sözü ona atfedilir ve karşıtların birbirine dönüştüğünü anlatır. Parmenides değişimi duyuların yanılsaması sayar; yokluk düşünülemediği için var olan doğmaz, yok olmaz. Zenon'un paradoksları da Parmenides'in safındadır. Duyulara güven Herakleitos'u, duyulara kuşku Parmenides'i gösterir.

Bentham ile Mill. Bentham da Mill de bir eylemi toplumda doğurduğu mutlulukla tartan faydacılardır. Bentham için hazlar arasında yalnız büyüklük farkı vardır; bu yüzden yoğunluk, süre gibi ölçütlerle bir haz hesabı önerir. Mill hazlar arasında tür farkı da görür; düşünmenin verdiği haz bedensel doyumdan üstündür. Doyuma ulaşmış bir domuzla doyumsuz bir insanı kıyaslayan ve Mill'e atfedilen söz bu ayrımı özetler. «Ne kadar?» sorusu Bentham'ın, «ne tür?» sorusu Mill'in sorusudur.

Hobbes, Locke ve Rousseau. Devleti bir sözleşmeye bağlayan bu adlar, metinde «sözleşme» kelimesi geçti diye birbirinden ayrılamaz. Bakılacak yer, devletten önceki insanın nasıl betimlendiğidir. Hobbes'ta doğa durumu korku ve güvensizliktir, insanlar haklarını mutlak bir egemene devreder. Locke'ta insan doğal haklara zaten sahiptir; devlet bu hakları korumak için kurulur ve korumazsa halkın direnme hakkı doğar. Rousseau doğa hâlindeki insanı iyi ve özgür diye betimler, bozulmayı mülkiyetle ve toplumsal düzenle başlatır; özgürlük, ortak iyiyi isteyen genel iradeyle geri kazanılır.

Comte ile Viyana Çevresi. Olgulara bağlılık ikisinde de vardır. Comte insan düşüncesinin teolojik, metafizik ve pozitif hâllerden geçtiğini anlatır; ilk nedenleri bırakıp olgular arasındaki yasaları sormayı önerir. Viyana Çevresi dikkatini cümlelere çevirir: deneyle doğrulanamayan ve totoloji de olmayan önermeyi anlamsız sayar. Tarihsel evreler Comte'u, önermenin anlamı Viyana Çevresi'ni gösterir.

Popper ile Kuhn. Popper'da bilim insanı kendi kuramının en sert eleştirmenidir; tek bir aykırı gözlem kuramı çürütmeye yeter ve kuram yanlışlanabilir olduğu ölçüde bilimseldir. Kuhn bilime bir araştırma topluluğunun ortak kabulleri, yani paradigma üzerinden bakar. Ona göre beklenmeyen bir sonuç, yani anomali, çerçeveyi tek başına devirmez; araştırmacılar önce hatayı kendi ölçümlerinde arar. Anomaliler çözülemeden yığılınca çerçeveye güven sarsılır ve eskisinin yerini yenisi alır; buna bilimsel devrim denir. Aykırı sonucu kuramın sonu sayan metin Popper'a, onu bekleten ve biriktiren metin Kuhn'a gider.

Birden çok alanda adı geçenler

Bazı filozoflar akademide birkaç modülde karşına çıktı. Onları tanımanın sırrı, rutinin ilk adımını atlamamaktır: önce alan, sonra o alandaki terim.

Kant en geniş örnektir. Bilgi modülünde bilginin malzemesini deneyin, biçimini aklın verdiğini söyleyen kritisizmin kurucusudur; fenomen ile numen ayrımı da oradadır. Ahlak modülünde eylemin değerini sonuçta değil, ödeve bağlı iyi istençte arar ve kategorik buyruğu ölçüt yapar. Sanat modülünde güzeli çıkar gözetmeden hoşa giden şey olarak tanımlar; beğeni yargısı öznel olsa da herkesten onay bekler. Din modülünde de erdem ile mutluluğun buluşmasını umabilmek için Tanrı'yı bir postulat olarak kabul eden ahlak argümanıyla anılır. Seçeneklerde «Kant» yazması yetmez; seçeneğin Kant'ı hangi kavramla eşleştirdiğine bakarsın.

Platon bilgide idealar ve anımsama, varlıkta idealizm, sanatta kopyanın kopyası, siyasette filozofların yönettiği ideal devletle geçer. Hume bilgide izlenim, bilimde tümevarım problemi, sanatta deneyimli seyircilerin ortak hükmüne dayanan beğeni ölçütü, dinde tasarım argümanına yöneltilen benzetme eleştirisiyle anılır. Hobbes ahlakta bencillik, siyasette mutlak egemen ile yer alır; varlık modülünde temkinli bir kayıtla mekanik materyalizme de bağlanır. Farabi ise bilgide akılcı çizgide, ahlakta mutluluk ahlakında, siyasette erdemli şehir tasarımında, dinde kozmolojik argümanın İslam düşüncesindeki temsilcileri arasında görünür. Spinoza özgürlük sorununda determinizmin, din felsefesinde panteizmin adıdır.

Metin çözümü: dört paragraf, dört düşünür

Aşağıdaki dört paragraf özgündür; her biri, adı geçen görüşü savunan bir düşünürün ağzından söylenebilecek biçimde kuruldu.

I. Rüzgârın sürüklediği bir yaprak düşünebilseydi, kendi isteğiyle dans ettiğini sanırdı. Biz de kararlarımızı doğuran nedenlerin çoğunu görmediğimiz için seçimlerimizi özgür sanırız.
II. Ressam fırçayı tuvale değdirmeden önce eser zihninde bütünüyle doğmuştur. Boya, mermer ya da nota, içte tamamlanmış görünün dışarıya taşınmasından ibarettir.
III. Yasayı yapan, uygulayan ve yargılayan aynı kişiyse yurttaşın sığınacağı bir kapı kalmaz. Gücü sınırlayabilecek tek şey başka bir güçtür.
IV. Alçakgönüllülüğü ve boyun eğmeyi erdem diye yücelten değerler, güçlüye yetişemeyenlerin hıncından doğmuştur. Yaşamı büyüten değerler yeniden tartılmalıdır.

Paragraf I. Alan: insan eyleminin özgür olup olmadığı, yani ahlak modülündeki özgürlük sorunu. Terim: seçim duygusu nedenlerin bilinmemesine bağlanıyor; bu belirlenimcilik, yani determinizmdir. Çeldirici Sartre olurdu, ama o seçimi kaçılamaz bir özgürlük sayar. Düşünür Spinoza.

Paragraf II. Alan: sanatın ne olduğu. Terim: eser zihinde tamamlanıyor, dışa vurum sonradan geliyor; sezgi ile ifadenin özdeşliği. Çeldirici Platon ya da Aristoteles olabilirdi, fakat metin dış dünyanın taklidinden hiç söz etmiyor. Düşünür Croce.

Paragraf III. Alan: iktidarın sınırlanması, siyaset. Terim: yasama, yürütme ve yargının ayrılması. Çeldirici Hobbes olurdu, ama o bütün yetkinin tek elde toplanmasını savunur; bu metin tam tersini istiyor. Düşünür Montesquieu.

Paragraf IV. Alan: değerlerin kaynağı, ahlak. Terim: hınç, güçlü ile zayıf ayrımı, değerlerin yeniden tartılması; efendi ve köle ahlakının izleri. Çeldirici Hobbes'un bencilliği olabilirdi, fakat Hobbes kendini korumayı anlatır, değerlerin soykütüğünü sorgulamaz. Düşünür Nietzsche.

Bir haftalık kart planı

Her kartın ön yüzüne filozofun adını değil, metinde karşına çıkacak işareti yaz: terim, benzetme ya da kısa bir örnek. Arka yüze adı, alanı ve en yakın komşusunu yaz. Sınav sana işareti verir, adı ister; kart da aynı yönde çalışmalı.

  • 1. gün: Bilgi modülü. Descartes, Gazali, Pyrrhon, Locke, Hume, Berkeley, Kant, Bergson, Comte ve doğruluk anlayışlarının adları.
  • 2. gün: Varlık ve sanat. Arkhe arayan doğa filozofları, idealistler ve materyalistler, oluş ile olmak; taklit, yaratım ve oyun görüşleri.
  • 3. gün: Ahlak. Özgürlük sorunu, hazcılar, faydacılar, ödev etiği, bencillik ve güç ahlakı, evrensel yasa tartışması.
  • 4. gün: Din, siyaset ve bilim. Argümanların sahipleri, sözleşmeciler ve ideal düzen tasarımları, tümevarımdan paradigmaya bilim felsefesi.
  • 5. gün: Çiftler. Desteyi karıştırma; yalnız komşu kartları ikişer ikişer çek ve her çift için ayıran ipucunu sesli söyle.
  • 6. gün: Çok yüzlüler ve karışık deste. Kant, Platon, Hume, Hobbes, Farabi kartlarını ayrıca çalış; sonra bütün desteyi karıştırıp süre tut.
  • 7. gün: Kendi paragrafını yaz. Beş karttan beş kısa metin üret, kartları kapatıp bir gün sonra kendi metinlerini çöz. Takıldığın kartları ayrı bir yığına al; ertesi haftanın ilk işi o yığındır.

Süre ölçmek bu planın parçasıdır. İlk gün bir kartı çevirmeden önce on saniye düşünebilirsin; hafta sonunda hedef üç saniyenin altına inmek. Yavaş kalan kart, bilgisi eksik değil bağı zayıf kart demektir.

Eşleştirmeden okumaya

Kartlar hızlandıkça yeni bir soru türü öne çıkar. Bazı paragraf soruları düşünürün adını hiç sormaz; metnin ana düşüncesini, yazarın hangi görüşe karşı çıktığını ya da metinden hangi yargının çıkarılamayacağını sorar. Kampın sonraki dersi bu soru köklerini tek tek açıyor ve metinden görüş tanımayı sorudan bağımsız bir okuma düzenine çeviriyor.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Aynı akımda iki ad

Soru: Deneyci bir düşünür şöyle diyebilir: «Zihnimdeki her düşüncenin arkasında daha canlı bir ilk algı bulmam gerekir. Altın bir dağ hayal etsem bile, bu hayal altının ve dağın ayrı ayrı edinilmiş izlerinin birleşmesinden başka bir şey değildir.» Bu görüş en çok kime aittir?

  • A) Descartes
  • B) Locke
  • C) Hume
  • D) Platon
  • E) Berkeley

Çözüm: Alan bilgi, akım empirizm; Descartes ve Platon bu adımda düşer. Kalan üç deneyciden hangisi? Metin zihindeki içerikleri canlı ilk algılar ve onların kopyaları diye ayırıyor; bu izlenim ile fikir ayrımıdır. Boş levha benzetmesi olmadığı için Locke, algılanmanın varlığa denk tutulması olmadığı için Berkeley elenir. Cevap: C.

Örnek 2 — Güzelin yeri

Soru: Sanat üzerine yazan biri şunu ileri sürebilir: «Bir heykelin güzelliği taşın içindedir: kolun gövdeye, başın boya olan oranında, parçaların bütüne uyumunda. Bu uyum ölçülebilir; ona bakan kim olursa olsun orada durur.» Bu paragraf ders kitaplarındaki aktarımıyla hangi düşünüre en yakındır?

  • A) Hume
  • B) Aristoteles
  • C) Platon
  • D) Kant
  • E) Croce

Çözüm: Alan sanat, soru güzelin nesnel mi öznel mi olduğu. Güzel nesnede bulunduğu için Hume ve Kant düşer. Platon da güzeli nesnel sayar, ama onu görünenin ötesindeki ideaya yerleştirir; bu metin güzelliği heykelin kendi oranında buluyor. Oran ve düzen Aristoteles'e aktarılan görüştür. Cevap: B.

Örnek 3 — Kant hangi yüzüyle konuşuyor?

Soru: «Verdiğim sözü kimse görmese ve tutmak bana zarar getirse de tutarım; çünkü herkesin bu ilkeyle davranmasını isteyebilirim.» Bu paragraf hangi eşleştirmeyle en iyi açıklanır?

  • A) Kant; çıkarsız hoşlanma
  • B) Kant; fenomen ile numen
  • C) Mill; nitelikçe yüksek haz
  • D) Bentham; haz hesabı
  • E) Kant; kategorik buyruk

Çözüm: Alan ahlak; bilgi ve sanat terimleri taşıyan A ile B düşer. Eylem sonucuna göre değil ilkeye göre değerlendiriliyor; faydacılar C ve D sonucu tartar. İlkenin herkes için geçerli olabilmesi kategorik buyruğun işaretidir. Cevap: E.

Örnek 4 — Hatalı kart

Soru: Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi akademide işlenen bilgiyle çelişir?

  • A) Croce — sanatın sezgi ve ifade olması
  • B) Rawls — cehalet peçesi
  • C) Montesquieu — yasama, yürütme ve yargının ayrı ellerde olması
  • D) Anselmus — saat benzetmesiyle tasarım argümanı
  • E) Pyrrhon — yargıyı askıya alma

Çözüm: Saat benzetmesi teleolojik argümana aittir ve Paley'in adıyla anılır. Anselmus'un imzası, Tanrı'yı düşünülebilecek en büyük varlık diye tanımlayan ontolojik argümandır. Öteki dört kart modüllerde nasıl işlendiyse öyle eşleşiyor. Cevap: D.

5Tuzaklar

  • Ortak kelimeyle karar vermek. «Sözleşme», «haz», «şüphe», «sezgi» birden çok düşünürün paragrafında geçer. Kelimeyi gördüğünde dur ve onu ayıran ikinci işareti ara.
  • Alanı atlamak. Kant, Platon, Hume ya da Hobbes seçeneklerde göründüğünde yalnız ada bakan öğrenci yanlış alanın terimini seçer. Önce metnin hangi soruyu tartıştığını belirle.
  • Benzetmeyi terim yerine koymamak. Metin «boş levha» yerine «üzerine henüz bir şey yazılmamış sayfa» diyebilir. Kartın arka yüzündeki işaret sözcükleri bu çeviriyi yapmak için var.
  • Komşu çeldiriciye takılmak. Popper paragrafında «doğrulanmış» kelimesi, Rousseau paragrafında «doğal» kelimesi geçebilir. Kelime bir başkasını çağırsa da metnin vardığı sonuç kime aitse cevap odur.
  • Temkinli kaydı kesin bilgiye çevirmek. Aristoteles'e aktarılan güzellik görüşü ya da Herakleitos'a atfedilen nehir sözü derslerde temkinle verildi; kartına da aynı kaydı yaz.

6Tekrar kartı

  • Rutin: alan → ayırt edici terim → komşu çeldiricinin ayrıldığı nokta.
  • Descartes kesinliği akılda, Gazali kalbe doğan nurda bulur; Pyrrhon için şüphe varış noktasıdır.
  • Locke boş levha, Hume izlenim ve alışkanlık, Berkeley algılanmak.
  • Herakleitos değişimi gerçek, Parmenides yanılsama sayar.
  • Bentham hazzı miktarca, Mill ayrıca türce tartar.
  • Hobbes korku ve mutlak egemen; Locke doğal haklar ve direnme; Rousseau genel irade.
  • Comte düşüncenin evreleri; Viyana Çevresi anlamsız önerme; Popper tek aykırı gözlem; Kuhn paradigma.
  • Kant'ın yüzleri: kritisizm, kategorik buyruk, çıkarsız hoşlanma, ahlak argümanı.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    «Zihin doğduğunda üzerine henüz hiçbir şey yazılmamış bir sayfaya benzer» diyen bir paragraf hangi düşünürü çağırır?

    1. A)Descartes
    2. B)Locke
    3. C)Platon
    4. D)Kant
    5. E)Bergson
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Boş levha benzetmesi Locke'un deneyci bilgi görüşünün imza terimidir.

  2. Soru 2 · Kolay

    Bilimsel bir kuramın hangi gözlemle çürüyeceğini söyleyebilmesini ölçüt yapan düşünür kimdir?

    1. A)Comte
    2. B)Bacon
    3. C)Kuhn
    4. D)Popper
    5. E)Carnap
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Yanlışlanabilirlik ölçütü Popper'ın bilimi sınırlandırma biçimidir.

  3. Soru 3 · Kolay

    Hazları yalnız yoğunluk ve süre gibi ölçülerle tartan bir haz hesabı öneren faydacı düşünür hangisidir?

    1. A)Bentham
    2. B)Mill
    3. C)Epikuros
    4. D)Kant
    5. E)Aristippos
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Hazlar arasında yalnız miktar farkı gören hesap Bentham'ın adıyla anılır.

  4. Soru 4 · Kolay

    Genel irade kavramıyla anılan sözleşmeci düşünür kimdir?

    1. A)Hobbes
    2. B)Locke
    3. C)Montesquieu
    4. D)Machiavelli
    5. E)Rousseau
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Ortak iyiyi isteyen genel irade Rousseau'nun siyaset felsefesinin merkezindedir.

  5. Soru 5 · Orta

    Varlık üzerine düşünen biri şunu söyleyebilir: «Dün içine girdiğin su bugün denize ulaştı; kıyı aynı görünse de akan şey yenilendi. Sıcak soğur, soğuk ısınır; her şey karşıtına dönüşerek var olur.» Bu görüş kime aittir?

    1. A)Parmenides
    2. B)Zenon
    3. C)Herakleitos
    4. D)Demokritos
    5. E)Thales
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Sürekli akış ve karşıtların dönüşümü Herakleitos'un oluş anlayışının işaretleridir.

  6. Soru 6 · Orta

    «Duyularım yanıldı, onları düzelten aklım da yanıldı. Kuşkudan beni bir kanıt değil, içime doğan bir aydınlık kurtardı.» Bu satırlara en uygun düşünür hangisidir?

    1. A)Gazali
    2. B)Descartes
    3. C)Pyrrhon
    4. D)Bergson
    5. E)Comte
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Kesinliğin kalbe doğan bir aydınlıkla gelmesi Gazali'yi Descartes'tan ayıran noktadır.

  7. Soru 7 · Orta

    «Bahçedeki çiçeği güzel bulurken ondan bir yarar beklemiyorum; yine de bu yargıma herkesin katılmasını bekliyorum.» Bu cümle Kant'ın hangi görüşünü yansıtır?

    1. A)Kategorik buyruk
    2. B)Fenomen ile numen ayrımı
    3. C)Özerklik
    4. D)Sentetik a priori önermeler
    5. E)Çıkarsız hoşlanma ve beğeni yargısının herkesten onay beklemesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Metin sanat alanında konuşuyor; çıkarsız hoşlanma Kant'ın estetik terimidir.

  8. Soru 8 · Orta

    Viyana Çevresi'ni Comte'tan ayıran özellik hangisidir?

    1. A)İnsan düşüncesinin üç hâlden geçtiğini anlatması
    2. B)Deneyle doğrulanamayan ve totoloji olmayan önermeleri anlamsız sayması
    3. C)İlk nedenler yerine olaylar arasındaki yasaları araması
    4. D)Bilimlerin tarihsel sıralanmasına eğilmesi
    5. E)Bilginin olgulara dayanmasını istemesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Önermelerin anlamını mantık ve dil çözümlemesiyle sınamak Viyana Çevresi'ne özgüdür.

  9. Soru 9 · Orta

    «Bir bilardo topunun öbürüne çarptıktan sonra yuvarlandığını yüz kez gördüm. Gördüğüm şey hep art arda gelişti; aradaki zorunluluğu hiç görmedim, beklentim alışkanlıktan doğdu.» Bu görüş kime aittir?

    1. A)Locke
    2. B)Berkeley
    3. C)Descartes
    4. D)Hume
    5. E)Bacon
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Zorunlu bağın gözlenemediğini ve beklentinin alışkanlık olduğunu söyleyen düşünür Hume'dur.

  10. Soru 10 · Orta

    Sözleşmeyi konu alan bir paragrafta hangi işaret düşünürün Hobbes değil Locke olduğunu gösterir?

    1. A)Herkesin herkese tehdit olduğu bir doğa durumu
    2. B)Hakların kayıtsız şartsız egemene devredilmesi
    3. C)Görevini kötüye kullanan yönetime karşı direnme hakkının doğması
    4. D)İnsanı toplumun bozması
    5. E)Egemenliğin devredilemez genel iradede bulunması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Doğal hakları korumayan yönetime karşı direnme hakkı Locke'un sözleşme anlayışına aittir.

  11. Soru 11 · Orta

    «Mutluluk ziyafette değil, ekmek ve sudan ibaret sade bir sofrada da bulunur; asıl kazanç bedenin acı çekmemesi ve ruhun kaygıdan kurtulmasıdır.» Bu görüş kime aittir?

    1. A)Aristippos
    2. B)Bentham
    3. C)Nietzsche
    4. D)Hobbes
    5. E)Epikuros
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Acısızlık, kaygısız ruh ve ölçülülük Epikuros'u anlık hazzı öven Aristippos'tan ayırır.

  12. Soru 12 · Zor

    «Bir dönemin araştırmacıları neyin sorulmaya değer olduğunda ve nasıl ölçüleceğinde anlaşmıştır. Beklenmedik bir sonuç çıkınca kuramı bırakmazlar, önce ölçüm hatası ararlar. Bu tür sonuçlar yığıldığında ortak kabul çöker ve yerini bambaşka bir çerçeve alır.» Bu paragraf hangi düşünürü gösterir?

    1. A)Kuhn
    2. B)Popper
    3. C)Comte
    4. D)Schlick
    5. E)Bacon
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Topluluğun paylaştığı çerçeve ve onun toptan değişmesi paradigma ile bilimsel devrim kavramlarını çağırır.

  13. Soru 13 · Zor

    Aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi düşünürün o alandaki görüşünü yanlış verir?

    1. A)Kant ve ahlak: kategorik buyruk
    2. B)Hume ve sanat: beğeni ölçütü
    3. C)Platon ve sanat: taklidin öğretici olup seyirciyi arındırması
    4. D)Farabi ve siyaset: erdemli şehir
    5. E)Spinoza ve din: panteizm
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Taklidi öğretici ve arındırıcı bulan Aristoteles'tir; Platon taklide güvenmez.

  14. Soru 14 · Zor

    «İnsan dünyaya hazır bir özle gelmez; önce vardır, sonra seçimleriyle kendini yapar. Karar vermekten kaçınmak da bir karardır.» Bu paragraf için doğru eşleştirme hangisidir?

    1. A)Spinoza; determinizm
    2. B)Sartre; indeterminizm
    3. C)İbn Sina; otodeterminizm
    4. D)Kant; özerklik
    5. E)Hobbes; bencillik
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Özün varoluştan sonra gelmesi ve seçmemenin de seçim sayılması Sartre'ın indeterminizmini gösterir.

  15. Soru 15 · Zor

    «Kuramım binlerce deneyde tutmuş olsa da kesinleşmiş sayılmaz. Ona bağlı kalmamın tek gerekçesi, onu çürütmek için kurduğum her sınavdan sağ çıkmasıdır.» Metinde «tutmuş» sözü geçse de paragraf kimi gösterir?

    1. A)Viyana Çevresi
    2. B)Comte
    3. C)Bacon
    4. D)Popper
    5. E)Kuhn
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Kuramın kesinleşmeyip çürütme denemelerinden geçtikçe korunması Popper'ın deneme yanılma anlayışıdır.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Paragraf tipi felsefe soruları» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    «Değiştiğini sandığın her şey göze böyle görünür. Yokluk düşünülemez; var olan ne doğar ne ölür, tek ve bölünmez kalır.» Bu paragrafın sahibi kimdir?

    1. A)Herakleitos
    2. B)Anaksimenes
    3. C)Parmenides
    4. D)Demokritos
    5. E)Berkeley
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Değişimi duyuların yanılsaması sayıp yokluğun düşünülemezliğinden yola çıkan düşünür Parmenides'tir.

  2. Soru 2 · Orta

    «Bir saatlik derin bir sohbetin verdiği zevk, miktarca daha az görünse de bütün bir sofranın doyumundan değerlidir.» Bu cümle hangi düşünüre aittir?

    1. A)Epikuros
    2. B)Bentham
    3. C)Kant
    4. D)Hobbes
    5. E)Mill
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Hazlar arasında türce bir üstünlük görmek Mill'i Bentham'dan ayıran noktadır.

  3. Soru 3 · Zor

    «Ahlak bana erdemli olmayı buyuruyor; erdem ile mutluluğun sonunda buluşacağını umabilmem için bunu güvenceye alan bir varlığı kabul etmem gerekir.» Bu paragraf için doğru eşleştirme hangisidir?

    1. A)Kant; ahlak argümanı
    2. B)Anselmus; ontolojik argüman
    3. C)Paley; tasarım argümanı
    4. D)Farabi; kozmolojik argüman
    5. E)Hume; benzetme eleştirisi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Erdem ile mutluluğun buluşması için Tanrı'yı postulat olarak kabul etmek Kant'ın ahlak argümanıdır.

  4. Soru 4 · Zor

    Berkeley'i Locke'tan ayıran görüş hangisidir?

    1. A)Bilginin deneyden geldiğini savunması
    2. B)Doğuştan fikirleri reddetmesi
    3. C)Duyuma bilgide merkezî yer vermesi
    4. D)Algılanmayan bir şeyin varlığından söz edilemeyeceğini savunması
    5. E)Bilimde tümevarımı savunması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. İlk üç özellik iki deneyciye ortaktır; varlığı algılanmaya bağlamak Berkeley'in imzasıdır.

  5. Soru 5 · Zor

    «İnsan doğada özgür ve eşitti; mülk ve toplum onu bozdu. Yasa ortak iyiyi isteyen iradenin sesi olursa kaybedilen özgürlük toplum içinde geri kazanılır.» Bu paragraf için doğru eşleştirme hangisidir?

    1. A)Locke; doğal hakların korunması
    2. B)Rousseau; genel irade
    3. C)Hobbes; mutlak egemen
    4. D)Aristoteles; politik varlık
    5. E)Montesquieu; kuvvetler ayrılığı
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Toplumun bozduğu insan ve ortak iyiyi isteyen irade Rousseau'yu gösterir.

D — Derece Kampı

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.