İçeriğe geç

YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Cumhuriyet Dönemi Roman ve Hikâyesi · EDB-E13-L06

Cumhuriyet dönemi hikâyesi

AYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm

1Kanca

Dilge, edebiyat öğretmeninin dağıttığı fotokopide iki sayfalık bir anlatı okudu: bir adam sabah erkenden iskeleye iniyor, balıkçıların ağ toplamasını izliyor, bir martıya ekmek atıyor ve eve dönüyor. Kenara kurşun kalemle şunu yazdı: «Bu hikâye değil, not. Hiçbir şey olmuyor.» Akşam ağabeyi Doğaç işten döndü ve gününü anlattı: otobüs yirmi dakika gecikmiş, durakta yaşlı bir kadın torununa simit bölmüş, yağmur başlamış, kimse şemsiyesini açmamış. Ortada ne bir sır vardı ne bir çözüm; yine de Dilge sonuna kadar dinledi ve ağabeyinin yorgunluğunu sanki kendisi taşıdı. O zaman fark etti: anlatıyı ayakta tutan şey her zaman «sonra ne oldu?» sorusu değildi. Bazen bir anın havası da okuru sona kadar götürüyordu.

2Hedefler

  • Derse özel kısa bir hikâye parçasını olay hikâyesi ya da durum hikâyesi diye sınıflandırır ve kararını metindeki ipuçlarıyla gerekçelendirirsin.
  • Maupassant tarzı ile Çehov tarzını yapı, kişi, son ve okurdaki etki bakımından karşılaştırırsın.
  • Memduh Şevket Esendal'ın ve Sait Faik Abasıyanık'ın eserlerini, konularını ve hikâyecilikteki yerlerini eşleştirirsin.

3Konu anlatımı

Hikâyenin iki yolu

Ömer Seyfettin dersinde hikâyeyi bir merak makinesi olarak tanıdın: bir sır kurulur, olaylar birbirini iter, son okuru şaşırtır. Ders kitapları bu anlayışa olay hikâyesi der ve onu Fransız hikâyeci Maupassant'la birlikte anar. Serim kişileri ve durumu tanıtır, düğüm merakı büyütür, çözüm gerilimi bağlar. Okurun aklındaki soru hep aynıdır: Bu iş nasıl bitecek?

Dilge'nin fotokopisindeki anlatı başka bir geleneğe aittir. Bu çizginin ders kitaplarındaki adı Rus hikâyeci Çehov'dan (Chekhov) gelir; türün kendisine durum hikâyesi denir. Burada anlatılan, hayattan koparılmış bir kesittir: kısa bir an ya da kişinin o andaki ruh hâli. Olayların arasında sıkı bir neden–sonuç bağı aranmaz; bazen neredeyse hiçbir şey olmaz. Kişiler sıradan insanlardır: kahveci, balıkçı, memur, işsiz, çocuk. Hikâye çoğu zaman kesin bir sona bağlanmadan biter ve okura bir duygu, bir düşünce bırakır. Okurun aklındaki soru da değişir: Bu insan şu an ne hissediyor?

İki yol arasında bir değer sıralaması yoktur. Biri merakla, öteki atmosferle okuru tutar; ikisi de usta işi olabilir. Sınavda senden beklenen, bir metnin hangisine yaslandığını ölçülebilir ipuçlarıyla göstermendir.

Karşılaştırma tablosu

ÖlçütOlay hikâyesi (Maupassant tarzı)Durum hikâyesi (Çehov tarzı)
YapıSerim, düğüm, çözüm belirginBelirgin bir düğüm yok; bir kesit
Okuru tutan güçMerak, gerilimAtmosfer, duygu, gözlem
OlaylarNeden–sonuç zinciri, çoğu kez hareketliAz ve gündelik; bazen yok denecek kadar
SonKapalı; çoğu kez beklenmedikAçık; kesin bir sonuca bağlanmayabilir
KişilerOlayı taşıyan kişilerSıradan insanlar, iç dünyalarıyla
Türk edebiyatında anılan örnekÖmer SeyfettinMemduh Şevket Esendal, Sait Faik Abasıyanık

Tablonun son satırı soruların en sık dokunduğu yerdir. Olay hikâyesinin ustasını, Ömer Seyfettin'i, Millî Edebiyat dersinden tanıyorsun. Durum hikâyesinin iki adı ise bu dersin asıl konusudur.

Aynı malzeme, iki ayrı kuruluş

Aşağıdaki iki parçayı bu ders için kurduk; ikisi de kimseye mal edilmez. Kişi, yer ve eşya aynı; değişen yalnızca anlatının kuruluşudur.

Birinci parça. Bir kış sabahı Demircan Usta'nın saatçi dükkânına yabancı bir adam girdi, eski bir cep saatini tamire bıraktı ve fişini almadan çıktı. Haftalar geçti, adam dönmedi. Usta bir gün saatin kapağını açtığında içe kazınmış küçük bir harf gördü ve elleri titredi: bu, çıraklığının ilk gününde kendi ustasının ona hediye ettiği, yıllar önce çalındığını sandığı saatti.
İkinci parça. Demircan Usta kepengi yarıya kadar kaldırdı, sobayı yaktı, tezgâhtaki saatlerin tıkırtısını dinledi; hiçbiri ötekiyle aynı anda vurmuyordu. Camın önünden önlüklü iki çocuk geçti, biri durup vitrindeki sarı saate baktı, sonra koşarak arkadaşına yetişti. Usta büyüteci gözüne taktı ama bir süre hiçbir saati açmadı. Çaydanlık ötmeye başlayana kadar öylece oturdu.

İki parçayı ayırmak için şu soruları sırayla sor:

  1. Okurun aklında bir soru var mı? Birincide var: Adam kimdi, neden dönmedi? İkincide böyle bir soru kurulmaz.
  2. Olaylar birbirini doğuruyor mu? Birincide saat bırakılır, sahibi dönmez, kapak açılır, gerçek ortaya çıkar; her adım bir sonrakini hazırlar. İkincide kepenk, soba, çocuklar ve çaydanlık yan yana durur, birbirinin sonucu değildir.
  3. Son neyi kapatıyor? Birincinin sonu merakı bağlar ve okuru şaşırtır: kayıp saat ustanın kendi saatidir. İkinci, ustanın oturuşuyla biter; kapanan bir düğüm yoktur.
  4. Ağırlık nerede? Birincide olayda, ikincide ustanın sessiz sabahında ve ruh hâlinde.

Dört yanıt birinci parçayı olay hikâyesine, ikincisini durum hikâyesine yerleştirir. Burada bir tuzağa dikkat: ikinci parçada da küçük hareketler vardır, çocuk durur, usta büyüteç takar. Durum hikâyesi «hiç fiil yok» demek değildir; olayların bir düğüm kurmaması demektir.

Memduh Şevket Esendal: öncü

Ders kitapları Memduh Şevket Esendal'ı Türk edebiyatında Çehov tarzı hikâyenin, yani durum hikâyesinin öncüsü sayar. Hikâyelerinde büyük olaylar yerine gündelik hayatın küçük anları, sıradan insanların konuşmaları ve alışkanlıkları vardır. Dili sadedir, konuşma diline yakındır; anlatıcı kişilerini yargılamaz, onları kendi hâlleri içinde gösterir.

  • «Otlakçı» ve «Mendil Altında»: Ders kitaplarında Esendal'ın hikâye kitapları arasında anılır.
  • «Ayaşlı ve Kiracıları»: Yazarın romanıdır. Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki Ankara'da, bir evde kiracı olarak oturan anlatıcının gözünden ev sahibini ve öbür kiracıları, onların gündelik geçimini anlatır.

Eşleme sorularında Esendal'ın adı çoğunlukla «öncü» bilgisiyle gelir. Hikâye ile romanı karıştırma: «Ayaşlı ve Kiracıları» bir romandır.

Sait Faik Abasıyanık: durum hikâyesinin en güçlü sesi

Sait Faik, ders kitaplarında durum hikâyesinin en güçlü temsilcisi olarak gösterilir. Hikâyelerinin dünyası İstanbul'dur; özellikle adalar, Burgazada ve onun balıkçıları. Kişileri balıkçılar, kahvede oturanlar, işsizler, kimsesiz çocuklar, kenarda kalmış insanlardır. Bu insanlara sevgiyle bakar; ders kitaplarının en sık vurguladığı nitelik budur: insan sevgisi.

Anlatımı içtendir ve şiirsel bir hava taşır. Anlatıcı çoğu zaman yazarın kendisine yakın bir «ben»dir; denizi, bir yüzü, bir akşamı anlatırken kendi duygusunu da metne katar. Olaydan çok izlenim öne çıkar.

Eserleri arasında ders kitaplarında şunlar sayılır: ilk hikâye kitabı «Semaver», «Sarnıç», «Lüzumsuz Adam» ve «Alemdağ'da Var Bir Yılan». «Semaver», bir işçi ile annesinin sabah çayı çevresinde kurulur; anlatılan şey bir olay zincirinden çok, iki insan arasındaki sıcaklık ve o sabahın havasıdır. Bu yüzden durum hikâyesine örnek gösterilir. Yazarın adı bugün bir hikâye ödülünde de yaşar: Sait Faik Hikâye Armağanı.

Sait Faik ile Çehov tarzı yan yana

Sait Faik'in hikâyeleri Çehov tarzının temel özelliklerini taşır: kesit, sıradan insan, açık son. İkisini ayıran şey anlatıcının sesidir. Çehov tarzının klasik biçiminde anlatıcı geri çekilir ve kişilerini gözlemler. Sait Faik ise çoğu kez kendi duygusuyla metnin içindedir; kişilere sevgisini saklamaz, anlatımı şiire yaklaşır. Kısacası yapıyı Çehov çizgisinden alır, sesi kendine özgüdür. Soruda «ben anlatıcı», «ada», «balıkçı», «insan sevgisi» ve «şiirsel» ipuçları bir arada geliyorsa Sait Faik'i düşün; «sade dil», «Ankara», «kiracılar» ve «öncü» bir aradaysa Esendal'ı.

Öbür hikâyeciler

Cumhuriyet dönemi hikâyesi bu iki adla sınırlı değildir. Sabahattin Ali «Değirmen» ve «Kağnı» ile, Haldun Taner «Şişhaneye Yağmur Yağıyordu» ile, Füruzan «Parasız Yatılı» ile, Orhan Kemal ve Tomris Uyar da hikâyeleriyle ders kitaplarında anılır.

Modülün toplamı

E13 boyunca Cumhuriyet dönemi anlatısının Anadolu'yu keşfeden aydından, toplumun düzenine, bireyin iç dünyasına, köyün kendi sesine, biçimi sorgulayan romana ve sonunda bir anı büyüten hikâyeye uzanan çizgisini izledin. Her yönelimi ayıran, yazarın neye baktığı ve bunu nasıl kurduğudur.

Bu çizgiyi şimdi sınav hızında kullanacaksın. Soru kampında bir paragraf, bir özet ya da tek bir ipucu verilecek ve senden onun hangi yönelime, hangi yazara, hangi esere ait olduğunu kısa yoldan bulman istenecek; yönelimleri birbirinden ayıran ölçütleri karışık sorular içinde yeniden sınayacağız.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Parçanın tarzını bulmak

Soru: Bu derse özel kurulan aşağıdaki parçanın hikâye anlayışı hangisidir? «Akşam vapuru iskeleye yanaşırken Çaylan korkuluğa dayanmış, sudaki ışıkları sayıyordu. Yanındaki adam gazetesini katladı, bir şey söyleyecek gibi oldu, vazgeçti. Vapur boşaldı; Çaylan inmedi, bir sonraki seferi bekledi.»

  • A) Serim, düğüm ve beklenmedik sonla kurulmuş olay hikâyesi
  • B) Bir anın havasını ve bir ruh hâlini veren durum hikâyesi
  • C) Kişilerin sıra ile konuştuğu tiyatro metni
  • D) Öğüt vermek için yazılmış Tanzimat hikâyesi
  • E) Yaşanmış bir yolculuğu tarih atarak anlatan günlük

Çözüm: Parçada merak sorusu kurulmaz; adamın söylemekten vazgeçtiği şey açıklanmaz, Çaylan'ın neden inmediği de bağlanmaz. Olaylar küçük ve gündeliktir, son açıktır. Ağırlık bir akşamın havasındadır. Cevap: B.

Örnek 2 — Öncüyü tanımak

Soru: Türk edebiyatında Çehov tarzı hikâyenin öncüsü sayılan, «Ayaşlı ve Kiracıları» romanının da yazarı olan isim hangisidir?

  • A) Haldun Taner
  • B) Memduh Şevket Esendal
  • C) Ömer Seyfettin
  • D) Sait Faik Abasıyanık
  • E) Halide Edip Adıvar

Çözüm: Haldun Taner'in adı «Şişhaneye Yağmur Yağıyordu» ile geçer ve öncülük ona verilmez. Ömer Seyfettin olay hikâyesi çizgisindedir, Halide Edip ise ders kitaplarında daha çok romanlarıyla anılır. Sait Faik durum hikâyesinin en güçlü temsilcisidir ama öncü sayılan ve bu romanı yazan isim Esendal'dır. Cevap: B.

Örnek 3 — Bir parçayı olay hikâyesine çevirmek

Soru: «Döne Hanım her öğle pencereden postacıyı bekler, postacı geçer, Döne Hanım tülü bırakır.» Bu durumu olay hikâyesine en çok yaklaştıran ekleme hangisidir?

  • A) Döne Hanım'ın penceresindeki saksıların uzun uzun betimlenmesi
  • B) Sokaktaki akşam ışığının anlatılması
  • C) Döne Hanım'ın gençliğini düşünürken hikâyenin bitmesi
  • D) Postacının bir gün kapıyı çalıp otuz yıl önce gönderilmiş, adresi yanlış yazıldığı için dolaşıp duran bir mektup getirmesi ve mektubun Döne Hanım'ın beklediği kişiden çıkması
  • E) Döne Hanım'ın her gün aynı saatte çay demlemesi

Çözüm: Olay hikâyesi için bir düğüm ve onu bağlayan, okuru şaşırtan bir son gerekir. Betimleme, hatıra ve alışkanlık durumu derinleştirir ama düğüm kurmaz. Yalnız D seçeneği merakı başlatıp beklenmedik bir yerde kapatır. Cevap: D.

Örnek 4 — İpuçlarından yazara

Soru: Bir hikâye kitabının tanıtımında şu bilgiler var: anlatıcı «ben» diye konuşur, mekân Burgazada'dır, kişiler balıkçılar ve kahvede oturanlardır, dil şiirsel ve sıcaktır. Kitap hangi yazara aittir?

  • A) Sait Faik Abasıyanık
  • B) Memduh Şevket Esendal
  • C) Ömer Seyfettin
  • D) Füruzan
  • E) Sabahattin Ali

Çözüm: Ada, balıkçı, ben anlatıcı ve şiirsel söyleyiş bir arada geldiğinde ders kitapları Sait Faik'i gösterir. Esendal da durum hikâyecisidir ama onun ipuçları sade dil, Ankara ve gündelik memur hayatıdır. Cevap: A.

5Tuzaklar

  • Az olaylı anlatıyı hikâye saymamak. Durum hikâyesinde olay azdır ya da yok gibidir; bu bir eksiklik değil, türün kendi kuruluşudur.
  • Durum hikâyesini «hareketsiz metin» sanmak. Kişiler yürüyebilir, konuşabilir; belirleyici olan bu hareketlerin bir düğüm kurup kurmadığıdır.
  • Öncü ile en güçlü temsilciyi karıştırmak. Öncü sayılan Memduh Şevket Esendal'dır; Sait Faik bu çizginin en güçlü temsilcisi olarak anılır.
  • «Ayaşlı ve Kiracıları»nı hikâye kitabı sanmak. Bu eser Esendal'ın romanıdır; hikâye kitapları arasında «Otlakçı» ve «Mendil Altında» sayılır.
  • Sait Faik'i Çehov'un kopyası saymak. Yapı Çehov tarzına yaslanır, ama ben anlatıcı, içtenlik ve şiirsel dil onun kendi sesidir.

6Tekrar kartı

  • Maupassant tarzında (olay hikâyesi) merak yürütür: düğüm kurulur, çözüm onu çoğu kez beklenmedik biçimde kapatır. Örnek ad: Ömer Seyfettin.
  • Durum hikâyesi (Çehov tarzı): hayattan bir kesit, an, ruh hâli; az olay; açık son; sıradan insan.
  • Tarzı bulma: merak sorusu var mı, olaylar birbirini doğuruyor mu, son bir düğüm kapatıyor mu, ağırlık olayda mı havada mı?
  • Memduh Şevket Esendal: durum hikâyesinin öncüsü; sade, konuşma diline yakın dil; «Otlakçı», «Mendil Altında»; roman «Ayaşlı ve Kiracıları».
  • Sait Faik Abasıyanık: durum hikâyesinin en güçlü temsilcisi; İstanbul, adalar, Burgazada, balıkçılar, kimsesizler; insan sevgisi; ben anlatıcı, şiirsel ve içten dil.
  • Sait Faik'in eserleri: «Semaver» (ilk hikâye kitabı), «Sarnıç», «Lüzumsuz Adam», «Alemdağ'da Var Bir Yılan»; adına Sait Faik Hikâye Armağanı verilir.
  • Öbür adlar: Sabahattin Ali («Değirmen», «Kağnı»), Haldun Taner («Şişhaneye Yağmur Yağıyordu»), Füruzan («Parasız Yatılı»), Orhan Kemal, Tomris Uyar.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Ders kitaplarında durum hikâyesi hangi yazarın adıyla anılan tarza karşılık gelir?

    1. A)Maupassant
    2. B)Montaigne
    3. C)Çehov
    4. D)Dostoyevski
    5. E)Balzac
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Bir kesiti ve ruh hâlini anlatan hikâye türü ders kitaplarında Çehov tarzı diye geçer.

  2. Soru 2 · Kolay

    «Semaver» hangi yazarın ilk hikâye kitabıdır?

    1. A)Sait Faik Abasıyanık
    2. B)Memduh Şevket Esendal
    3. C)Ömer Seyfettin
    4. D)Orhan Kemal
    5. E)Haldun Taner
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Ders kitapları Sait Faik'in hikâyeciliğini bu ilk kitabıyla başlatır.

  3. Soru 3 · Kolay

    Olay hikâyesinin okuru sona kadar taşıyan temel gücü nedir?

    1. A)Uzun doğa betimlemeleri
    2. B)Anlatıcının iç sesi
    3. C)Ölçülü ve kafiyeli dil
    4. D)Açık bırakılan son
    5. E)Merak ve gerilim
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Serim, düğüm ve çözümle ilerleyen bu tarzda okur hep olayın nasıl biteceğini merak eder.

  4. Soru 4 · Kolay

    Hangisi Memduh Şevket Esendal'ın romanıdır?

    1. A)«Sarnıç»
    2. B)«Ayaşlı ve Kiracıları»
    3. C)«Lüzumsuz Adam»
    4. D)«Parasız Yatılı»
    5. E)«Semaver»
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Esendal'ın Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki Ankara'yı anlatan eseri bir romandır.

  5. Soru 5 · Orta

    Sait Faik'in hikâyelerinde en sık karşılaşılan mekân ve kişiler hangi seçenekte birlikte verilmiştir?

    1. A)Çukurova ve ırgatlar
    2. B)Ankara ve kiracılar
    3. C)Toroslar ve eşkıyalar
    4. D)Burgazada ve balıkçılar
    5. E)Berlin ve ressamlar
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Adalar ve balıkçılar Sait Faik'in hikâye dünyasının en tanınmış ipuçlarıdır.

  6. Soru 6 · Orta

    Derse özel parça: «Dinçay okul çıkışı fırının camına yaslandı, içeriden gelen sıcağı yanağında duydu, cebindeki bozukluğu saydı, bir şey almadan yürüdü.» Bu parça için hangi değerlendirme doğrudur?

    1. A)Düğümü ve beklenmedik sonu olduğu için olay hikâyesidir.
    2. B)Bir anı ve bir ruh hâlini verip sonucu açık bıraktığı için durum hikâyesine uyar.
    3. C)Kişi sayısı az olduğu için hikâye sayılamaz.
    4. D)Öğüt verdiği için Tanzimat hikâyesidir.
    5. E)Tarih atıldığı için günlüktür.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Merak sorusu kurulmuyor, olaylar düğüm oluşturmuyor ve parça açık bir anla bitiyor.

  7. Soru 7 · Orta

    Hangi seçenek durum hikâyesine ait bir nitelik sayılamaz?

    1. A)Hayattan bir kesit sunması
    2. B)Sıradan insanları anlatması
    3. C)Kesin bir sona bağlanmayabilmesi
    4. D)Ağırlığın ruh hâlinde olması
    5. E)Okuru şaşırtan bir sonla merakı bağlaması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Merakı beklenmedik bir sonla kapatmak olay hikâyesinin, yani Maupassant tarzının özelliğidir.

  8. Soru 8 · Orta

    Esendal ile Sait Faik hakkında hangi yargı doğrudur?

    1. A)Esendal durum hikâyesinin öncüsü, Sait Faik ise en güçlü temsilcisi sayılır.
    2. B)İkisi de olay hikâyesinin temsilcisidir.
    3. C)Sait Faik öncü, Esendal ise ondan etkilenen sonraki kuşaktır.
    4. D)İkisi de yalnız roman yazmıştır.
    5. E)Esendal Maupassant, Sait Faik ise Balzac çizgisindedir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Ders kitapları öncülüğü Esendal'a, bu çizginin en güçlü sesini Sait Faik'e verir.

  9. Soru 9 · Orta

    Derse özel parça: «Kervansarayın kapısını çalan yolcu sabaha ölü bulundu. Hancı üç gün boyunca herkesi sorguladı; dördüncü gün yolcunun cebindeki mektubu okuyunca katilin kendi oğlu olduğunu anladı.» Bu parça hangi tarza uyar?

    1. A)Bir ruh hâlini veren durum hikâyesine
    2. B)Kişilerin konuştuğu tiyatroya
    3. C)Neden–sonuç zinciri ve şaşırtıcı sonuyla olay hikâyesine
    4. D)Kanıt sunan makaleye
    5. E)Kişisel görüş bildiren denemeye
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Ölüm düğümü kurar, sorgu merakı büyütür, mektup gerilimi beklenmedik biçimde çözer.

  10. Soru 10 · Orta

    Hangi eşleşme yanlıştır?

    1. A)Sabahattin Ali — «Kağnı»
    2. B)Füruzan — «Parasız Yatılı»
    3. C)Haldun Taner — «Şişhaneye Yağmur Yağıyordu»
    4. D)Memduh Şevket Esendal — «Semaver»
    5. E)Sait Faik Abasıyanık — «Sarnıç»
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. «Semaver» Sait Faik'in ilk hikâye kitabıdır; Esendal'ın eserleri arasında sayılmaz.

  11. Soru 11 · Orta

    Sait Faik'in anlatımını tanımlarken ders kitaplarının öne çıkardığı nitelikler hangileridir?

    1. A)İçtenlik, şiirsel hava ve insan sevgisi
    2. B)Destansı abartı ve efsaneler
    3. C)Ağır, süslü bir dil ve uzun tamlamalar
    4. D)Öğretici ve öğüt veren bir anlatıcı
    5. E)Merakı en sona saklayan düğüm tekniği
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Ben anlatıcının sevgiyle baktığı insanlar ve şiire yaklaşan dil Sait Faik'in sesini kurar.

  12. Soru 12 · Zor

    Çidem bir hikâye için «olay az, öyleyse bu bir taslak; yazar bitirmemiş» diyor. Çidem'in yanılgısını gideren bilgi hangisidir?

    1. A)Olay azlığı yalnız şiirde görülür.
    2. B)Az olaylı her metin olay hikâyesidir.
    3. C)Hikâyeler yalnız olayla değerlendirilir, başka ölçüt yoktur.
    4. D)Bitmemiş görünen metinler hikâye türüne girmez.
    5. E)Durum hikâyesi bir kesiti ve ruh hâlini anlatmayı, sonu açık bırakmayı bilinçli olarak seçer; olay azlığı türün kuruluşudur.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Çehov tarzında açık son ve az olay eksiklik değil, yazarın tercihidir.

  13. Soru 13 · Zor

    Dürriye «Sait Faik Çehov tarzında yazdığına göre anlatıcısı da Çehov'unki gibi tamamen geri çekilmiş olmalı» diyor. Bu çıkarıma en güçlü itiraz hangisidir?

    1. A)Sait Faik olay hikâyesi yazmıştır.
    2. B)Sait Faik yapıyı Çehov tarzından alsa da çoğu kez ben anlatıcıyla, kendi duygusunu katarak ve şiirsel bir dille yazar.
    3. C)Çehov tarzında hiç anlatıcı bulunmaz.
    4. D)Sait Faik'in hikâyeleri yalnız Ankara'da geçer.
    5. E)Sait Faik roman dışında eser vermemiştir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Kesit ve açık son ortaktır, ama içten ben anlatıcı Sait Faik'in kendine özgü sesidir.

  14. Soru 14 · Zor

    Bir bekçiyle ilgili derse özel iki taslak var. Biri şöyle: gece nöbetinde çarşının anahtar destesi kaybolur, bekçi sabaha kadar her dükkânı yoklar ve desteyi gün ağarırken, hırsız sandığı komşunun kapı tokmağına asılmış bulur. Öteki şöyle: aynı bekçi gece boyu ıssız sokaklarda yürür, ışığı yanan tek pencereye uzun uzun bakar, şafak sökünce evine döner. Taslakların tarzıyla ilgili hangi yargı isabetlidir?

    1. A)Gece geçtikleri için ikisinin de tarzı aynıdır.
    2. B)Düğüm ilkinde yoktur, ikincisinde vardır.
    3. C)Bekçi yürüdüğü için ikisi de olay hikâyesine girer.
    4. D)İlki kaybın doğurduğu gerilimi beklenmedik bir yerde çözdüğü için olay hikâyesine, ikincisi düğümsüz bir geceyi ve ruh hâlini taşıdığı için durum hikâyesine yaklaşır.
    5. E)İkincisi daha sakin olduğu için olay hikâyesidir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Hareket iki taslakta da var; tarzı belirleyen, olayların bir düğüm kurup onu şaşırtıcı biçimde kapatıp kapatmadığıdır.

  15. Soru 15 · Zor

    Çağlayan bir hikâye kitabının tanıtımını yazıyor ve yazarı gizliyor: kitabın sahibi Türk edebiyatında Çehov tarzının öncüsü sayılır, dili konuşma diline yakındır, anlatıcısı kişilerini yargılamaz ve aynı yazarın Ankara'daki bir evin kiracılarını anlatan bir romanı da vardır. Tanıtılan kitap hangisi olabilir?

    1. A)«Semaver»
    2. B)«Parasız Yatılı»
    3. C)«Otlakçı»
    4. D)«Lüzumsuz Adam»
    5. E)«Kağnı»
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. İpuçları Esendal'ı gösterir ve seçeneklerde ona ait tek hikâye kitabı budur.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Cumhuriyet roman ve hikâyesi soru kampı» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Maupassant tarzı ile Çehov tarzını en doğru biçimde ayıran ölçüt hangisidir?

    1. A)Birincisi merakla ilerleyip kapalı bir sonla biter; ikincisi bir kesiti ve ruh hâlini anlatıp sonu açık bırakabilir.
    2. B)Birincisi yalnız şiirle, ikincisi yalnız düzyazıyla yazılır.
    3. C)Birincisinde kişi yoktur, ikincisinde vardır.
    4. D)İkisi de serim, düğüm ve çözümü eşit belirginlikte kurar.
    5. E)Birincisi yalnız köyde, ikincisi yalnız şehirde geçer.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Yapı, okuru tutan güç ve sonun biçimi iki tarzı birbirinden ayıran temel ölçütlerdir.

  2. Soru 2 · Orta

    Hangisi Sait Faik Abasıyanık'ın eserlerinden biri DEĞİLDİR?

    1. A)«Sarnıç»
    2. B)«Mendil Altında»
    3. C)«Lüzumsuz Adam»
    4. D)«Alemdağ'da Var Bir Yılan»
    5. E)«Semaver»
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Bu eser ders kitaplarında Memduh Şevket Esendal'ın hikâye kitapları arasında sayılır.

  3. Soru 3 · Zor

    Derse özel parça: «Doğaç bayram sabahı dedesinin bahçesine girdi; kuyu başındaki kova her zamanki yerinde, çatıdaki leylek yuvası boştu. Kapıyı çalmadı. Bir süre ayva ağacının gölgesinde durdu, yaprakları saydı, sonra geldiği yoldan döndü.» Bu parçanın tarzını belirlerken en sağlam gerekçe hangisidir?

    1. A)Bir bayram günü anlatıldığı için olay hikâyesidir.
    2. B)Bir kişi adı geçtiği için olay hikâyesidir.
    3. C)Kurulan bir merak bağlanmıyor, ayrıntılar bir ruh hâlini taşıyor ve son açık kalıyor; bu yüzden durum hikâyesine uyar.
    4. D)Kova ve kuyu betimlendiği için tiyatro metnidir.
    5. E)Leylek yuvası boş olduğu için beklenmedik bir sonla biten olay hikâyesidir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Neden kapıyı çalmadığı açıklanmaz; ayrıntılar düğüm kurmak yerine bir duyguyu taşır.

  4. Soru 4 · Zor

    Durum hikâyesi geleneğindeki iki adı karşılaştıran hangi yargı doğrudur?

    1. A)Sait Faik öncü sayılır, Esendal ise onun izinden gider.
    2. B)İkisi de merakı beklenmedik sonla bağlayan olay hikâyecisidir.
    3. C)Esendal'ın dünyası adalar ve balıkçılar, Sait Faik'inki Ankara'daki kiracılardır.
    4. D)Esendal öncü sayılır ve sade bir dille gündelik hayatı anlatır; Sait Faik İstanbul'un ve adaların insanlarını şiirsel, içten bir sesle yazar.
    5. E)İkisinin de yalnız romanları ders kitaplarında anılır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Öncülük Esendal'a verilir; ada, balıkçı ve şiirsel ses Sait Faik'in ayırıcı ipuçlarıdır.

  5. Soru 5 · Zor

    Dinçay elindeki durgun bir taslağa düğüm ve şaşırtıcı bir kapanış kazandırmak istiyor: «Bir kütüphaneci kapanış saatinde son okuru bekler, okur çıkar, kütüphaneci ışıkları söndürür.» Taslağı Maupassant tarzına taşıyacak ekleme hangisidir?

    1. A)Kütüphanecinin pencereden yağmuru izlemesi
    2. B)Rafların tozlu kokusunun betimlenmesi
    3. C)Kütüphanecinin çocukluğunu hatırlaması
    4. D)Kütüphanecinin her akşam aynı şarkıyı mırıldanması
    5. E)Son okurun bıraktığı kitabın arasından, kütüphanecinin yıllardır aradığı kardeşinin adını taşıyan bir mektubun çıkması ve okurun o kardeşin oğlu olduğunun anlaşılması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Yalnız bu ekleme merak doğurup onu okurun beklemediği bir sonla bağlar; ötekiler durumu derinleştirir.

E13 — Cumhuriyet Dönemi Roman ve Hikâyesi

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.