YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Halk Edebiyatı · EDB-E07-L07
Geleneksel tiyatro: Karagöz, orta oyunu, meddah
AYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm
1Kanca
Piraye, tarih ödevine kendinden emin bir cümle yazmıştı: «Türkler tiyatroyu on dokuzuncu yüzyılda Avrupa'dan öğrendi; ondan önce oyun diye bir şey yoktu.» Aynı hafta küçük kardeşinin okulundaki Ramazan şenliğine gitti. Salonun ucuna gerilmiş beyaz bir bezin arkasında bir lamba yanıyordu; bezin üstünde renkli, yarı saydam iki figür belirdi. Arkada görünmeyen tek bir kişi ikisini de konuşturuyordu: birine kalın, düz bir ses veriyor, ötekine ağır ve süslü kelimeler söyletiyordu. Süslü konuşan bir kelime kullanınca öteki onu bambaşka bir şey sandı ve salon kahkahaya boğuldu. Ortada okunan bir kâğıt yoktu. Piraye eve dönünce ödevindeki cümlenin üstünü çizdi; çizdiği şey, kardeşinin «kukla» dediği yüzyıllık bir gelenekti.
2Hedefler
- Gölge oyununu, orta oyununu ve meddah anlatısını gösterinin nerede ve neyle yapıldığına bakarak birbirinden ayırırsın.
- Karagöz oyununun dört bölümünü sırasıyla tanır, verilen bir kesitin hangi bölüme ait olduğunu belirlersin.
- Karagöz–Hacivat ve Kavuklu–Pişekâr karşıtlığını açıklar, iki gelenekteki karşılıkları eşleştirirsin.
- Geleneksel Türk tiyatrosunun ortak özelliklerini Batı tarzı tiyatrodan ayıran ölçütlerle sıralarsın.
3Konu anlatımı
Anlatmaktan oynamaya
Halk hikâyesini kahvehanede anlatan kişi olayları sözle aktarıyordu; dinleyen, olanı kendi zihninde kuruyordu. Geleneksel tiyatroda söz, seyircinin gözü önünde bir gösteriye dönüşür. Ders kitapları bu geleneği üç türle verir ve üçünü de anonim halk edebiyatı içinde sayar. Onları ayırmanın en kısa yolu, seyircinin karşısına neyin çıktığını sormaktır:
| Tür | Seyirci neyi görür? | Nerede oynanır? |
|---|---|---|
| Karagöz (gölge oyunu) | Perdeye düşen tasvirlerin gölgesini | Gerilmiş bir perdenin önünde, kapalı bir yerde |
| Orta oyunu | Canlı oyuncuları | Açık alanda, seyircinin çevrelediği meydanda |
| Meddah | Tek bir anlatıcıyı | Kahvehanede, bir topluluğun karşısında |
Karagöz'de oyuncunun kendisi görünmez, yalnız elindeki figürlerin gölgesi görünür. Orta oyununda oyuncular seyircinin arasındadır. Meddahta ise tek bir kişi hem anlatır hem de anlattığı kişilere bürünür. Anlatmak ile oynamak arasındaki sınır bu üçlüde kaymaya başlar: meddah ikisinin tam ortasında durur.
Karagöz: perde, ışık, tasvir
Karagöz, gölge oyunudur. Ders kitaplarına göre gösterinin üç temel parçası vardır. Perde, beyaz bir bezden gerilir; geleneğin içinde ona ayna da denir. Perdenin arkasında yanan bir ışık kaynağı, oynatanın elindeki figürleri perdeye düşürür. Figürlere tasvir denir: deriden kesilir, ışık geçirecek kadar inceltilir ve boyanır. Bu yüzden seyircinin gördüğü gölge kara bir leke değil, renkli ve yarı saydam bir şekildir. Tasvirler arkadan çubuklarla perdeye bastırılarak oynatılır.
Oyunu oynatan kişiye hayalî ya da hayalbaz denir. Bütün tasvirleri o yürütür, bütün kişileri o konuşturur; kancadaki tek sesin farklı ağızlara bürünmesi bu yüzdendir. Ders kitaplarında hayalînin yanında şarkı ve tefle ona eşlik eden bir yardımcıdan, yardaktan da söz edilir.
Gölge oyununun kökeni üzerine kesin bir bilgi yoktur. Rivayete göre Bursa'da bir yapının işinde çalışan Karagöz ile Hacivat'ın şakaları işi aksatmış, ikisi bu yüzden canlarını yitirmiş, sonra ikisinin söyleşmeleri perdede yeniden canlandırılmıştır; geleneğin piri olarak da Şeyh Küşteri anılır. Bu bir söylencedir, tarih bilgisi olarak ezberlenmez. Karagöz, UNESCO'nun İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi'ne alınmıştır.
Karagöz oyununun bölümleri
Ders kitapları bir Karagöz oyununu dört bölüme ayırır. Oyun başlamadan önce perdede oyunla ilgisi olmayan, süs amaçlı bir tasvir durur; buna göstermelik denir ve oyun açılırken kaldırılır.
- Mukaddime (giriş): Hacivat perdeye gelir, perde gazeli okur, ardından Karagöz'le karşılaşır ve aralarında ilk çekişme başlar.
- Muhavere (söyleşme): Karagöz ile Hacivat arasında geçen konuşmadır. Asıl oyunun konusuyla bağı yoktur; güldürü kelime oyunlarından ve yanlış anlamalardan doğar.
- Fasıl (asıl oyun): Oyunun konusu burada işlenir. Karagöz ile Hacivat'ın yanına başka tipler katılır, olay bu tiplerle gelişir.
- Bitiş: Karagöz ile Hacivat yeniden karşı karşıya gelir, kısa bir çekişmeden sonra Karagöz oyundaki kusurların bağışlanmasını dileyerek oyunu kapatır.
Sınavda en sık karıştırılan ikili muhavere ile fasıldır. Ölçüt basit: kesit oyunun konusunu ilerletiyor ve perdeye yeni tipler giriyorsa fasıl, yalnız iki başkişi konudan bağımsız bir söz çekişmesi yapıyorsa muhaveredir.
Karagöz ile Hacivat: iki ayrı dil
Oyunun güldürüsü bu iki kişinin karşıtlığına dayanır. Karagöz halkı temsil eder: okumamıştır, açık sözlüdür, gündelik dille konuşur ve kendisine söyleneni düz anlamıyla alır. Hacivat medrese görmüştür, Arapça ve Farsça kökenli sözcüklerle süslü konuşur, bilgiçlik taslar, ölçülü ve hesaplıdır. Ders için kurulmuş şu kısa söyleşme iki kişinin dilini art arda duyuruyor:
Hacivat: Karagöz'üm, bugün mizacın pek münkesir görünüyor.
Karagöz: Ne kesiği be? Elimi bıçağa değdirmedim ki!
Hacivat: Münkesir, yani gönlün kırık demek istedim.
Karagöz: Kırıksa yapıştır o zaman, tutkal sende!
Kesiti adım adım çözelim. Önce sözcük seçimi: Hacivat «münkesir» gibi Arapça kökenli, gündelik konuşmada az kullanılan bir sözcük seçiyor; bu onun medreseli dilidir. Sonra Karagöz'ün karşılığı: sözcüğün içinde kulağına tanıdık gelen «kesik» parçasını yakalıyor ve elini kestiğini sanıyor. Üçüncü adım düzeltme: Hacivat sözcüğü «gönlün kırık» diye açıyor. Son adımda Karagöz bu açıklamayı da düz anlamıyla alıyor: kırık bir şey yapıştırılır. Güldürü, iki dilin çarpışmasından ve sözün mecaz anlamının düz anlamla karşılanmasından doğuyor. Kesit konudan bağımsız bir çekişme olduğu için muhavereye yakışır.
Fasılda perdeye gelen başka tipler de vardır. Ders kitaplarında kadın tipi Zenne, varlıklı ve şık giyimli Çelebi, afyon tutkunu Tiryaki, kabadayı Tuzsuz Deli Bekir ve farklı yörelerden gelip kendi ağzıyla konuşan tipler sayılır. Her tip, konuşmasıyla ve tavrıyla tanınır.
Orta oyunu: meydanda Kavuklu ile Pişekâr
Orta oyunu, açık bir alanda, dört bir yanı seyirciyle çevrili bir meydanda oynanır; adını da bu ortadaki alandan alır. Perde ve tasvir yoktur, kişileri canlı oyuncular canlandırır. Ders kitaplarında oyun yerinde kullanılan iki basit dekor anılır: yeni dünya denen bir paravan ile dükkân denen hafif bir yapı. Bunların dışında oyun yerini süsleyen bir şey bulunmaz.
Oyunun iki başkişisi Kavuklu ile Pişekârdır. Pişekâr oyunu açar, seyirciyi selamlar, olayın gidişini düzenler; bilgili görünür ve düzgün konuşur. Kavuklu ise saf, halktan, işi gücü karışık bir kişidir ve sözü çoğu zaman yanlış anlar. Bu yüzden ders kitapları iki geleneği şöyle eşler: Kavuklu Karagöz'e, Pişekâr Hacivat'a karşılık gelir. Orta oyununda da Zenne, Çelebi, Tiryaki ve yöre ağızlarıyla konuşan tipler yer alır; kadın rollerini de erkek oyuncular üstlenir.
Orta oyununun yazılı bir metni yoktur. Oyuncular konuyu bilir, sözü o an kurarlar; buna doğaçlama denir. Seyirci çok yakında olduğu için oyuncu ona laf atabilir, onun tepkisine göre sözü uzatıp kısaltabilir.
Meddah: mendil, değnek ve taklit
Meddah, tek kişilik bir anlatı gösterisidir. Anlatıcı bir topluluğun karşısında, çoğu zaman kahvehanede, yüksekçe bir yere oturur. Elinde iki araç vardır: bir mendil ve bir sopa (değnek). Mendille ağzını kapatıp sesini değiştirir, terini siler ya da onu bir başka nesnenin yerine kullanır; sopayla yere vurarak dikkat toplar, kapı çalınmasını ya da bir yürüyüşü sesle duyurur.
Meddahı hikâye anlatıcısından ayıran, taklittir. Anlattığı her kişinin sesine, ağzına, tavrına bürünür; bir an yaşlı bir esnaf, bir an genç bir kız, bir an da uzak bir yöreden gelmiş bir yolcu olur. Ders için kurulmuş şu kesit bunu gösteriyor:
Kapı çalındı; değneği iki kez yere vurdu meddah. Mendili ağzına götürüp ince bir sesle sordu: «Kim o?» Sonra mendili indirdi, kalın bir sesle cevap verdi: «Aç kapıyı komşu, tencereni geri getirdim!»
Burada tek kişi üç ayrı iş yapıyor: değnekle sesi, mendille iki ayrı konuşanı veriyor, araya da anlatıcı olarak giriyor. Halk hikâyesi, masal ve fıkra dersinde gördüğün gibi meddahlar halk hikâyelerini de anlatırdı; meddahlık, o anlatıcılık geleneğinin oynamaya en çok yaklaşan biçimidir.
Ortak özellikler
Üç tür, ayrı araçlarla kurulsa da ders kitaplarında aynı özelliklerle birlikte anılır:
| Özellik | Karagöz | Orta oyunu | Meddah |
|---|---|---|---|
| Yazılı metin | Yok, doğaçlama | Yok, doğaçlama | Yok, anlatıcı sözü o an kurar |
| Amaç | Güldürü | Güldürü | Güldürü, eğlendirme |
| Kişiler | Belirli tipler | Belirli tipler | Anlatıcının taklit ettiği tipler |
| Dil | Gündelik dil, yöre ağızları | Gündelik dil, yöre ağızları | Gündelik dil, yöre ağızları |
| Dekor ve araç | Perde ve ışık | Paravan ve basit bir yapı | Mendil ve sopa |
Bu türlerde kişiler bireysel bir iç dünyası olan karakterler değil, tiptir: bir topluluğu, bir mesleği, bir yöreyi temsil eder ve konuşur konuşmaz tanınır.
Batı tarzı tiyatroyla sınır
Batı tarzı tiyatro, yazılı bir metne dayanır, yazarı bellidir ve oyuncular o metni ezberleyerek oynar. Bu tiyatronun Türk edebiyatına girişi Tanzimat dönemindedir; ders kitapları Şinasi'nin «Şair Evlenmesi»ni ilk yerli tiyatro eseri olarak anar ve konu Tanzimat modülünde ayrıca açılır. Piraye'nin ödev cümlesi tam bu iki geleneği karıştırıyordu: on dokuzuncu yüzyılda gelen yazılı metinli tiyatroydu, oyun geleneğinin kendisi değil.
Bu dersle halk edebiyatının şiiri, anlatısı ve gösterisi tamamlandı. Halk edebiyatı soru kampında bu parçalar karışık gelecek: önce bir metni üç koldan birine yerleştireceksin: anonim kol mu, âşık kolu mu, yoksa dinî-tasavvufi kol mu; mahlas, söyleyenin bilinip bilinmemesi ve tekke çevresi orada ayırıcı ölçüt olacak. Sonra anlatı türlerini gösteri türlerinden ayıracaksın: masalı halk hikâyesinden, fıkrayı meddahın taklitli anlatısından, perdeyi meydandan. Her soruda hangi ölçütün hangi kola ya da türe ait olduğunu bilmek, çeldiriciyi eleyen şey olacak.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Gösteriyi tanımak
Soru: Bir gezi kitabında şöyle bir gece anlatılıyor: Kalabalık bir kahvehanede yüksek bir iskemleye oturan adam, elindeki mendili kâh başına örtüyor kâh ağzına bastırıyor; bir yaşlı kadının titrek sesine, bir bekçinin gür sesine geçiyor, sözünün ortasında değneğini yere vuruyor. Kitapta anlatılan gösteri hangisidir?
- A) Karagöz
- B) Orta oyunu
- C) Meddah
- D) Halk hikâyesinin döşemesi
- E) Batı tarzı tiyatro
Çözüm: Gösteriyi yapan tek bir kişidir; perde ve tasvir olmadığı için Karagöz, seyirciyle çevrili bir meydanda birden çok oyuncu olmadığı için orta oyunu değildir. Mendil ve değnek meddahın iki aracıdır, farklı kişilerin sesine bürünmek de taklittir. Döşeme halk hikâyesinin başındaki sözdür, gösteri değildir; Batı tarzı tiyatro ise yazılı metinle ve birden çok oyuncuyla oynanır. Cevap: C.
Örnek 2 — Bölümü bulmak
Soru: Bir Karagöz oyununun kaydında Hacivat ile Karagöz bir süre yalnız ikisi kalarak bir sözcüğün anlamı üzerine çekişiyor; bu çekişmenin, ardından gelen ve bir konağın taşınmasını anlatan olayla hiçbir ilgisi yok. Kesit oyunun hangi bölümündendir?
- A) Mukaddime
- B) Muhavere
- C) Fasıl
- D) Bitiş
- E) Göstermelik
Çözüm: Mukaddimede Hacivat perde gazelini okur ve iki kişi ilk kez karşılaşır; kesitte gazel yoktur. Fasıl, konağın taşınması gibi asıl konunun ve öteki tiplerin işlendiği bölümdür. Bitişte Karagöz kusurlar için bağış diler. Göstermelik oyun öncesi perdede duran süs tasviridir, bir bölüm değildir. İki başkişinin konudan bağımsız söz çekişmesi muhaveredir. Cevap: B.
Örnek 3 — Güldürünün kaynağı
Soru: Hacivat ile Karagöz arasında geçen, örnek olarak kurgulanmış iki satırda gülmeyi doğuran nedir?
Hacivat: Bu meseleyi tafsilatıyla anlat bakalım.
Karagöz: Tavşan mı? Ben tavşan görmedim, tavuk gördüm.
- A) Karagöz'ün Hacivat'tan daha süslü konuşmasına
- B) İki kişinin aynı yöre ağzını paylaşmasına
- C) Hacivat'ın sözü düz anlamıyla almasına
- D) Söyleşmenin yazılı bir metinden okunmasına
- E) Hacivat'ın kullandığı yabancı kökenli sözcüğü Karagöz'ün sesçe yakın bir gündelik sözcükle karıştırmasına
Çözüm: Hacivat «tafsilat» sözcüğüyle ayrıntıyı istiyor; Karagöz sözcüğün başındaki sesleri tanıdığı «tavşan»a benzetip konuyu hayvana çeviriyor. Süslü konuşan Hacivat'tır, sözü düz anlayan Karagöz'dür; bu yüzden A ve C ters çevrilmiştir. İki kişi aynı dili konuşmaz, gelenekte yazılı metin de yoktur. Cevap: E.
Örnek 4 — İki geleneği eşlemek
Soru: Peyker'in hazırladığı sunumda Karagöz tipleri ile orta oyunu tipleri eşleştirilecek. Hangi eşleştirme ders kitaplarındaki karşılığa uyar?
- A) Hacivat — Kavuklu; Karagöz — Pişekâr
- B) Karagöz — Zenne; Hacivat — Çelebi
- C) Karagöz — Kavuklu; Hacivat — Pişekâr
- D) Karagöz — Tiryaki; Hacivat — Kavuklu
- E) Hacivat — Zenne; Karagöz — Tuzsuz Deli Bekir
Çözüm: Karagöz ile Kavuklu saf, halktan ve sözü yanlış anlayan kişilerdir. Hacivat ile Pişekâr bilgili görünen, düzgün konuşan ve olayın gidişini yönlendiren kişilerdir. A bu eşlemeyi ters kurar. Zenne, Çelebi, Tiryaki ve Tuzsuz Deli Bekir iki gelenekte de görülen yan tiplerdir, başkişilerin karşılığı değildir. Cevap: C.
5Tuzaklar
- Türk tiyatrosunu Tanzimat'la başlatmak. Tanzimat'ta giren, yazılı metne dayanan Batı tarzı tiyatrodur; gölge oyunu, meydan oyunu ve meddah anlatısı ondan önce de vardı.
- Muhavereyi fasıl sanmak. Muhavere iki başkişinin konudan bağımsız söz çekişmesidir; asıl konu ve öteki tipler fasılda gelir.
- Kavuklu ile Pişekâr'ı ters eşlemek. Saf ve sözü yanlış anlayan Kavuklu Karagöz'e, oyunu düzenleyen ve bilgili görünen Pişekâr Hacivat'a karşılık gelir.
- Meddahı yalnız «hikâye anlatan kişi» saymak. Meddahı halk hikâyesi anlatıcısından ayıran taklittir: sesini, ağzını, tavrını anlattığı kişiye göre değiştirir; mendil ve değnek bu işin araçlarıdır.
- Doğaçlamayı metinsizlik kusuru sanmak. Bu türlerin yazılı metni olmaması bir eksik değil, oyunun kuralıdır; konu ve tipler bilinir, söz o an kurulur.
6Tekrar kartı
- Geleneksel tiyatro, ders kitaplarında anonim halk edebiyatı içinde verilir: Karagöz, orta oyunu, meddah.
- Karagöz: gölge oyunu; deriden boyalı tasvirler, perde (ayna), arkadan ışık; oynatan hayalî ya da hayalbaz.
- Karagöz'ün bölümleri: mukaddime (perde gazeli), muhavere (konudan bağımsız söyleşme), fasıl (asıl oyun), bitiş. Oyundan önce perdede göstermelik durur.
- Karagöz halktan, okumamış, sözü düz anlar; Hacivat medrese görmüş, süslü konuşur. Güldürü yanlış anlamaya dayanır.
- Orta oyunu: açık alanda, seyircinin çevrelediği meydanda; Kavuklu = Karagöz, Pişekâr = Hacivat; dekor paravan (yeni dünya) ve dükkân.
- Meddah: tek kişi, kahvehanede; mendil ve sopa; taklitle anlatır; halk hikâyesi anlatıcılığıyla akrabadır.
- Ortak: yazılı metin yok, doğaçlama, güldürü, tipler, gündelik dil ve yöre ağızları, sade dekor. Yazılı metinli Batı tarzı tiyatro Tanzimat'ta girer.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Deriden kesilip boyanan tasvirlerin arkadan ışıkla bir perdeye düşürüldüğü geleneksel gösteri hangisidir?
- A)Orta oyunu
- B)Karagöz
- C)Meddah
- D)Halk hikâyesi
- E)Ağıt
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Perde, ışık ve deri tasvirler gölge oyunu olan Karagöz'ün üç temel parçasıdır.
Soru 2 · Kolay
Orta oyununda saf, halktan ve sözü çoğu zaman yanlış anlayan başkişinin adı nedir?
- A)Pişekâr
- B)Hacivat
- C)Çelebi
- D)Kavuklu
- E)Zenne
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Kavuklu, orta oyununda Karagöz'ün karşılığı olan saf ve halktan kişidir.
Soru 3 · Kolay
Meddahın gösterisinde kullandığı iki araç hangi seçenekte birlikte verilmiştir?
- A)Mendil ve sopa
- B)Perde ve tasvir
- C)Saz ve tef
- D)Paravan ve dükkân
- E)Kavuk ve şakşak
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Meddah mendille sesini ve görünüşünü değiştirir, sopayla yere vurarak dikkat toplar ve ses verir.
Soru 4 · Kolay
Karagöz perdesinin arkasında bütün tasvirleri oynatan ve kişileri konuşturan sanatçıya ne ad verilir?
- A)Ağıtçı
- B)Derleyici
- C)Meddah
- D)Pişekâr
- E)Hayalî ya da hayalbaz
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Karagöz'ü oynatan kişiye geleneğin içinde hayalî ya da hayalbaz denir.
Soru 5 · Orta
Hacivat'ın perdeye gelip perde gazeli okuduğu, ardından Karagöz'le ilk kez karşılaştığı bölüm hangisidir?
- A)Fasıl
- B)Bitiş
- C)Mukaddime
- D)Muhavere
- E)Göstermelik
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Perde gazeli ve iki başkişinin ilk karşılaşması mukaddimenin, yani giriş bölümünün işaretidir.
Soru 6 · Orta
Bir oyun açık bir alanda, dört yanı seyirciyle çevrili bir yerde, canlı oyuncularla ve yazılı bir metne bağlı kalmadan oynanıyor. Bu oyun hangi türdendir?
- A)Orta oyunu
- B)Karagöz
- C)Meddah
- D)Batı tarzı komedi
- E)Halk hikâyesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Seyircinin çevrelediği meydan, canlı oyuncular ve doğaçlama orta oyununu tanımlar.
Soru 7 · Orta
Karagöz ile Hacivat'ın kişilikleri için verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A)Karagöz gündelik dille konuşur.
- B)Hacivat medrese görmüştür.
- C)Karagöz sözü düz anlamıyla alır.
- D)Hacivat Arapça ve Farsça kökenli sözcükleri sever.
- E)Karagöz süslü konuşur, Hacivat da onun sözlerini yanlış anlar.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Süslü konuşan Hacivat'tır ve sözü yanlış anlayan Karagöz'dür; seçenek iki kişinin rolünü ters çevirir.
Soru 8 · Orta
Karagöz oyunu başlamadan önce perdede duran, oyunun konusuyla ilgisi olmayan süs tasvirine ne denir?
- A)Ayna
- B)Göstermelik
- C)Yardak
- D)Fasıl
- E)Yeni dünya
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Göstermelik oyundan önce perdeyi süsler ve oyun açılırken kaldırılır; ayna perdenin adıdır.
Soru 9 · Orta
Meddahı halk hikâyesini düz anlatan bir anlatıcıdan ayıran özellik hangisidir?
- A)Kahvehanede anlatması
- B)Topluluk önünde konuşması
- C)Nazım ve nesri birlikte kullanması
- D)Anlattığı kişilerin sesine, ağzına ve tavrına bürünerek taklit yapması
- E)Hikâyeyi birkaç geceye yayması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Kahvehane, topluluk ve uzun anlatı iki anlatıcıda da görülebilir; meddahı ayıran şey taklittir.
Soru 10 · Orta
Geleneksel Türk tiyatrosunun ortak özellikleri arasında hangisi gösterilemez?
- A)Güldürüye dayanması
- B)Kişilerin tip olarak çizilmesi
- C)Yazarı bilinen yazılı bir metnin ezberlenerek oynanması
- D)Gündelik dilin ve yöre ağızlarının kullanılması
- E)Dekorun sade tutulması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Bu üç türün yazılı metni yoktur; söz doğaçlamayla kurulur, metin ezberlemek Batı tarzı tiyatronun işidir.
Soru 11 · Orta
Orta oyununda oyunu açan, seyirciyi selamlayan, bilgili görünen ve olayın gidişini düzenleyen kişi Karagöz'deki hangi kişiye karşılık gelir?
- A)Karagöz'e
- B)Zenne'ye
- C)Tiryaki'ye
- D)Tuzsuz Deli Bekir'e
- E)Hacivat'a
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Tanımlanan kişi Pişekâr'dır ve ders kitapları Pişekâr'ı Hacivat'ın karşılığı olarak eşler.
Soru 12 · Zor
Ders için kurulmuş bir söyleşmede Hacivat «Senin bu hâlin pek garip» der, Karagöz «Garip mi? Kimsesiz mi kaldım ben?» diye karşılık verir; ikisi bir süre bu sözcük üzerine çekişir, sonra perdeye Zenne gelip kiralık oda aradığını söyler ve olay başlar. Bu iki kesit hangi sırayla hangi bölümlere aittir?
- A)Önce muhavere, sonra fasıl
- B)Önce fasıl, sonra bitiş
- C)Önce mukaddime, sonra bitiş
- D)Önce bitiş, sonra fasıl
- E)İkisi de mukaddime
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Konudan bağımsız söz çekişmesi muhaveredir; başka bir tipin girip asıl olayı başlatması fasla geçildiğini gösterir.
Soru 13 · Zor
Pekkan, «Karagöz ile orta oyunu aynı türdür, ikisinde de Karagöz ile Hacivat oynar» diyor. Pekkan'ın karışıklığını gideren bilgi hangisidir?
- A)İki tür tamamen ayrıdır, ortak hiçbir yanları yoktur.
- B)Orta oyunu yazılı metne dayanır, Karagöz doğaçlamadır.
- C)İkisi de meddahın bir çeşididir.
- D)Karagöz tasvirlerin gölgesiyle perdede, orta oyunu canlı oyuncularla meydanda oynanır; orta oyununun başkişileri Kavuklu ile Pişekâr'dır ve bunlar Karagöz ile Hacivat'a karşılık gelir.
- E)Orta oyununda Karagöz ile Hacivat'ı yalnız kadın oyuncular canlandırır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. İki tür tipleri ve güldürü anlayışıyla akrabadır, ama araçları ve başkişilerin adları farklıdır.
Soru 14 · Zor
Ders için kurulmuş bir kayıtta oyunun sonunda Karagöz, seyirciye dönüp oyunda yapılan yanlışların bağışlanmasını diliyor ve oyunu kapatıyor. Bu kesit için doğru değerlendirme hangisidir?
- A)Kesit mukaddimedir, çünkü seyirciyle konuşulmaktadır.
- B)Kesit bitiş bölümüdür; kusurlar için bağış dileyerek oyunu kapatmak bu bölümün işaretidir.
- C)Kesit muhaveredir, çünkü konuyla ilgisi yoktur.
- D)Kesit fasıldır, çünkü asıl olay sürmektedir.
- E)Kesit göstermeliktir, çünkü oyunla ilgisi yoktur.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Oyunun sonunda Karagöz'ün bağış dilemesi bitişi gösterir; mukaddime gazelle açılır, göstermelik ise bir tasvirdir.
Soru 15 · Zor
Verda, Batı tarzı tiyatro ile geleneksel Türk tiyatrosunu karşılaştıran bir tablo hazırlıyor. Hangi satır doğru kurulmuştur?
- A)Batı tarzı: doğaçlama; geleneksel: yazılı metin
- B)Batı tarzı: anonim; geleneksel: yazarı belli
- C)Batı tarzı: yazılı metin ve bilinen yazar, Tanzimat'ta girer; geleneksel: doğaçlama, tipler, yazarı bilinmez
- D)Batı tarzı: yalnız kahvehanede; geleneksel: yalnız sarayda
- E)Batı tarzı: tek kişilik anlatı; geleneksel: kalabalık kadro
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Batı tarzı tiyatro yazılı metne ve bilinen yazara dayanır; geleneksel türler anonimdir ve doğaçlamayla kurulur.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Halk edebiyatı soru kampı» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Gösteri türleriyle öğeleri eşleyen satırlardan biri hatalıdır; o satır hangisidir?
- A)Karagöz: ayna denen perde
- B)Orta oyunu: yeni dünya denen paravan
- C)Meddah: değnek
- D)Meddah: deriden boyalı tasvirler
- E)Karagöz: perde gazeli
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Deriden boyalı tasvirler Karagöz'e aittir; meddah tek başına, yalnız mendil ve değnekle anlatır.
Soru 2 · Orta
Karagöz oyununun bölümleri baştan sona doğru hangi seçenekte doğru sıralanmıştır?
- A)Mukaddime, muhavere, fasıl, bitiş
- B)Muhavere, mukaddime, bitiş, fasıl
- C)Fasıl, muhavere, mukaddime, bitiş
- D)Mukaddime, fasıl, bitiş, muhavere
- E)Bitiş, fasıl, muhavere, mukaddime
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Oyun perde gazeliyle açılır, konudan bağımsız söyleşmeyle sürer, asıl olaya geçer ve bağış dilenerek kapanır.
Soru 3 · Zor
Piraye kancadaki şenlikte gördüğü gösteriyi tanımlarken üç gözlem yazıyor: tek bir kişi görünmeden bütün kişileri konuşturuyor, figürler bir bezin üstünde renkli ve yarı saydam görünüyor, okunan bir metin yok. Bu gözlemlerden çıkan en doğru sonuç hangisidir?
- A)Gösteri meddahtır, çünkü tek kişi konuşmaktadır.
- B)Gösteri orta oyunudur, çünkü metin yoktur.
- C)Gösteri Batı tarzı tiyatrodur, çünkü bir okulda oynanmıştır.
- D)Gösteri halk hikâyesidir, çünkü sözle anlatılmıştır.
- E)Gösteri Karagöz'dür; görünmeyen tek oynatan hayalîdir, renkli gölgeler deri tasvirlerden gelir, metinsizlik de geleneğin doğaçlama kuralıdır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Meddah seyircinin gözü önündedir, orta oyununda canlı oyuncular görünür; perde ve yarı saydam tasvir yalnız gölge oyununa özgüdür.
Soru 4 · Zor
Ders için kurulmuş bir orta oyunu kesitinde bir oyuncu «Efendim, mektubu tebliğ ettiniz mi?» diye sorar, öteki «Tebrik mi? Kimin düğünü var?» diye cevap verir. Sözcüğü yanlış anlayan oyuncu hangi tipi canlandırıyor olabilir ve bu tipin Karagöz'deki karşılığı kimdir?
- A)Pişekâr; Hacivat
- B)Zenne; Çelebi
- C)Kavuklu; Karagöz
- D)Pişekâr; Karagöz
- E)Çelebi; Hacivat
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Sözü yanlış anlayan saf kişi Kavuklu'dur; ders kitapları Kavuklu'yu Karagöz'ün karşılığı olarak verir.
Soru 5 · Zor
Halk hikâyesi anlatıcılığı ile meddahlık arasındaki ilişkiyi doğru açıklayan seçenek hangisidir?
- A)İkisi arasında hiçbir bağ yoktur, biri saraya biri köye aittir.
- B)Meddahlar halk hikâyelerini de anlatır, ama anlatıyı taklitle, mendil ve değnek kullanarak bir gösteriye dönüştürür.
- C)Meddahlık halk hikâyesinden önce yazılı bir metin olarak doğmuştur.
- D)Halk hikâyesi perdede tasvirlerle oynatılır, meddah ise yalnız okur.
- E)Meddah hikâyesini seyircinin çevrelediği meydanda birçok oyuncuyla oynar.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Meddah anlatıcılık geleneğine bağlıdır; onu ayıran, kişilere bürünen taklit ve gösterinin araçlarıdır.
E07 — Halk Edebiyatı
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.