İçeriğe geç

YKS Türk Dili ve Edebiyatı · İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı · EDB-E05-L01

Sözlü dönem ve türleri

AYT· 8 bölüm

1Kanca

Zümra, komşularının dedesi ölünce annesiyle birlikte taziye evine gitti. Odanın köşesinde oturan yaşlı bir kadın, kimseye bakmadan, alçak bir ezgiyle söylenmeye başladı. Ölenin at üstündeki gençliğini, kapısından aç dönen olmadığını, şimdi boş kalan ocağını anlatıyordu. Zümra bunu bir dertleşme sandı; edebiyat ona göre kitapla, kalemle başlayan bir şeydi. Eve dönerken annesi kadının sözlerinden birkaçını tekrarladı ve Zümra bir şey fark etti: her parça dört satırdı, satırlar aşağı yukarı aynı uzunluktaydı, ilk üçünün sonu aynı sesle bitiyordu. Kadının elinde ne kâğıt vardı ne kalem. Ölçü, uyak ve bir kalıp, yazının hiç karışmadığı bir yas evinde kendiliğinden ortaya çıkmıştı.

2Hedefler

  • Sagu, koşuk ve sav türlerini konusuna ve söylendiği ortama bakarak birbirinden ayırırsın.
  • Yuğ, sığır ve şölen törenlerini orada söylenen türle eşleştirirsin.
  • Şaman, kam, baksı ve ozan adlarının aynı işlevi gören kişileri karşıladığını gerekçesiyle açıklarsın.
  • Sözlü dönemden kalma bir dörtlükte hece sayısını ve kafiye düzenini adım adım belirlersin.

3Konu anlatımı

Yazıdan önce de söz vardı

Türklerin yazıyı kullanmaya başlamasından çok önce, toplumun duygusu, inancı ve belleği dilden dile dolaşan şiirlerde yaşıyordu. Edebiyat tarihinde bu uzun zaman dilimine sözlü dönem denir. Bu dönemin ürünleri bir kişiye ait değildir; söyleyeni bilinmez, kuşaktan kuşağa aktarılırken değişir, her söyleyen ona kendinden bir şey katar. Ders kitapları bu nedenle sözlü dönem ürünlerini anonim sayar. Dilleri de yabancı dillerin etkisinden uzak, sade bir Türkçedir.

Zümra'nın taziye evinde duyduğu ağıt, bu geleneğin bugüne uzanan bir izidir. Ezgiyle söylenen, belli bir uzunluğa ve uyağa yaslanan, bir topluluk önünde dile getirilen söz yazıya ihtiyaç duymadan da sanat olabilir.

Törenler: şiirin söylendiği yerler

Sözlü dönem şiiri gündelik konuşmanın içinden değil, topluluğun bir araya geldiği törenlerden doğdu. Ders kitaplarında üç tören öne çıkar:

TörenNe zaman yapılır?Orada söylenen tür
YuğBiri öldüğünde düzenlenen yas töreniSagu
SığırToplu av zamanı yapılan av töreniKoşuk
ŞölenTopluluğun bir araya geldiği yemekli toplantıKoşuk

Tablonun okunuşu basittir: yasın olduğu yerde sagu, avın ve sofranın olduğu yerde koşuk söylenir. Tören ile türü birlikte öğrenmek ezberi yarıya indirir, çünkü türün konusu zaten törenin havasından çıkar.

Sagu: ölümün ardından

Sagu, ölen birinin ardından onun iyiliklerini, yiğitliğini anarak duyulan acıyı dile getiren şiirdir. Yuğ törenlerinde söylenir. Bugün halk edebiyatında ağıt adıyla bildiğimiz türün eski karşılığıdır; Zümra'nın duyduğu söz de bu soydandır. Ders kitapları sagunun en tanınmış örneği olarak Alp Er Tunga'nın ölümü üzerine söylenen saguyu anar. Aynı adı taşıyan destan bir sonraki dersin konusudur; burada yalnız sagu türünün bilinen örneği olarak adını hatırla.

Bir saguda şu özellikler beklenir: ölenin övülmesi, ayrılığın verdiği acı ve ölümün karşısında insanın çaresizliği. Bu derse özel kurulmuş, türün özelliklerini gösteren bir örnek dörtlük:

Yiğit düştü, yurt yıkıldı
Elde kılıç da kırıldı
Kopuz teli koparıldı
Dağlar, taşlar yas tutuyor

Bu dörtlük gerçek bir sözlü dönem metni değildir; türün nasıl işlediğini görmek için yazılmıştır.

Koşuk: doğa, savaş ve aşk

Koşuk, sığır ve şölen törenlerinde söylenen şiirdir. Konusu daha geniştir: doğa ve mevsimler, savaş ve yiğitlik, aşk. Baharın gelişini kutlayan, düşmana karşı kazanılan bir zaferi anlatan ya da sevgiliye seslenen şiirlerin hepsi koşuk adı altında toplanır. Bugünkü halk şiirinde bu türün karşılığı olarak koşma gösterilir.

Koşuk ile saguyu ayırırken içerikten çok ortama ve duyguya bakmak işe yarar. Bir koşukta da bir kahraman övülebilir; ama koşukta yaşayan bir yiğidin coşkusu vardır, saguda ise yitirilmiş birinin yokluğu.

Sav: sözün en kısası

Sav, uzun deneyimlerden süzülmüş, öğüt veren kısa ve kalıplaşmış sözdür. Bugün bu türe atasözü diyoruz. Sav, şiir gibi bir törenin parçası olmaktan çok gündelik hayatın içinde, bir durumu tek cümleyle özetlemek için kullanılır. Biçimine örnek olarak bugünkü bir atasözünü düşün: «Damlaya damlaya göl olur.» Kısa, akılda kalan, söyleyeni belli olmayan ve bir yaşam bilgisini aktaran bu yapı, savın da yapısıdır. Bu atasözü sözlü dönemden kalma bir sav olarak verilmiyor; yalnız türün biçimini gösteriyor.

Destan: tür olarak kısa bir not

Sözlü dönemin dördüncü büyük türü destandır. Destan, bir topluluğun hayatını derinden etkileyen olayları, olağanüstü özellikler taşıyan kahramanlar etrafında anlatır ve o topluluğun ortak belleğini taşır. Sagu ile koşuk kısa şiirlerdir; destan ise uzun bir anlatıdır. Hangi destanların bulunduğu, nasıl sınıflandırıldıkları ve olaylarının neler olduğu ayrı bir dersin işidir.

Şaman, kam, baksı, ozan

Törenlerde bu şiirleri kim söylüyordu? Ders kitapları dört ad sayar: şaman, kam, baksı, ozan. Bunlar dört farklı meslek değildir. Aynı işi gören kişilere farklı Türk boylarında ve farklı zamanlarda verilen adlardır. Bu kişiler törenleri yönetir, dinî ve büyüsel işler görür, hastaları iyileştirmeye çalışır ve şiirlerini kopuz adlı telli çalgı eşliğinde söylerdi. Şiirin müzikle birlikte doğduğunu unutmamak, sözlü dönem ürünlerinin neden düzenli bir ölçüye ve uyağa yaslandığını da açıklar: ezgiyle söylenen söz, ezginin kalıbına uymak zorundadır.

Sınavda bu dört addan biri seçeneklerde «tek başına özel bir tür söyleyen kişi» gibi sunulabilir. Doğru okuma şudur: dördü de törende şiir söyleyen, kopuz çalan, topluluğun önünde duran aynı kimliğin adlarıdır.

Ölçü ve nazım birimi

Sözlü dönem şiirinde ölçü hece ölçüsüdür, nazım birimi dörtlüktür. Ders kitaplarında kafiye düzeninin çoğunlukla aaab, cccb biçiminde olduğu belirtilir: her dörtlüğün ilk üç dizesi kendi aralarında uyaklanır, dördüncü dizeler ise dörtlükten dörtlüğe birbirine bağlanır.

Bu derse özel yazılmış iki dörtlüklük bir koşuk örneğinde bunu adım adım görelim:

Dalda doğdu yeşil yaprak
Yağmur içti kuru toprak
Kışın yolu kaldı ırak
Avcı çıktı obasından
Baştan başa yeşil dağlar
Çiçek açtı bütün bağlar
Coşkun akar dere çağlar
Ses yükseldi kopuzundan

Hece sayımı. İlk dize: Dal-da doğ-du ye-şil yap-rak, sekiz hece. Dördüncü dize: Av-cı çık-tı o-ba-sın-dan, yine sekiz. İkinci dörtlükte üçüncü dize: Coş-kun a-kar de-re çağ-lar, sekiz. Sekiz dizenin her biri tek tek sayıldığında sekiz hece verir. Her dizede ilk dört hecenin bittiği yerde bir sözcük de biter: «Dalda doğdu / yeşil yaprak».

Kafiye düzeni. İlk dörtlükte «yaprak, toprak, ırak» aynı «-rak» sesleriyle biter; bunlar a harfini alır. Dördüncü dize «obasından» başka bir sesle bitiyor; b harfini alır. İkinci dörtlükte «dağlar, bağlar, çağlar» kendi aralarında uyaklanır ve c olur. Son dize «kopuzundan», birinci dörtlüğün dördüncü dizesiyle aynı «-ndan» sesleriyle biter; yeni bir harf almaz, yine b olur. Şema: aaab, cccb.

Konusu baharın gelişi ve ava çıkış olduğu için bu örnek bir koşuktur; sığır töreninin havasını taşır. Yukarıdaki sagu örneğinde de ilk üç dize «yıkıldı, kırıldı, koparıldı» sözcükleriyle aynı «-ıldı» seslerinde buluşur, dördüncü dize ayrı kalır; o dörtlüğün her dizesi de sekiz hecedir.

Sözlü ürün yazıya nasıl geçti?

Sözlü dönem ürünlerinin büyük bölümü söylendiği çağda yazıya geçirilmedi; çoğu kaybolup gitti. Bugün elimizde olanlar, ders kitaplarında belirtildiği gibi, yüzyıllar sonra onları derleyip yazıya geçirenler sayesinde kalmıştır. Bu derlemelerin en önemlisi Kaşgarlı Mahmud'un Divanü Lügati't-Türk adlı eseridir: sözcükleri açıklarken örnek olarak sagu, koşuk ve sav parçalarına yer verir. Eserin kendisi Geçiş Dönemi'nin konusudur ve orada ayrıntısıyla ele alınacaktır. Burada akılda tutman gereken nokta şudur: sözlü dönemin ürünü sözlü olarak doğmuş, ama bize yazılı bir kaynağın içinden ulaşmıştır. Söylendiği dönem ile kâğıda geçtiği dönem aynı değildir.

Kısa şiirden uzun anlatıya

Sagu bir yası, koşuk bir coşkuyu, sav bir yaşam bilgisini birkaç dizeye sığdırır. Destan ise bir boyun kökenini, göçünü, kahramanını uzun bir anlatı içinde taşır. Sonraki derste bu anlatıların kendisine geçiyoruz. Önce destanı, yine olağanüstü öğeler taşıyan masal ve efsaneden ayıran ölçütleri; halkın ağzında oluşan destan ile bir şairin kaleme aldığı destan arasındaki farkı göreceksin. Ardından Alp Er Tunga ve Şu'yu Sakalara, Oğuz Kağan'ı Hunlara, Bozkurt ile Ergenekon'u Gök Türklere, Türeyiş ile Göç'ü Uygurlara bağlayacak; yol gösteren kurt gibi tekrar eden motiflerden bir özetin hangi destana ait olduğunu çıkaracaksın.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Türü ortamdan tanımak

Soru: Bir obada sevilen bir bey ölmüş, ardından düzenlenen törende onun yiğitliği ve bıraktığı boşluk ezgiyle dile getirilmiştir. Bu törende söylenen şiir hangi türe girer?

  • A) Koşuk
  • B) Sav
  • C) Sagu
  • D) Destan
  • E) Koşma

Çözüm: Ölümün ardından yapılan tören yuğdur ve yuğda söylenen tür sagudur. Ölenin övülmesi ve duyulan acı da sagunun konusudur. Koşuk sığır ve şölende söylenir; sav kısa öğüt sözüdür; koşma ise sonraki halk şiirinin türüdür. Cevap: C.

Örnek 2 — Dört ad, tek kimlik

Soru: «Şaman, kam, baksı ve ozan» adları için hangi açıklama doğrudur?

  • A) Şaman yalnız sagu, ozan yalnız koşuk söyleyen kişidir.
  • B) Dördü de ilk kez Divanü Lügati't-Türk'te görülen çalgıların adıdır.
  • C) Bu adlar yalnız destan anlatan kişiler için kullanılmıştır.
  • D) Farklı boylarda ve zamanlarda, törenlerde kopuz eşliğinde şiir söyleyen aynı işlevdeki kişilere verilen adlardır.
  • E) Kam ve baksı din adamı, şaman ve ozan ise yalnız sanatçıdır.

Çözüm: Ders kitapları dört adı tek bir kimliğin farklı karşılıkları olarak verir: törenleri yöneten, dinî ve büyüsel işler gören ve şiirini kopuzla söyleyen kişiler. Adlara ayrı türler ya da ayrı görevler bağlamak bu bilgiyle çelişir. Cevap: D.

Örnek 3 — Kafiye düzenini çıkarmak

Soru: Bu derse özel yazılmış dörtlük: «Yiğit düştü, yurt yıkıldı / Elde kılıç da kırıldı / Kopuz teli koparıldı / Dağlar, taşlar yas tutuyor». Dörtlüğün kafiye düzeni ve hece sayısı için hangisi doğrudur?

  • A) aaab düzeni, her dize sekiz hece
  • B) abab düzeni, her dize yedi hece
  • C) aaaa düzeni, her dize sekiz hece
  • D) abba düzeni, her dize dokuz hece
  • E) aaab düzeni, her dize yedi hece

Çözüm: «Yıkıldı, kırıldı, koparıldı» aynı «-ıldı» sesleriyle biter: a, a, a. «Tutuyor» başka sesle biter: b. Sayım: Yi-ğit düş-tü yurt yı-kıl-dı (8), El-de kı-lıç da kı-rıl-dı (8), Ko-puz te-li ko-pa-rıl-dı (8), Dağ-lar taş-lar yas tu-tu-yor (8). Cevap: A.

Örnek 4 — Söylenmek ile yazıya geçmek

Soru: Sözlü dönem ürünlerinin bugüne ulaşması için hangi yargı doğrudur?

  • A) Söylendikleri anda tören katılımcıları tarafından kâğıda yazılmışlardır.
  • B) Hepsi Gök Türk yazıtlarına kazınarak korunmuştur.
  • C) Hiçbiri yazıya geçmemiş, yalnız bugünkü ağıtlarda yaşamaktadır.
  • D) Ozanlar kendi şiirlerini adlarıyla birlikte kitaplara geçirmiştir.
  • E) Bir bölümü yüzyıllar sonra derlenip yazıya geçirilmiş, örneğin Divanü Lügati't-Türk'te yer almıştır.

Çözüm: Ürünler sözlü doğmuş, çoğu kaybolmuştur; kalanlar sonradan derlenerek yazıya geçmiştir. Kaşgarlı Mahmud'un eseri bu derlemelerin başında gelir. Ürünler anonim olduğu için D, sonradan yazıya geçirildikleri için A ve C yanlıştır. Cevap: E.

5Tuzaklar

  • Edebiyatı yazıyla başlatmak. Sözlü dönem, yazılı ürünlerden önce gelir; ölçü, uyak ve tür yazı olmadan da vardı.
  • Sagu ile koşuğu yalnız «kahraman övülüyor mu» sorusuyla ayırmaya çalışmak. İkisinde de yiğit övülebilir. Ölüm ve yas varsa sagu; doğa, av, sevgi ya da yaşayan bir yiğidin coşkusu varsa koşuk.
  • Şaman, kam, baksı, ozan adlarına ayrı görevler yüklemek. Bunlar aynı işlevdeki kişilerin boylara ve zamanlara göre değişen adlarıdır.
  • Sözlü dönem ürününü söylendiği dönemde yazılmış sanmak. Bize ulaşanlar sonradan derlenip yazıya geçirilmiştir; söylenme ile yazıya geçme zamanı ayrıdır.
  • Destanı sagu ya da koşukla aynı uzunlukta bir şiir saymak. Destan uzun bir anlatıdır ve bir topluluğun ortak belleğini taşır.

6Tekrar kartı

  • Sözlü dönem ürünleri anonimdir, yabancı etkiden uzak sade bir Türkçeyle söylenmiştir.
  • Yuğ: yas töreni, orada sagu söylenir. Sığır: av töreni. Şölen: yemekli toplantı. Sığır ve şölende koşuk söylenir.
  • Sagu: ölenin ardından acı ve övgü; bugünkü karşılığı ağıt.
  • Koşuk: doğa, savaş, aşk; bugünkü karşılığı koşma.
  • Sav: kısa öğüt sözü; bugünkü karşılığı atasözü. Destan: uzun kahramanlık anlatısı.
  • Şaman, kam, baksı, ozan: aynı işlevdeki kişilerin adları; şiir kopuz eşliğinde söylenir.
  • Ölçü hece, nazım birimi dörtlük; ders kitaplarına göre kafiye düzeni çoğunlukla aaab, cccb.
  • Ürünlerin bir bölümü sonradan yazıya geçirilmiştir; başlıca kaynak Divanü Lügati't-Türk.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Yuğ adı verilen törende hangi tür söylenirdi?

    1. A)Koşuk
    2. B)Sagu
    3. C)Sav
    4. D)Koşma
    5. E)Destan
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Yuğ ölümün ardından yapılan yas törenidir ve orada ölene duyulan acıyı anlatan sagu söylenirdi.

  2. Soru 2 · Kolay

    Sözlü dönemde atasözü işlevi gören kısa öğüt sözlerine ne ad verilir?

    1. A)Koşuk
    2. B)Sagu
    3. C)Kopuz
    4. D)Sav
    5. E)Şölen
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Sav, deneyimden süzülmüş kısa ve öğretici sözdür; bugün bu türe atasözü diyoruz.

  3. Soru 3 · Kolay

    Sözlü dönem şiirinin ölçüsü ve nazım birimi hangi seçenekte birlikte doğru verilmiştir?

    1. A)Hece ölçüsü ve dörtlük
    2. B)Aruz ölçüsü ve beyit
    3. C)Serbest ölçü ve bent
    4. D)Hece ölçüsü ve beyit
    5. E)Aruz ölçüsü ve dörtlük
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Sözlü dönem şiiri hece ölçüsüyle ve dörtlük birimiyle söylenmiştir.

  4. Soru 4 · Kolay

    Ozanların, kamların şiirlerini eşliğinde söyledikleri çalgı hangisidir?

    1. A)Ney
    2. B)Davul
    3. C)Kanun
    4. D)Ut
    5. E)Kopuz
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Törenlerde şiir söyleyen kişiler sözlerini kopuz adlı telli çalgının eşliğinde dile getirirdi.

  5. Soru 5 · Orta

    Av zamanı düzenlenen bir törende baharın gelişini ve yiğitlerin coşkusunu anlatan şiir hangi türe girer?

    1. A)Sagu
    2. B)Sav
    3. C)Koşuk
    4. D)Destan
    5. E)Ağıt
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Av törenine sığır denir; sığırda ve şölende doğa, yiğitlik ve aşk konulu koşuklar söylenirdi.

  6. Soru 6 · Orta

    Şölen için hangi tanım doğrudur?

    1. A)Topluluğun bir araya geldiği yemekli toplantı
    2. B)Ölümün ardından yapılan yas töreni
    3. C)Toplu av zamanı yapılan tören
    4. D)Kopuzla çalınan bir ezgi
    5. E)Kısa öğüt sözlerinin derlendiği kitap
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Şölen yemekli büyük toplantıdır; yas töreni yuğ, av töreni sığır adını taşır.

  7. Soru 7 · Orta

    Bir öğrenci «şaman, kam, baksı, ozan» adlarını dört ayrı meslek diye defterine yazıyor. Doğru bilgi hangisidir?

    1. A)Şaman yalnız hastalara bakar, şiir söylemez.
    2. B)Ozan adı yalnız yazıya geçmiş şiirlerin sahiplerine verilir.
    3. C)Baksı yalnız koşuk, kam yalnız sagu söyler.
    4. D)Bu adlar yalnız Divanü Lügati't-Türk'te geçen çalgıların adıdır.
    5. E)Dört ad, farklı boylarda ve zamanlarda aynı işlevi gören kişileri karşılar.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Ders kitapları bu adları törenleri yöneten ve şiirini kopuzla söyleyen tek bir kimliğin farklı karşılıkları olarak verir.

  8. Soru 8 · Orta

    Bugünkü halk edebiyatı türleriyle sözlü dönem türleri arasındaki eşleşmelerden hangisi doğrudur?

    1. A)Sav ile koşma
    2. B)Sagu ile ağıt
    3. C)Koşuk ile atasözü
    4. D)Destan ile ağıt
    5. E)Sagu ile koşma
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Ölümün ardından söylenen sagu, bugün ağıt adıyla bildiğimiz türün eski karşılığıdır.

  9. Soru 9 · Orta

    Ders için kurulmuş dörtlük: «Kar eridi dağlarda / Kuşlar öttü bağlarda / Su çağladı çaylarda / Yaylaya göç başladı». Dörtlüğün türü, hece sayısı ve kafiye düzeni için hangisi doğrudur?

    1. A)Ölüm konulu bir sagu, her dize sekiz hece, aaab düzeni
    2. B)Doğa konulu bir koşuk, her dize sekiz hece, abab düzeni
    3. C)Öğüt veren bir sav, her dize yedi hece, aaaa düzeni
    4. D)Doğa konulu bir koşuk, her dize yedi hece, aaab düzeni
    5. E)Bir kahramanlık destanı, dizeler eşit olmayan hecelerle, abba düzeni
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Kar e-ri-di dağ-lar-da yedi hecedir, öteki dizeler de yedişer hece verir; ilk üç dize «-larda» sesleriyle biter, dördüncüsü ayrı kalır ve konu doğadır.

  10. Soru 10 · Orta

    Sözlü dönem ürünlerinin anonim sayılmasının nedeni hangisidir?

    1. A)Hepsinin aynı kişi tarafından söylenmiş olması
    2. B)Yazıya geçirilirken yazarlarının adlarının silinmesi
    3. C)Söyleyenin bilinmemesi ve sözün dilden dile aktarılırken değişmesi
    4. D)Yalnız din adamlarınca söylenmiş olmaları
    5. E)Yabancı dilde söylenmiş olmaları
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Bu ürünler kuşaktan kuşağa aktarılırken değiştiği ve söyleyeni belli olmadığı için anonim sayılır.

  11. Soru 11 · Orta

    Sözlü dönem türlerinden hangisi uzunluğu ve anlatı yapısıyla ötekilerden ayrılır?

    1. A)Sagu
    2. B)Sav
    3. C)Koşuk
    4. D)Kopuz
    5. E)Destan
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Sagu, koşuk ve sav kısa söz ve şiirlerdir; destan ise bir topluluğun kahramanlarını uzun bir anlatı içinde taşır.

  12. Soru 12 · Zor

    Vasıf, sözlü dönem ürünlerinin Divanü Lügati't-Türk'te bulunduğunu okuyunca «demek ki bu şiirler o kitabın yazıldığı dönemde söylendi» diyor. Vasıf'ın yanılgısını hangi açıklama düzeltir?

    1. A)Ürünler çok daha önce sözlü olarak doğmuş, eser onları sonradan derleyip yazıya geçirmiştir.
    2. B)Kaşgarlı Mahmud'un eseri sözlük değil, bir şiir derlemesidir.
    3. C)Sözlü dönem ürünleri hiçbir esere girmemiştir.
    4. D)Eserdeki şiirleri Kaşgarlı Mahmud kendisi yazmıştır.
    5. E)Sözlü dönem ürünleri yalnız taş yazıtlarda yer alır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Söylenme ile yazıya geçme ayrı zamanlardır; eser, çok daha eski sözlü ürünleri örnek olarak kayda almıştır.

  13. Soru 13 · Zor

    Ders için kurulmuş iki dörtlükten birincisinde ölen bir beyin yokluğuna duyulan acı, ikincisinde savaştan sağ dönen bir yiğidin coşkusu anlatılıyor. İkisinde de bir kahraman övülüyor. İki dörtlüğün türleri hangi seçenekte doğru belirlenmiştir?

    1. A)İkisi de koşuktur, çünkü ikisinde de kahraman övülür.
    2. B)İkisi de sagudur, çünkü ikisinde de kahraman anılır.
    3. C)Birincisi koşuk, ikincisi sagudur.
    4. D)Birincisi sagu, ikincisi koşuktur.
    5. E)İkisi de savdır, çünkü öğüt verir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Övgü iki türde de bulunabilir; ayırt edici olan ölüm ve yastır, bu da birinci dörtlüğü sagu, ikincisini koşuk yapar.

  14. Soru 14 · Zor

    Ders için yazılmış dörtlük: «Yağmur yağdı, gölet doldu / Kuzu yeşil otu buldu / Dallar çiçeğe boğuldu / Ova sanki bir halıdır». Bu dörtlük için verilen yargılardan doğru olanı seç.

    1. A)Dizeler yedişer heceli, şema aaaa
    2. B)Dizeler sekizer heceli, şema aaab
    3. C)Dizeler sekizer heceli, şema abab
    4. D)Dizelerin hece sayıları birbirini tutmaz
    5. E)Şeması aaab olduğu için dörtlük bir sagudur
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Yağ-mur yağ-dı gö-let dol-du sekiz hecedir, öteki dizeler de sekizer hece verir; «doldu, buldu, boğuldu» aynı «-ldu» sesleriyle biter, «halıdır» ayrı kalır.

  15. Soru 15 · Zor

    Bir öğrenci sözlü dönem şiirinin neden düzenli bir ölçüye ve uyağa yaslandığını açıklamak istiyor. Derste verilen bilgilerle en uygun açıklama hangisidir?

    1. A)Şiirler yazıya geçirilirken düzenli hâle getirilmiştir.
    2. B)Aruz ölçüsünün kuralları bunu zorunlu kılmıştır.
    3. C)Şiirler törenlerde kopuz eşliğinde ezgiyle söylendiği için ezginin kalıbına uymuştur.
    4. D)Şiirler yalnız sav biçiminde söylendiği için kısa ve düzenlidir.
    5. E)Şaman ve kamlar şiirlerini önceden kâğıda yazıp okumuştur.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Şiir müzikle birlikte doğmuştur; ezgiyle söylenen sözün düzenli bir ölçüye ve uyağa yaslanması bu yüzdendir.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Türk destanları» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Hangi eşleştirme hatalıdır?

    1. A)Yuğ ile sagu
    2. B)Sığır ile koşuk
    3. C)Şölen ile koşuk
    4. D)Kopuz ile çalgı
    5. E)Sığır ile yas töreni
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Sığır av törenidir; yas töreninin adı yuğdur, bu eşleştirme ikisini karıştırır.

  2. Soru 2 · Orta

    Zinnur, sözlü dönemi anlatan bir paragrafta yalnız bir cümlenin hatalı olduğunu fark ediyor. Hatalı cümle hangisidir?

    1. A)Ürünlerin söyleyeni belli değildir.
    2. B)Şiirler aruz ölçüsüyle ve beyit birimiyle söylenmiştir.
    3. C)Şiirler kopuz eşliğinde söylenmiştir.
    4. D)Ürünlerin bir bölümü sonradan yazıya geçirilmiştir.
    5. E)Dil yabancı etkiden uzak, sade bir Türkçedir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Sözlü dönem şiirinin ölçüsü hece, nazım birimi dörtlüktür; aruz ve beyit bu döneme ait değildir.

  3. Soru 3 · Zor

    Ders için yazılmış dörtlük: «Ok yayından çıktı gitti / Kurdun izi dağda yitti / Avcı obasına yetti / Şölen kurulsun obada». Dörtlükle ilgili hangisi doğrudur?

    1. A)Konusu yas olduğu için sagudur ve kafiye düzeni aaab biçimindedir.
    2. B)Her dize yedi hecedir ve dörtlük bir savdır.
    3. C)Kafiye düzeni abab biçimindedir ve konusu aşktır.
    4. D)Av ve şölen konulu bir koşuktur, dizeleri sekiz hecedir ve kafiye düzeni aaab biçimindedir.
    5. E)Dördüncü dize ilk üç dizeyle uyaklı olduğu için kafiye düzeni aaaa biçimindedir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Ok-ya-yın-dan çık-tı git-ti sekiz hecedir; «gitti, yitti, yetti» uyaklı, «obada» ayrıdır; av ve şölen ise koşuğun ortamıdır.

  4. Soru 4 · Zor

    Aşağıdaki bilgilerden hangisi tek başına bir ürünün sagu olduğunu göstermeye yeter?

    1. A)Ürünün yuğ töreninde, bir ölünün ardından söylenmiş olması
    2. B)Ürünün kopuz eşliğinde söylenmiş olması
    3. C)Ürünün hece ölçüsüyle söylenmiş olması
    4. D)Ürünün dörtlüklerden oluşması
    5. E)Ürünün bir kahramanı övmesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Kopuz, hece ölçüsü, dörtlük ve kahraman övgüsü koşukta da bulunur; yalnız yuğ ve ölüm sagunun ayırıcı özelliğidir.

  5. Soru 5 · Zor

    Zübeyir, «sözlü dönemin dört türü vardır: sagu, koşuk, sav ve kopuz» diye yazıyor. Zübeyir'in yanlışını hangi açıklama düzeltir?

    1. A)Sav bir tür değil, bir tören adıdır.
    2. B)Sagu ile koşuk aynı türün iki adıdır.
    3. C)Kopuz bir tür değil, şiirlere eşlik eden telli çalgıdır; dördüncü tür destandır.
    4. D)Kopuz bir tür değil, yemekli toplantının adıdır.
    5. E)Sözlü dönemde yalnız destan türü vardır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Kopuz törenlerde şiire eşlik eden çalgının adıdır; sözlü dönemin türleri sagu, koşuk, sav ve destandır.

E05 — İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.