İçeriğe geç

YKS Türk Dili ve Edebiyatı · Şiir Bilgisi · EDB-E02-L03

Aruz ölçüsü sezgisi

AYTher yıl mutlaka soru çıkan konu· 8 bölüm

1Kanca

Eray, Fuzuli'nin bir beytini parmaklarıyla saydı: birinci dize on altı hece, ikinci dize yine on altı. Kenara güvenle not düştü: «On altılı hece ölçüsü.» Yanındaki sırada oturan Gülsen iki yıldır darbuka çalıyordu. Beyti yüksek sesle okudu ve masaya vurarak eşlik etti: bir kısa vuruş, ardından üç uzun, sonra yine bir kısa ve üç uzun. «Benim hocam, aynı sayıda vuruşu olan iki ritmin bambaşka usuller olabileceğini söyler,» dedi. «Sen notaları saymışsın, ama hangisinin uzun çaldığına bakmamışsın.» Eray beyti bir kez daha okudu. «Beni» derken «ni» hecesinin ister istemez uzadığını fark etti; Türkçe konuşurken öyle söylemezdi. Saydığı on altı rakamı yanlış değildi. Yalnızca dizeyi bir arada tutan düzeni göstermiyordu.

2Hedefler

  • Bir sözcüğün hecelerini açık ya da kapalı, kısa ya da uzun diye ayırıp nokta ve çizgiyle işaretlersin.
  • Kalıbın (tefile) ne olduğunu açıklar, yaygın birkaç aruz kalıbını uzun–kısa düzeniyle tanırsın.
  • Aruz ölçüsünü hece ölçüsünden dayandığı ölçüt, birimi ve kullanıldığı gelenekler bakımından ayırt edersin.
  • Aruzun Türk şiirinde kullanıldığı dönemleri ve Türkçeye uyarken doğan güçlükleri örnekle açıklarsın.

3Konu anlatımı

Saymak yerine dinlemek

Önceki derste hecelerin sayısına ve duraklara dayanan hece ölçüsünü tanıdın: orada dizeyi bir arada tutan şey, her dizede aynı sayıda hecenin bulunmasıdır. Aruz ölçüsü başka bir soru sorar. Ona göre bir dizede kaç hece olduğundan önce, hangi hecenin kısa, hangisinin uzun söylendiği önemlidir. Aruz, hecelerin uzunluk ve kısalığının belli bir düzen içinde sıralanmasına dayanan ölçüdür.

Gülsen'in darbukası bu farkı iyi gösterir. Müzikte bir ölçünün içine aynı sayıda nota sığdırıp onları farklı sürelerle çaldığında başka bir ritim elde edersin. Aruzda da hecelerin sayısı eşit olabilir; şiiri kalıba bağlayan, uzun ve kısa hecelerin hangi sırayla dizildiğidir.

Bu ölçü Arap şiirinde doğdu, Fars şiirine geçti ve Türkler İslamiyet'i kabul ettikten sonra Fars şiiri aracılığıyla Türk şiirine girdi. O yüzden aruzun kurallarını Arapça ve Farsçanın ses yapısı biçimlendirmiştir; bu ayrıntı biraz sonra Türkçeyle yaşanan güçlüğü açıklayacak.

Açık hece, kapalı hece

Aruzu sezmenin ilk adımı her heceye tek bir soru sormaktır: bu hece neyle bitiyor?

  • Açık hece ünlüyle biter: «ka», «de», «su». Aruzda kısa sayılır ve nokta ( . ) ile gösterilir.
  • Kapalı hece ünsüzle biter: «lem», «bül», «yol». Aruzda uzun sayılır ve çizgi ( – ) ile gösterilir.

Birkaç sözcüğü bu kuralla bölelim. Her heceyi ayrı ayrı denetle:

SözcükHecelerİşaret
kalemka · lem. –
bülbülbül · bül– –
tarlatar · la– .
gecege · ce. .
bekledimbek · le · dim– . –
denizlerdende · niz · ler · den. – – –
akşamlarıak · şam · la · rı– – . .

Hecenin içinde kaç ses bulunduğu belirleyici değildir; belirleyici olan hecenin son sesidir. «Ka» ile «kal» arasındaki fark, ağızdan çıkan sesin bir ünsüze dayanıp dayanmamasıdır. Kapalı hecede ses bir ünsüzde durur ve kulak onu daha uzun duyar.

Uzun ünlülü heceler

Arapça ve Farsçadan gelen sözcüklerin bir kısmında uzun ünlü bulunur. Ders kitaplarında ve eski metinlerin yeni harflerle yazımında bu ünlüler çoğunlukla düzeltme işaretiyle gösterilir: â, î, û. Uzun ünlüyle biten hece açık olsa bile aruzda uzun sayılır.

  • «cânâ»: câ · nâ → – –
  • «sâkî»: sâ · kî → – –
  • «bâde»: bâ · de → – .
  • «dîde»: dî · de → – .

Kural böylece üç maddeye iner: ünlüyle biten hece kısa, ünsüzle biten hece uzun, uzun ünlüyle biten hece yine uzun. Uzun ünlüden sonra bir ünsüz daha gelirse ya da hece iki ünsüzle biterse («yâr», «dost» gibi) hece bir buçuk değer taşıyabilir; buna med denir. Med sayesinde tek heceli bir sözcük kalıpta iki yer tutabilir. Bu yüzden aynı kalıpla yazılmış iki dizenin görünen hece sayısı her zaman eşit çıkmaz.

Kalıp: tefile

Uzun ve kısa heceler rastgele dizilmez; şair önceden belirlenmiş bir kalıba uyar. Kalıp, tefile denen ölçü birimlerinden kurulur. Tefileler Arapçada «iş, eylem» anlamına gelen bir kökten türetilmiş özel sözcüklerdir ve ilginç bir özellikleri vardır: kendi heceleri, gösterdikleri düzeni taşır. «Fâilâtün» sözcüğünü bölersen fâ (uzun ünlü), i (açık), lâ (uzun ünlü), tün (kapalı) çıkar; yani – . – –.

Türk şiirinde sık görülen birkaç kalıp:

Kalıpİşaret
Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün. – – – / . – – – / . – – – / . – – –
Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün– . – – / – . – – / – . – – / – . –
Mef'ûlü Mefâîlü Mefâîlü Feûlün– – . / . – – . / . – – . / . – –
Feûlün Feûlün Feûlün Feûl. – – / . – – / . – – / . –

Bir şiirin bütün dizeleri aynı kalıpla yazılır. Bu derste amaç kalıp ezberlemek değil: bir sözcüğün ya da kısa bir öbeğin uzun–kısa düzenini çıkarabilmek ve onu bir kalıbın düzeniyle karşılaştırabilmek yeter.

Önce derse özel iki dize

Kalıbın nasıl işlediğini görmek için bu ders için yazılmış iki kısa dizeyle başlayalım. Hiçbir şaire ait değiller; yalnızca sezgiyi kurmak için buradalar.

Denizlerden esen rüzgâr
Uzaklardan gelen bir ses

Birinci dize de · niz · ler · den / e · sen · rüz · gâr diye bölünür: . – – – / . – – –. İkinci dize u · zak · lar · dan / ge · len · bir · ses diye bölünür ve aynı düzeni verir. Her dörtlü grup bir kısa ve üç uzun heceden oluşuyor; bu grup «Mefâîlün» tefilesidir. Burada hiçbir zorlama yoktur, çünkü kısa istenen yerlere açık heceler, uzun istenen yerlere kapalı heceler düşmüştür.

Şimdi aynı kalıba Türkçe sözcüklerle üçüncü bir dize kuralım: «Beni bekler o eski ev». Bölünce be · ni · bek · ler / o · es · ki · ev çıkar ve düzen . . – – / . – . – olur. Kalıp ikinci ve yedinci yerde uzun hece istiyor, oysa oraya «ni» ile «ki» gibi açık heceler düşmüş. Bu dizeyi kalıba uydurarak okuyan kişi o iki heceyi uzatmak zorunda kalır.

Bir Divan beytini kalıba yerleştirmek

Fuzuli 16. yüzyılda yaşamış bir Divan şairidir ve ünlü gazellerinden biri «Beni candan usandırdı» diye açılır. Gazelin ilk beyti de «Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün» kalıbıyla yazılmıştır. Beytin ikinci dizesini hecelerine ayırıp dörder dörder gruplayalım:

TefileHecelerHecenin durumuKalıp
1fe · lek · ler · yanaçık · kapalı · kapalı · kapalı. – – –
2dı · â · hım · danaçık · uzun ünlü · kapalı · kapalı. – – –
3mu · râ · dım · şemaçık · uzun ünlü · kapalı · kapalı. – – –
4'i · yan · maz · mıaçık · kapalı · kapalı · dize sonu. – – –

Son hecedeki «mı» açıktır, ama aruzda dize sonundaki hece uzun sayılır; bu yüzden kalıba uyar. Dizede bundan başka hiçbir zorlama görülmez: kalıbın kısa istediği her yere açık bir hece, uzun istediği her yere kapalı ya da uzun ünlülü bir hece gelmiştir.

Birinci dize «Beni» sözcüğüyle açılır ve tablo orada bozulur. İlk grup be · ni · can · dan biçimindedir; ikinci yer uzun hece ister, oysa «ni» açık bir hecedir. İkinci grup u · san · dır · dı biçimindedir; son yer uzun ister ve «dı» açıktır. Okuyan bu iki heceyi kalıp için uzatır. Eray'ın kulağına takılan uzama buydu; derse özel üçüncü dizede gördüğün durumun aynısı. Kalan iki grup (ce · fâ · dan · yâr ile u · san · maz · mı) kalıba sorunsuz oturur. Bazı kitaplar bu bölümü yâ · ru · san · maz diye, «yâr» sözcüğünün son ünsüzünü sonraki ünlüye bağlayarak böler; buna ulama denir. Uzun–kısa düzeni iki bölmede de aynı kalır.

Türkçe sözcükler kalıba girince

Fuzuli'nin birinci dizesinde de derse özel üçüncü dizede de uzatılan heceler Türkçe sözcüklere («beni», «usandırdı», «eski») aitti. Bu bir rastlantı değil. Arapça ve Farsçada uzun ünlü bir ses özelliğidir; Türkçe sözcüklerde ise uzun ünlü yok denecek kadar azdır. Aruz kalıbı uzun hece istediği hâlde şair o yere Türkçe bir açık hece koyarsa hece uzatılarak okunur. Kısa heceyi uzun okumaya imale denir. Tersi de olur: uzun bir heceyi kalıp gereği kısa okumaya zihaf denir. İki durum da ders kitaplarında aruz kusuru olarak geçer.

Bu güçlük Türk şairlerini iki yola itti. Bir yol, kalıbı Arapça ve Farsça sözcüklerle doldurmaktı; ders kitapları Divan şiirinde yabancı sözcüklerin yoğunlaşmasının nedenleri arasında bunu da sayar. Öteki yol, aruzu Türkçe söyleyişe ustaca uydurmaktı; Türk şiirinin aruz ustaları bu becerileriyle anılır.

Aruz Türk şiirinde nerede?

  • İlk ürünler: «Kutadgu Bilig» ders kitaplarında aruzla yazılmış ilk mesnevi olarak geçer; Yusuf Has Hacib bu uzun eseri «Feûlün Feûlün Feûlün Feûl» kalıbıyla yazmıştır. İslamiyet'in kabulünden sonraki ilk ürünlerden «Divan-ı Hikmet» ise hece ölçüsüyle söylenmiştir.
  • Divan şiiri: Aruz, Divan şiirinin temel ölçüsüdür. Gazelden kasideye, mesneviden rubaiye uzanan nazım şekillerini ilerideki derslerde tek tek göreceksin.
  • Tekke şiiri: Yunus Emre şiirlerinin çoğunu hece ölçüsüyle söylemiş, bir kısmını aruzla yazmıştır; yani aruzla hece aynı şairin elinde buluşabilir.
  • Tanzimat ve Servetifünun: Yeni konular ve yeni nazım denemeleri gelse de bu dönem şairlerinin şiirlerinin büyük bölümü aruzla yazıldı.
  • Millî Edebiyat ve sonrası: Hece ölçüsü bu dönemde öne çıktı. Yine de Mehmet Âkif Ersoy «Safahat»ta aruzu konuşma diline yaklaştırarak kullandı; Yahya Kemal Beyatlı da şiirlerinin büyük bölümünü aruzla yazdı.

Halk şiirinin koşma, mani, türkü gibi biçimleri ise hece ölçüsüne dayanır. Bu ayrım soru çözerken işine yarar: bir şiirin hangi gelenekten geldiğini bilmek, ölçüsünü tahmin etmeni kolaylaştırır; ama kesin karar her zaman hecelere bakılarak verilir.

Hece ile aruz: farklar tek tabloda

ÖlçütHece ölçüsüAruz ölçüsü
Dayandığı şeyDizelerdeki hece sayısının eşitliğiUzun ve kısa hecelerin sırası
Ölçü birimiHece; duraklarla oluşan hece gruplarıTefile; tefilelerden kurulan kalıp
KaynağıTürklerin kendi şiir geleneğiArap şiiri; Fars şiiri aracılığıyla
Başlıca kullanıldığı yerHalk şiiri, tekke şiirinin çoğu, Millî Edebiyat ve sonrasıDivan şiiri, Tanzimat ve Servetifünun şiirinin çoğu, bazı Millî Edebiyat şairleri
Türkçeyle ilişkisiTürkçenin ses yapısıyla doğal biçimde uyuşurUzun ünlü azlığı yüzünden imale ve zihaf gibi güçlükler doğurur

Tabloyu okurken bir noktayı akılda tut: aruzla yazılmış bir şiirde de hece sayıları çoğu zaman eşit çıkar, çünkü aynı kalıp her dizede aynı sayıda yer açar. Eşitlik iki ölçüde de görülebilir; ölçüyü belirleyen eşitliğin kendisi değil, aruzda uzun–kısa düzenidir.

Hece sayısını ve hecelerin boyunu gördükten sonra akla bir soru gelir: bir şair bu iki düzenden de vazgeçerse, dizeleri birbirine ne bağlar? Dizenin boyunu anlama ve söyleyişe göre ayarlayan bir şiirin ahengini nereden kurduğu sonraki adımın konusu; orada ölçüyü bırakmanın ritmi bırakmak anlamına gelip gelmediğini tartacağız.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Türkçe bir sözcüğü işaretlemek

Soru: «Bekledikçe» sözcüğünün hecelerinin aruzdaki işareti hangisidir?

  • A) . – . –
  • B) – – . .
  • C) – . – .
  • D) – . . –
  • E) . . – –

Çözüm: Sözcüğü hecelere ayır: bek · le · dik · çe. «Bek» ünsüzle bitiyor, kapalı ve uzun. «Le» ünlüyle bitiyor, açık ve kısa. «Dik» kapalı, uzun. «Çe» açık, kısa. Sıra – . – . olur. Cevap: C.

Örnek 2 — Uzun ünlüyü hesaba katmak

Soru: «Bâde» sözcüğünün işaretlenmesiyle ilgili doğru açıklama hangisidir?

  • A) – . ; ilk hece uzun ünlüyle bittiği için uzun, ikinci hece açık olduğu için kısadır.
  • B) . . ; iki hece de ünlüyle bittiği için kısadır.
  • C) . – ; ilk hece açık, ikinci hece kapalıdır.
  • D) – – ; sözcük Farsça olduğu için bütün heceleri uzundur.
  • E) . – ; sözcük sonundaki hece her zaman uzun sayılır.

Çözüm: İki hece de ünlüyle bitiyor, ama «bâ» uzun ünlü taşıyor ve bu yüzden uzun sayılıyor. «De» sıradan bir açık hece, kısa. B uzun ünlüyü görmüyor. D sözcüğün kökeninden genelleme yapıyor; Farsça bir sözcükte de kısa hece bulunur. E, dize sonuna ait kuralı tek başına duran bir sözcüğe taşıyor. Cevap: A.

Örnek 3 — İşaretten kalıba

Soru: Bir dizenin uzun–kısa düzeni «. – – – / . – – – / . – – – / . – – –» biçiminde çıkmıştır. Bu dize hangi kalıpla yazılmıştır?

  • A) Fâilâtün Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
  • B) Feûlün Feûlün Feûlün Feûl
  • C) Mef'ûlü Mefâîlü Mefâîlü Feûlün
  • D) Fâilâtün Fâilâtün Fâilün
  • E) Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün Mefâîlün

Çözüm: Tefileyi kendi hecelerinden çöz: me (açık) · fâ (uzun ünlü) · î (uzun ünlü) · lün (kapalı) → . – – –. Düzen dört kez tekrarlandığına göre kalıp dört Mefâîlün'den oluşur. Fâilâtün uzun bir heceyle başlar; Feûlün üç heceliktir. Cevap: E.

Örnek 4 — Ölçüyü hangi gözlem belirler?

Soru: Şairi bilinmeyen eski bir şiirin dizelerinin hepsinin on beşer heceden oluştuğunu gören bir öğrenci, ölçü hakkında karar vermek istiyor. En güvenilir adım hangisidir?

  • A) Hece sayıları eşit olduğu için şiiri hece ölçüsüyle yazılmış saymak
  • B) Hecelerin uzun–kısa sırasını çıkarıp dizelerde aynı düzenin tekrar edip etmediğine bakmak
  • C) Şiirde Arapça sözcük varsa aruz, yoksa hece demek
  • D) Dizelerin uyaklı olup olmadığını denetlemek
  • E) Şiirdeki toplam dize sayısını esas almak

Çözüm: Hece sayısının eşitliği iki ölçüde de görülebilir, bu yüzden tek başına karar verdirmez. Sözcüklerin kökeni ve uyak ölçüyü belirlemez. Aruzu hece ölçüsünden ayıran, uzun ve kısa hecelerin her dizede aynı sırayla dönmesidir; bunu görmek için heceleri işaretlemek gerekir. Cevap: B.

5Tuzaklar

  • «Aruz da hece sayar.» Eray'ın yanılgısı. Aruzla yazılmış dizelerde hece sayısı çoğu zaman eşittir, ama bu kalıbın bir sonucudur; ölçüyü kuran uzun–kısa sırasıdır. Med yüzünden sayılar eşit çıkmayabilir de.
  • Harf saymak. Hecenin uzunluğu içindeki harf sayısına göre belirlenmez; son sesine bakılır. «Ka» ile «kal» arasındaki fark bir harf değil, hecenin ünsüzle bitmesidir.
  • Uzun ünlüyü atlamak. «Cânâ» gibi bir sözcükte iki hece de açıktır ama ikisi de uzundur. Düzeltme işaretini görmezden gelen öğrenci yanlış işaretler.
  • İmale ile zihafı karıştırmak. İmale kısa heceyi uzatmak, zihaf uzun heceyi kısaltmaktır. Türkçe sözcüklerde en sık görülen sorun imaledir, çünkü Türkçede açık hece bol, uzun ünlü azdır.
  • Aruzu yalnız Divan şiirine bağlamak. Aruz Tanzimat ve Servetifünun şiirinde de sürdü, Millî Edebiyat döneminde Mehmet Âkif ve Yahya Kemal tarafından kullanıldı; Yunus Emre'nin aruzla yazdığı şiirler de vardır.

6Tekrar kartı

  • Aruz: hecelerin uzunluk–kısalığının belli bir sırayla dizilmesine dayanan ölçü; Arap şiirinden Fars şiiri yoluyla Türk şiirine geçti.
  • Açık hece (ünlüyle biter) kısa: nokta. Kapalı hece (ünsüzle biter) uzun: çizgi.
  • Uzun ünlüyle (â, î, û) biten açık hece uzun sayılır; dize sonundaki hece de uzun sayılır.
  • Tefile: kalıbın birimi; adı kendi düzenini taşır (Fâilâtün = – . – –, Mefâîlün = . – – –, Feûlün = . – –).
  • İmale: kısa heceyi uzun okumak. Zihaf: uzun heceyi kısa okumak. Ulama: sözcük sonundaki ünsüzü sonraki ünlüye bağlamak.
  • Aruz nerede: Kutadgu Bilig, Divan şiiri, Tanzimat ve Servetifünun şiirinin çoğu, Mehmet Âkif, Yahya Kemal.
  • Ölçüyü belirlemek için hecelerin sayısına değil, uzun–kısa sırasına bak.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Aruz ölçüsü şiirde hangi düzene dayanır?

    1. A)Her dizede eşit sayıda hece bulunmasına
    2. B)Hecelerin uzunluk ve kısalığının belirli bir sırayla dizilmesine
    3. C)Dize sonlarındaki ses benzerliğine
    4. D)Dizenin duraklarla eşit gruplara bölünmesine
    5. E)Sözcüklerin anlamca birbirini çağırmasına
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Aruz uzun ve kısa hecelerin önceden belirlenmiş bir kalıba göre sıralanmasıyla kurulur; hece sayısı ve durak hece ölçüsünün ölçütleridir.

  2. Soru 2 · Kolay

    «Kalem» sözcüğünün iki hecesi aruzda nasıl işaretlenir?

    1. A)– –
    2. B). .
    3. C)– .
    4. D). –
    5. E)– . –
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. «Ka» ünlüyle biten açık hece olduğu için kısa, «lem» ünsüzle biten kapalı hece olduğu için uzundur.

  3. Soru 3 · Kolay

    Uzun ünlü taşımayan ve ünlüyle biten bir hece aruzda nasıl değerlendirilir?

    1. A)Kısa sayılır ve nokta ile gösterilir
    2. B)Uzun sayılır ve çizgi ile gösterilir
    3. C)Bir buçuk hece değeri taşır
    4. D)Kalıp dışında bırakılır
    5. E)Yalnız Arapça sözcüklerde sayılır
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Ünlüyle biten hece açık hecedir ve uzun ünlü taşımıyorsa aruzda kısa hece olarak noktayla işaretlenir.

  4. Soru 4 · Kolay

    Aruz ölçüsünün Türk şiirine geçiş yolu hangisidir?

    1. A)Halk şiirinden tekke şiirine aktarılmıştır
    2. B)Çin şiirinden İpek Yolu üzerinden alınmıştır
    3. C)Doğrudan eski Yunan şiirinden çevrilmiştir
    4. D)Tanzimat döneminde Fransız şiirinden alınmıştır
    5. E)Arap şiirinde doğmuş, Fars şiiri aracılığıyla Türk şiirine girmiştir
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Aruz Arap şiirinin ölçüsüdür; Fars şiirine geçtikten sonra İslamiyet'in kabulüyle Türk şairlerince benimsenmiştir.

  5. Soru 5 · Orta

    «Yollarda» sözcüğünün uzun–kısa düzeni hangisidir?

    1. A). – .
    2. B)– . –
    3. C)– – .
    4. D)– – –
    5. E). . –
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Heceler yol · lar · da biçimindedir; ilk ikisi ünsüzle bittiği için uzun, sondaki «da» ünlüyle bittiği için kısadır.

  6. Soru 6 · Orta

    Hangi sözcüğün bütün heceleri aruzda uzun sayılır?

    1. A)cânâ
    2. B)gece
    3. C)dağlara
    4. D)uzak
    5. E)kardeşim
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. «Cânâ» sözcüğünün iki hecesi de uzun ünlüyle bitmektedir; öteki sözcüklerin hepsinde en az bir kısa açık hece bulunur.

  7. Soru 7 · Orta

    Aruz ve hece ölçüsünü karşılaştıran isabetli yargı hangisidir?

    1. A)İki ölçü de hecelerin uzunluğunu esas alır
    2. B)Hece ölçüsü Arap şiirinden alınmış, aruz Türklerin kendi ölçüsüdür
    3. C)Aruzda dizeler duraklarla eşit hece gruplarına bölünür
    4. D)Halk şiirinin koşmaları aruzla, Divan gazelleri heceyle yazılmıştır
    5. E)Hece ölçüsünü sayı ve durak, aruzu ise uzun ve kısa hecelerin sırası belirler
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Hece ölçüsü sayıya ve duraklara, aruz ise uzun ve kısa hecelerin sırasına dayanır; öteki seçenekler kaynakları ve gelenekleri yer değiştirmiştir.

  8. Soru 8 · Orta

    «Fâilâtün», «Mefâîlün» gibi sözcüklerin aruzdaki işlevi nedir?

    1. A)Divan şiirinde kullanılan nazım şekillerinin adlarıdır
    2. B)Kalıbı oluşturan ve uzun–kısa düzenini kendi heceleriyle gösteren ölçü birimleridir
    3. C)Beyitlerin sonunda tekrarlanan redif sözcükleridir
    4. D)Şiirin konusunu bildiren başlıklardır
    5. E)Hece ölçüsündeki durakların adlarıdır
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Bunlar tefile denen ölçü birimleridir; kalıp tefilelerin art arda dizilmesiyle kurulur ve her tefile kendi düzenini taşır.

  9. Soru 9 · Orta

    Kalıp bir yerde uzun hece isterken o yere Türkçe bir sözcüğün açık hecesi düşerse ve hece uzatılarak okunursa buna ne ad verilir?

    1. A)Zihaf
    2. B)Ulama
    3. C)Med
    4. D)İmale
    5. E)Durak
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Kısa heceyi kalıp gereği uzun okumak imaledir; zihaf bunun tersidir, ulama ise sözcükleri ses bakımından bağlamaktır.

  10. Soru 10 · Orta

    Aşağıdaki eserlerden hangisi aruz ölçüsüyle yazılmıştır?

    1. A)Divan-ı Hikmet
    2. B)Dede Korkut Hikâyeleri
    3. C)Kutadgu Bilig
    4. D)bir halk koşması
    5. E)bir mani
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Kutadgu Bilig ders kitaplarında aruzla yazılmış ilk mesnevi olarak geçer; Divan-ı Hikmet, koşma ve mani hece ölçüsüne dayanır.

  11. Soru 11 · Orta

    «Fâilâtün» tefilesinin uzun–kısa düzeni hangisidir?

    1. A)– . – –
    2. B). – – –
    3. C)– – . –
    4. D). . – –
    5. E)– . –
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Fâ ve lâ uzun ünlü taşıdığı için, tün ünsüzle bittiği için uzundur; arada kalan «i» açık ve kısa bir hecedir.

  12. Soru 12 · Zor

    Emirhan, Fuzuli'nin bir beytinde iki dizenin de on altı heceden oluştuğunu görüp şiirin on altılı hece ölçüsüyle yazıldığına karar veriyor. Emirhan'ın akıl yürütmesindeki asıl eksik hangisidir?

    1. A)Divan şairleri hiçbir zaman on altı heceli dize yazmamıştır
    2. B)Hece ölçüsünde dize on altı heceden uzun olmalıdır
    3. C)Hece sayısı yalnız halk şiirinde sayılabilir
    4. D)Beytin konusu dinî olduğu için ölçüsü hece olamaz
    5. E)Aynı aruz kalıbı her dizede aynı sayıda yer açtığı için eşit hece sayısı aruzda da görülür; ölçüyü belirlemek için uzun–kısa sırasına bakmak gerekir
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Eşitlik iki ölçüde de ortaya çıkabildiği için tek başına kanıt değildir; aruzu ayırt ettiren, hecelerin her dizede aynı uzun–kısa sırasıyla dönmesidir.

  13. Soru 13 · Zor

    Türk şairlerinin aruzu kullanırken Türkçe sözcüklerde sık sık zorlanmasının temel nedeni hangisidir?

    1. A)Türkçe sözcüklerin çok heceli olması
    2. B)Türkçe sözcüklerde uzun ünlünün yok denecek kadar az bulunması
    3. C)Türkçede kapalı hece bulunmaması
    4. D)Türkçenin ekleri sözcüğün başına alması
    5. E)Türkçede vurgunun hiçbir zaman değişmemesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Aruz uzun ve kısa ünlülü dillerin ses yapısına göre biçimlenmiştir; uzun ünlüsü az olan Türkçede açık heceler kalıp gereği uzatılmak zorunda kalınır.

  14. Soru 14 · Zor

    Bir dizenin başında yer alan hangi sözcük «Mefâîlün» tefilesinin düzenine (. – – –) uyar?

    1. A)akşamları
    2. B)kelebekler
    3. C)yollarımız
    4. D)denizlerden
    5. E)gelecekte
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. De · niz · ler · den heceleri açık, kapalı, kapalı, kapalı sırasıyla dizilir; ötekilerin düzenleri – – . . ile . . – – ve – . . – ile . . – . biçimindedir.

  15. Soru 15 · Zor

    Aruzun Türk edebiyatındaki yeri hakkında doğru olan yargı hangisidir?

    1. A)Aruz yalnız Divan şiirinde kullanılmış, Tanzimat'la birlikte bütünüyle terk edilmiştir
    2. B)Halk şiirinin koşma ve manileri aruzla söylenmiştir
    3. C)Divan şiirinin temel ölçüsü olan aruz Tanzimat ve Servetifünun şiirinde sürmüş, Millî Edebiyat döneminde Mehmet Âkif gibi şairlerce de kullanılmıştır
    4. D)Kutadgu Bilig hece ölçüsüyle yazıldığı için aruz Türk şiirine 19. yüzyılda girmiştir
    5. E)Servetifünun şairleri aruzu bırakıp yalnız hece ölçüsüyle yazmıştır
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Aruz Divan şiirinden sonra da sürdü; Tanzimat ve Servetifünun şiirinin çoğu aruzladır ve Mehmet Âkif Safahat'ta aruzu kullanmıştır.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Serbest ölçü» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Hangi tefilenin uzun–kısa düzeni «. – –» biçimindedir?

    1. A)Fâilün
    2. B)Mefâîlün
    3. C)Fâilâtün
    4. D)Mef'ûlü
    5. E)Feûlün
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Feûlün sözcüğünde fe açık ve kısa, û uzun ünlülü, lün kapalıdır; bu da bir kısa ve iki uzun hece eder.

  2. Soru 2 · Orta

    Erkan, «dîde» sözcüğünü işaretliyor. Doğru işaret ve gerekçe hangisidir?

    1. A)– . ; ilk hece uzun ünlüyle bittiği için uzun, ikinci hece açık olduğu için kısa
    2. B). . ; iki hece de ünlüyle bittiği için kısa
    3. C). – ; son hece her zaman uzun sayıldığı için
    4. D)– – ; Farsça sözcüklerin bütün heceleri uzun olduğu için
    5. E). – ; ilk hece açık, ikinci hece kapalı olduğu için
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. «Dî» uzun ünlü taşıdığından açık olsa da uzundur; «de» sıradan bir açık hece olarak kısa sayılır.

  3. Soru 3 · Zor

    Fuzuli'nin «Beni candan» diye açılan gazelinde ilk beytin ikinci dizesi «Felekler» sözcüğüyle açılır ve dörder heceyle fe · lek · ler · yan / dı · â · hım · dan / mu · râ · dım · şem / 'i · yan · maz · mı diye bölünür. Bu bölmeyle ilgili hangi yargı doğrulanır?

    1. A)İlk hece «fe» kalıp gereği uzatılarak okunmalıdır
    2. B)Dize on beş hecelidir, bu yüzden bir hece eksiktir
    3. C)Kısa istenen yerlere açık heceler, uzun istenen yerlere kapalı ya da uzun ünlülü heceler düşer; sondaki açık «mı» dize sonu olduğu için uzun sayılır
    4. D)«Âhımdan» sözcüğündeki «â» kalıp gereği kısa okunur
    5. E)Dize Fâilâtün kalıbına uyar
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Fe lek ler yan, dı â hım dan, mu râ dım şem, 'i yan maz mı bölümlerinin her biri kısa ve üç uzun hece verir; kısa ünlülü bir açık hecenin uzun sayıldığı tek yer dize sonudur.

  4. Soru 4 · Zor

    Fahri, derse özel yazılmış ve ikisi de on bir heceli iki dizenin aynı aruz kalıbıyla yazılıp yazılmadığını anlamak istiyor. Bu kararı hangi gözlem verir?

    1. A)İki dizede de aynı sayıda sözcük bulunması
    2. B)Hecelerin uzun–kısa sırasının iki dizede örtüşmesi
    3. C)Dizelerin aynı sesle bitmesi
    4. D)İki dizenin de bir duraktan sonra ikiye ayrılması
    5. E)Dizelerde Farsça sözcük bulunması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Hece sayıları zaten eşittir ve aruzu belirlemez; aynı kalıp ancak uzun ve kısa hecelerin iki dizede aynı sırayla dizilmesiyle gösterilir.

  5. Soru 5 · Zor

    Güray, «Fâilâtün» tefilesinin düzenine (– . – –) uyan bir sözcüğü dizenin başına yerleştirmek istiyor. Hangisini seçmelidir?

    1. A)kelebekler
    2. B)denizlerden
    3. C)akşamları
    4. D)gözlerimden
    5. E)gelecekte
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Göz · le · rim · den heceleri kapalı, açık, kapalı, kapalı diye sıralanır; öteki sözcüklerin hiçbiri uzun–kısa–uzun–uzun düzenini vermez.

E02 — Şiir Bilgisi

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.