İçeriğe geç

YKS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · Din ve Hayat · DİN-D06-L03

Din ve çevre

TYT· 8 bölüm

1Kanca

Ekim sonu, Bolu'nun bir dağ köyü. Doruk dedesiyle birlikte köy meydanındaki çeşmeye bidon doldurmaya gidiyor. Çeşmenin taşına yıllar önce bir ayet meali kazınmış: «Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık.» Oluktan akan su ince bir sızıntıya dönmüş. Dedesi yukarıdaki yamacı gösteriyor; birkaç yıl önce orada taş ocağı açılmış, ağaçlar kesilmiş. «Bu çeşme benim gençliğimde yazın bile gürül gürül akardı» diyor, sonra ekliyor: «Dağı da suyu da Allah bize verdi, doğru. Ama verdi diye bizim mi oldu?» Doruk taşa yazılmış cümleyle dedesinin sorusu arasında bir bağ sezinliyor, adını koyamıyor. Bu derste o bağın kavramlarını kuracaksın: ölçü, işaret, hizmete verilme ve emanet. Sınavda bunlar çoğu zaman kısa bir ayet mealiyle sorulur ve senden metnin hangi kavrama dayandığını söylemen beklenir.

2Hedefler

  • Evrenin yaratılmış, amaçlı ve ölçülü bir düzen olarak anlatıldığı ayetleri tanır, bu ayetlerdeki ana kavramı adlandırırsın.
  • Kur'an ayeti ile tabiattaki ayet (kevnî ayet) arasındaki farkı açıklarsın.
  • Teshir, mizan, halifelik ve emanet kavramlarını birbirinden ayırır, verilen bir metinle eşleştirirsin.
  • Tabiattan yararlanma izni ile ona karşı sorumluluk arasındaki dengeyi çevre sorunlarına uygularsın.

3Konu anlatımı

Rastgele değil, amaçlı bir evren

İslam'ın tabiata bakışı bir inanç cümlesiyle başlar: evren kendiliğinden var olmamıştır, Allah tarafından yaratılmıştır. Bu cümlenin çevreyle ilgisi ilk bakışta görünmez; oysa her şey buna bağlıdır. Yaratılmış bir varlık, onu yaratanın elinde bir amaç taşır. Enbiyâ suresinin 16. ayetinde göğün, yerin ve ikisi arasındakilerin oyun olsun diye yaratılmadığı bildirilir. Mülk suresinin 3. ayetinde ise okura bir sınama önerilir: Rahmân'ın yaratmasında bir uyumsuzluk göremezsin; gözünü bir daha çevir, bir çatlak, bir kopukluk görebiliyor musun?

Bu iki metinden ders kitaplarının çıkardığı sonuç şudur: tabiat başıboş bir yığın değil, içinde düzen ve amaç bulunan bir bütündür. Mevsimlerin dönmesi, gecenin gündüzü izlemesi, yağmurun toprağı diriltmesi bu düzenin gündelik yüzüdür. Kader ünitesinde evrendeki fiziki ve biyolojik yasaları ayrıca göreceksin; burada önemli olan, düzenin bir anlam taşıdığı ve insandan bağımsız bir değere sahip olduğudur.

«Ayet» kelimesinin iki kullanımı

Arapçada ayet kelimesinin sözlük anlamı işaret, belirti, delildir. Kur'an'ın cümlelerine ayet denmesi bu yüzdendir: her biri Allah'ı ve O'nun iradesini gösteren bir işarettir. Ama Kur'an aynı kelimeyi tabiattaki varlıklar için de kullanır. Bakara suresinin 164. ayetinde göklerin ve yerin yaratılışı, gecenin ve gündüzün sırayla birbirini izlemesi, denizde yüzen gemiler, gökten indirilip ölü toprağı dirilten yağmur, rüzgârların yön değiştirmesi ve gökle yer arasında boyun eğdirilmiş bulutlar sayılır; liste, bütün bunların akıl yürüten bir kavim için birer işaret olduğu bildirilerek kapanır.

İslam düşüncesinde bu iki kullanım iki terimle ayrılır. Kur'an'daki ayetlere vahiy yoluyla indirildikleri için tenzîlî ya da sözlü oldukları için kavlî ayet; tabiattaki varlıklara ve olaylara ise yaratılışa ait oldukları için kevnî ayet (tekvînî ayet) denir. Kimi İslam düşünürleri bu ayrımı iki kitap benzetmesiyle anlatır: biri okunan Kur'an, öteki gözle seyredilen kâinat. Benzetmenin amacı tabiatı kutsal metnin yerine koymak değil, ikisinin de aynı kaynağa işaret ettiğini vurgulamaktır.

Fussilet suresinin 53. ayetinde Allah'ın, ayetlerini insanlara hem dış dünyanın ufuklarında hem de kendi benliklerinde göstereceği bildirilir. Kevnî ayet bu yüzden yalnız dağ ve yıldız değildir; insan bedeni, nefes alıp vermesi, bir yarasının kendiliğinden kapanması da bu kapsama girer.

Bu bakışın karşılığı tefekkürdür: varlıklar üzerinde derin derin düşünüp onlardan bir anlam çıkarmak. Âl-i İmrân suresinin 190 ve 191. ayetlerinde göklerin ve yerin yaratılışında akıl sahipleri için ayetler bulunduğu, bu kişilerin ayakta, otururken ve yan yatarken Allah'ı andıkları ve yaratılış üzerine düşündükleri anlatılır. Düşüncenin vardığı cümle de ayette yer alır: «Rabbimiz, sen bunu boş yere yaratmadın.»

Bir uyarı: Bazı yayınlarda ayetler, sonradan bulunan bilimsel bilgilerin önceden haber verilmesi diye okunur. Bu yorum İslam âlimleri arasında tartışmalıdır ve ders kitapları ayetlerin asıl amacının insanı düşünmeye çağırmak olduğunu öne çıkarır. Sınavda bir ayeti belirli bir bilimsel buluşun kesin kanıtı diye sunan seçenek, metinde yazmayanı eklemiş olur.

Ölçü ve denge: kader ile mizan

Doruk'un çeşmesindeki meal Kamer suresinin 49. ayetidir: Allah her şeyi bir ölçüye (kader) göre yaratmıştır. Aynı düşünce başka ayetlerde de geçer. Furkân suresinin 2. ayetine göre Allah her şeyi yaratmış ve ona bir ölçü biçmiştir. Hicr suresinin 19. ayetinde yeryüzünde her şeyin tartılı, ölçülü olarak bitirildiği bildirilir. Bu metinlerde «kader» kelimesi ilk anlamıyla, yani miktar ve ölçü olarak kullanılır.

Rahmân suresinin 7, 8 ve 9. ayetleri bu ölçüyü bir adla anar: mizan. Önce göğün yükseltildiği ve mizanın konduğu bildirilir; ardından insana iki istek yöneltilir: mizanda taşkınlık etmemek ve tartıyı adaletle tutup eksik tartmamak. Ayetlerin sırası dikkat çekicidir. Gökteki dengeden söz eden cümle ile çarşıdaki terazi hakkındaki cümle art arda gelir. Ders kitapları bu sıralamayı şöyle yorumlar: kâinattaki denge ile insanlar arasındaki adalet aynı kavramın iki yüzüdür. Doğadaki dengeyi bozmak da ölçüyü kaçırmaktır, alışverişte eksik tartmak da.

Mizanın çevre açısından anlamı, tabiattaki her varlığın bir yeri ve bir payı olmasıdır. Ormanın, derenin, toprağın ve canlıların birbirine bağlı işleyişi bu ölçünün parçasıdır. Bir dağın ağaçları kesildiğinde yağmur suyu toprağa sızmaz, yüzeyden akar gider; çeşmenin kuruması böyle bir dengenin bozulmasıdır. Bu bağı ayet kurmaz; ayet ölçüyü bildirir, ölçünün nasıl bozulduğunu gözlem gösterir.

Teshir: hizmete verilmek, sahip olmak değil

Kur'an tabiatın insanın yararına sunulduğunu da açıkça söyler. Câsiye suresinin 13. ayetinde göklerde ve yerde ne varsa Allah'ın hepsini kendi katından insanın hizmetine verdiği bildirilir. Lokmân suresinin 20. ayeti aynı bilgiyi verir ve Allah'ın açık ve gizli nimetlerini insana bol bol verdiğini ekler. Bu hizmete verilmeye teshir, hizmete verilmiş olana da müsahhar denir.

Teshir, insanın tabiattan yararlanmasının meşru olduğunu gösterir: tarla sürmek, ağaçtan ev yapmak, sudan enerji elde etmek bu iznin içindedir. Ancak teshir bir mülkiyet devri değildir. Bakara suresinin 284. ayetinde göklerde ve yerde ne varsa Allah'a ait olduğu bildirilir. İnsana verilen, kullanma iznidir; asıl sahiplik yaratana aittir. Doruk'un dedesinin sorusu tam bu ayrımı yakalar: «verilmiş» olmak, «sahip olmak» anlamına gelmez.

Halifelik ve emanet

İnsanın tabiattaki yeri en açık biçimde Bakara suresinin 30. ayetinde anlatılır. Allah meleklere yeryüzünde bir halife yaratacağını bildirir. Melekler şaşırarak sorar: orada bozgunculuk çıkaracak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Allah'ın cevabı kısadır: «Ben sizin bilmediklerinizi bilirim.» Ayet iki şeyi birlikte söyler: insana yeryüzünde özel bir görev verilmiştir ve bu varlığın düzeni bozma ihtimali de baştan bilinmektedir.

Halife kelimesi Arapçada birinin yerine geçen, ardından gelen, onu temsil eden anlamlarını taşır. Ders kitapları insanın halifeliğini, yeryüzünü Allah'ın koyduğu ölçüye göre yönetme ve koruma sorumluluğu olarak açıklar. En'âm suresinin 165. ayetinde de insanları yeryüzünün halifeleri kılanın Allah olduğu bildirilir. Hûd suresinin 61. ayetine göre Allah insanı topraktan yaratmış ve orayı imar etmesini istemiştir; imar, bir yeri işleyip yaşanır hâle getirmektir, tüketip boşaltmak değil.

Halifelik bir sınavla da birlikte anılır. Müslim'in kaydettiği bir hadiste Hz. Peygamber dünyanın tatlı ve yeşil olduğunu, Allah'ın insanları orada halife kılacağını ve nasıl davranacaklarına bakacağını bildirir. Hadisteki «yeşil» sözü dünyanın çekiciliğini, «bakacak» sözü ise hesap verilecek olmayı anlatır.

Bu sorumluluğun bir adı daha vardır: emanet. Ahzâb suresinin 72. ayetinde emanetin göklere, yere ve dağlara sunulduğu, onların bunu yüklenmekten kaçındığı, insanın ise yüklendiği bildirilir. Tefsirlerde bu emanet farklı biçimlerde açıklanır; ders kitaplarında öne çıkan yorum, insanın akıl ve irade sahibi olarak yüklendiği sorumluluktur. Tabiat da bu emanetin kapsamındadır: korunup bir sonraki kuşağa sağlam teslim edilmesi beklenen bir varlık.

Yararlanma ile sorumluluk arasında

Bu kavramlar bir araya geldiğinde iki uçtan da uzak duran bir tutum ortaya çıkar. Bir uçta tabiatı kutsallaştırmak, güneşe, aya, ağaca tapınmak vardır. Fussilet suresinin 37. ayetinde güneşe de aya da secde edilmemesi, onları yaratana secde edilmesi istenir; tevhit inancında tabiat yaratılmıştır, tapınılacak bir varlık değildir. Öteki uçta tabiatı yalnız tüketilecek bir ham madde saymak vardır; bu bakış ölçüyü, emaneti ve hesap verilecek olmayı görmezden gelir.

Teshir yararlanmayı, mizan ölçüyü, halifelik ve emanet sorumluluğu anlatır. Soru bir metnin hangi kavrama dayandığını soruyorsa bu dört kelimeden hangisinin vurgulandığına bak: «hizmetinize verdi» teshire, «ölçüyle yarattık» kader ve mizana, «halife kıldık» halifeliğe, «yüklendi» emanete götürür.

Çevre sorunlarına bu açıdan bakmak

Hava ve su kirliliği, ormanların yok olması, türlerin azalması, iklimdeki bozulma bugünün çevre sorunlarıdır. Din bu sorunlara teknik bir çözüm önermez; onları bir anlam çerçevesine yerleştirir. Ders kitaplarında çevre sorunları genellikle Allah'ın koyduğu dengenin insan eliyle bozulması ve emanetin gözetilmemesi olarak yorumlanır. Bu yorum sorumluluğu hem bireye hem topluma yükler: tek bir insanın tüketimi kadar bir şirketin atığı, bir şehrin planı, bir ülkenin enerji politikası da bu çerçevenin içindedir. Su ve enerji tasarrufu, canlılara merhamet, ortak alanın temizliği gibi davranışlar «Çevre ahlakı» dersinde ayrıntılı işlendi. Bu dersin sorusu bir adım geridedir: o davranışlar neden önemsenir? Cevap, tabiatın sahipsiz bir malzeme değil, ölçüyle kurulmuş ve insana emanet edilmiş bir düzen olarak görülmesidir.

Kavram kartı

TerimNe anlatırDayandığı metinSoru kökünde seni ona götüren söz
Kevnî ayetTabiattaki varlık ve olayların Allah'a işaret etmesiBakara 2/164; Fussilet 41/53«yağmur», «gece ile gündüz», «akıl edenler için ayetler»
Tenzîlî (kavlî) ayetVahiyle indirilen Kur'an cümlesiKur'an'ın kendisi«indirilen», «okunan», «sure»
TefekkürVarlıkları inceleyip onlardan anlam çıkarmakÂl-i İmrân suresi, 191. ayet«düşünürler», «boş yere yaratmadın»
Kader (ölçü)Her varlığın biçilmiş bir miktarı olmasıKamer 54/49; Furkân 25/2«ölçüye göre», «takdir etti»
MizanKâinattaki denge ve insandan istenen adaletRahmân 55/7–9«terazi», «taşkınlık», «eksik tartmayın»
TeshirTabiatın insanın yararına sunulmasıCâsiye 45/13; Lokmân 31/20«hizmetinize verdi», «boyun eğdirdi»
Halifelikİnsanın yeryüzünü koruma ve imar göreviBakara 2/30; En'âm 6/165«halife kılacağım», «imar»
EmanetAkıl ve iradeyle yüklenilen sorumlulukAhzâb 33/72«yüklenmekten kaçındılar», «insan yüklendi»

Metin çözümü

Metin: «Göklerde ve yerde ne varsa hepsini kendi katından sizin hizmetinize verdi. Düşünen bir kavim için bunda nice ayetler vardır.» (Câsiye 45/13, anlamca)

  • Adım 1 — Fiili bul. Ayetin merkezindeki iş «hizmetinize verdi» sözüdür. Bu ifade teshir kavramının ta kendisidir; tabiattan yararlanmanın meşru olduğunu gösterir.
  • Adım 2 — Kaynağı gör. «Kendi katından» sözü verilenin insandan değil Allah'tan geldiğini belirtir. Verilen bir şey, verenin koyduğu sınırla birlikte gelir; teshir mülkiyet devri değildir.
  • Adım 3 — İkinci cümleyi atlama. Ayet yararlanmayla bitmez, düşünmeye çağırır: hizmete verilen varlıklar aynı zamanda birer işarettir. Burada «ayet» kelimesi kevnî ayet anlamında kullanılır.
  • Adım 4 — Seçeneği eleyerek bağla. Soru «ayetin vurguladığı kavram» diyorsa cevap teshirdir; «ayetten çıkarılabilecek sonuç» diyorsa tabiatın hem yararlanılacak hem üzerinde düşünülecek bir varlık olduğudur. «İnsan tabiatın sahibidir» seçeneği metinde yoktur.

Rahmân suresindeki terazi, göğe konan dengeden çarşıdaki tartıya inerken bize bir ipucu bırakıyor: ölçü yalnız tabiatta değil, insanların birbirine verdiği payda da aranır. Sıradaki ders bu ikinci alana geçiyor: dinin toplumdaki adaleti nasıl tarif ettiğine, güçsüzün ve yoksulun hakkının nasıl gözetildiğine ve sosyal adaletin hangi kavramlarla anlatıldığına bakacağız.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Ayetin hangi anlamı?

Soru: «Gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, gökten indirilip ölü toprağı dirilten yağmurda aklını kullananlar için ayetler vardır.» Cümlede geçen «ayetler» sözüyle kastedilen nedir?

  • A) Kur'an'ın bir suresini oluşturan cümle
  • B) Bir peygambere verilen olağanüstü olay
  • C) Tabiattaki varlık ve olayların yaratıcıya işaret etmesi
  • D) Namazda okunan dua
  • E) Bir hadisin ravi zinciri

Çözüm: Cümlede ayet diye anılan şeyler gece, gündüz ve yağmurdur; bunlar yazılı bir metin değil, tabiattaki olaylardır. Kelimenin sözlük anlamı olan «işaret» burada yaratılış için kullanılmıştır; buna kevnî ayet denir. A şıkkı kelimenin öteki kullanımını, yani tenzîlî ayeti tarif eder ve metne uymaz. Cevap: C.

Örnek 2 — Teshir ile mülkiyeti ayırmak

Soru: Bir öğrenci, Câsiye suresinin 13. ayetine dayanarak «Tabiat insana verildiğine göre insan onu dilediği gibi kullanabilir» diyor. Bu yargıyı düzeltmek için en uygun bilgi hangisidir?

  • A) Teshir, tabiattan yararlanma iznidir; göklerde ve yerde olanların asıl sahibi Allah'tır ve insan bu kullanımdan sorumludur.
  • B) Ayet yalnız göklerdeki varlıkları kapsar, yeryüzünü kapsamaz.
  • C) Tabiattan yararlanmak dinen yasaklanmıştır.
  • D) Teshir yalnız peygamberlere tanınmış bir ayrıcalıktır.
  • E) Ayet hayvanların insana hizmet etmediğini bildirir.

Çözüm: Öğrencinin hatası «verilmiş» olanı «sahip olunmuş» saymasıdır. Bakara 2/284'e göre göklerde ve yerde olan her şey Allah'a aittir; teshir kullanma izni verir, mülkiyet devretmez. Halifelik ve emanet kavramları bu kullanımın hesabının sorulacağını da ekler. C şıkkı öteki uca düşer: teshir yararlanmayı meşru kılar. Cevap: A.

Örnek 3 — Mizanın iki yüzü

Soru: Rahmân suresi önce göğün yükseltildiğini ve mizanın konduğunu haber verir; hemen ardından tartıyı adaletle tutmak ve eksik tartmamak istenir. Ayetlerin bu sıralanışından en çok hangi sonuç çıkarılabilir?

  • A) Terazi yalnız ticarette kullanıldığı için ayetler ekonomiyle sınırlıdır.
  • B) Göğün yüksekliği teraziyle ölçülebilir.
  • C) Mizan kavramı yalnız ahiretteki hesapla ilgilidir.
  • D) Tabiattaki denge önemsizdir, asıl olan alışverişte dürüstlüktür.
  • E) Kâinattaki denge ile insan ilişkilerindeki adalet aynı ölçü kavramına bağlanmıştır.

Çözüm: Ayetler gökteki dengeden çarşıdaki tartıya kesintisiz geçer. Bu geçiş, ölçünün hem kâinatın hem de insan davranışının ilkesi olduğunu gösterir. A ve D iki yüzden birini atar; C ise kelimenin ahiretteki kullanımıyla bu bağlamı karıştırır. Cevap: E.

Örnek 4 — Meleklerin sorusu

Soru: Bakara suresinin 30. ayetinde Allah yeryüzünde bir halife yaratacağını bildirince melekler, orada bozgunculuk çıkaracak ve kan dökecek birini mi yaratacağını sorar. Ayetle çevre konusu arasındaki ilişkiyi en iyi anlatan yargı hangisidir?

  • A) Ayet meleklerin yeryüzünü yönettiğini bildirir.
  • B) Ayet insana yeryüzünde görev verildiğini, aynı zamanda onun düzeni bozabilecek bir varlık olduğunu da gösterir.
  • C) Ayet insanın tabiattan hiç yararlanmamasını ister.
  • D) Ayet yalnız savaşların yasaklanmasıyla ilgilidir.
  • E) Ayet hayvanların da halife olduğunu bildirir.

Çözüm: Ayetin iki katmanı vardır: insan halife kılınır, yani yeryüzünde sorumlu bir görev üstlenir; meleklerin sorusu ise bu varlığın bozgunculuk yapabileceğini dile getirir. Halifelik bu yüzden bir ayrıcalık olduğu kadar bir sınavdır. Çevre sorunları ders kitaplarında tam bu ihtimalin gerçekleşmesi olarak yorumlanır. Cevap: B.

5Tuzaklar

  • «Ayet» kelimesini yalnız Kur'an cümlesi sanmak. Metinde yağmur, gece, gündüz, dağ, insan bedeni «ayet» diye anılıyorsa kastedilen kevnî ayettir. Soru kelimenin anlamını soruyorsa bağlama bak.
  • Teshiri sahiplik saymak. «Hizmetinize verdi» sözü kullanma izni anlatır; mülkün Allah'a ait olduğu ayrıca bildirilir. «İnsan tabiatın mutlak sahibidir» seçeneği teshirle değil, onun yanlış okunmasıyla kurulmuştur.
  • Tabiata saygıyı tabiatı kutsallaştırmakla karıştırmak. İslam'da tabiat korunur ama tapınılacak bir varlık sayılmaz; Fussilet 41/37 güneşe ve aya secdeyi yasaklar. «Tabiat ilahi bir varlıktır» seçeneği tevhit anlayışıyla çelişir.
  • Ayetleri bilimsel buluşun kesin kanıtı gibi sunmak. Bu yorum tartışmalıdır; ders kitapları ayetlerin insanı düşünmeye çağırdığını öne çıkarır. Metinde geçmeyen bilimsel bir iddiayı içeren seçenek metne dayanmaz.
  • Kavramsal temel ile davranışı karıştırmak. Mizan, halifelik, emanet ve teshir «neden» sorusunu cevaplar; israf, temizlik, canlılara merhamet ise «ne yapılır» sorusunu. Soru bir davranışın dayanağını soruyorsa cevap bu dört kavramdan biridir.

6Tekrar kartı

  • Evren amaçlı ve düzenlidir: Enbiyâ 21/16 (oyun için yaratılmadı), Mülk 67/3 (yaratılışta uyumsuzluk yok).
  • Ayet = işaret. Tenzîlî (kavlî) ayet: Kur'an cümlesi. Kevnî (tekvînî) ayet: tabiattaki varlık ve olay. Bakara 2/164; Fussilet 41/53 (ufuklarda ve benliklerde).
  • Tefekkür, varlıkları inceleyip anlam çıkarmaktır; temel metin Âl-i İmrân suresinin 190–191. ayetleri: «Rabbimiz, sen bunu boş yere yaratmadın.»
  • Ölçü: Kamer 54/49 (her şey bir ölçüye göre), Furkân 25/2, Hicr 15/19. Mizan: Rahmân 55/7–9; gökteki denge ile terazideki adalet bir arada.
  • Teshir: Câsiye 45/13, Lokmân 31/20; yararlanma izni, mülkiyet değil. Asıl sahip Allah'tır (Bakara 2/284).
  • Halifelik: Bakara 2/30 (meleklerin sorusu), En'âm 6/165; imar: Hûd 11/61. Hadis: dünya tatlı ve yeşildir, Allah nasıl davranacağınıza bakacaktır (Müslim).
  • Emanet: Ahzâb 33/72; göklerin, yerin, dağların kaçındığını insan yüklendi.
  • İki uçtan uzak: tabiatı kutsallaştırmak (Fussilet 41/37) ile onu yalnız ham madde saymak. Çevre sorunları: dengenin insan eliyle bozulması, emanetin gözetilmemesi.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Tabiattaki varlık ve olayların yaratıcıyı gösteren birer delil sayılmasını anlatan terim hangisidir?

    1. A)Tenzîlî ayet
    2. B)Tecvit
    3. C)Kevnî ayet
    4. D)Meal
    5. E)Tefsir
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Yaratılışa ait işaretler kevnî ya da tekvînî ayet terimiyle adlandırılır.

  2. Soru 2 · Kolay

    Göklerde ve yerde olanların insanın hizmetine ve yararına sunulmasını anlatan kavram hangisidir?

    1. A)Teshir
    2. B)Tebzir
    3. C)Tevekkül
    4. D)Tefekkür
    5. E)Tevhit
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Câsiye ve Lokmân surelerindeki «hizmetinize verdi» ifadesi teshir kavramına karşılık gelir.

  3. Soru 3 · Kolay

    «Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık» anlamındaki ayet hangi suredendir?

    1. A)Kehf
    2. B)Yâsîn
    3. C)Mülk
    4. D)Nûr
    5. E)Kamer
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Bu ayet Kamer suresinin 49. ayetidir ve evrendeki ölçüyü bildirir.

  4. Soru 4 · Kolay

    Allah'ın meleklere yeryüzünde bir halife yaratacağını bildirdiği ayet hangi suredendir?

    1. A)Rûm
    2. B)Bakara
    3. C)Nas
    4. D)Felak
    5. E)Kâfirûn
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Halifelik bildirimi ve meleklerin sorusu Bakara suresinin 30. ayetinde yer alır.

  5. Soru 5 · Orta

    Âl-i İmrân suresinde, yaratılış üzerine düşünen akıl sahiplerinin «Rabbimiz, sen bunu boş yere yaratmadın» dedikleri anlatılır. Akıl sahiplerinin vardığı bu yargı hangi düşünceyi yansıtır?

    1. A)Evrenin kendiliğinden oluştuğunu
    2. B)Tabiatın yalnız insanın eğlencesi için var olduğunu
    3. C)Düşünmenin ibadetten ayrı tutulması gerektiğini
    4. D)Tefekkürün evrenin amaçlı yaratıldığı sonucuna vardığını
    5. E)Gök cisimlerine saygıyla secde edilmesini
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Düşünen kişilerin ulaştığı cümle, yaratılışın anlamsız ve amaçsız olmadığını dile getirir.

  6. Soru 6 · Orta

    Rahmân suresinin 7 ve 8. ayetlerine göre gök yükseltilmiş, mizan konmuş ve insandan ölçüde taşkınlık etmemesi istenmiştir. Bu ayetlerin çevreyle ilişkilendirilmesinin temel gerekçesi nedir?

    1. A)Ayetlerin yalnız terazi yapımını anlatması
    2. B)Tabiatta Allah'ın koyduğu bir dengenin bulunması ve insandan bu dengeyi bozmamasının istenmesi
    3. C)Göğün insan tarafından yükseltilmiş olması
    4. D)Mizanın yalnız ahiret gününü anlatması
    5. E)Ayetlerin tarımı yasaklaması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Kâinata konan denge ile taşkınlık yasağı birlikte okunduğunda tabiattaki ölçüyü korumak sorumluluk hâline gelir.

  7. Soru 7 · Orta

    Bir öğretmen tahtaya «Kur'an bir kitapsa, kâinat da okunmayı bekleyen öteki kitaptır» yazıyor. Bu benzetmeyle vurgulanan en doğru düşünce hangisidir?

    1. A)Kâinatın Kur'an'ın yerine geçtiği
    2. B)Kur'an'ın tabiattan söz etmediği
    3. C)Tabiatın kutsal bir varlık olarak tapınılmayı hak ettiği
    4. D)Kâinatın okunabilmesi için Arapça bilmenin şart olduğu
    5. E)Hem vahyin hem de tabiatın aynı yaratıcıya işaret ettiği
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Benzetme iki kitabı birbirinin yerine koymaz; ikisinin aynı kaynağı gösterdiğini anlatır.

  8. Soru 8 · Orta

    Ahzâb suresinin 72. ayetinde göklerin, yerin ve dağların yüklenmekten kaçındığı, insanın ise yüklendiği bildirilen şey hangisidir?

    1. A)Emanet
    2. B)Rızık
    3. C)Kıyamet
    4. D)Peygamberlik
    5. E)Zekât
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Ayet insanın akıl ve iradesiyle üstlendiği sorumluluğu emanet kelimesiyle anlatır.

  9. Soru 9 · Orta

    Hûd suresinin 61. ayetinde Allah'ın insanı topraktan yarattığı ve yeryüzünü imar etmesini istediği bildirilir. «İmar» kavramına en uygun davranış hangisidir?

    1. A)Bir ormanı kesip arazisini boş bırakmak
    2. B)Kaynakları hızla tüketip başka yere göç etmek
    3. C)Kurak bir araziyi sulayıp ağaçlandırarak yaşanır hâle getirmek
    4. D)Tarım arazisini atık alanına çevirmek
    5. E)Dere yatağını molozla doldurmak
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. İmar bir yeri işleyip yaşanır kılmaktır; ötekiler yeryüzünü tüketip bozan davranışlardır.

  10. Soru 10 · Orta

    Müslim'de geçen bir hadiste dünyanın tatlı ve yeşil olduğu, Allah'ın insanları orada halife kılacağı ve nasıl davranacaklarına bakacağı bildirilir. Hadisteki «nasıl davranacaklarına bakacak» ifadesi en çok hangi kavramı öne çıkarır?

    1. A)Tabiatın kutsallığını
    2. B)Dünyanın önemsizliğini
    3. C)Teshirin sınırsızlığını
    4. D)Halifeliğin hesap verilecek bir sorumluluk olmasını
    5. E)Meleklerin yeryüzündeki görevini
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. İnsanın davranışının gözetilmesi, halifeliğin bir ayrıcalık olduğu kadar bir sınav olduğunu gösterir.

  11. Soru 11 · Orta

    Fussilet suresinin 37. ayetinde güneşe ve aya değil, onları yaratana secde edilmesi istenir. Bu ayet din ve çevre ilişkisinde hangi sınırı çizer?

    1. A)Güneşin ve ayın insana zarar verdiğini
    2. B)Gök cisimlerinin incelenmesinin yasak olduğunu
    3. C)Tabiattan yararlanmanın sınırsız olduğunu
    4. D)Ayın takvim için kullanılamayacağını
    5. E)Tabiatın korunsa da tapınılacak bir varlık sayılmadığını
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Tevhit anlayışında tabiat yaratılmıştır; ona saygı göstermek onu kutsallaştırmak anlamına gelmez.

  12. Soru 12 · Zor

    Cahit Bey bir fabrikanın sahibi; şöyle diyor: «Bu arazinin tapusu benim, dereye atık bırakmam kimseyi ilgilendirmez.» Bu derste işlenen kavramlarla en güçlü itiraz hangisidir?

    1. A)Fabrika kurmak dinen yasaktır, arazi tarıma ayrılmalıdır.
    2. B)Tapu kullanma hakkı verir; göklerde ve yerde olanların asıl sahibi Allah'tır ve dere, akışını paylaşan herkese emanettir.
    3. C)Dere kenarında yalnız cami yapılabilir.
    4. D)Atık dereye değil denize bırakılırsa sorun kalmaz.
    5. E)Teshir yalnız hayvanlar için geçerlidir, sulara uygulanmaz.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Mülk Allah'a aittir ve teshir sınırsız tasarruf vermez; ortak bir kaynağı kirletmek emanete ve mizana aykırıdır.

  13. Soru 13 · Zor

    Bir öğrenci aşağıdaki eşleştirmeleri yapıyor. Hangisi metinle UYUŞMAZ?

    1. A)Hûd 11/61 — insanın tabiattan yararlanmasının tümüyle yasak olduğu
    2. B)Câsiye 45/13 — teshir
    3. C)Kamer 54/49 — her şeyin bir ölçüyle yaratılması
    4. D)Bakara 2/30 — halifelik
    5. E)Ahzâb 33/72 — emanet
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Hûd suresindeki ayet yeryüzünün imarını ister, yani yararlanmayı yasaklamaz, işleyip yaşanır kılmayı teşvik eder.

  14. Soru 14 · Zor

    Bakara 2/30'da melekler halife kılınacak varlığın bozgunculuk çıkarıp kan dökebileceğini sorar. Ahzâb 33/72 ise emaneti insanın yüklendiğini bildirdikten sonra onun çok zalim ve çok cahil olduğunu ekler. İki metnin ortak mesajı aşağıdakilerden hangisidir?

    1. A)Melekler insanın halife olmasını engellemiştir.
    2. B)İnsana emanet verilmesi bir yanlışlık olarak anlatılır.
    3. C)İnsan yüklendiği sorumluluktan hiçbir durumda hesaba çekilmez.
    4. D)İnsan büyük bir sorumluluk üstlenmiştir, ama onu kötüye kullanabilecek bir varlık olduğu da baştan dile getirilmiştir.
    5. E)İki metin birbiriyle çelişir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. İki metin de görevi ve bu görevin ihlal edilebileceğini birlikte anar; sonuç insanın iradesine ve sorumluluğuna bağlanır.

  15. Soru 15 · Zor

    Aşağıdaki görüşlerden hangisi ders kitaplarında anlatılan İslam'ın tabiat anlayışına en yakındır?

    1. A)Tabiat ilahi bir varlıktır ve ondan hiçbir şey alınmamalıdır.
    2. B)Tabiat insanın malıdır, kullanımının sınırı yoktur.
    3. C)Tabiat yaratılmış ve ölçüyle kurulmuştur; insana yararlanması için sunulmuş, ama korunması da ona emanet edilmiştir.
    4. D)Tabiat başıboş bir yığındır, din onunla ilgilenmez.
    5. E)Tabiattaki düzen yalnız bilimin konusudur, dinin bir değerlendirmesi yoktur.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Bu görüş teshiri, mizanı ve emaneti birlikte gözetir; öteki seçenekler ya kutsallaştırma ya da sınırsız tüketim ucuna düşer.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Din ve sosyal adalet» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Hicr suresinin 19. ayetinde yeryüzünde her şeyin tartılı ve ölçülü olarak bitirildiği bildirilir. Bu ayetin öne çıkardığı kavram hangisidir?

    1. A)Ölçü ve denge
    2. B)Tövbe
    3. C)Hicret
    4. D)Şefaat
    5. E)Cihat
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Tartılı ve ölçülü bitirilme ifadesi tabiattaki ölçüyü, yani kader ve mizan anlayışını gösterir.

  2. Soru 2 · Orta

    Fussilet suresinin 53. ayetinde Allah'ın ayetlerini insanlara ufuklarda ve kendi benliklerinde göstereceği bildirilir. Bu ayete göre aşağıdakilerden hangisi kevnî ayet kapsamına girer?

    1. A)Bir surenin ilk cümlesi
    2. B)Bir hadis kitabının bölümü
    3. C)Bir dua kalıbı
    4. D)İnsan bedeninin işleyişi ve gökyüzündeki düzen
    5. E)Bir tefsirin açıklaması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Ayet işaretleri hem dış dünyaya hem insanın kendi varlığına yayar; ikisi de kevnî ayettir.

  3. Soru 3 · Zor

    Câsiye 45/13'te göklerde ve yerde olanların insanın hizmetine verildiği, Bakara 2/284'te ise bunların Allah'a ait olduğu bildirilir. İki ayet birlikte düşünüldüğünde en doğru sonuç hangisidir?

    1. A)İki ayet çelişir, biri ötekini geçersiz kılar.
    2. B)İnsan tabiattan yararlanabilir, ama bu bir sahiplik değil, sınırı ve hesabı olan bir kullanma iznidir.
    3. C)Tabiat yalnız Allah'a ait olduğu için insan ona dokunamaz.
    4. D)Tabiat insana verildiği an mülkiyeti de insana geçmiştir.
    5. E)Hizmete verilen yalnız gök cisimleridir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Teshir yararlanmayı meşru kılar; mülkün Allah'a ait olması bu yararlanmayı sınırlı ve sorumluluk gerektiren bir izne dönüştürür.

  4. Soru 4 · Zor

    Doruk'un köyünde bir grup «Dağ da su da Allah'ın, biz karışmayalım, ne olacaksa olur» diyerek taş ocağına itiraz etmiyor. Bu tutum hangi kavram açısından eksik kalır?

    1. A)Teshir, çünkü tabiattan yararlanmayı yasaklar
    2. B)Tefekkür, çünkü düşünmek her durumda yeterlidir
    3. C)Kevnî ayet, çünkü dağ bir ayet sayılmaz
    4. D)Mizan, çünkü tabiatta hiçbir ölçü yoktur
    5. E)Halifelik ve emanet, çünkü insana yeryüzünü koruma sorumluluğu yüklenmiştir
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Mülkün Allah'a ait olması insanı sorumluluktan kurtarmaz; halifelik ve emanet ona koruma görevi verir.

  5. Soru 5 · Zor

    Ders kitaplarında çevre sorunlarının dinî açıdan yorumuna ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisi DOĞRUDUR?

    1. A)Kur'an'daki her ayet belirli bir çevre sorununu bilimsel olarak önceden haber vermiştir.
    2. B)Çevre sorunları yalnız bireyin tüketimiyle ilgilidir, toplumu ilgilendirmez.
    3. C)Çevre sorunları Allah'ın koyduğu dengenin insan eliyle bozulması ve emanetin gözetilmemesi olarak yorumlanır.
    4. D)Din çevre sorunlarına teknik çözümler sunar.
    5. E)Çevre sorunlarının dinle hiçbir ilgisi yoktur.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Ders kitapları sorunları mizan ve emanet kavramlarıyla açıklar; teknik çözüm önermez ve sorumluluğu bireyle sınırlamaz.

D06 — Din ve Hayat

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.