İçeriğe geç

YKS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · Vahiy ve Akıl · DİN-D04-L04

Akıl ve din ilişkisi

TYTAYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm

1Kanca

Ramazanın ilk akşamı, Kayseri'de bir apartman dairesi. On yaşındaki Emir sahura kalkmak için ısrar ediyor; babaannesi gülüyor: «Sen daha mükellef değilsin, istersen yarım gün tut.» Masanın öbür ucunda Hande'nin dedesi oturuyor. Birkaç yıldır unutkanlık hastalığıyla yaşıyor; bazen hangi vakitte olduklarını soruyor, bazen namazı kıldığını unutup yeniden kalkıyor. Halası usulca «Babam artık sorumlu değil, bunu hocaya da sorduk» diyor. Hande'nin aklına o sabah sınıfta bir arkadaşının söylediği takılıyor: «Din sorgulamayı sevmez, akılla işi yoktur.» Peki o zaman sorumluluk neden tam da akla bağlanıyor? Bir çocuğun orucu, bir yaşlının namazı, ikisi de aynı soruya varıyor: dinin gözünde aklın yeri neresi?

2Hedefler

  • Kur'an'da düşünmeyi anlatan akletme, tefekkür, tedebbür ve tezekkür kavramlarını bir meal içinde ayırt edebilirsin.
  • Aklın dinî sorumluluğun şartı sayılmasını bir hadis ve gündelik örnekle açıklayabilirsin.
  • Vahyi anlamada aklın üstlendiği işleri ve aklın tek başına ulaşamadığı alanları karşılaştırabilirsin.
  • Mâtürîdî ve Eş'arî çizgilerin akla verdiği yeri ders kitabı düzeyinde eşleştirebilirsin.

3Konu anlatımı

Kur'an akla nasıl seslenir

Kur'an'da «akıl» kelimesi isim olarak geçmez; kökü hep fiil hâlinde, yani bir eylem olarak kullanılır: akledersiniz, akletmezler mi, aklını kullanan bir topluluk için. Bu ayrıntı ders kitaplarında anlamlı bulunur, çünkü akıl insanda duran bir eşya gibi değil, işletilmesi gereken bir faaliyet gibi anlatılmış olur. Bakara suresinin 164. ayeti göklerin ve yerin yaratılışını, gece ile gündüzün art arda gelişini, denizde yüzen gemileri, yağmuru, rüzgârları ve bulutları sayar, sonra bütün bunlarda aklını kullanan bir topluluk için deliller bulunduğunu söyler.

Düşünme tek kelimeyle anlatılmaz; Kur'an farklı yönlerini farklı kavramlarla anar:

  • Ta'akkul (akletmek): Olaylar arasında bağ kurup sonuç çıkarmak, doğruyu yanlıştan ayırmak.
  • Tefekkür: Bir şey üzerinde derin derin düşünmek; çoğunlukla evrendeki düzen ve yaratılış için kullanılır.
  • Tedebbür: Bir sözün arkasına, varacağı sonuca kadar düşünmek; Kur'an'da çoğu kez kendi ayetleri için istenir.
  • Tezekkür: Öğüt almak, bilineni hatırlayıp ondan pay çıkarmak.
  • İ'tibar (ibret almak): Geçmiş toplumların ya da olayların başına gelenden ders çıkarmak.

Bu kavramları kullananlara Kur'an'ın verdiği bir ad da vardır: ulü'l-elbâb, yani öz akıl sahipleri. «Lübb» kelimesi bir şeyin özünü, kabuğunun altındakini anlatır.

İki büyük kitap: evren ve vahiy

Düşünme çağrısının yöneldiği ilk alan evrendir. Evren ayetlerinin okuru gözleme davet ettiğini ana konular dersinde gördün; bu gözlemin Kur'an'daki adı tefekkürdür. Âl-i İmrân suresinin 191. ayeti akıl sahiplerini, ayakta, otururken, yanları üzerine yatarken Allah'ı anan ve gökler ile yerin yaratılışı üzerine düşünen insanlar olarak tanıtır. Anma ile düşünmenin aynı cümlede yer alması dikkat çekicidir: ayet, ibadet eden insanı düşünen insandan ayırmaz. Bu yüzden İslam düşüncesinde evrene, okunmayı bekleyen bir kitap gözüyle bakılır.

İkinci alan vahyin kendisidir. Nisâ suresinin 82. ayetinde Kur'an'ın üzerinde düşünülmesi istenir ve Allah'tan başkasından gelmiş olsaydı onda pek çok çelişki bulunacağı belirtilir. Muhammed suresinin 24. ayeti aynı çağrıyı bir soruyla kurar: Kur'an'ı düşünmüyorlar mı, yoksa kalplerinde kilitler mi var? Sâd suresinin 29. ayeti de kitabın, ayetleri üzerinde düşünülsün ve akıl sahipleri öğüt alsın diye indirildiğini söyler. Üç ayette ortak fiil tedebbürdür: metin okunup geçilecek bir şey değil, üzerine eğilinecek bir şey olarak sunulur.

Atalardan gelene sorgusuz uymak

Kur'an düşünmeyi överken bunun karşıtını da adlandırır. Bakara suresinin 170. ayetinde, kendilerine Allah'ın indirdiğine uyun denildiğinde «Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız» diyenlere, ataları hiçbir şeye akıl erdiremeyen ve doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı, diye sorulur. Eleştirilen şey geleneğin kendisi sayılmaz; eleştirilen, bir inancın yalnız eskiden beri öyle olduğu için kabul edilmesidir. İnanç ve iman dersinde gördüğün taklidî iman ile tahkikî iman ayrımı bu ayetin işaret ettiği yere oturur.

Hande'nin arkadaşının «din sorgulamayı sevmez» cümlesi bu açıdan ders kitaplarındaki anlatımla örtüşmez. Kur'an'da azarlanan sorgulamak değil, düşünmeyi bırakmaktır: Enfâl suresinin 22. ayetinde Allah katında yeryüzündeki canlıların en kötüsünün, akıllarını kullanmayan sağırlar ve dilsizler olduğu bildirilir. Mülk suresinin 10. ayetinde ise ateş ehlinin pişmanlığı şu sözle aktarılır: dinleseydik ya da akletseydik şimdi bu alevli ateşin halkı arasında olmazdık.

Sorumluluğun kapısı: akıl

İbadetin anlamını işlediğimiz derste, aklı yerinde olup bulûğa ermiş kişinin mükellef diye anıldığını görmüştün. Şartlar arasında akla ayrı bir ağırlık verilir: dinin emir ve yasaklarını anlayamayan birinin onlardan hesaba çekilmesi adaletle bağdaşmaz. Ebû Dâvûd ve Tirmizî'nin aktardığı bilinen bir hadiste Hz. Peygamber, kalemin üç kişiden kaldırıldığını bildirir: uyanıncaya kadar uyuyan, ergenliğe erinceye kadar çocuk ve aklı yerine gelinceye kadar akıl hastası. «Kalemin kaldırılması», bu kişilerin yaptıklarının sorumluluk defterine yazılmaması anlamında yorumlanır.

Emir'in orucu ile dedenin namazı bu hadisle açıklanır. Emir henüz ergenlik çağına girmediği için oruçla yükümlü değildir, ama alışması için tutması teşvik edilir. Dede ise hastalığı aklını etkilediği ölçüde sorumluluktan muaf sayılır. Bakara suresinin 286. ayetindeki ilke de aynı yöne bakar: Allah hiç kimseyi gücünün yeteceğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz.

Aklın sorumluluğun şartı olması, onun korunmasını da bir değer hâline getirir. İslam hukukçuları dinin korumayı amaçladığı temel değerleri din, can, akıl, nesil ve mal olarak sayar; içki ve uyuşturucu yasağı ders kitaplarında en çok aklın korunması gerekçesiyle anlatılır.

Vahyi anlamada aklın işi

Vahiy bir metin olarak gelir ve bir metni anlamak aklın işidir. Kelimelerin anlamını belirlemek, ayetleri birbiriyle karşılaştırmak, bir hükmün hangi durum için konduğunu bulmak, bu yolla yeni karşılaşılan bir meseleye cevap aramak hep akılla yapılır. Kur'an'ın yorumlanmasını işleyen derste, dil ve içtihada ağırlık veren dirayet (re'y) tefsirini gördün. Rivayete dayanan tefsirde bile hangi rivayetin hangi ayete ait olduğunu tartan yeti akıldır; dolayısıyla akıl, tefsirin bütün türlerinde ortak çalışan araçtır.

İslam hukukunda bu çaba ictihad diye adlandırılır. Klasik bir örnek kıyastır: Kur'an'da şarap yasaklanmıştır, âlimler yasağın gerekçesini sarhoş etmesi olarak belirlemiş ve aynı özelliği taşıyan başka içecekleri de bu hükme bağlamıştır. Burada akıl yeni bir din koymaz; vahyin koyduğu hükmün gerekçesini bulup benzer duruma taşır.

Aklın ulaşamadığı yer

Aklın da bir sınırı vardır ve bilgi kaynakları dersinde bu sınırın gayb alanından geçtiğini görmüştün. Meleklerin mahiyeti, Allah'ın zatı, ahiret hayatında yaşanacaklar gibi konularda akıl imkân üzerine düşünebilir, ayrıntıyı ise vahiyden öğrenir. İbadetlerin biçimi de bu türdendir: öğle namazının dört rekât olduğunu ya da orucun tan yerinin ağarmasıyla başladığını kimse akıl yürüterek bulamaz; bunlar vahiy ve sünnetle bildirilmiştir. İslam düşüncesinde genel kabul, akıl ile vahyin birbirinin rakibi olmadığı yönündedir. Pek çok âlim, sağlam bir akılla doğru aktarılmış bir naklin gerçekte çelişmeyeceğini, çelişki gibi görünen durumda ya metnin anlaşılmasında ya da akıl yürütmede bir hata aranması gerektiğini savunmuştur.

Mezheplerin vurgusu

Aklın vahiy karşısındaki konumu, kelam mezheplerinin farklılaştığı noktalardan biridir. Ders kitaplarında Mâtürîdîlik, vahiy gelmeden önce de akla sorumluluk doğuran bir rol tanıyan çizgi olarak anlatılır: bu görüşe göre Allah'ın varlığı akılla bilinebilir, kendisine peygamber tebliği ulaşmamış akıllı bir insan da evrene bakarak Yaratıcıyı tanımakla sorumludur. Eş'arîlik ise dinî sorumluluğun vahyin bildirilmesiyle başladığını öne çıkarır ve İsrâ suresinin 15. ayetini dayanak gösterir: Biz bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz. İki mezhep de aklı vahyi anlamanın vazgeçilmez aracı sayar; ayrıldıkları yer, vahiy gelmeden önce aklın tek başına neyi bağlayıcı kılabileceğidir. Mezheplerin doğuşu ve öteki görüşleri İslam düşüncesinde yorumlar modülünde ayrıca işlenir; iyi ile kötünün akılla bilinip bilinemeyeceği tartışmasının felsefi yanı da Felsefe akademisindeki din ve ahlak ilişkisi dersinde geçer.

Din ve bilim: ölçülü bir bakış

Evrene bakma çağrısı, İslam medeniyetinde gökbilim, tıp ve matematik çalışmalarına verilen önemle de ilişkilendirilir. Günümüzde bazı yazarlar belirli ayetlerde modern bilimsel buluşlara işaret bulunduğunu ileri sürer; başka âlim ve araştırmacılar ise bu yorumların ayetleri bağlamından kopardığı, bilimsel teoriler değiştikçe ayetin de tartışmaya açılacağı uyarısını yapar. Ders kitaplarında öne çıkan ortak nokta şudur: Kur'an insana yol göstermek için indirilmiştir, bilimsel bilgi aktarmayı amaçlayan bir metin sayılmaz, ama insanı araştırmaya yöneltir. Din ile bilim arasındaki ilişki güncel dinî meseleler modülünde ayrıca ele alınır.

Kavram kartı

Kur'an'daki kavramKısaca anlamıGeçtiği metinSoruda yakalatan sözcük
Ta'akkulBağ kurup sonuç çıkarmakBakara 2/164: aklını kullanan topluluk«akletmez misiniz», «akıl erdirmek»
TefekkürYaratılış üzerine derin düşünmekÂl-i İmrân 3/191«göklerin ve yerin yaratılışı», «düşünürler»
TedebbürSözün sonuna kadar düşünmekNisâ 4/82, Muhammed 47/24«Kur'an'ı düşünmüyorlar mı», «ayetleri üzerinde»
TezekkürÖğüt alıp hatırlamakSâd 38/29«öğüt alsınlar», «hatırlasınlar»
Ulü'l-elbâbÖz akıl sahipleri3/190 (Âl-i İmrân), 38/29 (Sâd)«akıl sahipleri için deliller»
MükellefAkıllı ve ergen, dinen sorumlu kişi«Kalem üç kişiden kaldırılmıştır» hadisi«sorumlu tutulmaz», «ergenlik», «aklı yerine gelince»
Taklit eleştirisiİnancı yalnız atalardan geldiği için benimsemeBakara 2/170«atalarımızı üzerinde bulduğumuz»

Metin çözümü: akıl sahiplerinin tarifi

Metin: «Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında ve gecenin gündüzü izlemesinde akıl sahipleri için deliller vardır. Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar, göklerin ve yerin yaratılışı üzerine düşünürler.» (Âl-i İmrân suresi, ayet 190-191)

  • Adım 1 — Muhatabı bul. Ayetin seslendiği kişiler «akıl sahipleri», yani ulü'l-elbâbdır. Soru akılla ilgili bir kavram arıyor olmalı.
  • Adım 2 — Düşüncenin nesnesini belirle. Düşünülen şey bir metin değil; gökler, yer, gece ve gündüzdür. Bu, Kur'an ayetleri üzerine düşünmeyi anlatan tedebbürü dışarıda bırakır.
  • Adım 3 — Kavrama ad ver. Yaratılış ve evrendeki düzen üzerine derin düşünme tefekkürdür. Metnin işaret ettiği ana kavram budur.
  • Adım 4 — Yanlış okumaları ele. Ayette anma (zikir) de geçiyor, ama ayet anmayı düşünmeyle birlikte veriyor; «yalnız ibadet» ya da «aklın yetersizliği» yorumları metinde dayanak bulmaz. Ayet akıl ile imanı aynı kişide buluşturur.

Tedebbür çağrısı en somut hâlini birkaç ayetlik kısa surelerde bulur; ezbere bilinen bir metnin ne söylediği orada sınanır. Sıradaki ders Fâtiha, İhlâs, Asr ve Kevser'i tek tek tanıtıyor: bir surenin Mekkî mi Medenî mi sayıldığını, İhlâs'taki Samed kavramını, Asr'ın ziyan hükmünden kimleri ayırdığını ve isimsiz bir mealden sureye nasıl varılacağını.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Hangi düşünme biçimi?

Soru: «Onlar hâlâ Kur'an'ı derinlemesine düşünmüyorlar mı? Eğer o Allah'tan başkası katından gelseydi, içinde birçok çelişki bulurlardı.» (Nisâ, 4/82) Bu ayette öne çıkan kavram hangisidir?

  • A) İ'tibar
  • B) Tedebbür
  • C) Tefekkür
  • D) Taklit
  • E) Tezekkür

Çözüm: Düşünmenin nesnesine bak: burada üzerinde düşünülmesi istenen evren değil, Kur'an'ın kendisidir. Bir metnin sonuna, iç tutarlılığına kadar düşünmek tedebbürdür. Tefekkür daha çok yaratılış için kullanılır; i'tibar geçmişten ders almayı, tezekkür öğüt almayı anlatır; taklit ise ayetin istediğinin karşıtıdır. Cevap: B.

Örnek 2 — Sorumluluğun şartı

Soru: «Kalem üç kişiden kaldırılmıştır: uyanıncaya kadar uyuyandan, ergenliğe erinceye kadar çocuktan, aklı yerine gelinceye kadar akıl hastasından.» Bu hadisten çıkarılabilecek en kapsamlı yargı hangisidir?

  • A) Uyku ibadetlerin tamamını geçersiz kılar.
  • B) Çocukların ibadete alıştırılması gereksizdir.
  • C) Hastalığı olan herkes dinî sorumluluktan muaftır.
  • D) Dinî sorumluluk, kişinin bilinçli ve akıl sahibi olmasına bağlıdır.
  • E) Ergenlik çağı, aklın kaybolduğu dönemdir.

Çözüm: Hadisteki üç durumun ortak noktası, kişinin o an yaptığının farkında olamamasıdır: uyuyan bilinçsiz, çocuk henüz olgunlaşmamış, akıl hastası aklını kullanamıyor. Sorumluluk bu yüzden akıl ve ergenliğe bağlanır. C fazla genelleme yapar, hadis her hastalıktan değil, aklı etkileyen durumdan söz eder; B ve E metinde yoktur. Cevap: D.

Örnek 3 — Görüşü mezhebe bağlamak

Soru: «Kendisine hiçbir peygamberin daveti ulaşmamış akıllı bir insan, göğe, yere ve kendi varlığına bakarak bir Yaratıcının bulunduğunu kavrayabilir ve O'nu tanımakla sorumludur.» Ders kitaplarında bu görüş daha çok hangi kelam mezhebiyle ilişkilendirilir?

  • A) Mâtürîdîlik
  • B) Eş'arîlik
  • C) Hanbelîlik
  • D) Mâlikîlik
  • E) Caferîlik

Çözüm: Paragrafın anahtarı «peygamber daveti ulaşmamış» olmasına rağmen sorumluluk yüklenmesidir. Vahiy gelmeden aklın Allah'ı tanımayı gerekli kıldığını söyleyen çizgi Mâtürîdîliktir. Eş'arîlik sorumluluğu vahyin bildirilmesine bağlar. C, D ve E fıkhî mezhep olarak bilinir; soru kelam görüşünü soruyor. Cevap: A.

Örnek 4 — Aklın sınırını görmek

Soru: Aşağıdakilerden hangisi insanın yalnız akıl yürüterek ulaşamayacağı, ancak vahiy ve sünnetle öğrenebileceği bir bilgidir?

  • A) Haksız yere birine zarar vermenin kötü olduğu
  • B) Evrende bir düzen bulunduğu
  • C) Verilen sözün tutulmasının güven doğurduğu
  • D) Sarhoş edici maddelerin aklı bulandırdığı
  • E) Öğle namazının dört rekât olarak kılındığı

Çözüm: A, B, C ve D gözlem ve akıl yürütmeyle de varılabilecek bilgilerdir. Bir ibadetin rekât sayısı ise hiçbir akıl yürütmeyle bulunamaz; Hz. Peygamber'in uygulamasıyla öğrenilir. İbadetlerin biçimi, aklın ayrıntıda vahye ihtiyaç duyduğu alanların tipik örneğidir. Cevap: E.

5Tuzaklar

  • «Akıl» kelimesinin Kur'an'da isim olarak sık geçtiğini sanmak. Kur'an kökü fiil biçimleriyle kullanır; aklın bir faaliyet olarak sunulduğu sorularda bu ayrıntı ipucu olabilir.
  • Tefekkür ile tedebbürü karıştırmak. Düşünülen şey yaratılış, gök ve yer ise tefekkür; Kur'an'ın ayetleri ise tedebbür. Önce düşünmenin nesnesine bak.
  • Mezhepleri «akılcı» ve «akılsız» diye ayırmak. Mâtürîdîlik de Eş'arîlik de aklı vahyi anlamanın aracı sayar; ayrılık, vahiy gelmeden önce aklın sorumluluk doğurup doğurmadığındadır.
  • Taklit eleştirisini geleneğe düşmanlık sanmak. Bakara 2/170'te eleştirilen, bir inancı yalnız atalardan geldiği için düşünmeden benimsemektir.
  • Her hastalığın sorumluluğu kaldırdığını düşünmek. Sorumluluğu kaldıran aklın işlememesidir; bedeni hasta olan kişi gücü ölçüsünde yükümlü kalır.
  • Bilimsel yorumları kesin bilgi gibi okumak. Ayetleri belirli bilimsel buluşlarla eşleştiren yorumlar tartışmalıdır; ders kitaplarında öne çıkan, Kur'an'ın insanı araştırmaya yöneltmesidir.

6Tekrar kartı

  • Kur'an aklı fiil olarak anar; ta'akkul, tefekkür, tedebbür, tezekkür ve i'tibar düşünmenin farklı yönleridir.
  • Tefekkür evren ve yaratılış üzerine (3/190-191, Âl-i İmrân), tedebbür Kur'an üzerine (Nisâ 4/82, Muhammed 47/24, Sâd 38/29).
  • Ulü'l-elbâb: öz akıl sahipleri. Bakara 2/170: atalardan geleni düşünmeden izlemenin eleştirisi.
  • Mükellef: akıllı ve ergen kişi. «Kalem üç kişiden kaldırılmıştır» hadisi (Ebû Dâvûd, Tirmizî); Bakara 2/286: güç yetirilemeyen yükümlülük yok.
  • Akıl, korunması amaçlanan beş temel değerden biridir (din, can, akıl, nesil, mal).
  • Akıl vahyi anlar, yorumlar, ictihad ve kıyasla hükmü yeni duruma taşır; gayb ve ibadet biçimlerinde vahye dayanır.
  • Mâtürîdîlik: Allah'ı tanımak akılla, vahiy gelmeden de gerekli. Eş'arîlik: sorumluluk vahiyle başlar (İsrâ 17/15).
  • Din ve bilim: Kur'an araştırmaya çağırır; «bilimsel mucize» yorumları tartışmalıdır.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Akıl sağlığı yerinde ve bulûğa ermiş olduğu için dinî hükümlerden sorumlu tutulan kişiye ne ad verilir?

    1. A)Mukallit
    2. B)Müfessir
    3. C)Mükellef
    4. D)Müçtehit
    5. E)Muhaddis
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Akıl ve ergenlik şartlarını taşıyan kişi dinî hükümlerden sorumlu olduğu için mükellef diye anılır.

  2. Soru 2 · Kolay

    Kur'an'da «öz akıl sahipleri» anlamında kullanılan ifade hangisidir?

    1. A)Ulü'l-elbâb
    2. B)Ulü'l-azm
    3. C)Hulefâ-yi râşidîn
    4. D)Ensar
    5. E)Muhacir
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Lübb kelimesi özü anlattığı için ulü'l-elbâb öz akıl sahiplerini ifade eder.

  3. Soru 3 · Kolay

    Kur'an'daki düşünme kavramlarından hangisi geçmiş toplumların başına gelenlerden ders çıkarmayı anlatır?

    1. A)Tedebbür
    2. B)Tefsir
    3. C)Tefekkür
    4. D)Tezekkür
    5. E)İ'tibar
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. İbret almak anlamındaki i'tibar geçmiş olaylardan pay çıkarmayı ifade eder.

  4. Soru 4 · Kolay

    İslam hukukçularının korunmasını amaçladığı temel değerler arasında sayılan ve içki yasağıyla en çok ilişkilendirilen değer hangisidir?

    1. A)Mal
    2. B)Akıl
    3. C)Nesil
    4. D)Can
    5. E)Din
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. İçki ve uyuşturucu yasağı ders kitaplarında en çok aklın korunması gerekçesiyle anlatılır.

  5. Soru 5 · Orta

    «Göklerin ve yerin yaratılışı üzerine düşünürler.» ifadesinde vurgulanan düşünme biçimi hangisidir?

    1. A)Taklit
    2. B)Tedebbür
    3. C)İctihad
    4. D)Tefekkür
    5. E)Kıyas
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Düşünülen şey yaratılış ve evren olduğundan bu ifade tefekkürü anlatır.

  6. Soru 6 · Orta

    Bakara suresinin 170. ayetinde «Atalarımızı üzerinde bulduğumuz yola uyarız» diyenlere yöneltilen eleştirinin konusu nedir?

    1. A)Ataların hatırasına saygı göstermek
    2. B)İnancı düşünmeden, yalnız atalardan geldiği için benimsemek
    3. C)Ailenin geçimini sağlamak
    4. D)Yeni bilgiler öğrenmek
    5. E)Kur'an'ı ezberlemek
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Ayet ataların akıl erdiremediği bir yola sırf onlardan geldiği için uyulmasını sorgular.

  7. Soru 7 · Orta

    Kur'an'da «akıl» kökünün kullanılış biçimiyle ilgili hangi bilgi doğrudur?

    1. A)Yalnız bir surede geçer.
    2. B)Hep isim olarak kullanılır.
    3. C)Hiç geçmez.
    4. D)Yalnız peygamberler için kullanılır.
    5. E)Fiil biçimleriyle, bir eylem olarak kullanılır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Kur'an aklı isim olarak değil akletmek fiiliyle, yapılan bir faaliyet olarak anar.

  8. Soru 8 · Orta

    Ders kitaplarında Eş'arîliğin akıl ve sorumluluk konusundaki görüşüne dayanak olarak gösterilen ayet meali hangisidir?

    1. A)Biz bir peygamber göndermedikçe azap edici değiliz.
    2. B)Bilen ile bilmeyen hiç eşit tutulur mu?
    3. C)Rabbim, ilmimi artır.
    4. D)Dinde zorlama yoktur.
    5. E)Bakmazlar mı devenin nasıl yaratıldığına?
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. İsrâ 17/15'teki bu ifade sorumluluğun vahyin bildirilmesiyle başladığı görüşüne dayanak yapılır.

  9. Soru 9 · Orta

    Âlimlerin şarabın yasaklanma gerekçesini sarhoş etmesi olarak belirleyip aynı özelliği taşıyan başka içecekleri de bu hükme bağlaması hangi yöntemin örneğidir?

    1. A)Taklit
    2. B)Tefekkür
    3. C)Kıyas
    4. D)Tezekkür
    5. E)Tevatür
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Hükmün gerekçesini bulup benzer duruma taşımak kıyas yöntemidir ve ictihadın bir yoludur.

  10. Soru 10 · Orta

    Ders kitaplarına göre aşağıdaki konulardan hangisinin ayrıntısı akıl yürütmeyle değil, vahiyle öğrenilir?

    1. A)Adaletin güzel bir davranış olduğu
    2. B)Doğada düzen bulunduğu
    3. C)Yalanın güveni sarstığı
    4. D)Ahiret hayatında yaşanacak aşamalar
    5. E)Haksızlığın toplumu bozduğu
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Ahiret gayb alanına girer; akıl onun imkânını düşünebilir, ayrıntısını vahiyden öğrenir.

  11. Soru 11 · Orta

    Aklını kaybetmiş bir kişinin namaz ve oruçtan sorumlu tutulmaması hangi ilkeyle açıklanır?

    1. A)İbadetlerin biçiminin akılla belirlenmesi
    2. B)Dinî sorumluluğun akla bağlı olması
    3. C)İbadetlerin yalnız toplu yapılması
    4. D)Taklidî imanın geçersiz sayılması
    5. E)Kıyasın bütün hükümlerde kullanılması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Dinin hükümlerini anlayamayan kişiden hesap sorulmaz; akıl sorumluluğun şartıdır.

  12. Soru 12 · Zor

    «Kur'an'ı derinlemesine düşünmüyorlar mı, yoksa kalplerinde kilitler mi var?» (Muhammed, 47/24) ayetiyle ilgili hangisi söylenemez?

    1. A)Ayet, Kur'an üzerinde düşünmeye çağırır.
    2. B)Düşünmemek, kalbin kilitlenmesine benzetilir.
    3. C)Tedebbür kavramıyla ilişkilidir.
    4. D)Metin, okunup geçilecek bir şey olarak sunulmaz.
    5. E)Ayet, evrendeki düzene bakmayı konu edinir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Ayette düşünülmesi istenen evren değil Kur'an'dır; bu yüzden tefekkür değil tedebbür öne çıkar.

  13. Soru 13 · Zor

    Bir öğrenci «İslam'a göre din akılla değil, yalnız teslimiyetle anlaşılır; akıl dinin alanına girmez.» diyor. Öğrencinin iddiasını geçersiz kılan en sağlam dayanak hangisidir?

    1. A)İbadetlerin rekât sayılarının vahiyle bildirilmesi
    2. B)Gayb konularının vahiyle öğrenilmesi
    3. C)Kur'an'ın kendi ayetleri üzerinde düşünülmesini istemesi ve sorumluluğu akla bağlaması
    4. D)Kur'an'ın ataların yoluna uyanları eleştirmesi
    5. E)Peygamberin vahyi Cebrail aracılığıyla alması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Metnin düşünülmek için indirilmesi ve mükellefiyetin akıl şartı, aklın dinin içinde olduğunu gösterir.

  14. Soru 14 · Zor

    Mâtürîdîlik ile Eş'arîliğin akıl konusundaki görüşleri karşılaştırıldığında hangisi doğru olur?

    1. A)İkisi de aklı vahyi anlamanın aracı sayar; vahiy gelmeden aklın sorumluluk doğurup doğurmadığında ayrılır.
    2. B)Mâtürîdîlik aklı tamamen dışlar, Eş'arîlik yalnız akla dayanır.
    3. C)İki mezhep de vahyi gereksiz görür.
    4. D)Eş'arîlik peygamber gelmeden de Allah'ı tanımanın gerekli olduğunu söyler.
    5. E)İkisi de sorumluluğu ergenliğe değil zenginliğe bağlar.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Aklın vahyi anlamadaki rolünde birleşen iki çizgi, vahiyden önceki sorumluluk konusunda farklı düşünür.

  15. Soru 15 · Zor

    Bir yazar belirli bir ayeti yeni açıklanmış bilimsel bir teoriye bağlayarak «Bu ayet o buluşu kesin olarak haber vermiştir.» diyor. Ders kitaplarındaki ölçülü yaklaşıma göre bu yoruma yöneltilebilecek en uygun eleştiri hangisidir?

    1. A)Kur'an'ın evrene bakmaya hiç çağırmadığı
    2. B)Bilimin dinle hiçbir biçimde ilişkilendirilemeyeceği
    3. C)Ayetlerin yalnız ezberlenmek için indirildiği
    4. D)Bilimsel teoriler değişebildiği için bu tür eşleştirmelerin tartışmalı olduğu ve Kur'an'ın bir fen kitabı gibi okunmaması gerektiği
    5. E)İslam medeniyetinde bilim çalışması yapılmadığı
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Değişebilen bir teoriye bağlanan ayet de tartışmaya açılır; Kur'an ders kitaplarında bir yol gösterici olarak tanıtılır.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Bazı surelerin tanıtımı ve yorumu» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    «Sana indirdiğimiz bu mübarek kitap, ayetleri üzerinde düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsın diye indirildi.» (Sâd, 38/29) Bu ayette birlikte geçen iki kavram hangisidir?

    1. A)Kıyas ve ictihad
    2. B)Tedebbür ve tezekkür
    3. C)Taklit ve tevatür
    4. D)Tefekkür ve i'tibar
    5. E)Tefsir ve meal
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Ayetler üzerinde düşünmek tedebbür, akıl sahiplerinin öğüt alması ise tezekkür olarak adlandırılır.

  2. Soru 2 · Orta

    Mülk suresinin 10. ayetinde ateş ehlinin «Dinleseydik ya da akletseydik burada olmazdık» demesi hangi düşünceyi destekler?

    1. A)Aklın vahyi gereksiz kıldığını
    2. B)Ahiretin akılla ayrıntısıyla bilinebileceğini
    3. C)Ergenlik çağının sorumluluğu kaldırdığını
    4. D)İbadetlerin biçiminin akılla bulunabileceğini
    5. E)Aklı kullanmamanın sorumluluk doğuran bir ihmal sayıldığını
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Pişmanlık sözü, aklı işletmemenin insanın kendi hesabına yazılan bir eksiklik olduğunu gösterir.

  3. Soru 3 · Zor

    Dokuz yaşındaki bir çocuk Ramazan'da bütün günü oruçlu geçirmek istiyor; ailesi teşvik ediyor ama tutamadığı günler için kaza gerekmediğini söylüyor. Aynı evde aklı yerinde, ama dizinden ameliyat olmuş dede ise namazını oturarak kılıyor. İki durumu birlikte en iyi açıklayan ilke hangisidir?

    1. A)Sorumluluk akıl ve ergenlikle başlar, güç yetmeyen yerde hafifler.
    2. B)Oruç yalnız yetişkin erkeklere farzdır.
    3. C)Hastalık her durumda sorumluluğu kaldırır.
    4. D)Çocuklar ibadetlerden hiç uzak tutulmalıdır.
    5. E)Yaşlılık aklı kendiliğinden ortadan kaldırır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Çocuk henüz ergen olmadığı için yükümlü değildir; aklı yerinde dede ise sorumludur ama gücü ölçüsünde yerine getirir.

  4. Soru 4 · Zor

    Aşağıdaki yargılardan hangisi ders kitaplarındaki akıl-vahiy ilişkisi anlatımıyla çelişir?

    1. A)Akıl vahyi anlamanın ve yorumlamanın aracıdır.
    2. B)Sağlam akıl ile doğru aktarılmış naklin gerçekte çelişmeyeceği pek çok âlimce savunulmuştur.
    3. C)Gayb konularında ayrıntı vahiyle öğrenilir.
    4. D)Akıl, vahyin bildirdiği bütün konularda ona ihtiyaç duymadan aynı ayrıntıya ulaşır.
    5. E)Kur'an düşünmeyi bırakanları eleştirir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. İbadet biçimleri ve gayb gibi alanlarda akıl ayrıntıya ulaşamaz; bu yargı aklın sınırını yok sayar.

  5. Soru 5 · Zor

    «Gece ile gündüzün art arda gelişinde, denizde yüzen gemilerde, gökten inen yağmurda ve rüzgârların yön değiştirmesinde aklını kullanan bir topluluk için deliller vardır.» Bu metnin hem işaret ettiği kavramı hem de düşünmenin yöneldiği alanı doğru veren seçenek hangisidir?

    1. A)Tedebbür – Kur'an'ın ayetleri
    2. B)Taklit – ataların yolu
    3. C)Ta'akkul – evrendeki düzen
    4. D)Kıyas – fıkhî hükümler
    5. E)İ'tibar – geçmiş toplumlar
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Metin akletmeye çağırır ve sayılan bütün örnekler evrendeki düzene aittir.

D04 — Vahiy ve Akıl

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.