İçeriğe geç

YKS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi · Hz. Muhammed · DİN-D03-L04

Sünnet ve hadis

TYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm

1Kanca

Pazar akşamı, aile grubunda Burak'ın teyzesi yeni bir görsel paylaşıyor: gün batımı fotoğrafının üstünde altın harflerle bir cümle, altında «Peygamberimiz buyurdu ki» notu ve en altta kırmızı bir uyarı: «Bunu on kişiye göndermeyen…» Kaynak yok, kitap adı yok, kimin aktardığı yok. Burak'ın dedesi gözlüğünü takıp yazıyor: «Bu söz hangi kitapta geçiyor?» Kimse cevap veremiyor. Burak telefonu elinde tutarken düşünüyor: bir sözün gerçekten Hz. Peygamber'e ait olduğu nereden bilinir? Hadis ile sünnet aynı şey mi? Bu sorular din testlerinde de karşına çıkacak; çoğu zaman kısa bir hadis verilip ondan bir kavram çıkarman istenir.

2Hedefler

  • Sünnet ile hadisin sözlük ve terim anlamlarını açıklar, ikisi arasındaki farkı örnekle gösterirsin.
  • Bir rivayette anlatılan davranışı kavlî, fiilî ya da takrîrî sünnet olarak sınıflandırırsın.
  • Sünnetin Kur'an karşısındaki görevini, hadislerin derlenme sürecini ve Kütüb-i Sitte'yi tanırsın.
  • Sahih, zayıf ve uydurma hadis ayrımını kullanarak kaynaksız bir sözün güvenilirliğini sorgularsın.

3Konu anlatımı

Yol ile haber

Sünnet kelimesi sözlükte yol, gidişat, âdet ve uygulama anlamlarına gelir. Bir kişinin hayatı boyunca sürdürdüğü tutuma da bu ad verilir. Din ilimlerindeki kullanımında sünnet, Hz. Peygamber'in sözleri, davranışları ve onaylarının bütünüdür; başka bir ifadeyle onun dini yaşama biçimidir.

Hadis ise sözlükte söz, haber ve yeni olan şey demektir. Terim olarak hadis, Hz. Peygamber'in sözlerini, davranışlarını ve onaylarını bize aktaran rivayetlerdir. İkisi arasındaki ilişki sezgiyle kurulabilir: sünnet yaşanmış örnekliktir, hadis o örnekliği taşıyan haberdir. Hz. Peygamber'in bir sabah abdest alması bir sünnettir; bir sahabinin «Resûlullah'ı şöyle abdest alırken gördüm» diye anlatması ve bu anlatımın kuşaktan kuşağa aktarılması hadistir. Sünnete ulaşmanın başlıca yolu hadislerdir, ama ikisi aynı kavram sayılmaz.

Fıkıh derslerinde «sünnet» kelimesi bir de farz ve vacipten sonra gelen hüküm derecesi için kullanılır. Sabah namazının sünneti dendiğinde kastedilen bu hüküm derecesidir. Bu derste ise kelime ikinci kaynak olan geniş anlamıyla geçiyor; soruyu okurken hangi anlamın istendiğine dikkat et.

Söz, davranış, onay: sünnetin türleri

Ders kitapları sünneti kaynağına göre üç türe ayırır.

Kavlî sünnet, Hz. Peygamber'in sözleridir. Bir öğüt, bir emir, bir açıklama ya da soruya verdiği bir cevap bu gruba girer. Buhârî ile Müslim'in birlikte kaydettiği «Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin» sözü kavlî sünnete örnektir.

Fiilî sünnet, onun davranışlarıdır. Namazı nasıl kıldığı, orucunu nasıl tuttuğu, haccı nasıl yaptığı, insanlarla nasıl alışveriş ettiği sahabiler tarafından gözlenip aktarılmıştır. Buhârî'de yer alan «Beni nasıl namaz kılarken görüyorsanız öyle kılın» hadisi bu iki türün iç içe geçtiği bir yerdir: hadisin kendisi bir sözdür, ama işaret ettiği öğrenme yolu davranıştır. Namazın kılınış biçimi sözle değil, gözlenen uygulamayla aktarılmıştır.

Takrîrî sünnet, sahabilerin onun huzurunda yaptığı ya da onun haberdar olduğu bir davranışa itiraz etmemesi, susması veya o davranışı onaylamasıdır. Bir şeyin yanlış olduğu durumda Hz. Peygamber'in uyarması beklenir; uyarmaması, o davranışın dinen uygun görüldüğünü gösterir. Buhârî'nin aktardığı bir olayda sahabilere ikindiyi Benî Kurayza yurdunda kılmaları söylenir. Yolda vakit daralınca bir grup ikindiyi yolda kılar, öbürü ancak oraya varınca kılar. Durum Hz. Peygamber'e anlatıldığında iki gruptan hiçbirini kınamaz. Söz de davranış da sahabilere aittir; Hz. Peygamber'in katkısı onaydır.

Kur'an'ın yanında ikinci kaynak

İslam'ın temel kaynakları sıralanırken Kur'an'dan sonra sünnet gelir. Peygamberlik görevlerini işlerken bu sıralamanın iki dayanağıyla zaten karşılaşmıştın: açıklama görevi (tebyin) Nahl suresinin 44. ayetine, hüküm koyma yetkisi (teşri) Haşr suresinin 7. ayetine bağlanıyordu. Kaynak olarak sünnetin Kur'an karşısındaki işlevleri, o görevlerin bugüne ulaşan sonucudur. Ders kitapları bu işlevleri üç başlıkta toplar:

  • Pekiştirme. Ayetlerin öğüt verdiği bir ilkeyi Hz. Peygamber'in de söylemesi o ilkeyi güçlendirir. Anne babaya iyilik ve doğruluk, hem ayetlerde hem hadislerde öğütlenen ilkelere örnektir.
  • Açıklama. Kur'an'ın genel bıraktığı bir buyruğun nasıl uygulanacağını sünnet gösterir. Namazın kılınışı ve zekâtın oranı bu başlığın iki klasik örneğidir.
  • Hüküm bildirme. Ayetlerde ayrıntılı bir düzenleme bulunmayan bazı konularda hükmün dayanağı sünnettir; ders kitapları bu başlıkta fitreyi örnek gösterir.

Bu üç işlev sünneti Kur'an'dan bağımsız ikinci bir kitap hâline getirmez. Ders kitapları, sünnetin Kur'an'la birlikte okunduğunu ve ona aykırı düşemeyeceğini vurgular; bir rivayet Kur'an'la açıkça çelişiyorsa hadis âlimleri o rivayetin sağlamlığını sorgular. Bu yüzden sünnet, Kur'an'ın yaşanmış yorumu olarak görülür: metni ilk kez açıklayan ve hayatına geçiren kişinin uygulaması.

Kavram kartı

TerimKısa anlamıMetinden örnekSeni terime götüren ipucu
SünnetHz. Peygamber'in söz, davranış ve onaylarının bütünüNamazın kılınış biçimi«yolu», «uygulaması», «örnekliği»
HadisBu söz, davranış ve onayları aktaran rivayet«Resûlullah şöyle buyurdu…» diye başlayan haber«aktarılır», «rivayet edilir», «haber»
Kavlî sünnetHz. Peygamber'in sözü«Kolaylaştırın, zorlaştırmayın»«buyurdu», «dedi», «tavsiye etti»
Fiilî sünnetHz. Peygamber'in davranışıNamaz kılışının gözlenip aktarılması«yaptı», «gördüm», «böyle kılardı»
Takrîrî sünnetSahabinin davranışına itiraz etmeyip onaylamasıBenî Kurayza yolundaki iki grubun kınanmaması«ses çıkarmadı», «kınamadı», «onayladı»
Mevzû hadisHz. Peygamber'e yalan yere isnat edilen sözKaynaksız zincir mesajları«kaynak yok», abartılı vaat

Ağızdan kitaba: hadislerin derlenmesi

Hz. Peygamber hayattayken sahabiler onun sözlerini ezberleyerek ve birbirlerine anlatarak aktarıyordu. Kaynaklarda, ilk dönemde Kur'an ile karışma endişesiyle hadis yazımının sınırlandığı, daha sonra bazı sahabilere yazma izni verildiği aktarılır. Abdullah b. Amr b. Âs'ın tuttuğu ve es-Sahîfetü's-Sâdıka diye bilinen derleme, bu dönemden kalan yazılı sayfaların en çok anılanıdır.

Sahabi kuşağı azaldıkça rivayetlerin kaybolma kaygısı arttı. Emevî halifesi Ömer b. Abdülaziz, hadislerin toplanıp yazıya geçirilmesi için resmî bir girişim başlattı; bu görevde adı en çok geçen âlim İbn Şihâb ez-Zührî'dir. Hicri üçüncü yüzyıl, hadislerin konularına göre sınıflandırılıp büyük kitaplarda toplandığı dönemdir ve ders kitaplarında hadis ilminin altın çağı diye anılır.

Bu dönemin altı eseri Kütüb-i Sitte, yani «altı kitap» adıyla bilinir: Buhârî'nin Sahîh'i, Müslim'in Sahîh'i, Ebû Dâvûd'un Sünen'i, Tirmizî'nin Sünen'i, Nesâî'nin Sünen'i ve İbn Mâce'nin Sünen'i. Bunlardan ilk ikisine birlikte Sahîhayn (iki sahih) denir; hadis âlimleri bu iki eseri en güvenilir hadis kitapları olarak kabul eder. Daha erken bir dönemde İmam Mâlik'in Muvatta'ı, aynı yüzyılda Ahmed b. Hanbel'in Müsned'i de derlenmiştir. Kitapların adı düzenlerini de ele verir: sünen türü eserler daha çok fıkıh konularına göre, müsned türü eserler ise hadisi aktaran sahabinin adına göre sıralanır.

Sened, metin ve hadisin derecesi

Her hadisin iki parçası vardır. Sened, sözü Hz. Peygamber'den derleyen âlime kadar aktaran kişilerin, yani râvilerin zinciridir. Metin, aktarılan sözün ya da olayın kendisidir. Hadis âlimleri bir rivayeti değerlendirirken önce zincire bakar: râviler birbirinden gerçekten duymuş mu, her biri dürüst ve hafızası sağlam biri mi? Ardından metni inceler: söz Kur'an'la ve sağlam biçimde bilinen sünnetle çelişiyor mu?

Bu inceleme sonucunda hadisler derecelendirilir. Sahih hadis, senedi kesintisiz olan, güvenilir ve hafızası sağlam râvilerce aktarılan, metninde kusur bulunmayan rivayettir. Sahihe yakın olup râvilerinden birinin hafızası biraz zayıf olana hasen denir. Bu şartları taşımayan rivayet zayıf hadis sayılır; zayıf, Hz. Peygamber'e ait olduğu kesin biçimde gösterilemeyen demektir. Mevzû hadis ise doğrudan uydurmadır: Hz. Peygamber'in söylemediği bir sözün ona isnat edilmesidir.

Uydurma hadis ve sahih bilgi

Uydurma rivayetler tarih boyunca farklı nedenlerle ortaya çıkmıştır. Ders kitapları siyasi ayrılıkları, mezhep taassubunu, halkı etkilemek isteyen kıssacıları, ticari çıkarı ve hatta insanları iyiliğe teşvik etmek gibi iyi niyetli görünen amaçları sayar. Hangi amaçla yapılırsa yapılsın, Hz. Peygamber'e söylemediği bir sözü yüklemek İslam'da ağır bir yanlış kabul edilir. Buhârî'nin ve Müslim'in kaydettiği bir rivayete göre bilerek onun adına yalan söyleyenin cehennemdeki yerine hazırlanması gerektiği bildirilir.

Hadis âlimlerinin uydurmayı tanımak için kullandığı işaretlerden bazıları sınav düzeyinde de işe yarar: sözün Kur'an'a açıkça aykırı olması, akla ve bilinen gerçeklere ters düşmesi, küçük bir işe çok büyük sevap ya da ağır ceza vaat etmesi, senedinin hiç bulunmaması. Burak'ın aile grubundaki görsel bu işaretlerin birkaçını birden taşır: kaynak göstermiyor, bir mesajı iletmeye abartılı sonuçlar bağlıyor. Bu, sözün içeriğinin kötü olduğu anlamına gelmez; Hz. Peygamber'e ait olduğunun gösterilmediği anlamına gelir. Sahih bilgiye ulaşmak için hadisin hangi kitapta geçtiğine ve o kitapta nasıl değerlendirildiğine bakılır.

Zamana bağlı uygulama, kalıcı ilke

Sünneti doğru anlamak için bir ayrım daha gerekir. Hz. Peygamber yedinci yüzyılın Arap Yarımadası'nda yaşadı; giydiği kıyafet, kullandığı binek, yediği yemek o coğrafyanın ve dönemin şartlarına bağlıydı. Ders kitapları bu tür uygulamaları, ardındaki amaçla birlikte okumayı önerir. İki Sahîh'in de kaydettiği bir sözünde Hz. Peygamber, ümmetine zorluk vermekten çekinmese her namazda misvak kullanmalarını emredeceğini söyler. Misvak, o dönemde dişleri temizlemek için kullanılan bir ağaç dalıdır. Burada kalıcı olan ilke ağız ve diş temizliğidir; aracın kendisi döneme bağlıdır.

Bu ayrım her uygulamayı «artık geçerli değil» diye bir kenara koymak anlamına gelmez. Namazın kılınışı gibi ibadete dair uygulamalar biçimiyle korunur. Ayrım daha çok örf ve gündelik hayat alanında işe yarar: amaç sabit kalır, araç değişebilir.

Metin çözümü

Buhârî ile Müslim'in kaydettiği metin: «Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin.»

Birinci adım, metnin türünü belirlemektir: «kolaylaştırın» ve «müjdeleyin» gibi emir kipindeki fiiller bir konuşmayı gösterir, yani bu bir kavlî sünnettir. İkinci adım, metnin kime ve neye yöneldiğini bulmaktır: fiiller çoğul kiple kurulmuş; metin, dini başkalarına anlatırken ve yaşarken izlenecek tutumu tarif eder. Üçüncü adım, kavramı adlandırmaktır: metin kolaylık ilkesini ve dini sevdirerek anlatmayı öne çıkarır. Seçeneklerde «ibadetlerin vakti», «hadislerin derlenmesi» ya da «onay yoluyla sünnet» gibi ifadeler varsa metinde karşılıkları yoktur.

Modülün özeti

Bu dersle Hz. Muhammed modülü tamamlanıyor. Önce Mekke ve Medine dönemleriyle hayatını, ardından tebliğ, tebyin ve temsil görevlerini, sonra güvenilirliği, merhameti ve adaletiyle örnek kişiliğini işledik. Bugün o örnekliğin sonraki kuşaklara nasıl ulaştığını gördük: sünnet yaşandı, hadis onu taşıdı, âlimler de taşınanı süzdü. Modülün bütününde aynı soru işe yaradı: anlatılan şey onun bir sözü mü, bir davranışı mı, yoksa onayladığı bir durum mu?

Sünnet kendi başına bir başlangıç değildir; açıkladığı ve dayandığı bir metin vardır. Hadislerin yazıya geçirilmesinin kuşaklara yayıldığını, sağlam rivayeti ayıklamak için koca bir ilmin kurulduğunu gördük. Kur'an ise başka bir yoldan, vahiyle geldi ve korunması da başka türlü işledi. Bir sonraki ders o yolu açıyor: vahiy kelimesinin neyi kapsadığı, Hz. Peygamber'e hangi biçimlerde ulaştığı ve indirilen metnin nasıl toplanıp korunduğu.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Sünnet mi, hadis mi?

Soru: «Hz. Peygamber yemeğe besmeleyle başlar, önündeki kaptan yerdi. Yanındaki bir sahabi bu alışkanlığı görüp yıllar sonra öğrencilerine anlattı; öğrencileri de anlatılanı kitaplarına geçirdi.» Bu parçada sünnet ile hadis hangi seçenekte doğru eşleştirilmiştir?

  • A) Sünnet: öğrencilerin yazdığı kitap; hadis: Hz. Peygamber'in yemek yeme biçimi
  • B) Sünnet: sahabinin hatırası; hadis: besmele
  • C) Sünnet: Hz. Peygamber'in yemek yeme biçimi; hadis: bu davranışı aktaran anlatım
  • D) Sünnet ve hadis: ikisi de yalnızca kitaba geçirilmiş metin
  • E) Sünnet: öğrencilerin uygulaması; hadis: sahabinin davranışı

Çözüm: Yaşanmış örneklik Hz. Peygamber'in yemeğe başlama biçimidir; bu sünnettir. Sahabinin anlatması ve öğrencilerin onu yazması o örnekliği taşıyan rivayettir; bu da hadistir. A ilişkiyi ters kurar, D ise iki kavramı aynılaştırır. Cevap: C.

Örnek 2 — Sünnetin türü

Soru: Bir rivayette şu durumun anlatıldığını varsay: bir sahabi Hz. Peygamber'in yanında kendi bulduğu bir yolla işini görür; Hz. Peygamber bunu görür ve bir şey söylemez, yalnızca gülümser. Bu durumdan çıkan sünnet türü hangisidir?

  • A) Kavlî sünnet
  • B) Fiilî sünnet
  • C) Mevzû hadis
  • D) Takrîrî sünnet
  • E) Zayıf hadis

Çözüm: Davranış sahabiye aittir, Hz. Peygamber konuşmaz, kendisi de bir şey yapmaz. Bir yanlışı görse uyarması beklenen kişinin susması ve gülümsemesi onay anlamı taşır. Mevzû ve zayıf ise sünnet türü değil, hadis derecesidir. Cevap: D.

Örnek 3 — Senetteki boşluk

Soru: Bir hadis kitabında yer alan rivayetin senedinde iki râvi arasında bir kuşak eksiktir; yani bir râvinin sözü kimden duyduğu belli değildir. Metinde ise Kur'an'la çelişen bir ifade yoktur. Bu rivayet hadis âlimlerinin derecelendirmesinde nereye yerleşir?

  • A) Sahih hadis, çünkü metni Kur'an'la çelişmiyor
  • B) Mevzû hadis, çünkü senedinde sorun var
  • C) Zayıf hadis, çünkü senet kesintisiz değil
  • D) Kavlî sünnet, çünkü bir söz aktarıyor
  • E) Hasen hadis, çünkü yalnız bir râvinin hafızası zayıf

Çözüm: Sahihlik için zincirin baştan sona kesintisiz olması gerekir; bu şart sağlanmadığı için A düşer. E'deki hafıza zayıflığı parçada geçmiyor, sorun kopukluktur. Senetteki boşluk, sözün uydurulduğunu tek başına göstermez; bu yüzden B aşırı bir hükümdür. D ise derece değil, sünnet türüdür. Cevap: C.

Örnek 4 — Kaynaksız söz

Soru: Sosyal medyada «Hz. Peygamber buyurdu» notuyla paylaşılan bir sözün altında kitap adı yok ve sözü on kişiye gönderene büyük bir mükâfat vaat ediliyor. Bu söz karşısında hadis ilminin ölçülerine en uygun tutum hangisidir?

  • A) Güzel bir öğüt içerdiği için sahih kabul edip yaymak
  • B) Hangi hadis kitabında geçtiğini ve orada nasıl değerlendirildiğini araştırmak
  • C) Çok paylaşıldığı için güvenilir saymak
  • D) İçinde Hz. Peygamber'in adı geçtiği için sorgulamamak
  • E) Mükâfat vaadi büyük olduğu için daha da önemli saymak

Çözüm: Bir sözün sahih olup olmadığı içeriğin güzelliğiyle ya da yaygınlığıyla anlaşılmaz; senedi ve hangi kaynakta geçtiği belirleyicidir. Küçük bir işe büyük sevap vaadi uydurma işaretlerinden biridir, yani E tam tersini söyler. Cevap: B.

5Tuzaklar

  • Sünnet ile hadisi eş anlamlı saymak. Sünnet yaşanmış örnekliktir, hadis onu aktaran rivayettir. Bir soruda «aktaran», «rivayet eden» sözü geçiyorsa hadis, «uygulama», «yol» geçiyorsa sünnet aranır.
  • Takrîrî sünneti Hz. Peygamber'in yaptığı bir iş sanmak. Takrîrde davranışı yapan sahabidir; Hz. Peygamber'in payı itiraz etmemek ya da onaylamaktır. Davranış ona aitse sünnet fiilîdir.
  • Fıkıhtaki «sünnet» ile kaynak olan sünneti karıştırmak. «Sabah namazının sünneti» bir hüküm derecesidir; «Kur'an'dan sonra ikinci kaynak» denen sünnet ise Hz. Peygamber'in söz, davranış ve onaylarının tamamıdır.
  • Zayıf hadisi uydurma hadisle aynı saymak. Zayıf hadis, Hz. Peygamber'e aitliği kesin gösterilemeyen rivayettir; mevzû ise ona yalan yere isnat edilmiş sözdür.
  • Kütüb-i Sitte'ye Muvatta ya da Müsned'i eklemek. Altı kitap Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce'nin eserleridir.

6Tekrar kartı

  • Sünnet: sözlükte yol, âdet; terimde Hz. Peygamber'in söz, davranış ve onaylarının bütünü.
  • Hadis: sözlükte söz, haber; terimde bu söz, davranış ve onayları aktaran rivayet.
  • Türler: kavlî (söz), fiilî (davranış), takrîrî (sahabi davranışını onay ya da itiraz etmeme).
  • Yeri: Kur'an'dan sonra ikinci kaynak; pekiştirir, açıklar, ayetlerin ayrıntı vermediği yerde hüküm bildirir; Kur'an'la birlikte okunur.
  • Derleme: sahabe sayfaları, Ömer b. Abdülaziz'in girişimi, hicri üçüncü yüzyılda büyük kitaplar.
  • Kütüb-i Sitte: Buhârî, Müslim (Sahîhayn), Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, İbn Mâce.
  • Sened râvi zinciri, metin aktarılan söz; dereceler: sahih, hasen, zayıf; mevzû uydurmadır.
  • Bağlam: amaç ve ilke kalıcı, döneme bağlı araç değişebilir (misvak → diş temizliği).

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Sünnet kelimesinin sözlük anlamı hangisidir?

    1. A)Haber, yeni söz
    2. B)Yol, gidişat, âdet
    3. C)Arınma, temizlik
    4. D)Toplamak, derlemek
    5. E)Aktaran kişi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Sünnet sözlükte yol ve âdet anlamına gelir; haber anlamı hadis kelimesine aittir.

  2. Soru 2 · Kolay

    Hz. Peygamber'in sözlerinden oluşan sünnet türüne ne ad verilir?

    1. A)Fiilî sünnet
    2. B)Takrîrî sünnet
    3. C)Mevzû hadis
    4. D)Kavlî sünnet
    5. E)Hasen hadis
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Söze dayanan sünnet kavlî diye adlandırılır, kelime söz anlamındaki kavilden gelir.

  3. Soru 3 · Kolay

    Bir hadisi Hz. Peygamber'den derleyen âlime kadar aktaran kişilerin zincirine ne denir?

    1. A)Sened
    2. B)Metin
    3. C)Sahîhayn
    4. D)Müsned
    5. E)Takrir
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Râvilerin oluşturduğu aktarım zinciri senet diye adlandırılır, metin ise sözün kendisidir.

  4. Soru 4 · Kolay

    Hz. Peygamber'e yalan yere isnat edilen, onun söylemediği söze ne ad verilir?

    1. A)Sahih hadis
    2. B)Hasen hadis
    3. C)Kavlî sünnet
    4. D)Fiilî sünnet
    5. E)Mevzû hadis
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Uydurma sözlere mevzû hadis denir ve hadis âlimleri bunları reddeder.

  5. Soru 5 · Orta

    Aşağıdakilerden hangisi Kütüb-i Sitte içinde yer almaz?

    1. A)Buhârî'nin Sahîh'i
    2. B)Tirmizî'nin Sünen'i
    3. C)Ahmed b. Hanbel'in Müsned'i
    4. D)Nesâî'nin Sünen'i
    5. E)İbn Mâce'nin Sünen'i
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Müsned önemli bir derlemedir ama altı kitap arasında sayılmaz.

  6. Soru 6 · Orta

    «Sahabiler, Hz. Peygamber'in abdest alışını izleyip aynı biçimde abdest almayı ondan öğrendiler.» Bu parçada öne çıkan sünnet türü hangisidir?

    1. A)Fiilî sünnet
    2. B)Kavlî sünnet
    3. C)Takrîrî sünnet
    4. D)Mevzû hadis
    5. E)Zayıf hadis
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Öğrenme gözlenen davranış üzerinden gerçekleştiği için fiilî sünnet söz konusudur.

  7. Soru 7 · Orta

    Kur'an'da namaz emredilir; kaç rekât kılınacağı ve hareketlerin sırası ise Hz. Peygamber'in uygulamasından öğrenilir. Bu durum sünnetin hangi işlevine örnektir?

    1. A)Uydurma rivayetleri ayıklamak
    2. B)Kur'an'ın harflerini korumak
    3. C)Hadis kitaplarını sınıflamak
    4. D)Takrir yoluyla onay vermek
    5. E)Kur'an'daki genel hükmü açıklamak
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Kur'an'ın genel emrinin ayrıntısını sünnet gösterir ve bu açıklama görevidir.

  8. Soru 8 · Orta

    Hadislerin yazıya geçirilmesi için resmî bir girişim başlatan Emevî halifesi kimdir?

    1. A)Muaviye
    2. B)Ömer b. Abdülaziz
    3. C)Abdülmelik
    4. D)Hişam
    5. E)Velîd
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Ders kitaplarında resmî derleme girişimi Ömer b. Abdülaziz'e bağlanır.

  9. Soru 9 · Orta

    Bir rivayetin sahih sayılabilmesi hangi koşula bağlıdır?

    1. A)Çok sayıda kişinin sosyal ortamda paylaşmış olması
    2. B)Sözün kısa olması
    3. C)Metnin şiir biçiminde yazılması
    4. D)Senedin kesintisiz ve râvilerin güvenilir olması
    5. E)Sözün yalnız bir kitapta geçmesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Sahihlik için kesintisiz zincir ile dürüst ve hafızası sağlam râviler aranır.

  10. Soru 10 · Orta

    Hz. Peygamber'in, ümmetine zorluk vermekten çekinmese her namazda misvak kullanmalarını emredeceğini bildiren hadisten hangi ilke çıkarılabilir?

    1. A)Yalnız ağaç dalıyla diş temizlenmelidir.
    2. B)Misvak namazın farzıdır.
    3. C)Ağız ve diş temizliği önemlidir; kullanılan araç döneme göre değişebilir.
    4. D)Temizlik yalnız namaz vaktinde gereklidir.
    5. E)Hadis takrîrî sünnete örnektir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Kalıcı olan temizlik ilkesidir, misvak ise o dönemin aracıdır.

  11. Soru 11 · Orta

    Buhârî ile Müslim'in Sahîh adlı eserlerine birlikte verilen ad hangisidir?

    1. A)Sahîhayn
    2. B)Kütüb-i Sitte
    3. C)Sünen
    4. D)Müsned
    5. E)Muvatta
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. İki sahih anlamındaki Sahîhayn adı bu iki eseri birlikte anar.

  12. Soru 12 · Zor

    «Yolda vakit daralınca sahabilerden bir grup ikindiyi yolda kıldı, öbür grup varacakları yere ulaşınca kıldı. Durum anlatıldığında Hz. Peygamber iki gruptan hiçbirini kınamadı.» Olaydan hangi sonuç çıkar?

    1. A)Olay kavlî sünnete örnektir.
    2. B)Hz. Peygamber iki grubu da yanlış bulmuştur.
    3. C)Olay zayıf hadis kavramını açıklar.
    4. D)Namaz vakitleri bu olayla belirlenmiştir.
    5. E)Sahabilerin farklı anlayışları onaylanmış, takrîrî sünnet oluşmuştur.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Davranış sahabilere ait, Hz. Peygamber kınamadığı için onay yoluyla sünnet oluşur.

  13. Soru 13 · Zor

    Aşağıdaki ifadelerden hangisi sünnet ile hadis arasındaki ilişkiyi doğru kurar?

    1. A)Sünnet yazılı metindir, hadis yaşanmış örnekliktir.
    2. B)Hadis sünneti sonraki kuşaklara taşıyan rivayettir.
    3. C)Hadis yalnız Hz. Peygamber'in davranışlarını, sünnet yalnız sözlerini kapsar.
    4. D)Sünnet ve hadis birbirinden tamamen bağımsızdır.
    5. E)Her hadis kesin olarak sahihtir, sünnet ise zayıf olabilir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Sünnet yaşanmış uygulamadır ve ona ulaşmanın başlıca yolu hadis rivayetleridir.

  14. Soru 14 · Zor

    «Kaynağı belirsiz bir söz, küçük bir iyiliğe dağlar büyüklüğünde sevap vaat ediyor ve Kur'an'daki bir hükümle açıkça çelişiyor.» Hadis âlimlerinin ölçülerine göre bu söz için en uygun değerlendirme hangisidir?

    1. A)İçeriği iyiye teşvik ettiği için sahihtir.
    2. B)Senedi bilinmediği için hasendir.
    3. C)Kur'an'la çeliştiği için Kur'an'dan önce gelir.
    4. D)Uydurma olduğuna dair güçlü işaretler taşır.
    5. E)Yalnız fıkıh kitaplarında geçtiği için sünnettir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Kaynaksızlık, abartılı vaat ve Kur'an'a aykırılık uydurma işaretleri arasında sayılır.

  15. Soru 15 · Zor

    «Hz. Peygamber Medine'de deveyle yolculuk ederdi.» Bu bilgi sünneti anlamada nasıl değerlendirilmelidir?

    1. A)Bugün de yalnız deveyle yolculuk edilmesi gerekir.
    2. B)Bu bilgi uydurma olduğu için dikkate alınmaz.
    3. C)Ulaşım aracı döneme bağlıdır; amaç ve ilkeler esas alınır.
    4. D)Deve kullanmak ibadetlerin farzıdır.
    5. E)Bu bilgi kavlî sünnet olduğu için herkesi bağlar.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Binek seçimi dönemin şartlarına bağlı bir uygulamadır ve araç değişebilir.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Hz. Muhammed soru kampı» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Hadis kelimesinin terim anlamı hangisidir?

    1. A)Kur'an'ın yorumlanması
    2. B)İbadetlerin hüküm derecesi
    3. C)Hadis kitaplarının sıralanış biçimi
    4. D)Hz. Peygamber'in söz, davranış ve onaylarını aktaran rivayet
    5. E)Sahabilerin kendi görüşleri
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Terim olarak hadis, Hz. Peygamber'den gelen söz, davranış ve onayları aktaran rivayettir.

  2. Soru 2 · Orta

    Hadisleri daha çok fıkıh konularına göre bölümlere ayıran eser türüne ne ad verilir?

    1. A)Sünen
    2. B)Müsned
    3. C)Sahife
    4. D)Mevzû
    5. E)Sened
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Sünen türü eserler fıkıh konularını izler, müsnedler ise sahabi adına göre düzenlenir.

  3. Soru 3 · Zor

    Bir öğrenci şöyle diyor: «Sabah namazının sünnetini kılmak isteğe bağlı olduğuna göre, sünnet zaten dinin kaynağı olamaz.» Bu akıl yürütmedeki hata hangisidir?

    1. A)Sabah namazının farz olmadığını sanması
    2. B)Hadis ile Kur'an'ı aynı saymaması
    3. C)Takrîrî sünneti bilmemesi
    4. D)Kütüb-i Sitte'yi tanımaması
    5. E)Fıkıhtaki hüküm derecesi olan sünnet ile ikinci kaynak olan sünneti karıştırması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Aynı kelimenin iki ayrı kullanımı birbirine karıştırıldığı için öğrencinin sonucu dayanaksızdır.

  4. Soru 4 · Zor

    Bir hadis kitabında bir rivayetin «zayıf» olarak işaretlendiğini gören bir öğrenci için hangisi doğru bir çıkarımdır?

    1. A)Söz kesin olarak uydurmadır.
    2. B)Rivayetin Hz. Peygamber'e aitliği sahih derecede gösterilememiştir.
    3. C)Rivayet Kur'an'dan daha güçlü bir delildir.
    4. D)Rivayet takrîrî sünnete örnektir.
    5. E)Rivayet Sahîhayn'da yer almak zorundadır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Zayıf derece, aitliğin güçlü biçimde kanıtlanamadığını gösterir ama tek başına uydurma anlamına gelmez.

  5. Soru 5 · Zor

    «Kolaylaştırın, zorlaştırmayın; müjdeleyin, nefret ettirmeyin.» Bu hadisle ilgili hangi eşleştirme doğrudur?

    1. A)Türü: fiilî sünnet; vurgusu: ibadet vakitleri
    2. B)Türü: takrîrî sünnet; vurgusu: hadislerin yazımı
    3. C)Türü: kavlî sünnet; vurgusu: dini kolaylık ve sevdirerek anlatma
    4. D)Türü: mevzû hadis; vurgusu: korkutma
    5. E)Türü: kavlî sünnet; vurgusu: uydurma hadislerin ayıklanması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Emir kipindeki bir söz olduğu için kavlîdir ve kolaylık ilkesini öne çıkarır.

D03 — Hz. Muhammed

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.