YKS Coğrafya · Yerleşme · COĞ-C12-L04
Türkiye'de yerleşme ve kentleşme
TYTAYT-1sınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm
1Kanca
Baran'ın dedesi bayram ziyaretinde cüzdanından solmuş bir fotoğraf çıkardı. Ankara'da, şimdi Baran'ın on iki katlı blokta oturduğu yamaç: tek katlı evler, her birinin önünde küçük bir bahçe, bir ip üzerinde kuruyan çamaşırlar, aşağıda toprak bir yol. «Biz bu evi iki gecede yaptık,» dedi dede, «elektrik sonradan geldi, su daha da sonra.» Baran telefonundaki uydu görüntüsünü açtı; aynı yamaçta artık otopark, metro durağı ve bir alışveriş merkezi vardı. İki görüntü arasında yaklaşık yarım asır duruyordu. O tepe nasıl bahçeli evlerden bloklara geçti, bu dönüşüm kentin geri kalanında neleri zorladı?
2Hedefler
- Kentleşmeyi kentli nüfus oranının artışı olarak tanımlar, kır ve kent nüfusu tablosundan oranla mutlak sayıyı ayırırsın.
- Türkiye'de kentleşmenin 1950'lerden sonra neden hızlandığını ekonomik ve toplumsal dönüşümlerle ilişkilendirirsin.
- Hızlı kentleşmenin konut, altyapı, ulaşım ve çevre üzerindeki sonuçlarını örnekle açıklarsın.
- Metropol ile büyükşehir kavramlarını ayırır, kentlerin Türkiye'deki dağılışını sözel bir haritada gösterirsin.
3Konu anlatımı
Binlerce yıllık bir yerleşim sahnesi
Anadolu, insanın yerleşik hayata geçtiği en eski alanlardan biri olarak bilinir. Ders kitapları bu derinliği anlatırken Konya Ovası'ndaki Çatalhöyük'ü sıkça örnek verir: evlerin birbirine bitişik kurulduğu, girişin damdan yapıldığı, binlerce yıl önce tarımla geçinen bir topluluk. Hitit, Frig, Lidya gibi uygarlıklardan, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan kentler bugünkü pek çok il merkezinin altında ya da yanında yatar. Yani Türkiye'de yerleşme yeni değildir; yeni olan, nüfusun büyük kısmının kentlerde toplanmasıdır.
Kentleşme bir orandır
Kentleşme, bir ülkede kentlerde yaşayan nüfusun toplam nüfus içindeki payının artmasıdır. Tanımın kalbi «pay» sözcüğüdür. Kentlerin nüfusu büyürken kırsal nüfus da artıyor olabilir; kentleşmeden söz etmek için kentin payının büyümesi gerekir. Kentleşmeyle birlikte kent sayısı çoğalır, var olan kentler alan olarak genişler, insanların çalıştığı işler tarladan fabrikaya, büroya ve dükkâna kayar.
Bir uyarı ekleyelim: kenti kırdan ayıran ölçüt ülkeden ülkeye, hatta aynı ülkede yıldan yıla değişebilir. Türkiye'de de istatistikte kullanılan tanımın değiştiği dönemler olmuştur. İki farklı yılın kentli oranını karşılaştırırken tanımın aynı kalıp kalmadığına bakmak gerekir; aksi hâlde yöntemdeki bir değişiklik nüfusun yer değiştirmesi gibi okunabilir.
1950'lerden sonra hız neden arttı?
Kentlerin payı, yeni devletin kuruluşundan sonraki çeyrek yüzyıl boyunca ağır ağır yükseldi. Asıl ivme 1950'lerin ardından geldi. Göç modülünde kırdan kente yönelen akışı itici ve çekici etkenleriyle çözmüştük; burada aynı hareketi kentin gözünden okuyoruz. Göç bir araçtır, kentleşme ise onun sonucunda değişen nüfus dağılımıdır.
Bu hızlanmayı besleyen dönüşümler şöyle sıralanır:
- Sanayileşme: Fabrikalar kurulan kentler iş gücüne ihtiyaç duydu; Marmara çevresi bunun en yoğun yaşandığı alan oldu.
- Tarımda yeni makineler: Traktörün yaygınlaşmasıyla aynı tarlaya daha az el yetti, kırda boşa çıkan emek kente yöneldi.
- Hizmetlerin büyümesi: Ticaret, ulaştırma, bankacılık, kamu hizmetleri kentlerde yeni meslekler doğurdu.
- Eğitim ve sağlık: Lise, üniversite ve hastane gibi kurumların kentlerde toplanması aileleri çocuklarının geleceği için kente çekti.
- Karayolu ağı: Yollar uzandıkça köy ile il merkezi arasındaki mesafe günlerden saatlere indi.
Örnek veri: kır ile kentin yer değiştirmesi
Aşağıdaki tablo bir sayım sonucu değildir; Türkiye'deki genel eğilimin yönünü göstermek için hazırlanmış örnek veridir. Nüfus milyon kişi olarak verilmiştir.
| Dönem | Toplam nüfus | Kentli payı | Kent nüfusu | Kır nüfusu |
|---|---|---|---|---|
| I | 20 | %25 | 5 | 15 |
| II | 30 | %35 | 10,5 | 19,5 |
| III | 45 | %50 | 22,5 | 22,5 |
| IV | 60 | %65 | 39 | 21 |
| V | 75 | %80 | 60 | 15 |
Tabloyu iki katmanda oku. Kentli payı her dönemde yükseliyor: bu kentleşmedir. Kır nüfusunun mutlak sayısı ise III. döneme kadar artıyor, ancak ondan sonra düşüyor. Demek ki kırın payının azalması, kırda yaşayan insan sayısının hemen azaldığı anlamına gelmez. III. dönemde iki nüfus eşitlenir; kentler o andan sonra çoğunluktadır.
Hızlı büyümenin bıraktığı izler
Kente gelenlerin konut ihtiyacı, planlı arsa ve konut üretiminden hızlı büyüdü. Büyük kentlerin çeperinde, çoğu zaman kamuya ait arazilerde, kısa sürede izinsiz yapılan tek katlı evler yükseldi. Halk arasında «bir gecede kondurulan ev» anlamında gecekondu adı verilen bu yapıların bulunduğu mahallelerde yol, su, elektrik ve kanalizasyon sonradan geldi. Baran'ın dedesinin fotoğrafı bu dönemin kaydıdır. Sonraki on yıllarda bu alanların bir kısmı imar düzenlemeleriyle tapuya kavuştu ve yerini çok katlı apartmanlara bıraktı.
Kentlerin hızla genişlemesinin başka sonuçları da vardır:
- Altyapı yetersizliği: Su, atık su ve toplu taşıma ağları nüfusun gerisinde kaldı.
- Trafik: Kent büyüdükçe ev ile iş yeri arasındaki mesafe uzadı, özel araç sayısı arttı.
- Çevre sorunları: Hava kirliliği, atıkların artması, akarsu ve koyların kirlenmesi, kent çevresindeki verimli tarım topraklarının yapılaşmaya açılması.
- Yeşil alan kaybı: Yoğun yapılaşma park ve açık alan payını azalttı.
Bugün bu sorunlara verilen yanıtlardan biri kentsel dönüşümdür: depreme dayanıksız ya da plansız gelişmiş yapı alanlarının yıkılıp yeniden yapılması. Ders kitapları dönüşümü afet riskini azaltma, altyapıyı yenileme ve yaşam kalitesini artırma amaçlarıyla anlatır. Kaynaklarda uygulamanın tartışılan yanları da yer alır: eski sakinlerin mahallede kalıp kalamayacağı, yapı yoğunluğunun artması, tarihî dokunun korunması. Coğrafya dersi burada bir taraf seçmez; dönüşümün mekâna ve nüfusa etkisini inceler.
Metropol ve büyükşehir
Metropol, nüfusu çok kalabalık, sanayi, ticaret, ulaşım, kültür ve yönetim gibi işlevleri bir arada taşıyan, etkisi kendi sınırlarını aşıp geniş bir çevreye yayılan büyük kenttir. Türkiye'de İstanbul, Ankara ve İzmir bu kavramın ders kitaplarındaki temel örnekleridir; İstanbul ülkenin en kalabalık kentidir. Metropolün çevresindeki ilçe ve kasabalar zamanla onunla bütünleşir, insanlar her gün bu çevreden merkeze gidip gelir.
Büyükşehir ise yönetimle ilgili bir kavramdır. Nüfusu yasada belirlenen ölçütü aşan illerde kurulan büyükşehir belediyesi, ilçe belediyelerinin üstünde ulaşım, su, imar gibi hizmetleri bütün il ölçeğinde planlar. Ayrımı şöyle tut: metropol kentin büyüklüğünü ve etkisini anlatan coğrafi bir terimdir, büyükşehir ise bir yönetim statüsüdür. Türkiye'deki metropollerin üçü de büyükşehir statüsündedir; buna karşılık büyükşehir statüsündeki her il metropol sayılmaz.
Sözel harita: Türkiye'nin kent kuşakları
Boş bir kâğıda ülkenin sınırını kabaca çek. Sol üst köşede iç denizimizi, Marmara'yı, bir yumurta biçiminde göster; onu kalın bir halkayla çevrele: boğazın iki yakasında İstanbul, doğu ucunda Kocaeli ve Sakarya, güney kıyısının iç tarafında Bursa, kuzey kıyısında Tekirdağ. Bu halka kentlerin en sık dizildiği kuşaktır. İstanbul'un üstüne büyük bir yıldız koy: metropol.
Batı kıyısının ortasına İzmir için ikinci yıldızı yerleştir; doğusuna doğru uzanan vadiler boyunca Manisa, Aydın, Denizli'yi küçük noktalarla sırala. Güney kıyısına Antalya ile Mersin'i, Mersin'in doğusundaki ovaya Adana'yı birer nokta olarak ekle; Adana ile Mersin, Çukurova'nın düzlüğünde birbirine yakın durur. Haritanın ortasına üçüncü yıldızı, Ankara'yı çiz; onun çevresinde Eskişehir, Konya ve Kayseri birbirinden uzak, geniş platonun üzerine serpilmiş noktalar olsun.
Kuzey kıyısında Samsun ve Trabzon'u kıyı çizgisinin hemen üstüne yerleştir; dağlar denize yakın olduğu için bu kentler dar şerit hâlinde uzanır ve dağ sırasının arkası seyrek kalır. Güneydoğu köşesine doğru Gaziantep'i, onun doğusuna Şanlıurfa'yı, daha kuzeydoğuya Diyarbakır'ı işaretle. Ülkenin doğusundaki yüksek, kışı uzun kesime ise yalnız birkaç seyrek nokta koy: Erzurum, Malatya, Van. Haritanın dili açıktır: kentler kıyılarda, ovalarda ve büyük ulaşım hatlarında toplanır; yükseltinin arttığı, iklimin sertleştiği doğuda seyrekleşir.
Planlı kent: başkent Ankara
Çoğu Türkiye kenti yüzyıllar içinde kendiliğinden büyümüştür. Bir planlı kentte ise yolların, konut alanlarının, parkların ve kamu binalarının yeri önceden bir plana göre belirlenir. Ankara Ekim 1923'te başkent ilan edildiğinde kalenin eteğinde toplanmış küçük bir Anadolu kentiydi. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Alman şehir plancısı Hermann Jansen'in hazırladığı imar planı uygulanmaya başlandı: geniş caddeler, yeşil alanlar, bakanlıkların toplandığı bir yönetim bölgesi ve eski çekirdeğin güneyinde gelişen yeni bir kent kesimi. Ders kitapları, nüfusun planın öngördüğünden hızlı artması yüzünden kentin çeperinde plansız yapılaşmanın da görüldüğünü ekler. Baran'ın dedesinin yamacı bu ikinci hikâyeye aittir.
Modülün özeti
Yerleşme modülünü dört adımda tamamladık. İlk derste bir yerleşmenin yerini suyun, iklimin, yer şekillerinin ve ulaşımın nasıl belirlediğini gördük. İkincide kırsal yerleşmeleri toplu ve dağınık dokularıyla, mezra, oba, yayla, kom gibi köy altı birimleriyle tanıdık. Üçüncüde kentleri onları ayakta tutan işlevlere göre sınıflandırdık. Bu derste bütün bunları Türkiye ölçeğinde birleştirdik: binlerce yıllık yerleşim mirası, 1950'lerden sonra hızlanan kentleşme, bunun konut ve çevreye yansıması, metropoller ve kent kuşakları. Bir yerleşme sorusunda yerin doğal koşullarına, kırsal mı kentsel mi olduğuna ve hangi işle geçindiğine birlikte bak.
Baran'ın dedesi tarlayı bırakıp kentte bir inşaatta çalışmaya başlamıştı; torunu belki bir gün bir yazılım şirketinde çalışacak. Toprağı işlemek, bir hammaddeyi fabrikada ürüne çevirmek, bir müşteriye hizmet vermek ve bilgi üretmek aynı türden işler midir? Sıradaki ders, ekonomik faaliyetleri doğaya olan uzaklıklarına göre birincil, ikincil, üçüncül ve dördüncül diye basamaklara ayırıyor.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Kentleşmenin ölçüsü
Soru: Bir ülkede on yıl içinde kentlerde yaşayanların sayısı artmış, kırsal nüfusun sayısı da artmıştır. Bu ülkede kentleşmenin yaşandığını söyleyebilmek için hangi bilgiye ihtiyaç vardır?
- A) Ülkedeki büyükşehir belediyesi sayısına
- B) Kentli nüfusun toplam nüfus içindeki payının yükselip yükselmediğine
- C) Kentlerin deniz seviyesinden yükseltisine
- D) Kırsal alanlardaki ortalama tarla büyüklüğüne
- E) Ülkenin en eski yerleşim yerinin yaşına
Çözüm: Kentleşme kentli nüfusun payındaki artıştır. İki nüfus birlikte büyüdüğünde kentlerin payı yükselmiş de olabilir, aynı kalmış da. Karar için oran gerekir. Cevap: B.
Örnek 2 — Tablodan mutlak sayı
Soru: Kır ile kentin beş dönemlik değişimini veren yukarıdaki tablodan hangi sonuç çıkar?
- A) Kır nüfusu her dönemde azalmıştır
- B) Kentli payı IV. dönemde düşmüştür
- C) Kent nüfusu II. dönemde kır nüfusunu geçmiştir
- D) Kır nüfusunun sayısı III. döneme kadar artmış, sonra azalmıştır
- E) Toplam nüfus V. dönemde azalmıştır
Çözüm: Kır nüfusu 15'ten 19,5'e, sonra 22,5'e çıkıyor; ardından 21 ve 15'e iniyor. Kentli payı hiç düşmüyor, kent nüfusu kırı ancak IV. dönemde geçiyor, toplam nüfus sürekli artıyor. Cevap: D.
Örnek 3 — Metropol mü, büyükşehir mi?
Soru: «Nüfusu yasadaki ölçütü aştığı için il genelinde ulaşım ve su hizmetlerini tek bir üst belediyenin planladığı il» tanımı hangi kavrama karşılık gelir?
- A) Büyükşehir
- B) Metropol
- C) Gecekondu alanı
- D) Planlı kent
- E) Kırsal yerleşme
Çözüm: Tanım bir yönetim statüsünü anlatıyor: yasa, üst belediye, hizmet planlaması. Metropol ise büyüklük ve etki alanıyla tanımlanan coğrafi bir terimdir. Cevap: A.
Örnek 4 — Kentlerin seyrekleştiği kuşak
Soru: Türkiye'de kentlerin en seyrek dağıldığı alanın Doğu Anadolu'nun yüksek kesimleri olmasının temel nedeni hangisidir?
- A) Bölgenin denize kıyısının en uzun olması
- B) Bu kesimin hiç yerleşim geçmişi bulunmaması
- C) Yükseltinin ve sert karasal iklimin tarımı ve ulaşımı zorlaştırması
- D) Bütün sanayi tesislerinin bu bölgede toplanmış olması
- E) Bölgenin tamamının planlı kentlerden oluşması
Çözüm: Yüksek ve soğuk alanlarda tarım dönemi kısadır, ulaşım kışın zorlaşır, sanayi yatırımı az kalır. Bu koşullar kent büyümesini sınırlar. Bölgenin denize kıyısı yoktur ve eski yerleşmelere de sahiptir. Cevap: C.
5Tuzaklar
- Kentleşmeyi kent nüfusunun sayıca artmasıyla karıştırmak. Ölçüt paydır; kır nüfusu da aynı hızda büyüyorsa kentleşme yoktur.
- Kırın payı azalınca kırda yaşayanların da azaldığını sanmak. Toplam nüfus hızla büyürken kırdaki kişi sayısı bir süre artmaya devam edebilir.
- Metropol ile büyükşehiri eş anlamlı saymak. Biri büyüklük ve etki alanını, öteki yönetim statüsünü anlatır.
- Göçü kentleşmenin kendisi sanmak. Göç nüfusun hareketidir; kentleşme bu hareketin de katkısıyla kentli payının yükselmesidir.
- Kentsel dönüşüm sorularında görüş bildirmek. Coğrafya sorusu dönüşümün amacını ve mekâna etkisini sorar; «iyi mi kötü mü» yargısı istemez.
- Ankara'yı kendiliğinden büyümüş bir kent saymak. Başkent olduktan sonra gelişimi bir imar planıyla yönlendirilmiştir; çeperindeki plansız büyüme bu planlı çekirdeği ortadan kaldırmaz.
6Tekrar kartı
- Anadolu binlerce yıllık bir yerleşim alanıdır; ders kitabı örneği Konya Ovası'ndaki Çatalhöyük.
- Kentleşme = kentli nüfusun toplam içindeki payının artması; oran ile mutlak sayıyı ayır.
- Türkiye'de kentleşme 1950'lerden sonra hızlandı: sanayi, tarımda makine, hizmetler, eğitim ve sağlık, karayolları.
- Sonuçlar: gecekondu ve sonradan apartmanlaşma, altyapı ve konut açığı, trafik, kirlilik, tarım toprağı kaybı.
- Kentsel dönüşüm: riskli ve plansız yapıların yenilenmesi; amaçları ve tartışılan yanları birlikte bilinir.
- Metropol coğrafi terim (İstanbul, Ankara, İzmir); büyükşehir yönetim statüsü.
- Kentler Marmara çevresinde, kıyılarda ve ovalarda yoğun; Doğu Anadolu'nun yüksek alanlarında seyrek.
- Ankara 1923'ten sonra Jansen'in imar planıyla gelişen planlı başkent.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Bir ülkede kentlerde yaşayanların toplam nüfus içindeki payının yükselmesine ne ad verilir?
- A)Mübadele
- B)Kentleşme
- C)Kentsel dönüşüm
- D)Göç dengesi
- E)Kırsallaşma
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Kentleşme kentli nüfusun toplam içindeki oranının artması olarak tanımlanır.
Soru 2 · Kolay
Ders kitaplarında Anadolu'nun çok eski bir yerleşim alanı olduğunu göstermek için sıkça anılan, Konya Ovası'ndaki yerleşme hangisidir?
- A)Efes
- B)Truva
- C)Hattuşa
- D)Çatalhöyük
- E)Sardes
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Konya Ovası'ndaki Çatalhöyük tarımla geçinen çok eski bir topluluğun yerleşmesi olarak örneklenir.
Soru 3 · Kolay
Ders kitaplarında Türkiye'nin metropollerine verilen temel örneklerden üçü hangi seçenekte birlikte yer alır?
- A)İstanbul, Ankara, İzmir
- B)Bayburt, Kilis, Tunceli
- C)Ardahan, Iğdır, Bartın
- D)Artvin, Sinop, Kırşehir
- E)Hakkâri, Bingöl, Muş
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Kalabalık nüfusları ve geniş etki alanlarıyla İstanbul, Ankara ve İzmir metropol örnekleridir.
Soru 4 · Kolay
Büyük kentlerin çeperinde, izinsiz ve kısa sürede yapılan, altyapısı sonradan gelen konutlara ne ad verilir?
- A)Mezra
- B)Yayla
- C)Oba
- D)Kom
- E)Gecekondu
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Hızlı göçle konut açığı büyüyünce kent çeperlerinde izinsiz yapılan bu evler gecekondu olarak adlandırılır.
Soru 5 · Orta
Hangisi Türkiye'de 1950'lerden sonra kentleşmenin hızlanmasını açıklayan gelişmelerden biri değildir?
- A)Sanayi tesislerinin kentlerde iş açması
- B)Karayolu ağının genişlemesi
- C)Kentlerde yapılaşmanın tamamen durdurulması
- D)Lise, üniversite ve hastane gibi kurumların kente yığılması
- E)Ticaret ve bankacılık gibi hizmetlerin büyümesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Yapılaşmanın durması kentleşmeyi hızlandırmaz; öteki gelişmeler kenti çekici kılan etkenlerdir.
Soru 6 · Orta
Metropol ile büyükşehir kavramları arasındaki fark en doğru biçimde hangisinde verilmiştir?
- A)Metropol büyüklük ve etki alanını anlatan coğrafi bir terim, büyükşehir ise yasayla kurulan bir yönetim statüsüdür
- B)İkisi de yalnız başkenti anlatır
- C)Büyükşehir kıyıda, metropol iç kesimde bulunur
- D)Metropol yalnız sanayi kentlerine verilen addır
- E)Büyükşehir kavramı yalnız kırsal ilçeleri kapsar
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Metropol kentin ölçeği ve etkisiyle, büyükşehir ise yasal yönetim düzeniyle tanımlanır.
Soru 7 · Orta
Türkiye'de kentlerin en sık dizildiği kuşak, sanayinin ve ulaşım hatlarının da yoğunlaştığı hangi alandır?
- A)Erzurum çevresindeki yüksek düzlükler
- B)Hakkâri'nin dağlık kesimleri
- C)Karadeniz'in dağ arkası iç kesimleri
- D)Tuz Gölü'nün çevresindeki kurak düzlükler
- E)Marmara Denizi'ni çevreleyen alan
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Tekirdağ gibi kentler Marmara çevresinde sık bir halka oluşturur.
Soru 8 · Orta
Kentsel dönüşüm uygulamalarının ders kitaplarında anılan temel amacı hangisidir?
- A)Kent nüfusunu kırsala geri göndermek
- B)Depreme dayanıksız ve plansız yapı alanlarını yenileyerek afet riskini azaltmak
- C)Tarım alanlarını genişletmek
- D)Büyükşehir belediyelerini kaldırmak
- E)Metropollerin etki alanını daraltmak
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Dönüşüm riskli yapı stokunu yenilemeyi, altyapıyı iyileştirmeyi ve afet riskini düşürmeyi hedefler.
Soru 9 · Orta
Ankara'nın başkent olduktan sonra gelişimini diğer pek çok Türkiye kentinden ayıran özellik hangisidir?
- A)Yalnız liman fonksiyonuyla büyümesi
- B)Hiç göç almamış olması
- C)Kıyıda kurulmuş olması
- D)Gelişiminin önceden hazırlanmış bir imar planına göre yönlendirilmesi
- E)Maden yatakları çevresinde kurulmuş olması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Jansen'in imar planı caddeleri, yeşil alanları ve yönetim bölgesini önceden belirlemiştir.
Soru 10 · Orta
Hızlı kentleşmenin çevre üzerindeki sonuçlarından biri hangisidir?
- A)Kırsal nüfusun genç yaşlara kayması
- B)Ankara'nın başkent ilan edilmesi
- C)Kent çevresindeki verimli tarım topraklarının yapılaşmaya açılması
- D)Mevsimlik tarım göçünün sona ermesi
- E)Çatalhöyük'ün kazılması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Genişleyen kentler çevrelerindeki düz ve verimli arazileri konut ve sanayi alanına çevirir.
Soru 11 · Orta
Karadeniz kıyısındaki Samsun ve Trabzon gibi kentlerin kıyı boyunca dar bir şerit hâlinde uzanmasının nedeni hangisidir?
- A)Kentlerin planlı başkent olarak kurulması
- B)Bölgede hiç akarsu bulunmaması
- C)Kıyıdan uzak iç kesimlerin sanayi alanı olarak ayrılması
- D)Bölgenin çöl iklimine sahip olması
- E)Dağların kıyıya yakın ve paralel uzanmasıyla düzlüğün dar kalması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Kıyıya koşut dağlar düz alanı daraltır, kent de bu dar şeridi izleyerek uzanır.
Soru 12 · Zor
Örnek veri: toplam nüfusu 40 milyondan 80 milyona çıkan bir ülkede kentli payı %40'tan %60'a yükseliyor. Kırsal nüfus için hangisi doğrudur?
- A)Payı azalmış, kişi sayısı ise 24 milyondan 32 milyona çıkmıştır
- B)Hem payı hem kişi sayısı azalmıştır
- C)Payı artmıştır
- D)Kişi sayısı yarıya inmiştir
- E)Kişi sayısı değişmemiştir
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Kırsal pay yüzde altmıştan kırka inmiş, ancak büyüyen toplam nedeniyle kişi sayısı yirmi dörtten otuz iki milyona yükselmiştir.
Soru 13 · Zor
Bir araştırmacı iki sayım arasında bir ülkede kentli oranının kısa sürede sıçradığını görüyor; aynı dönemde büyük bir göç dalgası kaydedilmemiş. Sıçramanın arkasında en olası neden ne olabilir?
- A)Kır nüfusunun bir anda yok olması
- B)Bütün kentlerin aynı gün planlanması
- C)Metropollerin etki alanının daralması
- D)Kent ile kırı ayıran istatistik tanımının iki sayım arasında değiştirilmiş olması
- E)Gecekonduların tümünün yıkılması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Tanım değiştiğinde aynı yerleşmeler kent sayılmaya başlayabilir ve oran gerçek bir taşınma olmadan yükselir.
Soru 14 · Zor
Hangi eşleştirme hatalıdır?
- A)Sanayileşme — kentlerde iş gücü talebinin artması
- B)Metropol — yalnız kırsal hizmet veren küçük ilçe merkezi
- C)Gecekondu — altyapısı sonradan gelen izinsiz konut
- D)Kentsel dönüşüm — riskli yapı alanlarının yenilenmesi
- E)Planlı kent — yol ve kamu alanlarının önceden belirlenmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Metropol geniş etki alanlı ve çok işlevli büyük kenttir, küçük ilçe merkezi değildir.
Soru 15 · Zor
Baran'ın dedesinin bahçeli tek katlı evinin yerinde bugün çok katlı bloklar ve metro durağı bulunması hangi süreçlerin birlikte sonucudur?
- A)Yalnız mevsimlik tarım göçü
- B)Kırsal yerleşmenin dağınık dokuya dönüşmesi
- C)Gecekondu alanının imar düzenlemeleri ve yeniden yapılaşmayla dönüşmesi, kentin altyapısının bu alana uzanması
- D)Kentli nüfus payının azalması
- E)Kentin başkent statüsünü kaybetmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. İzinsiz başlayan yerleşme sonradan imara açılmış, apartmanlaşmış ve kent ulaşım ağına bağlanmıştır.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Yerleşme soru kampı» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Bir kentte nüfus konut üretiminden hızlı arttığında ilk ortaya çıkması beklenen sorun hangisidir?
- A)Kentli payının düşmesi
- B)Kıyı şeridinin uzaması
- C)Kentin metropol niteliğini yitirmesi
- D)Konut açığı ve kent çeperinde izinsiz yapılaşma
- E)Tarım alanlarının genişlemesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Barınma ihtiyacı karşılanamayınca insanlar kent çeperinde kendi konutlarını izinsiz yapmaya yönelir.
Soru 2 · Orta
Türkiye'de kentlerin dağılışı için hangi genelleme doğrudur?
- A)Kentler kıyılarda, ovalarda ve büyük ulaşım hatları boyunca yoğunlaşır
- B)Kentler en çok yüksek ve soğuk platolarda toplanır
- C)Kentler bütün bölgelere eşit aralıklarla dağılmıştır
- D)Kentlerin hiçbiri kıyıda değildir
- E)Marmara çevresi kentlerin en seyrek olduğu alandır
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Düz arazi, ılıman iklim ve ulaşım kolaylığı kentleri kıyılara, ovalara ve ana yollara toplar.
Soru 3 · Zor
Aşağıdaki gözlemlerden hangisi tek başına bir ülkede kentleşme yaşandığını kanıtlar?
- A)Başkentin nüfusunun artması
- B)Yeni büyükşehir belediyelerinin kurulması
- C)Bir kentin trafik sorununun büyümesi
- D)Kırsal nüfusun sayıca artması
- E)Kentli nüfusun toplam içindeki payının iki sayım arasında yükselmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Kentleşmenin ölçüsü oran olduğu için yalnız kentli payının artışı bu süreci doğrudan gösterir.
Soru 4 · Zor
Bir öğrenci «Türkiye'de kentleşme 1950'lerden sonra göç sayesinde başladı, öncesinde Anadolu'da kent yoktu.» diyor. Bu yargının hatası hangisidir?
- A)Kentleşmenin kırsal payın artması olması
- B)Göçün kentleşmeyi hiç etkilememesi
- C)Anadolu'nun binlerce yıllık kent ve yerleşim geçmişine sahip olması, 1950'lerden sonra yaşananın kentleşmenin başlaması değil hızlanması olması
- D)Türkiye'de hiç göç yaşanmamış olması
- E)Kentleşmenin yalnız sanayiyle ölçülmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Anadolu'da çok eski kentler vardır; 1950'ler sonrasının özelliği kentli payının hızla artmasıdır.
Soru 5 · Zor
Büyükşehir statüsündeki bir ilin coğrafi anlamda metropol sayılmaması nasıl açıklanır?
- A)Büyükşehir statüsü yalnız kıyı illerine verildiği için
- B)Büyükşehir yasal bir yönetim düzeni olduğu, metropol ise çok işlevli ve geniş etki alanlı dev kenti anlattığı için
- C)Metropollerin hepsi kırsal yerleşme olduğu için
- D)Büyükşehirlerde belediye bulunmadığı için
- E)Metropol kavramı yalnız planlı kentlere uygulandığı için
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Yönetim statüsü almak bir ili ülkeyi etkileyen çok işlevli bir dev kente dönüştürmez.
C12 — Yerleşme
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.