İçeriğe geç

YKS Biyoloji · Canlılar ve Çevre · BİO-BY19-L02

Doğal seçilim ve popülasyonda değişim

AYT· 8 bölüm

1Kanca

Rıdvan bu yaz amcası Ragıp Bey'in domates serasında çalışıyor. Yaprakların altını dolduran beyaz sineklere karşı ilaçlama günü geldiğinde Ragıp Bey söyleniyor: eskiden bir ilaçlama sezonu kurtarırmış, şimdi aynı ilaç zor yetiyor. Rıdvan'ın açıklaması hazır: «Sinekler ilaca alıştı. Her ilaçlamada biraz daha güçleniyorlar, bu gücü de yumurtalarına geçiriyorlar.» Ertesi sabah Ragıp Bey onu sıraların arasına çağırıp bir yaprağı çeviriyor. Yaprağın altında kurumuş, kıpırtısız sinekler yığılmış; aralarında yalnız birkaç tanesi hâlâ kanat çırpıyor. «Dünkü ilaç bunların hepsine aynı değdi» diyor. «Alışmak diye bir şey olsaydı hepsi alışırdı. Şu yatanlar alışamadı, öldü. Kalan birkaç tane ilacı ilk gördükleri anda da ötekilerden farklı değil miydi?» Rıdvan ölülerle yaşayanlara bakıyor. İlaç kimseyi güçlendirmediyse, birkaç yıl içinde serayı dolduran dayanıklı sinekler nereden çıktı?

2Hedefler

  • Bir popülasyondaki kalıtsal çeşitliliğin kaynaklarını sayar, kalıtsal farkı kalıtsal olmayan farktan ayırırsın.
  • Doğal seçilimin koşullarını verilen bir durumda bulur, eksik halkayı tamamlarsın.
  • Antibiyotik ve böcek ilacı direncinin yayılmasını seçilimle açıklar, ilacın direnç yarattığını ya da bireyin alışıp aktardığını söyleyen çeldiricileri ayıklarsın.
  • Varsayımsal bir popülasyon tablosunda kuşaklar boyunca özellik sıklığının değişimini yorumlar, doğal seçilimi yapay seçilimden ayırırsın.

3Konu anlatımı

Seradaki yaprağın söyledikleri

Rıdvan'ın açıklamasında iki iddia var: ilaç sinekleri değiştiriyor ve bu değişiklik yavrulara geçiyor. Yaprağın altındaki tablo ilkini çürütüyor. İlaç bütün sineklere değmiş, ama sineklerin hepsi aynı tepkiyi vermemiş; çoğu ölmüş, birkaçı yaşıyor. Demek ki fark ilaçtan önce vardı: o birkaç sinek, ilaçla karşılaştıkları anda zaten ötekilerden farklı bir kalıtsal yapı taşıyordu. İlaç bu farkı yaratmadı, yalnız görünür kıldı. Hayatta kalanlar yumurta bıraktığında, onların kalıtsal yapısı bir sonraki kuşakta öncekinden daha büyük bir pay alacak. Aynı ilaç sezon sezon tekrarlandıkça bu pay büyür ve sonunda seradaki sineklerin çoğu dayanıklı olanların torunlarından oluşur. Hiçbir sinek güçlenmedi; değişen, sera popülasyonunun bileşimi oldu.

Bu işleyişe doğal seçilim denir: çevre koşulları, kalıtsal olarak farklı bireylerden bazılarının ötekilerden daha çok hayatta kalıp ürediği bir ayıklama yapar ve kuşaklar boyunca popülasyondaki özellik sıklıklarını değiştirir. Doğal seçilim fikrini 19. yüzyılda Charles Darwin ve Alfred Russel Wallace ortaya koydu. Bir canlının ortamına uygun özellikleri, yani adaptasyonları ve bunların modifikasyondan farkı, bir önceki ders «Adaptasyon»da ele alındı; bu derste o uygunluğun popülasyonda nasıl yayıldığına bakıyoruz.

Ham madde: kalıtsal çeşitlilik

Seçilimin üzerinde çalışabileceği bir şey olmalı. Aynı türün bireyleri renk, boy, bir enzimin etkinliği ya da bir zehre dayanıklılık bakımından birbirinden ayrılır. Bu farkların bir kısmı genlerden gelir, bir kısmı çevreden. Güneşte koyulaşan deri ya da antrenmanla kalınlaşan kas, genlerde iz bırakmayan değişikliklerdir; yavruya geçmedikleri için seçilim onların sıklığını sonraki kuşakta artıramaz. Seçilimin ham maddesi yalnız kalıtsal farklardır.

Kalıtsal çeşitlilik birkaç kaynaktan beslenir:

  • Mutasyon: DNA dizisindeki kalıcı değişiklik yeni bir alelin tek kaynağıdır. «Mutasyon ve modifikasyon» dersinde mutasyonun kalıtım maddesini kalıcı biçimde değiştirdiğini, «Mutasyonların proteine etkisi» dersinde de mutasyonun yönsüz ortaya çıktığını gördük: hücre ihtiyaç duyduğu değişikliği seçip üretemez. Yavruya geçebilmesi için mutasyonun üreme hücresinde ya da bakteri gibi tek hücrelilerde bölünen hücrenin DNA'sında bulunması gerekir.
  • Krossing-over ve bağımsız dağılım: «Mayoz» dersinde homolog kromozomların parça değiştirdiğini ve kutuplara birbirinden bağımsız dağıldığını izledik. Bu olaylar yeni alel üretmez, var olan alelleri yeni birleşimlere sokar.
  • Rastgele döllenme: «Eşeyli üreme» dersinde gördüğümüz gibi hangi spermin hangi yumurtayla birleşeceği rastlantıya bağlıdır; aynı anne babanın her yavrusu farklı bir birleşim taşır.
  • Göç (gen akışı): Başka bir popülasyondan gelip burada üreyen bireyler yanlarında kendi alellerini getirir; giden bireyler de götürür. Bu yolla bir popülasyon başka bir yerde ortaya çıkmış bir alele kavuşabilir.

Bakteriler eşeyli üremediği için mayozdan ve döllenmeden gelen çeşitlilikten yoksundur; onlarda mutasyonun yanında «Bakteriler ve arkeler» dersindeki konjugasyon gibi gen aktarımları önem kazanır.

Seçilimin koşulları

Seçilimin işlemesi için birkaç koşulun aynı anda bulunması gerekir:

KoşulNe anlatır?Seradaki karşılığı
Aşırı üremeDoğan yavru sayısı ortamın besleyip barındırabileceğinden fazladır.Bir dişi sinek yaprağa çok sayıda yumurta bırakır.
Sınırlı kaynak, hayatta kalma mücadelesiYavruların hepsi erginliğe ulaşamaz; besin, yer ve avcılar sayıyı sınırlar.İlaç, yapraktaki sineklerin çoğunu öldürür.
Kalıtsal farklılıkBireyler kalıtsal olarak birbirinden ayrılır.Birkaç sinek ilaca dayanıklı bir yapı taşır.
Farklı üreme başarısıOrtama daha uygun kalıtsal yapıdakiler daha çok hayatta kalıp daha çok döl bırakır.Hayatta kalanlar yumurta bırakır, ölenler bırakamaz.
Sıklık değişimiBu özellik sonraki kuşaklarda daha yaygın görülür.Sezonlar geçtikçe dayanıklı sineklerin oranı artar.

Aşırı üreme ile sınırlı kaynak arasındaki gerilimi «Popülasyon büyümesi» dersinde taşıma kapasitesi olarak görmüştük: sayı bir noktadan sonra artamaz, doğanların bir kısmı elenir. Seçilim bu elemenin rastgele olmadığı yerde başlar. Elenme rastlantıya bağlı olsaydı, yani dayanıklı ile duyarlı sinek aynı şansla ölseydi, oranlar kuşaktan kuşağa değişmezdi.

Tablonun dördüncü satırı en çok gözden kaçan halkadır. Seçilimin ölçüsü en iri, en hızlı ya da en uzun yaşayan bireyi bulmak değildir; ölçü, sonraki kuşağa ne kadar döl bıraktığıdır. Dokuz yıl yaşayıp tek yavrusunu bile erginliğe ulaştıramayan iri bir kuşun kalıtsal yapısı, dört yıl yaşayıp altı ergin yavru bırakan orta boylu bir kuştan daha az iz bırakır.

Popülasyon değişir, birey değişmez

Seçilim bireyler üzerinden işler: ölen ya da üreyen tek tek canlılardır. Ama bir sineğin genleri doğduğu günden öldüğü güne aynı kalır; ilaç onun genlerini değiştirmez. Değişen, popülasyondaki alellerin payıdır. Bu payı ölçmenin yolu alel sıklığıdır: bir genin belirli bir alelinin, popülasyondaki o gene ait bütün aleller içindeki oranı.

Varsayımsal bir örnekle: 50 bireylik bir bitki popülasyonunda 30 birey AA, 15 birey Aa, 5 birey aa genotipli olsun. Her birey bu gen için iki alel taşıdığından popülasyonda 100 alel vardır. a alelleri heterozigotlardan 15, çekinik homozigotlardan 5 × 2 = 10 gelir; toplam 25. a alelinin sıklığı 25 / 100 = 0,25, A alelinin sıklığı 0,75'tir. Seçilim kuşaklar boyunca bu iki sayıdan birini büyütüp ötekini küçültebilir; göçle gelen ya da giden bireyler de aynı sayıları oynatır.

Kuşaklar boyunca bir tablo

Sayının nasıl değiştiğini görmek için varsayımsal bir bakteri kültürünü izleyelim. Bakteri bölünerek çoğaldığı için yavru hücre ana hücrenin kalıtsal yapısını taşır. Kültürde 1 000 hücre var, bunlardan 10'u dirençli. Her antibiyotik uygulaması duyarlı hücrelerin %90'ını öldürüyor, dirençlilere dokunmuyor; iki uygulama arasında kalan hücreler bölünerek sayıyı yeniden yaklaşık 1 000'e çıkarıyor. Bu süre içinde yeni mutasyon olmadığını varsayıyoruz.

UygulamaUygulamadan önce dirençliUygulamadan önce duyarlıDirençli oranı (yaklaşık)
1.10990%1
2.92908%9
3.503497%50
4.91090%91
5.99010%99

İlk uygulamadan sonra 10 dirençli ve 99 duyarlı hücre kalır; toplam 109 hücrenin 10'u dirençlidir. Bunlar bölünüp 1 000'e ulaştığında oran korunur: 1 000 × 10 / 109 ≈ 92. Tablonun ilk satırında dirençli oranı sıfır değildir; ilaç direnci başlatmadı, var olanı çoğalttı. Artış her uygulamada aynı miktarda olmaz; dirençlilerin payı küçükken yavaş, ortalara doğru hızlı, sona doğru yine yavaş büyür. Hiçbir hücre duyarlıdan dirençliye dönüşmedi: dirençli hücrelerin hepsi baştaki 10 hücrenin soyundandır.

Gözlenen örnekler

Antibiyotik direnci. Tablodaki işleyiş, dirençli bakterilerin yayılmasının özüdür. Direnç sağlayan alel ilaçtan bağımsız bir mutasyonla ortaya çıkar ya da başka bir bakteriden gen aktarımıyla gelir. Antibiyotik onu yazmaz; ilaçla karşılaşan duyarlılar ölür, dirençliler kalıp bölünür. Bir laboratuvar düzeneği bunu açıkça gösterir: ilaçsız bir besiyerinde büyüyen koloniler, aynı dizilişle hem ilaçsız hem ilaçlı bir besiyerine kopyalanır. İlaçlı besiyerinde büyüyen kolonilerin ilaçsız besiyerindeki eşleri, hiç ilaç görmemiş olmalarına rağmen ilaçlı ortama aktarıldığında da büyür. Direnç onlarda ilaçtan önce vardı.

Böceklerde ilaca dayanıklılık. Seradaki beyaz sinekler de aynı yolu izler. «Genetik mühendisliği uygulamaları» dersindeki böceğe dayanıklı ürünler de zararlı böcek popülasyonunda bu türden bir seçilim baskısı kurar.

Sanayi bölgelerindeki güveler. Sık anlatılan bir örnek, açık ve koyu renkli bireyleri bulunan bir güve türüdür (Biston betularia). 19. yüzyılda İngiltere'nin sanayi bölgelerinde is ve kurum ağaç gövdelerini karartınca, gündüz bu gövdelerde dinlenen açık renkli güveler kuşların gözüne daha kolay çarptı ve koyu renkliler yaygınlaştı. Avcı ile av arasındaki bu ilişkiyi ve kamuflajın değerini «Türler arası ilişkiler» dersinde görmüştük; burada avcı, rengi kalıtsal olan bir popülasyonda ayıklayıcı rolünü üstleniyor. 20. yüzyılda hava kirliliği azaltılıp gövdeler açıldıkça açık renkliler yeniden çoğaldı. Bu örnek seçilimin yönünün ortama bağlı olduğunu gösterir: koyu renk bir ortamda avantaj, ötekinde dezavantajdır.

İnsanın eliyle seçilim

İnsan binlerce yıldır aynı ilkeyi bilerek kullanır. Çiftçi en iri taneli başakların tohumunu ayırıp ertesi yıl onları eker; yetiştirici istediği özellikteki köpekleri birbiriyle çiftleştirir. Kuşaklar boyunca tekrarlanan bu ayıklamaya yapay seçilim (ıslah) denir. Bugünkü köpek ırklarının hepsi aynı türe aittir; lahana, brokoli ve karnabahar da aynı yabani bitki türünden farklı parçaları büyütülerek elde edilmiştir.

ÖlçütDoğal seçilimYapay seçilim
Kimin üreyeceğini belirleyenÇevre koşulları (iklim, avcı, besin, ilaç)İnsan
Kayırılan özellikBireyin o ortamda hayatta kalıp üremesine katkı yapanİnsanın işine yarayan ya da hoşuna giden
Ham maddeVar olan kalıtsal çeşitlilikVar olan kalıtsal çeşitlilik

Yapay seçilim de genlere doğrudan el atmaz; «Biyoteknoloji» dersinde geleneksel yöntemler arasında saydığımız seçici ıslah budur. Başka bir türden gen aktarmak ise genetik mühendisliğinin işidir.

Bu modülün iki dersi aynı soruya iki ayrı ölçekten baktı: bir özelliğin ortama uygunluğu ve o uygunluğun kuşaklar boyunca popülasyonda yayılışı. «Canlılar ve çevre soru kampı»nda iki ölçek aynı sorunun içinde karşılaşacak. Bir göl kıyısındaki varsayımsal bir kurbağa popülasyonunda bir öğrencinin gözlediği renk farkının modifikasyon mu adaptasyon mu olduğuna karar vermek, o farkın çeşitliliğin hangi kaynağından geldiğini bulmak, sonra seçilim koşullarından hangisinin eksik kaldığını gösterip kuşaklara yayılan bir oran tablosunu okumak tek bir sorunun basamakları olabilir. Kampın sınadığı beceri, bir farkın kalıtsal olup olmadığı sorusunu her basamakta yeniden sormak.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Çayırdaki çekirgeler

Soru: Varsayımsal bir çayırda yaşayan bir çekirge türünde bireylerin bir kısmı kalıtsal olarak yeşil, bir kısmı kahverengidir. Yaz sonunda otlar sarardığında kuşlar yeşil çekirgeleri daha kolay görüp yakalıyor ve sonraki yıllarda kahverengi çekirgelerin oranı artıyor. Bu durumla ilgili hangi ifade doğal seçilimin işleyişine uymaz?

  • A) Çekirgeler çayırın besleyebileceğinden çok yavru verir.
  • B) Kuşlar yeşil çekirgeleri kahverengilerden daha çok ayıklar.
  • C) Renk farkı kalıtsal olduğu için oran sonraki kuşaklarda değişir.
  • D) Yeşil çekirgeler otların sarardığını fark ederek kahverengiye döner ve bu rengi yavrularına aktarır.
  • E) Kahverengi çekirgeler daha çok hayatta kaldığı için daha çok döl bırakır.

Çözüm: A aşırı üremeyi, B ayıklamanın rastgele olmadığını, C kalıtsal farklılığı, E üreme başarısını anlatır; dördü de seçilimin halkalarıdır. D ise bireyin ihtiyaç duyduğu özelliği yaşamı boyunca kazanıp aktardığını söylüyor. Seçilimde birey renk değiştirmez; zaten kahverengi olanların payı artar. Cevap: D.

Örnek 2 — Tablodaki ikinci satır

Soru: Konu anlatımındaki varsayımsal kültürde 1 000 hücrenin 10'u dirençlidir. İlk uygulamada duyarlı hücrelerin %90'ı ölüyor, dirençliler etkilenmiyor; kalanlar oranı koruyarak bölünüp sayıyı yeniden 1 000'e çıkarıyor. İkinci uygulamadan önce dirençli hücre sayısı yaklaşık kaçtır?

  • A) n ≈ 10
  • B) n ≈ 109
  • C) n ≈ 500
  • D) n ≈ 9
  • E) n ≈ 92

Çözüm: Duyarlı 990 hücrenin onda biri, yani 99'u kalır; 10 dirençli olduğu gibi durur. Kalan 109 hücrenin 10'u dirençlidir. Toplam 1 000'e çıkınca dirençli sayısı 1 000 × 10 / 109 ≈ 92 olur. A bölünmeyi unutur, B kalan toplam hücreyi verir, D yüzde ile sayıyı karıştırır, C ise tablonun bir sonraki satırına atlar. Cevap: E.

Örnek 3 — Direnç ilaçtan önce mi vardı?

Soru: İlaçsız bir besiyerinde büyüyen bakteri kolonileri aynı dizilişle iki yeni besiyerine kopyalanıyor: biri ilaçsız, öteki antibiyotikli. Antibiyotikli besiyerinde yalnız birkaç koloni büyüyor. Bu kolonilerin ilaçsız besiyerindeki eşleri, hiç ilaçla karşılaşmamış olmalarına rağmen antibiyotikli besiyerine alındığında yine büyüyor. Düzenekten çıkan sonuç hangi yargıya götürür?

  • A) Direnç, ilaçla karşılaşmadan önce bazı bakterilerde bulunuyordu; antibiyotik onları yalnız ayıkladı.
  • B) Antibiyotik, değdiği bakteride direnç genini oluşturdu.
  • C) Bakteriler ilaca alışarak güçlendi.
  • D) İlaçsız besiyeri bakterilere direnç kazandırdı.
  • E) Bütün koloniler eşit derecede dirençlidir.

Çözüm: Belirleyici gözlem, hiç ilaç görmemiş eş kolonilerin de dirençli çıkmasıdır. İlaç direnci oluştursaydı ya da alıştırsaydı, ilaçla karşılaşmamış hücrelerde direnç bulunmazdı; bu yüzden B ile C düşer. İlaçsız ortam direnci kayırmaz, D de düşer. Antibiyotikli besiyerinde yalnız birkaç koloninin büyümesi E'yi çürütür. Cevap: A.

Örnek 4 — Aynı yabani bitkiden üç sebze

Soru: Lahana, brokoli ve karnabaharın aynı yabani bitki türünden, kuşaklar boyunca yaprağı, çiçek sapı ya da çiçek tomurcuğu iri olan bireylerin tohumları ayrılarak elde edildiği bilinmektedir. Bu süreçle ilgili hangisi doğrudur?

  • A) Yabani bitki insanın isteğine uymak için yeni genler üretmiştir.
  • B) Süreç, bitkiye başka bir türden gen aktarılarak yürütülmüştür.
  • C) İnsan, popülasyonda var olan kalıtsal farklardan hangilerinin üreyeceğini seçerek yapay seçilim uygulamıştır.
  • D) Ayıklamayı iklim ve avcılar yaptığı için bu bir doğal seçilimdir.
  • E) Üç sebze tek kuşakta, tohum ayrıldığı yıl ortaya çıkmıştır.

Çözüm: Kimin üreyeceğine insan karar verdiğinden bu yapay seçilimdir ve D düşer. Seçilim yeni gen üretmez (A), gen aktarımı genetik mühendisliğidir (B); kuşaklar boyunca tekrarlanan ayıklama da tek yılda sonuç vermez (E). Cevap: C.

5Tuzaklar

  • «İlaç direnci oluşturur» demek. Antibiyotik ve böcek ilacı direnç alelini yazmaz; o alel ilaçtan bağımsız bir mutasyonla ya da gen aktarımıyla ortaya çıkar. İlaç duyarlıları ayıklar, dirençlilerin payını büyütür.
  • Bireyin değiştiğini sanmak. Bir bakteri ya da sinek yaşamı boyunca ilaca «alışıp» bunu yavrusuna aktarmaz. Değişen tek bir canlı değil, popülasyondaki alel sıklıklarıdır.
  • Seçilimi ihtiyaçla açıklamak. «Ortam gerektirdiği için özellik ortaya çıktı» cümlesi yanlıştır. Mutasyon yönsüzdür; seçilim ancak var olan kalıtsal çeşitliliğin içinden ayıklar. Çeşitlilik yoksa seçilim yeni bir özellik yaratamaz.
  • Kalıtsal olmayan farkı seçilime sokmak. Antrenmanla kalınlaşan kas, güneşte koyulaşan deri, gölgede uzayan fidan modifikasyondur; yavruya geçmez, seçilimle sıklığı değişmez.
  • Başarıyı güç ya da ömürle ölçmek. Seçilimin ölçüsü bırakılan döldür. En iri ya da en uzun yaşayan birey az döl bırakırsa kalıtsal izi azdır.
  • Doğal ile yapay seçilimi ham maddeden ayırmaya çalışmak. İkisi de var olan çeşitliliği kullanır; farkı, kimin üreyeceğine çevrenin mi insanın mı karar verdiğidir.

6Tekrar kartı

  • Doğal seçilim: kalıtsal olarak farklı bireylerin farklı hayatta kalıp üremesiyle popülasyondaki özellik sıklıklarının kuşaklar boyunca değişmesi.
  • Çeşitlilik kaynakları: mutasyon (yeni alel), krossing-over, bağımsız dağılım, rastgele döllenme (yeni birleşim), göç (dışarıdan alel). Bakteride mutasyon ve gen aktarımı.
  • Koşullar: aşırı üreme → sınırlı kaynak ve mücadele → kalıtsal farklılık → farklı üreme başarısı → sıklık değişimi.
  • Birey değişmez, popülasyon değişir. Ölçü: alel sıklığı = o alelin sayısı / o gene ait bütün aleller.
  • İlaç direnç yaratmaz, ayıklar; direnç ilaçtan önce de vardır. Hiç dirençli yoksa seçilim direnç doğuramaz.
  • Seçilimin yönü ortama bağlıdır: kirli ortamda koyu güve, temiz ortamda açık güve kayırılır.
  • Yapay seçilim (ıslah): ayıklamayı insan yapar; köpek ırkları, lahana-brokoli-karnabahar. Gen aktarmaz.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Popülasyondaki bireyler arasında kalıtsal farklılık doğurmayan olay hangisidir?

    1. A)Gamet oluşumunda krossing-over
    2. B)Üreme hücresinde ortaya çıkan bir mutasyon
    3. C)Mayozda homolog kromozomların bağımsız dağılımı
    4. D)Gametlerin rastgele birleşmesi
    5. E)Yaz boyunca güneşte çalışan bir çiftçinin derisinin koyulaşması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Derinin güneşte koyulaşması genlerde değişiklik yapmayan bir modifikasyondur ve yavruya geçmez; öteki dört olay gametlere yeni alel ya da yeni alel birleşimi taşır.

  2. Soru 2 · Kolay

    Doğal seçilim sonucunda kuşaklar boyunca değişen şey hangisidir?

    1. A)Tek bir bireyin yaşamı boyunca taşıdığı genler
    2. B)Popülasyonda kalıtsal özelliklerin görülme sıklığı
    3. C)Hücrelerdeki kromozom sayısının ihtiyaca göre artması
    4. D)Ortamın sıcaklığı ve nemi
    5. E)Bireyin kas gücünün çalışmayla artması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Bireyin genleri yaşamı boyunca aynı kalır; değişen, hangi kalıtsal özelliğin sonraki kuşakta ne sıklıkta bulunacağıdır, çalışmayla artan kas gücü ise kalıtılmaz.

  3. Soru 3 · Kolay

    Hangisi yapay seçilime örnektir?

    1. A)Kuşların daha az fark ettiği renkteki güvelerin daha çok hayatta kalması
    2. B)Kurak yıllarda suya daha az ihtiyaç duyan otların yayılması
    3. C)İnsanların kuşaklar boyunca istedikleri özellikteki köpekleri çiftleştirerek farklı ırklar elde etmesi
    4. D)Soğuk kışlarda kalın kürklü tilkilerin daha çok hayatta kalması
    5. E)Avcıların fark etmediği tavşanların daha çok yavru bırakması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Yapay seçilimde kimin üreyeceğine insan karar verir; öteki seçeneklerde ayıklamayı avcı ya da iklim gibi çevre koşulları yapar.

  4. Soru 4 · Kolay

    Doğal seçilimin koşullarından aşırı üreme ile anlatılan durum hangisidir?

    1. A)Bir canlının yaşamı boyunca tek yavru vermesi
    2. B)Bireylerin ihtiyaç duyduğu özelliği kendisinin üretmesi
    3. C)Doğan yavruların hepsinin erginliğe ulaşması
    4. D)Doğan yavru sayısının ortamın besleyip barındırabileceğinden fazla olması
    5. E)Popülasyondaki bütün bireylerin birbirinin aynısı olması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Aşırı üreme, kaynakların hepsini yaşatamayacağı kadar çok yavru doğması demektir; bu fazlalık hayatta kalma mücadelesini başlatır, öteki seçenekler bu koşulun tersini anlatır.

  5. Soru 5 · Orta

    Bir bakteri kültürüne antibiyotik eklendikten birkaç gün sonra kültürdeki hücrelerin neredeyse tamamı dirençli çıkıyor. Kültürde olanı hangisi doğru açıklar?

    1. A)Antibiyotikten önce de kültürde az sayıda dirençli hücre vardı; duyarlılar ölünce bunlar bölünerek kültürü doldurdu
    2. B)Antibiyotik her bakteride direnç genini yeniden kurdu
    3. C)Bakteriler ilaçla karşılaşınca ona alışıp güçlendi ve bunu bölünmeyle aktardı
    4. D)Antibiyotik bölünmeyi yavaşlattığı için ölümler durdu
    5. E)Duyarlı hücreler ilaçtan sonra dirençli hücrelere dönüştü
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. İlaç direnç yaratmaz, var olan farkı ayıklar; B, C ve E ilacı değişimin kaynağı sayan yanılgılardır, D ise dirençlilerin artışını açıklamaz.

  6. Soru 6 · Orta

    Yıllardır aynı ilacın kullanıldığı bir tarlada ilacın etkisi giderek azalıyor. Tarla sahibi Özer Bey «Böcekler ilaca alıştı; her ilaçlamada biraz daha dayanıklı oluyor, bunu yavrularına geçiriyorlar» diyor. Bu açıklamanın biyolojik hatası nedir?

    1. A)Böceklerin ilaçtan hiç etkilenmediğini ileri sürmesi
    2. B)Böceklerin eşeyli ürediğini yok sayması
    3. C)Popülasyonda zamanla değişim olduğunu kabul etmesi
    4. D)İlacın bazı böcekleri öldürdüğünü söylemesi
    5. E)Bireyin yaşamı boyunca kazandığı bir değişikliğin yavrulara aktarıldığını varsayması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Yaşam boyu kazanılan değişiklik üreme hücrelerinin DNA'sına yazılmaz; dayanıklılık, ilaçtan önce bazı bireylerde bulunan kalıtsal farkın kuşaklar boyunca yayılmasıyla artar.

  7. Soru 7 · Orta

    Bir öğrencinin doğal seçilim listesi şöyle: canlılar ortamın taşıyabileceğinden çok yavru verir; kaynaklar sınırlı olduğu için yavruların bir kısmı ölür; ortama daha uygun bireyler daha çok hayatta kalıp ürer ve özellikleri sonraki kuşakta yaygınlaşır. Listenin işleyebilmesi için eksik olan koşul hangisidir?

    1. A)Ortamın hiç değişmemesi
    2. B)Bireyler arasındaki farkların en azından bir kısmının kalıtsal olması
    3. C)Popülasyonun çok küçük olması
    4. D)Bütün bireylerin eşit sayıda yavru vermesi
    5. E)Bireylerin ihtiyaç duydukları özelliği yaşamları boyunca geliştirmesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Fark kalıtsal değilse ayıklanan özellik yavrulara geçmez ve sıklık değişmez; eşit yavru sayısı seçilimi ortadan kaldırırdı, E ise yanılgının kendisidir.

  8. Soru 8 · Orta

    Hangisi seçilim yoluyla sonraki kuşakta sıklığı değişebilecek bir farklılıktır?

    1. A)Bir koşucunun antrenmanla gelişmiş bacak kasları
    2. B)Kazayla kopmuş bir kertenkele kuyruğu
    3. C)Bir kuş türünde bazı bireylerin genlerinden gelen kalın gaga yapısı
    4. D)Gölgede büyüdüğü için incelip uzamış bir fide
    5. E)Güneşte koyulaşmış bir deri
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Seçilim yalnız kalıtsal farkın sıklığını değiştirebilir; öteki dört fark çevreden ya da yaşam olaylarından kaynaklanır, genlere yazılmadığı için yavruya geçmez.

  9. Soru 9 · Orta

    19. yüzyılda İngiltere'nin sanayi bölgelerinde is ve kurum ağaç gövdelerini kararttıktan sonra bir güve türünün koyu renkli bireyleri açık renklilerden daha yaygın hâle geldi. Bu değişimin seçilimle açıklaması hangisidir?

    1. A)Güveler kararmış gövdelere uymak için renklerini koyulaştırdı
    2. B)Kurum açık renkli güvelerin genlerini değiştirdi
    3. C)Koyu renk, güvelerin yaşamı boyunca kazandığı bir özellik olarak yavrulara geçti
    4. D)Koyu gövdelerde dinlenen koyu güveleri kuşlar daha az fark etti; bunlar daha çok üreyerek renk alelini sonraki kuşaklara daha sık aktardı
    5. E)Bütün açık renkli güveler aynı yıl ortadan kalktı
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Avcıdan daha kolay saklanan koyu bireyler daha çok döl bıraktı; renk kalıtsaldı ve ihtiyaç üzerine oluşmadı, A, B ve C bireyin değiştiğini varsayıyor.

  10. Soru 10 · Orta

    Varsayımsal bir kültürde dirençli hücre oranı ilk antibiyotik uygulamasından önce %2, sonraki üç uygulamanın her birinden önce sırasıyla yaklaşık %17, %67 ve %95 bulunuyor. Bu verilerle ilgili hangisi doğrudur?

    1. A)Oranın ilk ölçümde sıfırdan büyük olması, ilacın direnci yaratmadığını, var olanı yaygınlaştırdığını gösterir
    2. B)Oran her uygulamada aynı miktarda artmıştır
    3. C)Bir sonraki uygulamadan sonra oran azalmaya başlayacaktır
    4. D)Artış, dirençli hücrelerin daha hızlı bölündüğünü kanıtlar
    5. E)Duyarlı hücreler zamanla dirençli hücrelere dönüşmüştür
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Dirençliler ilaçtan önce de vardı; artışlar sırasıyla on beş, elli ve yirmi sekiz puandır, eşit değildir, bölünme hızı ya da dönüşüm bilgisi bulunmadığından D ve E çıkarılamaz.

  11. Soru 11 · Orta

    Kırk bireylik varsayımsal bir bitki popülasyonunda 18 birey AA, 16 birey Aa, 6 birey aa genotiplidir. a alelinin sıklığı nedir?

    1. A)f(a) = 0,15
    2. B)f(a) = 0,20
    3. C)f(a) = 0,55
    4. D)f(a) = 0,65
    5. E)f(a) = 0,35
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Her birey iki alel taşıdığından toplam seksen alel vardır; heterozigotlardan on altı, çekinik homozigotlardan on iki a gelir, yirmi sekiz bölü seksen sonucu verir.

  12. Soru 12 · Zor

    Bir adadaki böcek popülasyonunda koyu kanat alelinin sıklığı düşüktür. Komşu kıyıdan bu aleli yüksek sıklıkta taşıyan böcekler fırtınayla adaya taşınıp yerleşiyor ve yerlilerle çiftleşiyor. Adada kanat rengini kayıran ya da dezavantajlı kılan bir koşul yoksa ne beklenir?

    1. A)Seçilim olmadığı için alel sıklıkları değişmez
    2. B)Gen akışıyla koyu kanat alelinin sıklığı artar
    3. C)Gelen böcekler yerlilerle çiftleşemez
    4. D)Koyu kanat aleli mutasyonla yok olur
    5. E)Göçmenlerin alelleri bir kuşak sonra kaybolur
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Göçle gelen bireyler taşıdıkları alelleri popülasyona ekler; seçilim olmasa da sıklıklar değişir, A'daki seçilim yoksa değişim de yoktur varsayımı bu yüzden yanlıştır.

  13. Soru 13 · Zor

    Sanayi bölgelerinde hava kirliliği azaltıldıktan sonraki on yıllarda aynı güve türünün açık renkli bireyleri yeniden yaygınlaştı. Bu gözlem en çok hangi sonucu destekler?

    1. A)Koyu renk aleli kirlilik kalkınca açık renk aleline dönüştü
    2. B)Doğal seçilim her ortamda aynı özelliği kayırır
    3. C)Bir özelliğin avantajı ortama bağlıdır; ortam değişince seçilimin yönü de değişebilir
    4. D)Güveler temiz havaya uymak için renklerini açtı
    5. E)Açık renkli güveler kirlilik döneminde bölgede hiç kalmamıştı
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Açılan gövdelerde bu kez açık renkliler avcıdan daha iyi saklandı; alel dönüşümü ya da bireyin renk değiştirmesi yoktur, B gözlemle çelişir, E'yi ise gözlem desteklemez.

  14. Soru 14 · Zor

    Varsayımsal bir böcek popülasyonunda hiçbir bireyde ilaca dayanıklılık sağlayan bir alel yoktur ve yıllar boyunca böyle bir mutasyon da ortaya çıkmaz. Aynı ilaç her yıl uygulanırsa ne beklenir?

    1. A)Böcekler birkaç kuşakta ilaca dayanıklı hâle gelir
    2. B)İlaç dayanıklılık alelini kendisi oluşturur
    3. C)Hayatta kalanlar ilaca alışır ve dayanıklılığı yavrularına aktarır
    4. D)Seçilim olmayan bir özelliği yaygınlaştıramayacağı için dayanıklılık artmaz; popülasyon küçülebilir
    5. E)Böcekler ilaçlı yaprakları yememeyi öğrenip bunu genlerine işler
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Seçilim yalnız var olan kalıtsal çeşitliliğin içinden ayıklar; dayanıklılık aleli hiç yoksa çoğaltılacak bir şey de yoktur, öğrenilen davranış ise genlere yazılmaz.

  15. Soru 15 · Zor

    Varsayımsal bir kuş popülasyonunda üç birey izleniyor. Birincisi en iri olanı, dokuz yıl yaşıyor, erginliğe ulaşan bir yavru bırakıyor. İkincisi orta irilikte, dört yıl yaşıyor, erginliğe ulaşıp üreyen altı yavru bırakıyor. Üçüncüsü en küçüğü, iki yıl yaşıyor ve hiç yavru bırakmıyor. Kalıtsal özellikleri sonraki kuşakta en çok temsil edilen birey ve gerekçesi hangisidir?

    1. A)İkincisi, çünkü erginliğe ulaşıp üreyen döl sayısı en yüksek olan odur
    2. B)Birincisi, çünkü en iri bireydir
    3. C)Birincisi, çünkü en uzun yaşayan bireydir
    4. D)Üçüncüsü, çünkü az yaşadığı için genleri korunmuştur
    5. E)Üçü eşittir, çünkü aynı popülasyondadırlar
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Seçilimin ölçüsü bırakılan döldür; irilik ve uzun ömür üremeye dönüşmezse genler sonraki kuşağa az taşınır, hiç döl bırakmayanın payı ise sıfırdır.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Canlılar ve çevre soru kampı» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Doğal seçilimi yapay seçilimden ayıran temel özellik hangisidir?

    1. A)Doğal seçilimin kalıtsal çeşitlilik gerektirmemesi
    2. B)Yapay seçilimin başka türden gen aktararak sonuç vermesi
    3. C)Yapay seçilimin tek kuşakta tamamlanması
    4. D)Hangi bireyin daha çok üreyeceğini doğal seçilimde çevre koşullarının, yapay seçilimde insanın belirlemesi
    5. E)Doğal seçilimin yalnız bakterilerde görülmesi
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. İkisi de var olan kalıtsal çeşitlilik üzerinde kuşaklar boyunca işler; gen aktarımı genetik mühendisliğidir, fark ayıklamayı kimin yaptığındadır.

  2. Soru 2 · Orta

    Bölünerek çoğalan bir bakteri popülasyonunda yeni kalıtsal farklılıkların kaynağı hangisinde doğru verilmiştir?

    1. A)Mutasyon ve konjugasyon gibi gen aktarımı
    2. B)Krossing-over ve bağımsız dağılım
    3. C)Rastgele döllenme
    4. D)Mayoz bölünme
    5. E)Ortam sıcaklığına bağlı modifikasyon
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Bakteride mayoz ve döllenme olmadığından krossing-over, bağımsız dağılım ve rastgele döllenme çeşitlilik getiremez; modifikasyon da kalıtılmaz.

  3. Soru 3 · Zor

    Antibiyotik direnciyle ilgili üç ifade veriliyor. I. Antibiyotik duyarlı bakterileri ayıklayarak dirençlilerin oranını artırır. II. Antibiyotik kendisiyle karşılaşan bakteride direnç genini oluşturur. III. Direnç geni bazı bakteriler arasında gen aktarımıyla yayılabilir. Doğru ifadeleri hangi seçenek bir arada verir?

    1. A)Yalnız gen oluşumunu anlatan ifade
    2. B)Ayıklama ve gen oluşumu ifadeleri
    3. C)Gen oluşumu ve gen aktarımı ifadeleri
    4. D)Yalnız ayıklama ifadesi
    5. E)Ayıklama ve gen aktarımı ifadeleri
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. İlaç direnci ayıklayarak yayar ve direnç geni konjugasyonla aktarılabilir; ikinci ifade ilacı genin kaynağı sayan yanılgıdır, onu içeren her seçenek düşer.

  4. Soru 4 · Zor

    Varsayımsal bir tarlada zararlı böceklerde dayanıklı birey oranı ilaçsız geçen üç yılda %2, %2 ve %2; ilaçlamanın başladığı sonraki üç yılda %10, %35 ve %70 ölçülüyor. Hangisi bu verilerden çıkarılabilir?

    1. A)İlaç dayanıklılık alelini ilaçlama başlayınca oluşturdu
    2. B)İlaçsız yıllarda dayanıklı böcek hiç yoktu
    3. C)Dayanıklı böcekler ilaçlamadan önce de az oranda vardı ve ilaç onların oranını artırdı
    4. D)Oran her yıl aynı miktarda arttı
    5. E)İlaç bırakılırsa oran hemen sıfıra iner
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. İlaçsız yıllardaki sabit yüzde iki dayanıklılığın ilaçtan önce bulunduğunu gösterir; artışlar eşit değildir, ilaç bırakılınca ne olacağına dair de veri yoktur.

  5. Soru 5 · Zor

    Rezzan'ın tarlasında bir ilaçlamadan sonra böceklerin çok azı hayatta kalıyor ve ürüyor. Bu hayatta kalanların yavruları için hangi değerlendirme doğrudur?

    1. A)Yavruların hepsi ilaca alışmış olarak doğar
    2. B)Hayatta kalmayı sağlayan fark kalıtsalsa yavrularda dayanıklı birey oranı ilaçlama öncesinden yüksek olur; hayatta kalma yalnız ilaçtan kaçabilmiş olmaya bağlıysa oran pek değişmez
    3. C)Yavrular ebeveynlerinden daha dayanıklı doğar, çünkü ebeveynler ilaçla karşılaşınca güçlendi ve bunu aktardı
    4. D)Seçilim yalnız ölen bireyleri değiştirmiştir
    5. E)Hayatta kalanların hepsi, ilaçtan kurtuldukları için kesinlikle dayanıklılık aleli taşır
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Seçilimin sonraki kuşağa yansıması farkın kalıtsal olmasına bağlıdır; şansla kurtulanların yavruları ötekilerden farklı değildir, E bu yüzden kesinlik iddia edemez.

BY19 — Canlılar ve Çevre

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.