İçeriğe geç

YKS Biyoloji · Canlılar ve Çevre · BİO-BY19-L01

Adaptasyon

AYT· 8 bölüm

1Kanca

Eylülde okulun ilk günü Nazlıcan'ın kolları koyu kahverengi; yazı Ayvalık'ta babaannesi Mesude Hanım'ın zeytinliğinde geçirmiş. Teneffüste sıra arkadaşı Nedim'e kolunu uzatıyor: «Babaannem kırk yazdır bu güneşin altında. Bizim ailenin derisi artık güneşe alışmış. Benim çocuklarım da böyle esmer doğar, görürsün.» Nedim telefonu alıp Nazlıcan'ın dün akşam gönderdiği fotoğrafı büyütüyor. Mesude Hanım zeytin kasası taşırken kolunu sıvamış: bilekte saat kayışının altında beyaz bir şerit, dirseğin üstünde kolun gömlek altında kalan kısmı açık renk. Sonra yılbaşında çekilmiş bir fotoğrafı buluyor; aynı eller kışın neredeyse Nazlıcan'ınki kadar açık. Kırk yılın güneşi bir saat kayışının altına bile geçemiyor ve her kış siliniyorsa, doğmamış bir çocuğa nasıl ulaşacak? Peki bir ailede gerçekten kuşaktan kuşağa geçen özellikler hangileri?

2Hedefler

  • Adaptasyonu bireyin yaşamı içinde kazandığı değişikliklerden kalıtsallık ölçütüyle ayırt edersin.
  • Uyumları yapısal, fizyolojik ve davranışsal diye sınıflandırır, her birine örnek verirsin.
  • Çöl, kutup, su ve yüksek dağ ortamlarını bu ortamlarda iş gören uyumlarla eşleştirirsin.
  • «Canlı ihtiyaç duyduğu için değişti» türü açıklamalardaki biyolojik hatayı gösterirsin.

3Konu anlatımı

Bir yazın izi nereye yazılır?

Nazlıcan'ın kollarındaki renk, derinin morötesi ışınlara verdiği bir yanıttır. Güneş gören deride melanin pigmentinin yapımı artar; koyulaşan katman alttaki hücreleri ışından bir ölçüde korur. Fotoğraftaki iki ayrıntı bu yanıtın niteliğini ele veriyor. Renk yalnız ışık alan yerde koyulaşmış, saat kayışının altı açık kalmış. Işık azalınca da geri dönmüş, kışın eller açılmış. Bütün bu süre boyunca değişen, deri hücrelerindeki pigment miktarıdır; deriye düşen ışık yumurta ve sperm hücrelerinin taşıdığı genleri yeniden yazmaz. Bir bebeğin hangi tenle doğacağını anne ile babadan gelen genler belirler. «Mutasyon ve modifikasyon» dersinde çevrenin genotipi değiştirmeden fenotipi etkilediği bu tür değişikliklere modifikasyon adını vermiştik.

Bireyin yaşamı içinde ortama göre yaptığı bu ayarlamalara alışma da denir. Ovadan yüksek bir dağ köyüne taşınan birinin kanında birkaç hafta içinde alyuvar sayısı artar; «Kan ve kan grupları» dersinde alyuvar yapımının vücudun oksijen gereksinimine göre ayarlandığını görmüştük. Aynı kişi ovaya dönünce sayı zamanla eski düzeyine iner ve dağda geçirdiği yıllar çocuğunun kanına miras kalmaz. Antrenmanla kalınlaşan kas, kürek tutan avuçtaki nasır da aynı gruptandır.

Genlerde taşınan uyum

Şimdi Kuzey Afrika çöllerinde yaşayan fennek tilkisini düşünelim. Bu küçük tilkinin kulakları başına oranla çok büyüktür. Serin bir iklimdeki hayvanat bahçesinde doğup büyüyen bir fennek de aynı kulaklarla erginleşir; kulak büyüklüğü sıcakta geçen bir ömrün izi değil, türün genlerinde taşınan bir özelliktir. İnce derili ve bol kan damarlı bu geniş yüzey, vücut ısısının havaya verilmesini kolaylaştırır.

Bir özellik genlerle döle geçiyor ve taşıyıcısının belirli bir ortamda yaşayıp üreyebilmesine katkı sağlıyorsa ona adaptasyon (uyum) denir. Ölçüt iki parçalıdır: özellik kalıtsal olmalı ve o ortamda iş görmelidir. «Canlıların ortak özellikleri» dersinde adaptasyonu canlılığın özellikleri listesinde görmüştük; bu derste onu öteki değişikliklerden ayıklamayı öğreniyoruz.

ÖlçütBireysel değişiklik (modifikasyon, alışma)Adaptasyon
KaynağıBireyin yaşadığı ortam ve kullanımTürün taşıdığı genler
DNADeğişmezÖzelliği belirleyen genler kalıtılır
Döle geçer mi?GeçmezGeçer
Ortam ortadan kalkıncaÇoğunlukla geri dönerÖzellik yerinde kalır
ÖrnekBronzlaşma, dağda alyuvar artışı, nasırFenneğin büyük kulakları, ördeğin perdeli ayakları

Bronzlaşabilme yeteneğinin kendisi ise genlere bağlıdır; döle geçmeyen, bir yaz boyunca kazanılan koyuluktur. Ayrımı yaparken «yetenek» ile «o yeteneğin bir yazdaki sonucu» birbirine karıştırılmamalı.

Yapı, işleyiş, davranış

Uyumlar canlının neresinde görüldüğüne göre üç grupta toplanır.

Yapısal (morfolojik) uyumlar vücudun biçimi, parçaları ve rengiyle ilgilidir. Kaktüste yapraklar dikene dönüşmüştür; su etli gövdede depolanır ve fotosentezi yeşil gövde yürütür. Kutup memelilerinin sık kürkü ve deri altındaki kalın yağ katmanı ısı kaybını azaltır; kutup tilkisinin kulakları fenneğinkinin tersine kısa ve küçüktür. Ördeğin perdeli ayakları kürek işi görür, balığın iğ biçimli gövdesi suyun direncini azaltır. Yaprağın kurak ortamdaki kalın kütikulası ve gömük stomaları da bu gruptadır; yaprak kesitindeki bu ayrıntılar «Kök, gövde ve yaprak» dersindeydi. «Türler arası ilişkiler» dersindeki kamuflaj, uyarıcı renk ve taklit de renge ve desene dayanan yapısal uyumlardır.

Fizyolojik uyumlar vücudun iç işleyişiyle ilgilidir; dışarıdan bakınca görülmezler. Kuzey Amerika çöllerindeki kanguru faresi çok yoğun idrar üretir ve suyunun büyük bölümünü yediği tohumlardan ve besinlerin yıkımında açığa çıkan sudan karşılar. Böbreğin suyu geri kazanma düzenini «Su ve tuz dengesi» dersinde izlemiştik. Deniz kemikli balıkları fazla tuzu solungaçlarıyla dışarı atar. Birçok kaktüs stomalarını sıcak gündüz yerine serin gecede açar. Kış uykusuna yatan kirpide ve bazı yarasalarda vücut sıcaklığı ile metabolizma hızı büyük ölçüde düşer ve depolanan yağ kışı çıkarmaya yeter. Kış uykusunun bir de davranış yanı vardır: hayvan kış gelmeden korunaklı bir yere çekilir.

Davranışsal uyumlar canlının ne yaptığıyla ilgilidir. Leylekler sonbaharda güneydeki sıcak bölgelere göç eder. Çöldeki birçok kemirgen gündüzü toprak altındaki serin yuvasında geçirip gece beslenir. Misk öküzleri kurt yaklaşınca yavrularını ortaya alıp halka kurar. Antarktika kışında imparator penguenler sıkı kümeler oluşturur; kümenin kenarındakiler zamanla içeri geçer. Başka bir örümcek görmeden büyüyen bir örümcek bile türüne özgü ağı örer; bu tür davranışların kalıtsal bir temeli vardır. Bir köpeğin tasma sesini duyunca kapıya koşmayı öğrenmesi ise yalnız o hayvanın deneyimidir ve yavrusuna geçmez.

Ortamlar ve uyumları

OrtamZorlayan koşulYapısal uyumFizyolojik uyumDavranışsal uyum
ÇölSu azlığı, gündüz sıcağıKaktüsün etli gövdesi, fenneğin büyük kulaklarıYoğun idrar, gece açılan stomalarGece etkin olma, yuvaya çekilme
KutupSürekli soğukSık kürk, kalın yağ katmanı, kısa kulakBazı kutup balıklarının kanında donmayı geciktiren proteinlerPenguenlerin kümelenmesi
SuSuyun direnci, tuzlulukİğ biçimli gövde, perdeli ayak, su bitkilerinde hava boşluklarıDeniz balıklarında solungaçtan tuz atımıÖrdeklerin tüylerini yağ salgısıyla sıvaması
Yüksek dağSeyrek oksijen, soğuk, rüzgârYere yakın, yastık biçiminde büyüyen bitkilerLamada oksijene kolay bağlanan hemoglobinBazı dağ hayvanlarının kışın alçak yamaçlara inmesi

Uyumun değeri ortama bağlıdır

Fenneğin büyük kulakları kutupta ısı kaybettiren bir yük olurdu; kutup ayısının kalın kürkü çölde aşırı ısınmaya yol açardı. Bir özelliği adaptasyon yapan, ortamla kurduğu ilişkidir. «Komünitenin yapısı» dersinde bir türün dayanabildiği koşulların bütününe temel niş demiştik; bu sınırları büyük ölçüde türün taşıdığı uyumlar çizer. Varsayımsal bir örnek: yıl boyu beyaz kürklü bir tilki türünün yaşadığı adada iklim ısınır ve kar örtüsü yılın çoğunda kalkarsa, beyaz kürk kahverengi toprak üzerinde artık gizlemez. Kürk yine kalıtsaldır; yalnız eskisi kadar yarar sağlamaz.

Farklı soylar, benzer çözümler

Amerika çöllerindeki kaktüsler ile Afrika'nın kurak bölgelerindeki bazı sütleğen türleri ayrı bitki ailelerindendir. Yine de ikisinde gövde kalın, etli ve yeşildir, yapraklar yok denecek kadar küçüktür, gövde dikenlerle kaplıdır. Köpek balığı bir balık, yunus ise akciğerle soluyan ve yavrusunu emziren bir memelidir; ikisinin de gövdesi iğ biçimlidir. Bu benzerlikler yakın akrabalığı göstermez. Kuraklık ya da suyun direnci gibi aynı ortam baskısı, birbirinden uzak türlerde aynı işi gören uyumlarla karşılanmıştır.

«İstediği için» yanılgısı

Nedim'in sınıfından Neriman ödevine şunu yazmış: «Kutup ayısı soğuktan korunmak istediği için kalın kürk geliştirdi.» Cümle, ihtiyacın ya da isteğin canlıyı kalıtsal olarak değiştirdiğini varsayıyor. Bir ayı ne kadar üşürse üşüsün, üreme hücrelerindeki DNA bu isteğe göre yeniden yazılmaz. Kutup ayısı yavrusu sık kürk ve yağ biriktirme yeteneğini anne ile babasından aldığı genlerle getirir. Aynı hata zürafa için de yapılır: bir zürafanın yüksek dallara uzanırken boynunu ne kadar gerdiği yavrusunun boyun uzunluğunu belirlemez, çünkü kullanımla bireyde oluşan değişiklik genlere işlemez. Kalıtsal farklılıklar mutasyonla ve eşeyli üremedeki gen karışımıyla ortaya çıkar; bu süreçler canlının neye ihtiyaç duyduğunu gözetmez.

Öyleyse bir türün bireyleri doğuştan birbirinin eşi değildir: aynı popülasyonda kürkü biraz daha sık, kulağı biraz daha küçük bireyler bulunur. Doğan yavruların hepsi erginliğe ulaşamıyorsa, kimin daha çok döl bırakacağı bu kalıtsal farklara bağlı olabilir mi? Hiçbir birey kendi genlerini değiştirmediği hâlde bir alelin popülasyondaki payı kuşaklar içinde nasıl büyür? «Doğal seçilim ve popülasyonda değişim» dersi bu soruların peşine alel sıklığıyla düşüyor.

4Çözümlü örnekler

Örnek 1 — Kısa bitkiler kalıtsal mı?

Soru: Bir dağın eteğinde ve zirvesine yakın yamaçlarda aynı türden bir ot yetişiyor; zirvedekiler çok daha kısa ve yere yakın. Varsayımsal bir çalışmada zirvedeki bitkilerin tohumları etekteki bahçeye ekiliyor ve etektekilerle aynı boyda bitkiler veriyor. Zirvedeki kısa boy için hangisi söylenebilir?

  • A) Zirvedeki bitkilerin genlerine işlemiş bir adaptasyondur.
  • B) Rüzgârın bitkilerin DNA'sını değiştirmesiyle oluşmuştur.
  • C) Zirvede yetişen bireylerin ortama göre kazandığı, tohumla geçmeyen bir değişikliktir.
  • D) Davranışsal bir uyumdur.
  • E) Zirvedeki bitkiler başka bir türdür.

Çözüm: İki soru sorulur: aynı ortamda fark kalıyor mu, döle geçiyor mu? Tohumlar etekte etektekilerle aynı boyu verdiğine göre kısa boy tohuma taşınmamış, zirvenin koşullarından doğmuştur. A ve B kalıtsal bir değişiklik varsayıyor, oysa döl aynı ortamda farksız. E soru kökündeki «aynı türden» bilgisiyle çelişiyor. Bitki boyu bir davranış olmadığından D de dışarıda. Cevap: C.

Örnek 2 — Develerde uyum türü

Soru: Develerde görülen aşağıdaki özelliklerden hangisi fizyolojik bir uyumdur?

  • A) Hörgüçte yağ depolanması
  • B) Uzun ve sık kirpikler
  • C) Kapanabilen burun delikleri
  • D) Su kısıtlıyken vücut sıcaklığının gün içinde birkaç derece dalgalanmasına dayanabilmesi
  • E) Kumda batmayı azaltan geniş, yastıklı ayak tabanları

Çözüm: Hörgüç, kirpik, burun deliği ve ayak tabanı vücudun biçimine ait parçalardır, yani yapısaldır. Sıcaklığın gün içinde dalgalanmasına dayanmak ise vücudun iç işleyişiyle ilgilidir: hayvan gündüz biriken ısıyı terleyerek atmak yerine geceye taşıyıp serin havada verir, böylece su harcamaz. Cevap: D.

Örnek 3 — Özelliklerden ortama

Soru: Bir memelide şu özellikler bulunuyor: vücuduna göre küçük kulaklar ve kısa kuyruk, ayak tabanlarında da uzanan sık kürk, deri altında kalın yağ katmanı, kışın beyaz renk. Bu hayvanın uyum sağladığı ortam en olası hangisidir?

  • A) Kutup bölgesi
  • B) Sıcak çöl
  • C) Tropikal yağmur ormanı
  • D) Akarsu
  • E) Ilıman bir bölgede tarla kenarı

Çözüm: Küçük kulak ve kısa kuyruk ısının kaybedildiği yüzeyi daraltır, sık kürk ve yağ katmanı yalıtım sağlar, beyaz renk karda gizler. Hepsi soğuğa ve kara işaret eder. Çöl hayvanında tersine büyük kulak ve ince kürk beklenirdi; yağmur ormanı ve tarla kenarında kalın yalıtım aşırı ısınmaya yol açardı. Cevap: A.

Örnek 4 — Kaktüs yağmurlu bahçede

Soru: Bir kaktüs, sık sık yağmur alan ve toprağı hep ıslak kalan bir bahçeye dikiliyor. Bu durum için hangisi biyolojik olarak doğrudur?

  • A) Kaktüs bol suyu fark edince yaprak açmaya başlar ve yavrularına geniş yaprak aktarır.
  • B) Su depolayan gövde her ortamda yarar sağladığı için kaktüs burada da üstündür.
  • C) Dikenler kalıtsal olduğu için bu bahçede de bitkiye kesin üstünlük sağlar.
  • D) Bitki ıslak toprakta hemen bir mutasyon geçirerek ortama uyar.
  • E) Kurak ortamda iş gören kalıtsal uyumlar bu bahçede yarar sağlamayabilir; sürekli ıslak toprak kaktüs köklerinin çürümesine yol açabilir.

Çözüm: Uyumun değeri ortama bağlıdır: suyu biriktiren gövde kurakta hayat kurtarır, sürekli ıslak toprakta bir yarar getirmez. A ihtiyacın döle geçen bir değişiklik ürettiğini, D mutasyonun ortamın isteğine göre geldiğini varsayıyor. B ve C kalıtsal olmayı her ortamda yararlı olmakla karıştırıyor. Cevap: E.

5Tuzaklar

  • Bireyin kazandığı değişikliği adaptasyon saymak. Bronzlaşma, dağda alyuvar artışı, antrenmanla büyüyen kas ve nasır döle geçmez; adaptasyonun ilk ölçütü kalıtsallıktır.
  • Yeteneği sonucuyla karıştırmak. Bronzlaşabilme yeteneği genlere bağlıdır; bir yazda kazanılan koyuluk ise döle geçmez. Sorulan hangisi, önce onu belirle.
  • Uyum türlerini karıştırmak. Görülebilen parça ya da biçim yapısal, vücudun iç işleyişi fizyolojik, canlının yaptığı iş davranışsaldır; yoğun idrar yapısal değil fizyolojiktir, göç ise davranışsaldır.
  • Bir uyumun her ortamda yararlı olduğunu sanmak. Fenneğin kulakları kutupta, kutup ayısının kürkü çölde yük olurdu; uyum ortama göredir.
  • «İhtiyaç duyduğu için geliştirdi» demek. İstek ve kullanım üreme hücrelerindeki DNA'yı değiştirmez; zürafanın gerdiği boyun ya da üşüyen ayının isteği yavruya geçmez.
  • Benzer görünüşten akrabalık çıkarmak. Kaktüs ile bazı sütleğenler, köpek balığı ile yunus aynı ortam baskısına benzer uyumlar taşır, ama uzak soylardandır.

6Tekrar kartı

  • Adaptasyon: genlerle döle geçen ve belirli bir ortamda yaşayıp üremeye katkı sağlayan özellik. Ölçüt: kalıtsal + o ortamda iş görüyor.
  • Modifikasyon ve alışma: bireyin yaşamında ortama göre kazandığı, DNA'yı değiştirmeyen, döle geçmeyen değişiklik (bronzlaşma, dağda alyuvar artışı, nasır).
  • Yapısal: biçim, parça, renk (kaktüs dikeni, kalın kürk ve yağ, büyük ya da küçük kulak, perdeli ayak, kamuflaj).
  • Fizyolojik: iç işleyiş (yoğun idrar, solungaçtan tuz atımı, gece açılan stoma, kış uykusunda düşen metabolizma).
  • Davranışsal: yapılan iş (göç, gece etkinliği, sürü hâlinde savunma, kümelenme, türe özgü ağ örme).
  • Uyumun değeri ortama bağlı; aynı ortam baskısı uzak türlerde benzer çözümler doğurabilir.
  • İhtiyaç, istek ve kullanım genleri değiştirmez; kalıtsal farklılıklar mutasyon ve eşeyli üremeden gelir.

7Alıştırma

  1. Soru 1 · Kolay

    Hangisi kalıtsal bir adaptasyon örneğidir?

    1. A)Yaz boyunca tarlada çalışan bir çiftçinin kollarının koyulaşması
    2. B)Düzenli ağırlık çalışan bir sporcunun kol kaslarının kalınlaşması
    3. C)Fennek tilkisinin vücuduna oranla çok büyük, ısı vermeye yarayan kulakları
    4. D)Dağa yerleşen bir kişinin kanında birkaç hafta içinde alyuvar sayısının artması
    5. E)Kalemi sıkı tutan bir öğrencinin parmağında nasır oluşması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Büyük kulak serin iklimde büyüyen fenneklerde de görülür ve döle geçer; öteki dördü bireyin yaşamı içinde kazandığı değişikliklerdir.

  2. Soru 2 · Kolay

    Leyleklerin sonbaharda güneydeki sıcak bölgelere uçması hangi uyum türüne örnektir?

    1. A)Davranışsal uyum
    2. B)Yapısal uyum
    3. C)Fizyolojik uyum
    4. D)Bireysel alışma
    5. E)Kamuflaj
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Göç kuşun yaptığı kalıtsal temelli bir iştir; vücudun biçiminde ya da iç işleyişinde bir değişiklik değildir.

  3. Soru 3 · Kolay

    Bir özelliğin adaptasyon sayılabilmesi için hangisi gerekir?

    1. A)Canlının o özelliği kendi yaşamı içinde kullanarak edinmiş olması
    2. B)Özelliğin yalnız erişkin bireylerde görülmesi
    3. C)Özelliğin yalnız hayvanlarda bulunması
    4. D)Özelliğin her ortamda yarar sağlaması
    5. E)Özelliğin kalıtsal olması ve belirli bir ortamda yaşama ile üremeye katkı sağlaması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Kullanımla edinilen özellik döle geçmez; uyumun değeri ortama bağlı olduğundan her ortamda yarar beklenmez.

  4. Soru 4 · Kolay

    Kutup bölgesinde yaşayan memeliler için hangisi beklenen bir yapısal uyumdur?

    1. A)İncecik deri altı yağı
    2. B)Sık kürk ve deri altında kalın yağ katmanı
    3. C)Vücuda oranla çok büyük kulaklar
    4. D)Seyrek kıllı, ince deri
    5. E)Su depolayan etli gövde
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Kürk ve yağ ısı kaybını azaltır; büyük kulak çöl hayvanının ısı verme yoludur, etli gövde ise kaktüse özgüdür.

  5. Soru 5 · Orta

    Ovada yaşayan Nezihe iki ay yüksek bir dağ köyünde kalıyor; kanındaki alyuvar sayısı artıyor, ovaya dönünce sayı zamanla eski düzeyine iniyor. Bu değişiklik için hangisi doğrudur?

    1. A)Çocuklarına aktarılacak bir adaptasyondur.
    2. B)DNA'sında oluşmuş bir mutasyondur.
    3. C)Davranışsal bir uyumdur.
    4. D)Ortama bağlı olarak bireyde ortaya çıkan, döle geçmeyen bir değişikliktir.
    5. E)Yalnız ovada doğmuş kişilerde görülür.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Ortam değişince geri dönen ve genleri değiştirmeyen bu ayarlama bir alışmadır; kalıtsal olmadığı için adaptasyon da mutasyon da değildir.

  6. Soru 6 · Orta

    Hangisi fizyolojik bir uyumdur?

    1. A)Kaktüs yapraklarının dikene dönüşmüş olması
    2. B)Kanguru faresinin böbreklerinde suyu geri kazanarak çok yoğun idrar üretmesi
    3. C)Kutup tilkisinin kısa ve küçük kulakları
    4. D)Çöldeki birçok kemirgenin gündüzü yuvada geçirip gece beslenmesi
    5. E)İmparator penguenlerin soğukta sıkı kümeler oluşturması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Yoğun idrar vücudun iç işleyişine aittir; diken ve küçük kulak biçimle ilgili yapısal, gece beslenme ve kümelenme davranışsal uyumlardır.

  7. Soru 7 · Orta

    Hangisi sıcak çöl koşullarına uyumu açıklamaz?

    1. A)Gündüz sıcağında toprak altındaki yuvada kalıp gece beslenmek
    2. B)Suyu böbrekte geri kazanarak az ve yoğun idrar üretmek
    3. C)İnce derili büyük kulaklarla vücut ısısını havaya vermek
    4. D)Suyun büyük bölümünü besinlerden ve onların yıkımından karşılamak
    5. E)Bütün vücudu saran kalın deri altı yağ ve sık, uzun kürk taşımak
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Vücudu saran yağ ve sık kürk ısıyı içeride tutan soğuk ortam uyumudur; çölde fazla ısının dışarı atılması gerekir.

  8. Soru 8 · Orta

    Bir öğrenci şunu yazıyor: «Zürafalar yüksek dallardaki yaprakları yemek için boyunlarını sürekli gerdi, uzayan boyunlar yavrulara geçti ve tür uzun boyunlu oldu.» Bu açıklamada gözden kaçırılan biyolojik olgu hangisidir?

    1. A)Bireyin kullanımla edindiği bir değişiklik genlere işlemez ve yavrulara aktarılmaz.
    2. B)Zürafalar ağaç yapraklarıyla beslenmez.
    3. C)Boyun uzunluğu kalıtsal bir özellik değildir.
    4. D)Zürafalar yavru doğurarak çoğalmaz.
    5. E)Uzun boyun hiçbir ortamda yarar sağlamaz.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Gerilen boyun yalnız o bireyin dokusunu etkiler; boyun uzunluğu kalıtsaldır, ama bir zürafanın çabası üreme hücrelerindeki DNA'yı değiştirmez.

  9. Soru 9 · Orta

    Hangi ortam ve uyum eşleştirmesi yanlıştır?

    1. A)Kurak bölge: kalın kütikulalı, gömük stomalı yaprak
    2. B)Kutup: küçük kulak ve kısa kuyruk
    3. C)Durgun tatlı su: kalın kütikula ve çukura gömülü stomalar taşıyan yüzen yaprak
    4. D)Yüksek dağ: yere yakın, yastık biçiminde büyüyen bitki
    5. E)Deniz: suyun direncini azaltan iğ biçimli gövde
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Kütikulanın kalınlaşması ve stomaların çukura gömülmesi su kaybını azaltan kurak ortam uyumudur; yüzen yaprakta kütikula incedir ve stomalar havaya bakan üst yüzdedir.

  10. Soru 10 · Orta

    Amerika çöllerindeki kaktüsler ile Afrika'nın kurak bölgelerindeki bazı sütleğenler ayrı bitki ailelerindendir; ikisinde de gövde etli ve su depolayıcıdır, yapraklar çok küçülmüştür, gövde dikenlerle kaplıdır. Bu benzerlik en iyi nasıl açıklanır?

    1. A)İki bitki aynı aileden geldiği için benzerdir.
    2. B)Bitkilerden biri ötekini taklit etmiştir.
    3. C)Bireyler kuraklıkta bu özellikleri kazanıp tohumlarına aktarmıştır.
    4. D)Kuraklık gibi aynı ortam baskısı, uzak türlerde aynı işi gören kalıtsal uyumlarla karşılanmıştır.
    5. E)İki bitki aynı besin zincirinde bulunduğu için benzemiştir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Akrabalık soruda verilen bilgiyle çelişir; C edinilmiş özelliğin kalıtıldığını varsayar, taklit ise avcıyı yanıltan bir benzerliktir.

  11. Soru 11 · Orta

    Aşağıdaki özelliklerden hangileri fizyolojik uyumdur? I. Deniz kemikli balıklarının fazla tuzu solungaçlarıyla dışarı atması II. Kirpinin kış boyunca vücut sıcaklığını ve metabolizma hızını büyük ölçüde düşürmesi III. Misk öküzlerinin kurt yaklaşınca yavruları ortaya alıp halka kurması

    1. A)Yalnız birinci özellik
    2. B)Yalnız üçüncü özellik
    3. C)Birinci ve üçüncü özellikler
    4. D)İkinci ve üçüncü özellikler
    5. E)Birinci ve ikinci özellikler
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Tuz atımı ve düşen metabolizma vücudun iç işleyişidir; halka kurmak ise sürünün yaptığı bir iş olduğu için davranışsal uyumdur.

  12. Soru 12 · Zor

    Yıl boyu beyaz kürklü varsayımsal bir tilki türünün yaşadığı kutup adasında iklim uzun süre ısınıyor ve kar örtüsü yılın büyük bölümünde kalkıyor. Hangisi en doğru yorumdur?

    1. A)Tilkiler sıcaktan rahatsız olduğu için yavrularını kahverengi doğurur.
    2. B)Karda gizleyen beyaz kürk değişen ortamda eskisi kadar yarar sağlamayabilir; bir özelliğin uyum değeri ortama bağlıdır.
    3. C)Beyaz kürk kalıtsal olduğu için her ortamda yarar sağlamayı sürdürür.
    4. D)Kürk rengi kalıtsal olmadığından bu değişiklik türü etkilemez.
    5. E)Tilkilerin DNA'sı sıcaklığa göre kısa sürede kendiliğinden değişir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Kalıtsal olmak her ortamda yararlı olmak demek değildir; A ve E ortamın isteğinin genleri değiştirdiğini varsayıyor.

  13. Soru 13 · Zor

    Varsayımsal bir çalışmada aynı türden tavşanların yarısı soğuk bir ahırda, yarısı ılık bir odada büyütülüyor; soğuktakilerin kürkü daha sık çıkıyor. Soğuk ahırdaki tavşanların yavruları ılık odada büyütülünce kürkleri ılık odadaki öteki tavşanlarınkinden farksız oluyor. Buna göre hangisi söylenebilir?

    1. A)Soğukta sıklaşan kürk bireyin ortama göre kazandığı, döle geçmeyen bir değişikliktir.
    2. B)Soğuk, tavşanların genlerini değiştirmiştir.
    3. C)Kürk sıklığının hiçbir kalıtsal temeli yoktur.
    4. D)Sık kürk tavşanlarda bir mutasyonun sonucudur.
    5. E)Soğuk ahırda büyüseler de yavruların kürkü seyrek kalır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Fark aynı ortamda kayboluyor ve döle geçmiyor; C aşırı genelleme, çünkü kürk taşımak ve ne kadar sıklaşabileceği genlerle sınırlanır.

  14. Soru 14 · Zor

    Neriman ödevine şu cümleyi yazıyor: «Kutup ayısı soğuktan korunmak istediği için kalın kürk ve yağ katmanı geliştirdi.» Bu cümle için hangi değerlendirme biyolojik olarak doğrudur?

    1. A)Doğrudur; canlılar ihtiyaç duydukları özellikleri kendileri üretir.
    2. B)Doğrudur, ama bu durum yalnız memelilerde geçerlidir.
    3. C)Yanlıştır, çünkü kalın kürk kutupta bir yarar sağlamaz.
    4. D)Yanlıştır; soğuğa duyulan ihtiyaç genleri değiştirmez, kalın kürk ve yağ biriktirme yeteneği yavruların anne ile babadan aldığı kalıtsal özelliklerdir.
    5. E)Yanlıştır, çünkü kürk kalınlığı tümüyle çevreye bağlı bir modifikasyondur.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. İstek üreme hücrelerindeki DNA'yı değiştirmez; C uyumun yararını, E ise özelliğin kalıtsal temelini görmezden geliyor.

  15. Soru 15 · Zor

    Hangisinde anlatılan özellik hem kalıtsaldır hem de davranışsal bir uyumdur?

    1. A)Dağa çıkan bir kişinin soluk alıp verme hızının artması
    2. B)Bir köpeğin tasma sesini duyunca yürüyüşe çıkacağını öğrenmesi
    3. C)Başka bir örümcek görmeden büyüyen bir örümceğin türüne özgü ağı örmesi
    4. D)Kaktüsün su depolayan etli gövdesi
    5. E)Penguenin deri altındaki kalın yağ katmanı
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Ağ örme hiç örnek görmeden ortaya çıktığı için kalıtsaldır; A bireysel ayarlama, B öğrenme, D ile E ise yapısal uyumlardır.

8Ustalık kapısı

5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Doğal seçilim ve popülasyonda değişim» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.

  1. Soru 1 · Orta

    Hangisi yapısal bir uyumdur?

    1. A)Kirpinin kış boyunca metabolizma hızını düşürmesi
    2. B)Ördeğin kürek işi gören perdeli ayakları
    3. C)Leyleklerin sonbaharda göç etmesi
    4. D)Kanguru faresinin çok yoğun idrar üretmesi
    5. E)Misk öküzlerinin halka kurarak yavrularını koruması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: B. Perdeli ayak vücudun bir parçasının biçimidir; metabolizma ve idrar iç işleyişe, göç ve halka kurma davranışa aittir.

  2. Soru 2 · Orta

    And Dağları'nın yüksek kesimlerinde yaşayan lamaların hemoglobini oksijene kolay bağlanır. Bu özellik hangi ortam koşuluna uyumdur?

    1. A)Yüksek hava sıcaklığı
    2. B)Tuzlu içme suyu
    3. C)Bol oksijenli hava
    4. D)Uzun kış geceleri
    5. E)Yüksek rakımda havadaki oksijenin az olması
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: E. Oksijene kolay bağlanan hemoglobin seyrek havadan daha çok oksijen yüklemeye yarar; bol oksijenli ortamda böyle bir üstünlüğe gerek kalmazdı.

  3. Soru 3 · Zor

    Nesillerdir tam karanlık bir mağarada yaşayan varsayımsal bir balık türünün gözleri körelmiş, derisinde titreşim ve dokunma algılayan duyu yapıları gelişmiştir. Bu türün yumurtaları ışıklı bir akvaryumda yetiştirildiğinde yavrular yine körelmiş gözlü ve gelişmiş duyu yapılı büyüyor. Buna göre hangisi söylenebilir?

    1. A)Yavrular ışığı gördükçe gözlerini yeniden geliştirir.
    2. B)Gözlerin körelmesi karanlıkta kalan her bireyde sonradan ortaya çıkan bir modifikasyondur.
    3. C)Duyu yapıları balıklar onlara ihtiyaç duyduğu için oluşmuştur.
    4. D)Bu özellikler kalıtsaldır; gelişmiş titreşim algısı karanlıkta besin bulmayı kolaylaştıran bir uyumdur.
    5. E)Işıklı akvaryumda büyüyen yavruların gözü olağan olmalıydı, demek ki çalışmada bir hata vardır.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: D. Işıklı ortamda da aynı özelliklerin görülmesi kalıtsal olduklarını gösterir; B bunu modifikasyon sayıyor, C ise ihtiyacı neden gösteriyor.

  4. Soru 4 · Zor

    Bronzlaşma için hangisi doğrudur?

    1. A)Güneşte bronzlaşabilme yeteneği kalıtsaldır, ama bir yaz boyunca kazanılan koyu renk döle geçmez.
    2. B)Bronzlaşma deriyi koruduğu için kazanılan koyuluk yavrulara aktarılır.
    3. C)Bronzlaşma deri hücrelerinin DNA'sında oluşan bir mutasyondur.
    4. D)Bronzlaşabilme yeteneğinin genlerle hiçbir ilgisi yoktur.
    5. E)Güneşli bölgede yıllarca yaşayan ailelerin çocukları bu yüzden koyu tenli doğar.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: A. Yetenek genlere bağlıdır, sonucu ise bireyde kalır; B ve E kazanılan rengin kalıtıldığını, D ise yeteneğin genetik temelini yok sayıyor.

  5. Soru 5 · Zor

    Köpek balığı solungaçla soluyan bir balık, yunus ise akciğerle soluyan ve yavrusunu emziren bir memelidir; ikisinin de gövdesi iğ biçimli, yüzgeçleri kürek gibidir. Bu bilgilere göre hangisi söylenebilir?

    1. A)Gövde biçimleri aynı olduğu için iki tür yakın akrabadır.
    2. B)Yunus köpek balığını taklit ederek bu biçimi kazanmıştır.
    3. C)Suyun direnci gibi ortak bir koşul uzak iki soyda benzer yapısal uyumlarla karşılanmıştır; solunum ve emzirme farkı akrabalığın uzak olduğunu düşündürür.
    4. D)Gövde biçimi her iki türde de bireyin yüzerek kazandığı bir modifikasyondur.
    5. E)Benzer gövde biçimi iki türün aynı solunum organını taşıdığını gösterir.
    Önce çöz, sonra cevabı aç

    Cevap: C. Benzer biçim ortak ortamdan gelir, akrabalıktan değil; D kalıtsal biçimi kullanımla açıklıyor, E ise verilen solunum farkıyla çelişiyor.

BY19 — Canlılar ve Çevre

Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.