YKS Biyoloji · Komünite ve Popülasyon Ekolojisi · BİO-BY15-L03
Süksesyon
AYTsınavdaki ağırlığı orta· 8 bölüm
1Kanca
Bayram ziyaretinde Tutku, dedesi Ünsal'la köyün aşağısındaki tarlaya iniyor. Dedesinin dizi ağrımaya başladığından beri tarla sürülmüyor; buğdayın yerini bel hizasına çıkmış otlar ve devedikenleri almış. Tutku telefonuna kısa bir not düşüyor: «Ot bir kez bürüdü mü tarla hep böyle kalır. Buranın ağaçlanması için birinin fidan dikmesi lazım.» Dedesi bastonuyla tarlanın üst ucunu gösteriyor; o şeridi aşağıdan çok daha önce ekmeyi bırakmış. Yukarı çıktıklarında otların arasından alıç ve böğürtlen çalılarının yükseldiğini, çalıların gölgesinde boyu Tutku'nun dizini geçmiş meşe fidanlarının durduğunu görüyorlar. Dedesi oraya tek bir fidan dikmediğini söylüyor. Kimse fidan dikmediyse otların yerini önce çalılara, sonra ağaçlara bırakan nedir? Kimse dokunmazsa bu tarla sonunda neye benzeyecek?
2Hedefler
- Birincil ve ikincil süksesyonu alanın başlangıç koşuluna bakarak ayırt edersin.
- Bir süksesyonun evrelerini öncü komüniteden olgun komüniteye doğru sıralarsın.
- Tür sayısı, biyokütle, toprak ve besin ağındaki değişimleri sözle betimlenmiş bir grafikten yorumlarsın.
- Yangın, tarım ve otlatmanın süksesyonu nasıl durdurduğunu, başa döndürdüğünü ya da yönlendirdiğini açıklarsın.
3Konu anlatımı
Tarlanın iki ucu
Tutku'nun gördüğü fark rastlantı değil. Sürülmesi bırakılan bir tarlada ilk yıllarda tohumu bol, çabuk çimlenen ve kısa sürede çiçeğe duran otlar öne çıkar. Bu otlar toprağın yüzünü kaplar, öldüklerinde toprağa organik madde bırakır. Birkaç yıl içinde rüzgârın ya da hayvanların getirdiği tohumlardan çalılar filizlenir; çalıların gölgesinde, güçlü ışık istemeyen ağaç fidanları tutunur. Ağaçlar boylandıkça çalılar gölgede kalır. Uzun süre bozulmadan bırakılırsa tarla, bölgenin iklimine uyan bir ağaçlık alana dönüşebilir. Tarlanın üst ucu bu yolda biraz daha ilerlemiş, alt ucu ise yolun başındadır.
Topluluğun sıralı değişimi
Bir alanda yaşayan türlerin bileşimi zaman içinde, büyük ölçüde öngörülebilen bir sırayla değişir; ekoloji bu sürece süksesyon (ekolojik ardıllık) der. «Komünitenin yapısı» dersinde bir alandaki popülasyonların oluşturduğu topluluğu anlık bir fotoğraf gibi incelemiştik; süksesyon aynı topluluğu yıllar boyunca izleyen bir kayıttır. Değişen, tek tek bireyler değil topluluğun bileşimidir: kimi türler gelir, çoğalır, sonra yerini başkalarına bırakır. Süreç onlarca yıldan yüzyıllara uzanabildiği için bir alanı baştan sona izlemek çoğu zaman mümkün olmaz; ekologlar farklı zamanlarda bozulmuş yakın alanları karşılaştırarak süreci yeniden kurar. Tutku'nun tarlanın iki ucuna bakması da küçük ölçekte böyle bir karşılaştırmadır.
Süksesyonun türünü başlangıçtaki zemin belirler: alanda toprak var mı, yok mu?
Birincil süksesyon: topraksız başlangıç
Daha önce canlı barındırmamış, toprağı da olmayan bir yüzeyde başlayan süreç birincil süksesyondur. Bir yanardağdan akıp soğuyan lav, geri çekilen bir buzulun ardında kalan çıplak kaya, denizde volkanik etkinlikle yeni yükselen bir ada bu başlangıcın örnekleridir. Böyle bir yüzeyde kökün tutunacağı toprak, depolanmış su ve mineral yoktur; tohum düşse bile genellikle tutunamaz.
Çıplak yüzeye ilk yerleşen canlılar öncü türlerdir ve kayada bunların başında likenler gelir. TYT'deki «Mantarlar» dersinde gördüğün gibi liken, bir mantarla fotosentez yapan bir ortağın birlikteliğidir; bu birliktelik besinsiz bir kaya yüzeyinde yaşamayı mümkün kılar. İki ortağın da kazançlı çıktığı bu ilişkiyi «Türler arası ilişkiler» dersi mutualizm başlığı altında incelemişti. Likenlerin salgıladığı bazı asitler kayanın yüzeyini yavaş yavaş aşındırır; donma ile çözülme, rüzgâr ve yağmur da kayayı ufalar. Ölen liken parçaları bu kırıntılara karışınca ince bir toprak tabakası belirir. «Bitkiler» dersindeki karayosunları bu ince, nemli tabakaya yerleşir; su tutarak ve öldüklerinde organik madde ekleyerek toprağı biraz daha kalınlaştırır.
Öncülerin ortak yanları dikkat çekicidir: küçük yapılıdırlar, sporlarını ya da tohumlarını uzağa yayabilir, hızlı çoğalır ve kuraklık, yoğun güneş, besin azlığı gibi sert koşullara dayanabilirler. Toprak derinleştikçe sıra otsu bitkilere, sonra çalılara ve en son ağaçlara gelir. Toprağın sıfırdan oluşması çok yavaş olduğundan birincil süksesyonun olgun bir komüniteye varması genellikle yüzyıllar alır.
İkincil süksesyon: toprak yerinde
Komünitesi bir yangın, sel, kesim ya da tarım yüzünden bozulmuş ama toprağı korunmuş bir alanda başlayan süreç ikincil süksesyondur. Yanmış bir orman yamacı, terk edilmiş bir tarla, ağaçları kesilmiş bir alan bu başlangıcı gösterir. Burada zemin çıplak kaya değildir: toprak organik maddesi, mineralleri ve ayrıştırıcılarıyla birlikte yerinde durur. Toprakta yıllarca çimlenmeden bekleyebilen tohumlar, yani tohum bankası, ile yangından ya da kesimden sağ çıkan kökler ve toprak altı gövdeler de oradadır.
Bu nedenle ikincil süksesyon liken ve yosunla başlamaz. Onun da öncüleri vardır, ama bunlar çoğunlukla topraktaki ya da çevreden gelen tohumlardan hızla gelişen otsu bitkilerdir. En yavaş adım olan toprak oluşumu baştan atlandığı için ikincil süksesyon birincilden genellikle çok daha hızlı ilerler ve olgun komüniteye onlarca yılda ulaşabilir. Yanmış bir yamacın yeniden ormana dönmesi için baştan liken gerekmez; gereken, toprağın korunması ve zamandır. Yangından sonra yağmurlar toprağı yamaçtan sürükleyip ana kayayı açarsa ise alan, birincil süksesyona yakın bir başlangıca geri düşer.
Her evre bir sonrakinin yolunu açar
Sıranın kendiliğinden ilerlemesinin nedeni, her topluluğun yaşadığı ortamı değiştirmesidir. Öncüler kayayı toprağa çevirir; otsu bitkiler toprağa organik madde ekler, nemini artırır. Bazı baklagillerin köklerinde yaşayan bakteriler havadaki azotu bağlar; «Madde döngüleri» dersinde gördüğün bu süreç, azotça fakir topraklarda sonradan gelen bitkilerin işini kolaylaştırır.
Aynı değişim, onu yapan türün aleyhine de işler: yeni koşullar çoğu zaman kurucularına değil, başka türlere uyar. Çalıların ve ağaçların gölgesinde ışık seven otlar zayıflar, gölgeye dayanıklı fidanlar ise büyümeyi sürdürür. Işık, su ve mineral için yaşanan bu yarış «Türler arası ilişkiler» dersinde ele aldığın rekabettir ve süksesyonda bir türün yerini ötekine bırakmasında belirleyici rol oynar.
Olgun (klimaks) komünite
Süksesyon ilerledikçe değişimin hızı düşer ve sonunda bölgenin iklimine ve toprağına uygun, görece kararlı bir topluluk kurulur: klimaks ya da olgun komünite. Bu topluluğun ne olacağını büyük ölçüde iklim belirler. Yağışı bol, ılıman bir bölgede olgun evre orman olabilir; yağışın az, yaz kuraklığının uzun olduğu yerde çalılık ya da bozkır, çok soğuk bölgelerde alçak boylu bitkilerden kurulu bir örtü. Her süksesyon ormanla bitmez.
Kararlılık değişimsizlik anlamına da gelmez. Olgun bir ormanda yaşlı bir ağaç devrilir, açılan boşluğa ışık seven türler gelir ve boşluk zamanla yeniden kapanır; popülasyonlar yıldan yıla dalgalanır. Korunan şey topluluğun genel bileşimi ve görünümüdür; içindeki küçük, yerel değişimler sürer. Klimaks bu anlamda dinamik bir dengedir.
Süksesyon boyunca genel eğilimler
| Özellik | Erken evreler | Olgun evreye doğru |
|---|---|---|
| Toprak | yok ya da ince, organik maddesi az | derin, organik maddesi bol |
| Tür sayısı | az | genellikle artar |
| Biyokütle | düşük | çoğunlukla artar |
| Besin ağı | basit, bağlantıları az | karmaşık, bağlantıları çok |
| Öne çıkan türler | küçük, kısa ömürlü, hızlı çoğalan, kolay yayılan | büyük, uzun ömürlü, gölgeye dayanıklı, rekabette güçlü |
| Değişimin hızı | yüksek | düşük |
Tablodaki satırlar yasa değil, yönelimdir. Tür sayısı birçok komünitede ara evrelerde, ışık seven türlerle genç ağaçların bir arada bulunduğu dönemde en yüksek değerine çıkar ve olgun evrede bir miktar azalabilir. Bu yüzden zaman–tür sayısı grafiği çoğu zaman önce hızla yükselen, sonra yavaşlayıp düzleşen bir eğri olarak çizilir; tepenin ortada mı sonda mı olduğu komüniteden komüniteye değişir. «Tür sayısı süksesyon boyunca kesintisiz artar» türünden mutlak bir ifade bu nedenle yanlıştır.
İnsan etkisi
İnsan etkinlikleri süksesyonu çoğu zaman bir evrede tutar ya da başa döndürür. Her yıl sürülen tarla, otsu bitkilerin evresinde tutulan bir alandır; sürme bırakılınca ikincil süksesyon yürümeye başlar. Düzenli otlatma ya da biçme de alanı otlak evresinde bekletebilir. Yangın, kesim ve inşaat komüniteyi bozar; ardından gelen sürecin ikincil mi, birincile yakın mı olacağını toprağın kalıp kalmadığı belirler.
Yangının sonucu her ekosistemde aynı değildir. Akdeniz ikliminin görüldüğü bölgelerde bazı bitkiler yangına uyumludur: kimi çalılar yanan gövdelerinin dibinden yeniden sürer, kimi çam türlerinin kozalakları sıcakla açılıp tohumlarını yanmış toprağa bırakır. Böyle yerlerde ikincil süksesyon yangından sonra görece çabuk başlar. Öte yandan sık tekrarlanan yangınlar ya da yangını izleyen toprak aşınması toparlanmayı ciddi biçimde geciktirir. İnsan süreci destekleyebilir de: yamaçta toprağı tutan önlemler, otlatmanın sınırlanması ve yerel türlerle ağaçlandırma bozulmuş bir alanın olgun evreye yaklaşmasını hızlandırabilir. Bir alanın hangi evrede olduğunu bilmek, «Biyoçeşitlilik ve koruma» dersindeki koruma kararlarına da zemin hazırlar.
Süksesyon, bir alanda hangi türün ne zaman öne çıktığını anlatır; bir türün oraya yerleştikten sonra kaç bireye ulaşacağını ise söylemez. Bir popülasyonun birey sayısını doğum, ölüm ve göçler nasıl değiştirir? Yeni bir ortama ulaşan birkaç birey, kaynaklar bolken neden giderek dikleşen bir hızla çoğalır; besin ve yer azalınca bu artışı frenleyen çevre direnci nedir, ve ortamın uzun süre barındırabileceği en yüksek birey sayısı nasıl adlandırılır? «Popülasyon büyümesi» dersi bu soruları J ve S biçimli büyüme eğrileri ve taşıma kapasitesi üzerinden yanıtlıyor.
4Çözümlü örnekler
Örnek 1 — Ölçüt canlılar değil, toprak
Soru: Aşağıdaki alanlardan hangisinde başlayan süksesyon birincil süksesyondur?
- A) Ağaçları kesilmiş, kökleri toprakta kalmış bir yamaç
- B) Yıllardır sürülmeyen bir buğday tarlası
- C) Otları ve çalıları yanmış, toprağı yerinde duran bir yamaç
- D) Buzulun geri çekilmesiyle açığa çıkan, üzerinde hiç toprak bulunmayan kaya yüzeyi
- E) Kurak bir yazda bitkilerinin çoğu kurumuş bir mera
Çözüm: Ayırt edici soru «toprak var mı?» sorusudur. A, B, C ve E'de topluluk bozulmuş ya da zayıflamış, ama toprak, içindeki tohumlar ve kökler yerindedir; bu alanlarda süreç ikincil olarak ilerler. Buzulun bıraktığı çıplak kayada ise toprak sıfırdan oluşmak zorundadır. Cevap: D.
Örnek 2 — Adadaki sıra
Soru: Denizde volkanik etkinlikle yeni oluşmuş bir adada beklenen süksesyon sırası hangisidir?
- A) Karayosunları → likenler → otsu bitkiler → ağaçlar → çalılar
- B) Likenler → karayosunları → otsu bitkiler → çalılar → ağaçlar
- C) Otsu bitkiler → likenler → karayosunları → çalılar → ağaçlar
- D) Likenler → otsu bitkiler → ağaçlar → karayosunları → çalılar
- E) Ağaçlar → çalılar → otsu bitkiler → karayosunları → likenler
Çözüm: Yeni ada topraksızdır, süreç birincil süksesyondur. Kayayı aşındırıp ilk ince toprağı başlatan likenlerdir; karayosunları bu tabakaya yerleşip onu kalınlaştırır. Otsu bitkiler, çalılar ve ağaçlar toprak derinleştikçe sırayla gelir. A sıranın ilk iki halkasını, C otları toprak olmadan yerleştirir, D ve E sırayı karıştırır ya da ters çevirir. Cevap: B.
Örnek 3 — İki eğriyi birlikte okumak
Soru: Terk edilmiş bir tarlada varsayımsal bir izlemede zaman–tür sayısı eğrisi ilk yıllarda hızla yükseliyor, ara evrede tepe yapıyor, olgun evrede biraz inip düzleşiyor. Aynı sürede toplam biyokütle eğrisi düzenli yükseliyor, olgun evrede yükselişi yavaşlıyor. Hangisi bu iki eğriyle tutarlıdır?
- A) Tür sayısı süksesyon boyunca kesintisiz artmıştır.
- B) Olgun evrede biyokütle azalmıştır.
- C) Tür sayısındaki düşüşün nedeni toprağın incelmesidir.
- D) Eğrilerin düzleşmesi, komünitede artık hiçbir değişim olmadığını gösterir.
- E) Biyokütle artmayı sürdürürken tür sayısı ara evredeki tepeden sonra biraz azalmıştır.
Çözüm: Tür sayısı eğrisinde bir tepe ve ardından küçük bir iniş var; A bunu görmez. Biyokütle eğrisi inmiyor, yalnız yavaşlıyor; B yanlış. Süksesyonda toprak incelmez, derinleşir; ayrıca grafik toprak hakkında bilgi vermez, C bu yüzden iki kez hatalıdır. Düzleşme yalnız genel bileşimin kararlı olduğunu gösterir; olgun komünitede yerel değişimler sürer. Cevap: E.
Örnek 4 — Yanmış yamaç için liken mi gerekir?
Soru: Ünzile, otları ve ağaçları yanmış ama toprağı yerinde kalmış bir yamaç için «burası ancak likenler kayayı yeniden toprağa çevirirse ormana döner» diyor. Bu yargıyı en iyi düzelten açıklama hangisidir?
- A) Haklıdır; her süksesyon likenle başlar.
- B) Yangın topraktaki bütün tohumları öldürdüğü için alan ağaç dikilmeden ormana dönmez.
- C) Toprak ve tohum bankası korunduğu için süreç ikincil süksesyondur, otsu bitkilerle başlar ve toprak oluşumunu beklemez.
- D) İkincil süksesyon olgun komüniteye hiç ulaşmaz.
- E) Bitkiler öldüğü için alan birincil süksesyona girmiştir.
Çözüm: Süksesyonun türünü canlıların ölmesi değil, toprağın kalması belirler; E ve A bunu karıştırır. Topraktaki tohumların ve sağ kalan köklerin bir bölümü yangından kurtulur; B bu kaynağı yok sayar. İkincil süksesyon da zamanla olgun evreye ulaşabilir. Cevap: C.
5Tuzaklar
- İkincil süksesyonu liken ve yosunla başlatmak. Liken evresinin işi kayayı toprağa çevirmektir; toprak zaten varsa bu adım atlanır ve süreç çoğunlukla otsu bitkilerle başlar.
- Birincil–ikincil ayrımını canlıların ölmesine bağlamak. Yanmış ya da kesilmiş bir alan, toprağı yerindeyse ikincil süksesyon alanıdır. Ölçüt toprağın varlığıdır.
- Klimaks komünitede hiç değişim olmadığını sanmak. Olgun komünite genel bileşimini korur; devrilen ağaçların açtığı boşluklar, popülasyon dalgalanmaları gibi yerel değişimler sürer.
- Her süksesyonun ormanla bittiğini düşünmek. Olgun evreyi iklim belirler; kurak bölgelerde çalılık ya da bozkır, soğuk bölgelerde alçak bir örtü olgun komünite olabilir.
- Genel eğilimleri mutlaklaştırmak. Tür sayısı genellikle artar, ama tepesi ara evrelerde de olabilir; «her zaman sürekli artar» gibi bir seçenek bu yüzden yanlıştır.
6Tekrar kartı
- Süksesyon: bir alandaki komünitenin bileşiminin zamanla, büyük ölçüde öngörülebilir bir sırayla değişmesi.
- Birincil: topraksız yüzeyde (soğumuş lav, buzulun bıraktığı kaya, yeni volkanik ada). Sıra: liken → karayosunu → otsu bitki → çalı → ağaç. Çok yavaş, genellikle yüzyıllar.
- İkincil: topluluğu bozulmuş ama toprağı korunmuş alanda (yanmış orman, terk edilmiş tarla). Toprak + tohum bankası + sağ kalan kökler → otsu bitkilerle başlar, birincilden hızlıdır.
- Öncüler: küçük, hızlı çoğalan, kolay yayılan, sert koşullara dayanıklı. Olgun evrenin türleri: büyük, uzun ömürlü, gölgeye dayanıklı.
- Her evre ortamı değiştirir: öncüler toprak yapar, otlar organik madde ekler; gölge yapan ağaçlar ışık seven türleri rekabetle geriletir.
- Genel eğilimler: toprak derinleşir, biyokütle çoğunlukla artar, tür sayısı genellikle artar (tepe ara evrede olabilir), besin ağı karmaşıklaşır, değişim yavaşlar.
- Klimaks: iklime göre değişen, görece kararlı, dinamik dengedeki olgun komünite.
- Tarım, otlatma ve biçme süksesyonu erken evrede tutar; yangın ve kesim başa döndürür; toprak kaybolursa başlangıç birincile yaklaşır.
7Alıştırma
Soru 1 · Kolay
Birincil süksesyonda çıplak kayaya ilk yerleşen öncü canlıların en tipik örneği hangisidir?
- A)Meşe fidanları
- B)Tek yıllık otlar
- C)Likenler
- D)Çalılar
- E)Çam ağaçları
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Likenler besinsiz kayada yaşayabilir ve kayayı aşındırıp toprak oluşumunu başlatır; otlar, çalılar ve ağaçlar ancak toprak biriktikten sonra yerleşir.
Soru 2 · Kolay
İkincil süksesyonu birincilden ayıran başlangıç koşulu hangisidir?
- A)Alanda toprağın korunmuş olması
- B)Alanda hiç canlı bulunmamış olması
- C)Sürecin likenlerle başlaması
- D)Alanın lav akıntısıyla örtülmüş olması
- E)Olgun komünitenin hiç oluşmaması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. İkincil süksesyon komünitesi bozulmuş ama toprağı kalmış yerde başlar; B ve D birincil süksesyonun zeminini, C ise onun öncülerini anlatır.
Soru 3 · Kolay
Hangisi ikincil süksesyonun başladığı bir alana örnektir?
- A)Yeni soğumuş lav akıntısı
- B)Denizde yeni yükselen volkanik ada
- C)Buzulun çekildiği çıplak kaya
- D)Kayalık bir yamaçtan kopmuş taze kaya yüzeyi
- E)Birkaç yıldır ekilmeyen bir arpa tarlası
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Terk edilen tarlada toprak ve tohumlar yerinde durur; öteki dört alanda yüzey topraksızdır ve süreç birincil olarak başlar.
Soru 4 · Kolay
Süksesyonun sonunda kurulan, bölgenin iklimine uygun ve görece kararlı topluluğa ne ad verilir?
- A)Öncü komünite
- B)Klimaks (olgun) komünite
- C)Popülasyon
- D)Ara evre komünitesi
- E)Tohum bankası
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Değişimin yavaşladığı son evre klimakstır; öncü komünite sürecin başında yer alır, tohum bankası ise toprakta bekleyen tohumların adıdır.
Soru 5 · Orta
Öncü türlerin genel özellikleriyle ilgili hangisi doğrudur?
- A)Gölgeye dayanıklı, uzun ömürlü ve iri yapılıdırlar.
- B)Ancak derin ve besince zengin toprakta yaşayabilirler.
- C)Rekabette güçlü oldukları için olgun komünitede de baskın kalırlar.
- D)Hızlı çoğalır, kolay yayılır ve sert koşullara dayanabilirler.
- E)Ortamı değiştirmez, yalnız var olan koşullardan yararlanırlar.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Öncüler küçük, hızlı çoğalan ve dayanıklı türlerdir; A ile C olgun evrenin türlerini tarif eder, E ise öncülerin toprak oluşturduğunu unutur.
Soru 6 · Orta
Yanmış karışık bir ormanın yamacında toprak yerinde kalmıştır. Süreç başladığında ilk evrede öne çıkması en çok beklenen canlılar hangileridir?
- A)Kayaya tutunan likenler
- B)Topraktaki tohumlardan ve sağ kalan köklerden hızla gelişen otsu bitkiler
- C)Gölgeye dayanıklı yaşlı ağaçlar
- D)Yalnız karayosunları
- E)Gölgede büyüyen orman tabanı türleri
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Toprak ve tohum bankası korunduğu için ikincil süksesyon otsu bitkilerle başlar; liken ve yosun evresi birincil süksesyona özgüdür, gölge türleri ise ağaçlar kapandıktan sonra yerleşir.
Soru 7 · Orta
Birincil süksesyonun ikincilden çok daha yavaş ilerlemesinin başlıca nedeni hangisidir?
- A)Birincil süksesyonun hep soğuk iklimde görülmesi
- B)Birincil süksesyonda hiçbir türün alana yayılamaması
- C)Öncü türlerin fotosentez yapamaması
- D)Birincil süksesyonda klimaks komünitenin hiç oluşmaması
- E)Toprağın kaya yüzeyinde aşınma ve organik madde birikimiyle sıfırdan oluşmak zorunda olması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Yavaşlığın kaynağı toprak oluşumudur; likenin fotosentetik ortağı vardır, birincil süreç de sonunda olgun evreye varabilir, iklim ise iki süreci ayıran ölçüt değildir.
Soru 8 · Orta
Süksesyonda bir evrenin, kendinden sonra gelecek evreye ortam hazırlamasına örnek hangisidir?
- A)Otsu bitkilerin öldükçe toprağa organik madde ekleyip çalıların tutunacağı toprağı kalınlaştırması
- B)Ağaçların tohumlarını rüzgârla uzağa taşıtması
- C)Olgun ormanda yaşlı bir ağacın devrilmesi
- D)Bir tarlanın her yıl yeniden sürülmesi
- E)Kurak bir yılda bazı otların erken kuruması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Önceki topluluğun toprağı derinleştirmesi sonraki türlerin yerleşmesini kolaylaştırır; tarlayı sürmek süreci başa döndürür, B ile E ise ortamın değişmesini anlatmaz.
Soru 9 · Orta
Süksesyonun ileri evresinde ağaç tepeleri kapandıkça ışık seven otsu türlerin azalmasını en iyi açıklayan hangisidir?
- A)Otsu türlerin toprak oluşturmayı bırakması
- B)Ağaçların otsu türlerle mutualizm kurması
- C)Gölge yapan ağaçların ışık için yaşanan rekabette üstün gelmesi
- D)Toprağın giderek incelmesi
- E)Otsu türlerin tohum bankasının tümüyle yok olması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Kapanan tepeler ışığı keser ve ışık seven türler bu kaynağı paylaşamaz; süksesyonda toprak incelmez, derinleşir, mutualizm ise iki tarafa da yarar sağlar.
Soru 10 · Orta
Süksesyon boyunca görülen genel eğilimlerle ilgili hangisi yanlıştır?
- A)Toprak genellikle derinleşir.
- B)Biyokütle çoğunlukla artar.
- C)Besin ağı genellikle karmaşıklaşır.
- D)Öne çıkan türler giderek daha küçük ve kısa ömürlü olur.
- E)Olgun evreye yaklaştıkça değişimin hızı düşer.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Süreç küçük ve kısa ömürlü öncülerden büyük ve uzun ömürlü türlere doğru ilerler; D bu yönü ters kurar, öteki dört eğilim doğrudur.
Soru 11 · Orta
Klimaks komüniteyle ilgili hangisi doğrudur?
- A)Hangi topluluğun klimaks olacağını büyük ölçüde bölgenin iklimi belirler.
- B)Her bölgede klimaks komünite bir ormandır.
- C)Klimaks komünitede hiçbir değişim olmaz.
- D)Klimaks komüniteye yalnız birincil süksesyonla ulaşılır.
- E)Klimaks komünitede tür sayısı her zaman en düşük düzeydedir.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Yağışı az bölgelerde çalılık ya da bozkır da olgun evre olabilir; klimaks dinamik dengededir ve ikincil süksesyon da ona ulaşabilir.
Soru 12 · Zor
Tufan varsayımsal iki alanı karşılaştırıyor: X, yüz yıl önce soğumuş bir lav akıntısı; Y, aynı bölgede yüz yıl önce terk edilmiş bir tarla. İki alan da o zamandan beri hiç bozulmamış. Bugün gözlemesi en çok beklenen hangisidir?
- A)X alanında Y'dekinden daha derin bir toprak ve daha kalabalık bir ağaç topluluğu
- B)Y alanında sürecin likenlerle yeni başlamış olması
- C)İki alanın kesinlikle aynı evrede olması
- D)X alanının olgun komüniteye Y'den önce ulaşmış olması
- E)Y alanının olgun komüniteye daha yakın, X alanının ise daha geride bir evrede olması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Y'de toprak ve tohum bankası baştan hazırdı, X'te ise toprak sıfırdan oluşmak zorundaydı; bu yüzden aynı sürede ikincil süksesyon çok daha fazla yol alır.
Soru 13 · Zor
Ülfet bir sunumda «olgun komünitede tür sayısı her zaman en yüksektir» diyor. Bu yargıyı çürütmeye yeten gözlem hangisidir?
- A)Olgun ormanda biyokütlenin çok yüksek olması
- B)Işık seven otlarla genç ağaçların bir arada bulunduğu bir ara evrede tür sayısının olgun ormandakinden fazla olması
- C)Öncü evrede tür sayısının az olması
- D)Olgun ormanda toprağın derin olması
- E)Olgun ormanda devrilen ağacın açtığı boşlukta ışık seven türlerin görülmesi
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Yargıyı ancak tür sayısının olgun evreden başka bir evrede daha yüksek bulunması çürütür; A, C ve D yargıyla çelişmez, E ise olgun evrenin dinamik olduğunu gösterir ama tür sayılarını kıyaslamaz.
Soru 14 · Zor
Yangından sonra yağan sağanaklar dik bir yamacın toprağını tümüyle sürükleyip ana kayayı açığa çıkarıyor. Bu yamaçta beklenen hangisidir?
- A)Süreç tohum bankasından gelen otlarla hızla başlar.
- B)Yamaç birkaç yıl içinde eski ormanına döner.
- C)Yangın olgun komüniteyi bozamayacağı için ormanın yapısı değişmez.
- D)Toprak kaybolduğu için süreç birincil süksesyona yakın bir başlangıçtan, öncülerle ve çok daha yavaş ilerler.
- E)Bu yamaçta süksesyon bir daha hiç başlamaz.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. Tohum bankası toprakla birlikte gittiğinden ikincil süksesyonun hız üstünlüğü kaybolur; yine de yaşam öncülerle yeniden kurulur, bu yüzden E de yanlıştır.
Soru 15 · Zor
Bir köyde komşu üç alan varsayımsal olarak yıllarca izleniyor: biri her yıl sürülüyor, biri her yaz biçiliyor, üçüncüsüne hiç dokunulmuyor. Hangi beklenti doğrudur?
- A)Üç alan da aynı hızla olgun komüniteye ulaşır.
- B)Her yıl sürülen alan olgun komüniteye en önce varır.
- C)Sürülen alan otsu evrede, biçilen alan otlak evresinde tutulur; dokunulmayan alanda süreç çalı ve ağaç evrelerine ilerleyebilir.
- D)Biçilen alan birincil süksesyona geri döner.
- E)Dokunulmayan alan liken evresine geri döner.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Sürme ve biçme süreci erken evrede tutan düzenli bozulmalardır; üç alanda da toprak yerinde kaldığı için hiçbiri birincil süksesyona dönmez.
8Ustalık kapısı
5 soru, 5 dakika. 4 ya da 5 doğru yaptıysan sıradaki derse, «Popülasyon büyümesi» dersine geç. 3 ve altındaysan 3. ve 4. bölümü yeniden oku, sonra kapıyı bir kez daha çöz.
Soru 1 · Orta
Birincil ve ikincil süksesyonun ortak özelliği hangisidir?
- A)İkisinin de çıplak kayada başlaması
- B)İkisinin de likenle başlaması
- C)İkisinin de aynı hızda ilerlemesi
- D)İkisinde de türlerin zamanla belirli bir sırayla yer değiştirmesi ve bozulma olmazsa görece kararlı bir komüniteye yönelinmesi
- E)İkisinde de başlangıçta bir tohum bankasının bulunması
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: D. İki süreç başlangıç koşulunda ve hızda ayrılır; sıralı değişim ve olgun evreye yönelme ise ikisinde de görülür.
Soru 2 · Orta
Süksesyon boyunca görülen değişimler için üç yargı veriliyor: I. Toprakta organik madde birikir. II. Besin ağındaki bağlantılar azalır. III. Uzun ömürlü türlerin payı artar. Hangileri doğrudur?
- A)Yalnız besin ağıyla ilgili olan
- B)Toprakla ve uzun ömürlü türlerle ilgili olanlar
- C)Yalnız toprakla ilgili olan
- D)Besin ağıyla ve uzun ömürlü türlerle ilgili olanlar
- E)Verilen üç yargının üçü de
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: B. Organik madde birikir ve uzun ömürlü türler öne çıkar; besin ağı ise genellikle karmaşıklaşır, bağlantıları azalmaz.
Soru 3 · Zor
Tuğçe «her süksesyon öncülerle başlar, o hâlde ikincil süksesyon da liken ve yosunla başlar» diye akıl yürütüyor. Hata nerededir?
- A)İkincil süksesyonda öncü tür diye bir evre hiç yoktur.
- B)Likenler yalnız olgun ormanda yaşar.
- C)Yosunlar fotosentez yapamaz.
- D)İkincil süksesyon doğrudan ağaçlarla başlar.
- E)İkincil süksesyonun da öncüleri vardır, ama toprak hazır olduğundan bunlar çoğunlukla hızla çimlenen otsu bitkilerdir; kayayı toprağa çeviren liken evresine gerek kalmaz.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: E. Öncü kavramı iki süreçte de geçerlidir; değişen öncünün kimliğidir, çünkü ikincilde toprak oluşturma adımı baştan tamamdır.
Soru 4 · Zor
Terk edilmiş bir tarlada varsayımsal iki eğri çiziliyor. P eğrisi ilk evrelerde hızla yükseliyor, ardından ağaçlar boylandıkça iniyor ve olgun evrede düşük kalıyor. Q eğrisi başta çok düşük, zamanla düzenli yükseliyor ve olgun evrede en yüksek değerinde düzleşiyor. Bu iki eğriyi en iyi karşılayan büyüklükler hangi seçenekte verilmiştir?
- A)P ışık seven otsu türlerin örtüsü, Q topraktaki organik madde miktarı
- B)P toprak derinliği, Q tek yıllık otların sayısı
- C)P toplam biyokütle, Q ışık seven otların örtüsü
- D)P besin ağının karmaşıklığı, Q öncü otların örtüsü
- E)P ağaçların toplam kütlesi, Q likenlerin örtüsü
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: A. Işık seven otlar erken evrede yayılıp ağaçların gölgesinde geriler, organik madde ise süreç boyunca birikir; öteki seçenekler artan ve azalan büyüklükleri ters eşleştirir.
Soru 5 · Zor
Akdeniz iklimindeki bir yamaçta yangından iki yıl sonra kökünden yeniden sürmüş çalılar ve yanmış toprakta çimlenmiş çam fidanları görülüyor. Tanju bu yamacın geleceği hakkında karar vermek istiyor. Hangisi en doğru değerlendirmedir?
- A)Bitkilerin üstü yandığı için alanda birincil süksesyon başlamıştır.
- B)Yangın olgun komünitede hiçbir değişime yol açmamıştır.
- C)Toprak, sağ kalan kökler ve tohumlar ikincil süksesyonu başlatmıştır; ancak yangın sık tekrarlanırsa ya da toprak aşınırsa toparlanma gecikir.
- D)Yangına uyumlu bitkiler bulunduğuna göre yangının bu ekosisteme hiçbir zararı yoktur.
- E)Bu yamaçta süreç önce liken evresinden geçmek zorundadır.
Önce çöz, sonra cevabı açCevabı gizle
Cevap: C. Yangına uyum ikincil süksesyonu hızlandırır ama sık yangın ve toprak kaybı bu üstünlüğü ortadan kaldırabilir; B ve D yangının etkisini yok sayar, A ile E başlangıcı birincil sanır.
BY15 — Komünite ve Popülasyon Ekolojisi
Modülün bütün dersleri bitince işaretle; modül 1, 3, 7 ve 21. günlerde YKS ana sayfasındaki tekrar listesine döner.