İzleyiciyle sözleşme
- Temel soru
- Medeniyet şiddetle mi kurulur ve onu kuran şiddet, kurulan düzende kendine bir yer bulabilir mi?
- Hedeflenen duygu
- Geniş manzaranın önünde yalnızlık; yaklaşan hesaplaşmanın sessiz gerilimi
- Değer ekseni
- yasa ↔ kanunsuzluk
Western izleyiciye bir sınır vaat eder: kimsenin henüz tam sahip olmadığı bir toprak, kanunun bir günlük at yolu uzakta kaldığı bir kasaba, kararların silahla verildiği bir an. Seyirci yalnız bir adamın uçsuz manzarada at sürmesini, bir kasabaya girmesini ve sonunda bir hesaplaşmaya yürümesini bekler. Türün çekiciliği, büyük ahlaki soruların çok yalın bir sahnede sorulmasıdır: bir sokak, iki insan, bir saat.
Western'in yapısal özü sınırın kendisidir: medeniyet ile vahşi, yasa ile kanunsuzluk, topluluk ile yalnız birey arasındaki çizgi. Başkarakter çoğu zaman bu çizginin tam üstünde durur; topluluğu korumak için gereken şiddet, onun topluluğa ait olmasını engeller. Klasik western'in sık rastlanan sonu bu yüzden bir ayrılıştır: düzen kurulur, onu kuran ufka doğru uzaklaşır.
Tür, Amerikan sınır efsanesinden doğdu ve uzun süre Hollywood'un en üretken türlerinden biri oldu. Altmışlarda İtalyan spagetti western'i türü daha sert, daha alaycı ve daha az ahlakçı bir yöne çekti; ardından gelen revizyonist western'ler kahraman efsanesini, yerli halklara yapılanları ve şiddetin bedelini sorguladı. Neo-western aynı soruları bugünün taşrasında, kapanan kasabalar ve haciz yazıları arasında soruyor. Türk sinemasında doğrudan western'den çok eşkıya, kan davası ve bozkır anlatıları sınırın yerel karşılıklarını taşıdı; Yeşilçam ayrıca western kalıplarını açıkça ödünç alan filmler de üretti.
Türün anatomisi
- Dramatik motor
- Gelen yabancı → kasabanın yarası → taraf tutma → tırmanan tehdit → hesaplaşma → ayrılış ya da yerleşme. Her adım başkarakteri topluluğa biraz daha bağlar ya da ondan biraz daha uzaklaştırır. Gerilim, kaçınılmaz silahlı yüzleşmenin yaklaşmasından ve kahramanın o yüzleşmeye hangi kimlikle gireceği sorusundan doğar.
- Başkarakter
- Sınırın insanı: geçmişi olan bir silahşor, yorgun bir şerif, bir ödül avcısı, intikam peşindeki bir yabancı ya da toprağını korumaya çalışan bir yerleşimci. Arzusu yalındır: bir adamı bulmak, bir kasabayı korumak, bir sürüyü götürmek, bir borcu ödemek. İhtiyacı çoğu zaman geçmişiyle hesaplaşmak ya da bir topluluğa ait olmanın bedelini ödemeye razı olmaktır; bazı westernlerde dramın kendisi bu ihtiyacın hiç karşılanamayacak olmasıdır.
- Karşı güç
- Toprağı ya da suyu tekeline almak isteyen büyük çiftlik sahibi, demiryolu şirketi, kanun kaçağı çetesi, yozlaşmış şerif. Güçlü bir western karşıtı çoğu zaman başkarakterle aynı kumaştandır: o da şiddetle bir düzen kurmak ister, ama o düzen yalnız kendisi içindir. Doğa da sessiz bir karşıttır: çöl, kış, kuraklık, uçsuz mesafe.
- Dünya
- Kanunun ince, mesafelerin büyük, suyun ve toprağın değerli olduğu bir sınır. Kasaba türün sahnesidir: ana sokak, salon (saloon), şerif bürosu, kilise, demirci, tren istasyonu; her birinin topluluk içinde bir işlevi vardır. Manzara arka plan olmanın ötesine geçer: genişliği bireyin yalnızlığını, sertliği hayatın kırılganlığını söyler. Neo-westernde aynı dünya otoyol kenarı lokantalarına, kuruyan çiftliklere ve banka şubelerine taşınır.
- Tema ve dünya görüşü
- Medeniyetin hangi şiddetle kurulduğu ve efsane ile tarih arasındaki mesafe. Klasik western düzeni kuran kahramanı çoğu zaman yüceltir; revizyonist western aynı düzenin kimin toprağı ve kanı üzerine kurulduğunu sorar. Hangi tutum seçilirse seçilsin, tür bir topluluğun kendine anlattığı kuruluş hikâyesiyle hesaplaşır.
Türe özgü vuruşlar (genre beats)
Üç perdenin üstüne yerleşen, bu türe ait dönüm noktaları. Sıra hikâyenin akışıdır; sayfa konumu filmden filme değişir.
Ufuktan gelen yabancı
Bir atlı manzaranın içinden kasabaya doğru gelir. Kim olduğu, nereden geldiği ve neden geldiği bilinmez ya da yarım bilinir; kasabanın ona bakışı, kasabanın kendisi hakkında ilk bilgiyi verir.
Kasabanın yarası
Topluluğun neyle tehdit edildiği ortaya çıkar: bir çete, bir toprak ağası, bir kuraklık, bir yaklaşan tren. Kimin kime borçlu olduğu, kimin korktuğu ve kimin sustuğu bu bölümde kurulur.
Silahın ilk gösterisi
Başkarakterin silahla ne kadar usta olduğu ilk kez, çoğu zaman isteksizce, kısa bir olayla görülür. Bu sahne kasabaya da seyirciye de bir vaat verir: bu adam gerektiğinde ne yapabileceğini biliyor.
Taraf tutma
Yabancı topluluğun bir parçasına bağlanır: bir aileye, bir dul yerleşimciye, bir çocuğa, şerife. Bu bağ, ileride vereceği kararın bedelini belirler.
Karşıtın meydan okuması
Karşı güç sınırı çizer: bir aşağılama, bir tehdit, yakılan bir çiftlik, öldürülen bir masum. Hesaplaşmanın kaçınılmaz olduğu artık bellidir.
Topluluğun geri çekilmesi
Kasaba korkar ve başkarakteri yalnız bırakır; destek sözü verenler birer birer çekilir. Türün topluluğa dair sorusu burada keskinleşir: korunmaya değer mi?
Geçmişin geri dönüşü
Başkarakterin saklamaya çalıştığı geçmiş kasabaya ulaşır: eski bir düşman, bir aranıyor ilanı, bir tanık. Bıraktığını sandığı kimlik yeniden önüne konur.
Silahı yeniden kuşanmak
Başkarakter, bıraktığı ya da kullanmamaya yemin ettiği silahı yeniden alır. Bu küçük eylem bir karardır: topluluk için şiddete geri dönmek ve bunun bedelini ödemek.
Hesaplaşma
Ana sokakta, bir çiftlikte ya da bir mezarlıkta silahlı yüzleşme (showdown). Bekleyiş uzun, çatışma kısadır; doruğun asıl yükü karşılıklı bakışlarda ve sessizlikte taşınır.
Ayrılış ya da yerleşme
Düzen kurulduktan sonra başkarakter ya ufka doğru uzaklaşır ya da topluluğa yerleşir. Hangisinin seçildiği, filmin şiddetle kurulan düzen hakkındaki hükmüdür.
Zorunlu sahneler (obligatory scenes)
İzleyicinin görmeden salonu tatminsiz terk edeceği sahneler. Kendi senaryonda hangilerinin bulunduğunu işaretle; işaretler yalnız bu tarayıcıda kalır.
Senaryonda 0 / 6 zorunlu sahne işaretli
Türün özel kuralları
Kural burada estetik bir yasa değil, izleyici beklentisinin adıdır. Bozulabilir; ama neyi bozduğunu bilerek.
Sınır somut ve tartışmalı olmalı
Bir toprak, bir su kaynağı, bir demiryolu hattı, bir otlak: biri onu istemeli, biri de vermek istememelidir. Sınırın neye dayandığı soyut kalırsa hesaplaşma yalnız iki adamın kavgasına küçülür ve topluluğun geleceği risk altında görünmez.
Şiddet kurallı bir dildir
Kimin önce silah çektiği, kimin silahsız birine ateş etmediği, kimin sırtından vurduğu seyircinin bildiği kodlardır. Kural tutulduğunda onur, çiğnendiğinde alçaklık okunur. Bu kodlar konmazsa şiddetin ahlaki anlamı da konmaz; hepsi aynı gürültüye dönüşür.
Silahşor topluluğa tam olarak ait olamaz
Kasabayı kurtaran becerisi onu kasabanın dışında tutar. Bu çelişki türün kalbidir; kahraman bedelsiz biçimde yerleşir ve kabul görürse film şiddetin topluluk içinde yeri olup olmadığı sorusunu sormadan biter. Kahramanı yerleştirmek de bir seçimdir, ama bu çelişkiyi çözen bir bedelle yazılmalıdır.
Hesaplaşma bekletilir
Seyirci yüzleşmenin geleceğini baştan bilir ve onu beklemekten zevk alır. Doruk, film boyunca biriktirilmiş bir gecikmeyle kurulur; yüzleşmenin kendisi kısadır, bekleyişi uzundur. Hesaplaşma erken ya da aceleyle verilirse türün gerilim kaynağı boşa harcanır.
Manzara anlam taşır
Genişlik, mesafe, açıkta kalmak ve saklanacak yerin yokluğu senaryoda yazılır. Bir adamın bir kayalıktan diğerine kaç saatte gideceği, suyun nerede olduğu, kasabanın ufuktan nasıl göründüğü dramatik bilgidir. Manzara yalnız güzel görüntü olarak yazılırsa türün yalnızlık duygusu kaybolur.
Geçmiş geri gelir
Başkarakterin anılan, saklanan ya da inkâr edilen geçmişi bir noktada kasabaya ulaşır. Seyirci bunu bekler: bahsi geçen eski bir cinayet ya da kaçılan bir ad, hikâyenin ilerisinde kurulmuş bir silahtır. Hiç geri gelmeyen geçmiş, yalnız süs olarak kalır.
Topluluğun da bir sesi olmalı
Kasaba yalnız bir dekor değil, korkan, pazarlık eden ve seçim yapan insanlardan oluşur. Topluluk karar vermeyen bir kalabalık olarak kalırsa kahramanın fedakârlığının kime yapıldığı belirsizleşir ve ayrılış sahnesi duygusunu kaybeder.
Efsane ile tarih arasındaki tutum bilerek seçilir
Bugünün seyircisi yerli halkların, kadınların ve sınırda çalışanların nasıl gösterildiğini fark eder. Klasik efsaneyi yeniden kurmak da onu sökmek de meşru seçimlerdir; ama kalıbı farkında olmadan tekrar eden bir western, istemediği bir tutumu üstlenmiş olur.
Konvansiyonlar (conventions)
Türün tanınır öğeleri: karakter tipleri, mekânlar, nesneler, motifler.
- Ana sokak, salon, şerif bürosu, demirci, kilise, tren istasyonu
- At, eyer, matara, silah kemeri; binicinin ufukta beliren silueti
- Aranıyor ilanları ve ödül avcıları
- Posta arabası, demiryolu ve telgraf: yaklaşan medeniyetin işaretleri
- Geniş manzara planları ve hesaplaşmadan önceki uzun sessizlik
- Sınırdaki karakter tipleri: yabancı, kanun insanı, kanun kaçağı, toprak sahibi, yerleşimci, ödül avcısı
- Öğretmen, salon sahibi, dul çiftçi gibi kadın karakterler; revizyonist westernlerde özne olarak yeniden yazılmaları
- Yerel sınır anlatılarında eşkıya, dağ, jandarma, ağa ve toprak kavgası
Sık düşülen hatalar
Kostüm westerni
Şapkalar, atlar ve silahlar vardır ama sınır sorusu yoktur. Hikâye kovboy kıyafeti giymiş bir aksiyon filmine döner.
Karikatür öteki
Yerli halklar, göçmenler ya da sınırın öbür yakasındakiler yalnız tehdit ya da dekor olarak yazılır. Dünya yassılaşır ve film geçmişin kalıplarını eleştirisiz tekrarlar.
Konuşarak anlatılan geçmiş
Silahşorün geçmişi uzun bir itirafla ya da başkasının anlattığı bir hikâyeyle verilir. Türün sessiz gerilimi dağılır; geçmiş bir eylemle, bir yarayla ya da bir nesneyle geri geldiğinde daha çok iş görür.
Erken ya da kalabalık hesaplaşma
Doruk büyük bir çatışmaya dönüşür, kimin kimi vurduğu belli olmaz. Seyircinin beklediği iki kişilik yüzleşme bir kalabalığın içinde kaybolur.
Ödül olarak kadın
Kadın karakter yalnız korunacak, kurtarılacak ya da kahramana verilecek biri olarak yazılır. Topluluğun en güçlü sesi olabilecek bir karakter boşa harcanır.
Kuralı bilerek bükmek
Türü tazeleyen hamleler: sözleşmenin kalbini koruyup biçimini değiştirmek.
Neo-western
Sınır bugünün taşrasına taşınır: atın yerinde kamyonet, demiryolunun yerinde banka, kanun kaçağının yerinde borçlu çiftçi. Türün soruları korunur, kuruluş efsanesi çöküş hikâyesine döner.
Yaşlı silahşor
Kahraman silahı yıllar önce bırakmış ve becerisini yitirmiştir. Efsane ile gerçek bedeni arasındaki fark, şiddetin bedelini görünür kılar.
Öteki gözünden
Hikâye sınırı kuranların değil, toprağından edilenlerin, kadınların ya da işçilerin gözünden anlatılır. Aynı vuruşlar bambaşka bir hükme varır.
Başka bir sınır
Western yapısı uzaya, kıyamet sonrası bir çöle ya da başka bir ülkenin taşrasına taşınır. Kasaba, yabancı ve hesaplaşma yeni bir dünyada da tanınır kalır.
İncelenecek örnekler
High Noon (1952)
Fred Zinnemann
Düğün gününde kasabaya öğle treniyle dönecek bir kanun kaçağını bekleyen şerif ve ona yardım etmeyi birer birer reddeden kasaba halkı; topluluğun geri çekilmesi vuruşunun en bilinen örneği.
Shane (1953)
George Stevens
Bir yerleşimci ailesinin yanına sığınan eski silahşor, büyük çiftlik sahibine karşı onları korur ve sonunda kasabadan ayrılır; silahşorün topluluğa ait olamaması bir çocuğun bakışından anlatılır.
The Searchers (1956)
John Ford
Komançilerin kaçırdığı yeğenini yıllarca arayan bir iç savaş gazisi; kahramanın öfkesi ve önyargısı klasik westernin içinden sorgulanır, son görüntüde kapı onu dışarıda bırakır.
İyi, Kötü ve Çirkin (1966)
Il buono, il brutto, il cattivo · Sergio Leone
İç Savaş'ın ortasında gömülü bir altının peşindeki üç silahşor; bir mezarlıkta üç kişi arasında geçen hesaplaşma, bekleyişin doruğu nasıl taşıdığını gösterir.
Hell or High Water (2016)
David Mackenzie
Annelerinin çiftliğine haciz koyan bankanın şubelerini soyan iki kardeş ve onları kovalayan emekliliğe yakın bir Texas korucusu; western sorularını bugünün kuruyan taşrasına taşıyan bir neo-western.
Bir Zamanlar Anadolu'da (2011)
Nuri Bilge Ceylan
Bir western değildir; ama bir savcı, bir komiser ve bir doktorun bozkırda gece boyu süren ceset arayışı, yasa insanlarını kentten uzak bir sınır manzarasında bekletir ve yerel bir sınır anlatısının öğelerini taşır.
Yazım alıştırmaları
- 1Yabancının kasabaya girişini yarım sayfada ve diyalogsuz yaz. Onu izleyen en az dört kişinin tepkisiyle kasabanın kime ait olduğunu, kimin korktuğunu ve kimin umutlandığını göster.
- 2Hikâyendeki sınırı tek bir cümleyle tanımla: kim neyi istiyor, kim vermek istemiyor? Sonra bu çatışmanın topluluğun hangi üyesinin hayatını doğrudan etkilediğini gösteren bir sahne yaz.
- 3Hesaplaşmayı bir sayfada yaz: sayfanın en az yarısı bekleyiş olsun. Mekânın üç ayrıntısını (gölge, rüzgâr, bir pencere) gerilimi taşımak için kullan ve atışı en fazla birkaç satırda bitir.
- 4Finali iki biçimde yaz: kahraman ayrılır, kahraman kalır. Her birinin şiddetle kurulan düzen hakkında ne söylediğini birer cümleyle not et ve filmine hangisinin uyduğunu gerekçesiyle seç.
Hibrit eşleşmeler
Bu tür yardımcı ya da ana tür olarak hangi türlerle iyi birleşir.
- Western + İntikamKanunsuz sınır öç almayı inandırıcı kılar; hesaplaşma kişisel bir yaranın kapanışına dönüşür.
- Western + Suç ve soygunSoygun ve kaçış yapısını sınır manzarasına taşır; neo-westernin en sık yürüdüğü yol budur.
- Western + Kara filmKaderci ton ve ahlaki gri karakterler, kahraman efsanesini karanlık bir taşra hikâyesine çevirir.
- Western + BilimkurguSınır uzaya ya da kıyamet sonrası bir dünyaya taşınır; yerleşim, kanun ve toprak soruları yeni bir ölçek kazanır.
- Western + KomediTürün tanınmış kodları (salon, düello, kahramanın sessizliği) parodiye ve ters köşeye açılır.