Vuruş haritası
110 sayfalık bir uzun metrajda yaygın sayfa aralıkları. Bunlar ölçü değil başlangıç çizelgesidir; iyi senaryoların çoğu bilerek sapar.
1.Yerleşik denge ve çatlaks. 1–8
Karakterin alışılmış düzeni ve o düzenin içindeki küçük bir çatlak: bir yalan, bir ertelenmiş konuşma, kimsenin dokunmadığı bir oda. Seyirci çatlağı görür, karakter görmezden gelir.
2.Dengeyi bozan olays. 8–15
Bir ölüm, bir ayrılık, bir teşhis, bir dönüş. Olay dışarıdan gelir ama karakterin içindeki çatlağı genişletir; artık eski düzen sürdürülemez.
3.Eski savunmanın denenmesis. 15–25
Karakter sorunu bildiği yolla çözmeye çalışır: kaçmak, çalışmak, susmak, kontrol etmek. Birinci perde, bu savunmanın işe yaramayacağının ilk işaretiyle kapanır.
4.İlişki krizis. 25–35
Asıl çatışma bir ilişkide patlar: eş, kardeş, ebeveyn, çocuk. Dramın karşı gücü çoğu zaman bir düşman değil, karakterin en çok sevdiği ve en çok incittiği kişidir.
5.Kaçış ve geçici rahatlamas. 35–45
Karakter yüzleşmeden kaçacak bir yol bulur ve bir süre işe yarar gibi görünür: yeni bir ilişki, bir iş, bir alışkanlık. Seyirci rahatlamanın geçici olduğunu bilir.
6.Geçmişin yüzeye çıkmasıs. 45–55
Bastırılmış bir anı, saklanmış bir belge ya da bir tanığın sözü geçmişi şimdiye taşır. Karakterin kendisine anlattığı hikâye sarsılmaya başlar.
7.Orta nokta: inkârın çatlamasıs. 55–60
Karakter gerçeğin bir parçasını kabul etmek zorunda kalır. Hikâyenin sorusu «ne olacak?»tan «bununla ne yapacak?»a döner.
8.Duygusal bedelin büyümesis. 60–72
Kabul edilmeyen gerçek ilişkileri yakmaya devam eder: bir kavga, bir ayrılık, bir çocuğun tepkisi. Karakterin savunması artık başkalarına zarar vermektedir.
9.Savunmanın çöküşüs. 72–80
Karakterin dayandığı son şey elinden alınır: bir ilişki, bir inanç, bir rol. Dramın dip vuruşu, artık saklanacak yerin kalmadığı andır.
10.Yüzleşme konuşmasıs. 80–90
Söylenmeyenin söylendiği konuşma. Türün zorunlu sahnesidir; çoğu zaman yıllardır ertelenmiş bir cümle ilk kez yüksek sesle kurulur.
11.Zor karars. 90–100
Gerçekle yüzleşmiş karakter bir seçim yapar. Seçim ona bir şeye mal olur; doğru seçim bile acıtır.
12.Kaybın kabulüs. 100–106
Karakter geri gelmeyecek olanı kabul eder: bir insan, bir yıl, bir ihtimal. Kabul bir teslimiyet değil, yeniden yaşamaya başlamanın koşuludur.
13.Yeni denges. 106–110
Hayat devam eder ama artık aynı değildir. Son görüntü açılıştaki çatlakla karşılaştırıldığında neyin değiştiğini ya da neyin bedelinin ödendiğini gösterir.
Karakter ağı
Türün sabit rolleri. Her rol bir işlev taşır; aynı kişi birden fazla rolü üstlenebilir.
Başkarakter(Protagonist)
Kaçtığı bir gerçeği taşıyan kişi. Bir arzusu (huzur, onay, kaçış) ve bir ihtiyacı (yüzleşmek, affetmek, affedilmek) vardır; ikisi birbirine ters düşer.
Tuzak: Pasif kurban. Başkarakter yalnızca acı çekiyor ve hiçbir şey yapmıyorsa seyirci ona acır ama onu izlemez.
Sevilen karşıt(Loved Antagonist)
Başkarakterin en yakını ve en büyük engeli: eş, kardeş, ebeveyn. Gerçeği söyleyebilecek ya da saklayabilecek kişi.
Tuzak: Kötü olması. Sevilen karşıt da haklı olmalı; yoksa çatışma bir kavgadan öteye geçmez.
Kayıp(The Absent One)
Ölen, giden ya da kaybolan kişi. Hikâyede bulunmaz ama her sahnenin üstünde asılıdır: bir sandalye, bir eşya, bir alışkanlık.
Tuzak: Yalnızca geriye dönüşlerde yaşaması. Kayıp şimdiki zamanda nesnelerle ve başkalarının davranışlarıyla görünmelidir.
Tanık(Witness)
Geçmişi bilen ve hikâyenin bir noktasında anlatan kişi: bir komşu, bir akraba, bir aile dostu.
Tuzak: Bilgi otomatı olması. Tanığın da bir çıkarı ya da bir suçluluğu olmalı; anlattığı şeyi neden şimdi anlattığı belli olmalı.
Çocuk(The Child)
Yetişkinlerin çatışmasını izleyen ve taşıyan kişi. Çoğu zaman hikâyenin vicdanı ve geleceğin temsilcisidir.
Tuzak: Bilge çocuk. Çocuk yetişkinlere ders vermemeli; onların hatalarını kendi diliyle, bazen yanlış anlayarak yansıtmalı.
Dışarıdan gelen(Outsider)
Aileye ya da topluluğa dışarıdan bakan kişi: yeni bir eş, bir bakıcı, bir yabancı. Gizlenen şeyi ilk o fark eder.
Tuzak: Yalnızca bir ayna olması. Dışarıdan gelenin de kendi derdi ve kaybedeceği bir şey olmalı.
Kurum(Institution)
Mahkeme, hastane, okul, banka, noter. Duygusal bir sorunu kendi kurallarıyla yeniden tanımlar ve sertleştirir.
Tuzak: Kötü bir sistem olarak kalması. Kurum çoğu zaman tarafsızdır; sertliği kurallarının duyguya kör olmasından gelir.
Sırdaş(Confidant)
Başkarakterin içini döktüğü dost, terapist, eski sevgili. Seyirciye iç dünyayı duyurur.
Tuzak: Temayı açıklaması. Sırdaşın sorduğu sorular cevap vermekten daha güçlüdür.
Ayna(Mirror)
Başkarakterin kaçtığı geleceği ya da geçmişi yaşayan başka biri: babasına benzeyen bir yabancı, aynı yası taşıyan bir komşu.
Tuzak: Bir ders olarak kurulması. Ayna yaşar; anlamı seyirci çıkarır.
Zorunlu sahneler (obligatory scenes)
İzleyicinin görmeden salonu tatminsiz terk edeceği sahneler. Kendi senaryonda hangilerinin bulunduğunu işaretle; işaretler yalnız bu tarayıcıda kalır.
Senaryonda 0 / 6 zorunlu sahne işaretli