Çatlağın görüldüğü an
Sahnenin işi: Ailenin yüzeydeki düzenini bozmadan, altındaki çatlağı seyirciye göstermek.
İÇ. BABA EVİ – MUTFAK – GECE
Nevin ve ağabeyi KADİR (44) cenazeden sonra çay içiyor.
KADİR
Sen yirmi yıldır yoktun. Babama ben baktım. Sen annemin ölümü için onu hiç affetmedin, ama haksızdın.
NEVİN
Haksız değildim! Onu hastaneye götürmedi!
İÇ. BABA EVİ – MUTFAK – GECE
Cenaze sonrası. Masada komşuların getirdiği yemekler, dokunulmamış. KADİR (44) çay demliyor; demliği ocağın arka gözüne koyuyor, kulpunu sola çeviriyor.
Nevin bardakları dolaptan alıyor. Üst rafta, en arkada, bir fincan takımı: çiçek desenli, tozlu.
NEVİN
Annemin takımı hâlâ burada.
KADİR
Babam kimseye dokundurmadı.
Nevin fincanlardan birini indiriyor. Kadir demliği bırakıp elinden alıyor, yerine koyuyor. Yavaşça, ama bırakmadan.
KADİR
Bardaklar alt rafta.
İki kardeş bir an dolabın önünde yan yana duruyor. Sonra Nevin alt raftan iki bardak alıyor.
Yeniden yazımda ne değişti
- Zayıf sürüm bütün geçmişi ilk sahnede iki cümleye harcıyor; seyirciye keşfedecek bir şey kalmıyor. Güçlü sürüm yalnızca bir fincan takımının yerini gösteriyor.
- Kadir'in demliği koyuşu ve kulpu çevirişi, yıllardır bu mutfağı onun yönettiğini söylüyor; Nevin bu evde artık misafir.
- Fincanı elinden alması bir kavga değil, bir sınır: annenin eşyası, onun koruduğu bir alan. Çatlak görünür ama adı konmaz.
- Sahne bir uzlaşmayla bitiyor gibi görünür: Nevin alt raftan bardak alır. Seyirci bu küçük teslimiyetin bedelini ilerideki yüzleşmede ödeyeceğini sezer.