İçeriğe geç

Aşk kursu · Ders 5 / 9

Sahne atölyesi

Zorunlu sahnelerin ilk taslağı ve yeniden yazımı, senaryo biçiminde.

Sahne atölyesi

Zorunlu sahnelerin ilk taslağı ve yeniden yazımı, senaryo biçiminde. Sahneler ortak öykü fikrinden yazıldı.

İlk karşılaşma

Sahnenin işi: İlişkinin dinamiğini tek bir sahnede özetlemek: kim kimi şaşırtıyor, kim savunmada, aralarında hangi yarım kalmış şey var.

İlk taslak

DIŞ. BABA EVİ – BAHÇE KAPISI – GÜNDÜZ

Nevin kapıyı açıyor. Karşısında SELİM (39), yakışıklı, ceketli.

SELİM

Nevin! Yirmi yıl oldu. Hiç değişmemişsin, hâlâ çok güzelsin.

NEVİN

Selim! Seni görmek ne güzel. Lisedeki ilk aşkım. Hâlâ seni düşündüğüm oluyordu.

İkisi de gülümsüyor. Aralarında bir elektrik var.

Yeniden yazım

DIŞ. BABA EVİ – BAHÇE KAPISI – GÜNDÜZ

Nevin kapıyı açıyor. SELİM (39), elinde bir klasör, klasörün üstünde RIFAT TAŞÇILIK yazısı. Kireç tozu ayakkabılarının burnunda.

Bir an ikisi de konuşmuyor.

SELİM

Babam gelecekti. Dizi tuttu.

NEVİN

Sen de babanın kâğıtlarını taşıyorsun artık.

Selim klasöre bakıyor, sanki ilk kez görüyor. Sonra bahçeye: ceviz ağacına.

SELİM

Bu ağacın dalı kırıktı. Ben kırmıştım.

NEVİN

Babam aşı yaptı. Tuttu.

Selim aşı izine bakıyor; kabuğun üstünde kalın, düğümlü bir yara. Nevin kapıyı biraz daha açıyor ama yolu tam açmıyor.

Yeniden yazımda ne değişti

  • Geçmiş bir anı cümlesiyle değil, bir ağaçla geri geliyor. Kırık dal, aşılanmış yara: ilişkinin kendisi bir nesneye yerleşiyor ve final için bir motif kuruluyor.
  • Duygular söylenmiyor; «hâlâ çok güzelsin» yerine iki karakter de savunmada. Kimya, ikisinin aynı anda saklandığı yerden doğuyor.
  • Klasör ve RIFAT TAŞÇILIK yazısı dış engeli ilk sahnede, ilk çerçevede kuruyor: Selim buraya sevgili olarak değil alıcı olarak geldi.
  • Kapının yarım açılması sahnenin son kararı: Nevin ne kovuyor ne içeri alıyor. Direnç vuruşu daha bu sahnede tohumlanıyor.

Çekimin kabul edildiği an

Sahnenin işi: Karakterlerden birinin ötekine karşı bir şey hissettiğini kendine itiraf ettiği anı göstermek; seyirciye söylemeden.

İlk taslak

İÇ. BABA EVİ – MUTFAK – GECE

Nevin tek başına çay içiyor.

NEVİN

(kendi kendine)

Ben hâlâ ona âşığım galiba. Bu çok saçma. Ama ne yapayım, kalbime söz geçiremiyorum.

Yeniden yazım

İÇ. BABA EVİ – MUTFAK – GECE

Masada iki bardak. Biri dolu, soğumuş: Selim'in, gitmeden içmediği.

Nevin bardağı lavaboya götürüyor. Dökmek üzere. Duruyor.

Bardağın kenarında, Selim'in tuttuğu yerde, kireç tozundan bir parmak izi.

Nevin bardağı dökmeden rafa, kendi bardağının yanına koyuyor.

Işığı söndürüyor. Karanlıkta bir süre öyle duruyor.

Yeniden yazımda ne değişti

  • İç ses kaldırıldı: duygu bir monologla değil, yapılmayan bir hareketle (bardağı dökmemek) gösteriliyor.
  • Parmak izi, kasabanın tozunu ve Selim'in bedenini aynı ayrıntıda birleştiriyor; çekim somut bir şeye dokunuyor.
  • Bardağın rafa, onun bardağının yanına konması, ilişkinin ilk «yerleşme» jestidir; seyirci bunu Nevin'den önce anlar.
  • Sahnenin sessiz kalması, söylenmeyen aşk alt türünün dilini kuruyor; ileride itiraf sahnesinin ağırlığı bu sessizlikten gelecek.

Aşk itirafı

Sahnenin işi: Çekimi inkâr edilemez kılmak; ama itirafın bir bedeli ve bir engeli de beraberinde getirmesini sağlamak.

İlk taslak

DIŞ. CEVİZ BAHÇESİ – GECE

SELİM

Seni seviyorum Nevin. Yirmi yıldır seni seviyorum. Gittiğinde kalbim kırıldı.

NEVİN

Ben de seni seviyorum Selim.

Öpüşüyorlar. Müzik yükseliyor.

Yeniden yazım

DIŞ. CEVİZ BAHÇESİ – GECE

Ay ışığı. Cevizler toplanmış, çuvallar kapının önünde. Selim çuvalların ağzını bağlıyor; Nevin el feneri tutuyor.

SELİM

Gittiğin sabah otogara geldim.

Nevin'in fenerinin ışığı bir an titriyor.

NEVİN

Görmedim seni.

SELİM

Görmeni istemedim. Babam arabada bekliyordu.

Selim son çuvalı bağlıyor. Doğruluyor. Aralarında bir adım.

SELİM

Cuma imzalarsan bu sefer otogara gelmem.

Nevin feneri söndürüyor. Karanlıkta yalnız ikisinin nefesi.

Yeniden yazımda ne değişti

  • «Seni seviyorum» hiç söylenmiyor; itiraf geçmişteki bir eylemle yapılıyor: otogara gelmek. Seyirci yirmi yıllık bir aşkı tek bir cümleden kendisi çıkarıyor.
  • İtiraf engeli de getiriyor: «Babam arabada bekliyordu.» Aşk ile aile, ilk itiraf anında yan yana.
  • Son replik hem bir aşk sözü hem bir tehdit, hem bir yakarış: satış, ilişkinin sınavı hâline geliyor. Orta nokta vuruşu sorusunu «olacak mı?»dan «sürecek mi?»ye çeviriyor.
  • Feneri söndürmek sahnenin kararı: ilk temas gösterilmiyor ama karanlıkta, kesin olarak gerçekleşiyor. Seyirci öpücüğü görmeden yaşıyor.

Kırılma

Sahnenin işi: İlişkiyi karakterlerin içindeki yaradan gelen bir hamleyle kırmak; bir yanlış anlamayla değil.

İlk taslak

İÇ. RIFAT'IN EVİ – GECE

Nevin, Selim'in telefonunda bir mesaj görüyor: «Kızı oyala, cuma imzalasın. – Babam»

NEVİN

Demek beni kandırıyordun! Her şey yalanmış!

Nevin ağlayarak kaçıyor. Selim arkasından bağırıyor: «Dur, açıklayabilirim!»

Yeniden yazım

İÇ. RIFAT'IN EVİ – YEMEK ODASI – GECE

Sofrada Rıfat, Selim ve Nevin. Rıfat ekmek bölüyor, bir parçasını Nevin'e uzatıyor.

RIFAT

Ağabeyim bu sofrada otururdu. Senin baban mahkemede konuştuktan sonra boş kaldı o sandalye.

Nevin ekmeği almıyor. Selim'e bakıyor.

NEVİN

Biliyor muydun?

Selim tabağına bakıyor. Cevap vermiyor. Bu bir cevaptır.

NEVİN

Otogara bu yüzden mi gelmedin? Yoksa gelip baktın mı sadece?

Selim başını kaldırıyor. Bir şey söyleyecek. Rıfat elini oğlunun omzuna koyuyor. Selim susuyor.

Nevin kalkıyor. Ekmeği alıyor, cebine koyuyor. Çıkıyor.

Yeniden yazımda ne değişti

  • Zayıf sürüm bir mesajın yanlış anlaşılmasına dayanıyor; bir konuşmayla düzelir ve seyirci bunu bilir. Güçlü sürüm kırılmayı iki karakterin gerçek yarasına bağlıyor: aile sırrı ve yirmi yıllık suskunluk.
  • Selim'in susması bir yalan değil, bir karakter özelliği: babasının elinin altında konuşamayan adam. Kırılma onun iç yarasından doğuyor.
  • Engel koyan Rıfat kötü değil, yaslı bir ağabey. Sofradaki boş sandalye dış engeli bir duyguya dönüştürüyor.
  • Nevin'in ekmeği cebine koyması çelişkili ve canlı bir jest: reddettiği sofradan bir şey götürüyor. İlişki kopmuyor, kırılıyor; geri dönüşün ipucu orada.

Büyük jest ya da büyük vazgeçiş

Sahnenin işi: Karakterin değiştiğini, ona bir şeye mal olan bir eylemle kanıtlamak.

İlk taslak

DIŞ. KİREÇLİ OTOGARI – GÜNDÜZ

Nevin otobüse binmek üzere. Selim koşarak geliyor, elinde dev bir buket.

SELİM

Gitme! Seni seviyorum! Babamı karşıma aldım, senin için her şeyi bırakırım!

Kalabalık alkışlıyor. Nevin otobüsten iniyor, Selim'e sarılıyor.

Yeniden yazım

İÇ. KİREÇLİ NOTERLİĞİ – CUMA – GÜNDÜZ

Masada sözleşme. Rıfat, avukat, Nevin. Selim'in sandalyesi boş.

Kapı açılıyor. Selim giriyor; üstünde iş tulumu, ellerinde kireç. Masaya bir dosya bırakıyor.

SELİM

Ocağın genişleme raporu. Evin altından geçmeden de olur. Daha pahalı, ama olur.

Rıfat dosyaya bakmıyor. Oğluna bakıyor.

RIFAT

Kimin parasıyla?

SELİM

Benim payımla.

Selim, Nevin'e bakmıyor. Bakarsa jestin bir pazarlığa döneceğini biliyor. Çıkıyor.

Nevin kalemi alıyor. Kapağını kapatıyor. Masaya bırakıyor.

Yeniden yazımda ne değişti

  • Zayıf sürümün jesti gösteriş: buket, kalabalık, alkış. Güçlü sürümün jesti bir bedel: Selim kendi payını ve babasının karşısındaki yerini ortaya koyuyor.
  • Jest ilişkiyi değil engeli çözüyor. Selim Nevin'i ikna etmeye çalışmıyor; ona evini satmama özgürlüğünü veriyor. Aşk burada bir talep değil, bir vazgeçiş.
  • Selim'in Nevin'e bakmaması, kırılma sahnesindeki suskunluğunun tersine dönmüş hâli: bu kez susması bir korku değil, bir saygı.
  • Son karar Nevin'in: kalemin kapağı kapanıyor. İlk sahnede yarım açılan kapı, burada kendi eliyle verilen bir cevaba dönüşüyor.