İlk karşılaşma
Sahnenin işi: İlişkinin dinamiğini tek bir sahnede özetlemek: kim kimi şaşırtıyor, kim savunmada, aralarında hangi yarım kalmış şey var.
DIŞ. BABA EVİ – BAHÇE KAPISI – GÜNDÜZ
Nevin kapıyı açıyor. Karşısında SELİM (39), yakışıklı, ceketli.
SELİM
Nevin! Yirmi yıl oldu. Hiç değişmemişsin, hâlâ çok güzelsin.
NEVİN
Selim! Seni görmek ne güzel. Lisedeki ilk aşkım. Hâlâ seni düşündüğüm oluyordu.
İkisi de gülümsüyor. Aralarında bir elektrik var.
DIŞ. BABA EVİ – BAHÇE KAPISI – GÜNDÜZ
Nevin kapıyı açıyor. SELİM (39), elinde bir klasör, klasörün üstünde RIFAT TAŞÇILIK yazısı. Kireç tozu ayakkabılarının burnunda.
Bir an ikisi de konuşmuyor.
SELİM
Babam gelecekti. Dizi tuttu.
NEVİN
Sen de babanın kâğıtlarını taşıyorsun artık.
Selim klasöre bakıyor, sanki ilk kez görüyor. Sonra bahçeye: ceviz ağacına.
SELİM
Bu ağacın dalı kırıktı. Ben kırmıştım.
NEVİN
Babam aşı yaptı. Tuttu.
Selim aşı izine bakıyor; kabuğun üstünde kalın, düğümlü bir yara. Nevin kapıyı biraz daha açıyor ama yolu tam açmıyor.
Yeniden yazımda ne değişti
- Geçmiş bir anı cümlesiyle değil, bir ağaçla geri geliyor. Kırık dal, aşılanmış yara: ilişkinin kendisi bir nesneye yerleşiyor ve final için bir motif kuruluyor.
- Duygular söylenmiyor; «hâlâ çok güzelsin» yerine iki karakter de savunmada. Kimya, ikisinin aynı anda saklandığı yerden doğuyor.
- Klasör ve RIFAT TAŞÇILIK yazısı dış engeli ilk sahnede, ilk çerçevede kuruyor: Selim buraya sevgili olarak değil alıcı olarak geldi.
- Kapının yarım açılması sahnenin son kararı: Nevin ne kovuyor ne içeri alıyor. Direnç vuruşu daha bu sahnede tohumlanıyor.