Ortak öykü bu türde
Aynı fikir her türde başka bir omurgaya dönüşür. Bu tür onu böyle kurar.
Ortak öykü fikri · Baba evi
Otuz yedi yaşındaki Nevin, babası öldükten sonra, yirmi yıldır uğramadığı kasabası Kireçli'ye baba evini satmak için döner. Evin alıcısı hazırdır: kasabanın taş ocağını işleten Rıfat Bey. Nevin üç günde imzayı atıp İstanbul'a dönmeyi planlar.
Her türün kursunda bu fikir o türün sorusuyla yeniden kurulur. Kişiler, kasaba ve ev aynı kalır; değişen, hikâyenin neyi tehlikeye attığı ve izleyiciye ne vaat ettiğidir.
Bu türde logline: Babasından kalan evi satmak için yirmi yıl sonra kasabasına dönen Nevin, evi almaya gelen kişinin, gittiği sabah veda etmeden bıraktığı ilk aşkı Selim olduğunu görür; satışı tamamlamak Selim'in babasına verdiği bir sözdür, ama Selim'in her imza gününü biraz daha geciktirdiğini fark eder.
Aşktan önceki eksiklik
Nevin İstanbul'da, kimseye bağlanmadan çalışan, babasının telefonlarını açmayan bir kadın. Selim Kireçli'de, babasının ocağını işleten, hiç evlenmemiş bir mühendis. İkisi de bir şeyi yarım bırakmış.
İlk karşılaşma
Bahçe kapısında, Selim'in elinde babasının klasörü. Kırık dal ve aşılanmış yara.
Mecburi yakınlık
Satış için evin dökümü yapılmalı: tapu, eşyalar, ceviz bahçesi. Rıfat bu işi oğluna verir; Nevin'le Selim her gün aynı evde, aynı listeyle çalışmak zorundadır.
Direnç
Nevin geçmişe dair hiçbir şey konuşmamakta kararlı; Selim de babasının işini bitirmek zorunda. İkisi de yalnızca envanterden söz ediyor.
İlk savunmasızlık
Bodrumda Nevin'in lise defterleri çıkıyor; Selim'in o yıl yazdığı ve hiç gönderilmemiş bir mektup bir defterin arasından düşüyor. Nevin okumadan geri veriyor.
Yakınlaşma ve kısa mutluluk
Ceviz hasadı. Selim işi bırakıp bahçeye geliyor; birlikte toplayıp kurutuyorlar. Kasaba onları birlikte görüyor.
Orta nokta: ilk temas ya da itiraf
Çuvalların başında «gittiğin sabah otogara geldim». Fener sönüyor.
Engelin büyümesi
Rıfat imza gününü öne alıyor. Kasabada dedikodu başlıyor. Selim babasına karşı bir şey söyleyemiyor; Nevin İstanbul'daki işinden son uyarıyı alıyor.
Kırılma
Rıfat'ın sofrasında eski dava açılıyor: Nevin'in babasının tanıklığı, Rıfat'ın ağabeyinin cezaevinde ölümü. Selim'in bildiği ve söylemediği ortaya çıkıyor.
Ayrılık ve görülen gerçek
Nevin evi boşaltıyor; Selim ocakta, babasının yanında. Nevin babasının defterlerinde, Rıfat'ın ağabeyi için yıllarca cezaevine mektup yazdığını öğreniyor: babası pişmanmış.
Nihai seçim
Selim ocağın genişlemesini evin altından geçmeden yapmanın yolunu hesaplıyor; bunun için kendi payını ortaya koymak zorunda.
Büyük jest ya da büyük vazgeçiş
Noterde boş sandalye, iş tulumuyla gelen Selim ve rapor. Selim Nevin'e bakmadan çıkıyor. Nevin kalemin kapağını kapatıyor.
Yeni ilişki düzeni
Bir yıl sonra ceviz hasadı. Nevin hafta sonları geliyor. Aşılı dalın altında iki çuval; ikisi birden bağlıyor. Bir karar verilmedi, ama artık ikisi de veda etmeden gitmiyor.
Açıklamalı sekans: Baba evi · Birinci perde (aşk)
Ortak öykünün bu türdeki birinci perdesi, senaryo biçiminde ve kesintisiz. Her sahnenin yanında hangi vuruşun işlediği ve yazarın kararı.
Ortak öykü fikrinin aşk sürümünün birinci perdesi: iki ayrı yalnızlıktan, iki karakteri aynı eve mahkûm eden sabaha kadar. Yaklaşık sekiz senaryo sayfası tutar; vuruşlar görünür olsun diye sıkıştırıldı. İntikam sürümüyle yan yana okumak öğreticidir: aynı kasaba, aynı ev, aynı alıcı; ama burada babanın ölümü bir suç değil, bir kalp krizi ve alıcının oğlu, kızın veda etmeden bıraktığı çocuk.
Sahne 1 İÇ. NEVİN'İN İSTANBUL'DAKİ DAİRESİ – GECE
Beyaz duvarlar, az eşya. Mutfak tezgâhında tek bir tabak, tek bir çatal. NEVİN (37) ayakta yemek yiyor, bir eliyle dizüstünde bir sunumu düzeltiyor.
Telefonuna bir bildirim düşüyor: bir tanışma uygulaması. «Murat seninle eşleşti. Merhaba de!» Nevin bildirimi kaydırıp siliyor. Uygulamayı da siliyor.
Tabağı lavaboya bırakıyor. Yıkamıyor. Işığı söndürüp yalnız ekranın ışığında çalışmaya devam ediyor.
Sahne 2 DIŞ. KİREÇLİ – TAŞ OCAĞI – ŞAFAK
SELİM (39), baret, iş tulumu, elinde bir lazer ölçer. Ocağın kenarından kasabaya doğru ölçüm alıyor. Kırmızı nokta ağaçların arasında bir evin bahçe duvarına düşüyor.
Arkasında RIFAT (60'lar), takım elbiseli, eli belinde.
RIFAT
Kaç metre?
SELİM
Yüz kırk. Evin altından geçmeden olmaz.
RIFAT
Hayri'ye bir daha git. Ceviz falan götür, yaşlı adam sever.
Rıfat uzaklaşıyor. Selim lazeri indirmiyor. Kırmızı nokta bahçedeki büyük ceviz ağacının gövdesinde, kalın, düğümlü bir aşı izinin üstünde duruyor.
Sahne 3 İÇ. NEVİN'İN DAİRESİ – GECE
Telefon titriyor: BABAM. Nevin üçüncü çalışta açıyor, hoparlöre alıyor.
HAYRİ (TEL.)
Cevizler döküldü. Bu sene iri.
NEVİN
Baba, işteyim.
HAYRİ (TEL.)
Selim geldi bugün. Rıfat'ın oğlu. Kâğıt getirdi. Senin selamını sordu.
Nevin'in parmakları klavyenin üstünde duruyor.
NEVİN
Ver gitsin şu evi.
HAYRİ (TEL.)
Ceviz beklemez. Ayın on beşine gel.
Hat kesiliyor. Nevin uzun süre ekrana bakıyor. Sonra arama geçmişini açıyor, aşağı kaydırıyor, yıllar öncesine. Bulamıyor. Kapatıyor.
Sahne 4 İÇ. İSTANBUL – REKLAM AJANSI – GÜNDÜZ
Nevin toplantıda. Telefon titriyor: KİREÇLİ MUHTARLIĞI. Ters çeviriyor.
Bir saat sonra, koridorda, sesli mesajı dinliyor. Duvara yaslanıyor. Yavaşça yere çöküyor.
Telefona bir mesaj düşüyor, kayıtsız bir numaradan: «Başın sağ olsun. Bahçedeymiş, cevizlerin başında. Acı çekmemiş. – S.»
Nevin numarayı kaydetmek için dokunuyor. İsim kutusuna «S» yazıyor. Siliyor. Kaydetmeden kapatıyor.
Sahne 5 DIŞ. KİREÇLİ MEZARLIĞI – GÜNDÜZ
Cenaze. Kalabalık değil. İmam, birkaç komşu, ŞÜKRAN (60'lar). Nevin mezarın başında.
Mezarlığın duvarının dışında, bir pikabın yanında, Selim. Takım elbise giymiş, ama ayakkabılarında kireç. Yaklaşmıyor.
Nevin başını kaldırıyor. Göz göze geliyorlar. Uzun bir an.
Selim başıyla selam veriyor. Pikaba binip gidiyor.
Şükran, Nevin'in koluna giriyor. Pikabın arkasından bakıyor.
ŞÜKRAN
Sabah mezarı o kazdırdı.
Sahne 6 İÇ. BABA EVİ – GÜNDÜZ
Kapı gıcırdıyor. Sobanın yanında iki çuval ceviz. Birinin ağzı bağlı, üstünde babasının kurşun kalemle yazdığı bir kâğıt iliştirilmiş.
Nevin kâğıdı okuyor: «SELİM'E. İRİLERİ.»
Öteki çuvalın ağzı açık. Üstünde bir kâğıt daha: «NEVİN GELİRSE.»
Nevin iki çuvalın arasında duruyor. Sonra açık çuvaldan bir ceviz alıyor, avucunda tartıyor. Babasının yaptığı gibi.
Sahne 7 DIŞ. BABA EVİ – BAHÇE KAPISI – GÜNDÜZ
Nevin kapıyı açıyor. SELİM (39), elinde bir klasör, klasörün üstünde RIFAT TAŞÇILIK yazısı. Kireç tozu ayakkabılarının burnunda.
Bir an ikisi de konuşmuyor.
SELİM
Babam gelecekti. Dizi tuttu.
NEVİN
Sen de babanın kâğıtlarını taşıyorsun artık.
Selim klasöre bakıyor, sanki ilk kez görüyor. Sonra bahçeye: ceviz ağacına.
SELİM
Bu ağacın dalı kırıktı. Ben kırmıştım.
NEVİN
Babam aşı yaptı. Tuttu.
Selim aşı izine bakıyor; kabuğun üstünde kalın, düğümlü bir yara. Nevin kapıyı biraz daha açıyor ama yolu tam açmıyor.
Sahne 8 İÇ. TAŞ OCAĞI – RIFAT'IN OFİSİ – GÜNDÜZ
Rıfat, Nevin'in iki elini tutuyor. Selim pencerenin önünde, sırtı dönük.
RIFAT
Noter bir döküm istiyor. Tapu, eşya, ağaçlar. Eski evlerde her şey kayıtsız. Selim halleder. Cumaya biter.
NEVİN
Ben de hallederim.
RIFAT
Sen yorgunsun kızım. Selim her sabah gelir, akşama kadar sayarsınız, biter.
Nevin pencereye bakıyor. Selim dönmüyor.
SELİM
(camdan, ocağa bakarak)
Sabah sekiz.
Sahne 9 DIŞ. OCAK YOLU – GÜNDÜZ
Nevin tozlu yoldan aşağı yürüyor. Arkasından bir pikap yavaşça yaklaşıyor, yanına geliyor, onun hızında ilerliyor. Selim direksiyonda, cam açık.
SELİM
Kasabaya iki kilometre.
NEVİN
Biliyorum. Bu yolu ben de yürürdüm.
SELİM
Ben de arabayla geçerdim. Hiç binmezdin.
NEVİN
Baban kullanırdı arabayı.
Selim cevap vermiyor. Pikap onun adımlarıyla ilerlemeye devam ediyor. Bir kamyon arkadan korna çalıyor; Selim sağa çekmiyor.
NEVİN
Yol tıkandı.
SELİM
Beklesinler.
Nevin duruyor. Selim de duruyor. Kamyon yeniden korna çalıyor. Nevin pikabın kapısını açıyor, biniyor, kapıyı kapatıyor. Önüne bakıyor.
NEVİN
Kamyon için.
SELİM
Tabii. Kamyon için.
Pikap hızlanıyor. Arkasında, kamyon şoförü başını sallıyor.
Sahne 10 İÇ. ŞÜKRAN'IN EVİ – AKŞAM
Şükran, Nevin'e tarhana çorbası koyuyor. Nevin kaşığı çorbada dolaştırıyor.
ŞÜKRAN
Sen gittikten sonra o çocuk iki yıl her cuma otogara indi. İstanbul otobüsü gelir, bakar, gider.
NEVİN
Teyze.
ŞÜKRAN
Ben bir şey demiyorum. Evlenmedi diyorum, o kadar.
Nevin çorbadan bir kaşık alıyor. Sıcak. Yine de içiyor.
Sahne 11 İÇ. RIFAT'IN EVİ – YEMEK ODASI – GECE
Uzun bir masa. Rıfat ve Selim karşılıklı yemek yiyor. Aralarında boş bir sandalye; önünde tabak yok, ama sandalyenin arkalığına eski bir ceket asılı.
RIFAT
Cumaya biterse ihale bizim. Bitmezse Bursa'dakiler alır.
Selim başını sallıyor.
RIFAT
Hayri'nin kızı. Gitmesini istiyorsan kolay olur.
Selim çatalını bırakıyor. Babasına bakıyor. Bir şey söyleyecek gibi. Rıfat ekmeğini bölüyor, bir parçasını boş sandalyenin tabaksız önüne koyuyor.
Selim çatalını yeniden alıyor.
Sahne 12 İÇ. BABA EVİ – HAYRİ'NİN ODASI – GECE
Nevin babasının komodininin çekmecesini açıyor. İlaç kutuları, bir gözlük, bir tespih. En altta, bir zarfın içinde fotoğraflar.
Siyah beyaz değil ama solmuş: on yedi yaşında bir Nevin, ceviz ağacının dibinde, ağlamaktan kızarmış gözlerle gülüyor. Yanında, elinde kırık bir dal tutan, kolu sıyrılmış bir Selim. Arkada, bahçe kapısında, onlara kızgın kızgın bakan genç bir Hayri.
Fotoğrafın arkasında babasının el yazısı: «Dal kırıldı. Çocuklar kırılmadı. Aşı yaptım.»
Nevin fotoğrafı yüzüstü çeviriyor. Sonra yeniden çeviriyor. Sonra zarfa koymak yerine, cüzdanının içine, otobüs biletinin yanına yerleştiriyor.
Sahne 13 DIŞ. BABA EVİ – BAHÇE – GECE
Nevin ceviz ağacının dibinde, telefon kulağında. Ekranda: DENİZ – AJANS. Ağacın gövdesindeki aşı izine sırtını vermiş.
DENİZ (TEL.)
Başın sağ olsun canım, gerçekten. Ama pazartesi müşteri sunumu var, biliyorsun. Seni koymadan olmaz.
NEVİN
Cuma akşamı dönüyorum.
DENİZ (TEL.)
Cuma. Söz mü?
Nevin cevap vermeden önce yukarı bakıyor. Dalların arasından, tepedeki ocağın ışıkları görünüyor. Işıklardan biri hareket ediyor: bir pikabın farları, kasabaya doğru inen yolda.
NEVİN
Söz.
DENİZ (TEL.)
Bak, terfi listesi pazartesi açıklanıyor. Sadece söylüyorum.
Hat kapanıyor. Farlar bahçe duvarının önünden geçiyor, yavaşlıyor, bir an duruyor. Sonra devam ediyor.
Nevin karanlıkta, sırtı aşı izine dayalı, farların gittiği yöne bakıyor.
Sahne 14 DIŞ. KİREÇLİ OTOGARI – GECE
Tek bir gişe, tek bir ampul. Nevin bilet alıyor.
GİŞE MEMURU
Cuma, akşam altı. Gidiş.
Nevin bileti alıyor. Bekleme salonundaki bankların birine bakıyor: tahtasına kazınmış, eskimiş iki harf. S. N.
Parmağını harflerin üstünde gezdiriyor. Bileti montunun iç cebine koyuyor.
Sahne 15 İÇ./DIŞ. BABA EVİ – SABAH
Saat sekize iki var. Nevin sobanın yanında, iki çuvalın önünde. Babasının yazdığı «SELİM'E. İRİLERİ.» kâğıdına bakıyor. Çuvalı kucaklayıp sobanın arkasına, defterin bulunduğu kuytuya itiyor. Kâğıdı söküp cebine koyuyor.
Saat sekiz. Kapı çalıyor. Nevin açıyor. Selim, elinde bir defter ve iki karton bardak çay.
Kapının önünde durup ayakkabılarını çıkarıyor; eşiğin kenarına, Nevin'in ayakkabılarının yanına diziyor. Kireç tozlu bir çift ile İstanbul'dan gelmiş temiz bir çift, yan yana.
SELİM
Odalardan mı başlayalım, bahçeden mi?
NEVİN
Bahçeyi en sona bırak.
Selim çaylardan birini uzatıyor. Nevin alıyor. Selim defteri açıyor, ilk satıra yazıyor: «1. Soba.»
Selim içeri girerken sobanın yanında duruyor; tek çuvala, ağzı açık olana bakıyor. Bir şey soracak gibi oluyor, sormuyor.
Kapı arkalarından kapanıyor. Eşikte iki çift ayakkabı.