Bu sayfa tek bir fikri kısa filme dönüştürür: bulanık bir konudan logline'a, karakterlerden olay akışına, tam senaryodan yeniden yazıma, oradan çekim planına ve festival dosyasına. Her adımda verilen kararlar ve gerekçeleri yazılı.
Film bu rehber için yazıldı. Amacı kusursuz bir senaryo göstermek değil, kararların görünür olduğu bir senaryo göstermek. Okurken her adımda kendine sor: ben burada başka ne yapardım?
1. Fikri sına
Ana sayfadaki altı soru, bu fikre tek tek uygulandı.
- Tek cümlede söylenebiliyor mu?
- Evet: annesine iş görüşmesinde tercümanlık yapan bir kız, patronun hakaretini ve koşulunu çevirmemeye karar verir.
- Değişen ne?
- Nur annesini korunması gereken biri olarak görürken, annesinin her şeyi duyduğunu ve kendi sesini bulabildiğini öğrenir. Koruyan ile korunan yer değiştirir.
- Neden şimdi?
- Kira ödenmeli ve iş bugün verilecek; atölyenin siparişi gecikmiş, patron hemen karar istiyor. Nur da bugün okulu kaçırıyor — bunun da bir bedeli var.
- Görülebiliyor mu?
- Merkezdeki karar bir çeviri, yani bir replik. Ama kararın öncesi (duraksama) ve sonrası (annenin defteri, annenin bakışı) görüntüyle taşınabilir.
- Çekilebiliyor mu?
- Üç yer: otobüs, atölye (kapı, merdiven, makine salonu ve camlı oda aynı binada), durak. Üç ana oyuncu ve tek replikli bir yolcu, hepsi gündüz. En zor kalem otobüs içi; durakta bekleyen bir araçla çözülebilir.
- Sen mi anlatmalısın?
- Bu soruyu yazar kendine sormalı: bu deneyime erişimin var mı? Yoksa senaryoyu bu deneyimi yaşamış kişilere okut, Arapça replikler için anadil danışmanıyla çalış.
2. Logline: üç sürüm
Logline bir kerede yazılmaz; her sürüm bir öncekinin eksiğini kapatır.
1. sürüm
Göçmen bir anne ile kızının iş arama sürecindeki zorlukları.
Bu bir konu: kimse bir şey istemiyor, kimse bir karar vermiyor.
2. sürüm
Annesine tercümanlık yapan on iki yaşında bir kız, iş görüşmesinde duyduğu hakareti çevirip çevirmemek arasında kalır.
Karakter, durum ve ikilem var. Ama ikilem yalnız duygusal: hakareti çevirmemenin bedeli ne?
3. sürüm
Annesine tercümanlık yapan on iki yaşındaki Nur, patronun hakaretini ve sigortasız çalıştırma koşulunu annesinden saklamaya karar verir — annesinin her kelimeyi anladığını bilmeden.
Bedel somut (sigorta), karar net, ve seyircinin henüz bilmediği bir şey var. Saklanan bilgi logline'da duruyor çünkü bu logline yapımcı içindir; seyirci için değil.
3. Karakterler
Üç karakter yeter. Her birinin bir isteği, bir korkusu ve sakladığı bir şey var.
Nur (12 yaş)
Türkiye'de büyümüş; Türkçesi okulda, Arapçası evde. Ailenin tercümanı.
- İster:
- Annesinin bu işi almasını — ve kendisinin bu işte gerekli olmasını.
- Korkar:
- Annesinin küçük düşmesinden.
- Saklar:
- Çevirirken yumuşattığını. Bunu yıllardır yapıyor.
Hiba (38 yaş)
Halep'te terzilik yapmış. Türkçeyi anlıyor, konuşmaya çekiniyor.
- İster:
- Sigortalı, düzenli bir iş; kızının okula dönmesi.
- Korkar:
- Kızının hayatının tercümanlıkla geçmesinden.
- Saklar:
- Ne kadar anladığını. Defterine her gün yeni kelimeler yazıyor.
Kemal Bey (55 yaş)
Bodrum katta otuz makineli bir atölyenin sahibi. Siparişi gecikmiş.
- İster:
- Bugün iyi bir overlokçu.
- Korkar:
- Siparişi kaybetmekten; ayrıca bir denetimden.
- Saklar:
- Kötü biri olmadığına inanıyor; söylediği şeyi hakaret saymıyor.
4. Kurulum ve karşılık
Sonun adil olması için her karşılığın kurulumu filmin ilk yarısında. İkinci izlemede seyircinin yakalayacağı her şey burada.
Kurulum
Otobüste bir kadın Hiba'ya sertçe «Burası öncelikli» der. Nur bunu «Yer istiyor» diye çevirir. Hiba kalkar ama kadına bir an bakar.
Karşılık
Seyirci Nur'un yumuşatma alışkanlığını erkenden görür; Hiba'nın bakışı ise ikinci izlemede başka okunur: anlamıştı.
Kurulum
Hiba otobüste küçük bir deftere yazıyor. Nur «Ekmeği yazdın mı?» diye sorar; Hiba defteri kapatır.
Karşılık
Son sahnede defter Nur'a verilir: alışveriş listesi değil, aylardır tutulan bir Türkçe kelime defteridir. Son sayfada bugünün kelimesi: «kaybolmak».
Kurulum
Atölye kapısındaki ilanı Nur yüksek sesle okur: «Overlokçu aranıyor». Hiba'nın dudakları kelimeyle kıpırdar.
Karşılık
Görüşmede Hiba'nın Türkçe konuşması seyirciyi şaşırtır ama haksız değildir: işaret oradaydı.
Kurulum
Kemal Bey: «Bunlar üç ay durmaz, kaybolur giderler.»
Karşılık
Hiba'nın ilk Türkçe cümlesi: «Ben kaybolmam.» Hakaret, cevabın malzemesi olur.
5. Olay akışı
Beş sahne, hedef süre dokuz dakika. Dakikalar çekimden önceki plandır.
Denge ve kurulum 0:00–1:30
Nur'un tercüman rolünü ve yumuşatma alışkanlığını, Hiba'nın defterini kurmak.
Eşik 1:30–2:15
Mekâna girişi ve Hiba'nın Türkçe okuduğunu ele vermeden göstermek.
Görüşme ve karar 2:15–6:30
Hiba'nın ustalığını göstermek, koşulu ve hakareti söyletmek, Nur'un kararını ve bedelini kurmak, Hiba'nın sesini ortaya çıkarmak.
Yüzleşme 6:30–7:30
Nur'un utancını ve annenin gerekçesini konuşmadan çok susarak vermek.
Yeni denge 7:30–9:00
Defterin karşılığı; rollerin el değiştirmesi; Nur'un okula dönüşü.
6. Senaryo
Çekim senaryosu, son yeniden yazımdan sonra.
İÇ. BELEDİYE OTOBÜSÜ — SABAH
Kalabalık. HİBA (38) cam kenarında, kucağında küçük spiral bir defter, kalemle bir şey yazıyor. Yanında NUR (12), okul eteği, sırtında çanta yok.
Yaşlıca bir KADIN Hiba'nın koltuğunun yanında durur. Koltuğun üstündeki etikete vurur.
KADIN
Burası öncelikli. Okumayı da mı bilmiyorsunuz?
NUR
(Arapça, altyazılı)
Yer istiyor, anne.
Hiba kalkar. Kadın oturur. Hiba ayakta tutunurken kadına bir an bakar — uzun değil, ama bakar.
NUR
(Arapça)
Ekmeği yazdın mı?
Hiba defteri kapatır, çantasına koyar.
HİBA
(Arapça)
Öğretmenin bugün yokluğunu yazacak mı?
NUR
(Arapça)
Yazmaz. Hastayım ben bugün.
Nur yalandan öksürür. Hiba gülmez.
DIŞ. ATÖLYE KAPISI — SABAH
Bodrum kata inen dar bir merdiven. Aşağıdan DİKİŞ MAKİNELERİNİN UĞULTUSU. Kapıya bantlanmış bir kâğıt.
İLAN: «OVERLOKÇU ARANIYOR»
NUR
(yüksek sesle okur, sonra Arapça)
Overlokçu aranıyor. Senin işin.
Hiba ilana bakar. Dudakları sessizce kıpırdar: o-ver-lok. Nur görmez; merdivenden iniyor bile.
İÇ. ATÖLYE, KEMAL BEY'İN CAMLI ODASI — DEVAMI
Camın ardında otuz makine, otuz eğik baş. Masada kumaş numuneleri, bir sipariş föyü, iki telefon. KEMAL BEY (55) bir telefonu kulağında tutarken öbürüyle mesaj yazıyor.
KEMAL BEY
(telefona)
Cuma dedim, cuma çıkar. Perşembe akşamı çıkar hatta. Tamam. Tamam!
Kapatır. Hiba'ya değil Nur'a bakar.
KEMAL BEY
Overlok bilir mi?
NUR
Bilir. Halep'te kendi dükkânı vardı.
KEMAL BEY
Halep'te herkesin dükkânı vardı.
Masadan bir parça kumaş alır, Hiba'ya uzatır, camın dışındaki boş makineyi gösterir.
İÇ. ATÖLYE, BOŞ OVERLOK MAKİNESİ — DEVAMI
Hiba oturur. Makinenin ayarına bakar, bir düğmeyi çeyrek tur çevirir. Kumaşı geçirir — bir, iki, üç kenar. Hızlı, düz, sessiz. Yandaki makinede çalışan genç bir kadın başını kaldırır.
Kemal Bey parçayı alır, kenarı başparmağıyla yoklar. Bir şey demez. Odasına döner.
İÇ. KEMAL BEY'İN CAMLI ODASI — DEVAMI
KEMAL BEY
Haftalık öderim. Cumartesi dahil. Yedi buçukta makine başında.
NUR
(Arapça)
Haftalık veriyormuş. Cumartesi de var. Sabah yedi buçuk.
Hiba başını sallar. Kemal Bey ikinci telefonuna bakarak konuşur.
KEMAL BEY
Sigorta yok ama, onu da söyle. Bunlar üç ay durmaz, kaybolur giderler. Ben her gelene sigorta mı yapacağım?
Nur'un ağzı açık kalır. Bir an. Camın ardında makineler. Annesine döner.
NUR
(Arapça, altyazılı)
Sigorta deneme süresinden sonra başlıyormuş.
Hiba Nur'a bakar. Uzun. Sonra çantasından defteri çıkarır, bir kelime yazar. Nur bakmaz; Kemal Bey'e döner.
KEMAL BEY
Anlaştık mı?
NUR
Anlaştık.
HİBA
(Türkçe, yavaş)
Sigorta... yok?
Sessizlik. Kemal Bey telefonunu bırakır. Nur'a bakar, sonra ilk kez Hiba'ya.
KEMAL BEY
Abla... sen Türkçe biliyor musun?
HİBA
Biraz.
Defteri kapatır. Kemal Bey'in gözünün içine bakar.
HİBA
Ben kaybolmam. Bir ay. Sonra sigorta.
Kemal Bey güler — kısa, şaşkın. Masadaki overlok parçasına bakar. Telefon çalar; açmaz.
KEMAL BEY
Bir ay.
Telefonu açar, sırtını döner.
KEMAL BEY
(telefona)
Buldum, buldum. Pazartesi başlıyor.
İÇ. ATÖLYE MERDİVENİ — DEVAMI
Yukarı çıkıyorlar. Makine sesi arkalarında azalıyor. Nur bir basamak geride, yere bakıyor.
NUR
(Arapça)
Anlıyordun.
HİBA
(Arapça)
Sen hep çevirdin. Ben de hep dinledim.
NUR
(Arapça)
Neden söylemedin?
Hiba merdivenin başında durur. Cevap vermez. Kızının saçındaki bir ipliği alır, parmaklarının arasında yuvarlar, bırakır.
DIŞ. OTOBÜS DURAĞI — GÜN
Hiba çantasından defteri çıkarır, Nur'a uzatır. Nur açar.
Sayfalar: Türkçe kelimeler Arap harfleriyle, yanlarında Arapça anlamları. «Otobüs». «Öncelikli». «Kira». «Veli toplantısı». Aylar. Son sayfada bugünün tarihi ve tek kelime: «kaybolmak».
Nur kelimeye uzun süre bakar.
HİBA
(Arapça)
Bir dahakine her kelimeyi çevir.
Nur başını sallar. Bir otobüs yanaşır.
HİBA
(Türkçe)
Okula. Hâlâ yetişirsin.
Nur defteri annesine geri vermek ister; Hiba almaz. Nur otobüse biner, defter elinde. Otobüs uzaklaşır.
Hiba durakta tek başına. Duraktaki hat levhasını okur — yavaşça, yüksek sesle, doğru.
HİBA
Zeytinburnu... Merter... Güngören.
KESME.
7. Yeniden yazımda kesilenler
İlk taslakta olan ama filmden çıkan beş şey — ve neden.
Halep'teki terzi dükkânını gösteren bir geri dönüş (flashback).
Geçmişi anlatıyor, bugünü değil. Hiba'nın ustalığı overlok makinesindeki on saniyede zaten görünüyor; geri dönüş aynı bilgiyi iki kez verip bütçeyi ikiye katlıyordu.
Nur'un iç sesi: «Annemin yüzünü o adamın önünde düşürmeyecektim.»
Kararı açıklıyordu. Seyirci Nur'un neden yalan söylediğini otobüs sahnesinden biliyor; iç ses seyircinin yapacağı işi elinden alıyordu.
Kemal Bey'in telefonda kızına okul harcı için söz verdiği sahne.
Onu yumuşatmak için eklenmişti ama ikinci bir aile hikâyesi açıyordu. Yerine müşteriyle telefon geldi: baskının kaynağını gösteriyor, karakteri aklamıyor.
Son sahnede Nur'un otobüste ağlaması.
Duyguyu oyuncuya ve seyirciye bıraktık. Defterin elinde durması yeterli.
Hiba'nın patrona uzun bir Türkçe konuşma yapması.
Gerçekçi değildi ve sahneyi zafer anına çeviriyordu. Üç kısa cümle hem karakterin dil düzeyine hem de onuruna uygun.
8. Çekim planı
Senaryonun yapıma dönüşmesi için verilen kararlar.
Mekânlar
Üç mekân: otobüs içi, atölye (merdiven, makine, camlı oda), durak. Atölyede camlı oda, makine salonu ve merdiven aynı binada olmalı; aynı gün çekilir.
Örnek
Otobüs içi için çalışan bir hat yerine, durakta bekleyen ya da garajdaki bir araç kiralamak bütçeyi düşürür.
Ses
Makine uğultusu filmin nabzıdır ama diyaloğu boğar. Diyalog çekimlerinde makineler durdurulur, atmosfer sesi ayrıca kaydedilir ve kurguda eklenir.
Oyuncular
Nur için Türkçe ve Arapçayı doğal konuşan bir çocuk oyuncu gerekir. Çocuk oyuncuyla çalışmanın izin ve çalışma süresi kuralları vardır; yapım öncesinde öğrenilir, plan ona göre yapılır.
Dil ve altyazı
Arapça replikler anadil konuşanlarla birlikte yazılır; oyuncunun ağzına oturmayan cümle sette değiştirilir. Film iki dilde altyazı ister: Türkçe gösterim için Arapça kısımlar, uluslararası gösterim için tamamı.
Çekim planı
Bu rehberin tahmini: iki çekim günü. Birinci gün atölye (en uzun sahne), ikinci gün otobüs ve durak. Gün ışığı sürekliliği için durak sahnesi aynı saat aralığında çekilir.
9. Festival dosyası
Başvuru formlarının istediği üç metin. Logline buradaki, yapımcı için yazılandan farklı: seyirciden sırrı saklıyor.
- Logline
- Annesine tercümanlık yapan on iki yaşındaki Nur, bir iş görüşmesinde patronun söylediklerini annesinden saklamaya karar verir.
- Kısa sinopsis
- İstanbul'da bir sabah. Nur okulu kaçırıp annesi Hiba'yla birlikte bir tekstil atölyesine iş görüşmesine gider. Hiba usta bir terzidir ama Türkçe konuşmaz; konuşmayı Nur yapar. Patron sigortasız çalıştırmak istediğini ve göçmenlerin «kaybolup gittiğini» söylediğinde Nur bir karar verir. Ama annesi sandığından fazlasını duymaktadır.
- Yönetmen notu (örnek)
- Bu film bir çevirinin içinde geçiyor: bir çocuğun iki dil, iki kuşak ve iki onur arasında kurduğu köprü. Tercüman çocuklar ailelerini korurken kendi çocukluklarından bir parça verir. Ben o parçayı geri veren bir anneyi anlatmak istedim. Kamerayı Nur'un omzunda tuttum, çünkü seyircinin de Nur kadar az bilmesini istedim — Hiba'nın bakışı ancak ikinci izlemede okunacak.