İçeriğe geç

Ders 110.1

Script doctor’ın rolü

Senaryo Akademisi — Bölüm VIII, Modül 110

2.913 kelime5 film örneği≈ 13 dk okuma≈ 19 dk seslendirmesıfırdan ileri

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  • Script doctor tıkanmış bir senaryoyu belirli bir sorun için onarmaya çağrılan yazardır.
  • Okur rapor yazar, danışman sorunu gösterir, editör notları toplar; script doctor sayfaya dokunabilir.
  • Çağrı nedeni işin sınırını çizer.
  • Kalem sahibi sayfaya neyin gireceğine karar verir.
  • Ortak yazar metnin bütününe ve geleceğine bağlanır; onarıcı bir sorunu çözer ve çekilir.
  • Jeneriksiz katkı görünmez, ama kayıtta durmalıdır.
  • Proje sesi korunur; onarıcı kendi zevkini metne taşımaz.
  • Kabul soruları evet demeden önce sorulur.
  • Raporunu yazdığın metnin onarıcısı olursan, o metnin bir sonraki okuru olmazsın.
  • Yapım koşullarına uyarlama da yazarla birlikte yapılır.
  • Teklifteki belirsiz kelime, kabulden önce bir işe çevrilir.
  • Burcu'nun denemesi: yazara bir soru listesi ve gecikmeli bir evet.

Açılış sahnesi

Rapor gittikten sonra Burcu birkaç gün Son Sefer'i düşünmüyor. Kafasında yalnız Yağhane'nin sahneleri dönüyor. Yağhane'nin üçüncü turu masasında bekliyor. Bir sabah telefonu titriyor. Gönderen yapımcı değil, yazarın kendisi.

E-posta kısa. Yazar raporu iki kez okumuş. İkinci yarı için yazılanları kabul ediyor. «Kararların Derya'dan çıktığını ben de seziyordum, adını koyamıyordum.» Sonra asıl satır geliyor: «İkinci yarıyı tek başıma kuramıyorum. Benimle birlikte yazar mısınız? Yapımcı da olur diyor.»

Burcu e-postayı mutfak masasında, ayakta okuyor. Sonra oturup bir kez daha okuyor. Yazar ona «siz» diye hitap ediyor. Cümleler kısa, biraz telaşlı. Burcu yanıt penceresini açıyor. İlk kelime kolayca geliyor: «Memnuniyetle.» Parmağı gönder tuşunun üstünde duruyor. Sonra kelimeyi siliyor.

«Birlikte yazmak» ne demek? Burcu sahne mi yazacak, yoksa yazarın yazdığını mı okuyacak? Kararı kim verecek? Yapımcı neye «olur» demiş? Yağhane aynı yapımcıda beklerken, bu metnin içine girmek ne değiştirir?

Burcu kutuya bir cevap yazmıyor. Defterinin boş bir sayfasını açıp bir liste yazmaya başlıyor. Listedeki her satır bir soru. Sabah kahvesi soğuyor, liste uzuyor.

Bir senaryoyu onarmaya çağrılan kişi, işe başlamadan önce kimin metnini, kimin adına, ne kadar onaracağını sorar.

Bu derste ne olacak

Bir okurun bir metnin onarıcısına dönüşmesini izleyeceğiz. Önce yazarın isteğini okuyacağız ve içindeki belirsiz kelimeye bakacağız. Sonra bir script doctor'ın hangi işler için çağrıldığını Son Sefer'in sorunları üzerinden göreceğiz. Okur, danışman, editör, ortak yazar ve script doctor arasındaki sınırı çizeceğiz. Kalemin kimde kaldığını soracağız. Burcu'nun kabul etmeden önce yazdığı soruları birlikte kuracağız. Kendi tercihini yazarın metninden ayırmanın yolunu arayacağız. Kapsamı henüz yazmayacağız; o bir sonraki iş. Filmlerimiz bir denizaltıdan, bir zeplinden, bir heykelin tepesinden, bir korsan gemisinden ve bir banka önündeki kaldırımdan.

Sıfır noktası

Bir senaryo bazen bir yerde takılır. Yazar sorunu görür, ama çıkış yolunu bulamaz. Yapımcı metne inanır, ama o hâliyle çekemez. O zaman masaya biri daha çağrılır. Sektör ona script doctor der.

Adı bir hastane benzetmesinden gelir. Ama iş bir ameliyattan çok bir muayeneye benzer. Script doctor önce neyin bozuk olduğunu bulur. Sonra o bozukluğu onaracak işi yapar ya da yaptırır. Bazen yalnız diyaloğa dokunur. Bazen bir karakterin isteğini yeniden kurar. Bazen bir sekansı baştan yazar.

Bu işin en zor yanı yazıda değil, sınırdadır. Metin başkasınındır. Fikir başkasının, dünya başkasının, ses başkasınındır. Script doctor o metne girer ve bir süre orada çalışır. İş bitince çıkar. Metin ise sahibine kalır.

Çoğu zaman bu katkı görünmez. Pek çok filmde jenerikte adı geçmeyen yazarların eli vardır. Bunun nedenleri ülkeye, sözleşmeye ve yazarlar arasındaki kurallara göre değişir. Kimin adının hangi satırda duracağı ayrı ve uzun bir konudur. Burada önce rolün kendisine bakacağız.

Rol, öbür okurlarla karıştırılmaya da elverişlidir. Bir okur metni okur ve rapor yazar. Bir danışman sorunu gösterir, ama sayfaya dokunmaz. Bir editör notları toplar ve yazara tek sesle iletir. Script doctor ise sayfaya dokunabilir. Bir sahneyi yeniden kurabilir, bir repliği değiştirebilir, bir karakterin isteğini başka bir yere taşıyabilir. Fark ilk bakışta ince. Oysa sayfaya dokunan herkes, o sayfada bir iz bırakır.

Burcu şimdiye kadar Son Sefer'in okuruydu. Onay gelmeden dosyayı açmadı. Yeniden yazımı kapsamın dışında tuttu. Raporunda bir sahne bile yazmadı. Yazarın e-postası onu başka bir kapının önüne getiriyor. O kapıdan geçerse artık yalnız okumayacak. Sayfaların içinde çalışacak. Yazdığı her şey bir başkasının adıyla dolaşabilecek. Rolün bu değişimi, işin kendisinden önce konuşulmalı. Okur iken sorduğu soru «Bu metin çalışıyor mu?» idi. Şimdi önüne bir soru daha geliyor: «Bu metinde benim yerim ne?»

Mekanizma

Neden çağrıldım

Burcu listesinin ilk satırını yazarın e-postasından çıkarıyor: ikinci yarı. Ama ikinci yarı bir sorun değil, bir bölge. İçinde birkaç ayrı iş duruyor.

Raporu yeniden açıyor. Taşıyıcı sorun belli: ikinci yarıda Derya karar vermeyi bırakıyor. Bu bir yapı işi. Kardeşlerin bir kez bile çatışmaması bir karakter işi. Ortadaki telefon konuşması bir sahne işi. İki adamın tek ağızla konuşması bir diyalog işi. Sahil güvenlik teknesi ise başka bir yerden de gelebilir. Yapımcı bir tekne kiralamak istemeyebilir.

Script doctor bu işlerin her birine çağrılabilir. Sorunu teşhis eder. Yapıya çözüm arar. Bir karakteri geliştirir. Bir sahneyi yeniden yazar. Diyaloğu cilalar. Metni yapımın koşullarına uydurur. Ama hepsine aynı anda çağrıldığında, çağrının bir sınırı kalmaz.

Burcu bir soru yazıyor: «İkinci yarıda tam olarak hangisi için beni istiyorsunuz?»

Kalem kimde

Akşam Burcu e-postayı atölyeye anlatıyor. Okumuyor, yalnız özetliyor. Ekran kapalı kalıyor.

Emre beklemeden konuşuyor. «Kabul et. İkinci yarıyı sen yaz. Neyin bozuk olduğunu senden iyi bilen yok.»

Selim kaşlarını çatıyor. «Sonra ilk yarı bir kişinin, ikinci yarı bir başkasının mı olacak?»

Burcu ikisinin arasında bir yer arıyor. Yazar sahneleri yazacak, Burcu okuyacak ve soracak: böyle bir düzende kalem yazarda kalır. Burcu sahneleri yazar, yazar okur: o zaman kalem el değiştirmiş olur. İki düzen de meşru. Ama ikisi aynı iş değil.

Burcu listesine ikinci soruyu ekliyor: «Sayfaları kim yazacak?»

Ortak yazar mı, onarıcı mı

Yazarın e-postasındaki kelime tam burada belirsiz. «Benimle birlikte yazar mısınız?» Bu soru bir ortaklık teklifi gibi okunabilir. Bir yardım isteği gibi de okunabilir.

Nermin Hanım kelimenin üstünde duruyor. «Ortak yazar o metnin geleceğine de ortak olur. Bir sonraki taslağa, bir sonraki toplantıya da. Senin Yağhane'n için ayırdığın saatleri de ister.»

Ortaklık Burcu'nun aradığı şey değil. Bu metni sevmediğini biliyor. Gerilim pek izlemiyor, şiddette gözünü kaçırıyor. Sevmediği bir metnin ortak sahibi olmak, onu yavaş yavaş sevdiği bir şeye çevirmeye başlamak demek olabilir.

Görünmeyen el

Selim bir ihtimali daha ortaya koyuyor. Burcu bir hafta çalışır, iki sahne kurar. Sahneler filmde kalır. Ama Burcu'nun adı hiçbir yerde geçmez. «Buna razı mısın?»

Burcu cevabı bilmiyor. Adının nerede duracağı, kapsamı yazarken konuşulacak. Ama bir şeyi şimdiden biliyor. Hangi sayfalara dokunduğunu kendi defterine yazacak. Ad görünmese de iz kayıtta durmalı.

Kimin sesi

Burcu Yağhane'de bir ton belirlemişti: olaylar ağır, ses hafif. Son Sefer başka bir yerde duruyor. Gece, poyraz, gerilim ve kara mizahın sert bir damarı.

Burcu bir karta kendi tercihlerini yazıyor. Uzun susmalar. Az şiddet. Martısız sahneler. Sonra kartın arkasına Son Sefer'in sesini yazıyor. Rüzgârla açılan sayfalar. Bardak sayan eller. Simit kaptıran bir sürücü. İki tarafı yan yana görmek yetiyor. Burcu kendi tarafını yazarın metnine taşırsa, film iyileşmez. Başka bir filme dönüşür.

Yazarın yerine geçmemek bu yüzden bir nezaket değil. Script doctor'ın işinin bir parçası.

Sorular

Burcu listeyi temize çekiyor. Kimin metni? Hangi sorun için çağrıldı? Sayfaları kim yazacak? Yazarla yapımcı ayrı düşerse Burcu kime bağlı?

Son soruyu yazarken duruyor. Kendi Yağhane'si aynı yapımcıda. Raporunda bu bağı yazmıştı. Ama şimdi rapor bitti, iş başlıyor. Yapımcı iki filme aynı anda para ve zaman ayıracak. Burcu yazarın filmi için çalışırken kendi filminin sırasını düşünmeyecek mi? Bu soruyu yazara da yazıyor. Cevabı ondan beklemiyor. Yalnız bilmesini istiyor.

Cevabı kısa tutuyor. Teşekkür ediyor. Soruları sıralıyor. En sona bir cümle ekliyor: «Bunlar netleşmeden evet demek istemiyorum. Netleşince büyük ihtimalle evet diyeceğim.»

Filmlerden okuma

Usta katmanı

Okuyup rapor yazdığın metne onarıcı olarak dönmenin bir bedeli var. Rapor senin teşhisindi. Şimdi o teşhisi doğrulamak senin de işine geliyor. İkinci yarının sorununu sen koydun; çözüm yolunda kendi haritana sadık kalmak isteyeceksin. Yazarın başka bir yol bulduğu anda bunu fark et.

Bu metne bir daha okur olarak dönme. Onarıcı olduğun bir metin için yeni bir değerlendirme gerekirse başka bir okur öner. Kendi emeğini tartan okur tarafsız sayılmaz.

Teklifin içindeki belirsiz kelimeyi bul. «Birlikte», «el atmak», «bir bakmak» gibi kelimeler iki ayrı işi aynı cümleye sığdırır. Kabul etmeden önce kelimeyi bir işe çevir.

Çağrı nedenini yazarın kelimesiyle yaz. Senin teşhisin başka, yazarın derdi başka olabilir. Yazar «ikinci yarı» diyor, rapor «kararlar» diyor. Bu iki kelime aynı sayfaları mı gösteriyor, sor.

Yapımcının «olur»unu ayrıca sor. Yazarın aktardığı onay, yapımcının beklentisini taşımaz. Yapımcı belki hızlı bir diyalog turu bekliyor. Yazar belki uzun bir yeniden kurma istiyor.

Bağını yeniden yaz. Okurken yazdığın beyan okumaya aitti. Onarıcı olarak bağın değişir: artık aynı yapımcıdan iki iş alan bir yazarsın. Bunu yazar da bilmeli.

Kendi zevkini kartın bir yüzüne yaz. Metnin sesini öbür yüzüne. Çalışırken kartı hangi yüzüyle masaya koyduğuna bak.

Örnek sahne yazarsan örnek olduğunu söyle. Bir sahneyi göstermenin en kısa yolu bazen onu yazmaktır. Ama kenarına «yazar kullanmak zorunda değil» notu düşülmezse, örnek bir karara döner.

Yazarın cümlesini çağrının içinden oku. «Tek başıma kuramıyorum» bir yorgunluk da olabilir, bir korku da. Yazar belki yazmak değil, yanında birinin oturmasını istiyor. Bu ihtimali sorularının arasına koy.

Gizliliğin yeni bir iş olduğunu unutma. Okurken verilen söz okumaya aitti. Onarıcı olarak sayfalar senin bilgisayarında taslak taslak birikecek. Hangi dosyanın nerede duracağını yeniden konuş.

Kullanılmayan sayfaya hazırlıklı ol. Kalem sahibi senin yazdığını atabilir. Atılan sayfa boşa gitmiş değildir. Çoğu zaman yazara ne istemediğini gösterir.

Sevmediğin unsura dokunmadan önce iki kez sor. Martılar yazarın sesine ait olabilir. Onarıcı onların yerini tartabilir. Varlığını tartmak yazarın işidir.

Rolünü yazarın gözünden de tarif et. Yazar seni bir kurtarıcı sanıyor olabilir. Sen kendini bir yardımcı sanıyor olabilirsin. Bir cümleyle ikisini aynı yere getir.

Atölyeni de sına. Arkadaşlarının hevesi senin rolünü büyütebilir. «Sen yaz» diyen ses çoğu zaman metni değil, seni seviyor.

Yapım koşullarını yazarın arkasından çözme. Bir tekne pahalıysa bunu yazara söyle. Sessizce kesilen bir sahne, yazarın filminden habersiz çıkarılmış bir parçadır.

Kabul cevabını gecikmeli ver. Aynı akşam verilen evet, çoğu zaman sorulardan önce verilmiş olur.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlış"Script doctor metni kurtarmaya gelir."
Doğrusu

Script doctor belirli bir sorunu onarmaya gelir. Metnin bütününü kurtarmaya kalkan onarıcı, çoğu zaman metni değiştirir.

Yaygın yanlış"Script doctor, danışmanın daha pahalı adıdır."
Doğrusu

Danışman sayfaya dokunmaz. Script doctor dokunabilir. Bu fark kimin metninde iz kaldığını belirler.

Yaygın yanlış"Onarıcı çağrıldıysa yazar başarısız olmuştur."
Doğrusu

Pek çok güçlü film bir onarıcının elinden geçti. Çağrı, bir metnin bir yerde takıldığını gösterir, yazarın değerini değil.

Yaygın yanlış"Sayfaya dokunan herkes ortak yazardır."
Doğrusu

Ortaklık metnin bütününe ve geleceğine bağlanmaktır. Bir sorunu onarıp çekilen yazar başka bir yerde durur. Adın nerede duracağı ayrıca anlaşılır.

Yaygın yanlış"İyi onarıcı kendi sesini metne katar."
Doğrusu

İyi onarıcı metnin kendi sesiyle yazar. Onun cümlesi okunduğunda yazarın cümlesinden ayrılmamalıdır.

Yaygın yanlış"Teşhisi koyan, onarıma da en uygun olandır."
Doğrusu

Sorunları en iyi o bilir. Ama kendi teşhisine de bağlıdır. Bu bağ bilinmeli ve konuşulmalı.

Yaygın yanlış"Yapımcı razıysa her şey açıktır."
Doğrusu

Yapımcının razı olduğu iş, yazarın istediği işle örtüşmeyebilir. Her birine ayrı sor.

Yaygın yanlış"Diyalog cilası küçük bir iştir."
Doğrusu

Bir repliğin değişmesi bir karakterin kim olduğunu değiştirebilir. Cila da sayfaya iz bırakır ve kalem sahibinin onayıyla yapılır.

Yaygın yanlış"Yapım koşullarına uymak metni bozmaktır."
Doğrusu

Bütçe bir sınırdır, bir düşman değil. Pahalı bir sahnenin işini daha ucuz bir sahne de görebilir. Onarıcı işi korur, aracı değiştirir.

Yaygın yanlış"Jeneriksiz çalışan onarıcının sorumluluğu yoktur."
Doğrusu

Adı görünmese de dokunduğu sayfalardan sorumludur. Gizlilik de, yazarın sesine saygı da adın görünmesine bağlı değildir.

Yaygın yanlış"Yazar yardım istediyse kalemi de vermiştir."
Doğrusu

Yardım istemek kalemi bırakmak değildir. Çoğu yazar metninin içinde birini ister, metninin başında değil.

Yaygın yanlış"Kabul etmeden soru sormak işi kaçırtır."
Doğrusu

Soruları sorulmadan kabul edilen iş, sınırlarını sonradan bir kavgada arar. Soru, işin ciddiye alındığını gösterir.

Uygulama — kendin dene

Kilit özet

  • Script doctor tıkanmış bir senaryoyu belirli bir sorun için onarmaya çağrılan yazardır.
  • Okur rapor yazar, danışman sorunu gösterir, editör notları toplar; script doctor sayfaya dokunabilir.
  • Çağrı nedeni işin sınırını çizer.
  • Kalem sahibi sayfaya neyin gireceğine karar verir.
  • Ortak yazar metnin bütününe ve geleceğine bağlanır; onarıcı bir sorunu çözer ve çekilir.
  • Jeneriksiz katkı görünmez, ama kayıtta durmalıdır.
  • Proje sesi korunur; onarıcı kendi zevkini metne taşımaz.
  • Kabul soruları evet demeden önce sorulur.
  • Raporunu yazdığın metnin onarıcısı olursan, o metnin bir sonraki okuru olmazsın.
  • Yapım koşullarına uyarlama da yazarla birlikte yapılır.
  • Teklifteki belirsiz kelime, kabulden önce bir işe çevrilir.
  • Burcu'nun denemesi: yazara bir soru listesi ve gecikmeli bir evet.

Sonraki derse köprü

Burcu'nun soruları yazara gitti. Cevaplar gelince evet büyük ihtimalle gelecek. Ama evet tek başına bir iş tanımı değil. Kâğıda ne girecek? Yazılı rapor zaten var; onun üstüne bir görüşme mi eklenecek, sayfa üzerinde notlar mı? Yeniden yazım bu işin içinde mi, dışında mı? Kaç teslim olacak, hangi günlerde? Dosya kimin elinde dolaşacak? Burcu'nun adı bir yerde duracak mı? Sıradaki ders iş kapsamını belirlemek.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Bu bölüm seslendirilmez. Sonraki animasyon aşaması içindir.

Görsel anlar

  • Açılış — bir cevap kutusunda yazılmış tek bir kelime; imleç geri geri gidip onu siliyor.
  • Çağrı nedeni — geniş bir bölge haritası küçülüyor ve tek bir noktaya iniyor.
  • Kalem sahibi — bir kalem iki el arasında duruyor; bir el sayfayı uzatıyor, öbürü kalemi bırakmıyor.
  • Ortak yazar — iki imza aynı kapağın altına iniyor; bir başka kalem sayfanın kenarında kalıyor.
  • Jeneriksiz katkı — bir jenerik yukarı kayıyor; bir satır boş geçiyor, yanında bir defterde küçük bir kayıt beliriyor.
  • Proje sesi — bir kartın iki yüzü dönüyor; bir yüzde sakin çizgiler, öbüründe rüzgâr ve martılar.
  • Kabul soruları — bir listede soru işaretleri tek tek yanıyor; en altta bir onay kutusu boş bekliyor.

Ritim

Ders bir telefon titreşimiyle açılıyor. Silinen kelimede klavye tuşunun tek tek geri sesi duyuluyor. Atölye bölümünde bir sandalye çekiliyor, kâğıtlar hışırdıyor. Filmlerin okunduğu bölüme sonar benzeri tek bir bip ile geçiliyor. Köprüde gönder tuşunun hafif tıkı ve ardından bekleme sessizliği.