Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Analiz büyük katmandan küçüğe gider: konseptten formata.
- Büyük katman değişince küçükler de değişir; tersi pek olmaz.
- İlk okuma kaydı analizden önce ve analizden ayrı yazılır.
- Bulgu sayfada ne olduğunu ve okurda ne yaptığını söyler, çözüm önermez.
- Başlık disiplini her notu ait olduğu başlığa taşır.
- Gölge bulgu alttaki bir belirtiyi yukarıdaki olası köküne okla bağlar.
- Çalışan unsur, yazarın değişiklik yaparken neyi koruyacağını gösterir.
- Çözüm kayması bulguyu bir emre çevirir; «olmalı» onun işaretidir.
- Raporun düzeni yazarın çalışma sırasını da belirler; ilk sayfaya en büyük soru yazılır.
- Sıra bir çalışma düzenidir; gerekçesi yazılarak değiştirilebilir.
- Burcu'nun denemesi: Son Sefer için on iki başlık, her birinde bir bulgu, bir ok ve ikinci sayfaya taşınmış bir akşamın notları.
Açılış sahnesi
Burcu atölyeye bir dosya getiriyor. İçinde Son Sefer için yazdığı analiz sayfaları var. Senaryo da yanında, ama çantadan çıkmıyor; yazar dosyanın elden ele dolaşmamasını istemişti.
Birinci sayfa dolu. Satır satır küçük notlar. Açılışta bir aksiyon satırı kameraya yaklaşmasını söylüyor. Üçüncü sayfada bir sahne başlığında yazım hatası var. Dalgaların tarifi bir yerde iki kez geçiyor. Bir replikte virgül eksik. Burcu bu sayfaya bütün bir akşam vermiş.
Nermin Hanım sayfayı çeviriyor. Arkası boş. «Kaçıncı sayfaya kadar geldin?»
«Onuncuya.»
«Bavul kaçıncı sayfada?»
Burcu bakmadan söylüyor. «Otuzuncu sayfa civarı.»
Emre ıslık çalıyor. Nermin Hanım kâğıdı masaya bırakıyor. «Yazar bavulu öne alırsa bu on sayfanın kaçı kalır?»
Selim kâğıdı alıp bir kez daha bakıyor. «Hepsi doğru ama.»
«Doğru olması kalacağı anlamına gelmiyor.»
Burcu cevap vermiyor. Dalgaların tarifi, o tarifteki kamera satırları, belki o virgül bile gidecek. Bir akşamın emeği, henüz yazılmamış bir cümlenin altında kalabilir. Kendi taslağında da buna benzer bir şey yaşamıştı. Yağhane'nin ilk haftasında tebeşir sahnesini parlatmıştı, yapı daha yerine oturmadan.
Birinci sayfayı katlayıp dosyanın arkasına koyuyor. Masanın ucuna geçiyor, senaryoyu çantadan çıkarıp yalnız kendi önüne açıyor. Önüne boş bir kâğıt çekiyor.
Analiz büyük katmandan küçüğe doğru yapılır; üstteki katman çözülmeden alttakine yazılan not, yazara boşa gidebilecek bir iş verir.
Bu derste ne olacak
Son Sefer'in ikinci okumasını, bu kez bir sırayla, Burcu'nun masasında izleyeceğiz. Önce ilk okumanın izini neden en başa yazdığını göreceğiz. Sonra konseptten formata inen başlıkları tek tek açacağız. Her başlığın altına senaryodan yalnız bir bulgu yazacağız, çözüm değil. Yanlış başlığa düşen bir notu taşımayı, alttaki bir bulgunun üsttekine bağlanmasını konuşacağız. İyi çalışan yerleri de kaydedeceğiz. Sonunda çözüme kayan bir cümleyi bulguya geri çevireceğiz. Burcu'nun katlayıp kenara koyduğu sayfanın neden çöpe gitmediğini de göreceğiz. Filmlerin yolu bir televizyon setinden, bir kasaba okulundan, aynalı bir salondan, bir lise koridorundan ve bir şehrin arka sokaklarından geçiyor.
Sıfır noktası
Bir senaryoyu analiz etmek, onu parçalarına ayırıp her parçaya ayrı bakmaktır. Ama parçaların ağırlığı eşit değil. Bir filmin ne anlattığı, kimin hikâyesi olduğu, nereye vardığı büyük kararlardır. Bir replikteki kelime ya da bir sahne başlığının biçimi küçük kararlardır.
Büyük karar değişince küçükler de değişir. Başkarakter değişirse onun bütün replikleri yeniden yazılır. Bir sahnenin yeri kayarsa o sahnenin kamera satırlarına harcanan dikkat boşa gider. Tersi pek olmaz. Bir virgülü düzeltmek, filmin kimin hikâyesi olduğunu değiştirmez.
Yazar kendi taslağını düzeltirken bu sırayı bilir. Yukarıdan başlar ve aşağı iner. Buna teşhis sırası denir. Analiz yapan okur da aynı mantıkla çalışır, ama işi başkadır. Okur sayfayı değiştirmez. Okur ne gördüğünü yazar. Sıra, onun gördüklerini yazara hangi düzende vereceğini belirler.
Yazar için bu düzen bir yol haritasıdır. Rapor konseptle açılıyorsa, yazar en büyük sorudan başlar. Rapor virgüllerle açılırsa, yazar ilk akşamını virgüllere verir. Okur farkında olmadan yazarın takvimini de yazmış olur.
Sıra okurun kendisini de korur. Başkasının metnini okuyan biri önce en kolay gördüğüne takılır. Yazım hatası göze batar, bir yapı boşluğu ise ancak sayfalar biriktikçe belirir. Sırasız bir okur gözüne çarpanı yazar, düşünmesi gerekeni atlar. Sıra ona önce en zor soruyu sordurur.
Raporu yazarın yanında başkaları da okur. Bir yapımcı, bir yönetmen, bir geliştirme ekibi. Onlar raporun ilk sayfasına bakıp metnin nerede durduğuna karar verir. İlk sayfada küçük hatalar sıralanıyorsa, metin özensiz sanılır. Oysa asıl soru belki hiç sorulmamıştır.
Sıranın en başında bir başlık daha var: ilk okuma deneyimi. O bir analiz değil. Okurun metni ilk kez okurken yaşadığıdır. Analiz başladığında bu deneyim bozulur. Okur artık her sayfaya bir soruyla bakar. Sıkıldığı yerde neden sıkıldığını arar, sıkılmayı unutur. Bu yüzden deneyim, analizden önce ve analizden ayrı yazılır.
Sıranın bir sınırı da var. Katmanlar gerçek bir filmde iç içedir. Bir diyalog sorunu bazen bir karakter sorununun sesidir. Sıra bu bağları yok saymaz. Yalnız her bulgunun önce kendi başlığına yazılmasını, bağların sonra çizilmesini ister.
Sıranın bağlayıcılığı da sınırlı; onu bir çalışma alışkanlığı olarak düşün. Bazı metinlerde biçim, bir yapı kararı kadar ağır olabilir. Okur böyle bir metinde sırayı bilerek değiştirebilir. Ama nedenini raporuna yazar.
Mekanizma
Önce deneyim
Burcu'nun defterinde ilk okumanın gecesinden kalan bir sol sayfa var. Kısa tepkiler, sayfa sırasıyla dizilmiş. Bu akşam o sayfaya dokunmuyor. Onun bir kopyasını analiz dosyasının en önüne koyuyor ve başına bir başlık atıyor: «İlk okuma».
Sayfadan bir satırı yüksek sesle okuyor. Saldırının ilk sayfalarının yanında iki kelime var: «Okumak istemedim.» Bu satır analizin ilk bulgusu sayılır. Okurun o sayfalarda ne yaşadığını söylüyor. Nedenini söylemiyor. Neden sayfada da olabilir, okurun kendisinde de. Onu ayırmak sonraki başlıkların işi.
Emre soruyor: neden yeniden okuyup daha iyisini yazmıyor? Nermin Hanım başını sallıyor. İkinci okumada Burcu bavulun geleceğini biliyor. Artık hiçbir sayfayı bilmeden okuyamaz.
Bulgu ne söyler
Burcu boş kâğıdın başına «Konsept» yazıyor. Altına tek satır geliyor: konsept tek bir cümleye iniyor ve o cümlede Derya, borç ve bavul birlikte duruyor. Bu bir güç. Konseptin tam tartısı ayrı bir sayfa ister. Burcu onu şimdilik açmıyor, yalnız yerini işaretliyor.
Sonraki başlık ana dramatik soru. Burcu sorunun cevabının kimden geldiğine bakıyor. Finalde sahil güvenlik iskeleye tesadüfen geliyor. Bulgu şöyle: sorunun cevabı Derya'nın bir hamlesinden değil, bir tesadüften çıkıyor. Cümlede «olmalı» yok. «Derya kendisi çağırsın» da yok.
Emre itiraz ediyor. «Gerilimde tesadüf olur. Hayat da böyle.»
«Bulgu kötü demiyor,» diyor Burcu. «Cevabın nereden geldiğini söylüyor.» Yazar o tesadüfü bilerek koymuş olabilir. O zaman bulgu ona, seçiminin sayfada nasıl göründüğünü gösterir. Bilmeden koyduysa, ilk kez görür. İki durumda da cümle aynı kalıyor.
Her not kendi sayfasında
Yapı sayfasında Burcu bavulun nerede geldiğine bakıyor. Senaryo uzun bir hava betimiyle açılıyor. Bavul otuzuncu sayfa civarında çıkıyor. Bulgu: tetikleyici olay geç geliyor; ondan önceki sayfalar iskeleyi ve çay ocağını kuruyor, ama Derya'nın önüne yeni bir şey koymuyor.
Burcu bu bulguyu yazarken bir şeyi de görüyor. Katladığı sayfadaki notların neredeyse tamamı bu bölgede. Yazar bavulu öne alırsa, o bölgenin büyük kısmı ya kısalır ya gider. Notlar sırasını beklemeli.
Bu sayfaları yeniden geçerken gözü yine kamera satırlarına takılıyor. Not almaya başlıyor, sonra kalemi duruyor. Kamera satırları yapının değil, biçimin işi. Burcu notu Format başlığının sayfasına taşıyor. Yapı sayfası temiz kalıyor.
Selim kâğıtları eline alıyor. Her sayfada tek bir başlık ve tek bir bulgu var. «Raporu böyle mi yollayacaksın?»
«Hayır. Rapor sonra. Bu sayfalar benim haritam.»
Aşağıdan yukarı uzanan çizgi
Başkarakter sayfasına Burcu Derya'nın ikinci yarısını yazıyor. Kardeşi Umut geldikten sonra kararları o veriyor. Derya onun peşinden gidiyor. Bulgu: ikinci yarının ortasından sonra olayları Derya değil Umut sürüklüyor.
Antagonistik güç sayfasında iki adam var: takım elbiseli olan ve arabayı kullanan. İkisi de bavulu istiyor, ikisi de Derya'ya aynı yerden yaklaşıyor. Bulgu: iki adam iki ayrı tehdit kurmuyor, aynı işi görüyor.
İlişkiler sayfasında bir boşluk var. Yaşlı iskele görevlisi Hayri'nin eski bir polis olduğu ortaya çıkıyor. Ama Derya ile arasındaki sahnelerde bunu sezdiren bir an yok. Tema sayfası da benzer bir boşluk taşıyor. Film kardeş borcunun ödenip ödenmeyeceğini soruyor. Son sayfalarda bu soru gündemden düşüyor.
Sahne yapısı sayfasında martılar duruyor. Sürücünün bir martıyla uğraştığı iki kara mizah sahnesi, iki kez de gerilimi söndürüyor. Burcu bulguyu yazıyor ve yanına küçük bir not düşüyor: ayrıntılı okuma sonra.
Diyalog sayfasına gelince Burcu bir şey fark ediyor. İki adamın replikleri birbirinden ayrılmıyor. Bunu yazıyor. Sonra satırın yanından yukarı bir ok çiziyor, antagonistik güç sayfasına.
İki adam aynı konuşuyor olabilir, çünkü sayfada aynı işi görüyorlar. Burcu bunu kesin diye yazmıyor. Ok bir ihtimal gösteriyor. Ayrıntılı kanıt ve öbür okumalar başka bir çalışmanın işi.
Emre okun ucuna bakıyor. «Diyaloğu yazar düzeltir, olur biter.»
«Belki,» diyor Nermin Hanım. «Ama iki adam aynı işi görmeye devam ederse yeni replikler de birbirine benzer.»
İyi çalışan da yazılır
Görsel anlatım sayfasında Burcu Derya'nın çay ocağına bakıyor. Derya bardakları tek tek sayıyor, semaverin altını kısıyor, tezgâhı siliyor. Hiçbir replik onun yorgunluğunu söylemiyor. Elleri söylüyor. Bulgu bir güç olarak yazılıyor.
Bir güç yazmak Burcu'ya bir sorun yazmaktan zor geliyor. Kalemi sıfat arıyor: güzel, etkili, başarılı. Hiçbiri sayfada ne olduğunu söylemiyor. Sonunda yalnız Derya'nın ellerini yazıyor. Yazar bavulu taşırken ya da Umut'u değiştirirken bu elleri bilsin.
Kalem çözüme kayınca
Son başlık Format. Burcu taşıdığı notu buraya yazıyor. İlk taslağı şöyle: «Kamera satırları silinmeli.» Satırı yeniden okuyor. Bu bir bulgu değil, bir emir.
Satırı çizip yeniden yazıyor: aksiyon satırları sık sık kameranın ne yapacağını söylüyor ve okurun gözünü sahneden kameraya çekiyor. Hangi satırın kalacağı yazarın kararı.
Masadaki kâğıtlar artık bir merdiven gibi. En üstte ilk okuma, en altta format. Burcu katladığı birinci sayfayı dosyanın arkasından çıkarıyor. Notların çoğu hâlâ doğru. Ama artık hepsi Format sayfasının altında, sırasını bekliyor.
Filmlerden okuma
Usta katmanı
İlk okuma kaydını analizden önce kapat. Analize başladığın anda deneyim değişir. Sayfayı yaz, tarihini at ve bir daha düzeltme.
İlk okuma kaydında sıfat yerine yer yaz. «Sıkıcı» bir hüküm. «Bavula kadar sayfa saydım» bir yer. Yer, analizde sana geri döner.
Her başlığa ayrı bir kâğıt aç. Tek sayfada biriken notlar birbirine karışır. Ayrı kâğıt, notu ait olduğu yere götürmeyi kolaylaştırır.
Sırayı rapora da taşı. Yazar raporu baştan okur. İlk sayfada ne görürse ilk oraya döner.
Başlığın altı boş kalabilir. Bir katmanda söyleyecek bir şey yoksa yazma. Boş başlık, o katmanın sorun çıkarmadığını söyler.
Bir başlığa tek bulgu yazmaya zorlama. Burcu bu akşam her başlığa yalnız bir bulgu yazdı, sırayı görebilmek için. Gerçek bir analizde bir başlık üç bulgu, öbürü hiç bulgu taşıyabilir.
Bir başlığı bitirmeden ötekine geçme. Konsept sayfası yarımken yapıya inersen, yapıdaki bulgun konsepti de yeniden yazmaya başlar. Her sayfayı kapat, sonra aşağı in.
Üst başlıklara daha çok zaman ayır. Konsept, soru ve yapı az satır taşır ama çok düşünce ister. Format sayfası uzun olur ama çabuk yazılır.
Bulguya bir sayfa bölgesi ekle. «İkinci yarının ortası», «otuzuncu sayfa civarı». Yazar bulguyu metinde bulabilmeli.
Bulguyu yazarın diliyle değil, sayfanın diliyle kur. «Yazar Derya'yı unutmuş» bir niyet tahminidir. «Umut gelince seçimleri o yapıyor» sayfada görülür.
Kişisel tercihi başlıkların dışında tut. Bir türü sevmemek bir bulgu değildir. Onu ayrı bir köşeye, adıyla yaz.
Taşıdığın notun eski yerini işaretle. Kamera notunu yapı okumasında gördüysen, Format sayfasına taşırken yanına sayfa bölgesini yaz. Sonra kolayca bulursun.
Oku yukarı çiz, aşağı değil. Bir alt bulgunun kökü yukarıdaysa, okla bağla. Üst bulgudan aşağıya ok çizmek, her şeyi her şeye bağlar.
Okun yanına «belki» yaz. Bir bağ bir varsayımdır. Kesin yazarsan yazar, alttaki sorunu hiç düşünmeden yukarıyı değiştirir.
Güçleri sorunlarla aynı sayfaya yaz. Ayrı bir «güçlü yanlar» listesi raporun sonunda kaybolur. Aynı başlıkta duran bir güç, yazarın o katmanda neyi koruyacağını gösterir.
«Olmalı» kelimesini ara. Analizi bitirince bütün sayfalarda bu kelimeyi ve kardeşlerini tara. Her biri bir çözüm kaymasıdır.
Konseptin tartısını ayrı yap. Analiz sırasındaki konsept satırı yalnız yer tutar. Konseptin gücü ve sınırı başka bir oturum ister.
Kendi taslağında da aynı sırayı kullan. Başkasının metninde sırayı korumak kolaydır. Kendi metninde en sevdiğin sahne seni hep aşağıya çeker.
Bulguları sayfaya döndükten sonra bir kez daha oku. Bütün başlıklar yazılınca en üstten aşağı yeniden in. Alttaki bir bulgu, üstteki bir cümleyi değiştirmeye seni zorlayabilir. Bu nadir olur, ama olur.
Okla bağladığın bulguları say. Birçok ok aynı üst başlığa çıkıyorsa, o başlıktaki bulgu raporun en ağır satırıdır. Yazarın ilk nereye bakacağını ona sen söylemezsin. Okları görünce kendisi görür.
Sırayı yalnız gerekçeyle boz. Biçimin bir yapı kararı kadar ağır olduğu metinler var. Böyle bir metinde formatı öne alabilirsin. Gerekçeyi raporun başına not et.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlış"Analize ilk sayfadan başlanır, sayfa sırasıyla gidilir."
Sayfa sırası okumanın sırasıdır. Analizin sırası katmanlarındır: büyükten küçüğe.
Yaygın yanlış"İlk okumayı sonra hatırlarım."
İkinci okumada her şeyi bilirsin. İlk okumanın izi, analizden önce yazılmazsa kaybolur.
Yaygın yanlış"Küçük hatalar kolay, önce onları temizleyeyim."
Küçük hataların bulunduğu sayfalar, büyük bir değişiklikle yok olabilir. O emek yazara da boşa gider.
Yaygın yanlış"Bulgu sorunu söylüyorsa çözümü de söylemeli."
Bulgu sayfada ne olduğunu ve okurda ne yaptığını söyler. Çözüm yazarın işidir.
Yaygın yanlış"Bir not nerede görüldüyse oraya yazılır."
Not ait olduğu katmana yazılır. Görüldüğü yer yalnız onun adresidir.
Yaygın yanlış"Diyalog sorunu diyalogla çözülür."
Aynı konuşan iki karakter bazen aynı işi gören iki karakterdir. Kök daha yukarıda olabilir.
Yaygın yanlış"Analiz yalnız sorunları yazar."
İyi çalışan yer de bir bulgudur. Yazılmazsa yazar onu sorunlarla birlikte değiştirebilir.
Yaygın yanlış"Format en az önemli başlıktır, hiç bakılmasa da olur."
Format en son gelir, ama gelir. Okurun gözünü kameraya çeken satırlar okumayı yorar.
Yaygın yanlış"Sıra katıdır, hiçbir metinde değişmez."
Sıra bir çalışma düzenidir. Bilerek ve gerekçesini yazarak değiştirilebilir.
Yaygın yanlış"İyi bir analist her başlıkta bir sorun bulur."
Sorun aramak için okuyan göz, sorun uydurur. Bazı başlıklar temiz çıkar ve bu da bir bilgidir.
Yaygın yanlış"Bulgu ne kadar sert olursa o kadar dürüsttür."
Sertlik bulguyu güçlendirmez. Yeri ve etkisi açık yazılmış düz bir cümle, bir sıfattan daha çok şey söyler.
Yaygın yanlış"Alttaki bir bulgu yukarıya bağlanınca silinir."
Gölge bulgu kendi başlığında kalır. Kök yukarıda olsa da belirti yazar için bir adrestir.
Yaygın yanlış"Tesadüf görmek, metni yargılamaktır."
Bulgu cevabın nereden geldiğini söyler. Yazar o tesadüfü bilerek de koymuş olabilir.
Yaygın yanlış"Analiz sayfaları raporun kendisidir."
Başlık kâğıtları okurun haritasıdır. Rapor onlardan sonra, okuyacak kişiye göre yazılır.
Yaygın yanlış"Güçlü bir konsept, alttaki sorunları önemsizleştirir."
Konsept sağlamsa sorunlar sayfalardadır. Sıra o sorunların hangisinin önce ele alınacağını gösterir, hiçbirini silmez.
Yaygın yanlış"Bir notu taşımak onu küçümsemektir."
Taşınan not kaybolmaz. Ait olduğu başlıkta, ait olduğu ağırlıkla bekler.
Uygulama — kendin dene
Kilit özet
- Analiz büyük katmandan küçüğe gider: konseptten formata.
- Büyük katman değişince küçükler de değişir; tersi pek olmaz.
- İlk okuma kaydı analizden önce ve analizden ayrı yazılır.
- Bulgu sayfada ne olduğunu ve okurda ne yaptığını söyler, çözüm önermez.
- Başlık disiplini her notu ait olduğu başlığa taşır.
- Gölge bulgu alttaki bir belirtiyi yukarıdaki olası köküne okla bağlar.
- Çalışan unsur, yazarın değişiklik yaparken neyi koruyacağını gösterir.
- Çözüm kayması bulguyu bir emre çevirir; «olmalı» onun işaretidir.
- Raporun düzeni yazarın çalışma sırasını da belirler; ilk sayfaya en büyük soru yazılır.
- Sıra bir çalışma düzenidir; gerekçesi yazılarak değiştirilebilir.
- Burcu'nun denemesi: Son Sefer için on iki başlık, her birinde bir bulgu, bir ok ve ikinci sayfaya taşınmış bir akşamın notları.
Sonraki derse köprü
Burcu'nun başkarakter sayfasında tek bir satır duruyor: ikinci yarının ortasından sonra olayları Umut sürüklüyor. Satır doğru olabilir. Ama genç yazar bu satırı okuyunca hangi sayfayı açacak? Bu tek bir sahnede mi oluyor, yoksa ikinci yarı boyunca tekrar mı ediyor? Yazar bunu bilerek kurmuş olamaz mı? Bulgu bir yöne işaret ediyor, ama henüz bir adresi yok. Sıradaki ders kanıta dayalı analiz: sayfa göndermesi, tekrarlanan örüntü ve kesin hükümden kaçınmak.