Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Birincisi. Fotoğrafta iki karar vardır: kim var ve kimin gözünden. İkincisini yönetmezsen fotoğrafçının gözünden bakmış olursun.
İkincisi. Brief'in üçüncü grubu — rötuş ilkeleri, boşluk payı, format ve haklar — en çok atlanan ve en pahalıya patlayan gruptur.
Üçüncüsü. Lens, kamera yüksekliği ve alan derinliği anlam üretir ama bağlam üçünü de ezer. Kurallar bir başlangıç noktasıdır, sonuç değil.
Dördüncüsü. Sanat yönetmeni sette güzel kare beklemez. Zorunlu kareleri, alternatifleri, kırpma payını, ürün doğruluğunu ve devamlılığı izler.
Beşincisi. Aynı kişiyi farklı biçimlerde yönetmenin en güçlü ve en ucuz aracı beden dilidir. İki cümle yazmak, üç ışık kurmaktan çok fark yaratır.
Açılış sahnesi
Aynı kişiyi üç ayrı insan tanıtsın.
Patronu tanıtıyor: "işini zamanında bitirir, hiç sorun çıkarmaz."
Çocuğu tanıtıyor: "akşamları bana masal uydurur, hep aynı canavarı kullanır."
Rakibi tanıtıyor: "sessizdir ama toplantıyı o bitirir."
Üçü de doğru. Üçü de aynı kişi. Ve üçünden üç ayrı insan çıkıyor.
Hiçbiri yalan söylemedi. Sadece nereden baktıklarını söylediler.
"Bakış biçimi" diyor. Yani fotoğrafta iki karar var: kim var ve kimin gözünden.
İkincisini yönetmezsen, fotoğrafçının gözünden bakmış olursun.
Bu derste ne olacak
Önce fotoğraf brief'inin on altı alanını açacağız — bu, bir çekimin anayasasıdır. Sonra üç teknik seçimin anlam ürettiğini göreceğiz: lens, kamera yüksekliği ve alan derinliği. Ardından bağlamın neden bu üçünü ezdiğini konuşacağız. Sonra sanat yönetmeninin çekim günündeki işini tarif edeceğiz; "güzel kare beklemek" değil. En sonda on beş işten örneklerle bunu okuyacağız. Ders bittiğinde aynı kişiyi üç ayrı biçimde yönetebiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Tanıtmaya geri dönelim, çünkü bu benzetme ders boyunca bizimle kalacak.
Kaynak fotoğraf brief'inde on altı alan sayıyor. Uzun bir liste ve ilk bakışta bürokratik görünüyor.
Ama listeye dikkatle bak — içinde üç ayrı tür karar var.
Birinci tür: ne anlatılacak. Proje amacı, hedef kitle, görüntünün iletişim görevi, karakter profili, beden dili ve duygu.
İkinci tür: nasıl bakılacak. Kadraj ve oranlar, kamera yüksekliği, lens hissi, alan derinliği, ışığın yönü ve sertliği, renk ve malzeme.
Üçüncü tür: sonra ne olacak. Rötuş ilkeleri, metin ve logo için boşluklar, teslim formatları ve kullanım hakları.
Üçüncü gruba özellikle dikkat et. En sık atlanan odur ve en pahalıya patlayan da odur.
Bir kare mükemmel olabilir ve üstüne başlık koyacak boşluk bırakılmadığı için kullanılamaz. Ya da hakları yalnız bir yıllığına alınmış olabilir ve ikinci yıl bütün kampanya durur.
Bir önceki seviyede prototipi konuşmuştuk: sistemin kendi seçmediği içerikle sınanması. Fotoğrafta bunun karşılığı boşluk payıdır. Metin ve logo alanı çekimden önce ayrılır, sonradan açılmaz.
Bu benzetme bir yere kadar doğru. Şurada bozulur: patron, çocuk ve rakip kendiliğinden farklı bakar. Fotoğrafta ise bakışı sen seçersin ve seçmezsen bir bakış yine olur — sadece senin seçmediğin bir bakış.
Mekanizma
Üç teknik seçim, üç anlam
Kaynak üç seçimi anlamla ilişkilendiriyor ve üçünü de tek tek açalım.
Birincisi lens.
Bunu somutlaştıralım. Geniş açıyla çekilen bir portrede kişi mekânın içinde durur; arkasındaki oda geniş görünür, kişi oraya ait görünür. Yakına gelindiğinde ise burun büyür, kulaklar küçülür.
Uzun odakla çekilen aynı portrede arka plan yaklaşır ve bulanıklaşır; kişi mekândan kopar, bir yüzeyin önünde durur gibi olur.
Yani lens bir teknik ayar değil, kişi ile mekân arasındaki ilişkinin ayarı.
İkincisi kamera yüksekliği.
Bu, en çok bilinen ve en çok yanlış uygulanan kuraldır. Birazdan neden yanlış uygulandığını konuşacağız.
Üçüncüsü alan derinliği. Dar alan derinliği özneyi ayırır ve çevreyi siler; geniş alan derinliği çevreyi bilgiye çevirir.
Bir önceki seviyede bir görselin iki iş birden yapamayacağını söylemiştik. Alan derinliği tam olarak bu kararın verildiği yerdir: bu fotoğrafta çevre bilgi mi, gürültü mü?
Bağlam üçünü de ezer
Şimdi kaynağın koyduğu uyarıya geldik ve bu, dersin en önemli cümlesi.
"Çağrıştırabilir" diyor, "verir" demiyor. Ve hemen ardından bağlamı hatırlatıyor.
Neden? Çünkü bu kurallar tek başlarına çalışmaz.
Alçak açıdan çekilmiş, gülümseyen, gündelik kıyafetli bir kişi güçlü değil samimi görünür. Yüksek açıdan çekilmiş, doğrudan kameraya bakan, sert ışıklı bir kişi kırılgan değil meydan okuyucu görünür.
Birinci seviyedeki göstergebilim dersinde aynı ilkeyi konuşmuştuk: anlam işaretin kendisinde değil, işaretle bağlam arasındaki uzlaşmada.
Yaygın yanlışBurada çok yaygın bir yanlış var: kamera açısı kuralları evrenseldir ve doğrudan uygulanır.
Uygulanmaz. Bu kurallar bir başlangıç noktasıdır, bir sonuç değil. Bir sanat yönetmeninin işi kuralı uygulamak değil, o karede kuralın işleyip işlemediğini görmektir.
Pratik yöntem şu: kararı verdikten sonra tek bir soru sor. Bu kare bir yabancıya gösterilse, ne düşünür?
Çekim gününde ne yapılır
Son mekanizma ve en somut olanı.
Bu cümledeki beş iş, çekim setindeki gerçek iş tanımıdır.
Zorunlu kareler, listeden çıkmayan karelerdir. Gün sonunda o listede eksik varsa gün başarısızdır — ne kadar güzel kare çekilmiş olursa olsun.
Alternatifler, aynı karenin farklı oranlarda ve farklı bilgi yoğunluğunda çekilmiş hâlleridir. Bir önceki seviyede mecra rollerini konuşmuştuk; alternatif çekmek, o rollerin çekim günündeki karşılığıdır.
Kırpma payı, kadrajın kenarında bırakılan fazladan alandır. Dikey ve kare kullanım için gereklidir ve sonradan üretilemez.
Ürün doğruluğu, gösterilen şeyin gerçekten satılan şey olmasıdır. Yanlış renkte bir düğme, eski bir ambalaj ya da artık üretilmeyen bir model, bütün seti geçersiz kılabilir.
Devamlılık, aynı kampanyanın farklı karelerinin aynı dünyaya ait kalmasıdır. Saç, kostüm, nesne yerleşimi ve ışık yönü.
Teoriyi bırakıp işlere bakalım.
Örneklerden okuma
Örnekleri üç grupta topladım. Önce bakışı bir yönteme çevirmiş portre gelenekleri. Sonra bağlamı kaldıran ya da kuran işler. En sonda ticari çekimin kendi kuralları.
Önce bakışı yönteme çevirenler
Sonra bağlamı kuranlar ve kaldıranlar
Şimdi Türkiye'den üç örnek
Ve ticari çekimin kendi kuralları
Usta katmanı
Az önce brief'in üçüncü grubunun en çok atlanan grup olduğunu söyledim. İşin aslı biraz daha ince: üçüncü grup atlandığında bunu fark eden kişi genellikle fotoğrafçı olmaz.
Fotoğrafçı kendi işini yapmıştır ve kareler iyidir. Sorun tasarım masasında ortaya çıkar, çekimden haftalar sonra. O noktada geri dönüş yoktur; set kurulmuş, model gitmiş, mekân kapanmıştır. Bu yüzden brief'i yazan kişi ile kareleri kullanacak kişi aynı toplantıda olmalıdır. Ayrı toplantılarda çalışan ekiplerde bu hata yılda birkaç kez tekrar eder.
İkinci nüans üç ayrı yön çekmekle ilgili. Aynı kişiyi üç farklı biçimde yönetirken en kolay yol kostüm ve ışığı değiştirmektir. En etkili yol ise beden dilini değiştirmektir. Bir kişinin ellerini nereye koyduğu, omuzlarının açık mı kapalı olduğu, kameraya mı yoksa yana mı baktığı — bunlar en güçlü ve en ucuz araçlardır. Deneyimli sanat yönetmenleri brief'e "beden dili ve duygu" alanını boş bırakmaz; oraya iki cümle yazmak, üç ışık kurmaktan daha çok fark yaratır.
Üçüncüsü bir sınır durumu. Her çekim yönetilmez. Belgesel nitelikli çekimlerde, gerçek bir olayın kaydında ya da haber fotoğrafında sanat yönetimi müdahalesi işin kendisini bozar. Orada sanat yönetmeninin işi sahneyi kurmak değil, hangi karelerin kullanılacağına karar vermektir. Müdahalenin meşru olduğu yer ile olmadığı yer arasındaki sınır, bu mesleğin en temel etik ayrımlarından biridir.
Dördüncüsü bir meslek pratiği. Çekimden bir gün önce bütün zorunlu kareleri telefonla çek. Model yerine bir arkadaşın, mekân yerine ofisin, ürün yerine benzer bir nesne olsun. Bu kaba deneme yarım saat sürer ve neredeyse her zaman en az iki sorunu ortaya çıkarır: bir kadraj çalışmıyordur ya da bir kare listede eksiktir. Setteki bir saat, ofisteki bir günden pahalıdır.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışBirinci yaygın yanlış: iyi bir fotoğrafçıya brief gerekmez.
Tersine, iyi bir fotoğrafçı iyi bir brief'ten en çok yararlanan kişidir. Brief fotoğrafçının yaratıcılığını kısıtlamaz; hangi soruyu cevaplayacağını söyler. Brief'siz çalışan iyi fotoğrafçı da güzel kareler üretir, yalnız senin sorununu çözüp çözmediği rastlantıya kalır.
Yaygın yanlışİkincisi: alan derinliği ne kadar darsa fotoğraf o kadar profesyoneldir.
Dar alan derinliği bir üslup değil bir karardır ve her zaman bir maliyeti vardır: çevre siliniyor demektir. Bir ürünün kullanıldığı ortamı anlatması gereken bir karede arka planı silmek, fotoğrafın işini yapmasını engeller. Ölçüt bulanıklık değil, çevrenin bilgi olup olmadığıdır.
Yaygın yanlışÜçüncüsü: çekimde ne kadar çok kare çekilirse o kadar iyi.
Kare sayısı bir güvence değildir. Beş yüz kare çeken bir gün, listedeki on kareden birini atlamış olabilir. Ayrıca çok sayıda benzer kare, seçim aşamasında karar vermeyi zorlaştırır ve seçimi bir yorgunluk işine çevirir.
Yaygın yanlışDördüncüsü: rötuşta düzeltilir.
Bazı şeyler düzeltilir ve bedeli her zaman zaman ile paradır. Yanlış ışık yönü, yanlış lens ve eksik kadraj payı rötuşta düzeltilemez. Sette beş dakika süren bir düzeltme, sonrasında iki gün sürebilir. Bu cümleyi sette söyleyen kişi genellikle o iki günü ödemeyecek olan kişidir.
Uygulama — kendin dene
Bir kişi seç. Aynı kişiyi üç ayrı yönde çekeceksin: ulaşılabilir uzman, mesafeli otorite, meraklı öğrenci.
Önce üç kısa brief yaz. Her biri için yalnız dört satır: iletişim görevi, beden dili, kamera yüksekliği, ışığın yönü.
Kostüm değiştirme. Mekân değiştirme. Yalnız bu dört değişkenle çalış.
Sonra üçünü de çek. Her yön için üç kare.
Son adım: dokuz kareyi karıştır ve birine göster. Hangi karenin hangi yöne ait olduğunu sor.
Şuna dikkat et: en çok karışan iki yön hangisi? Neredeyse her zaman mesafeli otorite ile ulaşılabilir uzman karışır ve sebebi beden dilinin yeterince ayrılmamasıdır. O iki yönü ayıran şeyin ışık değil duruş olduğunu görmek, dersin sana bıraktığı asıl şey.
Kilit özet
Birincisi. Fotoğrafta iki karar vardır: kim var ve kimin gözünden. İkincisini yönetmezsen fotoğrafçının gözünden bakmış olursun.
İkincisi. Brief'in üçüncü grubu — rötuş ilkeleri, boşluk payı, format ve haklar — en çok atlanan ve en pahalıya patlayan gruptur.
Üçüncüsü. Lens, kamera yüksekliği ve alan derinliği anlam üretir ama bağlam üçünü de ezer. Kurallar bir başlangıç noktasıdır, sonuç değil.
Dördüncüsü. Sanat yönetmeni sette güzel kare beklemez. Zorunlu kareleri, alternatifleri, kırpma payını, ürün doğruluğunu ve devamlılığı izler.
Beşincisi. Aynı kişiyi farklı biçimlerde yönetmenin en güçlü ve en ucuz aracı beden dilidir. İki cümle yazmak, üç ışık kurmaktan çok fark yaratır.
Sonraki derse köprü
Bu derste ışığı bir başlık olarak geçtim — yön, sertlik, sıcaklık.
Ama ışık tek bir alan değil. Dokuz ayrı değişkeni var ve her biri ayrı bir şey kurar: zamanı, mekânı, maddenin ne olduğunu, duyguyu.
Üstelik ışığın bir de mantığı var. Sahnenin içinde bir kaynağı olmalı, yoksa izleyici sebebini bilmeden huzursuz olur.
Ve bir soru daha var, bu derste açıp bıraktığım. Rötuşun sınırı nerede? Cilt dokusu korunacak mı, beden biçimi değiştirilecek mi, müdahale açıklanacak mı?
Sonraki derste ışığı, rengi ve rötuşun etiğini göreceğiz.