Ders 4.1

Göstergebilim

Seviye I — Görsel Okuryazarlık · Modül 4 — Anlam, Kültür ve Tarih

2.619 kelime16 film örneği≈ 12 dk okuma≈ 17 dk seslendirme

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Birincisi. Her işaretin iki yüzü vardır: gösteren, yani ürettiğin biçim; gösterilen, yani izleyicinin kafasında oluşan kavram. Sen yalnızca birincisini üretirsin.

İkincisi. Düz anlam görselin doğrudan gösterdiğidir, yan anlam kültürel çağrışımıdır. Yan anlam keyfî değildir ama sabit de değildir.

Üçüncüsü. Üç işaret türü farklı güvenilirlikte çalışır: ikon benzeyerek, belirti nedensel bağla, sembol yalnızca uzlaşmayla. Sembol en güçlü ve en kırılgan olandır.

Dördüncüsü. İlk akla gelen metafor neredeyse her zaman klişedir. Çözüm daha yaratıcı olmak değil, on fikir yazmaktır.

Beşincisi. İyi metafor, izleyicinin bağı kendi kurduğu ve kurduğunda küçük bir tatmin duyduğu metafordur. Klişe hiçbir şey söylemez, çözülemeyen metafor yalnızca kendini gösterir.

Açılış sahnesi

İki insan el sıkışıyor.

Fiziksel olarak olan şey şu: iki avuç içi birbirine değiyor, parmaklar kapanıyor, kol bir iki kez aşağı yukarı hareket ediyor. Hepsi bu.

Ama sen buna bakınca el görmüyorsun. Anlaşma görüyorsun. Ya da tanışma, barışma, tebrik.

Şimdi tuhaf olanı fark et. O anlam elde değil.

Elin içinde "anlaşma" diye bir madde yok. İki avuç içinin değmesiyle bir sözleşmenin kurulması arasında hiçbir doğal bağ yok. Bir başka gezegenden gelen biri bu hareketi izlese, iki canlının birbirini yokladığını düşünürdü.

Anlam el sıkışmada değil. Anlam, senin ve karşındakinin daha önce yapılmış bir anlaşmaya birlikte inanmasında.

Ve işte bütün mesleğin üzerine kurulduğu şey bu.

Üç modüldür her derste bir yerde aynı soru belirdi ve ben her seferinde erteledim: bu çağrışım nereden geliyor? Bugün o borcu ödüyoruz.

Bu derste ne olacak

Önce anlamın nasıl üretildiğine bakacağız; gösteren ile gösterilen ayrımı bütün dersin zemini. Sonra bir görüntünün iki katmanını ayıracağız: düz anlam ve yan anlam. Ardından işaretlerin üç türünü konuşacağız — ikon, belirti ve sembol — çünkü bu üçü farklı güvenilirlikte çalışır. Sonra görsel metaforu açacağız ve klişeden nasıl kaçılacağını konuşacağız. En sonda on altı filmden sahnelerle bunu okuyacağız. Ders bittiğinde bir görselin ürettiği anlamın hangi katmandan geldiğini söyleyebiliyor olacaksın.

Sıfır noktası

El sıkışmaya geri dönelim, çünkü bu benzetme ders boyunca bizimle kalacak.

El sıkışmada gösteren, iki avucun değmesidir. Gösterilen, anlaşmadır.

Şimdi bu ayrımın neden bu kadar önemli olduğunu söyleyeyim.

Çünkü sen bir sanat yönetmeni olarak yalnızca gösterenleri üretebilirsin. Renk koyarsın, biçim çizersin, nesne yerleştirirsin. Gösterileni üretemezsin; o, izleyicinin kafasında oluşur.

Yani senin ürettiğin şey ile izleyicinin aldığı şey aynı değildir. Aralarında bir çeviri vardır ve o çeviriyi sen yapmazsın.

Bu, mesleğin hem gücü hem sınırıdır. Gücüdür, çünkü tek bir biçimle bir sürü şey söyleyebilirsin. Sınırıdır, çünkü söylediğini sandığın şeyin anlaşılacağının garantisi yoktur.

Bu benzetme bir yere kadar doğru. Şurada bozulur: el sıkışma tek bir jesttir ve anlamı görece sabittir. Bir görsel ise aynı anda onlarca gösteren taşır — renk, biçim, yazı, nesne, mekân — ve bunların her biri ayrı bir gösterilen üretir. Senin işin bu gösterilenlerin birbiriyle çelişmemesini sağlamaktır.

Mekanizma

Düz anlam ve yan anlam

Bir görüntü iki katmanda okunur.

İkinci modülde betimleme ile yorumu ayırmayı öğrenmiştik. Düz anlam betimlemenin, yan anlam ise yorumun karşılığıdır. Ama burada bir şey ekliyoruz: yan anlam keyfî değildir. Kültürel olarak paylaşılmıştır ve bu yüzden büyük ölçüde tahmin edilebilir.

İşte mesleğin çalışabilmesinin sebebi bu. Yan anlam tamamen kişisel olsaydı, hiçbir görsel iletişim mümkün olmazdı.

Ama tamamen sabit de değildir. İkisinin arasında bir yerdedir ve tam olarak nerede olduğu, kime seslendiğine bağlıdır.

Pratik sonuç şudur: düz anlamı sen kontrol edersin, yan anlamı ise ancak tahmin edebilirsin. Ve tahminini sınamanın tek yolu, hedef kitleden birine sormaktır.

Yaygın yanlışBurada çok yaygın bir yanlış var: bir görselin yan anlamı, onu yapan kişinin niyetiyle belirlenir.
Doğrusu

Belirlenmez. Niyetin ne olduğunun hiçbir önemi yoktur; izleyici senin niyetini göremez, yalnızca gösterenleri görür. "Ama biz bunu kastetmemiştik" cümlesi, bir görsel yanlış anlaşıldığında en sık duyulan ve en işe yaramaz cümledir.

Üç işaret türü ve güvenilirlikleri

İşaretler üçe ayrılır ve bu ayrım son derece pratiktir, çünkü üçü farklı güvenilirlikte çalışır.

Şimdi güvenilirlik sıralamasını söyleyeyim, çünkü işin pratiği burada.

İkon en güvenilirdir; bir şeye benzeyen bir görüntü, kültürden büyük ölçüde bağımsız olarak anlaşılır. Belirti ikinci sıradadır; nedensel ilişkiyi bilen herkes okur. Sembol ise en kırılganıdır, çünkü tamamen öğrenilmiştir ve kültür değiştiğinde anlamı değişir.

Bir örnek verelim. Beyaz güvercin fiziksel olarak bir kuştur. Belirli bağlamlarda barışın sembolüdür. Ama bu anlam evrensel ya da değişmez kabul edilemez; başka bir bağlamda aynı kuş yalnızca bir hayvandır ya da bambaşka bir şeydir.

Bunun pratik sonucu şu: uluslararası bir işte semboller üzerine kurulan bir sistem risklidir. İkonlar ve belirtiler daha güvenli taşınır. Bu, yerel işlerde sembol kullanmayacaksın demek değildir — tam tersine, yerel işin gücü çoğu zaman sembolden gelir. Ama hangi türü kullandığını bilerek kullanmalısın.

Görsel metafor ve klişe

Şimdi bu bilginin en çok işe yaradığı yere geliyoruz.

Sorun şu: ilk bulunan metaforlar neredeyse her zaman klişedir.

Büyüme için filiz. Fikir için ampul. Bağlantı için köprü. Özgürlük için kuş. Zaman için kum saati.

Bunlar kötü metaforlar değil; sadece tükenmiş metaforlar. Bir zamanlar işe yarıyorlardı ve tam da işe yaradıkları için o kadar çok kullanıldılar ki artık hiçbir şey söylemiyorlar. Bir klişe gördüğünde izleyicinin zihni durmaz, kayar.

Peki nasıl kaçılır?

Yaygın cevap şudur: daha yaratıcı ol. Bu bir cevap değil. Pratik yöntem başka.

Klişe, kavram ile görüntü arasındaki en kısa yoldur. Yani ilk akla gelendir. Bu yüzden çözüm ilk aklına geleni atmak değil, ilk on aklına geleni yazmaktır. İlk üç klişe olur, dört ile yedi arası zorlama olur, sekiz ile on arası genellikle işe yarar bir şey çıkar.

Doğru yer arada bir yerdedir ve testi basittir: izleyici bağı kurabiliyor mu, ve kurduğunda küçük bir tatmin hissediyor mu? O küçük tatmin, iyi metaforun imzasıdır. İkinci modülde tamamlama ilkesini konuşmuştuk: izleyici işin bir kısmını kendisi yaptığında sana daha bağlı olur. Metafor da tam olarak bunu yapar.

Teoriyi bırakıp perdeye bakalım.

Filmlerden okuma

Örnekleri üç grupta topladım. Önce tek bir nesnenin sembole dönüştüğü filmler. Sonra belirtiyle çalışan, yani göstermeden söyleyen filmler. En sonda da işaret sisteminin kendisini konu edinenler.

Önce nesne sembole dönüşüyor

Sonra belirtiyle çalışanlar

Şimdi işaret sisteminin kendisi

Usta katmanı

Az önce yan anlamın kültürel olarak paylaşıldığını söyledim. İşin aslı biraz daha ince: paylaşılan şey tek bir kültür değil, iç içe geçmiş birden fazla kültürdür.

Aynı ülkede yaşayan iki insan, yaşa, şehre, mesleğe ve internette geçirdikleri zamana göre farklı işaret dağarcıklarına sahiptir. Bir görsel şaka bir kuşak için apaçık, diğeri için görünmezdir. Bu yüzden "Türkiye'de bu şöyle anlaşılır" cümlesi çoğu zaman fazla kaba bir varsayımdır. Doğru soru şudur: bu işareti kim çözebilir ve çözemeyenler için geriye ne kalır? İyi kurulmuş işlerde çözemeyenler için de bir şey kalır; klişeye düşmeyen ama dışlamayan katman budur.

İkinci nüans sembollerin sahiplenilmesiyle ilgili. Bir sembol kültürel uzlaşmadan gelir, ama uzlaşma sabit değildir; semboller el değiştirir. Bir renk, bir biçim ya da bir jest, bir dönem tarafsızken bir siyasi hareketin işareti hâline gelebilir. Bu, sanat yönetmeni için doğrudan bir risk yönetimi konusudur: bugün nötr olan bir işaret, işin yayında olduğu süre içinde nötr olmayabilir. Uzun ömürlü kimliklerde sembol yükünü hafif tutmanın sebebi budur.

Üçüncüsü bir sınır durumu. Metaforun gücü, kavram ile görüntü arasındaki mesafeyle doğru orantılıdır; ama bu mesafe belli bir noktadan sonra kopar. Kopma noktasını önceden hesaplamak mümkün değildir, sınamak gerekir. Pratik yöntem şudur: metaforu kimseye açıklamadan üç kişiye göster ve ne anladıklarını sor. Açıklama yaptığın an test biter, çünkü açıkladıktan sonra herkes anlar.

Dördüncüsü bir meslek pratiği. Bir işin kaç sembol taşıdığını sayabilirsin ve saymalısın. Bir görselde ikiden fazla sembol varsa, birbirlerinin anlamını zayıflatırlar. Üçüncü modülde bir rengin bir işi olması gerektiğini konuşmuştuk; sembol için aynı kural daha da katıdır. Sembol pahalı bir malzemedir, çünkü izleyicinin dikkatini ve kültürel bilgisini birlikte harcar.

Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler

Yaygın yanlışBirinci yaygın yanlış: sembollerin evrensel bir sözlüğü vardır.
Doğrusu

Bu, renk anlamı tablolarının kardeşidir ve aynı sorundan muzdariptir. Sembol, tanımı gereği uzlaşmaya dayanır; uzlaşma yerel ve dönemseldir. Beyaz güvercin örneğini konuştuk. Bir sembol sözlüğüne bakarak çalışan biri, o sözlüğün hangi kültüre ve hangi yıla ait olduğunu sormamıştır.

Yaygın yanlışİkincisi: metafor ne kadar zekiyse o kadar iyidir.
Doğrusu

Değildir. Metaforun işi zekâ göstermek değil, bir kavramı taşımaktır. Çözülmesi çok zor bir metafor, izleyiciyi kendi karşısında sınava sokar ve çoğu insan sınava girmeyi reddeder. Ölçüt zekâ değil, çözüldüğündeki tatmindir.

Yaygın yanlışÜçüncüsü: düz anlam önemsizdir, asıl iş yan anlamdadır.
Doğrusu

Tam tersine, yan anlam ancak düz anlam net olduğunda çalışır. Ne olduğu anlaşılmayan bir görüntünün çağrışımı da olmaz. Önce bir şeye bakıyor olduğunu anlarsın, sonra o şeyin ne çağrıştırdığını. Sırayı atlayan işler "sanatsal" görünür ve hiçbir şey iletmez.

Yaygın yanlışDördüncüsü: kültürel bir öğeyi kullanmak ona saygı göstermektir.
Doğrusu

Otomatik olarak değildir. Bir motifi, bir giysiyi ya da bir ritüeli bağlamından koparıp yalnızca biçimi için kullanmak, o öğeyi bir dekora indirger. Bu konuyu iki ders sonra ayrıntılı konuşacağız; şimdilik şu yeter: bir işareti kullanmadan önce onun kime ait olduğunu ve ne anlama geldiğini bilmek, bir nezaket değil bir yeterlilik meselesidir.

Uygulama — kendin dene

Üç kavram seçiyorum: kontrol, hafıza ve dönüşüm.

Her kavram için on görsel metafor üret. On tane. Az değil.

Şunu bilerek yap: ilk üçün klişe olacak ve bu iyi. Onları yaz, üstünü çizme; yazmazsan zihnin onlara takılı kalır. Dört ile yedi arası muhtemelen zorlama olacak. Sekizden sonra ilginç bir şey çıkma ihtimali yükselir.

Otuz fikri bitirdikten sonra son adım: her kavram için en açık olanı değil, en üretken olanı seç. Üretken olan, üstüne başka görseller kurabildiğin metafordur. Kendini tek bir karede tüketen bir fikir, bir kampanyayı taşıyamaz.

Şuna dikkat et: seçtiğin üç fikri kimseye açıklamadan bir kişiye göster ve ne anladığını sor. Anlamadıysa metaforu savunma; not al. O not, bu dersin sana bıraktığı asıl şey.

Kilit özet

Birincisi. Her işaretin iki yüzü vardır: gösteren, yani ürettiğin biçim; gösterilen, yani izleyicinin kafasında oluşan kavram. Sen yalnızca birincisini üretirsin.

İkincisi. Düz anlam görselin doğrudan gösterdiğidir, yan anlam kültürel çağrışımıdır. Yan anlam keyfî değildir ama sabit de değildir.

Üçüncüsü. Üç işaret türü farklı güvenilirlikte çalışır: ikon benzeyerek, belirti nedensel bağla, sembol yalnızca uzlaşmayla. Sembol en güçlü ve en kırılgan olandır.

Dördüncüsü. İlk akla gelen metafor neredeyse her zaman klişedir. Çözüm daha yaratıcı olmak değil, on fikir yazmaktır.

Beşincisi. İyi metafor, izleyicinin bağı kendi kurduğu ve kurduğunda küçük bir tatmin duyduğu metafordur. Klişe hiçbir şey söylemez, çözülemeyen metafor yalnızca kendini gösterir.

Sonraki derse köprü

Bu derste anlamın kültürel uzlaşmadan geldiğini gördük.

Ama bir soruyu kasten açık bıraktım: o uzlaşmayı kim kuruyor?

Çünkü hangi bedenin normal, hangi hayatın arzu edilir, hangi rolün kime ait sayıldığı da bir uzlaşmadır ve o uzlaşma büyük ölçüde görüntülerle üretilir. Yani sen bir görsel yaptığında yalnızca mevcut kültürü kullanmıyorsun; onu bir parça da yeniden yazıyorsun.

Sonraki derste görsel kültürü ve temsili konuşacağız. Bu, mesleğin en çok güç taşıyan ve en az konuşulan tarafı.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Müfredat metniyayın paketindeki kısa anlatım

Göstergebilim, işaretlerin nasıl anlam ürettiğini inceler. Sanat yönetmenliği açısından önemli kavramlar şunlardır:

  • Gösteren: İşaretin görülen veya duyulan biçimi.
  • Gösterilen: Bu biçimin zihinde oluşturduğu kavram.
  • Düz anlam: Görselin doğrudan gösterdiği şey.
  • Yan anlam: Kültürel ve duygusal çağrışımlar.
  • İkon: Temsil ettiği şeye benzer.
  • Belirti: Temsil ettiği şeyle fiziksel veya nedensel ilişki taşır.
  • Sembol: Anlamını kültürel uzlaşmadan alır.

Örneğin beyaz güvercin fiziksel olarak bir kuştur; belirli bağlamlarda barışın sembolüdür. Ancak bu anlam evrensel veya değişmez kabul edilmemelidir.

Görsel metafor, bir kavramı başka bir görüntü üzerinden kurar. İlk bulunan metaforlar çoğu zaman klişedir: büyüme için filiz, fikir için ampul, bağlantı için köprü. Sanat yönetmeni metaforu tamamen anlaşılmaz yapmadan beklenmedik bir ilişki arar.

Aşağısı derse dahil değildir ve seslendirilmez. Metnin animasyona dönüştürülmesi için hazırlanmış üretim notlarıdır.

Animasyon ve seslendirme notları

Görsel anlar. Açılışta el sıkışmanın önce fiziksel hâliyle, sonra üstüne "anlaşma" kelimesi belirerek gösterilmesi ve kelimenin elden çıkmadığının vurgulanması. Gösteren ve gösterilen ayrımında tek bir biçimden zihne giden bir ok. Üç işaret türü anlatılırken aynı el görüntüsünün üç kez farklı işaretle etiketlenmesi: fotoğraf (ikon), aşınmış kapı kolu (belirti), el sıkışma (sembol). Klişe bölümünde filiz, ampul ve köprünün art arda belirip solması. İlgi Alanı örneğinde duvarın üstünden yükselen duman. Uygulama bölümünde on kutuluk bir ızgaranın tek tek dolması, ilk üçünün soluk kalması.

Tekrar eden görsel motif. El sıkışma ders boyunca dönsün. Her bölümde aynı jest yeniden görünsün ve üstüne o bölümün katmanı yazılsın: önce biçim, sonra kavram, sonra tür, sonra metafor. Jest hiç değişmesin.

Ritim. Açılışta "anlam el sıkışmada değil" cümlesinden sonra bir buçuk saniye sessizlik. Üç işaret türü sayılırken her tür arasında yarım saniye. Klişe listesi okunurken tempo hızlansın, sonra dursun. Kilit özette beş cümlenin arasında birer saniye boşluk.

Bu dersi tamamlamak için

Stüdyo uygulaması

“Kontrol”, “hafıza” ve “dönüşüm” kavramlarının her biri için on görsel metafor üret. En açık olanı değil, en üretken olanı seç.

Teslim

Otuz fikir eskizi ve seçilen üç fikrin geliştirilmiş görselleri.

Bu derste geçen kavramlar

Sanat yönetmenliği:
Bir fikrin görsel ve duyusal dünyasını belirleme ve üretimini yönetme disiplini.
Gösteren:
Bir işaretin fiziksel/görsel biçimi.
Gösterilen:
İşaretin zihinde oluşturduğu kavram.
Düz anlam:
Görselin doğrudan gösterdiği şey.
Yan anlam:
Görselin kültürel ve duygusal çağrışımları.
İkon:
Temsil ettiği şeye benzerlik yoluyla bağlanan işaret.
Belirti:
Temsil ettiği şeyle fiziksel veya nedensel ilişkisi olan işaret.
Sembol:
Anlamını kültürel uzlaşmadan alan işaret.
Görsel metafor:
Bir kavramı başka bir görüntü veya ilişki üzerinden anlatma yöntemi.
Değişmez:
Sistemin tanınmasını ve temel karakterini koruyan sabit kural.