Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Birincisi. Görsel dünya sesin resmi değildir. Üç ilişki kurulabilir: uyum, karşıtlık ve anlatısal genişleme.
İkincisi. Sıra tartışmasızdır: önce müziğin yapısı çözümlenir, sonra görsel sistem onu yorumlar. Sekiz çözümleme başlığının hiçbiri görsel değildir.
Üçüncüsü. En çok atlanan başlık sessizliktir. Sessizlik müziğin negatif alanıdır ve görsel karşılığı doğrudan boşluktur.
Dördüncüsü. Kapak iki ölçekte birden çalışmak zorundadır ve bunlar iki ayrı tasarım ister. Dinleyicilerin çoğu kapağı yalnız küçük hâlinde görür.
Beşincisi. Renk, müzikte en kolay ve en tembel araçtır. Renk kaldırıldığında geriye kalan biçim, doku, ölçek ve boşluk müziğin yapısına doğrudan bağlanır.
Açılış sahnesi
Radyoda bir ses duyuyorsun. Aylardır dinliyorsun ama yüzünü hiç görmedin.
Ve kafanda bir yüz var. Yaşı, boyu, nasıl giyindiği, hatta nasıl yürüdüğü.
Sonra bir gün görüyorsun.
Neredeyse hiçbir zaman uymaz.
Peki senin kafandaki yüz yanlış mıydı?
Hayır. Sadece sesin resmi değildi. Sesin sende bıraktığı izdi.
Üç seçenek veriyor. Uyum, karşıtlık, genişleme.
Ve bu üçü arasındaki seçim, bir müzik projesinin bütün görsel dünyasını belirler.
Bu derste ne olacak
Önce müziğin nasıl çözümlendiğini göreceğiz — sekiz başlık ve hiçbiri görsel değil. Sonra çözümlemeden görsel sisteme geçişi yapacağız. Ardından üç ilişki türünü açacağız: uyum, karşıtlık ve genişleme. Sonra dokuz temas noktasını gezeceğiz ve en zor olanına odaklanacağız. En sonda on dört işten örneklerle bunu okuyacağız. Ders bittiğinde bir şarkıyı renk kullanmadan görselleştirebiliyor olacaksın.
Sıfır noktası
Radyoya geri dönelim, çünkü bu benzetme ders boyunca bizimle kalacak.
Kaynak bir sıra dayatıyor ve bu sıra dersin en işlevsel kısmı.
Sekiz başlık ve hiçbiri görsel değil.
Bu, bir önceki seviyede öğrendiğimiz şeyin doğrudan uygulaması: brief'ten görsel kelimeleri sil, karar erken verilmesin.
Şimdi bu sekiz başlığı ikiye ayıralım.
İlk dördü ölçülebilir: tempo, yoğunluk, tekrar, sessizlik. Bunlar bir parçayı dinlerken sayılabilir.
Son dördü yorum gerektirir: sözlerin bakış açısı, dönemsel çağrışım, enstrümantasyon, performans tavrı.
Bir parçada nerede duruluyor? Kaç saniye? Sessizlik, müziğin negatif alanıdır ve görsel karşılığı doğrudan boşluktur. Sürekli dolu bir parçanın görsel dünyası da sıkışık olur; nefes alan bir parçanınki geniş.
Bir önceki modülde sesin ritmi değiştirdiğini konuşmuştuk. Burada tersi çalışıyor: müziğin ritmi görselin ritmini belirliyor.
Bu benzetme bir yere kadar doğru. Şurada bozulur: radyoda hayal ettiğin yüz senindir ve kimseye gösterilmez. Bir müzik projesinin görsel dünyası ise herkesin hayalini bir tanesiyle değiştirir. Yani senin işin bir hayali görünür kılmak değil, bir hayalin yerine geçmek.
Mekanizma
Üç ilişki türü
Kaynak üç seçenek veriyor ve üçü de meşru.
Birincisi uyum. Görüntü sesin niteliklerini tekrar eder: hızlı müzik hızlı kesme, ağır müzik ağır hareket, dağınık düzenleme dağınık kompozisyon.
Uyum en güvenli ve en az akılda kalan seçenektir. İşe yarar, kimseyi şaşırtmaz.
İkincisi karşıtlık. Görüntü sesin tersini yapar: sert bir parça için sakin, dingin bir görsel dünya.
Bir önceki modülde sesin görüntüyle karşıtlık kurabildiğini konuşmuştuk. Burada aynı mekanizma tersinden çalışıyor ve aynı sonucu veriyor — ortaya üçüncü bir anlam çıkıyor.
Üçüncüsü anlatısal genişleme. Görüntü ne uyar ne karşı çıkar; şarkının anlatmadığı bir yeri anlatır.
Şarkı bir ayrılığı anlatıyorsa, görsel dünya ayrılığın ertesi gününü kurabilir. Ses ile görüntü aynı hikâyenin iki farklı sahnesinde durur.
Bir önceki seviyede boşluğun izleyiciyi çalıştırdığını söylemiştik. Anlatısal genişleme, o ilkenin müzikteki karşılığı.
Yaygın yanlışBurada çok yaygın bir yanlış var: karşıtlık her zaman daha yaratıcıdır.
Karşıtlık, sesin kendisi güçlü bir karakter taşıdığında çalışır. Karakteri belirsiz bir parçaya karşıt bir görsel dünya kurduğunda ortaya karşıtlık değil kopukluk çıkar. İlişki türünü seçmeden önce sorulacak soru şudur: bu müziğin kendine ait bir tavrı var mı?
Dokuz temas noktası ve en zoru
Kaynak dokuz temas noktası sayıyor.
Albüm ya da tekli kapağı. Sanatçı portresi. Müzik videosu. Sahne ve ışık. Kostüm. Tipografi. Sosyal içerik. Turne afişi. Ürün ve fiziksel baskılar.
Bunların içinde en zoru birincisidir ve sebebi teknik.
Aradaki fark on katlarca. Ve iki ölçek iki farklı tasarım ister.
Büyük ölçekte ayrıntı, doku ve okunacak metin işe yarar. Küçük ölçekte tek bir biçim, güçlü bir kontrast ve tanınabilir bir siluet gerekir.
Bir önceki seviyede prototipi konuşmuştuk ve kural netti: sistemi en küçük mecrada sına. Müzik kapağında bu sınama zorunludur, çünkü dinleyicilerin çoğu kapağı yalnız küçük hâlinde görür.
İkinci en zor temas noktası sahnedir ve sebebi bambaşka: sahne, izleyicinin uzaklığına göre değişen tek mecradır. Ön sıradaki kişi ile arka sıradaki kişi aynı şeyi görmez. Bu yüzden sahne tasarımı iki katmanlı kurulur — uzaktan okunan büyük yapı ve yakından görülen ayrıntı.
Renk kullanmadan çalışmak
Kaynağın stüdyo uygulaması ilginç bir kısıt koyuyor: bir şarkıyı renk kullanmadan görselleştir.
Bu kısıt neden konuyor?
Çünkü renk, müzikte en kolay ve en tembel araçtır. Hüzünlü şarkıya mavi, öfkeli şarkıya kırmızı. Bu eşleştirmeler kültürel ve sığdır.
Renk kaldırıldığında geriye ne kalır?
Biçim, doku, ölçek, kontrast, hareket, ritim ve boşluk.
Ve bunlar müziğin sekiz başlığına doğrudan bağlanır. Tempo hareketle, yoğunluk dokuyla, tekrar örüntüyle, sessizlik boşlukla karşılanır.
Bir önceki seviyede kısıt koymayı bir fikir üretme hareketi olarak öğrenmiştik. Bu, o hareketin en verimli örneklerinden biri.
Teoriyi bırakıp işlere bakalım.
Örneklerden okuma
Örnekleri üç grupta topladım. Önce görsel sistemi bir kurala bağlamış yayınlar. Sonra sanatçı dünyasını kuranlar. En sonda sahne, afiş ve fiziksel ürün.
Önce sistemi kurala bağlayanlar
Sonra sanatçı dünyasını kuranlar
Ve sahne, afiş, fiziksel ürün
Usta katmanı
Az önce üç ilişki türünden söz ettim: uyum, karşıtlık, genişleme. İşin aslı biraz daha ince: bir projede üçü birden kullanılabilir ve genellikle kullanılmalıdır.
Kapak karşıtlık kurabilir, video genişleme yapabilir, sahne uyum içinde olabilir. Önemli olan hepsinin aynı olması değil, her birinin neden o ilişkiyi kurduğunun bilinmesidir. Bir önceki seviyede mecra rollerini konuşmuştuk; müzikte roller ilişki türüyle dağıtılır. Hepsinin uyum kurduğu bir proje tekdüzedir; hepsinin karşıtlık kurduğu bir proje dağınıktır.
İkinci nüans çözümlemeyle ilgili. Sekiz başlığı doldururken en çok işe yarayan yöntem, parçayı sözlerine bakmadan dinlemektir. Sözler dinlendiğinde çözümleme hemen konuya kayar ve görsel dünya şarkının konusunu resmetmeye başlar. Önce yalnız yapıyı dinle: nerede yükseliyor, nerede duruyor, ne tekrar ediyor. Sözler sonra okunur ve o zaman bakış açısı başlığına yazılır. Bu sıra, en sık yapılan hatayı — şarkının konusunu çizmeyi — baştan engeller.
Üçüncüsü bir sınır durumu. Her müzik projesi bir görsel dünya kurmaz. Tek bir tekli için tam bir sistem geliştirmek, hem maliyetli hem gereksizdir; orada gereken şey tek bir güçlü kapak ve birkaç tutarlı uygulamadır. Sistem, bir albüm ve onu izleyen bir turne söz konusu olduğunda değerlidir — yani tekrar edecek ve yayılacak bir şey varken.
Dördüncüsü bir meslek pratiği. Kapak tasarımını üç ölçekte birden bas: bir plak kapağı boyunda, bir avuç içi boyunda ve bir tırnak boyunda. Üçünü de duvara as ve iki metre geri çekil. En küçüğünde tanınmayan bir kapak, dinleyicilerin çoğu için tanınmıyor demektir. Bu kontrol on dakika sürer ve kapak seçimini çoğu zaman tek başına belirler.
Yaygın hatalar ve yanlış bilinenler
Yaygın yanlışBirinci yaygın yanlış: kapak, şarkının konusunu anlatmalıdır.
Anlatmak zorunda değildir ve genellikle anlatmamalıdır. Bir önceki modülde editoryal kapak için aynı şeyi söylemiştik: tekrarlayan kapak ikinci bir anlam katmanı açmaz. Müzikte bu daha da geçerlidir, çünkü dinleyici şarkıyı zaten duyacaktır.
Yaygın yanlışİkincisi: sanatçının fotoğrafı kapakta olmalıdır.
Olması gereken bir kural değil, bir strateji seçimidir. Yüz, kadrajdaki en güçlü öğedir ve konulduğunda diğer her şeyi geri plana iter. Sanatçının kendisi projenin merkezindeyse doğru karardır; proje bir fikrin etrafında kuruluyorsa yüz o fikri örter.
Yaygın yanlışÜçüncüsü: görsel dünya, müzik bittikten sonra kurulur.
Geç kurulan bir dünya çoğu zaman yalnız kapağa yetişir ve sahne, video ve turne ayrı ayrı ellerden çıkar. Sonuç bir sistem değil bir toplam olur. Görsel yön, kayıt sürerken başladığında müziğin kendisini de etkileyebilir — ve bu, iki taraf için de kazançtır.
Yaygın yanlışDördüncüsü: dijital dinlemede görsel önemsizleşti.
Ölçek küçüldü, önem azalmadı. Kapak bugün bir listede onlarca başka kapağın yanında, saniyeler içinde ayırt edilmek zorunda. Bu, kapak tasarımını kolaylaştırmaz; bir önceki seviyede konuştuğumuz raf sınamasının en sıkışık hâline çevirir.
Uygulama — kendin dene
Bir şarkı seç. Tanıdığın ama görsel dünyasını hiç düşünmediğin bir tane olsun.
Önce sözlerine bakmadan iki kez dinle. Dinlerken dört şeyi not al: tempo, yoğunluk, tekrar eden bölüm, sessizlik nerede.
Sonra sözleri oku ve dört başlık daha yaz: bakış açısı, dönemsel çağrışım, enstrümantasyon, performans tavrı.
Şimdi kısıt geliyor: renk kullanma. Yalnız biçim, doku, ölçek, kontrast ve boşlukla çalış.
Bir kapak eskizi çiz. Küçük çiz — tırnak boyunda. Sonra aynı eskizi büyük çiz.
Son adım: hangi ilişkiyi kurdun? Uyum mu, karşıtlık mı, genişleme mi? Tek cümleyle yaz.
Şuna dikkat et: küçük eskiz ile büyük eskiz aynı mı çıktı? Neredeyse hiç çıkmaz. Küçükte işe yarayan tek güçlü biçim, büyükte boş görünür; büyükte güzel duran doku, küçükte gri bir lekeye döner. İki ölçeğin iki ayrı tasarım istediğini görmek, dersin sana bıraktığı asıl şey.
Kilit özet
Birincisi. Görsel dünya sesin resmi değildir. Üç ilişki kurulabilir: uyum, karşıtlık ve anlatısal genişleme.
İkincisi. Sıra tartışmasızdır: önce müziğin yapısı çözümlenir, sonra görsel sistem onu yorumlar. Sekiz çözümleme başlığının hiçbiri görsel değildir.
Üçüncüsü. En çok atlanan başlık sessizliktir. Sessizlik müziğin negatif alanıdır ve görsel karşılığı doğrudan boşluktur.
Dördüncüsü. Kapak iki ölçekte birden çalışmak zorundadır ve bunlar iki ayrı tasarım ister. Dinleyicilerin çoğu kapağı yalnız küçük hâlinde görür.
Beşincisi. Renk, müzikte en kolay ve en tembel araçtır. Renk kaldırıldığında geriye kalan biçim, doku, ölçek ve boşluk müziğin yapısına doğrudan bağlanır.
Sonraki derse köprü
Bu derste görsel dünya izlendi ve dinlendi. İzleyicinin yapacağı tek şey bakmaktı.
Şimdi izleyici bir şey yapacak.
Bir oyunda görsel dünya yalnız izlenmez; okunur ve kullanılır. Oyuncu bir saniyeden kısa sürede dostu düşmandan, tehlikeyi ödülden ayırmak zorundadır.
Ve bu ayrım yalnız renge bırakılamaz — çünkü oyuncuların bir bölümü o rengi görmez.
Peki bir görsel dünya nasıl aynı anda hem güzel hem okunur olur? Ve bir siluet, bir karakteri açıklamadan nasıl tanıtır?
Sonraki derste oyun sanat yönetmenliğini göreceğiz.