Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Kırmızı etkisi spor, sınav ve çekicilik alanlarında bildirilen bir iddialar ailesidir; üçü de başlangıçta güçlü sonuçlar verdi, sonra yakından sorgulandı.
- Spordaki avantajın bir kısmı hakem yanlılığından gelebilir, judo verisindeki avantaj ise renkten değil maç sırasından geldi; sınav etkisi yayın yanlılığı düzeltilince kayboldu; çekicilik etkisi küçük ve tutarsız çıktı.
- Tek bir çalışma yeterli değildir, çünkü ilk sonuçlar iyimser olma eğilimindedir, aynı veri birden fazla açıklamaya uyar ve etkinin gerçek büyüklüğü ancak birçok çalışma birlikte okunduğunda görülür.
Kısa cevap
Bazı çalışmalar kırmızının dövüş sporlarında kazanma olasılığını artırdığını, sınavdan önce görülen kırmızının başarıyı düşürdüğünü ve kırmızı giyen bir kadını erkeklerin daha çekici bulduğunu bildirdi; bu üç iddia birlikte "kırmızı etkisi" diye anılır. Sonraki çalışmalar tablonun çok daha karışık olduğunu gösterdi: spordaki avantajın bir kısmı sporcudan değil hakemden geliyor olabilir, sınav etkisi yayın yanlılığı düzeltilince kayboluyor ve çekicilik etkisi, varsa bile, küçük ve zamanla küçülen bir etkiye dönüşüyor. Tek bir etkileyici çalışma bu yüzden yeterli değildir: ilk sonuçlar sonradan gelenlerden sistematik olarak büyük çıkabilir, farklı açıklamalar aynı veriye uyabilir ve bir etkinin gerçek büyüklüğü ancak birçok çalışma birlikte okunduğunda görülür.
Üç iddia, bir kuram
2000'lerin ortasında renk psikolojisinde hızla büyüyen bir araştırma çizgisi ortaya çıktı. Temel fikir biyolojiden geliyordu: pek çok hayvan türünde kırmızı renk baskınlık, sağlık ya da üremeye hazırlıkla ilgili bir sinyal olarak işler. İnsanlar da benzer bir çağrışım taşıyorsa, kırmızı onların davranışını fark edilmeden değiştirebilirdi.
Bu fikir üç ayrı alanda sınandı. Sporda kırmızı formanın rakibe ya da giyene etkisi; sınavda kırmızının başarısızlık tehlikesini çağrıştırıp kaçınma güdüsünü tetiklemesi; romantik değerlendirmede kırmızının çekiciliği artırması. Üçü de başlangıçta dikkat çekici sonuçlar verdi ve üçü de sonraki yıllarda yakından sorgulandı. Bu ders, her birinin nasıl başladığını ve nereye vardığını izliyor. Alanın genel yöntem tartışması PS-06'nın konusudur; burada somut örnekler üzerinden gidiyoruz.
Spor: forma mı, rakip mi, hakem mi?
2005'te Nature dergisinde yayımlanan kısa bir çalışmada Russell Hill ve Robert Barton, bir dizi dövüş sporunda kırmızı giymenin daha yüksek kazanma olasılığıyla tutarlı biçimde ilişkili olduğunu bildirdi. Yazarlara göre bu, kırmızıya verilen tepkinin evriminde cinsel seçilimin rol oynamış olabileceğini ve adil bir yarışma için forma renginin hesaba katılması gerektiğini gösteriyordu.
Bulgunun ilk sorgulaması aynı yıl geldi. Rowe, Harris ve Roberts, 2004 Olimpiyatları'ndaki judo maçlarında mavi giyen sporcuların beyaz giyenlerden daha sık kazandığını gösterdi. Bu, etkinin kırmızıya özgü olmayabileceğini düşündürüyordu. Önerdikleri açıklama algısaldı: beyaz judo giysisi daha görünür olabilir ve mavi giyen sporcu rakibinin hareketlerini daha kolay izleyebilir.
Üçüncü açıklama 2008'de geldi. Norbert Hagemann, Bernd Strauss ve Jan Leißing, hem sporcuya hem rakibe odaklanan açıklamalara karşı çıktı ve sonucu belirleyen kişinin hakem olabileceğini savundu. Bir deney kurdular ve tekvando hakemlerinin, sporcuların performansı aynı olduğunda bile kırmızı giyen sporcuya mavi giyenden daha fazla puan verdiğini buldular.
Hagemann'ın bulgusu kırmızı etkisini çürütmez; etkinin yerini değiştirir. Hill ve Barton'ın verisinde kırmızının kazandığı doğru olabilir, ama bunun nedeni kırmızının sporcuyu güçlendirmesi değil, hakemin kırmızıyı farklı görmesi olabilir. İki açıklama aynı skor tablosuna uyar ve skor tablosu tek başına aralarında seçim yapamaz. Bu, karıştırıcı değişkenin tam bir örneğidir: formanın rengi ile hakemin tepkisi birlikte değişir.
Judo hikâyesi ise bir veri setinin büyüklüğünün neyi değiştirebileceğini gösterir. Dijkstra, Preenen ve van Essen 2018'de, 2008 ile 2014 arasındaki bütün uluslararası judo turnuvalarından 45.874 maçı incelediler. Judoda maça ilk çağrılan sporcu eskiden mavi giyerdi; 2011'de kural değişti ve ilk çağrılan sporcu beyaz giymeye başladı. Bu değişiklik, rengin etkisini sıradan ayırmayı mümkün kıldı. Sonuç açıktı: ilk çağrılan sporcu anlamlı biçimde daha sık kazanıyordu, ama bu avantaj giysinin rengiyle ilişkili değildi.
Aynı çalışma, kırmızı ile ilgili bulguların mavi ile ilgili bulgulardan daha güçlü bir kuramsal temele sahip olduğunu da not eder; yani yazarlar kırmızı etkisini topyekûn reddetmez. Ama ders açıktır: küçük ve belirli bir veri setinde görülen renk avantajı, büyük bir veri setinde başka bir etkenin, burada sıranın, gölgesi olarak ortaya çıkabilir.
Sınav: kırmızı mürekkep, kötü not?
2007'de Andrew Elliot ve arkadaşları, altı deneyden oluşan bir çalışma yayımladı. Önemli bir sınavdan, örneğin bir zekâ testinden, önce kısa süre kırmızı görmenin başarıyı düşürdüğünü ve bu etkinin katılımcıların bilinçli farkındalığı dışında gerçekleştiğini bildirdiler. Açıklamaları, kırmızının başarı ortamlarında başarısızlık tehlikesiyle ilişkilendirildiği ve kaçınma güdüsünü uyandırdığıydı.
Bu bulgu on üç yıl sonra toplu olarak sınandı. Timo Gnambs 2020'de, test performansını kırmızı ya da kontrol rengi gördükten sonra karşılaştıran 38 örneklemden 67 etki büyüklüğünü bir araya getirdi. Harf karıştırmacası ve bilgi testlerinde renkler arasında anlamlı fark bulunmadı. Akıl yürütme testlerinde kırmızı koşulda anlamlı olarak düşük puanlar görüldü. Ama çalışmalar yayın sırasına göre dizildiğinde, ilk çalışmaların sonrakilerden belirgin biçimde büyük etkiler bulduğu ortaya çıktı. Yayın yanlılığı için düzeltme yapıldığında, kırmızının zihinsel performans üzerindeki etkisine dair kanıt değeri kalmadı.
Çekicilik: kırmızı elbise
2008'de Elliot ve Daniela Niesta, beş deneyde kırmızının, başka renklere göre, erkeklerin kadınları daha çekici ve cinsel olarak daha arzu edilir bulmasına yol açtığını bildirdi. Aynı çalışmada kırmızı, kadınların başka kadınları değerlendirmesini ya da erkeklerin kadınların sevimliliği, nezaketi ve zekâsı hakkındaki yargısını etkilemedi.
Peperkoorn, Roberts ve Pollet 2016'da bu tahmini üç çalışmayla sınadı: ikisi Hollandalı ve Amerikalı katılımcılarla yapıldı, üçüncüsü ise etki bulmuş bir çalışmayı çok daha büyük bir örneklemle yineleyen bir tekrarlama girişimiydi. Toplam 830 erkekten oluşan örneklemde kırmızı etkisine destek çıkmadı.
İki yıl sonra, Lehmann, Elliot ve Calin-Jageman birlikte bir meta-analiz yaptı; yazarlar arasında etkiyi ilk bildiren araştırmacının bulunması dikkate değerdir. Erkeklerin kadınları değerlendirmesinde küçük ama anlamlı bir etki buldular; etki büyüklüğü d = 0,26 idi ve çalışmalar arasında büyük bir tutarsızlık vardı. Kadınların erkekleri değerlendirmesinde etki çok küçüktü (d = 0,13) ve tahminin yukarı doğru şiştiğine dair işaretler vardı. Etki büyüklükleri iki cinsiyette de zamanla küçülmüş olabilirdi ve ön kayıtlı çalışmalarda daha küçük olabilirdi.
Karşı görüş
Kırmızı etkisini savunanların elinde de güçlü argümanlar var. Birincisi kuramsal: kırmızının baskınlık ve sağlık sinyali olarak işlediği pek çok hayvan türünde deneysel olarak gösterilmiştir ve insanların bu mirası taşımaması daha şaşırtıcı olurdu. Dijkstra ve arkadaşları da mavi etkisini reddederken, kırmızının kazanmayla ilişkisinin davranış ekolojisi literatüründe daha sağlam temellendiğini kabul eder.
İkincisi yöntemsel: bir etkinin küçük olması onun olmadığı anlamına gelmez. Lehmann ve arkadaşlarının meta-analizi erkeklerin değerlendirmesinde sıfırdan farklı bir etki bulur. Küçük etkiler, gerçek hayatta bir yarışmayı ya da bir izlenimi değiştirmeye yetmeyebilir, ama milyonlarca etkileşimde toplam bir sonuç doğurabilir. Üçüncüsü bağlamsaldır: etkinin varlığı rengin tonuna, ortamın ne olduğuna ve kimin değerlendirdiğine bağlı olabilir; meta-analiz de etkinin özgün kırmızı ton kullanıldığında en büyük olduğunu düşündürür. Bu, etkinin kırılgan olduğunu gösterebileceği gibi, doğru koşulların henüz iyi tanımlanmadığını da gösterebilir.
Bu tartışmada dürüst bir ara nokta şudur: sınav etkisi için bugünkü kanıt zayıftır; çekicilik etkisi, varsa, küçüktür ve koşula bağlıdır; spordaki avantajın bir kısmı, belki büyük kısmı, sporcuda değil onu değerlendiren gözdedir.
Kartın sorusu: tek çalışma neden yetmez?
Tek bir etkileyici çalışma neden yeterli kanıt değildir? Bu dersin üç hikâyesi aynı cevabı verir. Birincisi, ilk çalışmalar sonrakilerden büyük etkiler bulma eğilimindedir; Gnambs'ın sıralı analizi bunu sınav etkisinde açıkça gösterir. Etkisi büyük çıkan çalışma yayımlanır, etkisi çıkmayan çekmecede kalır; ilk yayımlanan sonuç, bu yüzden, gerçek etkinin iyimser bir tahmini olur.
İkincisi, aynı veri birden fazla açıklamayı taşıyabilir. Hill ve Barton'ın skor tablosu sporcuya, Rowe ve arkadaşlarının judo verisi algısal görünürlüğe, Hagemann'ın deneyi hakeme işaret eder; Dijkstra'nın büyük veri seti ise sıraya. Tek bir çalışma, özellikle deney değil kayıt incelemesiyse, bu açıklamalar arasında seçim yapamaz.
Üçüncüsü, bir etkinin büyüklüğü tek bir örneklemde değil, birçok örneklemin dağılımında görülür. Peperkoorn'un 830 erkeklik sıfır sonucu ile Elliot ve Niesta'nın beş deneyi arasındaki gerilimi ancak bir meta-analiz çözebildi ve çözüm "var" ya da "yok" değil, "küçük ve tutarsız" oldu. Ön kayıt ve yayın yanlılığının mekanizması PS-06'da ayrıntılandırılır.
Örnek — kızarıklık her tende aynı görünür mü?
Kırmızı etkisinin hayvan kökenli açıklaması, yüzdeki kan akışının kırmızılığı ile ilgilidir. Stephen ve arkadaşları 2009'da, katılımcılara renk kalibrasyonlu yüz fotoğraflarının deri bölgelerini CIELAB eksenleri boyunca değiştirme olanağı verdiler. Katılımcılar yüzleri daha sağlıklı göstermek için kırmızılığı (a\), sarılığı (b\) ve açıklığı (L\*) artırdı.
Bu çalışmanın örneklemi yalnız Kafkas yüzlerinden oluşur ve açıklığın artırılması tercihi tam da bu yüzden dikkatle okunmalıdır. Aynı araştırma grubunun 2012'de yayımlanan ve başlığında kültürler arası renk etkilerinden söz eden çalışması, bu soruyu tek bir örneklemin dışına taşımayı amaçladı.
Bir hesapla ekleyelim. Dört ten örneğinin her birinde kırmızılık ekseni a\*'yı üç birim artıralım ve bu değişikliğin algısal büyüklüğünü ΔE00 ile ölçelim.
| Ten örneği | a\* | Kroma | a\* +3 için ΔE00 |
|---|---|---|---|
| F1C7A9 | 10,6 | 23,2 | 2,52 |
| C68863 | 19,5 | 35,3 | 1,96 |
| 8D5524 | 18,9 | 41,8 | 1,97 |
| 4A2C1D | 12,0 | 19,6 | 2,49 |
Sonuç yaygın bir varsayımla çelişir: aynı a\ artışı, en koyu tende en açık tendeki kadar büyük bir algısal fark üretir. Farkı küçülten, açıklık değil, tenin zaten sahip olduğu kromadır; kroması yüksek orta tenlerde aynı artış daha az fark edilir. Bu hesap, aynı kan akışı değişiminin her tende aynı a\ değişimini ürettiğini varsayar; melaninin bu değişimi ne ölçüde bastırdığı ayrı bir ölçüm sorusudur. Ama "kızarıklık yalnız açık tende görünür" varsayımının, renk ölçümü açısından kendiliğinden doğru olmadığını gösterir.
Sık yapılan yanlış
Yaygın yanlış"Araştırmalar kırmızı giyenin kazandığını kanıtladı."
İlk çalışma kırmızı ile kazanma arasında bir ilişki buldu; sonraki çalışmalar bu ilişkinin bir kısmının hakemden ya da maç sırası gibi başka etkenlerden gelebileceğini gösterdi. Bir kayıt incelemesinde görülen ilişki, kırmızının sporcuyu güçlendirdiğini kanıtlamaz.
Özet
- Kırmızı etkisi spor, sınav ve çekicilik alanlarında bildirilen bir iddialar ailesidir; üçü de başlangıçta güçlü sonuçlar verdi, sonra yakından sorgulandı.
- Spordaki avantajın bir kısmı hakem yanlılığından gelebilir, judo verisindeki avantaj ise renkten değil maç sırasından geldi; sınav etkisi yayın yanlılığı düzeltilince kayboldu; çekicilik etkisi küçük ve tutarsız çıktı.
- Tek bir çalışma yeterli değildir, çünkü ilk sonuçlar iyimser olma eğilimindedir, aynı veri birden fazla açıklamaya uyar ve etkinin gerçek büyüklüğü ancak birçok çalışma birlikte okunduğunda görülür.
Kendini sına
- (Kolay) Hagemann ve arkadaşlarının deneyinde tekvando hakemleri ne yaptı?
- (Kolay) Dijkstra ve arkadaşları kaç judo maçını inceledi ve 2011'deki hangi kural değişikliğinden yararlandı?
- (Orta) Tek bir etkileyici çalışma neden yeterli kanıt değildir?
- (Orta) Lehmann ve arkadaşlarının meta-analizi, kırmızının çekiciliğe etkisi hakkında ne söyler?
- (Zor) Hill ve Barton'ın bulgusu ile Hagemann'ın bulgusu aynı skor tablosuna nasıl uyabilir ve bu durum hangi yöntem sorununu gösterir?
- (Zor) Ten tablosunda a\* artışının orta tenlerde daha küçük bir ΔE00 üretmesinin nedeni nedir ve bu hesabın varsayımı nedir?
Cevaplar
- Sporcuların performansı aynıyken bile kırmızı giyenlere mavi giyenlerden daha fazla puan verdi («Spor: forma mı, rakip mi, hakem mi?»).
- 2008–2014 arasındaki 45.874 maçı; ilk çağrılan sporcunun giysi renginin 2011'de maviden beyaza değiştirilmesinden («Spor: forma mı, rakip mi, hakem mi?»).
- İlk çalışmalar sonrakilerden büyük etkiler bulma eğilimindedir ve yayımlanan ilk sonuç çoğu zaman iyimser bir tahmindir; aynı veri birden fazla açıklamaya uyabilir ve tek çalışma bunlar arasında seçim yapamaz; etkinin gerçek büyüklüğü ancak birçok örneklemin birlikte okunmasıyla görülür («Kartın sorusu: tek çalışma neden yetmez?»).
- Erkeklerin kadınları değerlendirmesinde küçük ama anlamlı bir etki (d = 0,26), kadınların erkekleri değerlendirmesinde çok küçük bir etki (d = 0,13) bulur; çalışmalar arasında büyük tutarsızlık vardır ve etki zamanla küçülmüş olabilir («Çekicilik: kırmızı elbise»).
- Kırmızı giyen sporcu daha sık kazanıyorsa, bunun nedeni sporcunun güçlenmesi de hakemin kırmızıya daha fazla puan vermesi de olabilir; iki açıklama aynı sonucu üretir. Bu, forma rengiyle birlikte değişen bir karıştırıcı değişkenin, yani hakemin tepkisinin, kayıt incelemesinde ayrıştırılamaması sorunudur («Spor: forma mı, rakip mi, hakem mi?»).
- ΔE00, kroması yüksek renklerde kroma yönündeki değişikliklere daha az ağırlık verir; orta tenlerin kroması yüksek olduğu için aynı artış daha küçük bir fark üretir. Hesap, aynı kan akışı değişiminin her tende aynı a\* artışını ürettiğini varsayar («Örnek — kızarıklık her tende aynı görünür mü?»).
Kaynaklar
- Hill, R. A. ve Barton, R. A., «Red enhances human performance in contests», Nature, 435(7040), 2005, s. 293.
- Rowe, C., Harris, J. M. ve Roberts, S. C., «Seeing red? Putting sportswear in context», Nature, 437(7063), 2005, s. E10.
- Hagemann, N., Strauss, B. ve Leißing, J., «When the Referee Sees Red…», Psychological Science, 19(8), 2008, s. 769–771.
- Dijkstra, P. D., Preenen, P. T. Y. ve van Essen, H., «Does Blue Uniform Color Enhance Winning Probability in Judo Contests?», Frontiers in Psychology, 9, 45, 2018.
- Elliot, A. J., Maier, M. A., Moller, A. C., Friedman, R. ve Meinhardt, J., «Color and psychological functioning: The effect of red on performance attainment», Journal of Experimental Psychology: General, 136(1), 2007, s. 154–168.
- Gnambs, T., «Limited evidence for the effect of red color on cognitive performance: A meta-analysis», Psychonomic Bulletin & Review, 27(6), 2020, s. 1374–1382.
- Elliot, A. J. ve Niesta, D., «Romantic red: Red enhances men's attraction to women», Journal of Personality and Social Psychology, 95(5), 2008, s. 1150–1164; Peperkoorn, L. S., Roberts, S. C. ve Pollet, T. V., «Revisiting the Red Effect on Attractiveness and Sexual Receptivity», Evolutionary Psychology, 14(4), 2016; Lehmann, G. K., Elliot, A. J. ve Calin-Jageman, R. J., «Meta-Analysis of the Effect of Red on Perceived Attractiveness», Evolutionary Psychology, 16(4), 2018.
- Stephen, I. D., Law Smith, M. J., Stirrat, M. R. ve Perrett, D. I., «Facial Skin Coloration Affects Perceived Health of Human Faces», International Journal of Primatology, 30(6), 2009, s. 845–857.
Sonraki adım
Bu dersteki sonuçların çoğu, ekranda gösterilen bir kırmızıya dayanır; ama "kırmızı" dediğimiz uyaran, her ekranda aynı renk değildir. PS-06 bu sorunu ve daha genel olanını açar: küçük örneklemleri, yayın yanlılığını, ön kaydı ve renk deneylerinde ekran kalibrasyonunun neden önemli olduğunu. Rengin bir ekrandan ötekine nasıl tercüme edildiğini görmek için EK-13'e bak.