Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Yeşil ameliyathanenin belgelenmiş ilk gerekçesi kamaşmayı azaltmak ve kanın kırmızısına tümleyen bir renk kullanmaktır; ardıl görüntü açıklaması makul ama sonradan gelen bir yorumdur.
- Kurumsal mekânlarda renk iddialarının kanıt düzeyi farklıdır: görme görevleriyle ilgili iddialar en güçlü, duygu ve performans iddiaları en tutarsız kanıta dayanır.
- Okulda görsel uyarımın fazlası dikkati dağıtabilir, demans birimlerinde renkli yön bulma ipuçları makul uygulamalardır; ikisinde de rengin tek başına etkisi, çoğu zaman sanıldığından daha az kesin biçimde bilinir.
Kısa cevap
Cerrahların yeşil ya da mavi giymesinin belgelenmiş ilk gerekçesi göz yorgunluğudur: 1914'te yeşil bir ameliyathane öneren San Franciscolu cerrah Harry Sherman, beyaz yüzeylerin kamaştırdığını ve yaradan başını kaldıran cerrahın gözünü bir an için işe yaramaz hâle getirdiğini yazar; yeşili kanın kırmızısının tümleyeni olduğu için seçmiştir. Bugün sık anlatılan ikinci gerekçe, kırmızıya uzun süre bakan gözün beyaz bir yüzeyde yeşilimsi bir ardıl görüntü görmesidir; bu açıklama fizyolojik olarak makuldür ama Sherman'ın metninde geçmez. Hastanede, okulda ve ofiste renkle ilgili iddiaların kanıt düzeyi birbirinden çok farklıdır; bu ders onları ayırmayı öğretir.
Ameliyathanede yeşil: bir cerrahın gerekçesi
1914 Mayıs'ında California State Journal of Medicine'de yayımlanan üç sayfalık bir makale, bir ameliyathanenin rengini tartışan ilk metinlerden biridir. Yazarı Harry M. Sherman, önce çocuklarda damak yarığı ameliyatlarında ağzın çevresine beyaz havlu yerine siyah bez koymaya başladığını anlatır: beyaz çevrede ağzın içi en derin gölgede kalıyor, siyah çevrede ise aydınlıkta görünüyordu. Sonra genel bir soruna geçer: beyaz ameliyathanelerde yaradan başını kaldıran cerrah bir ışık parıltısıyla karşılaşır ve daha az aydınlık yaraya geri baktığında gözü bir an için işe yaramaz.
Sherman'ın çözümü koyu zemin ve koyu duvar alt kaplamalarıydı. Rengi seçerken kanın ve dokuların kırmızısından yola çıktı: tümleyen renk yeşil olmalıydı ve hemoglobinin tümleyeni olarak bulunan ton, ıspanak yaprağının yeşiliydi. Zemini ve duvarların yerden altı fitlik kısmını parlak ıspanak yeşiline, yukarısını parlak beyaza boyattığı oda, aynı hastanedeki beyaz bir odayla yan yana kullanıldı; Sherman'a göre yeşil odaya girebilen hiç kimse beyaz odada ameliyat yapmadı.
Makalenin en şaşırtıcı ayrıntısı kumaşlarla ilgilidir. Sherman aynı renk düzenini havlu ve çarşaflara da uygulamak istedi, ama yeşil kumaşlar buharlı sterilizasyona dayanmadı ve kirli bir griye döndü. Bunun üzerine ameliyat alanını tümüyle siyahla çevirdi: siyah çarşaflar, siyah havlular, siyah önlükler. Hikâyenin başındaki önlük, bugün sanıldığı gibi yeşil değil, siyahtı.
Sherman'ın gerekçesini bir önceki dersin ölçeğiyle sınayabiliriz (MI-03). Ekran renklerinden hesapladığımız yaklaşık değerlerle, beyaz bir örtünün ışık yansıtma değeri 88,6, ıspanak yeşili bir örtününki 17,3'tür: yeşil örtü, aynı ışık altında göze yaklaşık beş kat daha az ışık yansıtır. Kamaşma gerekçesi bu oranla uyumludur.
Ardıl görüntü: sonradan gelen açıklama
Bugün cerrah önlüklerinin rengi için en sık anlatılan açıklama başkadır: uzun süre kırmızı dokulara bakan göz, beyaz bir yüzeye döndüğünde orada yeşilimsi lekeler, yani ardıl görüntüler görür (BI-14). Yeşil ya da mavi bir önlük bu lekeleri kendi rengi içinde eritir. Mekanizma gerçektir: Chevreul, 1839'da yayımlanan kitabında bu olayı "ardışık kontrast" adıyla, bir nesneye bir süre bakan gözün bakışını çevirince tümleyen renkte görüntüler görmesi olarak tanımlamıştı.
Etkiyi basit bir uyum modeliyle hesapladık. Gözün kırmızıya kısmen uyum sağladığını varsayınca, beyaz bir örtü neredeyse nötr bir renkten belirgin bir camgöbeği-yeşiline kayar ve fark CIEDE2000'de 21,5 birim olur. Aynı uyum ıspanak yeşili örtüyü yalnız 9,3 birim kaydırır, çünkü kayma örtünün kendi rengi yönündedir. Model basittir ve gerçek uyumun ne kadar güçlü olduğunu söylemez; gösterdiği, ardıl görüntünün renkli bir yüzeyde beyaz yüzeydekinden daha az göze batacağıdır.
Ama bu açıklamanın tarihsel bir gerekçe olarak kullanılmasında dikkatli olmak gerekir. Sherman'ın 1914 metni ardıl görüntüden söz etmez; gerekçesi kamaşma ve tümleyen renk fikridir. Ardıl görüntü açıklaması makul bir fizyolojik yorumdur, ama yeşil ameliyathanenin nasıl doğduğunu anlatan birincil kaynakta bulunmaz.
Hastane yeşilinin yükselişi
Kanada Bilim ve Teknoloji Müzesi'nin küratörü David Pantalony'nin bir değerlendirmesi, yeşilin sonraki yolculuğunu anlatır. Sherman'ın ardından 1910'larda ve 1920'lerde başka cerrahlar da bu yönde ilerledi. Asıl yaygınlaşma ise 1930'larda doğan yeni bir meslekle geldi: endüstriyel renk danışmanlığı.
Pantalony'ye göre bu alanın önde gelen adı Faber Birren'di; müşterileri arasında ABD Ordusu ve Donanması, hastaneler, okullar, cezaevleri ve fabrikalar vardı. Birren parlak renklerin dikkati çevreye yönelttiğini, duvarlardaki yumuşak renklerin ise çevreyi bir ilgi kaynağı olmaktan çıkarıp daha içe dönük bir tutum yarattığını savunuyordu. ABD Donanması için geliştirdiği şemalardan türeyen "sisli yeşil" tıbbi cihaz üreticilerinin en sevdiği tonlardan biri oldu ve yeşil, 1970'lere kadar modern hastanenin simgesi olarak kaldı.
Bu tarih bir ayrımı gösterir. Sherman'ın gerekçesi görsel bir işle, ameliyat alanını görmekle ilgiliydi. Birren'in gerekçeleri ise hastaların ve çalışanların ruh hâline yönelikti. İlki bir görme görevine, ikincisi bir psikolojik etki iddiasına dayanır ve bu iki tür iddianın kanıt düzeyi aynı değildir.
Kanıt düzeyini ayırmak
Kurumsal mekânlarda renk üzerine iddialar üç gruba ayrılabilir. Görme görevleriyle ilgili iddialar, örneğin kamaşma, kontrast ya da okunabilirlik, ölçülebilir fiziğe ve fizyolojiye dayanır ve genellikle en güçlü kanıta sahiptir. Belirli bir rengin belirli bir duyguyu ya da performansı değiştirdiği iddiaları ise daha zayıf ve tutarsız kanıtlara dayanır; ofis renkleri ve verimlilik üzerine deneyler RM-02'de ayrıntılı ele alındı ve sonuçlarının çalışmadan çalışmaya değiştiği görüldü. Arada kalan iddialar, örneğin çocuk mekânlarının ne kadar "uyarıcı" olması gerektiği, hem görsel hem psikolojik etkenleri içerir.
Okul: uyarıcı sınıf tartışması
Çocuk mekânlarının parlak ve çok renkli olması gerektiği sık duyulan bir görüştür. Bazı çalışmalar bu görüşü sorgular, ama sorguladıkları şey her zaman renk değildir.
Fisher ve arkadaşlarının 2014'te yayımlanan deneyinde anaokulu çocukları bir laboratuvar sınıfında altı giriş düzeyi fen dersi aldı; sınıfın duvarları bir koşulda yoğun biçimde süslenmiş, öbüründe süslemeler kaldırılmıştı. Duvarlar yoğun süslü olduğunda çocuklar görsel çevreden daha çok dikkat dağınıklığı yaşadı, görev dışında daha çok zaman geçirdi ve daha az öğrendi.
Bu çalışma sık sık "renkli sınıflar öğrenmeyi azaltır" diye aktarılır. Oysa deney rengi değil, duvarlardaki görsel yükü, yani afişlerin ve süslemelerin yoğunluğunu değiştirmiştir.
Barrett ve arkadaşlarının 2015 çalışması ise daha geniş bir çerçeve kurar: 27 okulda 153 sınıfı inceleyip 3.766 öğrencinin akademik ilerlemesiyle ilişkilendirmişlerdir. Işık, sıcaklık, hava kalitesi, sahiplenme, esneklik, karmaşıklık ve renk olmak üzere yedi tasarım parametresi, birlikte öğrencilerin ilerlemesindeki değişimin yüzde 16'sını açıklamıştır. Renk bu yedi etkenden biridir; ama çalışma gözlemseldir ve rengin tek başına ne kadar katkı yaptığını bir deney gibi ayırmaz.
Demans birimleri: yön bulmak
Demansla yaşayan kişilerin bakım birimlerinde renk, çoğu zaman yön bulmaya yardım etsin diye kullanılır: odaların kapıları farklı renklere boyanır, tuvalet kapısı ayırt edici bir renkle işaretlenir, koridorlar renk bölgelerine ayrılır.
Bu uygulamanın genel çerçevesi araştırmayla desteklenir. Marquardt, Bueter ve Motzek'in 2014 tarihli sistematik derlemesi, uzun süreli bakım ortamlarında yapılı çevrenin demanslı kişiler üzerindeki etkisini inceleyen 169 çalışmayı dört ana başlıkta toplamış ve bilişsel işlev dışında, belirli tasarım müdahalelerinin demanslı kişilerin sonuçları için yararlı olduğunu bulmuştur. Ama rengin kendi payı konusunda aynı güvenle konuşmak zordur. Van Hoof ve arkadaşlarının evde yaşayan demanslı kişiler için tasarım ilkelerini derleyen çalışması, çok sayıda tasarım ilkesi ve müdahale bulunduğunu, ama bunların etkinliği üzerine az sayıda sistematik çalışma yapıldığını yazar. Renkli kapılar ve kontrastlı yüzeyler bu yüzden makul, iyi niyetli ve düşük riskli uygulamalardır; kanıtları ise tek tek müdahale düzeyinde sınırlıdır.
Karşı görüş
Bu dersin temkinli dili herkesin paylaştığı bir tutum değildir. Birren'in temsil ettiği renk danışmanlığı geleneği, kurumsal mekânlarda rengin ruh hâlini ve dikkatin yönünü değiştirebileceğini savunur. Bu açıdan bakıldığında kontrollü deneylerin tutarsız sonuç vermesi, etkinin olmadığını değil, rengin ışık, malzeme ve mekânın kullanımıyla birlikte çalıştığını ve tek bir değişken olarak yalıtılmasının zor olduğunu gösterir. Barrett ve arkadaşlarının okul çalışması da rengi öğrenmeyle ilişkili etkenler arasında sayar.
Öbür yandan eleştirmenler, gözlemsel ilişkilerin nedensellik kanıtı olmadığını, küçük örneklemli deneylerin tekrarlanamayabileceğini ve renk iddialarının pazarlama diliyle kolayca büyütüldüğünü hatırlatır. İki görüş, görme görevleriyle ilgili ölçülebilir iddialarda, örneğin kamaşmayı azaltmakta ve yüzeyler arasında yeterli kontrast sağlamakta, büyük ölçüde birleşir; ayrıldıkları yer rengin duygu ve performans üzerindeki doğrudan etkisidir.
Örnek — örtünün rengi ve dört ten
Ameliyat örtüsünün rengi, hastanın teniyle de bir ilişki kurar: cerrahın kesi çevresindeki deriyi örtüden ne kadar kolay ayırt ettiği, örtü ile ten arasındaki farka bağlıdır. Dört ten örneğini dört örtüyle karşılaştırdık.
| Ten | Beyaz örtü F2F2EE | Ispanak yeşili 4F7F4A | Açık mavi 7FA7C9 | Koyu yeşil 2F5E4E |
|---|---|---|---|---|
| F1C7A9 | 18 | 40 | 33 | 51 |
| C68863 | 31 | 37 | 36 | 43 |
| 8D5524 | 48 | 35 | 44 | 34 |
| 4A2C1D | 68 | 39 | 52 | 35 |
Sayılar CIEDE2000 farkıdır. Beyaz örtü en açık teni en az ayırır; yeşil ve mavi örtüler ise dört tenin hepsini 33 birimin üstünde ayırır. İlginç olan, ayrımın nereden geldiğidir. Koyu tenler, koyu yeşil örtüyle ışık yansıtma değeri bakımından neredeyse aynıdır: aradaki fark 3 ile 6 puandır, yani MI-03'teki kılavuzların açıklık ölçütüyle bu çift "kontrastsız" sayılırdı. Ayrım neredeyse tümüyle tondan, tenin turuncu-kahverengisi ile örtünün yeşili arasındaki farktan gelir. Bu, rengin ölçülebilir bir görme işlevine örnektir: gri tonlu bir ekranda ya da renk görme eksikliği olan bir gözlemci için aynı çift çok daha zor ayrılabilir.
Sık yapılan yanlış
Yaygın yanlış"Cerrahlar ardıl görüntüleri gizlemek için yeşil giymeye başladı."
Yeşil ameliyathaneyi öneren 1914 tarihli birincil kaynak kamaşmayı ve tümleyen renk fikrini gerekçe gösterir, ardıl görüntüden söz etmez; üstelik aynı cerrah sterilizasyona dayanmayan yeşil kumaşlar yerine siyah önlük kullanmıştır.
Yaygın yanlış"Araştırmalar renkli sınıfların öğrenmeyi azalttığını gösterdi."
Sık aktarılan deney rengi değil duvarlardaki süsleme yoğunluğunu değiştirmiştir; görsel uyarımın fazlası dikkati dağıtabilir, ama bu tek başına duvar renginin etkisi değildir.
Özet
- Yeşil ameliyathanenin belgelenmiş ilk gerekçesi kamaşmayı azaltmak ve kanın kırmızısına tümleyen bir renk kullanmaktır; ardıl görüntü açıklaması makul ama sonradan gelen bir yorumdur.
- Kurumsal mekânlarda renk iddialarının kanıt düzeyi farklıdır: görme görevleriyle ilgili iddialar en güçlü, duygu ve performans iddiaları en tutarsız kanıta dayanır.
- Okulda görsel uyarımın fazlası dikkati dağıtabilir, demans birimlerinde renkli yön bulma ipuçları makul uygulamalardır; ikisinde de rengin tek başına etkisi, çoğu zaman sanıldığından daha az kesin biçimde bilinir.
Kendini sına
- (Kolay) Harry Sherman ameliyathanenin zemini ve duvarları için hangi rengi önerdi?
- (Kolay) Kamaşma nedir?
- (Orta) Cerrahlar neden yeşil veya mavi giyer?
- (Orta) Fisher ve arkadaşlarının deneyi neden "renkli sınıflar kötüdür" diye özetlenemez?
- (Zor) Koyu yeşil bir örtü koyu tenden açıklıkla ayrılmadığı hâlde neden hâlâ belirgin biçimde ayrılır?
- (Zor) Demans birimlerinde renkli kapıların kanıt düzeyi hakkında ne söylenebilir?
Cevaplar
- Kanın kırmızısının tümleyeni olarak, hemoglobinin tümleyeni bulunan ıspanak yaprağı yeşilini önerdi. Bkz. "Ameliyathanede yeşil".
- Görüş alanındaki çok parlak bir yüzeyin ya da kaynağın, daha karanlık ayrıntıların görülmesini güçleştirmesi ya da rahatsızlık vermesidir. Bkz. "Ameliyathanede yeşil".
- Belgelenmiş ilk gerekçe kamaşmayı azaltmaktır: Sherman beyaz yüzeylerin göze çok ışık yansıttığını ve yaraya geri bakan gözü bir an işe yaramaz kıldığını yazmıştı; yeşil örtü yaklaşık beş kat daha az ışık yansıtır. Sık anlatılan ikinci gerekçe, yeşilin kırmızıya bakan gözün ardıl görüntülerini eritmesidir; bu makuldür ama sonradan gelen bir açıklamadır. Bkz. "Ardıl görüntü".
- Çünkü deney duvar rengini değil, duvarlardaki süsleme ve görsel yük yoğunluğunu değiştirmiştir. Bkz. "Okul".
- Çünkü ayrım tondan gelir: tenin turuncu-kahverengisi ile örtünün yeşili arasındaki fark, ışık yansıtma değeri farkı yalnız 3 ile 6 puan olsa bile CIEDE2000'de 34–35 birimlik bir fark üretir. Bkz. "Örnek".
- Genel olarak tasarım müdahalelerinin demanslı kişilere yararlı olduğunu gösteren sistematik bir derleme vardır, ama tek tek müdahalelerin, örneğin renkli kapıların, etkinliği üzerine az sayıda sistematik çalışma bulunur; uygulama makul ama kanıtı sınırlıdır. Bkz. "Demans birimleri".
Kaynaklar
- Sherman, H. M., «The Green Operating Room at St. Luke's Hospital», California State Journal of Medicine 12(5): 181–183, 1914.
- Pantalony, D., «The colour of medicine», CMAJ 181(6–7): 402–403, 2009.
- Fisher, A. V., Godwin, K. E. ve Seltman, H. J., «Visual environment, attention allocation, and learning in young children: when too much of a good thing may be bad», Psychological Science 25(7): 1362–1370, 2014.
- Barrett, P., Davies, F., Zhang, Y. ve Barrett, L., «The impact of classroom design on pupils' learning: final results of a holistic, multi-level analysis», Building and Environment 89: 118–133, 2015.
- Marquardt, G., Bueter, K. ve Motzek, T., «Impact of the design of the built environment on people with dementia: an evidence-based review», HERD 8(1): 127–157, 2014.
- van Hoof, J., Kort, H. S. M., van Waarde, H. ve Blom, M., «Environmental interventions and the design of homes for older adults with dementia: an overview», American Journal of Alzheimer's Disease & Other Dementias 25(3): 202 vd., 2010.
Sonraki adım
MI-05, tek tek binalardan şehrin bütününe çıkıyor: tarihi renkli kent örneklerini, renk yönetmeliklerini, sosyal konut projelerinde rengin kullanımını ve "gökkuşağı boyama" kampanyalarının eleştirisini ele alıyor ve bir mahalleyi rengarenk boyamanın her zaman iyi bir fikir olup olmadığını soruyor. RM-02 ise bu dersin kanıt düzeyi ayrımını bir mitle sınıyor: mavi odanın sakinleştirdiği, kırmızı odanın sinirlendirdiği iddiasını ve ofis renkleri üzerine yapılmış deneylerin neden birbirini tutmadığını anlatıyor.