İçeriğe geç

Ders DT-15 · Renk Dili ve Teorisi

Renklerin pasaportu: kartela sistemleri

UygulamaBeceri ve yöntem, adım adım

İleri · 1.810 kelime · yaklaşık 8 dakika okuma · seslendirme 13 dk

Bu dersin sonunda: farklı kartela sistemlerinin kullanım alanlarını ve sınırlarını bilir.

  • kartela
  • renk kodu
  • optik beyazlatıcı
  • kartela baskısı
  • referans numune
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Kartelalar renklere kod vererek farklı kişi ve yerler arasında ortak bir dil kurar; RAL 1927'de 40 renkle ilk bağlayıcı ölçütleri koydu ve bugün baskı, endüstri ve mimari için farklı sistemler kullanılır.
  2. Kartela da bir malzemedir: pigmentler solar, optik beyazlatıcılar söner, kâğıt sararır ve aynı kodun farklı baskıları arasında da farklar olabilir.
  3. Kartela doğru malzeme türünde seçilmeli, standart ışıkta değerlendirilmeli, ışıktan korunmalı ve zamanında yenilenmeli; referans numunenin ölçüm değerleri kaydedilmelidir. Kurgusal bir modelde açık ten örnekleri eskimeye daha duyarlı çıktı.

Kısa cevap

Bir kartela, renklere kod vererek farklı kişilerin, farklı şehirlerde ve farklı malzemelerde aynı renkten söz etmesini sağlayan basılı ya da boyalı bir örnek dizisidir: baskıda, endüstride ve mimaride her alanın kendi kartela sistemi vardır. Ama kartela da bir malzemedir ve zamanla değişir: üreticilerden biri, rehberlerinin 12 ile 18 ayda bir yenilenmesini önerir, çünkü mürekkep pigmentleri ışık, kullanım ve ortam etkisiyle solar, kâğıdı beyaz gösteren optik beyazlatıcılar söner ve kâğıt oksitlenerek sararır. Kartela bu yüzden birkaç yılda bir yenilenmelidir; eskimiş bir kartela, sanki doğru bir referansmış gibi, sessizce yanlış bir renge işaret eder.

Kartela ne işe yarar?

Bir grafik tasarımcının müşterisine sunduğu logo rengi, bir matbaada basılacak; bir mimarın seçtiği cephe rengi bir boya fabrikasında karılacak; bir modacının seçtiği kumaş rengi başka bir ülkedeki boyahanede tutturulacak. Bu işlerin hepsi, rengin kelimelerle anlatılamayacak kadar ince bir bilgi olduğu gerçeğine takılır. "Koyu, biraz sarıya çalan bir yeşil" iki kişi için iki farklı renk olabilir.

Kartelaların tarihi, bu ihtiyacın ne kadar eski olduğunu gösterir.

Bu adımla, bir üretici ile müşterisi bir rengi tarif etmek için artık fiziksel örnek alıp vermek yerine bir koda başvurabildi. Kod, uzaktan iletişimi kolaylaştırdı; ama kodun işe yaraması, her iki tarafın elindeki kartelanın aynı renkleri göstermesine bağlıydı. Bu koşul, kartelaların tarihinin baştan beri taşıdığı sessiz bir varsayımdır ve bu dersin geri kalanı bu varsayımın ne zaman bozulduğuna bakıyor. Bugün farklı alanların farklı sistemleri vardır: grafik ve ambalaj baskısında matbaa mürekkeplerine dayanan kartelalar, endüstriyel boyalarda ve kaplamalarda RAL gibi boya kartelaları, mimaride ve iç mekânda ise DT-14'te anlatılan NCS gibi algıya dayalı sistemlerin atlasları kullanılır. Kartelaların iş modeli, yani bir renk standardının sahibinin nasıl kazandığı, EC-06'nın konusudur; bu ders kartelanın bir çalışma aracı olarak nasıl kullanılacağına bakıyor.

Kartela da bir malzemedir

Bir kartelanın en önemli ve en çok unutulan özelliği, kendisinin de bir renk nesnesi olmasıdır. Basılı bir kartela, kâğıt üzerine mürekkepten oluşur; boyalı bir kartela, bir taşıyıcı üzerine boyadan. Her ikisi de ışıkla, havayla ve kullanımla etkileşir.

Aynı yardım merkezi, iki rehberdeki aynı rengin neden farklı görünebildiğini de açıklar: renk sapmaları kullanım, solma, uygun olmayan saklama ve ışığa maruz kalma gibi etkenlerle zamanla ortaya çıkabilir ve özellikle tondaki küçük değişimler, insan gözünün tona duyarlılığı nedeniyle belirgin görsel farklara yol açabilir.

Baskıdan baskıya

Eskimenin yanında ikinci bir fark kaynağı daha vardır: aynı kartelanın farklı baskıları. Bir kartela her basıldığında, mürekkep partileri, kâğıt partileri ve baskı koşulları biraz farklı olabilir. Üreticiler bu farkları ölçüm verileriyle denetlemeye çalışır, ama sıfıra indiremez.

NCS notasyonunda (DT-14) kodun önündeki "S" harfi, örneğin S 1050-Y90R'de, bunun bir örneğidir: NCS tanıtım metnine göre bu harf, örneğin sistemin ikinci baskısına göre standartlaştırılmış bir NCS örneği olduğunu gösterir. Bir kod, kartelanın hangi baskısına ait olduğu belirtilmeden verildiğinde, aynı kodun iki farklı baskıdaki iki farklı örneğe karşılık gelmesi mümkündür.

Kartelayla çalışmak: adım adım

Kartelanın doğru kullanımı birkaç basit alışkanlığa dayanır.

Birinci adım: doğru kartelayı seçmek. Rengin sonunda hangi malzemede üretileceği, kartelanın türünü belirler. Kaplamalı kâğıda basılacak bir ambalaj için kaplamalı kâğıda basılmış bir kartela, boyanmış bir duvar için boyayla hazırlanmış bir kartela, bir kumaş için boyanmış kumaş örnekleri kullanılır. Kâğıda basılmış bir renk, aynı kodla anılsa bile bir kumaşta ya da bir plastikte aynı görünmeyebilir; BI-15'te anlatılan metamerizm burada devreye girer.

İkinci adım: rengi doğru ışıkta değerlendirmek. Bir kartela örneği, rastgele bir ofis ışığında değil, üzerinde anlaşılmış standart bir ışıkta değerlendirilmelidir. Ofisin floresanı, pencereden gelen gün ışığı ve mağazanın LED'i aynı örneği farklı gösterebilir. Standart ışık kabinlerinin nasıl kullanıldığı EN-02'nin konusudur.

Üçüncü adım: bir referans numune belirlemek. Kartela bir başlangıç noktasıdır; üretimin asıl hedefi, müşteriyle onaylanmış bir numunedir.

Referans numunenin ölçüm değerleri, BI-16'da anlatılan bir spektrofotometreyle alınıp kaydedilir. Böylece numune zamanla değişse bile, hedef rengin sayısal tarifi korunur.

Dördüncü adım: kartelayı korumak. Kartela ışıktan uzak, kapalı bir kutuda saklanır; kullanılmadığı zaman açık bırakılmaz. Örneklere parmakla dokunulmaz, çünkü ciltteki yağ ve kir yüzeyi değiştirebilir. Güneş gören bir masada açık bırakılan bir kartela, çekmecede saklanan bir kartelaya göre çok daha hızlı eskir. Kartelayı paylaşan bir ekipte, kimin hangi kartelayı kullandığını bilmek de önemlidir: bir kişinin yeni, öbürünün eski kartelasıyla yaptığı iki değerlendirme, aynı kod için farklı sonuçlar verebilir.

Beşinci adım: kartelayı zamanında yenilemek. Üreticinin önerdiği yenileme süresi, bir alışveriş hatırlatması değil, bir ölçüm gerçeğidir: kartela ne kadar dikkatle saklanırsa saklansın, zamanla kayar. Kullanıldığı yeri ve ilk kullanım tarihini kartelanın üzerine yazmak, ne zaman yenilenmesi gerektiğini izlemeyi kolaylaştırır.

Altıncı adım: kartelanın kendisini ölçmek. Bir spektrofotometreye erişim varsa, yeni bir kartela geldiğinde en sık kullanılan örnekleri ölçüp kaydetmek ve bu ölçümleri belirli aralıklarla tekrarlamak, eskimeyi göze güvenmeden izlemeyi sağlar. İlk ölçüm ile son ölçüm arasındaki fark, işletmenin kabul ettiği bir renk toleransını aştığında kartela yenilenir. Toleransın nasıl belirleneceği EN-01'in konusudur; burada önemli olan, yenileme kararının bir takvimden çok bir ölçüme dayanabilmesidir.

Ekrandaki kartela

Bugün birçok kartela, basılı sürümlerinin yanında dijital kütüphaneler olarak da sunulur: tasarım yazılımlarında bir kod seçildiğinde, yazılım o kod için bir renk değeri gösterir. Bu değer yararlı bir başlangıçtır, ama basılı ya da boyalı örneğin yerini tutmaz. Ekrandaki görünüm, ekranın kalibrasyonuna ve renk ayarlarına bağlıdır (EK-07); aynı dijital değer, ayarlanmamış iki ekranda farklı görünebilir. Ayrıca bir mürekkebin kâğıt üzerindeki görünümü, ekranın üretebileceği renklerin dışına düşebilir; bu durumda yazılım en yakın değeri gösterir.

Dijital değerlerin güçlü yanı, eskimemeleridir. Bir kodun sayısal tarifi, bir kâğıt örneği gibi solmaz ve sararmaz. Bu yüzden iyi bir çalışma düzeni, dijital değeri bir tarif, basılı ya da boyalı örneği bir görsel denetim aracı, referans numunenin ölçüm değerlerini ise nihai hedef olarak kullanır.

Bir kartela neden birkaç yılda bir yenilenmelidir?

Kartın sorusunun cevabı, yukarıdaki iki fark kaynağının birleşimidir. Birincisi, kartelanın kendisi eskir: pigmentler solar, optik beyazlatıcılar söner, kâğıt sararır. Bu değişimler yavaş ve düzenli olduğu için gözle fark edilmez; kullanıcı her gün aynı kartelaya baktığı için, onun yavaş yavaş değiştiğini görmez. İkincisi, kartelanın üreticisi zaman içinde baskı yöntemlerini ve bazen renklerin kendisini günceller; eski bir kartela, güncel baskıdaki aynı kodlu örnekten farklı olabilir.

Eskimiş bir kartelanın tehlikesi, yanlış olduğunun görünmemesidir. Kartela bir referans olarak kullanıldığı için, üzerindeki renk "doğru" kabul edilir; kayma, ona göre yapılan bütün eşlemelere sessizce taşınır. Bir matbaacı, eski bir kartelaya göre bir baskıyı onaylarsa, müşterisinin yeni kartelasındaki renkle baskı arasında bir fark doğabilir ve bu farkın kaynağını bulmak zor olur.

Ölçüm değerleri bu sorunun bir kısmını çözer: bir referans numunenin ölçülmüş değerleri eskimez. Kartela bir göz aracı, ölçüm değerleri ise bir hafıza aracıdır; ikisi birlikte kullanıldığında, kartelanın eskimesi kontrol altında tutulabilir.

Örnek — bir ten kartelasının eskimesi

Kozmetik, protez ve tekstil gibi alanlarda ten tonları için hazırlanmış kartelalar kullanılır. Böyle bir kartelanın eskimesinin ne anlama geleceğini kurgusal bir modelle hesapladık. Modelde her yıl kromanın yaklaşık yüzde 3 azaldığını ve kâğıdın sararmasının, açık örneklerde daha belirgin olacak biçimde, sarılık eksenini örneğin açıklığıyla orantılı olarak yılda bir birim artırdığını varsaydık. Bu varsayımlar gerçek bir kartelanın ölçümü değildir; eskimenin yönünü ve büyüklüğünü sezmek için seçilmiştir.

Dört ten örneği için CIEDE2000 farkları şöyle çıktı. Bir yıl sonra fark, açık ten F1C7A9'da 0,36, C68863 ve 8D5524'te 0,34, koyu ten 4A2C1D'de 0,29 birimdir. İki yıl sonra bu farklar 0,71, 0,68, 0,68 ve 0,58'e, üç yıl sonra 1,07, 1,03, 1,03 ve 0,88'e çıkar.

Bu sayıları BI-20'de ele alınan fark edilebilirlik eşikleriyle karşılaştırmak öğreticidir. Paravina ve arkadaşlarının ten renkli silikon örneklerde bulduğu fark edilebilirlik eşiği, açık örneklerde 0,7, koyu örneklerde 1,2 birimdir. Kurgusal modelimizde açık ten örneği iki yılın sonunda bu eşiğe ulaşır; üç yılın sonunda açıkça aşar. Koyu ten örneğindeki kayma ise üç yılın sonunda bile koyu örnekler için bulunan eşiğin altında kalır. Açık tonlar, kâğıdın sararmasını daha çok gösterdiği için, eskimeye daha duyarlıdır; koyu tonlarda mürekkep kâğıdı daha çok örter ve sararma daha az görünür.

Bunun pratik anlamı, bir ten kartelasında bütün tonların aynı hızda "eskimediğidir". Açık tonlar, kartela yenilenmeden önce gözle fark edilir biçimde kaymaya başlayabilir; bu da açık tenli müşterilerin ürünlerinin, koyu tenli müşterilerinkinden önce yanlış bir referansla eşlenmesine yol açabilir. Tersine, koyu tonlardaki kaymanın gözle daha geç fark edilmesi, onun olmadığı anlamına gelmez; yalnızca daha zor görülür. Ölçüm değerleriyle yapılan düzenli denetim ise, gözün ne kadar kolay fark ettiğinden bağımsız olarak, bütün tonlarda aynı güvenceyi verir.

Sık yapılan yanlış

Yaygın yanlış"Kartelada bir kod varsa, o renk her zaman aynıdır; kartelayı yıllarca kullanabilirim."
Doğrusu

Kartela bir malzemedir ve zamanla değişir: bir üretici rehberlerinin 12 ile 18 ayda bir yenilenmesini önerir, çünkü pigmentler solar, optik beyazlatıcılar söner ve kâğıt sararır. Aynı kod, farklı baskılarda da biraz farklı olabilir; kodun yanında kartelanın baskısı ve referans numunenin ölçüm değerleri de kaydedilmelidir.

Özet

  1. Kartelalar renklere kod vererek farklı kişi ve yerler arasında ortak bir dil kurar; RAL 1927'de 40 renkle ilk bağlayıcı ölçütleri koydu ve bugün baskı, endüstri ve mimari için farklı sistemler kullanılır.
  2. Kartela da bir malzemedir: pigmentler solar, optik beyazlatıcılar söner, kâğıt sararır ve aynı kodun farklı baskıları arasında da farklar olabilir.
  3. Kartela doğru malzeme türünde seçilmeli, standart ışıkta değerlendirilmeli, ışıktan korunmalı ve zamanında yenilenmeli; referans numunenin ölçüm değerleri kaydedilmelidir. Kurgusal bir modelde açık ten örnekleri eskimeye daha duyarlı çıktı.

Kendini sına

  1. (Kolay) RAL ilk renk koleksiyonunu hangi yıl ve kaç renkle oluşturdu?
  2. (Kolay) Optik beyazlatıcı nedir ve zamanla ne olur?
  3. (Orta) Bir kartela neden birkaç yılda bir yenilenmelidir?
  4. (Orta) Kartelayla çalışırken neden bir referans numune belirlenir ve ölçülür?
  5. (Zor) NCS kodunun önündeki "S" harfi, kartela baskıları sorununa nasıl bir cevap verir?
  6. (Zor) Kurgusal eskime modelinde açık ten örneklerinin eskimeye daha duyarlı çıkması, bir ten kartelası kullanan bir işletme için ne anlama gelir?

Cevaplar

  1. 1927'de, sanayide ve kamuda en çok kullanılan 40 renk tonuyla («Kartela ne işe yarar?»).
  2. Kâğıda ya da kumaşa eklenen, morötesi ışığı soğurup mavi ışık olarak geri yayarak yüzeyi daha beyaz gösteren maddedir; zamanla etkisi azalır ve yüzey sararmaya başlar («Kartela da bir malzemedir»).
  3. Çünkü kartelanın kendisi eskir: mürekkep pigmentleri ışık, kullanım ve ortam etkisiyle solar, optik beyazlatıcılar söner ve kâğıt oksitlenerek sararır; bir üretici bu yüzden rehberlerinin 12 ile 18 ayda bir yenilenmesini önerir. Ayrıca aynı kodun farklı baskıları arasında farklar olabilir. Eskimiş kartela, bir referans olarak kullanıldığı için kaymasını bütün eşlemelere sessizce taşır («Bir kartela neden birkaç yılda bir yenilenmelidir?»).
  4. Çünkü kartela yalnızca bir başlangıç noktasıdır ve zamanla değişir; üretimin asıl hedefi, müşteriyle onaylanmış fiziksel numunedir. Numunenin ölçüm değerleri kaydedildiğinde, numune ya da kartela eskise bile hedef rengin sayısal tarifi korunur («Kartelayla çalışmak: adım adım»).
  5. "S" harfi, örneğin sistemin belirli bir baskısına göre standartlaştırılmış bir örnek olduğunu gösterir; böylece bir kodun hangi baskıya ait olduğu belirtilmiş olur ve aynı kodun farklı baskılardaki farklı örneklerle karıştırılması önlenir («Baskıdan baskıya»).
  6. Açık tonlar kâğıdın sararmasını daha çok gösterdiği için kartela yenilenmeden önce gözle fark edilir biçimde kayabilir; modelde açık ten örneği iki yılda fark edilebilirlik eşiğine ulaştı. Koyu tonlardaki kayma daha geç fark edilir, ama vardır. İşletme kartelayı zamanında yenilemeli ve bütün tonları ölçüm değerleriyle denetlemelidir («Örnek — bir ten kartelasının eskimesi»).

Kaynaklar

  • RAL, «RAL Historie & Meilensteine», ral.de.
  • Pantone, «How often should I replace my Pantone guides?», Pantone Help Center.
  • Pantone, «Why does the Pantone color in my guide look different to another guide?», Pantone Help Center.
  • Scandinavian Colour Institute, «The NCS System», tanıtım metni.
  • Paravina, R. D., Majkic, G., Perez, M. M. ve Kiat-amnuay, S., «Color Difference Thresholds of Maxillofacial Skin Replications», Journal of Prosthodontics, 18(7), 2009, s. 618–625.

Sonraki adım

DT-16, kartelanın tek başına bir örnek olarak gösterdiği rengin, başka renklerin yanında nasıl değiştiğine bakıyor: Josef Albers'ın pedagojik yöntemini, bir rengi iki farklı renk gibi, iki farklı rengi tek bir renk gibi gösteren alıştırmaları anlatıyor ve Albers'ın neden renk kuramından önce gözlem alıştırmasını savunduğunu soruyor. Kartelaların arkasındaki iş modeli için EC-06'ya dön.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • Açılış: İki kişi aynı yeşili farklı sözcüklerle tarif eder; aralarına bir kartela yelpazesi açılır ve bir kod belirir.
  • Tarih: 1925 ve 1927 tarihli bir zaman çizgisi; 40 renk örneğinden oluşan bir sayfa.
  • Eskime: Aynı kartela sayfası zaman hızlandırılmış biçimde ışıkta durur; renkler solar, beyaz kenarlar sararır.
  • Baskılar: İki farklı baskıdan aynı kodlu iki örnek yan yana; aralarındaki küçük fark büyüteçle gösterilir.
  • Adım adım: Doğru malzeme, standart ışık, referans numune ve spektrofotometre, kapalı kutu, takvimde yenileme tarihi.
  • Ten örneği: Dört ten örneği bir, iki ve üç yıl sonra; fark çubukları eşik çizgileriyle birlikte, açık tonun eşiğe daha önce ulaştığı vurgulanır.
  • Kapanış: Aynı renk iki farklı zemin üzerinde farklı görünür; DT-16'ya geçiş.

Görsel notları

  • Eskime modelinin kurgusal olduğunu ekranda yaz.
  • Gerçek bir kartela markasının ürün görselleri ya da logosu kullanılmaz; kartelalar markasız çizilir.
  • Dört ton aynı boyutta yan yana durur; kaymanın kartelanın malzemesinden geldiği, tenlerden gelmediği vurgulanır.